Ürdün, yeni bir idari başkente hazırlanıyor

Yeni başkent 2025'te 12 milyar dolara mal olacak, şehir bir milyon insanı barındıracak ve 90 bin iş fırsatı sağlayacak

Yeni Ürdün başkentinin yerleşim planı (Ürdün hükümeti web sitesi)
Yeni Ürdün başkentinin yerleşim planı (Ürdün hükümeti web sitesi)
TT

Ürdün, yeni bir idari başkente hazırlanıyor

Yeni Ürdün başkentinin yerleşim planı (Ürdün hükümeti web sitesi)
Yeni Ürdün başkentinin yerleşim planı (Ürdün hükümeti web sitesi)

Tarık Dilvani
Ürdün'de yeni bir şehrin kurulacağının resmi duyurusu, ülkenin içinden geçtiği zorlu ekonomik koşullar nedeniyle Ürdünlüler tarafından eleştirilerle karşılandı.
Hükümetin, çoğu bakanlığın ve resmi dairenin taşınması gereken yeni şehre yönelik tanıtım kampanyası, Ürdünlüleri bunun nüfus artışına karşı koymak ve daha iyi bir yaşam kalitesi sağlamak için stratejik bir proje olacağı konusunda ikna etmeyi başaramadı.
Başkente sadece 40 kilometre, Kraliçe Aliye Uluslararası Havalimanı'na 27 kilometre uzaklıkta ve Ürdün'ü Suudi Arabistan ve Irak'a bağlayan iki uluslararası hat arasında yer alan yeni şehrin özellikleri konuşulurken, Ürdünlüler, ülke şehirlerinin ve altyapılarının geliştirilmesi ve fakir güney illerinin yeniden canlandırılması için çağrıda bulundu.

Ulusötesi bir proje
Yeni Şehir veya İdari Başkent projesi, geçen yüzyılın sonlarından beri konuşulan bir hükümetler arası proje.
Ancak, Ürdün'e art arda gelen Suriyeli ve Iraklı mülteci dalgasının ardından, nüfus patlaması ve insan yoğunluğunun görülmemiş boyutlara ulaşmasıyla birlikte projenin uygulanmasında ciddi bir aciliyet olduğu görülüyor.
Başkent Amman, yoğun nüfustan dolayı kenar mahallelere doğru genişlemek zorunda kaldı.
İdari başkent kurma fikri beş yıl önce ortaya atıldı, ancak itibar görmedi ve çekmecelerde kilitli kaldı.
Bugün, Ürdün devletinin kuruluşundan 100 yıl sonra, yeni başkent fikri artık bir seçenek değil, bir zorunluluk olarak ortaya çıktı.
İletişim Bakanlığı Genel Sekreteri Zeyd en-Navayise'ye göre, Krallığın nüfusu 11 milyonu aştı ve bu nüfusun yaklaşık yarısı başkentte yaşıyor.

"Yeni şehir neden Petra, Şavbek ve Akabe yolu arasındaki bölgede kurulmuyor?"
Eleştiriler halkla sınırlı kalmayıp resmi rakamlara kadar genişledi. Eleştirenlerin en önde gelenleri arasında Suriyeli mülteciler için Zaatari kampını bir su havzasında kuran eski Medya Bakanı Tahir el-Advan olduğu belirtildi. 
Advan, yeni projeyle ilgili endişelerini şu sözlerle dile getirdi:
"Yeni şehirde yaşaması beklenen yaklaşık bir milyon kişiye nasıl su sağlanacağını merak ediyorum. Ayrıca yeni şehir neden Petra, Şavbek ve Akabe yolu arasındaki bölgede kurulmuyor? Orada tuzdan arındırılmış su kaynakları mevcut, üstelik bu sayede güneydeki şehirler canlandırılabilir, geliştirilebilir ve yatırım yapılabilir."
Siyasi Aktivist Muhammed ez-Zevahira, Krallığın güneyindeki geniş alanlara sahip, enerji ve su kaynaklarına en yakın olan şehirlerin dahi sıkıntı çektiği bir dönemde, yeni bir şehre acil ihtiyaç olduğuna inanmadığını ifade etti.
Ayrıca, şehir planlama uzmanı Murad el-Kelalide yeni başkentle ilgili şu değerlendirmede bulundu:
"Yeni şehrin konumunun önemi, kırsal bölgeyi kentsel alana dönüştürecek olmasındadır. Yeni alan, dağlık Amman şehrinin aksine düz ve bu, altyapının uygulama kolaylığı açısından olumlu bir durumdur."

Akıllı şehir
Ürdün Hükümeti İletişim Bakanı Faysal eş-Şebul, projeyle ilgili şu bilgileri verdi:
"Kentin ilk etabında yaklaşık 157 bin kişi olacak, 2050 yılına kadar yaklaşık 90 bin kişiye istihdam sağlanmasıyla birlikte bir milyon kişiye ulaşacak. Ürdün’ün temel kurumları dışında, hükümet kurumlarının çoğu, başkent Amman ve Zerka şehri gibi büyük şehirler üzerindeki nüfus baskısını azaltması beklenen bu yeni şehre taşınacak. Kentin ilk etabının alanı yaklaşık 25 kilometrekare iken kentin toplam alanı 270 kilometrekare olacak. Eleştirmenlerin kamu parasının israf edileceğini iddia etmesinin aksine yeni şehir, ekonomik büyümeyi canlandırmaya katkıda bulunacak ve aynı zamanda başkentin üzerindeki baskıyı hafifletmek için akıllı, modern ve esnek bir Ürdün şehri için ilk model olacak."
2025'te başlayıp 2033'te bitmesi planlanan, maliyeti 12 milyar doları aşan ve tamamı devlet arazisi üzerine inşa edilecek olan yeni şehir projesinin bu yıl ayrıntılı planları hazırlanacak.

Independent Türkçe



Avn, Lübnan'ı "intihar girişimlerine" sürüklemeyeceğine dair söz verdi

Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn, Baabda'daki Cumhurbaşkanlığı Sarayı'nda diplomatik temsilcilere hitap ediyor. (Lübnan Cumhurbaşkanlığı)
Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn, Baabda'daki Cumhurbaşkanlığı Sarayı'nda diplomatik temsilcilere hitap ediyor. (Lübnan Cumhurbaşkanlığı)
TT

Avn, Lübnan'ı "intihar girişimlerine" sürüklemeyeceğine dair söz verdi

Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn, Baabda'daki Cumhurbaşkanlığı Sarayı'nda diplomatik temsilcilere hitap ediyor. (Lübnan Cumhurbaşkanlığı)
Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn, Baabda'daki Cumhurbaşkanlığı Sarayı'nda diplomatik temsilcilere hitap ediyor. (Lübnan Cumhurbaşkanlığı)

Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn dün, "geçmişte ağır bedeller ödediğimiz intiharvari maceralara Lübnan'ı sürüklememeye" olan bağlılığını yineleyerek, ülkenin İsrail sınırındaki güney Litani bölgesinde "geniş alanları yasadışı silahlardan temizleme" işlemini tamamladığını belirtti.

Avn, diplomatik temsilcilere ve uluslararası misyon başkanlarına, Lübnan silahlı kuvvetlerinin "her türlü yasadışı silahtan, türü veya bağlantısı ne olursa olsun, geniş alanları temizleme konusunda muazzam görevler üstlendiğini ve tüm provokasyonlara, devam eden saldırılara, şüphelere, ihanet suçlamalarına, hakaretlere ve iftiralara rağmen bunu başardıklarını" söyledi.

"Güney Lübnan'ın, tüm uluslararası sınırlarımız gibi, yalnızca silahlı kuvvetlerimizin kontrolü altında olması ve diğerlerinin, istisnasız hepsinin, kendi ülkelerinin çıkarları için görüşmeler, müzakereler ve pazarlıklar yaparken, topraklarımızda başkalarının çatışmalarına dahil olma veya bu çatışmalara kayma olasılığının kesin olarak sonlandırılması gerektiğinin" altını çizdi.


Suriye’de SDG ile varılan mutabakat sonrası açıklanan 4 günlük ateşkes yürürlüğe girdi

Dün Rakka'da, Suriye ordusuna göre SDG saldırısında hasar görmüş köprüden geçmeye çalışan vatandaşlar (Reuters)
Dün Rakka'da, Suriye ordusuna göre SDG saldırısında hasar görmüş köprüden geçmeye çalışan vatandaşlar (Reuters)
TT

Suriye’de SDG ile varılan mutabakat sonrası açıklanan 4 günlük ateşkes yürürlüğe girdi

Dün Rakka'da, Suriye ordusuna göre SDG saldırısında hasar görmüş köprüden geçmeye çalışan vatandaşlar (Reuters)
Dün Rakka'da, Suriye ordusuna göre SDG saldırısında hasar görmüş köprüden geçmeye çalışan vatandaşlar (Reuters)

Suriye hükümeti, hükümet güçlerinin bölgedeki ilerlemesinin ardından, ülkenin kuzeydoğusundaki kalesi olan Haseke vilayetinde Suriye Demokratik Güçleri (SDG) ile yeni bir anlaşmaya varıldığını ve 4 günlük bir ateşkes ilan edildiğini duyurdu.

Suriye Cumhurbaşkanlığı, yaptığı basın açıklamasında "Haseke Valiliği'nin geleceğiyle ilgili bir dizi konuda ortak bir anlayışa varıldığını" belirtti. Açıklamada, "bölgelerin pratik entegrasyonu için ayrıntılı bir plan geliştirmek amacıyla Suriye Demokratik Güçleri'ne (SDG) dört günlük istişare süresi tanınması" konusunda anlaşmaya varıldığı ifade edildi. Bunun ardından Savunma Bakanlığı, dün akşam saat 20:00'den itibaren geçerli olmak üzere dört günlük ateşkes ilan etti.

ABD'nin Suriye Büyükelçisi Tom Barrack, yeni anlaşmaya ilişkin yaptığı açıklamada, "(Suriye Demokratik Güçleri'nin) (DEAŞ'la) mücadelede önemli bir güç olarak rolünün sona erdiğini" belirterek, hükümet güçlerinin artık aşırılık yanlılarının ve aile üyelerinin tutulduğu hapishanelerin ve kampların güvenliğini devralmaya yetkili olduğunu kaydetti.

Barrack, mevcut durumun Kürtlere "tam vatandaşlık hakları, kültürel kimliğin korunması ve siyasi katılım da dahil olmak üzere, birleşik bir Suriye devletine tam entegrasyon yolunu sunduğunu ve bu hakların Beşşar Esed yönetiminde uzun süredir Kürtlerden esirgenmiş olduğunu" ifade etti.


Barrack: SDG'nin DEAŞ ile mücadelede önemli bir güç olarak üstlendiği rol sona erdi

ABD'nin Suriye Özel Temsilcisi ve Ankara Büyükelçisi Tom Barrack, (Reuters)
ABD'nin Suriye Özel Temsilcisi ve Ankara Büyükelçisi Tom Barrack, (Reuters)
TT

Barrack: SDG'nin DEAŞ ile mücadelede önemli bir güç olarak üstlendiği rol sona erdi

ABD'nin Suriye Özel Temsilcisi ve Ankara Büyükelçisi Tom Barrack, (Reuters)
ABD'nin Suriye Özel Temsilcisi ve Ankara Büyükelçisi Tom Barrack, (Reuters)

ABD'nin Suriye Özel Temsilcisi ve Ankara Büyükelçisi Tom Barrack dün yaptığı açıklamada, Suriye Demokratik Güçleri’nin (SDG) DEAŞ’a karşı mücadelede önemli bir güç olarak rolünün sona erdiğini söyledi. Barrack, hükümet güçlerinin artık radikal unsurların ve ailelerinin tutulduğu hapishaneler ve kamplarda güvenliği sağlamaya hazır olduğunu düşündüğünü belirtti.

Sosyal medya platformu X üzerinden yaptığı paylaşımda Barrack,  “DEAŞ ile mücadelede sahadaki ana güç olarak SDG’nin temel amacı büyük ölçüde sona ermiştir” diye yazdı.

ABD’li Özel Temsilci, Suriyeli yetkililerin, DEAŞ üyelerinin tutulduğu hapishaneler ve aile üyelerinin barındırıldığı kamplar da dahil olmak üzere güvenlik sorumluluklarını üstlenmeye hazır olduğunu düşündüğünü belirtti.

Washington yıllardır DEAŞ’la mücadelesinde Kürtlerin liderliğindeki SDG'nin önemli bir destekçisi oldu. Bu da 2019 yılında grubun son kontrol alanlarından da yenilgiye uğramasına yol açtı. Ancak yıllar süren çatışmaların ardından eski rejimin düşmesinden sonra Şam’daki yeni yetkililerin ve ülkenin birleştirilmesi çabalarının önemli bir destekçisi haline geldi.