BAE’den temiz enerjiye 43 milyar dolar

BAE Enerji ve Altyapı Bakanı Suheyl el-Mezrui (AFP)
BAE Enerji ve Altyapı Bakanı Suheyl el-Mezrui (AFP)
TT

BAE’den temiz enerjiye 43 milyar dolar

BAE Enerji ve Altyapı Bakanı Suheyl el-Mezrui (AFP)
BAE Enerji ve Altyapı Bakanı Suheyl el-Mezrui (AFP)

Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) Enerji ve Altyapı Bakanı Suheyl el-Mezrui, petrol piyasasıyla ilgili birçok faktörün 2023’te petrol fiyatlarının ana itici gücü olduğunu söyledi. Çin'in ‘Sıfır Kovid’ politikasına son vermesi, ABD'nin Stratejik Petrol Rezervini yeniden doldurma kararı, deniz yoluyla taşınan Rus petrol ürünlerine uygulanan yaptırımlar ve küresel enflasyonun devamı gibi faktörlerin fiyatları yukarı çekebileceğine dikkat çekti.
Mezrui, açıklamasında şunları söyledi:
“Küresel durgunluk ve Çin'in petrol talebindeki düşüş, Rusya ile Avrupa Birliği (AB) arasındaki enerji ticaretinin yeniden başlaması gibi fiyatları olumsuz etkileyebilecek başka faktörler de var. Diğer yandan 2022’nin sonunda kaydedildiğine göre BAE'de tamamlanmış ve yapım aşamasında olan, 159 milyar dirhem (43,2 milyar dolar) değerinde büyük çevre dostu 11 enerji projesi mevcut. BAE'nin 2021 yılında temiz ve çevre dostu enerji üretim hacmi 7035,75 megavata ulaştı.”
Bu gelişmelerin ülkesinin temiz enerji alanındaki çabalarını yansıttığını dile getiren Mezrui, BAE'nin yenilenebilir ve temiz enerji kaynaklarının karışımını hedefleyen, ilk entegre enerji stratejisi olan Ulusal Enerji Stratejisi 2050’ne atıfta bulundu. Bu kapsamda ekonomik ihtiyaçlar ile çevresel hedefler arasında bir denge sağlanmasının ve önümüzdeki 30 yılda diğer yakıt kaynaklarına bağımlılığın azaltılmasının hedeflendiğini de sözlerine ekledi.
BAE Haber Ajansı'na (WAM) göre ülkesinin yenilenebilir enerji sektörünü sürdürmek ve çevreyi korumak için sürdürülebilir kalkınma sürecindeki en son yenilikleri benimsediğini belirten Mezrui, Paris İklim Değişikliği Anlaşmasını onaylayan ilk ülkelerden biri olduğuna işaret etti.
Enerji ve Altyapı Bakanlığı’nın önümüzdeki 50 yıl için enerji sektörünün geleceğini çizmeye başladığını belirten Mezrui, temiz enerjinin gelecekteki enerji karışımının önemli bir parçası olduğunu vuruladığı açıklamasını şöyle sürdürdü:
“Temiz enerjinin katkısı 2021'de enerji karışımının yüzde 19,63'üne, yenilenebilir enerjinin katkısı da yüzde 12'sine ulaştı. Barışçıl nükleer enerjinin ülkedeki enerji karışımına katkısı 2021'in sonunda yüzde 7,55'e yükseldi. Enerji arzındaki küresel kesintiler, enerji güvenliği sorunlarına yol açtı. Böylece ülkenin enerji gereksinimlerinin karşılanması için yerelde mevcut olan en ucuz kaynakların kullanılmasına odaklanılırken aynı zamanda petrol dışı sektör ihracatında artış kaydedildi.”
BAE'nin güneş enerjisi için büyük bir potansiyele sahip olduğuna dikkat çeken Bakan, güneş enerjisi maliyetlerindeki düşüşün ülkenin enerji güvenliğini ve rekabet gücünü ekonomik ve karşılanabilir bir şekilde artıracağına işaret etti. Ayrıca yenilenebilir enerji kaynaklarının hem enerji güvenliğinin rekabetçi bir şekilde sağlanmasını hem de 2050’ye kadar iklim tarafsızlığı hedeflerine ulaşılmasına yardımcı olacağını ekledi.
Barakah Nükleer Enerji Santrali’nin çevre dostu enerji kaynaklarına geçiş sürecinde en önemli yenilikçi enerji projelerinden biri olduğunu vurgulayan Bakan aynı zamanda enerji sektörünün karbon ayak izinin azaltılmasını hızlandıracağını, sürdürülebilir kalkınmanın, enerji güvenliği ve istikrarının temel dayanağı olacağını da sözlerine ekledi. Zira dört tesisin yılda tam olarak faaliyete geçmeleri akabinde karbon emisyonunu 22,4 milyon ton azaltacağı bilgisini verdi.



El-Hureyf Şarku’l Avsat’a konuştu: Suudi Arabistan'ın çabaları madencilik sektörüne sermaye yatırımı çekiyor

Suudi Arabistan Sanayi ve Maden Kaynakları Bakanı Bender bin İbrahim el-Hureyf, basın toplantısında Şarku’l Avsat’ın sorusunu yanıtlarken (Şarku’l Avsat)
Suudi Arabistan Sanayi ve Maden Kaynakları Bakanı Bender bin İbrahim el-Hureyf, basın toplantısında Şarku’l Avsat’ın sorusunu yanıtlarken (Şarku’l Avsat)
TT

El-Hureyf Şarku’l Avsat’a konuştu: Suudi Arabistan'ın çabaları madencilik sektörüne sermaye yatırımı çekiyor

Suudi Arabistan Sanayi ve Maden Kaynakları Bakanı Bender bin İbrahim el-Hureyf, basın toplantısında Şarku’l Avsat’ın sorusunu yanıtlarken (Şarku’l Avsat)
Suudi Arabistan Sanayi ve Maden Kaynakları Bakanı Bender bin İbrahim el-Hureyf, basın toplantısında Şarku’l Avsat’ın sorusunu yanıtlarken (Şarku’l Avsat)

Suudi Arabistan Sanayi ve Maden Kaynakları Bakanı Bender bin İbrahim el-Hureyf, Suudi Arabistan’ın gerek Uluslararası Madencilik Konferansı aracılığıyla gerekse sektörle ilgili olumsuz algıyı değiştirmeye yönelik çabalarıyla, dünya genelindeki yatırımcıları özellikle Afrika’da madenciliğe yatırım yapmanın önemini yeniden değerlendirmeye teşvik etmeyi hedeflediğini söyledi.

El-Hureyf bugün Riyad’da, İki Kutsal Caminin Hizmetkârı Kral Selman bin Abdulaziz’in himayesinde düzenlenen Uluslararası Madencilik Konferansı kapsamında Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, madencilik sektörünün karşı karşıya olduğu en büyük zorluklardan birinin yatırım akışı olduğunu vurguladı. Bu konunun, Geleceğin Madenleri Konferansı ile yuvarlak masa girişiminin başlatılmasından bu yana gündemde olduğunu hatırlattı.

Dünya Bankası’nın Uluslararası Madencilik Konferansı’na katılımının, sektöre yatırımı destekleyecek çözümler bulunmasının önemine güçlü bir işaret olduğunu belirten el-Hureyf, madenciliği tamamlayıcı sektörlerin desteklenmesine yönelik başka girişimlerin de bulunduğunu ifade etti. Bu kapsamda özellikle lojistik sektörüne, hükümet ortaklıkları, uluslararası kuruluşların desteği ve kalkınma bankaları aracılığıyla destek sağlandığını kaydetti.

Öte yandan, madencilikten sorumlu bakanların katıldığı bakanlar toplantısı, bugün Uluslararası Madencilik Konferansı çerçevesinde gerçekleştirildi. Toplantı, 100’den fazla ülke ile 70’i aşkın uluslararası ve sivil toplum kuruluşunun yanı sıra iş dünyası birlikleri ve küresel ölçekte sektörün önde gelen isimlerinin katılımıyla, madencilik ve maden sektörünün geleceğinin ele alındığı dünyanın en büyük ve en önemli platformu olarak öne çıkıyor.

Toplantıda, ‘üç bakanlık girişimi’ kapsamında kaydedilen ilerlemenin gözden geçirilmesi, bir sonraki çalışma aşamalarının belirlenmesi, uluslararası ortaklarla kapasite geliştirme ve beceri kazandırma alanlarında iş birliğinin ele alınması ve küresel düzeyde vizyon birliği ile iş birliğini güçlendirmeyi amaçlayan Geleceğin Madenleri Çerçevesi’nin bilimsel bir yol haritası olarak hayata geçirilmesi hedefleniyor.


El-Hureyf, Madencilik Konferansı'nın açılışında konuştu: Güvenli maden tedariki olmadan endüstriyel hedefler gerçekleşemez

Suudi Arabistan Sanayi ve Maden Kaynakları Bakanı Bender bin İbrahim el-Hureyf, Uluslararası Madencilik Konferansı'nın açılışında konuştu. (Şarku’l Avsat)
Suudi Arabistan Sanayi ve Maden Kaynakları Bakanı Bender bin İbrahim el-Hureyf, Uluslararası Madencilik Konferansı'nın açılışında konuştu. (Şarku’l Avsat)
TT

El-Hureyf, Madencilik Konferansı'nın açılışında konuştu: Güvenli maden tedariki olmadan endüstriyel hedefler gerçekleşemez

Suudi Arabistan Sanayi ve Maden Kaynakları Bakanı Bender bin İbrahim el-Hureyf, Uluslararası Madencilik Konferansı'nın açılışında konuştu. (Şarku’l Avsat)
Suudi Arabistan Sanayi ve Maden Kaynakları Bakanı Bender bin İbrahim el-Hureyf, Uluslararası Madencilik Konferansı'nın açılışında konuştu. (Şarku’l Avsat)

Suudi Arabistan Sanayi ve Maden Kaynakları Bakanı Bender bin İbrahim el-Hureyf, ülkelerin ekonomi ve sanayi hedefleri ile enerji planlarını gerçekleştirmesinin, güvenli ve esnek metal tedariklerine bağlı olduğunu vurguladı. El-Hureyf, bu tedariklerin sağlanabilmesi için geniş çaplı yatırımlar ve yüksek maliyetli yenilikçi teknolojilerin benimsenmesinin şart olduğunu belirtti.

Bu açıklama, el-Hureyf’in Kral Selman bin Abdulaziz’in himayesinde Riyad’da düzenlenen beşinci Uluslararası Madencilik Konferansı’ndaki açılış konuşmasında geldi. El-Hureyf, maden kaynaklarının elektrik dönüşümü ve dijitalleşmeyi yönlendiren teknolojilerin özünü oluşturduğunu, aynı zamanda sanayi gelişimi ve hem üretici hem de tüketici ülkelerde geleceğin istihdam alanlarının temelini teşkil ettiğini ifade ederek, bu kaynakların küresel büyümenin başlıca itici güçlerinden biri olduğunu söyledi.

El-Hureyf, son beş yılda yürütülen ortak çalışmaların beklenenden fazla ilerleme sağladığını belirtti ve bu ilerlemenin detaylarının katılımcılara sunulan kitapçıkta yer aldığını kaydetti. Öne çıkan örnekler arasında, maden keşfi finansmanındaki boşluğu gidermek amacıyla Dünya Bankası ile iş birliği ve altyapı finansmanının küresel gündeme güçlü biçimde dahil edilmesi yer aldı.

El-Hureyf ayrıca, şeffaflık ve tedarik zincirinin izlenmesine odaklanan yeni bir diyaloğun başlatıldığını, mevcut durumu yansıtan standartların geliştirildiğini ve yetenek, sürdürülebilirlik ve teknik kapasite alanlarında bir ‘mükemmellik merkezleri ağı’ oluşturulduğunu belirtti. Bu girişimlerin, tedarikçi ve tüketici ülkeler arasındaki zorlu konularda ortak bir zemin sağlama ve hükümetler, sanayi kuruluşları ve çok taraflı örgütleri tek çatı altında buluşturma amacını yansıttığını ifade etti.

El-Hureyf, konferansa katılan çok sayıda bakan ve temsilcinin, ister ilk kez ister düzenli katılımcı olarak bulunmalarını, uluslararası iş birliğinin önemini yansıtan bir işaret olarak değerlendirdi.

El-Hureyf, 2022’de düzenlenen ilk Bakanlar Yuvarlak Masası’nın 32 ülkeyi ağırladığını ve o dönemde Afrika ile Batı ve Orta Asya’yı kapsayan büyük bölgeye odaklandığını hatırlattı. Bugün ise 100’ün üzerinde ülke ve 70 uluslararası kuruluşun üst düzey temsilcilerinin katılım gösterdiğini belirtti.

Katılımcı sayısındaki bu genişlemenin, Latin Amerika gibi diğer bölgelerden gelen taleplerin bir yanıtı olduğunu ve küresel diyaloğun önemini, çözüm geliştirme kapasitesini ortaya koyduğunu vurguladı. El-Hureyf, bugün masada bulunan temsilin rakamların ötesine geçtiğini; G20 ülkeleri, tedarikçi ve tüketici devletleri kapsadığını, bu sayede diyaloğun doğru taraflarla, doğru zamanda ve doğru yerde yürütüldüğünü ifade etti.

El-Hureyf, bu katılımın, metallere dayalı yeni bir küresel kalkınma, refah ve istikrar çağının şekillendirilmesinde ortak sorumluluğu temsil ettiğini belirterek, madenlerin küresel kalkınmanın temel dayanağı olduğunu vurguladı.

Öte yandan el-Hureyf, proje geliştirme süreçlerinin yavaşlığı, küresel politika parçalanması, altyapı boşlukları, finansman kısıtları ve sektöre yönelik güven eksikliği gibi mevcut zorlukları da kabul etti. Ancak bu sorunların tek başına çözülemeyeceğini, ülkeler arası gerçek ve planlı iş birliğinin fark yaratabileceğini ifade etti.

Konuşmasını, ortak zamanı akıllıca kullanma, uzun vadeli bir bakış açısıyla hareket etme ve gezegenin geleceği için somut ve aktif tartışmalarla canlı bir eylem planı oluşturma çağrısıyla tamamlayan el-Hureyf, kolektif çalışmanın dünya için gerekli metal tedariklerinin temelini oluşturduğunu vurguladı.


Suudi Arabistan, Kiev'deki Katar büyükelçiliği binasına bombalı saldırı sonucu verilen zarardan dolayı üzüntü duyduğunu açıkladı

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı logosu (Şarku’l Avsat)
Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı logosu (Şarku’l Avsat)
TT

Suudi Arabistan, Kiev'deki Katar büyükelçiliği binasına bombalı saldırı sonucu verilen zarardan dolayı üzüntü duyduğunu açıkladı

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı logosu (Şarku’l Avsat)
Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı logosu (Şarku’l Avsat)

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı, Ukrayna'nın başkenti Kiev'de meydana gelen bombalı saldırı sonucunda kardeş ülke Katar'ın büyükelçilik binasına verilen zarardan dolayı Krallık'ın derin üzüntüsünü dile getirdi.

Bakanlık’ın yaptığı açıklamada, “Krallık, Viyana Diplomatik İlişkiler Sözleşmesi uyarınca diplomatik misyonların üyelerine ve merkezlerine koruma sağlanması gerektiğini teyit eder ve (Rusya-Ukrayna) krizini barışçıl yollarla çözmeyi amaçlayan diplomatik çabaları desteklediğini yineler” ifadeleri yer aldı.