CIA Direktörü Burns'ün Libya ziyaretinin arkasında ne var?

Belirsizlik, Senussi'nin ABD'ye iadesine ilişkin şüpheleri, yorumları ve uyarıları artırırken bazı çevreler Washington'ın Senussi'nin iadesinden daha fazlasını istediğine işaret ettiler

Libya Başbakanı Abdulhamid ed-Dibeybe ve CIA Direktörü William Burns / Fotoğraf: AFP
Libya Başbakanı Abdulhamid ed-Dibeybe ve CIA Direktörü William Burns / Fotoğraf: AFP
TT

CIA Direktörü Burns'ün Libya ziyaretinin arkasında ne var?

Libya Başbakanı Abdulhamid ed-Dibeybe ve CIA Direktörü William Burns / Fotoğraf: AFP
Libya Başbakanı Abdulhamid ed-Dibeybe ve CIA Direktörü William Burns / Fotoğraf: AFP

Zayed Hediyye
ABD Merkezi İstihbarat Teşkilatı (CIA) Direktörü William Burns'ün Libya ziyareti, nedenlerine ve detaylarına ilişkin gizemli bir atmosferde gerçekleşti.
Ziyaretin özellikle Lockerbie Davası sanıklarından Mesud Ebu Acile'nin Washington'a iade edilmesinden haftalar sonra yapılması, ziyaret hakkında geniş spekülasyonlara kapıyı araladı. 
Ziyaretin nedenlerine dair enine boyuna yapılan analizlerde, içeriden ve dışarıdan büyük güçlerin bazılarıyla bir takım anlaşmazlıklar yaşadığı için büyük bir tecrit dönemi yaşayan ve yurt içinde ve dışında güçlü müttefikler ve destekçiler arayan Abdulhamid ed-Dibeybe liderliğindeki Ulusal Birlik Hükümeti'nin (UBH) siyasi konumuna etkisi ele alındı.
Görüşmeye, ABD'nin Trablus Maslahatgüzarı ile Libya Dışişleri Bakanı Necla el-Menguş ve İstihbarat Başkanı Hüseyin Muhammed Halife el-Aib de katıldı.
Ziyaret sırasında hangi konu ya da konuların ele alındığına veya hangi mesele ya da meseleler üzerinde uzlaşıldığına dair tam bir gizlilik hakim olurken görüşmelerle ilgili genel ayrıntılardan bahseden kısa ve kodlanmış açıklamalarla yetinildi.
Libya Başbakanlık Basın Ofisi'nden yapılan açıklamaya göre CIA Direktörü Burns, 'iki ülke arasında ekonomik ve güvenlik iş birliğinin geliştirilmesi gerektiğini' vurguladı.
Libya'nın son dönemde tanık olduğu istikrar ve büyüme durumuna övgüde bulundu.
UBH Dışişleri ve Uluslararası İşbirliği Bakanı Necla el-Menguş, CIA Direktörü ile yapılan görüşmenin, istikrarı sağlayacak ve seçimlere giden yolu açacak olan güvenlik konularında iş birliğine dair verimli bir fikir alışverişine tanık olduğunu söyledi.
Menguş, Twitter hesabından yaptığı açıklamada, "Bu mükemmel girişimleri en kısa zamanda somut adımlara dönüştürmeyi sabırsızlıkla bekliyoruz" ifadelerini kullandı.
UBH Sözcüsü Muhammed Hammude, CIA Direktörü William Burns'ün Libya ziyaretinin ana hedefinin Libya'da istikrarı sağlamak olduğunu belirtti. Hammude, düzenlediği basın toplantısında, 'ABD'nin, yakında seçimleri düzenleyebilmesi için Libya'yı uluslararası alanda desteklemeye çalıştığı' değerlendirmesinde bulundu. 
Başbakan Dibeybe ve CIA Direktörü ile yapılan görüşmede iki ülke arasındaki ortak konuların ele alındığına dikkati çeken Hammude, bu konular arasında Rusya'nın Ukrayna'ya karşı başlattığı savaş, terörle mücadele ve petrol meselelerinin de olduğunu belirtti.

Washington ziyaretle ilgili yorum yapmaktan kaçındı
Ayrıca, ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Ned Price, 'Dışişleri Bakanlığı'nın CIA Direktörü William Burns'ün Libya ziyareti hakkında yorum yapmayı reddettiğini' açıkladı.
Price, Libya'da ertelenen seçimlerde oy kullanmak için kayıt yaptıran 2,5 milyon seçmenin talebine yanıt olarak Washington'ın seçim tarihinin belirlenmesi için Libyalı liderler ve onların bölgesel ortaklarıyla temasa geçtiğini vurguladı.
Washington'ın Burns'ün süpriz ziyaretinin nedenlerine ilişkin takındığı gizli tutum, gözlemcilerin Libya'ya olan ilgisinin yanı sıra ziyaretin sonuçlarıyla ilgili yakında ortaya çıkabileceklere dair spekülasyonları artırdı.
Bu spekülasyonların başında şu an başkent Trablus'taki bir hapishanede bulunan, Muammer Kaddafi rejiminin iki numarası olarak görülen eski istihbarat şefi Abdullah es-Senussi başta olmak üzere Lockerbie Davası sanıklarının ABD'ye iadesi geliyor.

ABD'nin çıkarlarının korunması
Libyalı hukuk araştırmacısı Ramazan et-Tuvecir, ziyaretin gerekçesi ne olursa olsun, ABD'nin Libya'daki çıkarlarına yönelik bir tehdit olduğunu ve bu yüzden harekete geçtiğini düşünüyor.
ABD'nin Libya'daki varlığına ve çıkarlarına yönelik bir tehdidin, CIA Direktörü'nün bu ziyareti özellikle mevcut aşamada yapmasının nedeni olduğunu öne süren Tuveycir, "Ziyaret, Libya'nın egemenliğini ve istikrarını kaybettiği ve çeşitli uluslararası tarafların askeri üslerinin ve güçlerinin dünyanın dört bir yanında dünyayı kontrol etmek için konuşlandığı bir zamanda gerçekleşti" dedi.
Libya'nın iç işlerine karışanların hepsinin kendi çıkarlarının peşinde olduğunu belirterek, Libyalı yetkilileri uluslararası ilişkilerde bir tür denge oluşturmaya çağıran Tuveyrici, şunları söyledi:
"Libyalı tarafların, orduyu ve güvenlik birimlerini birleştirmek, tüm yabancı güçleri ve paralı askerleri ülkeden çıkarmak, uzlaşmak, ülkenin egemenliğini yeniden tesis etmek ve onu tarafsız bir ülke haline getirmek için aralarında ABD ve Rusya'nın da bulunduğu çeşitli uluslararası taraflarla dengeli ve güçlü ilişkiler kurulmaya çalışmalarını umuyorum."

Zamanında destek
Siyasi analist Muhammed el-Hengari ise ziyaretin UBH için büyük bir destek oluşturduğunu belirterek, bunun Dibeybe'nin meşruiyetinin kamuoyu önünde yenilenmesi ve tanınması olarak değerlendirdi.
Hengari, ziyaretin amacının, Dibeybe hükümetinin batı bölgesi üzerindeki güçlü siyasi, idari ve güvenlik kontrolünü ve seçimleri düzenleme konusundaki kararlılığını göstermesinin ardından terörle mücadele alanında iş birliği dosyasını açmak olduğunu belirtti.

Kartların karılması
Libyalı yazar ve akademisyen Ferec el-Carih'e göre ABD'li üst düzey bir yetkilinin 2012 yılından bu yana bir ilk olan, ülkedeki karmaşık koşulların hakim olduğu bir dönemde, Mesud Ebu Acile'nin tartışmalı bir şekilde Washington'a teslim edilmesinden haftalar sonra ve Rusya'nın Ukrayna'ya karşı başlattığı savaşla uluslararası ortamda gerginleşen atmosferde gerçekleştirdiği ziyaret, çektiği ilgiyi hak ediyor. 
Bu ziyaretin Libya sahnesindeki kartların yeniden karılmasına neden olacağını düşünen Carih, herkesin Lockerbie Davası dosyasında ele geçirilmek istenen en büyük hedef ve Washington'ın hiç şüphesiz gizemlerini açığa çıkarmak istediği Kaddafi'nin sırlarla dolu kara kutusu olan Abdullah es-Senussi'nin ABD'ye teslim edilmesini beklemesinin son derece doğal olduğunu vurguladı.
Carih, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Senussi ABD'ye teslim edilirse, mevcut durumu tamamen tersine çevirecek bir saatli bombanın her an infilak etmesi tehlikesiyle karşı karşıya olduğumuzu düşünüyorum. Senussi'nin mensubu olduğu aşiretin, kuzeyin ve özellikle başkent Trablus'un su ve petrol kaynaklarını kesme tehdidini gerçekleştirmesi an meselesi olur. Bundan sonra neler olabileceğini ise ancak hayal edebiliriz. Dibeybe hükümeti ateşle oynuyor. Şu an için bu ziyaretten çok mutlu olduğunu biliyorum. Ama eğer söylentiler doğruysa ve Abdullah es-Senussi (ABD'ye) teslim edilirse, özellikle karşıt tarafların bu olayın fitilini ateşleyeceği halk devriminden faydalanmasıyla, bunun ona son darbe olacağını düşünüyorum."

Açıklanmayan amaç
Libyalı gazeteci Hişam Bin Siraytey, ABD Başkanı Joe Biden'ın göreve gelmesinden sonra Washington'ın Libya dosyasında göze çarpan bu adımının, tek bir hedefe ulaşmayı amaçlayan birçok hedefi barındırdığını söyledi.
Bin Siraytey, ABD yönetiminin, Libya krizi bağlamında siyasi, askeri ve diplomatik yollardan ilerlediğini belirtti.
Bin Siraytey, şu ifadeleri kullandı:
"Askeri olarak ABD Afrika Komutanlığı (AFRICOM), 5+5Askeri Komite görüşmelerine arabuluculuk yaparken ülkenin batısını kontrol eden milislere, ateşkes kararının uygulanması çerçevesinde askeri araçlarından hiçbirini kullanmamaları konusunda uyarılarda bulundu. Siyasi olarak, ABD yönetimi, BM'nin Libya'da cumhurbaşkanlığı ve milletvekili seçimlerinin yapılması amacıyla öncülük ettiği tüm müzakerelerini desteklerken, tüm siyasi tartışmalara arabuluculuk yapmak için ağırlığını ortaya koyuyor. Daha önceki ABD yönetimleri Libya meselesine daha az müdahil oldular. Biden yönetiminin ise ABD'nin Libya krizinde etkili ve doğrudan bir rol oynaması gerektiği düşüncesinden hareketle önceki yönetimlerden farklı bir tutum sergilediği herkes tarafından biliniyor."
Biden yönetiminin rolünün, Rusya'nın Libya krizinde öne çıkan rolünü kısıtlamaya dayandığına dikkati çeken Libyalı gazeteci, "ABD'nin bu hedefe ulaşmak için yakında peşine düşeceği Abdullah es-Senussi'nin kellesinden daha büyük bir kelle olduğuna inanıyorum. O da Moskova tarafından iktidara dönüşü desteklenen Seyfülislam Kaddafi'dir. Çünkü baba Kaddafi ile olan eski ittifakı ve şimdi oğul Kaddafi ile olan ittifakı Rusya'nın Libya'da kimseyle rekabet etmeden rahat bir şekilde hareket etmesini sağlayacaktır" şeklinde konuştu.
 
Independent Türkçe



Dibeybe, Katar Başbakanı ve İtalya Dışişleri Bakanı'nın huzurunda Misrata Serbest Ticaret Bölgesi'ni genişletmek için uluslararası ortaklık anlaşması imzaladı

Libya Ulusal Birlik Hükümeti (UBH) Başbakanı Abdulhamid Dibeybe ile Katar Başbakanı ve Dışişleri Bakanı Şeyh Muhammed bin Abdurrahman bin Casim Al Sani, 18 Ocak'ta Misrata'da yaptıkları toplantı öncesinde (Dibeybe'nin ofisi)
Libya Ulusal Birlik Hükümeti (UBH) Başbakanı Abdulhamid Dibeybe ile Katar Başbakanı ve Dışişleri Bakanı Şeyh Muhammed bin Abdurrahman bin Casim Al Sani, 18 Ocak'ta Misrata'da yaptıkları toplantı öncesinde (Dibeybe'nin ofisi)
TT

Dibeybe, Katar Başbakanı ve İtalya Dışişleri Bakanı'nın huzurunda Misrata Serbest Ticaret Bölgesi'ni genişletmek için uluslararası ortaklık anlaşması imzaladı

Libya Ulusal Birlik Hükümeti (UBH) Başbakanı Abdulhamid Dibeybe ile Katar Başbakanı ve Dışişleri Bakanı Şeyh Muhammed bin Abdurrahman bin Casim Al Sani, 18 Ocak'ta Misrata'da yaptıkları toplantı öncesinde (Dibeybe'nin ofisi)
Libya Ulusal Birlik Hükümeti (UBH) Başbakanı Abdulhamid Dibeybe ile Katar Başbakanı ve Dışişleri Bakanı Şeyh Muhammed bin Abdurrahman bin Casim Al Sani, 18 Ocak'ta Misrata'da yaptıkları toplantı öncesinde (Dibeybe'nin ofisi)

Libya Ulusal Birlik Hükümeti (UBH) Başbakanı Abdulhamid Dibeybe, Katar Başbakanı ve Dışişleri Bakanı Şeyh Muhammed bin Abdurrahman bin Casim Al Sani ve İtalya Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Antonio Tajani ile Misrata Serbest Ticaret Bölgesi Limanı’nın genişletilmesi, konteyner terminallerinin işletilmesi, geliştirilmesi ve yeni yatırımlar yapılmasına yönelik bir ortaklık anlaşması imzaladı.

Dün akşam başkent Trablus’un 200 kilometre doğusunda bulunan Misrata’da gerçekleştirilen imza töreni öncesinde Dibeybe, Tajani’nin başkanlık ettiği İtalyan heyetiyle bir araya geldi. Görüşmede, iki ülke arasındaki iş birliğinin özellikle ekonomi ve hizmet alanlarında geliştirilmesi ele alındı. Ayrıca Akdeniz bölgesinde ortak bir meydan okuma olarak öne çıkan düzensiz göç dosyası da gündeme geldi.

Libya Ulusal Birlik Hükümeti (UBH) Başbakanı Abdulhamid Dibeybe, dün Misrata'da Katar Başbakanı ve Dışişleri Bakanı Şeyh Muhammed bin Abdurrahman bin Casim Al Sani’yi karşıladı. (Dibeybe'nin ofisi)Libya Ulusal Birlik Hükümeti (UBH) Başbakanı Abdulhamid Dibeybe, dün Misrata'da Katar Başbakanı ve Dışişleri Bakanı Şeyh Muhammed bin Abdurrahman bin Casim Al Sani’yi karşıladı. (Dibeybe'nin ofisi)

Dibeybe, imza törenine katılmak üzere Misrata Serbest Ticaret Bölgesi Limanı’na gelen Katar Başbakanı’nı karşılayanlar arasında yer aldı. Dibeybe, Libya ile Katar arasındaki ilişkilerin önemine dikkat çekti.

Dibeybe, Katar Başbakanı ile yaptığı resmi görüşmede iki ülke arasındaki ikili iş birliğinin güçlendirilmesi, yatırım ortaklıklarının geliştirilmesi ve ortak çıkarlara hizmet edecek adımların ele alındığını, ayrıca karşılıklı ilgi alanına giren çeşitli dosyaların görüşüldüğünü belirtti.

Dibeybe’nin ofisi, Katar’ın Libya halkına verdiği destekten duyulan memnuniyeti dile getirerek, iki ülke arasındaki kardeşçe ilişkilerin altyapı, enerji ve hizmet sektörü alanlarında somut program ve projelere dönüştürülmesinin önemini vurguladı.

Misrata'da Libya Ulusal Birlik Hükümeti (UBH) Başbakanı Abdulhamid Dibeybe ile yapılan toplantı sırasında Katar heyeti (Dibeybe’nin ofisi)Misrata'da Libya Ulusal Birlik Hükümeti (UBH) Başbakanı Abdulhamid Dibeybe ile yapılan toplantı sırasında Katar heyeti (Dibeybe’nin ofisi)

Dibeybe ile Katar Başbakanı arasında yapılan görüşmede, petrol sektöründeki iş birliği olanaklarının yanı sıra ulaştırma projeleri de ele alındı. Bu alanlardaki iş birliğinin, hizmetlerin verimliliğinin artırılmasına, altyapının hazırlık seviyesinin iyileştirilmesine ve ulusal ekonominin desteklenmesine katkı sağlayacağı vurgulandı.

Görüşmenin sonunda taraflar, önümüzdeki dönemde koordinasyonun sürdürülmesi ve ortak iş birliği kanallarının güçlendirilmesi konusunda mutabık kaldı. Açıklamada, bu sürecin istikrar ve kalkınmayı destekleyeceği ve iki kardeş halkın çıkarlarına hizmet edeceği ifade edildi.

Öte yandan Dibeybe, hastaneden taburcu olmasının ardından dün sabah gerçekleştirdiği ilk toplantıda Roma ve Avrupa Birliği’nden (AB), düzensiz göçle mücadelede UBH’ye doğrudan ve açık destek verilmesini talep etti. Şarku'l Avsat'ın aldığı bilgiye göre Dibeybe, Libya’nın bu konuda hem güvenlik hem de insani açıdan ağır yükler taşıdığını belirtti.

Dibeybe’nin ofisinden yapılan açıklamada, Libya’nın düzensiz göç için bir yerleşim ülkesi ya da göçmenler için kalıcı bir durak olmayı reddettiği vurgulandı. Açıklamada, krizin çözümü için temel bir yol olarak sınır dışı ve geri dönüş planının desteklenmesi gerektiği, bunun sorumlulukların adil şekilde paylaşılmasını sağlayacağı ve Libya kentleri üzerindeki baskıyı azaltacağı kaydedildi.

Katar Başbakanı ve Dışişleri Bakanı Şeyh Muhammed bin Abdurrahman bin Casim Al Sani için dün Misrata'da düzenlenen karşılama töreninden (Dibeybe’nin ofisi)Katar Başbakanı ve Dışişleri Bakanı Şeyh Muhammed bin Abdurrahman bin Casim Al Sani için dün Misrata'da düzenlenen karşılama töreninden (Dibeybe’nin ofisi)

Ekonomik iş birliği kapsamında Dibeybe, devam eden stratejik ortaklıklara ilişkin son gelişmeleri değerlendirdi. Dibeybe, Misrata kentinde serbest ticaret bölgesi liman terminalinin geliştirilmesi ve genişletilmesine yönelik, toplam 2,7 milyar dolara ulaşan yatırımla bir anlaşmanın imzalandığını belirtti. Anlaşmaya Katarlı, İtalyan ve İsviçreli şirketlerin katıldığını kaydeden Dibeybe, İtalyan MSC şirketinin de projede yer aldığını ifade etti. Proje kapsamında limanın yıllık kapasitesinin 4 milyon konteynıra çıkarılmasının hedeflendiği, yıllık yaklaşık 500 milyon dolar işletme geliri öngörüldüğü ve 8 bin 400’ü doğrudan olmak üzere toplam 62 bin kişilik istihdam sağlanmasının beklendiği aktarıldı.

Dibeybe dün sabah X platformundaki hesabından yaptığı açıklamada, söz konusu projenin hayata geçirildiğini duyurdu. Açıklamasında projenin, Libya’nın bölgedeki en büyük limanlar arasında kapasite ve ölçek açısından konumunu güçlendirmekle kalmayacağını, aynı zamanda entegre bir uluslararası ortaklık çerçevesinde doğrudan yabancı yatırım finansmanına dayandığını vurguladı.

Dibeybe, söz konusu projenin açık geliştirme ve işletme düzenlemeleri çerçevesinde doğrudan yabancı yatırım finansmanlarıyla hayata geçirildiğini, böylece devlet bütçesine ilave yük getirmeden uygulanmasının güvence altına alındığını söyledi.

Dibeybe, İtalyan heyetiyle yaptığı görüşmelerde enerji sektöründeki mevcut iş birliğini de ele aldı. Bu kapsamda, İtalyan enerji şirketi ENI’nın, Libya Ulusal Petrol Kurumu (NOC), BP ve Libya Yatırım Ajansı ortaklığıyla, Sirte Körfezi’nin derin sularında ilk keşif kuyusunun sondaj çalışmalarına iki gün önce başladığını açıklamasını memnuniyetle karşıladığını ifade etti.

Görüşmenin sonunda taraflar, istikrar ve kalkınmaya hizmet edecek şekilde Libya-İtalya ortaklığının güçlendirilmesi ve koordinasyonun sürdürülmesinin önemini vurguladı. Açıklamada, düzensiz göç başta olmak üzere ortak zorlukların ele alınmasına katkı sağlanacağı kaydedildi.

Bu arada Dibeybe, dün Misrata kentinde Birleşik Krallık’ın Libya Büyükelçisi Martin Reynolds’u kabul etti. Reynolds, ülkesinin selamlarını ileterek UBH Başbakanı’na sağlık ve esenlik dileklerini sundu.

Görüşmede, Libya ile Birleşik Krallık arasındaki iş birliğinin güçlendirilmesi ve karşılıklı ilgi alanına giren çeşitli dosyalarda eş güdümün artırılması ele alındı.


Güney Yemenliler yaklaşan diyalogun sonuçlarına uymayı kabul etti

Riyad'da güneyli liderler arasında yürütülen diyalogun Yemen tarihinde yeni bir sayfa açması bekleniyor (Reuters)
Riyad'da güneyli liderler arasında yürütülen diyalogun Yemen tarihinde yeni bir sayfa açması bekleniyor (Reuters)
TT

Güney Yemenliler yaklaşan diyalogun sonuçlarına uymayı kabul etti

Riyad'da güneyli liderler arasında yürütülen diyalogun Yemen tarihinde yeni bir sayfa açması bekleniyor (Reuters)
Riyad'da güneyli liderler arasında yürütülen diyalogun Yemen tarihinde yeni bir sayfa açması bekleniyor (Reuters)

Yemen'de yeni bir siyasi gelişme olarak, Suudi Arabistan'ın himayesinde, güneyli liderlerin ve önde gelen isimlerin geniş katılımıyla dün Riyad'da ‘Güney Danışma Toplantısı’ düzenlendi. Bu toplantı, diyalogu temel seçenek olarak benimseyen ortak bir vizyonun oluşturulmasının teyit edilmesi üzerine, ‘Güney Diyalog Konferansı’na hazırlık amacıyla gerçekleştirildi. Bu vizyon, şiddetten ve iç kutuplaşmadan uzak olup, güneydeki tüm bileşenlerin haklarını garanti altına alıyor.

Yemen Başkanlık Konseyi üyesi Abdurrahman el-Mehrami tarafından okunan nihai bildiride, yaklaşan Güney Diyalog Konferansı'nın, güney halkının dış müdahale ya da tek taraflı temsil olmaksızın siyasi geleceğini belirleme hakkına saygı göstererek, güney meselesine adil ve sürdürülebilir bir çözüm getirmeyi amaçladığını vurguladı. Mehrami, Suudi Arabistan'ın kapsamlı siyasi, ekonomik ve güvenlik desteğine dikkati çekti.

Bildiride ayrıca güney güçlerine yaklaşan diyaloga sorumlu bir şekilde katılmaları çağrısı yapılırken, halk protestolarını kişisel çıkarlar için kullanmamaları konusunda uyarıda bulunuldu. Suudi Arabistan'ın desteğinin, siyasi süreci yeniden düzenlemek ve güneyde, Yemen'de ve bölgede güvenlik ve istikrarı korumak için tarihi bir fırsat sunduğu vurgulandı. Şarku’l Avsatın aldığı bilgiye göre Birleşik Arap Emirlikleri’nin (BAE) bölünmeleri ve kaosu daha da şiddetlendiren müdahaleleri eleştirildi.


Suriye: Ateşkes, SDG entegrasyonunun önünü açıyor

Yol kenarında sıralanarak, Rakka’daki Tabka ilçesine giren Suriye güvenlik güçlerine el sallayan Suriyeliler (EPA)
Yol kenarında sıralanarak, Rakka’daki Tabka ilçesine giren Suriye güvenlik güçlerine el sallayan Suriyeliler (EPA)
TT

Suriye: Ateşkes, SDG entegrasyonunun önünü açıyor

Yol kenarında sıralanarak, Rakka’daki Tabka ilçesine giren Suriye güvenlik güçlerine el sallayan Suriyeliler (EPA)
Yol kenarında sıralanarak, Rakka’daki Tabka ilçesine giren Suriye güvenlik güçlerine el sallayan Suriyeliler (EPA)

Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şara dün akşam düzenlediği basın toplantısında, Suriye Demokratik Güçleri (SDG) ile Suriye hükümeti arasında entegrasyon ve ateşkes konusunda bir anlaşma imzalandığını duyurdu. Şara, SDG ile ilgili tüm sorunların çözüleceğini vurguladı.

Suriye Cumhurbaşkanlığı tarafından yayınlanan belge, Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şara ve SDG lideri Mazlum Abdi'nin imzalarını taşıyordu. Suriye’nin resmi haber ajansları, Şara'nın “SDG ile ilgili çözülmemiş tüm sorunlar çözülecek” dediğini aktardı.

Suriye Cumhurbaşkanlığı tarafından yayınlanan belge, ateşkes anlaşmasının tüm SDG savaşçılarının Fırat Nehri'nin doğusuna çekilmesiyle birlikte uygulanacağını gösterdi.

Şarku’l Avsat’ın belgeden aktardığına göre ‘Suriye hükümet güçleri ile SDG arasındaki tüm cephelerde ve temas noktalarında kapsamlı ve acil bir ateşkesin sağlanması ve bunun yanında yeniden konuşlandırma için bir ön adım olarak tüm SDG askeri birliklerinin Fırat Nehri'nin doğusuna çekilmesi’ öngörülüyor.

Öte yandan ABD'nin Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack, anlaşma ve ateşkesin ‘eski düşmanların bölünme yerine ortaklığı tercih etmesiyle birlikte önemli bir dönüm noktası’ olduğu değerlendirmesinde bulundu. Barrack, ‘Birleşik Suriye için yeniden diyalog ve iş birliğinin önünü açtığını’ söylediği bu anlaşmayı imzalamak için her iki tarafın da ‘yapıcı’ çabalarda bulunmasını övdü.