Irak: ABD’nin Bağdat’a yönelik para politikası enflasyonu arttırıyor

ABD Irak'tan İran'a dolar transferini engellemeye yönelik katı önlemler alıyor

Bağdat'ın merkezindeki döviz bürolarından biri (AP)
Bağdat'ın merkezindeki döviz bürolarından biri (AP)
TT

Irak: ABD’nin Bağdat’a yönelik para politikası enflasyonu arttırıyor

Bağdat'ın merkezindeki döviz bürolarından biri (AP)
Bağdat'ın merkezindeki döviz bürolarından biri (AP)

ABD'li ve Iraklı yetkililer, para birimi Irak dindarının (iqd) değer kaybının sebebinin ABD’nin Irak’a yönelik para politikasından kaynaklandığını belirtiyor.
ABD Hazine Bakanlığı ve ABD Merkez Bankası FED tarafından benimsenen para politikası Irak ticari bankalarının İran ve Ortadoğu'da yaptırım uygulanan diğer ülkelerin çıkarına yasadışı dolar tahsis etmesini engellemeyi hedefliyor.
Şarku’l Avsat’ın Wall Street Journal (WSJ) gazetesinden aktardığı habere göre, geçtiğimiz Kasım ayında FED, 2003'teki ABD işgalinden bu yana daha az katı kurallar altında faaliyet gösteren Irak ticari bankalarının işlemleri üzerinde daha sıkı kontroller uygulamaya başladı.
ABD'li ve Iraklı yetkililer, “Irak bankacılık sistemini uluslararası para transferi uygulamalarına uygun hale getirmenin zamanı geldiğini” düşünüyor.
Resmi Irak verilerine göre, yeni önlemlerin yürürlüğe girmesinden bu yana Irak'a günlük dolar transferlerinin yüzde 80'i veya daha fazlası bloke edilirken, daha önce toplam günlük 259 milyon doları aşıyordu. Fonun varış yerlerine ilişkin yetersiz bilgi ve diğer hatalar mevcut.
Döviz azlığı nedeniyle Irak dinarı dolar karşısında yüzde 10'a kadar düşerken, yumurta, un ve yemeklik yağ gibi temel ürünler de dahil olmak üzere ithal malların fiyatlarında keskin bir artış yaşandı.
WSJ, Irak İslami Bankası eski yönetim Kurulu Başkanı Mahmud Dagher’in, “20 yıldır aynı sistemi uyguluyoruz” diyerek, ABD Merkez Bankası’nın izlediği şok politikasının Irak ekonomisinde krize neden olduğu açıklamalarına yer verdi.
ABD'li yetkililer, Irak Merkez Bankası, ABD Hazine Bakanlığı ve FED arasında iki yıl süren tartışma ve planlamanın ardından Irak özel bankalarının elektronik dolar transferlerine ilişkin katı kurallarının Bağdat'taki yetkililer için şaşırtıcı olmadığını, bilakis bunun geçtiğimiz Kasım ayından bu yana ortaklaşa uygulandığını söyledi.  Ayrıca, dolar kurundaki artışın yeni tedbirlerden kaynaklanmadığı ifade edildi.
Yeni yönetime eleştiriler sürerken, dolar işlemlerinin yavaşlaması Irak’ta dinara doğru hücuma yol açtı.
Dinar düşmeye başladığında göreve başlayan Irak Başbakanı Muhammed Şiya es-Sudani, FED’in Irak’a yönelik para politikasının “yoksullara zarar verdiğini ve Irak hükümetinin 2023 bütçesini tehdit ettiğini” söyledi.
İran bağlantılı Iraklı yetkililer ise daha sert eleştirilere maruz kalıyor. Haşdi Şabi lideri Hadi el-Amiri, Fransa'nın Bağdat Büyükelçisi Eric Chevallier’e “ABD’lilerin para birimini insanları aç bırakmak için nasıl silah olarak kullandıklarını herkes biliyor” dedi.
ABD'li yetkililer, yeni yönetimin, “Irak bankacılık sisteminin Tahran, Şam ve Ortadoğu'daki kara para aklama cennetlerine kaçak dolar sokmak için kullanılmasını sınırlamayı hedeflediğini” bildirdi.
WSJ, ABD'li bir yetkilinin, önlemlerin "kötü niyetli aktörlerin Irak bankacılık sistemini kullanma kabiliyetini" sınırlayacağını söylediğini aktardı.
ABD Hazine Bakanlığı ve Irak Merkez Bankası konuyla ilgili yorum yapmaktan kaçındı. Irak Merkez Bankası, 15 Aralık'ta yaptığı açıklamada yeni elektronik platformun "para transferi yapmak isteyen müşterilerin tüm bilgilerini istiyor” olarak tanımladığını bildirdi.
Irak Merkez Bankası, Asya İslami Bank ve Irak Şarku’l Avsat Bankası gibi dört farklı bankaya dolarla işlem blokesi koydu.
ABD'li yetkililer yıllardır Irak'a bankacılık denetimlerini güçlendirmesi için baskı yapıyor. 2015 yılında FED ve ABD Hazine Bakanlığı, para biriminin İran bankalarına ulaşacağı ve DEAŞ militanlarına yönlendirilebileceği korkusu nedeniyle Irak Merkez Bankası’na milyarlarca dolar akışını geçici olarak askıya aldı. Bazı Iraklı yetkililer, özel bankalar üzerindeki denetimin sıkılaştırılmasını destekledi. Irak meclisinde Yolsuzlukla Mücadele Komisyonu üyesi milletvekili Hadi es Selami, Iraklı siyasi partiler ve milisler bankaların çoğunu kontrol ettiğini ve bankaları komşu ülkelere dolar kaçırmak için kullandığını ileri sürdü. 17 Ekim’de günlük para transferi 224,4 milyon doları buldu. Verilere göre 17 Ocak'ta yaklaşık yüzde 90'lık bir düşüşle sadece 22,9 milyon dolarlık akış sağlandı.
Resmi döviz kuru dolara bin 470 dinar. Ancak bankalarda ve döviz bürolarında dolar, geçtiğimiz Kasım ayındaki fiyattan yüzde 10'a varan bir artışla bin 620 Irak dinarından satılıyor.



Barış Konseyi’ndeki İsrail ekibi Gazze Şeridi’nin nasıl yeniden inşa edileceğini açıkladı

Gazze şehrinin batısındaki yıkık bir caminin kalıntıları yanında Kur’an-ı Kerim okuyan bir kız, 21 Şubat 2026 (AFP)
Gazze şehrinin batısındaki yıkık bir caminin kalıntıları yanında Kur’an-ı Kerim okuyan bir kız, 21 Şubat 2026 (AFP)
TT

Barış Konseyi’ndeki İsrail ekibi Gazze Şeridi’nin nasıl yeniden inşa edileceğini açıkladı

Gazze şehrinin batısındaki yıkık bir caminin kalıntıları yanında Kur’an-ı Kerim okuyan bir kız, 21 Şubat 2026 (AFP)
Gazze şehrinin batısındaki yıkık bir caminin kalıntıları yanında Kur’an-ı Kerim okuyan bir kız, 21 Şubat 2026 (AFP)

ABD Başkanı Donald Trump’ın Ortadoğu’da kapsamlı barış planının başarıya ulaşıp ulaşamayacağına dair tartışmalar sürerken, özellikle Hamas’ın silah bırakmayı kabul etmeyeceğini düşünen çevreler planın uygulanabilirliği konusunda şüphelerini dile getiriyor. Bu kesimler, İsrail hükümetinin de bu durumu, süreci bütünüyle sekteye uğratmak için kullanabileceğini ve müzakereleri zorlaştıracak çok sayıda ağır şart öne sürebileceğini savunuyor. Buna karşılık ABD yönetimine yakın isimler ise iyimser mesajlar veriyor. Projede kilit sorumluluklar üstlenen üç İsrailli yetkili de bu isimler arasında yer alıyor.

Söz konusu isimler, ABD Başkanı’nın planın başarıya ulaşması konusunda kararlı olduğunu ve sürecin sabote edilmesine izin vermeyeceğini vurguluyor. Ayrıca şimdiye kadar atılan adımların, biriken engellere rağmen ‘umut verici’ olduğunu ifade ediyorlar.

dvfd
Gazze Şeridi’nin orta kesimindeki Nuseyrat Mülteci Kampı’nın kuzeyinde, toplu iftar yapan yerinden edilmiş aileler, 21 Şubat 2026 (AFP)

İsrail’in önde gelen gazetelerinden Yedioth Ahronoth, ABD ekibi tarafından görevlendirilen ve İsrail’i resmen temsil etmeyen İsrailli yetkililere dayandırdığı haberinde, sürecin artık geri dönülmez biçimde başladığını aktardı. Yetkililer, Mısır, Türkiye ve Katar’ın Hamas’ı iş birliğine ikna etmek için etkili bir rol üstlendiğini ifade etti.

Gazete, İsrail’in siyasi ve askeri liderliğinde birçok ismin Trump’ın vizyonuna ve bu vizyona inanan danışmanları Steve Witkoff ile Jared Kushner’ın planı fiilen hayata geçirme kapasitesine kuşkuyla yaklaştığını yazdı. Söz konusu iki ismin, planın uygulanma mekanizmalarını oluşturmak ve başarıya ulaştırmakla görevlendirildiği belirtildi.

Buna karşılık Barış Konseyi’nde yer alan İsrailli yetkililer (İş insanı Yakir Gabay, teknoloji sektörü yöneticisi Liran Tancman ve Başbakan Binyamin Netanyahu’nun ABD koordinasyon merkezindeki temsilcisi Michael Eisenberg) Hamas’ın silah bırakmayı kabul etmesi ve Filistinlilerin okul müfredatını ‘barış ve hoşgörü kültürünü’ esas alacak şekilde değiştirmesi halinde Trump’ın projesinin ‘Gazze Şeridi’ni gerçek bir rivieraya dönüştürmek için tarihi bir fırsat’ olacağını savundu.

Şarku’l Avsat’ın Yedioth Ahronoth’tan aktardığına göre yetkililer, projenin arkasında ‘engellenmesi zor, sağlam, profesyonel ve dengeli bir çekirdek oluşturan’ Amerikalı, Arap ve uluslararası isimlerden oluşan bir kadronun bulunduğunu ifade etti.

Ancak aynı yetkililer, Hamas’tan talep edilen hususun ‘taviz verilemeyecek belirleyici unsur’ olduğuna da dikkat çekti.

İlk görev

Barış Konseyi üyesi Yakir Gabay, projenin uygulanmasına ilişkin vizyonunu açıklarken, “İlk görev 70 milyon ton moloz ve patlayıcı kalıntısını temizlemek, geri dönüştürülebilecek malzemeleri değerlendirmek, yüzlerce kilometrelik tüneli yıkıp doldurmak ve Gazze sakinleri için dayanıklı çadırlar ile konteynerlerden oluşan geçici konutları hızla organize etmek olacak. Bu adımlar, altyapı ve konut inşasıyla eş zamanlı yürütülecek” dedi.

dfvfdv
Gazze Şeridi’nin orta kesimindeki Nuseyrat Mülteci Kampı’nın kuzeyinde, yerinden edilmiş kişiler için kurulan çadırlar (AFP)

Gabay, modern hastaneler, okullar, fabrikalar, tarım alanları, karayolu ve demiryolu ağları, enerji, su ve veri merkezleri ile bir liman ve havaalanı inşasını içeren ayrıntılı bir plan hazırlandığını belirtti.

Ortadoğu’da milyonlarca konut inşa etmiş deneyimli müteahhitlerin projeye dahil edileceğini kaydeden Gabay, ‘uygun maliyetli’ konut üretimi için finansmanın hazır olduğunu, yüz binlerce kişiye istihdam sağlanacağını ifade etti.

Konut ve iş alanlarının yanı sıra 200 otelin inşasının da planlandığını açıkladı.

Gabay ayrıca, bu çerçevede Jared Kushner’ın açıklamalarına atıfta bulunarak, Gazze’de Ali Şaas liderliğinde kurulan teknokrat hükümete ve yolsuzlukla mücadele konusunda sağlanan mutabakata dayandıklarını söyledi.

Yüksek teknoloji girişimcisi ve hükümete bağlı siber merkez danışmanı Liran Tancman ise Amerikalı, Arap ve Filistinli taraflarla iş birliği içinde modern teknolojik çözümler geliştirilmesini öngören bir planın uygulanmasından sorumlu olduğunu belirtti. Gazze Şeridi’nde internet altyapısının 2G’den beşinci nesil teknolojiye yükseltileceğini ve hizmetin halka ücretsiz sunulacağını vaat eden Tancman, Gazze Şeridi’nde üretilen mal ve ürünlerin yurt dışına ihracı için modern mekanizmaların oluşturulduğunu da açıkladı.

Yeni bir çağ

İsrailli yetkililer, Yedioth Ahronoth gazetesine yaptıkları açıklamada, Gazze Şeridi’nin yeniden imar planının fiilen Refah’ta başladığını ve üç yıl süreceğini bildirdi. İsrail’in halihazırda moloz temizleme çalışmalarını yürüttüğünü belirten yetkililer, ilk aşamada 500 bin kişiyi barındıracak 100 bin konut inşa edileceğini, yalnızca altyapı maliyetinin 5 milyar dolar olacağını ifade etti. Hedefin, Gazze Şeridi’ndeki tüm vatandaşlar için 400 bin konut inşa etmek olduğu; altyapı için 30 milyar dolar ve yeniden inşa için aynı tutarda kaynak öngörüldüğü kaydedildi.

vfdvfd
Gazze şehrindeki er-Rimal Mülteci Kampı’nda yerinden edilmiş bir kadın, seyyar su tankerlerinden doldurduğu iki su kabını taşıyor, 21 Şubat 2026 (AFP)

Gazete, Barış Konseyi’nden üst düzey bir üyenin, “Hamas planla olumlu şekilde etkileşime girerse bunun iyi bir karşılığı olur. İsrail’de liderleri için af çıkabilir, hatta silahları para karşılığında satın alınabilir. En önemlisi, Gazze ve halkı dünyaya açık ve bağlantılı yeni bir döneme geçer” ifadelerini aktardı.

Öte yandan The Times of Israel’e konuşan bir ABD’li yetkili, Yedioth Ahronoth’ta yer alan bilgilerin büyük bölümünü doğruladı. Yetkili, “Hamas silah bırakmayı kabul etmeden fon akışı başlamaz. Ancak İsrail’in de olumlu bir tutum sergilemesi gerekecek” dedi.

The Times of Israel’e konuşan bir Arap diplomat ise “Ortadoğu’da kibir tehlikeli olabilir” uyarısında bulunarak, ABD’nin Gazze’nin yeniden inşasını ve bölgede yeni bir teknokrat hükümet kurulmasını kapsayan planının ikinci aşamasının başarıya ulaşması için hem İsrail hem de Hamas üzerindeki sürekli baskının gerekli olacağını söyledi.

Bölgesel arabulucuların Hamas ile yürüttüğü silahsızlanma görüşmelerine de vakıf olduğu belirtilen diplomat, Washington’un bu konuda bir anlaşmaya varılabileceğine inanması için gerekçeler bulunduğunu aktardı.

Ancak diplomat, silahsızlanma sürecinin zaman alacağını ve Hamas’ın bazı üyelerinin, Gazze Şeridi’ni yönetmek üzere oluşturulan Gazze Yönetimi Ulusal Komitesi gözetimindeki kamu sektörüne entegre edilmesini gerektireceğini ifade etti. İsrail’in bu çerçeveye karşı çıkmasının muhtemel olduğunu belirten diplomat, Tel Aviv yönetiminin söz konusu komitenin başarısını kolaylaştıracağı konusunda da ciddi şüpheler bulunduğunu dile getirdi.


Şarku’l Avsat’a konuşan Lübnan Meclis Başkanı Berri: Meclis seçimlerinin ertelenmesini istemiyorum

Lübnan Meclis Başkanı Nebih Berri (Meclis Başkanlığı)
Lübnan Meclis Başkanı Nebih Berri (Meclis Başkanlığı)
TT

Şarku’l Avsat’a konuşan Lübnan Meclis Başkanı Berri: Meclis seçimlerinin ertelenmesini istemiyorum

Lübnan Meclis Başkanı Nebih Berri (Meclis Başkanlığı)
Lübnan Meclis Başkanı Nebih Berri (Meclis Başkanlığı)

Lübnan Meclis Başkanı Nebih Berri, Şarku’l Avsat gazetesine verdiği demeçte, ‘Beşli Komite’deki büyükelçilerin 10 Mayıs'ta yapılması planlanan meclis seçimlerinin ertelenmesinden yana olduklarını belirterek “Onlara bunu reddettiğimi ve (Beşli Komite'den) diğer büyükelçilere de teknik olarak parlamento seçimlerinin ertelenmesini veya parlamentonun görev süresinin uzatılmasını desteklemediğimi bildirdim” dedi.

Berri, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Meclisin teknik nedenlerle ertelenmesi veya uzatılması konusunda beni kişisel olarak suçlamaya çalışanları engellemek için seçimlere ilk aday olan bendim. Bu yüzden hem ülke içinde hem de dışında ilgili kişilere, son dakikaya kadar bu konuyu takip edeceğime dair bir mesaj vermek istedim.”

 (Lübnan'ın doğusunda) Bekaa Vadisi’nin orta kesimlerindeki ve kuzeyindeki beldeleri hedef alan İsrail saldırılara değinen Berri, tüm bunları ‘Lübnan'ı Tel Aviv'in koşullarını kabul etmeye zorlamayı amaçlayan yeni bir savaş’ olarak nitelendirdi.


DEAŞ, Suriye Cumhurbaşkanı Şara’yı tehdit edip orduya saldırdı

DEAŞ terör örgütü üyelerinin tutulduğu Rakka'daki El-Aktan hapishanesinin önünde Suriyeli bir asker (AFP)
DEAŞ terör örgütü üyelerinin tutulduğu Rakka'daki El-Aktan hapishanesinin önünde Suriyeli bir asker (AFP)
TT

DEAŞ, Suriye Cumhurbaşkanı Şara’yı tehdit edip orduya saldırdı

DEAŞ terör örgütü üyelerinin tutulduğu Rakka'daki El-Aktan hapishanesinin önünde Suriyeli bir asker (AFP)
DEAŞ terör örgütü üyelerinin tutulduğu Rakka'daki El-Aktan hapishanesinin önünde Suriyeli bir asker (AFP)

Suriye Savunma Bakanlığı dün, DEAŞ’ın açıklamasından birkaç saat sonra, Rakka'nın kuzey kırsalında kimliği belirsiz kişiler tarafından düzenlenen saldırıda bir askerin ve bir sivilin öldüğünü duyurdu.

DEAŞ tarafından yapılan açıklamada, Suriyeli yetkililere karşı ‘yeni bir saldırı aşaması’ başlatıldığı duyuruldu. Suriye'nin doğusunda düzenlenen saldırının sorumluluğunu üstlenen DEAŞ, terör eylemlerini artırdı.

DEAŞ, cumartesi günü geç saatlerde yayınlanan bir sesli mesajda Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şara'ya saldırarak, onun kaderinin de devrik Devlet Başkanı Beşşar Esed'in kaderine benzeyeceğini öne sürdü. Mesajda, dünyanın dört bir yanındaki DEAŞ destekçilerini önceki yıllarda yaptıkları gibi Yahudi ve Batılı hedeflere saldırı çağrısı yapıldı.