İran: Muhalif Yönetmen Penahi, mahkemenin kararını bekliyor

Resulof’un avukatı, 11 Ocak'ta yetkililerin sağlık nedenleriyle müvekkilini geçici olarak serbest bıraktığını açıkladı
Resulof’un avukatı, 11 Ocak'ta yetkililerin sağlık nedenleriyle müvekkilini geçici olarak serbest bıraktığını açıkladı
TT

İran: Muhalif Yönetmen Penahi, mahkemenin kararını bekliyor

Resulof’un avukatı, 11 Ocak'ta yetkililerin sağlık nedenleriyle müvekkilini geçici olarak serbest bıraktığını açıkladı
Resulof’un avukatı, 11 Ocak'ta yetkililerin sağlık nedenleriyle müvekkilini geçici olarak serbest bıraktığını açıkladı

Aylardır tutuklu bulunan muhalif Yönetmen Cafer Penahi'nin avukatı Fransız Haber Ajansı'na (AFP) verdiği röportajda, İran Yüksek Mahkemesi’nin Penahi hakkındaki hapis cezası kararını bozduğunu ve İran yargısının Penahi’nin serbest bırakılıp bırakılmayacağına önümüzdeki günlerde karar vereceğini söyledi. 62 yaşındaki Penahi, modern İran sinemasının en önemli isimlerinden biri olarak kabul ediliyor. Geçen temmuz ayında gözaltına alınan Cafer Penahi'nin 2010 yılında çarptırıldığı altı yıllık hapis cezası onanmış ve cezaevine konulmuştu.
Avukat Salih Nikbaht “Cumartesi sabahı, adli yetkililer bana Cafer Penahi hakkında hafta sonuna kadar bir karar vereceklerini bildirdiler” dedi. ‘15 Ekim'de Yüksek Mahkeme’nin müvekkilinin aleyhindeki cezayı bozarak dosyayı başka bir mahkemeye gönderdiğini’ belirten Nikbaht, ‘dosyanın ekim ayının ortasından beri beklemede olduğunu ve sonunda pazartesi günü Temyiz Mahkemesi'ne sevk edildiğini’ belirtti. Avukat, ‘yasaya göre Penahi'nin derhal kefaletle serbest bırakılması ve dosyasının yeniden incelenmesi gerektiğini’ vurguladı.
Yetkililere karşı muhalefetiyle bilinen Penahi, İran yargısı tarafından 2010 yılında ‘ülkenin siyasi rejimine karşı propaganda yapmaktan’ altı yıl hapis cezasına çarptırılmış ve uzun süre film yönetmenliği yapması veya senaryo yazması, seyahat etmesi ve medyaya konuşması yasaklanmıştı. Söz konusu karar, 2009'da Eski Cumhurbaşkanı Mahmud Ahmedinejad'ın yeniden seçilmesinin ardından patlak veren protesto hareketlerine verdiği desteğin akabinde gelmişti. Penahi, İran'ın en önde gelen yönetmenlerinden biri olarak kabul ediliyor. Kendisi birçok uluslararası ödül kazandı. Bunların başında, ‘Taksi Tahran’ filmi ile 2015 yılında Berlin Film Festivali'nde kazandığı en iyi filme verilen ‘Altın Ayı’ ödülü geliyor. 2018 Cannes Film Festivali'nde ise ‘Üç Yüz’ filmi ile En İyi Senaryo Ödülü'ne layık görüldü. Geçen hafta ‘Sinema Evi’ olarak bilinen İran Sinemacılar Topluluğu, Penahi'nin sağlığından endişe duyduğunu dile getirerek yetkilileri Penahi'yi serbest bırakmaya çağırdı. Avukat Nikbaht, Penahi'nin ‘tutuklanmadan önce sağlık sorunları yaşadığını ve hapishanede ciddi bir deri hastalığına yakalandığını’ açıklayarak doktorların ‘hapishane dışında’ tedavi görmesi gerektiğini söylediklerini belirtmişti.
Yerel basın Penahi'nin temmuz ayında başka bir yönetmen olan Muhammed Resulof’un davasını takip etmek için Tahran Başsavcılığı’na geldiği sırada tutuklandığını bildirmişti. Resulof, mayıs ayında güneybatı İran'da bir binanın çökmesinin ardından İran’ın çeşitli bölgelerinde patlak veren protesto hareketlerini desteklediği için tutuklanmıştı.



Tunuslu bir milletvekili, Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırıldı

Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
TT

Tunuslu bir milletvekili, Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırıldı

Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)

Yerel medyaya göre Tunus'ta bir mahkeme dün Milletvekili Ahmed Seydani'yi, ülkenin son sel felaketinin ardından sosyal medyada Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırdı.

Seydani, bu ayın başlarında, Tunus'un çeşitli bölgelerinde altyapıya zarar veren sellere neden olan olağanüstü yağışların ardından Saïd'in iki bakanla yaptığı görüşmeyle ilgili Facebook'ta yaptığı, "Cumhurbaşkanı, yetki alanını resmi olarak yollara ve su borularına genişletmeye karar verdi. Görünüşe göre yeni unvanı Sanitasyon ve Yağmur Suyu Drenajı Başkomutanı olacak” yorumu nedeniyle tutuklandı.

Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığına göre Seydani'nin avukatı Husameddin Bin Atya ajansa yaptığı açıklamada, müvekkilinin Telekomünikasyon Kanunu'nun 86. maddesi uyarınca yargılandığını ve bu maddenin “Kamu iletişim ağları aracılığıyla kasıtlı olarak başkalarına zarar veren veya huzurunu bozan herkesi” bir ila iki yıl hapis ve 100 ila 1.000 dinar (yaklaşık 300 avro) para cezası öngördüğünü söyledi.

Tunus'ta geçen ay 70 yıldan fazla süredir görülen en şiddetli yağışların ardından en az beş kişi hayatını kaybetti, birçok kişi ise hala kayıp durumunda.


BM, Hızlı Destek Kuvvetlerini el Faşir'de soykırım yapmakla suçladı

Darfur bölgesinin en büyük şehri el Faşir'deki bir pazar yeri çatışmalarda alevler içinde kaldı (Arşiv- AFP)
Darfur bölgesinin en büyük şehri el Faşir'deki bir pazar yeri çatışmalarda alevler içinde kaldı (Arşiv- AFP)
TT

BM, Hızlı Destek Kuvvetlerini el Faşir'de soykırım yapmakla suçladı

Darfur bölgesinin en büyük şehri el Faşir'deki bir pazar yeri çatışmalarda alevler içinde kaldı (Arşiv- AFP)
Darfur bölgesinin en büyük şehri el Faşir'deki bir pazar yeri çatışmalarda alevler içinde kaldı (Arşiv- AFP)

Sudan'daki bağımsız uluslararası araştırma misyonu dün, geçen ekim ayında "Hızlı Destek Kuvvetleri"nin (HDK) eline geçmesinden bu yana birçok vahşete tanık olan Sudan'ın el Faşir kentinde "soykırım eylemlerinin" meydana gelmesini kınadı.

Birleşmiş Milletler misyonu, Sudan'ın batı Darfur bölgesindeki bu şehirde HDK'nin sistematik eylemlerinden çıkarılabilecek tek makul sonucun soykırım niyeti olduğu sonucuna varan bir rapor yayınladı.

Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre ABD Hazine Bakanlığı, el Faşir'deki suistimalleri nedeniyle üç HDK komutanına yaptırım uyguladı. Bakanlık, bu kişilerin HDK'nin şehri ele geçirmesinden önce 18 ay süren el Faşir kuşatmasında yer aldığını belirtti.


Hamas: Gazze ile ilgili her türlü düzenleme, ablukanın kaldırılmasıyla başlamalıdır

Filistinli bir aile, Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki Cibaliye'de çadırlarının önünde kahvaltı yapıyor (EPA)
Filistinli bir aile, Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki Cibaliye'de çadırlarının önünde kahvaltı yapıyor (EPA)
TT

Hamas: Gazze ile ilgili her türlü düzenleme, ablukanın kaldırılmasıyla başlamalıdır

Filistinli bir aile, Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki Cibaliye'de çadırlarının önünde kahvaltı yapıyor (EPA)
Filistinli bir aile, Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki Cibaliye'de çadırlarının önünde kahvaltı yapıyor (EPA)

Hamas, Gazze Şeridi ve Filistin halkının geleceğiyle ilgili her türlü siyasi sürecin veya düzenlemenin, düşmanlıkların tamamen sona ermesi, ablukanın kaldırılması ve başta özgürlük ve kendi kaderini tayin hakkı olmak üzere meşru ulusal hakların güvence altına alınmasıyla başlaması gerektiğini vurguladı.

Şarku'l Avsat'ın DPA'den aktardığına göre bu açıklama, hareketin dün Amerika Birleşik Devletleri'nde düzenlenen Gazze Şeridi "Barış Konseyi" oturumuna yanıt olarak yayınladığı basın bildirisinde yer aldı.

Hareket, işgalin suçlarına ve ateşkes anlaşmasının sürekli ihlallerine devam ettiği bir dönemde oturumun düzenlenmesinin, uluslararası toplumun ve katılımcı tarafların işgali saldırganlığını durdurmaya zorlamak için pratik adımlar atmasını gerektirdiğini vurguladı.

Hamas, geçiş noktalarının açılmasını ve insani yardımın kısıtlama olmaksızın girişini, ayrıca yeniden yapılanma sürecinin derhal başlatılmasını talep etti. Uluslararası tarafların ve arabulucuların, anlaşmaların uygulanmasını sağlamak ve insani ve siyasi hakların engellenmesini önlemek için sorumluluklarını yerine getirmeleri gerektiğinin altını çizdi.

Ayrıca, kalıcı bir ateşkesin sağlanması için ciddi çabalara ihtiyaç duyulduğunu belirterek, Gazze Şeridi'ni istikrara kavuşturmaya yönelik her türlü gerçek uluslararası çabanın, sorunun kök nedenini ele alması gerektiğini vurguladı: işgal, işgal politikalarının sona erdirilmesi ve Filistin halkının tam ve eksiksiz haklarına kavuşması.

ABD Başkanı Donald Trump, dün 40'tan fazla ülkeden temsilci ve 12 ülkeden gözlemcinin katılımıyla "Barış Konseyi"nin ilk toplantısını düzenledi. Toplantının odak noktası, savaşın harap ettiği Gazze Şeridi'nde yeniden yapılanma ve uluslararası bir istikrar gücünün oluşturulmasıydı.