Beyaz Saray: İsveç'te Kur'an-ı Kerim yakılması son derece saygısızca bir eylem

Beyaz Saray, Türkiye'nin Stockholm Büyükelçiliği önünde Kur'an-ı Kerim yakılmasını "son derece saygısızca bir eylem" olarak niteledi.

AA
AA
TT

Beyaz Saray: İsveç'te Kur'an-ı Kerim yakılması son derece saygısızca bir eylem

AA
AA

Günlük basın toplantısında konuşan Beyaz Saray Sözcüsü Karine Jean-Pierre, İsveç'te Türkiye'nin Stockholm Büyükelçiliği önünde Kur'an-ı Kerim'in yakılmasına ilişkin, İsveç Başbakanı Ulf Kristersson'un, birçok kişi için kutsal olan bir kitabın yakılmasına ilişkin "yasal olabilir ama bu eylemin münasip olduğu anlamına gelmez" yönündeki açıklamasını desteklediklerini, bu davranışın "son derece saygısızca bir eylem" olduğunu ifade etti.
Jean-Pierre, Türkiye, Finlandiya ve İsveç'in önemli adımlar attıklarını belirterek, iki ülkenin NATO üyesi olmaya hazır olduğu ve bunun Avrupa'nın güvenliği için iyi olacağı değerlendirmesinde bulundu. Diğer taraftan Sözcü Türkiye'nin "muteber bir ortak" olduğu vurgusunu yineledi.

Biden'ın evinden çıkan "gizli belgeler"
FBI ajanlarının Biden'ın Willmington'daki evinde yaptıkları aramada 6 gizli belgenin daha çıkmasına ilişkin soruları Beyaz Saray danışmanlarına yönlendirmeye devam eden Jean-Pierre bu konuyla ilgilenenlerin Biden'ın "kişisel avukatları" olduğunu söyledi.
Jean-Pierre, cuma günü yapılan son aramanın "önceden planlandığını" ancak Adalet Bakanlığı yetkililerinin talebi üzerine aramanın halka duyurulmadığını kaydetti. Sözcü, başka aramaların olup olmadığına dair soruları ise yanıtsız bıraktı.
Jean-Pierre, ABD Başkanı Joe Biden'ın 30 Ocak'ta Maryland eyaletinin Baltimore kentine ve 31 Ocak'ta ise New York'a gideceğini duyurarak, Başkan'ın bu gezilerinde Demokrat ve Cumhuriyetçilerin üzerinde uzlaştığı altyapı yatırım paketinin ekonomik etkileri ile ilgili konuşacağını aktardı.

Lavrov'un Güney Afrika ziyareti
Beyaz Saray Sözcüsü, İspanya'da Kasım ayında düzenlenen bombalı mektup saldırısıyla ilgili, saldırıyı Rus askeri istihbaratının yönlendirdiği beyaz üstünlük yanlısı ırkçıların gerçekleştirdiği yönündeki iddialara ilişkin soruya ise bununla ilgili detaylar paylaşamayacağı yanıtını verdi.
Konuya ilişkin soruşturmayla ilgili İspanyol yetkililere destek verdiklerini ve tam teşekküllü bir ortaklıkla bu işi yürüttüklerini ifade eden Jean-Pierre, İspanyolların bilgileri kendileriyle açıkça paylaştıklarını aktardı.
Jean-Pierre, bunların yanı sıra, Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov'un, Güney Afrika'nın başkenti Pretoria'da yetkililerle resmi temaslarla bulunmasıyla ilgili, her ülkenin kendi kararını kendisi vereceğini ancak bu hususta oldukça endişeli olduklarını söyledi.
Öte yandan basın toplantısına katılan ABD Enerji Bakanı Jennifer Granholm, ABD Başkanı Joe Biden’ın Stratejik Petrol Rezervinden petrol satışı yapılmasına ilişkin yetkisini kısıtlamayı öngören yasa tasarısını Kongreden geçmesi halinde veto edeceğini söyledi.
Biden’ın enerji maliyetlerini düşürmeye odaklandığını vurgulayan Granholm, rezervlerin yeniden doldurulabileceği konusunda hiçbir endişesi olmadığını kaydetti.
Granholm, geçen hafta yazdığı bir mektupta, Biden’ın Stratejik Petrol Rezervini kullanma yetkisini sınırlamanın ulusal güvenliğe zarar vereceği, ham petrol sıkıntısına yol açacağı ve benzin fiyatlarını artıracağı konusunda Cumhuriyetçileri uyarmıştı.
ABD Başkanı Joe Biden, Rusya'nın Ukrayna'da başlattığı savaşın ardından ABD'de hızla artan benzin fiyatları karşısında mart ayında, ülkenin stratejik petrol rezervinden toplamda 180 milyon varilin üzerinde petrolün piyasaya sürülmesine izin vermişti.
Ülkenin rezervlerinden yapılan petrol satışlarıyla ABD'nin stratejik rezervindeki ham petrol oranı 1984'ten bu yana en düşük seviyeye inmiş ve enerji güvenliğine ilişkin endişeleri artırmıştı.



Trump: İran'a karşı sınırlı bir saldırı düzenlemeyi değerlendiriyorum

Başkan Donald Trump, Beyaz Saray Devlet Yemek Salonu'nda Valiler Birliği ile yaptığı kahvaltıda konuşuyor (AP)
Başkan Donald Trump, Beyaz Saray Devlet Yemek Salonu'nda Valiler Birliği ile yaptığı kahvaltıda konuşuyor (AP)
TT

Trump: İran'a karşı sınırlı bir saldırı düzenlemeyi değerlendiriyorum

Başkan Donald Trump, Beyaz Saray Devlet Yemek Salonu'nda Valiler Birliği ile yaptığı kahvaltıda konuşuyor (AP)
Başkan Donald Trump, Beyaz Saray Devlet Yemek Salonu'nda Valiler Birliği ile yaptığı kahvaltıda konuşuyor (AP)

ABD Başkanı Donald Trump bugün İran'a karşı sınırlı bir askeri saldırı düzenlemeyi düşündüğünü söyledi, ancak daha fazla ayrıntı vermedi.

ABD ordusu, İran'a karşı birkaç hafta sürebilecek ve güvenlik tesislerinin yanı sıra nükleer altyapıyı da bombalamayı içerebilecek bir operasyona hazırlanıyor.

İran'ı nükleer programı konusunda anlaşmaya varmaya zorlamak için sınırlı bir saldırıyı düşünüp düşünmediği sorulduğunda, Beyaz Saray'da gazetecilere, "Sanırım bunu düşündüğümü söyleyebilirim" dedi.

Trump dün, İran'ın bir anlaşmaya varması için 10 ila 15 günlük bir sürenin "yeterli" olacağına inandığını söyledi. Ancak görüşmeler yıllardır tıkanmış durumda ve İran, füze programını kısıtlama ve silahlı gruplarla bağlarını koparma yönündeki daha geniş ABD ve İsrail taleplerini görüşmeyi reddediyor.

Şarku'l Avsat'ın Reuters'ten aktardığına göre iki ABD yetkilisi, İran'la ilgili ABD askeri planlamasının ileri bir aşamaya ulaştığını ve seçenekler arasında bireyleri hedef alan bir saldırı, hatta Trump'ın emriyle Tahran'da rejim değişikliğinin de yer aldığını söyledi. Bu askeri seçenekler, diplomatik çabaların başarısız olması durumunda ABD'nin İran'la ciddi bir çatışmaya hazırlandığının son göstergesi.

Son haftalarda yapılan dolaylı görüşmelerde çok az ilerleme kaydedildi ve taraflardan biri veya her ikisi bunu savaşa hazırlıkta geciktirme taktiği olarak kullanıyor olabilir.

İran, geçen yıl İsrail ve ABD'nin nükleer ve askeri tesislerini hedef alan 12 günlük saldırılarının yanı sıra ocak ayındaki kitlesel protestoların şiddetle bastırılmasının ardından, hiç olmadığı kadar savunmasız bir konumda bulunuyor.

 İran'ın BM Güvenlik Konseyi'ne dün yazdığı mektupta, BM Büyükelçisi Emir Said İrevani, ülkesinin "gerilim veya savaş aramadığını ve savaş başlatmayacağını", ancak herhangi bir ABD saldırganlığına "kararlı ve orantılı bir şekilde" karşılık vereceğini belirtti.

Şöyle devam etti: “Bu koşullar altında, bölgedeki tüm düşman üsleri, tesisleri ve varlıkları, İran'ın savunma yanıtı çerçevesinde meşru hedefler olarak kabul edilecektir.”

Bu haftanın başlarında İran, dünyanın ticareti yapılan petrolünün yaklaşık beşte birinin geçtiği Körfez'in dar su yolu olan Hürmüz Boğazı'nda gerçek mühimmatlı tatbikatlar gerçekleştirdi. Ülke içinde de gerilim artıyor; yas tutanlar, 40 gün önce güvenlik güçleri tarafından öldürülen protestocuları anmak için törenler düzenliyor ve bazı gösterilerde yetkililerin tehditlerine rağmen hükümet karşıtı sloganlar atılıyor.


İsrail'in Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında gerçekleştirdiği bombalama operasyonu

İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
TT

İsrail'in Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında gerçekleştirdiği bombalama operasyonu

İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)

İsrail güçleri bu sabah erken saatlerde Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında bir bombalama operasyonu gerçekleştirdi.

Lübnan'ın resmi Ulusal Haber Ajansı'na göre, büyük patlama saat 02:20'de meydana geldi.

İsrail ile Lübnan Hizbullahı arasında, bir yıldan fazla süren ve partinin askeri ve liderlik altyapısına darbeler aldığı çatışmanın ardından, 27 Kasım'dan beri yürürlükte olan bir anlaşma bulunuyor.

Anlaşma, Lübnan ordusunun ve Lübnan'daki Birleşmiş Milletler Geçici Gücü'nün (UNIFIL) konuşlandırılmasının güçlendirilmesi karşılığında, Hizbullah savaşçılarının Litani Nehri'nin güneyindeki bölgeden (sınırdan yaklaşık 30 km uzaklıkta) çekilmesini ve askeri altyapısının tasfiye edilmesini öngörüyordu.

Anlaşma ayrıca İsrail'in savaş sırasında girdiği tüm bölgelerden çekilmesini de öngörüyordu. Bununla birlikte, İsrail sınırın her iki tarafını da izleyebilmek için beş yüksek noktada askeri varlığını sürdürdü. Ayrıca, askeri hedefler veya Hizbullah unsurları olduğunu iddia ettiği yerlere neredeyse her gün saldırılar düzenliyor ve güçleri buldozerle yıkım ve tahribat operasyonlarına devam ediyor.


ABD Adalet Bakanlığı genel merkezine Trump'ın posteri asıldı

İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
TT

ABD Adalet Bakanlığı genel merkezine Trump'ın posteri asıldı

İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)

ABD Başkanı Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan bir pankart, ABD Adalet Bakanlığı binasına asıldı. Bu adım, Trump’ın Washington’daki bir kuruma kimliğini yansıtma yönündeki son girişimi olarak değerlendiriliyor.

Mavi renkli pankart, dün (perşembe) binanın bir köşesindeki iki sütun arasına yerleştirildi. Pankartta “Amerika’yı Yeniden Güvenli Hale Getirelim” sloganı yer aldı.

Trump, geçen yıl Beyaz Saray’a dönüşünden bu yana federal kurumlar üzerindeki varlığını ve nüfuzunu pekiştirmek için güçlü adımlar atıyor.

Trump, kültürel ve siyasi kurumları yeniden şekillendirirken kendisine yakın isimleri görevlendiriyor, önde gelen kurumların adlarını değiştiriyor ve geçmiş soruşturmalarla bağlantılı yetkilileri geri plana itiyor. Eleştirmenler ise bu adımların, siyasi iktidar ile normal şartlarda bağımsız olması gereken kamu görevleri arasındaki sınırları ortadan kaldırdığını savunuyor.

Geçen yıl Trump’ın fotoğrafını taşıyan pankartlar, ABD Çalışma Bakanlığı, ABD Tarım Bakanlığı ve Amerikan Barış Enstitüsü binalarına da asılmıştı.

Trump tarafından atanan bir yönetim kurulu, Aralık ayında John F. Kennedy Sahne Sanatları Merkezi’ne Trump adının eklenmesi yönünde oy kullandı. Ayrıca Washington’daki Amerikan Barış Enstitüsü binasına da Trump’ın adı verildi.

Son pankarta ilişkin soruları Beyaz Saray, Adalet Bakanlığı’na yönlendirdi. Bakanlık ise şu ana kadar yorum talebine yanıt vermedi.