İran, Batı’ya yaptırımlarla karşılık verme tehdidinde bulundu

Abdullahiyan: Avrupa'nın duygusal davranışları pahalıya patlayacak olumsuz sonuçlara neden olacak.

Batı’nın yaptırımları dün Tahran'daki Fransız Büyükelçiliği önünde düzenlenen gösteri ile kınandı. (Tesnim)
Batı’nın yaptırımları dün Tahran'daki Fransız Büyükelçiliği önünde düzenlenen gösteri ile kınandı. (Tesnim)
TT

İran, Batı’ya yaptırımlarla karşılık verme tehdidinde bulundu

Batı’nın yaptırımları dün Tahran'daki Fransız Büyükelçiliği önünde düzenlenen gösteri ile kınandı. (Tesnim)
Batı’nın yaptırımları dün Tahran'daki Fransız Büyükelçiliği önünde düzenlenen gösteri ile kınandı. (Tesnim)

Avrupa ve ABD’nin Devrim Muhafızları Ordusu’nu (DMO), İran’daki rejim karşıtı protestolara yönelik ‘acımasız’ baskı kampanyasını ve İran’ın Rusya’ya silahlı insansız hava aracı (SİHA) göndermesiyle doğrudan bağlantılı olan kişi ve kuruluşları hedef alan yaptırımları hedef alan adımları İran Dışişleri Bakanlığı’nın tepkisine neden oldu. Bakanlık, Batı’nın adımlarını sert bir şekilde eleştirerek Avrupalı yetkililere benzer yaptırımlar uygulamakla tehdit etti. Avrupa Birliği (AB), başta DMO liderleri olmak üzere 37 İranlı kişi ve kuruluşa yaptırım uyguladı. Listedekileri, insan hakları ihlallerinden ve Ahlak Polisi tarafından başörtüsünü düzgün takmadığı gerekçesiyle gözaltına alındıktan sonra yaşamını yitiren Mahsa Amini adlı genç kızın ölümünün ardından patlak veren protestolara yönelik baskılardan sorumlu tuttu.
ABD ve İngiltere de DMO oluşumlarına yeni yaptırımlar uyguladı. Bu durum, Batı'nın İran İslam Cumhuriyeti ile ilişkilerindeyaşanan bozulmanın boyutlarını gözler önüne seriyor. Mal varlıklarının dondurulması ve seyahat yasakları da dahil olmak üzere kara listeye alınan İranlı yetkililerin ve kuruluşların sayısı, protestoların patlak vermesinden bu yana 50'ye yükseldi.

Tahran'daki İngiliz Büyükelçiliği önüne dün DMO’ya destek için pankart asıldı.(Telegram)
Washington, İran'a açık bir mesaj göndererek Avrupalı müttefiklerine katıldı ve ‘barışçıl protestoları bastırmaya karışanlara’ yaptırım uygulamaya karar verdi. DMO komutanları, DMO Kooperatif Vakfı yetkilileri ve İstihbarat ve Güvenlik Bakan Yardımcısı Nasır Raşidi’nin de yer aldığı 10 kişilik bir liste yayınladı.
Söz konusu yaptırımlar, Avrupa Parlamentosu'nun geçen perşembe AB’yi DMO’yu terör örgütleri listesine almaya çağıran, bağlayıcı olmayan bir kararı kabul etmesinin ardından geldi.
ABD'nin İran Özel Temsilcisi Robert Malley, Twitter hesabından konuya ilişkin yaptığı paylaşımda şu ifadeleri kullandı:
“Bugün İngiltere, AB ve ABD'nin koordineli yaptırımları, İran rejimi tarafından gerçekleştirilen insan hakları ihlalleri karşısında müttefiklerimiz ve ortaklarımızla yürüttüğümüz yakın koordinasyonumuzun en yeni örneğidir.”
Malley, Twitter’da İngiltere Dışişleri Bakanı James Cleverly’in “İngiltere ve ortaklarımız bu yaptırımlar aracılığıyla, en kötü insan hakları ihlallerinin faillerinin sığınacak hiçbir yeri olmayacağına dair açık bir mesaj göndermiş oldu” ifadelerini kullandığı bir gönderisini de tekrar paylaştı.
İran Dışişleri Bakanı Hüseyin Emir Abdullahiyan, ABD’nin tutumunu eleştirerek şunları söyledi:
“Beyaz Saray insan haklarından söz edecek bir konumda değil. Afganistan, Irak, Yemen, Filistin ve Suriye'de iki milyona yakın insanın katledilmesi, Ukrayna'da savaşın körüklenmesi ve barışın engellenmesi ABD müdahalelerinin bir sonucudur.”
Abdullahiyan, ABD’li yetkililere hitaben “İkiyüzlülüğünüze son verin. İran halkı, kurtların dışı güzelleştirilmiş ama içi çürük olan dişlerini iyi tanıyor” dedi.
Abdullahiyan daha sonra, dün, Özbekistan'ın başkenti Taşkent'te düzenlenen Ekonomik İşbirliği Teşkilatı (EİT) Dışişleri Bakanları Toplantısı’nda yaptığı konuşmada da ‘Avrupa'da duygusal davranışların pahalıya patlayacak olumsuz sonuçları olacağı’ uyarısında bulunarak “Avrupa Parlamentosu’nun müdahaleci ve alışılmışın dışındaki kararını kınıyorum” dedi.
İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Nasır Kenani’nin açıklaması da şöyle oldu:
“AB ve İngiliz rejiminin adımı, İran gerçekliğini doğru anlamaktan aciz olduklarını ve İslam Cumhuriyeti'nin gücü karşısındaki kafa karışıklıklarını gösteriyor. Tahran, bu tür başarısız politikalara karşılık verme hakkını saklı tutuyor ve yakında AB ve İngiltere'de insan haklarını ihlal edenlere ve terörü destekleyenlere karşı yeni yaptırım listesini açıklayacak.”
AFP’nin aktardığına göre Kenani sözlerini şöyle sürdürdü:
“Avrupa ve İngiltere'nin İran İslami Şura Meclisi’nin milletvekillerine ve İran'ın adli, askeri ve kültürel yetkililerine uyguladığı son yaptırımlar, tüm girişimlere ve külfetli maliyetlere rağmen İran'ın güvenliğini bozma çabalarının aldığı son utanç verici yenilgi karşısındaki acizliklerinin, hayal kırıklıklarının ve öfkelerinin bir göstergesidir. Yaptırımların İran halkının dış müdahale ve komplolarla başa çıkma kararlılığını etkilemeyeceğini elbette çok iyi biliyorlar.”
Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgilere göre Tahran'daki Avrupa büyükelçilikleri önünde DMO’yu destekleyen afişlerin asılı olduğu fotoğraflar sosyal medyada paylaşıldı. Altın madalya resminin olduğu afişte hem Farsça hem de İngilizce olarak ‘Halkın Gururu’ ifadesi yer aldı.
Bu ayın başlarında DMO’nun yaptırım listesine alınması önerileri ve İran içinden ve dışından İranlı ressamların katılımıyla ülkedeki protestoların bastırılması konulu bir karikatür yarışması düzenleyen Fransız dergisi Charlie Hebdo’da İran Dini Lideri Ali Hamaney ile alay eden karikatürlerin yayınlanması nedeniyle Tahran’daki İngiltere, Fransa ve Almanya büyükelçiliklerinin duvarları, iktidar destekçileri tarafından yazılan düşmanca sloganlar için adeta bir tuvale dönüşmüştü. Bunun üzerine ilgili büyükelçiler, duvarlar için ortak bir denetim gezisi düzenlemişlerdi.
Avrupa ve İngiltere'nin son hamlesi, başta İranlı yetkililerin protestoları ele alış şekli ve Batı'nın Tahran'ı Ukrayna savaşında Rusya'ya askeri destek sağlamakla suçlaması olmak üzere çeşitli meseleler yüzünden Tahran ile Avrupalılar arasında yükselen tansiyonun bir parçası olarak geldi.
Yeni yaptırımlar, İran Ordusu Kara Kuvvetleri Komutanı General Kiyumers Haydari’yi de hedef aldı. DMO Operasyon Komutan Yardımcısı General Abbas Nilfuruşan ve kriz zamanlarında başkent Tahran ve çevresinin güvenliğinden sorumlu Sarallah Karargahı Komutan Yardımcısı Hüseyin Necat, yaptırımların DMO’dan hedef aldığı en önemli iki lider oldu. DMO’nun Kum, Kirmanşah ve İsfahan’daki komutanlarına ek olarak, Besic Güçleri Eski Komutan Yardımcısı General Salar Abnuş ve Batı Bölgesi Komutan Yardımcısı Kuruş Asyabani de yaptırımlardan nasibini alan isimlerden oldu. Aynı şekilde yaptırım listesinde Emniyet Genel Müdür Yardımcısı Kasım Rezai, Spor ve Gençlik Bakanı Hamid Seccadi, Emri bi'l-Maruf Komitesi Genel Sekreteri Muhammed Galbeyegani ve İran Başsavcı Yardımcısı Ahmed Fazelyan da var.
İran İnsan Hakları Aktivistleri Haber Ajansı (HRANA), İranlı yetkililerin protestoları bastırmak için başlattığı baskı kampanyasında 71'i çocuk 525 kişinin öldürüldüğünü ve İran güvenlik ve askeri teşkilatından da 68 kişinin öldüğünü bildirdi. HRANA, protestoların kasıp kavurduğu 164 şehir ve 144 üniversitede 19 bin 571 kişinin gözaltına alındığı tahmininde bulundu.
İran yargısı, protestolarla ilgili saldırılarla bağlantılı 18 kişi hakkında idam cezası verdiğini ve bunlardan dördünün infazının gerçekleştiğini duyurdu. İnsan hakları örgütleri yaklaşık 109 kişinin idam cezası ile sonuçlanabilecek suçlamalarla karşı karşıya olduğu konusunda uyarıda bulundu.
Başta Washington, Londra ve AB olmak üzere birçok Batılı taraf bu protestoları desteklediklerini ifade ettiler. Buna karşılık İranlı yetkililer Batılı güçleri ayaklanmalarda parmakları olmakla suçladı.
AB daha önce de gösterilerin bastırılmasıyla bağlantılı 60'tan fazla İranlı yetkili ve kuruluşa mal varlıklarının dondurulması ve vize verilmesinin yasaklanması da dahil olmak üzere çeşitli yaptırımlar uygulamıştı. Londra ve Berlin de benzer adımlar atmıştı.
İran daha önce bu tür adımlara, Batılı şahıs ve kuruluşları, İran'ı ziyaret etmelerini yasaklamak ve topraklarında sahip oldukları her türlü mal varlığını dondurmak da dahil olmak üzere yaptırımlar listesine alarak yanıt vermişti.
Tahran geçtiğimiz aralık ayında, Avrupalılar tarafından uygulanan 'hukuksuz yaptırımlara' yanıt olarak İngiliz iç istihbarat servisi MI5, İngiliz askeri yetkilileri ve Alman politikacılara karşı yaptırımlar uygulama kararı almıştı.
Washington'ın Amini'nin ölümünü izleyen protestolar ile bağlantılı olarak Tahran'a yaptırım uygulamasının ardından İran ekim ayında, ülkede ‘şiddet ve kaosu’ teşvik ettikleri gerekçesiyle CIA da dahil olmak üzere ABD'li şahıs ve kuruluşlara yaptırımlar uygulamıştı. Tahran geçtiğimiz günlerde AB’nin DMO’yu terör örgütleri listesine alması halinde Avrupa gemilerinin Hürmüz Boğazı'ndaki hareketlerini kısıtlamak, Avrupa ordularını terör örgütleri listesine dahil etmek, bölgedeki Avrupalı askeri personeli hedef almak ve Nükleer Silahların Yayılmasını Önleme Anlaşması'ndan (NPT) çekilmek de dahil olmak üzere çeşitli seçeneklere başvurmakla tehdit etmişti.



Lübnan Cumhurbaşkanı, İsrail'in hava saldırılarını kınayarak, bu saldırıların ülkede istikrarın sağlanmasına yönelik çabaları baltalamayı amaçladığını söyledi

 Lübnan'ın doğusundaki Bekaa Vadisi bölgesinde bulunan Bednayel köyünde, İsrail hava saldırılarının ardından ağır hasar gören bina (AFP)
Lübnan'ın doğusundaki Bekaa Vadisi bölgesinde bulunan Bednayel köyünde, İsrail hava saldırılarının ardından ağır hasar gören bina (AFP)
TT

Lübnan Cumhurbaşkanı, İsrail'in hava saldırılarını kınayarak, bu saldırıların ülkede istikrarın sağlanmasına yönelik çabaları baltalamayı amaçladığını söyledi

 Lübnan'ın doğusundaki Bekaa Vadisi bölgesinde bulunan Bednayel köyünde, İsrail hava saldırılarının ardından ağır hasar gören bina (AFP)
Lübnan'ın doğusundaki Bekaa Vadisi bölgesinde bulunan Bednayel köyünde, İsrail hava saldırılarının ardından ağır hasar gören bina (AFP)

Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn, İsrail'in dün gece karadan ve denizden Sayda (Sidon) bölgesini ve Bekaa Vadisi'ndeki kasabaları hedef alan saldırılarını şiddetle kınayarak, "Bu saldırıların devam etmesi, Lübnan'ın başta Amerika Birleşik Devletleri olmak üzere dost ülkelerle istikrarı sağlamak ve İsrail'in Lübnan'a yönelik düşmanlıklarını durdurmak için yürüttüğü diplomatik çabaları ve girişimleri engellemeyi amaçlayan açık bir saldırganlık eylemidir" dedi.

Ulusal Haber Ajansı, Avn'un şu sözlerini aktardı: "Bu baskınlar, Lübnan'ın egemenliğinin yeni bir ihlalini ve uluslararası yükümlülüklerin açık bir şekilde çiğnenmesini temsil ediyor ve uluslararası toplumun iradesine, özellikle de Birleşmiş Milletler'in 1701 sayılı Kararına tam uyulmasını ve tüm hükümlerinin uygulanmasını öngören kararlarına karşı bir saygısızlığı yansıtıyor."

Bölgede istikrarı destekleyen ülkelere, "Lübnan'ın egemenliğini, güvenliğini ve toprak bütünlüğünü korumak ve bölgeyi daha fazla gerilim ve gerginlikten kurtarmak için saldırıları derhal durdurma ve uluslararası kararlara saygı gösterilmesi yönündeki sorumluluklarını üstlenmeleri" çağrısını yineledi.

Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre İsrail ordusunun Lübnan'ın doğusundaki Hizbullah komuta merkezlerini hedef aldığını söylediği baskınlarda en az 6 kişi öldü ve 25 kişi de yaralandı.


"Barış Konseyi"... Trump'ın vaatlerinin yeni bir sınavı

 Barış Konseyi Konferansı Katılımcıları- 19 Şubat 2026 (AFP)
Barış Konseyi Konferansı Katılımcıları- 19 Şubat 2026 (AFP)
TT

"Barış Konseyi"... Trump'ın vaatlerinin yeni bir sınavı

 Barış Konseyi Konferansı Katılımcıları- 19 Şubat 2026 (AFP)
Barış Konseyi Konferansı Katılımcıları- 19 Şubat 2026 (AFP)

Washington, önceki gün Barış Konseyi'nin resmi açılışına tanık oldu. Bu hamleyi ABD Başkanı Donald Trump, kendisini bir barış başkanı olarak tanıtarak ve mesajını öncelikle Amerikan kamuoyuna yönelterek siyasi söyleminin merkezine yerleştirdi. Amerika Birleşik Devletleri artık dış politika dosyalarının iç mücadelenin bir parçası haline geldiği ve her diplomatik hamlenin seçmenler önünde Amerikan rolünün imajının yeni bir sınavı olduğu bir seçim yılına giriyor.

İran ile gerginliğin artmasıyla birlikte bölgedeki büyük askeri yığılma göz önüne alındığında şu soru gündeme geliyor: "İran'a önümüzdeki iki hafta içinde askeri bir saldırı düzenlenmesi durumunda Gazze ile ilgili müzakere edilen iyimser planlar nasıl gerçekçi olabilir?"

Öte yandan, "Gazze Şeridi Yönetimi Ulusal Komitesi"nin geçen akşam Geçici Polis Gücü'nde iş başvurularının alınmaya başlanacağını duyurmasının hemen ardından, Gazze'deki gençler başvurularını yapmak için yarışa girdiler.


Mladenov'un ofisi ile Filistin Yönetimi arasında iletişim ve koordinasyon için bir irtibat bürosu kurulması

Birleşmiş Milletler Barış Konseyi'nin Gazze Yüksek Temsilcisi Nikolay Mladenov, Davos Forumu'nda yaptığı konuşmada, (AP)
Birleşmiş Milletler Barış Konseyi'nin Gazze Yüksek Temsilcisi Nikolay Mladenov, Davos Forumu'nda yaptığı konuşmada, (AP)
TT

Mladenov'un ofisi ile Filistin Yönetimi arasında iletişim ve koordinasyon için bir irtibat bürosu kurulması

Birleşmiş Milletler Barış Konseyi'nin Gazze Yüksek Temsilcisi Nikolay Mladenov, Davos Forumu'nda yaptığı konuşmada, (AP)
Birleşmiş Milletler Barış Konseyi'nin Gazze Yüksek Temsilcisi Nikolay Mladenov, Davos Forumu'nda yaptığı konuşmada, (AP)

Gazze Barış Konseyi Yüksek Temsilcisi Nikolay Mladenov yaptığı açıklamada, Gazze Şeridi için hazırlanan Amerikan barış planının uygulanması kapsamında, ofisi ile Filistin Yönetimi arasında resmi bir irtibat bürosu kurulduğunu duyurdu.

Mladenov'un ofisinden dün yapılan açıklamada, "Filistin Yönetimi ile irtibat bürosunun kurulmasını memnuniyetle karşılıyoruz" denilerek, bu adımın iki taraf arasında resmi ve organize bir iletişim ve koordinasyon kanalı sağlayacağı, yazışmaların açık bir kurumsal mekanizma aracılığıyla alınıp iletilmesini güvence altına alacağı belirtildi.

Şarku'l Avsat'ın DPA'den aktardığına göre açıklamada Mladenov'un "(Barış Konseyi) ile Gazze Yönetimi Ulusal Komitesi arasındaki irtibat görevlisi sıfatıyla, Gazze Şeridi'ndeki geçiş yönetimi, yeniden yapılanma ve kalkınmanın çeşitli yönlerinin (dürüstlük ve etkinlik içinde) uygulanmasını sağladığı" ifade edildi.

Yapılan açıklamada, Filistin Yönetimi irtibat bürosunun, ABD Başkanı Donald Trump tarafından açıklanan 20 maddelik barış planını, Güvenlik Konseyi'nin 2803 sayılı 2025 tarihli kararına uygun olarak uygulamak ve Gazze halkı ile bölge halkı için daha istikrarlı bir gelecek inşa etmeye katkıda bulunmak amacıyla, Filistin Yönetimi irtibat bürosuyla birlikte çalışma konusundaki istekliliği ifade edildi.

Filistin Yönetimi Başkan Yardımcısı Hüseyin eş-Şeyh ise yaptığı kısa açıklamada, duyuruyu memnuniyetle karşılayarak şunları söyledi: "Filistin Yönetimi'ne bağlı bir irtibat bürosunun kurulması duyurusunu memnuniyetle karşılıyoruz. Bu büro, Başkan Trump'ın planını ve Güvenlik Konseyi'nin 2803 sayılı kararını uygulamak için (Barış Konseyi) temsilcisinin ofisi ile Filistin Yönetimi arasında resmi bir koordinasyon ve iletişim kanalı sağlayacaktır."

Bu gelişme, ABD Başkanı Donald Trump'ın Gazze Şeridi'ndeki savaşı sona erdirmeye yönelik planının ikinci aşamasının uygulanması bağlamında gerçekleşiyor. Kasım 2025'te BM Güvenlik Konseyi tarafından 2803 sayılı kararla onaylanan plan, yönetimi ve yeniden yapılanmayı denetlemek üzere geçici bir organ olarak "Barış Konseyi"nin kurulmasını ve geçici bir uluslararası istikrar gücünün konuşlandırılmasını destekliyor.

Bulgar bir diplomat ve 2015-2020 yılları arasında Ortadoğu barış sürecinde BM özel temsilcisi olarak görev yapmış olan Mladenov, 2015 sonbaharından beri devam eden kırılgan ateşkes ortamında, yaygın yıkımın ardından yeniden yapılanmada büyük zorluklarla karşı karşıya olan Gazze'de "Barış Konseyi" ile Gazze Ulusal Yönetim Komitesi arasında koordinasyonu sağlamaktan sorumludur.

İrtibat ofisinin kurulması, Ramallah'taki Filistin Yönetimi ile Gazze'de yeni mekanizmalar arasındaki koordinasyonu artırmak için pratik bir adım olarak görülürken, kapsamlı silahsızlanma ve İsrail güçlerinin çekilmesi gibi planın bazı hükümlerinin uygulanması, Filistinli grupların tutumlarına ve sahadaki gelişmelere bağlı kalmaktadır.