İran: Nükleer faaliyetlerimizde uluslararası standartlardan sapma yok

AA
AA
TT

İran: Nükleer faaliyetlerimizde uluslararası standartlardan sapma yok

AA
AA

İran Atom Enerjisi Kurumu Başkanı Muhammed İslami, ülkesinin nükleer faaliyetlerinde Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı'nın (UAEA) standartlarından sapma olmadığını söyledi.
İran resmi haber ajansı IRNA'ya göre, İslami, başkent Tahran'daki kabine toplantısı sonrası basın mensuplarına açıklamalarda bulundu.
İslami, "Bizim UAEA ile işbirliğimiz devam etmektedir. UAEA birimlerinin raporlarında yer aldığı üzere, İran'ın nükleer faaliyetlerinde bir sapma yok." dedi.
UAEA Başkanı Rafael Mariano Grossi'nin İran'ı ziyaretinin gündemde olduğunu belirten İslami, "UAEA'nın kendi hedeflerine ulaşmak için İran'a psikolojik baskı uygulaması ve siyasi girişimlerde bulunması sonuçsuz kalmıştır." ifadelerini kullandı.

İran nükleer anlaşması "içi boş kabuk"
UAEA Başkanı Grossi, dün, Avrupa Parlamentosu (AP) Dış İlişkiler Komitesinde milletvekillerine İran nükleer anlaşması olarak bilinen Kapsamlı Ortak Eylem Planı (KOEP) ile ilgili son durum hakkında bilgi vermiş, anlaşmanın kimse tarafından "ölü" olarak değerlendirilmediğini ancak "içinin boşaldığını" söylemişti.
İran ile Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyinin (BMGK) daimi üyeleri ABD, Rusya, Çin, İngiltere ve Fransa ile Almanya (5+1) arasında 2015'te imzalanan KOEP hakkında konuşan Grossi, şu ifadeleri kullanmıştı:
"Kimse KOEP'in öldüğünü ilan etmedi ama KOEP şu anda içi boş bir kabuk. Anlaşmanın hiçbir yükümlülüğü yerine getirilmiyor. KOEP'teki tüm sınırlar birçok kez ihlal edilmiş durumda. Neredeyse nükleer silah için gerekli yüzde 60 düzeyinde zenginleştirilmiş uranyum bulunuyor."

İran-UAEA anlaşmazlığı
İran'da UAEA'ya bildirilmemiş 3 yerde nükleer bulguların tespit edilmesi ve söz konusu nükleer bulgulara ilişkin Tahran yönetimine yöneltilen soruların istenilen düzeyde yanıtlanmaması taraflar arasında gerginliğe neden olmuştu.
Ajansın, Tahran'ın bu 3 yere ilişkin yaptığı açıklamayı teknik olarak inandırıcı bulmadığını açıklaması üzerine, 8 Haziran 2022'de UAEA Yönetim Kurulu, İran'a karşı karar almıştı. Bu gelişme üzerine İran, 9 Haziran'da Kapsamlı Ortak Eylem Planı olarak adlandırılan nükleer anlaşma kapsamında bu ülkenin nükleer programını denetlemek amacıyla Ajansın kullandığı kamera sistemleri başta olmak üzere çeşitli ekipmanları kaldırmaya başladığını duyurmuştu.
İran, 2 Kasım 2022'de UAEA ile farklılıkları azaltmak için Viyana'ya bir heyet gönderdiğini duyurmuş, UAEA Başkanı Grossi ise 9 Kasım'da yaptığı açıklamada, İran'ın son toplantıda "yeni bir şey sunmadığını" söylemişti.
İran'ı nükleer programı konusunda UAEA ile işbirliği yapmamakla suçlayan ABD, Fransa, Almanya ve İngiltere, UAEA Yönetim Kuruluna, İran'ın "UAEA ile derhal işbirliği yapmasını" vurgulayan bir karar hazırlamıştı.
İran'ın Birleşmiş Milletler Viyana Ofisi Daimi Temsilcisi Büyükelçi Muhsin Naziri, konuyla ilgili yaptığı açıklamada, kararın "siyasi" olduğunu ve kabul edilmesinin İran ile UAEA arasındaki yapıcı ilişkileri etkileyebileceği uyarısında bulunmuştu.
UAEA Yönetim Kurulunda 17 Kasım 2022'de oylanarak 35 ülkeden 26'sının oyunu alan kararda, UAEA ile yeterli işbirliği yapmamakla suçlanan İran'a, "bildirilmemiş 3 yerde bulunan uranyum izlerinin varlığına ilişkin derhal kabul edilebilir bir teknik açıklama sağlama" çağrısı yapılmıştı.



Yemen Liderlik Konseyi Başkanı el-Alimi, Savunma Bakanı’nı görevden aldı

Yemen Savunma Bakanı Orgeneral Muhsin ed-Daari (Şarku’l Avsat)
Yemen Savunma Bakanı Orgeneral Muhsin ed-Daari (Şarku’l Avsat)
TT

Yemen Liderlik Konseyi Başkanı el-Alimi, Savunma Bakanı’nı görevden aldı

Yemen Savunma Bakanı Orgeneral Muhsin ed-Daari (Şarku’l Avsat)
Yemen Savunma Bakanı Orgeneral Muhsin ed-Daari (Şarku’l Avsat)

Yemen Liderlik Konseyi Başkanı ve Silahlı Kuvvetler Başkomutanı Reşad el-Alimi, yayımlanan başkanlık kararıyla Savunma Bakanı Korgeneral Muhsin ed-Daari’yi görevden alarak emekliye sevk etti.

Siyasi ve askeri kaynaklara göre ed-Daari’nin görevden alınması, Güney Geçiş Konseyi (GGK) güçlerinin başta Hadramut ve Mehra olmak üzere kurtarılmış bazı vilayetlerde gerçekleştirdiği asker gerilim karşısında yetersiz kaldığı ve birlikleri disiplin altına almak, devlet otoritesi dışında fiilî durumlar oluşturulmasını engellemek için kararlı adımlar atamadığı gerekçelerine dayandırdı.

Kararın, kurtarılmış vilayetlerde devlet otoritesini güçlendirmek ve askerî ile güvenlik alanlarında düzeni yeniden tesis etmek amacıyla, hızlanan siyasi ve güvenlik gelişmeleri çerçevesinde alınan bir dizi önlemin parçası olduğu belirtildi.

El-Alimi, çarşamba akşamı da GGK’nin isyan girişimlerine destek verdikleri gerekçesiyle Hadramut, Mehra ve Aden’de bazı askerî ve sivil yetkilileri görevden almıştı.

Bu kapsamda Aden Valisi ve Devlet Bakanı Ahmed Lamlis görevden alınarak soruşturmaya sevk edilirken, yerine Abdurrahman el-Yafii atandı. Ayrıca İkinci Askerî Bölge Komutanı Korgeneral Talib Bargash ile Mehra’da el-Ghayda Ekseni Komutanı ve askerî polis tugayı komutanı Tümgeneral Muhsin Mersaa görevden alınıp soruşturmaya gönderildi.

Kararlarda, Tümgeneral Muhammed el-Yemini’nin İkinci Askerî Bölge Komutanlığına, Tuğgeneral Salim Baslum’un aynı bölgenin kurmay başkanlığına, daha önce Mukalla’daki askerî polis şubesinin komutanı olan Albay Murad Bahila’nın rütbesi tuğgeneralliğe yükseltilerek İkinci Bölge askerî polis tugayı komutanlığına atanması yer aldı. Ayrıca Salim Kedde el-Ghayda Ekseni Komutanlığına rütbesi tuğgeneralliğe yükseltilerek atanırken, Tuğgeneral Halid el-Kathami de Cumhurbaşkanlığı Özel Muhafızları 2. Tugayı Komutanlığına getirildi.


Suriye ordusu Halep'in bazı mahallelerinde sokağa çıkma yasağı ilan etti... SDG sivilleri hedef almamaları konusunda uyarıda bulundu

 Şeyh Maksud ve Eşrefiye mahallelerinden ayrılmak için araçlarla yollara dökülen Suriyeliler (AP)
Şeyh Maksud ve Eşrefiye mahallelerinden ayrılmak için araçlarla yollara dökülen Suriyeliler (AP)
TT

Suriye ordusu Halep'in bazı mahallelerinde sokağa çıkma yasağı ilan etti... SDG sivilleri hedef almamaları konusunda uyarıda bulundu

 Şeyh Maksud ve Eşrefiye mahallelerinden ayrılmak için araçlarla yollara dökülen Suriyeliler (AP)
Şeyh Maksud ve Eşrefiye mahallelerinden ayrılmak için araçlarla yollara dökülen Suriyeliler (AP)

Suriye resmi haber ajansı SANA, ordunun bugün Halep’te Şeyh Maksud, Eşrefiye ve Beni Zeyd mahallelerinde saat 13.30’dan itibaren ikinci bir duyuruya kadar sokağa çıkma yasağı ilan ettiğini bildirdi. Yasağın, Suriye Demokratik Güçleri (SDG) unsurlarına yönelik saldırılar kapsamında uygulamaya konulduğu belirtildi. SDG ise operasyona karşı uyarıda bulunarak, bunun sivilleri evlerinden zorla göç ettirmeye yönelik bir girişim olduğunu savundu.

Şarku’l Avsat’ın SANA’dan aktardığına göre, Suriye Ordusu Harekât Komutanlığı, sivillere SDG’ye ait tüm noktalardan uzak durmaları çağrısında bulundu ve sokağa çıkma yasağının başlamasıyla birlikte SDG mevzilerine yönelik ‘nokta atışı operasyonlar’ başlatılacağını duyurdu.

Suriye devlet televizyonu da ordunun, Eşrefiye ve Şeyh Maksud’da beş bölgeyi gösteren haritalar yayımladığını ve bu bölgelerde yaşayanlardan, hedef alınacakları gerekçesiyle derhal tahliye olmalarını istediğini aktardı.

SDG, yayımladığı açıklamada, Suriye Ordusu Harekât Komutanlığı’nın, sivillerin yaşadığı mahalleleri hedef alma tehdidini ‘doğrudan bir yıldırma, zorla yerinden etme girişimi ve savaş suçu’ olarak nitelendirdi.

Açıklamada, sivillere, mülklere ve sivil altyapıya gelebilecek her türlü zarardan Suriye hükümeti ile ona bağlı kurumların sorumlu tutulacağı vurgulandı.

Suriye devlet televizyonu ise Halep Sosyal İşler ve Çalışma Müdürlüğü’ne dayandırdığı haberinde, kentteki gerilimler nedeniyle yerinden edilenlerin sayısının yaklaşık 140 bine yükseldiğini bildirdi.

Geçtiğimiz ay Halep’te SDG ile hükümet güçleri arasında şiddetli çatışmalar yaşanmış, olaylarda onlarca kişi hayatını kaybetmiş ya da yaralanmıştı. Taraflar, yaşanan şiddetin sorumluluğu konusunda karşılıklı suçlamalarda bulunmuştu.

Kuzeydoğu Suriye’nin geniş kesimlerini kontrol eden SDG, geçtiğimiz yıl 10 Mart’ta Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şera ile bir anlaşma imzalamıştı. Anlaşma kapsamında, SDG’ye bağlı tüm sivil ve askeri kurumların yıl sonuna kadar devlet kurumları bünyesine entegre edilmesi öngörülüyordu. Ancak taraflar, anlaşmanın uygulanması konusunda kayda değer bir ilerleme sağlayamadı.


Lübnan ordusu: Silahların devletin elinde toplanması planı ‘etkin ve somut bir şekilde’ gerçekleştiriliyor

Mercuyun bölgesinde kimlik kontrolü yapan Lübnan askerleri (Reuters)
Mercuyun bölgesinde kimlik kontrolü yapan Lübnan askerleri (Reuters)
TT

Lübnan ordusu: Silahların devletin elinde toplanması planı ‘etkin ve somut bir şekilde’ gerçekleştiriliyor

Mercuyun bölgesinde kimlik kontrolü yapan Lübnan askerleri (Reuters)
Mercuyun bölgesinde kimlik kontrolü yapan Lübnan askerleri (Reuters)

Lübnan ordusu bugün yaptığı açıklamada, silahları devletin elinde toplama planının ilk aşamasının hedeflerine ulaştığını ve özellikle Güney Lübnan’da ‘sahada etkili ve somut bir şekilde’ ilerleme kaydedildiğini bildirdi.

Ordu, bölgedeki çalışmaların henüz devam ettiğini ve patlamamış mühimmat ve tünellerin temizlenmesi tamamlanana kadar süreceğini belirtti.

Şarku’l Avsat’ın Reuters’tan aktardığına göre, ordunun planını Güney Lübnan’da İsrail sınırına yakın bölgelerde yıl sonuna kadar tamamlaması ve ardından diğer bölgelere geçmesi öngörülüyordu.

Ordu tarafından yapılan açıklamada, ilk aşamanın Litani Nehri güneyinde kontrol altına alınan toprakların yönetimini sağlamak üzerine odaklandığı ve hâlâ İsrail güçlerinin kontrolünde olan alanlar ile bölgelerin bu kapsama dahil edilmediği kaydedildi.

Açıklamada Hizbullah’a doğrudan atıf yapılmazken, 2024 yılında sona eren ve sadece Lübnan güvenlik güçlerinin silah taşımasına izin veren ateşkes anlaşmasına atıfta bulunuldu.