Cezayir-Fransa uzlaşmasında yeni ivme

Fransız ve Cezayir genelkurmay başkanlarının tokalaşırken (AP)
Fransız ve Cezayir genelkurmay başkanlarının tokalaşırken (AP)
TT

Cezayir-Fransa uzlaşmasında yeni ivme

Fransız ve Cezayir genelkurmay başkanlarının tokalaşırken (AP)
Fransız ve Cezayir genelkurmay başkanlarının tokalaşırken (AP)

Cezayir Genelkurmay Başkanı Korgeneral Said Şangariha’nın pazartesi ve salı günleri (23-24 Ocak) Fransa'ya yaptığı beklenmedik ziyaret, Fransa Dışişleri Bakanlığı Genel Sekreteri Anne Marie Descotes’in çarşamba günü Cezayir’e yapması beklenen ziyaretinin öncesinde geldi. Descotes’in Cezayir ziyareti sırasında, Cezayir Cumhurbaşkanı Abdulmecid Tebbun’un Fransız mevkidaşı Emmanuel Macron’un davetlisi olarak Paris’e yapacağı ziyaretin hazırlıklarını görüşmesi bekleniyor.
Cezayirli siyasi kaynaklar, Descotes’in Cezayir Dışişleri Bakanlığı Genel Sekreteri Ammar Blani ile görüşeceğini ve toplantıda ‘Libya dosyası, Batı Sahra sorunu, Sahel’de özellikle de Fransız askeri varlığının halk tarafından giderek artan bir retle karşılaştığı Mali ve Burkina Faso’daki güvenlik durumu’ konularını ele alacaklarını belirtti.
Aynı kaynaklara göre görüşmede ele alınacak konular arasında Cumhurbaşkanı Tebbun’un Mayıs ayında Fransa’ya bir ziyaret düzenlemesi de yer alıyor. Ayrıca, iki ülkenin cumhurbaşkanları arasında Ağustos ayında Cezayir’de imzalanan yenilenmiş bir ortaklık başlatma anlaşmasının uygulanmasını takip etme konusu da Descotes ve Blani görüşmelerine dahil edildi.
Descotes ve Blani, Cezayir-Fransa siyasi istişarelerinin 8’inci oturumu çerçevesinde 30 Eylül’de Paris’te bir araya gelmişti. Bu görüşme, tüm iş birliği dosyalarında iki ülke arasındaki koordinasyona dayanıyordu.
Cumhurbaşkanı Macron, pazartesi günü Elysee Sarayı’nda Fransa Genelkurmay Başkanı Thierry Burkhard’ın daveti üzerine Fransa’ya gelen Cezayir Genelkurmay Başkanı Korgeneral Said Şangariha’yı kabul etti. Bu ziyaret, Cezayirli bir ordu komutanının 17 yıl sonra Fransa'ya yaptığı ilk resmi ziyaret oldu.
Cezayir ve Fransa’nın genelkurmay başkanları daha önce Macron’un Ağustos 2022’de Cezayir’e yaptığı ziyaret sırasında da görüşmüştü. Görüşme, Fransa Cumhurbaşkanı’nın 2021 yılı Ekim ayındaki sansasyonel açıklamalarından kaynaklanan bir yanlış anlaşılmanın ortadan kaldırılmasını sağladı. Macron, söz konusu açıklama “Fransa tarafından kolonize edilmeden önce bir Cezayir ulusu var mıydı?” diye sormuş ve Cumhurbaşkanın Tebbun’un ‘askeri liderlerin rehinesi’ olduğunu belirtmişti. Bu konuşma Cezayir’de geniş çaplı bir hoşnutsuzluğa neden oldu ve iki ülke arasında ‘hafıza ve geçmişteki yaralar konusundaki anlaşmazlıklar’ olarak bilinen sorunu çözme çabalarını sekteye uğratmıştı.
Cezayir Savunma Bakanlığı yaptığı açıklamada, Şangariha’nın ziyaretinin “Cezayir Silahlı Kuvvetleri ve Silahlı Kuvvetleri arasındaki işbirliğini güçlendirme çerçevesine geldiğini ve iki tarafın ortak kaygıları olan konuların tartışılması için imkan sağlayacağını’ belirtti.
Fransa Genelkurmay Başkanı Burkhard, Cezayirli mevkidaşı ile 25 ve 26 Ağustos 2022 tarihlerinde Cumhurbaşkanı Macron’un Cezayir ziyareti sırasında bir araya geldi. O gün açıklanan bilgilere göre, söz konusu görüşmede Sahel bölgesindeki güvenlik durumu ve Cezayir ile Fransız orduları arasındaki iş birliğinin güçlendirilmesi ele alındı. Görüşmeye iki ülkenin güvenlik servislerinin liderleri de katıldı.
Şangariha’nın Paris ziyaretini gözlemleyenler, bunun ‘hafıza’ ve ‘bireylerin iki ülke arasındaki hareketini kolaylaştırma’ dosyaları gibi siyasi nitelikte olanlar da dahil olmak üzere iki ülke arasındaki tüm anlaşmazlıkları çözmek için bir fırsat’ olduğunu belirtti. Tebbun 2019’da göreve geldiğinden bu yana, en önemli iç dosyalarda ve ülkenin başta Fransa olmak üzere başlıca ortaklarıyla olan ilişkilerine yönelik konularda ordu komutanı ile istişareler yapıyor. Diğer yandan gözlemciler ‘iki ülke arasındaki ilişkilerin uzlaşma yolunda ivme kazandığını’ belirtiyor.
Şarku’l Avsat’a konuşan gözlemciler, Cezayir’in eski işgalci ile ilişkilerinde ‘hafıza’ ve ‘Fransa’nın sömürge suçları için özür dilemesi’ ve ‘Fransız vizesindeki payını artırma’ konularını birinci öncelik yaparsa, Paris’in dikkatini, Fransız ekonomik kurumlarının Çin ve Türkiye başta olmak üzere güçlü ticari müşteriler nedeniyle karşı karşıya olduğu rekabete daha fazla vereceğini belirtti.



Tunus'un önde gelen iki gazetecisi üç buçuk yıl hapis cezasına çarptırıldı

Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Cumhurbaşkanlığı)
Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Cumhurbaşkanlığı)
TT

Tunus'un önde gelen iki gazetecisi üç buçuk yıl hapis cezasına çarptırıldı

Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Cumhurbaşkanlığı)
Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Cumhurbaşkanlığı)

AFP’nin yerel medyaya ve gazetecilerden birinin kız kardeşine dayandırdığı habere göre, Tunus mahkemeleri önde gelen gazeteciler Murad Zegidi ve Burhan Besis'i kara para aklama ve vergi kaçakçılığından suçlu bularak üç buçuk yıl hapis cezasına çarptırdı

İki gazeteci, radyo- televizyon programlarında ve sosyal medya paylaşımlarında dile getirdikleri ve Cumhurbaşkanı Kays Said'in otoritesini eleştiren görüşleri nedeniyle yaklaşık iki yıldır gözaltında tutuluyor. Başlangıçta bir yıl hapis cezasına çarptırılmışlardı, ancak temyiz mahkemesi cezalarını sekiz aya indirdi.

Ocak 2025'te serbest bırakılmaları bekleniyordu, ancak kara para aklama ve vergi kaçırma suçlamalarıyla halen gözaltında tutuluyorlar.

Murad'ın kız kardeşi Meryem Zegidi, Facebook'ta "Murad ve Burhan için üç buçuk yıl" diye yazdı. AFP'ye konuşan Zegidi'nin avukatı Gazi Mirabet'e göre, perşembe günü yapılan duruşmanın son oturumunda Mirabet', müvekkilinin serbest bırakılmasını isterken, Besis ise adalet talep etti.

Zegidi'nin diğer avukatı Fethi Muledi ise müvekkilinin eksik vergi beyanname nedeniyle suçlandığını, "bu durumun düzeltildiğini" ve bu nedenle kara para aklama suçlamasının geçersiz olduğunu savundu.

Zegidi ve Besis'in tutuklanmaları, kasım ayı sonunda serbest bırakılan avukat ve gazeteci Sonia Dahmani'nin gözaltına alınması ve göçmenlere yardım etmek için çalışan yaklaşık 10 aktivistin tutuklanmasıyla eş zamanlı geldi. Cumhurbaşkanı Said'in 25 Temmuz 2021'de iktidarı pekiştirmesinden bu yana, muhalefet ve sivil toplum, hak ve özgürlüklerin aşınmasından duydukları hoşnutsuzluğu dile getirdi.

Önde gelen muhalefet figürleri uzun hapis cezaları alarak hâlâ tutuklu bulunuyor. Ayrıca, çoğunlukla "devlet güvenliğine karşı komplo kurma" suçlamasıyla veya sahte haberlerle mücadele hakkındaki 54 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi uyarınca onlarca avukat, gazeteci ve sivil toplum aktivisti de hapsedilmiş durumda. Bu kararnamenin geniş kapsamlı ifadeleri ve yargı tarafından yaygın olarak uygulanması insan hakları örgütleri tarafından eleştirilmekte.


Irak, Suriye'den getirilen DEAŞ mahkumlarını yargılayacak

Irak sınır muhafızları, dün Irak'ın kuzeyindeki Sincar'da Suriye sınırında devriye geziyor (AP)
Irak sınır muhafızları, dün Irak'ın kuzeyindeki Sincar'da Suriye sınırında devriye geziyor (AP)
TT

Irak, Suriye'den getirilen DEAŞ mahkumlarını yargılayacak

Irak sınır muhafızları, dün Irak'ın kuzeyindeki Sincar'da Suriye sınırında devriye geziyor (AP)
Irak sınır muhafızları, dün Irak'ın kuzeyindeki Sincar'da Suriye sınırında devriye geziyor (AP)

Irak yargısı, uluslararası koalisyonla koordineli olarak yürütülen bir operasyonla Suriye'nin kuzeydoğusundan transfer edilen DEAŞ üyelerinin ilk grubuna yönelik soruşturmaya başladı.

Yüksek Yargı Konseyi dün yaptığı açıklamada, tutukluların Adalet Bakanlığına bağlı cezaevlerine yerleştirildiğini ve mağdurların haklarının güvence altına alınması amacıyla anayasa ve ilgili yasalara uygun olarak yargı süreçlerine tabi tutulduklarını vurguladı.

Resmi kaynaklar, ilk grubun yaklaşık 150 Iraklı ve yabancı uyruklu kişiden oluştuğunu, sonraki grupların ise güvenlik değerlendirmelerine göre belirleneceğini ifade etti.

Kaynaklar Şarku’l Avsat’a, tüm sanıkların "sadece Irak yargısının yetkisine tabi olacağını, ailelerinin savaşçılardan ayrı tutulmasına ve şehirlerden uzakta, tam adli gözetim altında, özel kamplar ve merkezlerde barındırılmalarına karar verildiğini, böylece onaylanmış insani ve güvenlik standartlarına uyularak hesap vermekten kaçmalarının önleneceğini" belirtti.


Lübnan yargısı, Hizbullah'ın Avn'a karşı yürüttüğü kampanyayla yüzleşiyor

Lübnan'ın güneyindeki Kanarit kasabasına çarşamba günü İsrail'in düzenlediği hava saldırısında yıkılan bir binanın önündeki çocuk (EPA)
Lübnan'ın güneyindeki Kanarit kasabasına çarşamba günü İsrail'in düzenlediği hava saldırısında yıkılan bir binanın önündeki çocuk (EPA)
TT

Lübnan yargısı, Hizbullah'ın Avn'a karşı yürüttüğü kampanyayla yüzleşiyor

Lübnan'ın güneyindeki Kanarit kasabasına çarşamba günü İsrail'in düzenlediği hava saldırısında yıkılan bir binanın önündeki çocuk (EPA)
Lübnan'ın güneyindeki Kanarit kasabasına çarşamba günü İsrail'in düzenlediği hava saldırısında yıkılan bir binanın önündeki çocuk (EPA)

Lübnan yargısı dün, Hizbullah destekçilerinin Cumhurbaşkanı Joseph Avn'a karşı yürüttüğü kampanyaya karşılık olarak, çarşamba günü İsrail'in güneydeki kasabaları bombalamasının ardından, Avn'a hakaret ve iftira atmakla suçlanan aktivistlere celp gönderdi.

Avn'ın silahlanmayı sınırlama konusundaki tutumu ve devlet otoritesini tüm topraklarına yayma kararlılığı zemininde, çarşamba günkü bombalamanın ardından Avn'a karşı yürütülen kampanya artarken, parti, Meclis Başkanı Nebih Berri'nin "İsrail saldırganlığına" "ulusal birlik" ile karşı koyma çağrısıyla çelişen bu kampanyalara karşı herhangi bir açıklama yapmadı.

Ayrıca Maliye Bakanı Yasin Cabir, Lübnan'ın geçen aralık ayında harap olmuş güney bölgesini ekonomik bölgeye dönüştürme yönündeki Amerikan teklifini reddettiğini ve bu teklifin "daha doğmadan öldüğünü" söyledi.