Lübnanlı şarkıcı Machaalani, Şarku’l Avsat’a konuştu: ‘Hobbak Me'zi, gerçek hikayesiyle beni ağlattı’

Pascale Machaalani, merhum şarkıcı Sabah’ın bir şarkısını yeniden seslendirmeye hazırlanıyor.

Pascale Machaalani’nin yeni klibi Hobbak Me'zi büyük beğeniyle karşılandı. (Machaalani özel)
Pascale Machaalani’nin yeni klibi Hobbak Me'zi büyük beğeniyle karşılandı. (Machaalani özel)
TT

Lübnanlı şarkıcı Machaalani, Şarku’l Avsat’a konuştu: ‘Hobbak Me'zi, gerçek hikayesiyle beni ağlattı’

Pascale Machaalani’nin yeni klibi Hobbak Me'zi büyük beğeniyle karşılandı. (Machaalani özel)
Pascale Machaalani’nin yeni klibi Hobbak Me'zi büyük beğeniyle karşılandı. (Machaalani özel)

Pascale Machaalani, yeni şarkısı Hobbak Me’zi’nin başarısı karşısında şaşırmış değil. Şarkının klibi, yayınlandığı andan itibaren bir milyon kez tarafından izlendi.
Şarkı, Machaalani’nin bir arkadaşının gerçek hikayesini anlatıyor. Machaalani bu hikayeyi ilk kez duyduğunda büyük üzüntü yaşamış. Kaydını yeni bitirdiği popüler bir şarkıyı yayınlamak yerine şair Hasan Halife’yi arayarak ondan arkadaşının durumunu anlatan bir şarkı sözü yazmasını istemiş.
Lübnanlı şarkıcı Machaalani, Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada şunları söyledi:
“Birkaç gün sonra şarkının bestecisi, eşim Mülhim Şedid’in şarkının sözlerini mırıldandığını ve melodiyi piyanoda çaldığını duydum. Şarkıya aşık oldum ve yaklaşık üç saat prova yaptık. Kaydetmek için stüdyoya gittiğimizde, şarkının yürek burkan sözleri beni ağlattı. Ben kolay kolay gözyaşı dökmeyenlerdenim. Şarkıda pek çok kadına hitap eden duygular var.”
Şarkı, kocasına olan büyük aşkına rağmen ondan ayrılmaya karar veren bir kadının hikayesini anlatıyor. Kadın, kocasının narsisizmi yüzünden artık onunla yaşamaya devam edemeyecek duruma geliyor. Hobbak Me’zi, bazı insanların muzdarip olduğu ve iyileştirilemeyen psikolojik bir durumu konu alıyor. Bu, konuyu net bir şekilde anlatan ilk Arapça şarkı nitelğinde. Şarkıda şu ifadeler yer alıyor:
“Kör oluncaya kadar seni gözlerime koydum. Aşkın, acı verici; bedeni ve ruhu yıktı ve sen yaraladığında bundan zevk alıyorsun.”
Machaalani konuya dair şunları söyledi:
“Arkadaşım bana hikayesini anlattığında bu beni çok şaşırttı. Evliliği boyunca yaşadığı narsist ve incitici tavırlar onu yormuştu. Bana üzgün olduğunu ve yaşadığı şeyin aşk olmadığını, onu üzdüğünü, kalbini kırdığını ve sürekli kendisine zarar verdiğini söylediğini çok iyi hatırlıyorum. Bir yandan yeni, diğer yandan gerçek acılardan bahsettiği için bu fikre bağlı kaldım.”
Şarkının video klibi, Pascale Machaalani'yi sade ve güzel bir şekilde ekrana taşıyan yönetmen Ziyad Khuri imzası taşıyor. Lübnanlı sanatçı, ülkesinin güzelliğini vurgulamak için klibi Lübnan'ın birçok yerinde çekmeyi tercih etti. Şarkıcı, Chouf bölgesindeki ünlü turistik yerlerden Deyr el Kamer, Erz el-Baruk ve Deyr el Umera kasabalarını seçti. Machaalani, Lübnan'ın mirasını, turizmini ve büyüleyici doğasını gözler önüne sermek istedi. ‘Lübnan'ı ziyaret eden insanlardan ülke hakkında birçok şikayet ve eleştiri duyduğunu ve kendisini Lübnan’dan göç etmeye teşvik ettiklerini’ söyleyen Machaalani, bu durumun kendisini kışkırttığını belirtti. Bu durum onu, Lübnan topraklarına giderek daha fazla bağlanmaya ve ülkenin güzelliğini göstermeye sevk etti. Şarkıcı, Şarku’l avsat’a verdiği röportajını söyle sürdürdü:
“Şarkılarımda her zaman Lübnan’ın gerçek güzelliğini yansıtan ve herkesin hakkında konuştuğu bölgelerini gösterme kararı almıştım. Ayrıca bu dönemde Lübnan şarkılarını diğer lehçelerden uzak sunmaya karar verdim. Bugün Lübnan'ın bize çok ihtiyacı var. O halde sıkıntı içindeyken onu bırakalım mı?”

Lübnanlı şarkıcı Pascale Machaalani. (Machaalani özel)
Son zamanlarda Pascale Machaalani’nin takipçileri bu konuda anlattılarının farkına vardılar. Machaalani, geçen yaz başında çıkardığı ‘Aa Beirut’ adlı şarkısıyla turistleri ve gurbetçileri yeniden Lübnan'a davet etmek istedi. O gün de müzik piyasası için hazırladığı başka bir şarkının çıkışını erteledi. Machaalani, Ziyad Khuri’ye, Beyrut onun için ne ifade ediyorsa onu yansıtması gerektiğini özellikle söyledi. Klipte, başkentin merkezinde turist taşıyan otobüs kullanıldığı gibi klipte yer alanlar üzerinde Beyrut yazan tişörtler giydi. Machaalani, “Böylece, başladığım işi, Hobbak Me’zi ile bitirmiş oldum” dedi.
Machaalani, yeni bir klip için kıyafet ve aksesuar seçimi konusunda da şunları söyledi:
“Genellikle bir moda uzmanından yardım alırım. Hangi moda çizgisini takip etmek istediğim konusunda sık sık fikrimi söylerim. Son zamanlarda, bu işi kendim yapıyorum. Pascale'ı ondan iyi kim tanıyor ve ona ne yakıştığını kendisinden iyi kim biliyor? Dolabıma yöneldim ve sade ama parlak kombinler seçtim. Şarkının acı içerdiği doğru ama zor bir karar veren sağlam bir kadın imajı sunuyor. Yani arkadaşımın bahsettiği bakış buydu. Daha önce bir kez bana Lübnan'ın ve köyün mirasını hatırlattığı için Istanna şarkısında uzun bir kadın elbisesi giymiştim.”
Pascale Machaalani diğer yandan da merhum şarkıcı Sabah’ın bir şarkısını yeniden seslendimeye hazırlanıyor. Bu şarkıyı da yine Lübnan başlığı kapsamında sunacağını belirten Pascale şu açıklamada bulundu:
“Çok sevdiğim efsaneye ait bir şarkıyı yenileyeceğim. Önümüzdeki iki ay içinde piyasaya sürmeyi planlıyorum. Özellikle Lübnan folklorundan geldiği ve güzel Lübnan'ı tanıtma fikrini yansıttığı için başarılı olmasını bekliyorum.”
Pascal, siyaset hakkında konuşmayı sevmediği için medyaya pek çıkmadığını belirtti:
“Beni konuk etmeyi teklif eden programların çoğunda siyasi bir kesim de var ve ben de bundan kaçmaya çalıştım. Ben bir sanatçıyım ve siyaset hakkında konuşmayı hiç sevmiyorum. Bana yakışan görünümler sunmayı istiyorum, fazlasını değil. Bu yüzden kaostan kaçınan ve kendisini sosyal medyada tanıtabilecek şeyler aramayan barışçıl bir sanatçı olarak kalmaya devam ediyorum. Bazen bazıları ismimin sosyal medyada dolaşması için benzer durumlar uydurmamı tavsiye ediyor ama ben reddediyorum. Yakında, Anneler Günü vesilesiyle Karla Haddad ile birlikte yer aldığım program gibi, seyirciyi neşelendiren çeşitli programlara konuk olacağım.”
Pascale Machaalani açıklamasının devamında romantik ve pop şarkıları seslendireceğini belirtti. "Şarkıları, mini albümde birlikte sunmak için uygun bir zaman gelmediği sürece bu şekilde tek tek yayınlamaya devam edeceğim" ifadelerini kullandı.

Machaalani, estetik cerrahiye karşı olmadığını vurguladı. (Machaalani özel)
Machaalani, bugün yaptıklarının deneyim ve sanatsal olgunluğun meyvesi olduğunu ve kariyerine ve yaşına uygun bulduğunu vurguladığı açıklamasını şöyle sürdürdü:
“30 yıllık deneyimin ardından bugün beklentilerime uygun olanı nasıl seçeceğimi bilmemem çok ayıp olurdu. Zaman zaman karanlık şarkılar söylüyorum ama adıma ve Lübnan'a yakışır bir düzeyde kalmayı seviyorum.”
Machaalani, Hobbak Me’zi şarkısının klibinde parlak görünümünü ve ışıltısını aynen koruyor. Peki, estetiğe karşı mı? Bu soruya şu cevabı verdi:
“Karşı olmadığımı defalarca söyledim ve cildimde sarkma fark edersem yüz germe işlemine başvurabilirim. Botoks ve dolgu enjeksiyonları da yüzde olumlu etkiler bırakabiliyor ve bu konuyu kişisel bir özgürlük olarak görüyorum. Estetik cerrahiye başvuran kişi rahat ediyorsa ve bunu görünüşüne bir katkı olarak görüyorsa neden yaptırmasın? Sanatçı, hayranlarının zihnine kazınmış olan imajını korumalı. Görünüşte abartılı bir değişiklik yapmamak şartıyla olduğu gibi muhafaza edilmesi doğal bir şey.”



YPJ’nin Suriye'deki rolü ne olacak? Şam yönetimiyle müzakereler sürüyor

Kadın Koruma Birlikleri (YPJ) mensubu kadın savaşçılar, Suriye'nin kuzeydoğusundaki Haseke'de askeri tatbikat sırasında- 22 Ağustos (Reuters)
Kadın Koruma Birlikleri (YPJ) mensubu kadın savaşçılar, Suriye'nin kuzeydoğusundaki Haseke'de askeri tatbikat sırasında- 22 Ağustos (Reuters)
TT

YPJ’nin Suriye'deki rolü ne olacak? Şam yönetimiyle müzakereler sürüyor

Kadın Koruma Birlikleri (YPJ) mensubu kadın savaşçılar, Suriye'nin kuzeydoğusundaki Haseke'de askeri tatbikat sırasında- 22 Ağustos (Reuters)
Kadın Koruma Birlikleri (YPJ) mensubu kadın savaşçılar, Suriye'nin kuzeydoğusundaki Haseke'de askeri tatbikat sırasında- 22 Ağustos (Reuters)

Kadın Koruma Birlikleri (YPJ), Suriye savaşı sırasında ABD destekli Suriye Demokratik Güçleri (SDG) saflarında savaştı ve ülkenin kuzey ve doğusunun geniş bölümünde DEAŞ'ın bölgeden çıkarılmasına yardımcı oldu.

Şarku’l Avsatın Reuters'ten aktardığı habere göre Beşşar Esed'in 2024'ün sonlarında devrilmesi ve silahlı muhalif saflarda yer alan İslamcı savaşçıların öncülüğündeki yeni hükümetin göreve gelmesinden beri birliklerin geleceği belirsizliğini koruyor.

fgthy
SDG Lideri Mazlum Abdi, Suriye Dışişleri Bakanı Esad Şeybani ile birlikte 25 Ağustos 2026'da Şam'daki Halk Sarayı'nda televizyondan yayımlanan konuşma öncesinde, (AFP)

Yeni yönetim, daha önce dağınık ve bağımsız şekilde faaliyet gösteren silahlı grupları devlet kurumlarına entegre etmeye çalıştı. Geçen hafta SDG, kendisini resmen feshettiğini açıklarken, lideri Mazlum Abdi Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şara'nın danışmanı olarak atandı. SDG'nin bazı mensupları da Savunma Bakanlığı'na katıldı.

Ancak yeni Suriye Savunma Bakanlığı'nda kadın savaşçılar yer almıyor. YPG lideri Newroz Ahmed, geçen hafta Şam'da Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şara ile yaptığı görüşmelerde, kendisine kadın savaşçılarının orduda yerinin olmayacağının bildirildiğini söyledi.

gthyju
Newroz Ahmed, Suriye'nin kuzeydoğusundaki Kamışlı'da Reuters'a röportaj verirken - 31 Ağustos

Ahmed, Suriye'nin kuzeydoğusundaki Kamışlı'daki bir askeri üste Reuters'a yaptığı açıklamada, “Orduya katılmak istedik, çünkü güçlerimiz kendilerini bir tugay veya bağımsız bir tabur şeklinde düzenli biçimde korumalarını sağlayacak deneyim ve yeterliliğe sahip” dedi. Ahmed, “Temel şartımız, bu gücün düzenli bir yapı içinde olması, farklı yerlere dağıtılmaması ve küçük gruplar halinde konuşlandırılmamasıydı. Bu öneriyi reddettiler” ifadelerini kullandı.

İçişleri Bakanlığı'nda rol mü?

YPG, şu anda örgütlü bir savaş gücü olarak varlığını sürdürmesini sağlayacak alternatif formül bulmak amacıyla Suriye İçişleri Bakanlığı ile görüşmeler yürütüyor.

Görüşmeler, yeni yönetimin on yılı aşkın süren iç savaşın sona ermesinin ardından Suriye'nin güvenlik kurumlarını yeniden yapılandırdığı bir dönemde gerçekleşiyor.

İçişleri Bakanlığı bünyesinde hâlihazırda turizm polisi aracılığıyla kadın personel bulunuyor. Bu yılın başlarında, görüşmeler hakkında bilgi sahibi kaynaklar, Suriye merkezi yönetiminin, YPG’li kadın savaşçıların İçişleri Bakanlığı'na bağlı bu kadın birimine katılmasını önerdiğini belirtmişti.

Ancak kaynaklar, YPJ’nin bu öneriyi reddettiğini doğrularken, birlik sözcüsü de kendilerine böyle bir teklif yapıldığını yalanladı.

Newroz Ahmed, Reuters'a yaptığı açıklamada, “Kadın Koruma Birlikleri”nin bunun yerine İçişleri Bakanlığı'na bağlı özel operasyon güçlerine katılmayı önerdiğini söyledi. Ahmed, bu birimin kendi güçlerinin yetenekleriyle daha fazla örtüştüğünü ve erkeklerin ağırlıkta olduğu güvenlik güçlerinde kadınların temsilinin artırılmasına katkı sağlayabileceğini belirtti.

gh
YPJ mensubu kadın savaşçılar, Suriye'nin kuzeydoğusundaki Haseke'de askeri tatbikat sırasında - 22 Ağustos (Reuters)

Ahmed, “İçişleri Bakanlığı ile konuyu görüştüğümüzde, güçlerimizde bin 500'den fazla kadın savaşçı bulunduğunu söyledik ve bu gücün tamamının entegre edilip edilmeyeceğini sorduk” dedi. Ahmed, yanıtı “önümüzdeki günlerde” almayı beklediğini ifade etti.

Suriye Savunma ve İçişleri bakanlıkları, görüşmeler hakkında Reuters'ın sorularını henüz cevaplamadı. Suriye İçişleri Bakanlığı Sözcüsü Nureddin el-Baba ise cuma günü Rudaw'a yaptığı açıklamada, “Kadın Koruma Birlikleri” mensubu kadın savaşçıların bakanlık saflarında memnuniyetle karşılanacağını söyledi, ancak üstlenecekleri muhtemel role ilişkin ayrıntı vermedi. El-Baba ayrıca birliklerin Suriye'nin tamamında konuşlandırılacağını ve tek bir coğrafi bölgeyle sınırlandırılmayacağını ifade etti.

JPJ’nin geleceği meselesi, bu gücü çatışma yıllarında büyük mücadelelerle elde edilen siyasi ve toplumsal kazanımların sembolü olarak gören çok sayıda Kürt kadın açısından daha geniş önem taşıyor.

JPJ mensubu 20 yaşındaki Josko Siyager, “Kadınları her zaman zayıf olarak görüyorlar... Biz gücümüzü erkeklerden almıyoruz, mevcut devletten de almıyoruz... Elbette özel bir statümüzün olmasını istiyoruz ve bu konuda ısrar ediyoruz” dedi.

YPG’ye bağlı bir birliğe komuta eden 31 yaşındaki Binaber Baran ise Suriye anayasasının bu güçlerin rolünü açıkça güvence altına alması gerektiğini düşünüyor. Baran, “Bugüne kadar hiçbir zaman birilerinin bizi savunmasını beklemedik... Biz kadınlar kendimizi savunduk” ifadelerini kullandı.


Cezayir, Tanezruft Çölü'ndeki askeri kışlayı uyuşturucu kaçakçıları için cezaevine dönüştürüyor

Doğu Cezayir'de bir çetenin kontrolündeki mahalleye operasyon hazırlığındaki polis ekipleri (Cezayir polisi)
Doğu Cezayir'de bir çetenin kontrolündeki mahalleye operasyon hazırlığındaki polis ekipleri (Cezayir polisi)
TT

Cezayir, Tanezruft Çölü'ndeki askeri kışlayı uyuşturucu kaçakçıları için cezaevine dönüştürüyor

Doğu Cezayir'de bir çetenin kontrolündeki mahalleye operasyon hazırlığındaki polis ekipleri (Cezayir polisi)
Doğu Cezayir'de bir çetenin kontrolündeki mahalleye operasyon hazırlığındaki polis ekipleri (Cezayir polisi)

Cezayir, hayat şartları açısından dünyanın en zorlu bölgelerinden biri olan Tanezruft Çölü'nde bulunan bir askeri kışlayı, uyuşturucu kaçakçıları için yüksek güvenlikli cezaevine dönüştürecek. Karar, Cezayir Cumhurbaşkanlığı tarafından dün açıklandı.

Karar, Cezayir Cumhurbaşkanı Abdülmecid Tebbun başkanlığında düzenlenen Yüksek Güvenlik Konseyi toplantısında alındı. Cumhurbaşkanlığı tarafından yayımlanan açıklamada, yeni cezaevinin “uyuşturucu baronları ve satıcılarına” tahsis edileceği belirtildi ancak başka ayrıntı verilmedi.

Yetkililer ayrıca, birçok ülkede bulunan kurumlara, örneğin ABD Uyuşturucuyla Mücadele Dairesi'ne (DEA), benzer şekilde uyuşturucuyla mücadele konusunda uzmanlaşmış bir güvenlik birimi kurulmasına karar verdi.

Açıklama, yaklaşık 46 milyon nüfusa sahip, Akdeniz'e kıyısı bulunan ve yaklaşık 6 bin 400 kilometrelik kara sınırına sahip Cezayir'de uyuşturucu kaçakçılığındaki artış konusunda yetkililerin uyarılarını yoğunlaştırdığı bir dönemde geldi.

Şarku’l Avsat’ın Ulusal Uyuşturucuyla Mücadele ve Bağımlılık Dairesi'nin verilerinden aktardığına göre Cezayir'de uyuşturucu bağımlılarının sayısı 2024 yılında 3 milyonu aştı.

Yetkililer düzenli olarak geniş çaplı uyuşturucu operasyonları ve ele geçirmeler gerçekleştirildiğini duyuruyor. 21 Ağustos'ta, psikotropik bir madde olan pregabalin içeren 10 milyondan fazla kapsülün yanı sıra 33 kilogramdan fazla kokain ele geçirildiği açıklandı. Operasyon, rekor miktarda uyuşturucunun ele geçirildiği bir baskın olarak nitelendirildi.

Cezayir'in Mali sınırında, ülkenin güneybatı ucunda bulunan Tanezruft, neredeyse tamamen ıssız bir çöl bölgesi. Yaz aylarında sıcaklıkların 50 santigrat dereceyi aşabildiği bölge, Sahra Çölü'nün en izole ve zorlu kesimlerinden biri olarak kabul ediliyor.


Lübnan, Suriye kıyılarında güvenliği sabote etmeye yönelik planı engelledi

Mehdi izcilerinin mensupları, Beyrut'un güney banliyölerinde düzenlenen cenaze töreninde bir Hizbullah lideri ve ailesinin tabutlarını taşıyor (AP)
Mehdi izcilerinin mensupları, Beyrut'un güney banliyölerinde düzenlenen cenaze töreninde bir Hizbullah lideri ve ailesinin tabutlarını taşıyor (AP)
TT

Lübnan, Suriye kıyılarında güvenliği sabote etmeye yönelik planı engelledi

Mehdi izcilerinin mensupları, Beyrut'un güney banliyölerinde düzenlenen cenaze töreninde bir Hizbullah lideri ve ailesinin tabutlarını taşıyor (AP)
Mehdi izcilerinin mensupları, Beyrut'un güney banliyölerinde düzenlenen cenaze töreninde bir Hizbullah lideri ve ailesinin tabutlarını taşıyor (AP)

Lübnan, Suriye kıyılarında güvenliği sabote etmeye yönelik bir planı, Esed rejiminin kalıntıları ile Hizbullah'a bağlı faaliyet gösteren bir güvenlik ağını çökerterek engelledi.

Yargı kaynakları, “Şarku’l Avsat”a yaptıkları açıklamada, ağın üyelerinden 5 kişinin (3 Suriyeli ve 2 Lübnanlı) gözaltına alındığını bildirdi. Kaynaklara göre ağ, Suriye'den savaşçıları kuzey sınırı üzerinden Lübnan'a sokuyor, ardından bu kişileri Beyrut'un güney banliyölerine ve daha sonra Baalbek-Hermel bölgesindeki bir eğitim kampına götürüyordu.

Kaynaklar, gözaltına alınanlar arasında eski Suriye rejimindeki güvenlik birimlerinden birinin sorumluluğunu üstlenmiş olan Suriyeli Albay Menaf Ali Safi'nin de bulunduğunu belirtti.

Kaynaklar ayrıca ağın elinde el bombaları, makineli tüfekler ve keskin nişancı tüfeklerinin de bulunduğu silah ve mühimmatın ele geçirildiğini belirtti.

Gözaltına alınanların, “Hacı Alaa” olarak bilinen bir kişinin yönetimindeki Hizbullah mensupları ve kadroları tarafından eğitildiklerini kabul ettikleri kaydedildi. Şüpheliler, eğitimlerin kamuoyuna açıklanan amacının “mevcut Suriye güçlerinin Lübnan'ın Bekaa bölgesine yönelik olası bir saldırısına karşı hazırlık yapmak” olduğunu öne sürdü.

Kaynaklar, ağın eski Suriye ordusunda tümgeneral olan Muhammed Cabir tarafından yönetildiğini vurguladı. Moskova'da bulunan Cabir'in, devrik Suriye Devlet Başkanı Beşşar Esed'e yakınlığıyla bilindiği ifade edildi.