UNESCO, Rashid Karami Uluslararası Fuar alanını felaketten kurtarıyor

Fuar alanı, Tehlike Altındaki Dünya Mirası Listesi’ne dahil edildi

Rashid Karami Uluslararası Fuar alanından bir kare
Rashid Karami Uluslararası Fuar alanından bir kare
TT

UNESCO, Rashid Karami Uluslararası Fuar alanını felaketten kurtarıyor

Rashid Karami Uluslararası Fuar alanından bir kare
Rashid Karami Uluslararası Fuar alanından bir kare

UNESCO’nun, Lübnan’ın hatta modern Arap şehirlerinin en önemli simgelerinden biri olan Rashid Karami Uluslararası Fuar’ını kesin bir felaketten kurtarmak üzere aldığı karar tam zamanında geldi.
Dün (Perşembe) istisnai bir şekilde toplanan Dünya Mirası Komitesi, Trablus’taki Rashid Karami Uluslararası Fuar’ının UNESCO’nun Tehlike Altındaki Dünya Mirası Listesi’ne alındığını duyurdu. Bu karar, Lübnanlıların kötü zamanlarında duydukları az sayıdaki iyi haberden biri oldu.
Bahçe ve göletlerle çevrili birkaç eşsiz binadan oluşan Rashid Karami Uluslararası Fuarı, 1960’lı yıllarda Brasília’lı ünlü şehir mimarı Brezilyalı Oscar Niemeyer tarafından tasarlandı. Fuar alanı, sadece Lübnan’da değil, tüm bölgede bir şaheser olarak kabul edildi.
Fuarın betonarmeden inşa edilen ana binası, bumerang şeklindeki devasa bir salondan oluşuyor. Bu alan, 750 metre uzunluğunda ve 70 metre genişliğinde bulunuyor ve en önemli ve lüks sergilere ev sahipliği yapabiliyor. Toplam alanı, bir milyon metrekareye ulaşırken, içerisinde, 120 bin metrekare bahçe, 20 bin metrekare gölet, 20 bin metrekare sergi ve konferans salonları ve yaklaşık 20 bin metrekare de sergi salonuna dahil edilebilecek ve kullanılabilecek alan yer alıyor.
Fuar alanı içerisinde, sesin ve ışığın doğal olarak her yere ulaşmasını sağlayan tasarım ve ses frekans mühendisliği ile eşsiz bir deneysel tiyatro da bulunuyor. Seyirci için yüzen bir tiyatronun yanı sıra heliport, restoran, kreş ve otel ile birkaç ay önce Ağa Han Mimarlık Ödülü’nü ağırlayan muhteşem misafirhane de dahil olmak üzere diğer binalar da bulunuyor.
Yüzen tiyatronun yıkılması korkusuyla tamamen kapatıldığını belirtmek gerekiyor. Ayrıca her türlü yapıda büyük çatlaklar ve projenin iç savaş ve sonrasında maruz kaldığı ihmalin yanı sıra tam bir restorasyon eksikliği de bulunuyor. Diğer yandan, restoran kulesinde ve su deposunda çöküntüler, bazı binaların kemer ve kavislerinde de çatlaklar görülüyor.

Fuar alanındaki açık binalardan biri
UNESCO dün yaptığı açıklamada, Trablus’a, Lübnan’a ve bölgeye hizmet edecek şekilde fuar alanını restore etmek, korumak ve hayata döndürmek amacı ile Lübnan’ın fuarın küresel önemini göstermesine ve durumunu iyileştirmek için çalışmasına olanak tanıdığını belirtti. Ayrıca web sitesinde yayınladığı açıklamada, fuar alanı hakkında “Lübnan’da bir mimari şaheser ve şehirleşme ve medeniyetin sembolüdür. Diğer yandan, çok sayıda Trabluslu burayı önemli bir ekonomik değere olduğunu düşünüyor. Rashid Karami Fuar alanının Lübnan Altın Çağı olarak bilinen dönemde, ülkenin büyümesini ve yenilikçiliğini sergilemek ve büyümeyi farklı bölgeler arasında faaliyetlerin dağılımını dengelemek amacıyla kalıcı ve gelişen bir fuar alanı olarak kullanılması gerekiyordu” ifadelerine yer verildi. Ayrıca açıklamada şu ifadeler de yer aldı:
“1975 yılında, bu projenin tamamlanmasından kısa bir süre önce Lübnan İç Savaşı başladı ve fuarın inşaatı durma noktasına geldi. Savaştan sonra, fuarı yeniden inşa etmeye yönelik tüm girişimler başarısız oldu. Fuar alanı bugün 1975’ten bu yana aynı durumda ve sadece açık tiyatroda her yıl düzenlenen Trablus Festivali ve diğer bazı yerel fuarlar gibi etkinliklerde kullanılıyor.”
Lübnan Turizm Bakanı Velid Nassar, UNECO’nun adımı ile sağlanan bu başarıyı överek, “Ülkedeki mevcut koşullar nedeniyle geçmekte olduğumuz karanlığın ortasında bir mum yakmak gibi. Kuzeyin başkenti ve halkı çok şeyi hak ediyor” ifadelerini kullandı. Bakan Turizm Bakanlığı’nın Trablus’ta turizmin gelişmesi için bir komite oluşturduğunu belirtirken “Bunu önceliğimiz haline getirdik ve gerekli ilgili gösterilmesi için büyükelçiler, diplomatlar ve uluslararası kuruluşlarla temasa geçtik” ifadelerini de sözlerine ekledi.
Lübnan Başbakanı Necib Mikati, Lübnan’ın bu eşsiz alanı tescil ettirme dosyasına destek veren, Dünya Mirası Komitesi üyesi Arap ülkelerine ve dost ülkelere teşekkürlerini sundu. Ayrıca UNESCO’ya, Dünya Mirası Merkezi’ne ve dosyayı inceleyen ve alanın listeye dahil edilmesini öneren değerlendirme komitesine teşekkür etti.
Mikati “Lübnan’da UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yer alan alanlara bugün altıncısını ekliyoruz. Alanın söz konusu listeye eklenmesi sonucunda,  fuarın hak ettiği uluslararası ilgiyi görmesini ve UNESCO’nun restorasyonuna, korunmasına ve eski rolünü yeniden kazanmasına katkıda bulunacak olan sürekli sponsorluğu almasını umuyoruz” ifadelerini kullandı.
Fuar, UNESCO listesine dahil edilen altıncı Lübnan alanı oldu ve Doğu, Orta Doğu ve Arap dünyasında dünya mirası olarak sınıflandırılan ve 20. yüzyıla ait modern mimarlık, mühendislik ve uygulama ile öne çıkan ilk yapı oldu.



El-Hanbeşi, Şarku’l Avsat'a şunları söyledi: Hadhramut zafer kazandı ve herkese kucak açıyor

Yemen Cumhurbaşkanlığı Liderlik Konseyi üyesi, Riyad'da "Şarku’l Avsat Podcast"ine konuştu
Yemen Cumhurbaşkanlığı Liderlik Konseyi üyesi, Riyad'da "Şarku’l Avsat Podcast"ine konuştu
TT

El-Hanbeşi, Şarku’l Avsat'a şunları söyledi: Hadhramut zafer kazandı ve herkese kucak açıyor

Yemen Cumhurbaşkanlığı Liderlik Konseyi üyesi, Riyad'da "Şarku’l Avsat Podcast"ine konuştu
Yemen Cumhurbaşkanlığı Liderlik Konseyi üyesi, Riyad'da "Şarku’l Avsat Podcast"ine konuştu

Yemen Cumhurbaşkanlığı Liderlik Konseyi üyesi ve Başkan Yardımcısı Salim el-Hanbaşi, Hadramaut'un "kendi adına zafer kazandığını" ve "herkese yer olduğunu" belirterek, sivil barışı etkileyebilecek kışkırtma ve çağrılara karşı uyardı ve vilayette sivil davranışın benimsenmesi ve istikrarın korunması çağrısında bulundu.

El-Hanbeşi, "Şarku’l Avsat Podcast"e verdiği röportajda, Hadramut'ta geçen yılın sonu ve ocak ayının başlarında yaşananların, iç çatışmalardan korunması amacıyla “kampların ele geçirilmesi” çerçevesinde gerçekleştiğini açıkladı. El-Hanbeşi, bugün önceliğin güvenliği sağlamak, kalkınmayı teşvik etmek ve yatırım için cazip bir ortam yaratmak olduğunu vurguladı.

El-Hanbeşi, Hadramut'taki istikrarın daha geniş bir kalkınma aşamasının kapısını açacağını vurgulayarak, enerji ve yatırım alanlarındaki fırsatların valiliğin ekonomik rolünü güçlendirebileceğini ve sakinlerinin yaşamlarını iyileştirebileceğini belirtti.

Liderlik Konseyi üyesi, yeni Yemen hükümetine üç tavsiyede bulundu: Partizanlıktan uzak durmak ve dar çıkarlara kapılmamak, devlet kurumlarındaki yolsuzlukla mücadele etmek ve özellikle gelir getiren bakanlıklarda Merkez Bankası'na kaynak toplama ve sağlama verimliliğini artırmak.


ABD’den Suriye'ye Çin menşeili iletişim sistemlerinden vazgeçmesi baskısı

Washington’daki ABD Dışişleri Bakanlığı (Reuters)
Washington’daki ABD Dışişleri Bakanlığı (Reuters)
TT

ABD’den Suriye'ye Çin menşeili iletişim sistemlerinden vazgeçmesi baskısı

Washington’daki ABD Dışişleri Bakanlığı (Reuters)
Washington’daki ABD Dışişleri Bakanlığı (Reuters)

Üç kaynak, ABD'nin Suriye'ye telekomünikasyon sektöründe Çin teknolojisine güvenmemesi konusunda uyarıda bulunduğunu, bunun ABD'nin çıkarlarına aykırı olduğunu ve ABD'nin ulusal güvenliğini tehdit ettiğini savunduğunu bildirdi.

Bu mesaj, salı günü San Francisco'da ABD Dışişleri Bakanlığı'ndan bir heyet ile Suriye İletişim Bakanı Abdusselam Heykel arasında yapılan bir toplantıda iletildi. Toplantının yapılacağı bilinmiyordu. Washington, muhalefetin Çin ile stratejik ortaklığı olan eski Devlet Başkanı Beşşar Esed rejimini devirdiği 2024 yılından bu yana Şam ile yakın iş birliği yapıyor.

Suriye'li bir iş adamı, Suriye'nin telekomünikasyon kulelerini ve yerel internet servis sağlayıcılarının altyapısını desteklemek için Çin’in teknolojisini satın almayı düşündüğünü söyledi. Görüşmelere dair bilgi sahibi bir kaynak, ABD tarafının bakanlığın Çin telekomünikasyon ekipmanlarına ilişkin planları hakkında açıklama istediğini aktardı. Kaynak, Suriyeli yetkililerin altyapı geliştirme projelerinin zaman açısından hassas olduğunu ve Şam'ın tedarikçilerin çeşitliliğini artırmak istediğini söylediğini açıkladı.

cdfvg
Suriye devrimi bayrağını sallayan Suriyeliler (AFP)

San Francisco'da düzenlenen toplantıyla ilgili bilgi sahibi bir kaynak, Suriye'nin Amerikan şirketleriyle iş birliğine açık olduğunu, ancak konunun aciliyeti karşısında ihracat kontrolleri ile bunlara ‘aşırı uyumun’ bir engel teşkil etmeye devam ettiğini söyledi.

ABD'li bir diplomat ise Reuters'a yaptığı açıklamada, ABD Dışişleri Bakanlığı'nın ‘Suriye'ye telekomünikasyon sektöründe ABD veya müttefiklerinin teknolojisini kullanması için açıkça çağrıda bulunduğunu’ söyledi. ABD'nin bu konuda Suriye'ye mali veya lojistik destek sözü verip vermediği bilinmiyor.

Öte yandan Reuters'ın sorularını yanıtlayan ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü şunları söyledi:

“Kritik altyapı ile ilgili tüm satın alımlarda, ülkelerin daha düşük fiyatlı ekipman ve hizmetler yerine ulusal güvenlik ve gizliliği öncelikli tutmalarını şiddetle tavsiye ediyoruz.”

Sözcü, Çin istihbarat ve güvenlik kurumlarının ‘Çin vatandaşlarını ve şirketlerini hassas verileri paylaşmaya zorlama veya müşterilerinin sistemlerine yetkisiz erişim izni verme konusunda yasal hakka sahip olduğunu’ ve Çinli şirketlerin müşterilerinin gizliliğini koruma vaatlerinin ‘Çin yasaları ve yerleşik uygulamalarla tamamen çeliştiğini’ de sözlerine ekledi. Buna karşın Çin, casusluk amacıyla teknoloji kullandığı iddialarını defalarca kez reddetti.

Suriye İletişim Bakanlığı tarafından Reuters'a yapılan açıklamada, ekipman ve altyapı ile ilgili tüm kararların ulusal teknik ve güvenlik standartlarına uygun olarak alındığı, veri koruma ve hizmet sürekliliğinin sağlandığı belirtildi. Bakanlık, ulusal çıkarlar doğrultusunda ortaklıkların ve teknoloji kaynaklarının çeşitlendirilmesine öncelik verdiğini vurguladı.


Gazze’deki İran destekli gruplar çöküşten korkuyor

Gazze’deki İran destekli gruplar çöküşten korkuyor
TT

Gazze’deki İran destekli gruplar çöküşten korkuyor

Gazze’deki İran destekli gruplar çöküşten korkuyor

Gazze’deki İran destekli grupların saha komutanları ve üyeleri, ABD'nin Tahran'a olası bir saldırı sinyalleriyle eşzamanlı olarak tırmanan mali krizle karşı karşıya kalırken ‘tam bir çöküşten’ korkuyorlar.

Neredeyse iki yıldır süren İsrail'in Gazze'de yürüttüğü uzun soluklu savaşı ve Lübnan, İran ve Suriye'nin bazı bölgelerini de kapsayan saldırıların kapsamı, para transferi yollarına baskı uyguladı ve bu grupların varlıklarını ve birikimlerini tüketti.

İslami Cihad Hareketi, Gazze’deki İran’la mali ve lojistik olarak bağlantılı en büyük grup. Daha az ölçüde de olsa, bu bağlantılar ‘Direniş Komiteleri’, ‘Mücahit Tugayları’ ve diğer askeri gruplar için de söz konusu.

Bu gruplardan kaynaklar ve Gazze'deki diğer aktivistler, zorlu mali koşulların herkesi etkilediği konusunda hemfikir.

Washington'ın İranlı kuruluşlara ve kişilere uyguladığı ekonomik yaptırımlar, krizin geleceğini tartışmaya devam eden grupları desteklemeyi zorlaştırdı.