"Somali'deki kıtlık ortadan kalkmadı, hızı yavaşladı"

WFP Genel Direktörü David Beasley, Somali'de resmi bir kıtlık ilanı beklendiğini bildirdi

Afrika Boynuzu'ndaki ülkeler, yıllarca süren kuraklığın "benzeri görülmemiş iklimsel sonuçlarıyla" karşı karşıya kaldı / Fotoğraf: AFP
Afrika Boynuzu'ndaki ülkeler, yıllarca süren kuraklığın "benzeri görülmemiş iklimsel sonuçlarıyla" karşı karşıya kaldı / Fotoğraf: AFP
TT

"Somali'deki kıtlık ortadan kalkmadı, hızı yavaşladı"

Afrika Boynuzu'ndaki ülkeler, yıllarca süren kuraklığın "benzeri görülmemiş iklimsel sonuçlarıyla" karşı karşıya kaldı / Fotoğraf: AFP
Afrika Boynuzu'ndaki ülkeler, yıllarca süren kuraklığın "benzeri görülmemiş iklimsel sonuçlarıyla" karşı karşıya kaldı / Fotoğraf: AFP

Nobel Barış Ödüllü Birleşmiş Milletler Dünya Gıda Programı (WFP) Genel Direktörü David Beasley, ABD ve Almanya gibi bağışçıların desteğinin Somali'deki kıtlığın tamamen ortadan kaldırmasa da yavaşlattığına izin verdiğini belirterek, "Henüz tamamen bu krizden çıkmış değiliz" ifadelerini kullandı.
Beasley, Afrika Boynuzu ülkelerinin yıllarca süren kuraklık nedeniyle "benzeri görülmemiş iklimsel sonuçlarla" karşı karşıya kaldığını, Birleşmiş Milletler, (BM) bağışçılarının "birçok yönden büyük adımlar atmadan" önce Somali'de resmi bir kıtlık ilanı beklendiğini bildirdi.
İsviçre'nin Davos kentinde düzenlenen Dünya Ekonomik Forumu sırasında AP'ye konuşan Beasley, "Kıtlıktan kaçınmak için doğru ifade bu mu bilmiyorum ama geciktirdiğimize hiç şüphe yok. Özellikle Somali'yi sarsan iklim şokları göz önüne alındığında şu an için şanslıyız, ancak henüz krizden çıkmadık" şeklinde konuştu.
WFP Genel Direktörü, hali hazırda Somali'de durumun fiilen kıtlığa yol açmasının mümkün olduğunu çünkü sahada "kıtlık benzeri koşulların" mevcut olduğuna değindi.
Kıtlık, akut bir gıda sıkıntısı, açlık veya yetersiz beslenme nedeniyle ölüm oranlarında önemli bir artış ile kolera gibi hastalıkların yayılması olarak tanımlanır.
Resmi veriler, hanelerin beşte birinden fazlasının açlıkla karşı karşıya olduğunu, çocukların yüzde 30'undan fazlasının şiddetli akut yetersiz beslenmeden muzdarip olduğunu ve her gün 10 bin kişiden ikiden fazlasının öldüğünü gösteriyor.
Nisan ayında istifa etme niyetini açıklayan Beasley, ABD'de Güney Carolina'nın eski bir Cumhuriyetçi valisi olarak siyasi deneyimini, hem Joe Biden hem de Donald Trump yönetimleri altında Washington'dan Dünya Gıda Programı için daha fazla fon sağlamaya adadı.
BM ve diğer uzmanların hazırladığı rapora göre, binlerce kişinin açlık nedeniyle hayatını kaybettiği Somali'de, 8 milyondan fazla kişi, kuraklık ve artan gıda fiyatları nedeniyle gıda güvensizliği yaşıyor.
Geçen ay ABD Somali'deki bu krize yönelik mücadele için 411 milyon dolarlık ek bir finansman sağlayacağını duyurdu.
Beasley, 2017'de göreve geldiğinde, dünya çapında yaklaşık 80 milyon insan açlığın eşiğinde olduğunu söyledi.
Ancak çatışmalar, iklim değişikliği ve koronavirüs salgını nedeniyle ekonomik yıkım ve tedarik zincirinde meydana gelen kesintiler bu sayıyı bugün 350 milyona çıkardı.
BM yetkilisi, "Daha kötüsü olamaz diye düşünürsünüz, sonra dünyanın ekmek sepeti bozulur: Ukrayna. Şimdi ülkeden dünyanın en uzun ekmek kuyrukları var" diyerek, Ukrayna'dan gıda üretimini ve ihracatını sekteye uğratan Rus savaşına gönderme yaptı.
 
 
Independent Türkçe, AP



ABD arabuluculuğuyla İsveç'te esir takası görüşmeleri yapılıyor

Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)
Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)
TT

ABD arabuluculuğuyla İsveç'te esir takası görüşmeleri yapılıyor

Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)
Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)

Suriye kaynakları Şarku’l Avsat'a, ABD arabuluculuğuyla Suriye'nin güneyindeki Süveyda vilayetinde bir esir takası konusunda görüşmelerin devam ettiğini doğruladı.

İl yönetiminin medya ilişkileri direktörü Kuteyba Azzam, Suriye hükümeti ile Şeyh el-Akl ve Hikmet el-Hicri'ye bağlı "Ulusal Muhafız Kuvvetleri" arasında, esir takası anlaşmasına varılması amacıyla görüşmelerin yapıldığını belirtti.

Medyada yer alan haberlere göre ABD elçisi Tom Barrack'ın ofisi, 2025 yazındaki olaylardan bu yana Şam kırsalında gözaltında tutulan Süveyda'dan 61 sivilin serbest bırakılması karşılığında, Savunma ve İçişleri Bakanlıklarından "Ulusal Muhafızlar" tarafından Süveyda'da tutulan 30 mahkumun teslim edilmesini içeren anlaşmanın sonuçlandırılması için her iki taraftan da onay aldı.

Süveyda Valisi Mustafa Bakur, geçen ay Suriye hükümetinin bu sivilleri aşiret güçlerinden teslim aldığını ve takas ayarlamak üzere gözaltına aldığını duyurdu.

Geçtiğimiz temmuz ayındaki olaylardan dolayı gözaltına alınanların serbest bırakılması, geçen eylül ayında Şam'dan Amerikan ve Ürdün'ün desteğiyle açıklanan "yol haritasının" maddelerinden biridir.


Filistin Sağlık Bakanlığı: İsrailli bir yerleşimci Batı Şeria’da ABD vatandaşı Filistinli genci öldürdü

İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
TT

Filistin Sağlık Bakanlığı: İsrailli bir yerleşimci Batı Şeria’da ABD vatandaşı Filistinli genci öldürdü

İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)

Filistin Sağlık Bakanlığı, 19 yaşındaki ABD vatandaşı Filistinli Nasrallah Muhammed Cemal Ebu Siyam’ın, çarşamba gecesi Batı Şeria’da bir İsrailli yerleşimcinin açtığı ateş sonucu ağır yaralandıktan sonra hayatını kaybettiğini açıkladı.

Bakanlık, Ebu Siyam’ın çarşamba günü işgal altındaki Batı Şeria’da, Ramallah yakınlarında bulunan Mihmas köyünde vurulduğunu bildirdi.

Reuters’a konuşan ABD Büyükelçiliği’nden bir yetkili ise şiddeti kınayarak, “ABD Dışişleri Bakanlığı için yurt dışındaki Amerikan vatandaşlarının güvenliği ve emniyetinden daha yüksek bir öncelik yoktur” ifadesini kullandı.

rgtbrgt
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları, cenaze töreninde gözyaşlarına boğuldu. (AFP)

İsrail güvenlik güçlerinin olası misillemesinden çekindiği için isminin açıklanmasını istemeyen Ebu Siyam’ın bir yakını, yerleşimcilerin köye koyun çalmak amacıyla baskın düzenlediğini öne sürdü.

Aralarında Ebu Siyam’ın da bulunduğu köylülerin hırsızlığı engellemeye çalıştığını, bunun üzerine yerleşimcilerin ateş açtığını ve Ebu Siyam ile birlikte bazı kişilerin yaralandığını söyledi.

Filistin resmi haber ajansı WAFA ise saldırılarda 5 kişinin yaralandığını, bunlardan 3’ünün -Ebu Siyam dahil- kurşunla yaralandığını bildirdi. Ajans, diğer yaralılara ilişkin ayrıntı paylaşmadı. Reuters’ın olayla ilgili yorum talebine İsrail ordusu tarafından henüz yanıt verilmedi.

dcfgt
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları, cenaze töreninin ardından yas tutuyor. (Reuters)

Gazze Şeridi’nde Ekim 2023’te başlayan savaşın ardından Batı Şeria’da İsrailli yerleşimcilerin Filistinlilere yönelik şiddet eylemleri belirgin biçimde arttı. Birleşmiş Milletler (BM) verilerine göre, 2026 yılında yerleşimci saldırıları nedeniyle yaklaşık 700 kişi yerinden edildi.

Uluslararası kuruluş, 2026’da Batı Şeria’da 9 Filistinlinin öldürüldüğünü, 2025 yılında ise bu sayının 240’ı aştığını bildirdi. Verilere göre 2025 yılında Batı Şeria’da iki İsrailli öldü.

İsrail, yerleşimci şiddetiyle ilgili nadiren iddianame düzenliyor. İsrailli izleme kuruluşu Yesh Din, 2025 yılı sonunda yaptığı açıklamada, 7 Ekim 2023’ten bu yana belgeledikleri yüzlerce yerleşimci şiddeti vakasının yalnızca yüzde 2’sinde dava açıldığını duyurdu.

Son iki yılda Batı Şeria’da, aralarında aktivist Ayşenur Ezgi Eygi’nin de bulunduğu bazı ABD vatandaşları, İsrail güçleri ya da yerleşimciler tarafından öldürüldü.


Tunuslu bir milletvekili, Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırıldı

Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
TT

Tunuslu bir milletvekili, Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırıldı

Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)

Yerel medyaya göre Tunus'ta bir mahkeme dün Milletvekili Ahmed Seydani'yi, ülkenin son sel felaketinin ardından sosyal medyada Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırdı.

Seydani, bu ayın başlarında, Tunus'un çeşitli bölgelerinde altyapıya zarar veren sellere neden olan olağanüstü yağışların ardından Saïd'in iki bakanla yaptığı görüşmeyle ilgili Facebook'ta yaptığı, "Cumhurbaşkanı, yetki alanını resmi olarak yollara ve su borularına genişletmeye karar verdi. Görünüşe göre yeni unvanı Sanitasyon ve Yağmur Suyu Drenajı Başkomutanı olacak” yorumu nedeniyle tutuklandı.

Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığına göre Seydani'nin avukatı Husameddin Bin Atya ajansa yaptığı açıklamada, müvekkilinin Telekomünikasyon Kanunu'nun 86. maddesi uyarınca yargılandığını ve bu maddenin “Kamu iletişim ağları aracılığıyla kasıtlı olarak başkalarına zarar veren veya huzurunu bozan herkesi” bir ila iki yıl hapis ve 100 ila 1.000 dinar (yaklaşık 300 avro) para cezası öngördüğünü söyledi.

Tunus'ta geçen ay 70 yıldan fazla süredir görülen en şiddetli yağışların ardından en az beş kişi hayatını kaybetti, birçok kişi ise hala kayıp durumunda.