Gali'nin görevinin yenilenmesinden sonra Polisario'yu nasıl bir gelecek bekliyor?

Gözlemciler, onun yeniden seçilmesini Cezayir'in Fas'tan tamamen kopma çizgisinin bir devamı olarak görüyorlar

Asker ve siyasetçi İbrahim Gali, Rabat'la gerilimi tırmandırmanın savunucularından biri ve Cezayirliler ona güveniyor / Fotoğraf: AFP
Asker ve siyasetçi İbrahim Gali, Rabat'la gerilimi tırmandırmanın savunucularından biri ve Cezayirliler ona güveniyor / Fotoğraf: AFP
TT

Gali'nin görevinin yenilenmesinden sonra Polisario'yu nasıl bir gelecek bekliyor?

Asker ve siyasetçi İbrahim Gali, Rabat'la gerilimi tırmandırmanın savunucularından biri ve Cezayirliler ona güveniyor / Fotoğraf: AFP
Asker ve siyasetçi İbrahim Gali, Rabat'la gerilimi tırmandırmanın savunucularından biri ve Cezayirliler ona güveniyor / Fotoğraf: AFP

Sağir el-Hidri
Ayrılıkçı 'Polisario' Cephesi'nin başına İbrahim Gali'nin yeni bir dönem için seçilmesi, ister Fas'la olan ihtilaftan, ister kendi içindeki kötüleşen bölünmelerden dolayı, içinde yaşadığı belirsizlik durumunun ışığında cephenin geleceği ve bir sonraki aşamanın öncelikleri hakkında soru işaretlerine yol açtı.
73 yaşındaki Gali, 'Polisario' cephesinin ana müttefiki olan güney Cezayir'deki Tinduf kamplarında düzenlenen 16. konferansta yeniden seçildi.
Cepheye bağlı Sahara haber ajansının bildirdiğine göre katılımcıların yüzde 69'u Gali lehine oy kullanırken yüzde 31'i ise rakibi Beşir Mustafa'ya oy verdi. Bu konferans cephenin gidişatında bir dönüm noktası olabilirdi.
Beşir Mustafa, Polisario'nun BatıSahra'nın kontrolü konusunda tartıştığı Fas'ı yatıştırmasıyla tanınırken asker ve siyasetçi İbrahim Gali, Rabat'la tırmanışın savunucularından biri ve Cezayir tarafından güvenilen bir isim olarak biliniyor. 
Gali'nin üç yıl daha liderliğini sürdüreceği 'Polisario' Cephesi, 1975'ten beri Sahra'nın kontrolü konusunda Fas ile şiddetli bir çatışmaya girdi.
Rabat bölge üzerinde hak sahibi olduğunu savunuyor fakat mücadele henüz son noktasına ulaşmadı.
Cezayir Cumhurbaşkanı Abdelmecid Tebbun, Cezayir'in Gali'ye desteğini sürdürdüğünün güçlü bir göstergesi olarak geçen pazar günü, yeni bir dönem için cephenin başına geçmesi münasebetiyle Gali'ye bir tebrik mesajı gönderdi.
Bu, gözlemcilerin cephenin bir sonraki aşamada Fas ile tırmanmaya başvuracağı konusunda spekülasyon yapmasına neden oldu.

İki akım arasındaki anlaşmazlıklar
Cephe, ABD ve İspanya'nın Fas'ın Batı Sahra üzerindeki hakkını tanımasının ardından kendi içinde, son yıllarda daha da büyüyen güçlü anlaşmazlıklara tanık oluyor. Birçok kişi başarısızlıklarından Gali'yi sorumlu tutuyor.
Mağrip ile ilgili meselelerde uzman araştırmacı Raşid Haşane, Independent Arabia'ya yaptığı açıklamada, "Cephe içindeki bu anlaşmazlıklar, Cezayir askeri teşkilatı içindeki anlaşmazlıkların bir uzantısıdır. Cezayir'in Cephe yüzünden mali, manevi veya diplomatik olarak çok şey kaybettiğine dair bir görüş var. Batı Sahra mücadelesinin devam etmesinden fayda sağlandığına inanan başka bir görüş daha söz konusu. Bu da Fas ile her an silahlı çatışmaya dönüşebilecek bir soğuk savaş olduğu bahanesiyle Cezayir'de çok sayıda silahlanmanın devam etmesi anlamına geliyor" dedi.
Haşane, "Polisario Cephesi'ne hakim iki görüş söz konusu: Tamamen Cezayir'i destekleyen bir akım var. Diğer bir akım ise, Birleşmiş Milletler'den (BM) meşruiyete ek olarak, Fas ile anlaşmalara veya Fas Krallığı'nın güneyinde rol oynamasına izin veren bir takasa varmanın mümkün olduğuna inanıyor. Gali'nin yeniden göreve getirilmesi Cezayir askeri teşkilatının Batı Sahra dosyasıyla ilgili çizgisinin bir devamı niteliğindedir. Bu, Fas ile tam bir kopuş ve diplomatik düzeyde tırmanış oluşturan bir çizgidir. Aylar önce savaşa yaklaşan ilişkilerde gördüğümüz gibi" şeklinde konuştu. 

Zor bir durum
Cephe ve Fas 1991'de bir ateşkes anlaşması imzaladı.
2020'de Rabat'ın Moritanya ile olan Guerguerat Sınır Kapısı'ndan Cephe unsurlarını kovmak için ordu güçleri göndermesiyle bu anlaşma çöktü.
Cephe bu adıma ateşkes anlaşmasının feshedildiğini ilan ederek yanıt verdi.
Cephe tarafından yapılan açıklamada, "Meşru müdafaa halinde bir savaş halindedir ve çölün hava, kara ve deniz dahil tüm alanları savaş alanıdır" ifadelerine yer verdi.
Haşane, "Cezayir'deki durum ve bölgesel durum, Özellikle, halk arasında bile Sahra bölgesinde Fas'a güçlü bir destek verildiği ve Polisario Cephesi'nin durumu zor olduğu için Fas'ın bir sonraki aşamada Gali üzerinde güçlü bir baskı oluşturacak olan Sahra konusunda serbestçe hareket edebilecek kadar kart topladıktan sonra ilerlemesini sağlıyor" dedi.
Cephe, iki ülke arasındaki gerilimi tırmandıran bir hamleyle geçtiğimiz yaz Fas'la ilişkilerini kesen Cezayir'in desteğini alıyor. Bu durum bölgedeki beş ülke (Fas, Cezayir, Tunus, Libya ve Moritanya) arasında güçlü bir işbirliği kurmayı içeren büyük Arap Mağrip rüyasını tehdit ediyor.

BM başarısızlığı
İbrahim Gali'nin seçilmesi, Sahra müzakerelerinin çıkmaza girdiği bir zamanda geldi.
Göreve aylar önce başlayan BM elçisi Staffan de Mistura, çatışmanın taraflarını müzakere masasına döndürmeyi henüz başaramadı.
Fas, Batı Sahra bölgesinin yaklaşık yüzde 80'ini kontrol ederken Polisario Cephesi Cezayir'in güneyindeki Tinduf kamplarında konuşlanmış durumda.
Bu anlaşmazlık, geçen yıl Polisario Cephesi'nin lideri, Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said'i kabul ettikten sonra Fas ile Tunus arasında bugüne kadar devam eden bir diplomatik krize neden oldu.
Rabat, bu adıma büyükelçisini geri çekerek karşılık verdi ve Tunus da aynısını yaptı.
Libyalı eski bir diplomat olan Osman el-Bedri, "İbrahim Gali'nin Cephe Başkanı olarak görevine devam etmesi, Cezayir gibi Cephe taraftarlarının ondan memnun olduğunu şüpheye yer bırakmayacak şekilde teyit ediyor. Gali, taraftarlarının siyasi yönelimlerine uygun hareket etti. Arap Mağribi ülkeleri arasındaki ilişkilerde Sahra sorununun büyük etkileri olduğu kesindir. Başarısızlığının arkasında Arap Mağrip Birliği'nin olduğu kanıtlandı. Bu krizin Mağrip ülkeleri arasındaki ilişkilere yansımaları var, bu da bu ülkeler için, özellikle Cezayir ve Fas arasında birleşik bir vizyonun yokluğuna yol açtı" dedi.
Bedri, "Bu sorun her şekilde çözülebilirdi ki maalesef yaşanıyor ve Arap dünyasının batı kanadının varlığını tehdit eden bu soruna Birleşmiş Milletler bile çözüm üretemedi. Bu, Mağrip'teki önemli meselelerden dikkatlerin başka yöne çekilmesine yol açan bir meseledir, dolayısıyla kriz bir an önce çözülmelidir" şeklinde konuştu. 
BM Özel Elçisi de Mistura'nın son aylarda Batı Sahra, Cezayir ve Fas'a sık sık yaptığı ziyaretlere rağmen yuvarlak masa müzakerelerinde ilerleme kaydedememesi ışığında bu dosyadaki gelişmeler açısından önümüzdeki ayların neler getireceğini kestirmek zor.
Fas, ABD, İspanya ve diğerleri liderliğindeki etkili uluslararası güçler Batı Sahra üzerindeki hakkını tanıdığında dikkate değer başarılar elde etti. Pek çok ülke burada konsolosluklar açtı.
Ancak Polisario genellikle Rabat'ı kendi kaderini tayin konusunda referandum yapmaya zorlamak için silahlı mücadele olarak nitelediği durumu sürdürdüğünü iddia ediyor.
Fas bunu reddediyor ve Cezayir destekli ayrılıkçı cephe tarafından reddedilen Sahra bölgesine kendi egemenliği altında kalması için özerklik vermeyi teklif ediyor.
 
Independent Türkçe



Washington, Abbas’ın Genel Kurul’a katılmasını ikinci kez engelledi

Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas, Eylül 2025’te BM Genel Kurulu’na video yoluyla hitap ediyor (EPA)
Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas, Eylül 2025’te BM Genel Kurulu’na video yoluyla hitap ediyor (EPA)
TT

Washington, Abbas’ın Genel Kurul’a katılmasını ikinci kez engelledi

Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas, Eylül 2025’te BM Genel Kurulu’na video yoluyla hitap ediyor (EPA)
Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas, Eylül 2025’te BM Genel Kurulu’na video yoluyla hitap ediyor (EPA)

ABD yönetimi, üst üste ikinci yıl Filistin Yönetimi ve Filistin Kurtuluş Örgütü (FKÖ) yetkililerine gelecek hafta New York’ta düzenlenecek Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurulu’na katılmaları için vize vermeyi reddetti. Bu karar, Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas’ın Genel Kurul’a bizzat katılmasını engelliyor.

ABD Dışişleri Bakanlığı çarşamba akşamı yaptığı açıklamada, “ABD, verdikleri taahhütlere rağmen gerekli reformları gerçekleştirmemeleri ve barış perspektiflerini zayıflatan faaliyetlerini sürdürmeleri nedeniyle, FKÖ üyeleri ve Filistin Yönetimi yetkililerine vize verilmesini engelleyen yaptırımları uzatacaktır” ifadelerini kullandı.

Filistin Yönetimi ise kararı reddederek, uygulamayı “haksız” olarak nitelendirdi.

Şarku'l Avsat'ın aldığı bilgiye göre Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas Genel Kurul’a video yoluyla hitap edecek.


Paris’te Lübnan’a destek için diplomatik ve askeri hareketlilik

Lübnan ve Fransa cumhurbaşkanları ile Ürdün Kralı, dün öğle saatleri öncesinde Lübnan konulu toplantının düzenlendiği Les Invalides Sarayı önünde (AP)
Lübnan ve Fransa cumhurbaşkanları ile Ürdün Kralı, dün öğle saatleri öncesinde Lübnan konulu toplantının düzenlendiği Les Invalides Sarayı önünde (AP)
TT

Paris’te Lübnan’a destek için diplomatik ve askeri hareketlilik

Lübnan ve Fransa cumhurbaşkanları ile Ürdün Kralı, dün öğle saatleri öncesinde Lübnan konulu toplantının düzenlendiği Les Invalides Sarayı önünde (AP)
Lübnan ve Fransa cumhurbaşkanları ile Ürdün Kralı, dün öğle saatleri öncesinde Lübnan konulu toplantının düzenlendiği Les Invalides Sarayı önünde (AP)

Paris’te Lübnan’a destek amacıyla diplomatik ve askeri hareketlilik yaşandı. 17 ülke ve kuruluşun liderleri, genelkurmay başkanları ve üst düzey askeri yetkililerinin katılımıyla Lübnan ordusu ve güvenlik güçlerine destek amacıyla uluslararası hazırlık toplantısı düzenlendi. Toplantı öncesinde Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn ile Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron bir araya geldi. Ardından Avn, Macron ve Ürdün Kralı II. Abdullah’ın katıldığı üçlü zirvede Lübnan ve bölgedeki gelişmeler ele alındı.

Macron, devletin egemenliğinin güçlendirilmesi amacıyla Lübnan ordusuna destek verdiğini vurgularken, Avn da askeri ve güvenlik kurumlarına yardım edilmesinin ve Fransa’nın Lübnan’la iş birliğini sürdürmesinin önemine dikkat çekti.

Öte yandan, Roma’da İsrail’le yapılacak sekizinci tur müzakerelere hazırlık sürerken Lübnan, “pilot bölge” olarak belirlenen alanın Ali et-Tahir tepelerini ve çevredeki yerleşimleri kapsayacak şekilde genişletilmesini değerlendiriyor. Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre bu kapsamda, ABD’nin desteğiyle uluslararası bir gözlem noktası kurulması ve aynı anda Lübnan ordusunun bölgede konuşlandırılması planlanıyor.

Bu düzenlemenin, ordunun bölgedeki kontrolünün ve bölgenin “Hizbullah” silahlarından arındırılmış olduğunun doğrulanmasına yönelik bir mekanizmanın parçası olması öngörülüyor. Lübnan ise ateşkesin kalıcı hale getirilmesi ve İsrail’in ihlallerine son verilmesi konusunda ısrarcı.


Şam’dan akaryakıt fiyatlarında geri adım: Sübvansiyonlu motorin 115 Suriye lirası

Şam'daki bir benzin istasyonu (Reuters)
Şam'daki bir benzin istasyonu (Reuters)
TT

Şam’dan akaryakıt fiyatlarında geri adım: Sübvansiyonlu motorin 115 Suriye lirası

Şam'daki bir benzin istasyonu (Reuters)
Şam'daki bir benzin istasyonu (Reuters)

Suriye Enerji Bakanı Muhammed el-Beşir, sübvansiyonlu motorinin litre fiyatının 115 Suriye lirası (0,94 dolar)  olarak belirleneceğini açıkladı. Beşir, bakanlığın vatandaşların üzerindeki ekonomik yükü hafifletirken akaryakıt arzının sürekliliğini güvence altına alacak alternatifler üzerinde çalıştığını söyledi.

Beşir, Suriye Petrol Şirketi Üst Yöneticisi Yusuf Kablaavi ile birlikte bugün (Perşembe) düzenlediği basın toplantısında, petrol sektöründeki son gelişmeler ve mevcut dönemde alınan tedbirler hakkında bilgi verdi. Beşir, vatandaşların geçim yükünü hafifletmek amacıyla farklı fiyat ve özelliklere sahip çeşitli motorin türlerinin piyasaya sunulacağını belirtti. Bakan ayrıca Suriye Petrol Şirketinin yönetim ve denetiminde, ham petrol işleme kapasitesi günlük 35 bin varile ulaşan bir dizi yerel elektrikli rafinerinin yeniden faaliyete geçirileceğini söyledi.

Petrol Ürünleri ve Maden Kaynakları Fiyatlarını Belirleme Daimi Komitesi, geçen pazar günü petrol ürünleri için yeni ve geçici bir fiyat listesi yayımlamıştı. Suriyeliler, bölgesel ve küresel gelişmelerden etkilenen karar kapsamında fiyatların yüzde 25 ila 40 arasında artırılmasına şaşırmıştı.

Karar, özellikle ekonomik, idari, güvenlik ve yaşam koşullarına ilişkin karmaşık sorunlarla karşı karşıya bulunan Suriye'nin doğu ve kuzey bölgelerinde geniş çaplı halk tepkisine yol açtı. Akaryakıt fiyatlarındaki artışın zaten ağır olan günlük yaşam maliyetlerine yansıması endişesi tepkileri daha da artırdı.

dfvbgh
Suriye'nin kuzeyindeki El Bab kentinde protestocular, artan yakıt fiyatlarını protesto etti. (AFP)

Şarku’l Avsat’ın SANA'dan aktardığı habere göre  basın toplantısında konuşan Beşir, çarşamba günü Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şara ile bir araya geldiğini ve vatandaşların üzerindeki yükü hafifletecek bir dizi uygulanabilir alternatifin ele alındığını söyledi. Beşir, kullanım alanına göre farklı özellik ve fiyatlara sahip çeşitli motorin türlerinin piyasaya sunulması yönündeki önerinin kabul edildiğini belirterek, böylece piyasadaki tek bir yüksek özellikli ve yüksek maliyetli ürüne olan bağımlılığın sona erdirileceğini ifade etti.

Enerji Bakanı, “Enerji fiyatlarındaki artışın vatandaşların yaşamına, tarım, üretim ve hizmet sektörlerine doğrudan yansıdığının farkındayız. Sorumluluğumuz yalnızca petrol ürünlerini temin etmekle sınırlı değil, aynı zamanda yükleri hafifletecek ve arzın sürekliliğini koruyacak çözümler aramayı da kapsıyor” dedi.

Beşir, bakanlığın başta ısınma, tarım ve destekten yararlanması gereken kesimler olmak üzere belirlenen alanlarda kullanılmak üzere sübvansiyonlu motorini litre başına 115 Suriye lirasından satışa sunacağını açıkladı. Bakan ayrıca ulaştırma ile üretim ve hizmet sektörlerindeki kullanımlar için uygun özelliklere sahip motorinin litre başına 150 liradan piyasaya sunulacağını bildirdi.

Beşir, bakanlığın günlük 35 bin varile kadar ham petrol işleme kapasitesine sahip bir grup elektrikli rafineriyi yeniden faaliyete geçirme kararı aldığını belirtti.

xcdfgh
Cumhurbaşkanı Ahmed Şara, Çarşamba akşamı Enerji Bakanı ile sektörün durumu ve yakıt dosyası hakkında görüştü (SANA)

Bakan, ham petrol ürünlerinin maliyetinin hazır petrol ürünlerine kıyasla daha düşük olduğunu ifade ederek elektrik üretiminde kullanılmak üzere aylık yaklaşık 140 milyon dolar tutarında gaz satın alındığını kaydetti.

Suriye'nin çeşitli ülkelerden günlük 5 milyon 300 bin metreküp gaz ithal ettiğini belirten Beşir, elektrik üretimi için gaz alımının aylık 140 milyon dolara mal olduğunu ve hazineye ilave yük getirilemeyeceğini söyledi.

Beşir, elektrik borçlarının birikmesi ve petrol ürünlerinden kaynaklanan zararların yatırım projeleri ile yatırım harcamalarını etkilediğini belirterek elektrik faturalarının ödenmemesi ve şebekeye yönelik usulsüz müdahalelerin Suriye Elektrik Şirketinin zararlarını artırdığını ifade etti.

Bakan, “Devlet, sosyalist ekonomi sisteminden serbest piyasa sistemine geçiş politikası benimsedi. Bunun beraberinde getirdiği zorlukların farkındayız” dedi.

Beşir, “Banyas Rafinerisinin yeniden faaliyete geçmesi ve yerli üretimin artırılması, petrol ürünleri fiyatlarına olumlu yansıyacak” ifadeleriyle açıklamalarını tamamladı.

Rafinerilerden çıkan ürünler belirli istasyonlarda satılacak

Suriye Petrol Şirketi Üst Yöneticisi Yusuf Kablaavi ise Enerji Bakanlığı ile uygulama mekanizmalarını görüştükten sonra söz konusu tedbirlerin hayata geçirilmesine yönelik uygulama planını hazırlamaya başladıklarını söyledi.

Kablaavi, geçen dönemde teknik ve uygulamaya ilişkin ayrıntıların incelendiğini, sürecin sorunsuz şekilde yürütülmesi ve hedeflenen sonuca ulaşılması için karşılaşılabilecek engellerin aşılması üzerinde çalışıldığını belirtti.

bghju
Enerji Bakanı Muhammed El-Beşir, Perşembe günü Suriye Petrol Şirketi CEO'su Yusuf Kablavi ile basın toplantısı düzenledi (Bakanlık hesabı)

Teknik ve idari hazırlıkların tamamlanma durumuna bağlı olarak uygulama adımlarının önümüzdeki günlerde başlamasını umduğunu ifade eden Kablaavi, uygulamanın ayrıntılarının aşamalı olarak açıklanacağını kaydetti.

Kablaavi, rafinerilerde işlenen petrol ürünlerinin illerde belirlenen akaryakıt istasyonları tarafından satılacağını doğruladı.

Yeni fiyat listesi 13 Eylül'de yayımlandı

Petrol Ürünleri ve Maden Kaynakları Fiyatlarını Belirleme Daimi Komitesi, 13 Eylül'de petrol ürünleri için yeni ve geçici bir fiyat listesi yayımlamıştı.

Enerji Bakanlığı daha sonra yaptığı açıklamada, Suriye'de petrol ürünleri fiyatlarının yükselmesinin, Banyas Rafinerisinin bakıma alınmasıyla eş zamanlı olarak bu ürünlerin küresel piyasalardan temin maliyetinde yaşanan olağanüstü artıştan kaynaklandığını bildirdi. Bakanlık, fiyat değişikliğinin geçici olduğunu ve arzın sürekliliğini sağlamakla birlikte ürünlerin iç piyasada bulunabilirliğini güvence altına almayı amaçladığını belirtti.

Bakanlık, Suriye piyasasının benzin, motorin ve fuel oilin küresel tedarik maliyetlerindeki artıştan etkilendiğini açıkladı. Banyas Rafinerisinin yaklaşık iki ay sürecek kapsamlı bakıma alınmasının ise hazır petrol ürünlerinin ithalatına olan ihtiyacı geçici olarak artırdığı kaydedildi.