Irak yargısı: 'Yüzyılın Hırsızlığı' şüphelileri firar etti

Irak yargısı "Yüzyılın Hırsızlığı" ile suçlananların çoğunun firar ettiğini duyurdu

Yargıç Ziya Cafer (INA)
Yargıç Ziya Cafer (INA)
TT

Irak yargısı: 'Yüzyılın Hırsızlığı' şüphelileri firar etti

Yargıç Ziya Cafer (INA)
Yargıç Ziya Cafer (INA)

Irak’ta 2,5 milyar dolar olduğu tahmin edilen vergi fonu hırsızlığının ya da "Yüzyılın Hırsızlığı" olarak bilinen olayın yankıları hâlâ sürüyor. Büyük halk kesimleri, olaya karışanları sorumlu tutma hususunda hükümet ve adli makamların ciddiyetini sorguluyor. Özellikle bir yanda davaya karışan yaşlıların şartlı salıverilmesi ya da hükümet ve yargı makamlarının olaya karışanlardan hesap sorma ciddiyetini kanıtlama kaygısı şüpheleri artırıyor. Olaya karışanların hesap vermesi hususunda "ağırdan alma ve ciddiyetsizlik" suçlamaları ile karşı karşıya kalan Karkh Soruşturma Mahkemesi Yargıcı Ziya Cafer, dün (Perşembe), "vergi fonu hırzılğı" olayının ana zanlısı Nur Zuhayr'in 1,6 trilyon dinardan yaklaşık 400 milyar dinarı (yaklaşık 300 milyon dolar) iade ettiğini açıkladı.
Sanığın şartlı salıverilmesi karşılığında alınan bu küçük ve mütevazi meblağ, halkın büyük kesimleri tarafından alay ve şaşkınlık konusu olarak görüldü.
Yargıç Cafer, Irak resmi haber ajansı INA’ya yaptığı açıklamada, "Yolsuzlukla mücadele konusu ülkenin içinden geçtiği krizlerden biridir. Yüksek Yargı Konseyi Başkanı Faik Zeydan, Dürüstlük Komitesi Başkanı Yargıç Haydar Hanun, Rusafe ve Karh’taki Dürüstlük Komitesi davalarına bakan soruşturma hakimleri geçtiğimiz günlerde bir araya geldi. Bu toplantının amacı, yolsuzlukla mücadele konusundaki soruşturma çalışmalarımızın önündeki engelleri netleştirmektir. Yolsuzlukla mücadele sürecini baltalayan bir takım engeller bulunuyor. Bunlardan en önemlisi konu ile ilgili delillerin toplanması, olgunlaştırılması, failler hakkında yasal işlem yapılmak üzere bu delillerin soruşturma mahkemelerine ulaştırılması ve daha sonra faillerin yetkili mahkemeye sevk edilmesidir. Toplantıda, mali ve idari yolsuzluk suçlarının failleri tarafından çalınan meblağların geri alınması için çalışma gereğine vurgu yapıldı.”
Yargının birkaç gün önce yayınladığı açıklama ile zanlı Nur Zuhayr'ın malları üzerindeki haciz kaldırıldı. Bu kararı büyük bir infiale yol açarken Cafer, “Sanıkların devlet hazinesine yatırılan paraları geri ödediği açık. Sonuç olarak, bedelinin tamamı devlet hazinesine ödenmiş olan mal veya şirketin haczi kaldırıldı. Sanıkların menkul ve gayrı menkul mallarına yönelik haciz tamamen kaldırılmadı. Paranın geri kalanı devletin menfaatine ayrıldı.” dedi.
Yargı, Nur Zuhayr'ı geçen Kasım ayı sonunda kefaletle serbest bırakmıştı. Yargıya göre, Zuhayr'ın şirketleri borcu teslim etmeye ve belirli bir süre içinde bir trilyon 600 milyar dinarı aşan bir mali ödeme için anlaşma yapmaya istekli olduğunu ifade etti.
Şarku’l Avsat’ın INA’dan aktardığı habere göre Yargıç Cafer, “Sanık (Nur Zuhayr) şimdiye kadar bir trilyon 600 milyar dinarın yaklaşık 400 milyar dinarını ödedi. Geri kalanı da belirli bir takvime göre ödeniyor. Ödemenin hızla tamamlanması gerekiyor. Ödeme sürecinde pek çok engel var. Sanıkla ilgili seyahat yasağının kaldırılması doğru değil. Bir de çeşitli yönlerden alınan tedbirler var. Sanığın (Nur Zuhayr) soruşturma sürecinde gözetim altında tutulmasına ve takibine karar verildi” ifadelerini kullandı.
Yaygın popüler eğilimler, haftalardır sanıkların soyguna karışan silahlı kuvvetler ve gruplar eliyle organize bir şekilde ülke dışına kaçacağını iddia ediyor.
Cafer, "Yüzyılın hırsızlığı vakasıyla ilgili soruşturmalar devam ediyor ve bu konuda bazı sıkıntılar yaşanıyor. Suçu işleyenlerin çoğunun Irak dışında olması önümüze çıkan engellerden biri. Ama onları düzgün bir şekilde takip etmenin bir yolunu bulacağız ve kaçak paranın tamamını hazineye iade edeceğiz.”
Eski Başbakan Mustafa el-Kazimi'nin ofisinde mali işler danışmanı olan Heysem el-Cuburi'nin geçtiğimiz hafta kefaletle serbest bırakılması ile ilgili konuşan Cafer, Cuburi’nin “17 milyar doların 9 milyarını ödediğini" söyledi.



İsrail, Filistinli teknokratların Gazze’ye girişini engelliyor

Yahudi yerleşimciler, Batı Şeria'daki Filistinlilerin mülklerine sık sık saldırı düzenliyor (AFP)
Yahudi yerleşimciler, Batı Şeria'daki Filistinlilerin mülklerine sık sık saldırı düzenliyor (AFP)
TT

İsrail, Filistinli teknokratların Gazze’ye girişini engelliyor

Yahudi yerleşimciler, Batı Şeria'daki Filistinlilerin mülklerine sık sık saldırı düzenliyor (AFP)
Yahudi yerleşimciler, Batı Şeria'daki Filistinlilerin mülklerine sık sık saldırı düzenliyor (AFP)

İsrail yönetimi, ABD'nin barış planı kapsamında kurulan komitedeki Filistinli teknokratların Gazze'ye girişine izin vermiyor.

Adlarının paylaşılmaması koşuluyla Haaretz'e konuşan Filistinli yetkililer, İsrail yönetiminin Gazze Yönetimi Ulusal Komitesi üyelerinin Gazze'ye girişini engellediğini söylüyor.

Komite üyelerinin, Gazze'nin Mısır sınırındaki Refah kapısından geçerek bölgeye girmek istediği ancak Tel Aviv yönetiminin buna izin vermediği aktarılıyor. İsrail, tüm taleplere rağmen sınır kapısını da henüz açmadı.

Kaynaklar, komite üyelerinin Mısır'ın başkenti Kahire'de bir araya gelip görüşmeleri sürdürdüğünü ifade ediyor.

Mısır yönetimi, ABD'yle ortak çalışarak Filistinli teknokratların ay sonuna kadar Gazze'ye girmesini sağlamak istiyor.  

Gazete, İsrail Başbakanlık Ofisi ve İsrail Savunma Bakanlığı'na bağlı Bölgelerdeki Hükümet Faaliyetleri Koordinatörlüğü'nün (COGAT) yorum taleplerine yanıt vermediğini aktarıyor.

ABD Başkanı Donald Trump'ın Ortadoğu Özel Temsilcisi Steve Witkoff, 20 maddelik Gazze planının ikinci aşamasının başlatıldığını 14 Ocak'ta duyurmuştu.

Gazze Yönetimi Ulusal Komitesi'nde Witkoff'un yanı sıra Trump'ın damadı ve eski başdanışmanı Jared Kushner, eski Birleşik Krallık Başbakanı Tony Blair, girişimci Marc Rowan, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Birleşik Arap Emirlikleri Uluslararası İşbirliği Bakanı Reem el-Haşimi, Katarlı diplomat Ali el-Havadi, Mısır Genel İstihbarat Servisi Direktörü Hasan Reşad, Birleşmiş Milletler (BM) Ortadoğu elçisi Nickolay Mladenov, İsrailli girişimci Yakir Gabay ve BM Ortadoğu Barış Süreci Özel Koordinatörü Sigrid Kaag var.

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, 17 Ocak'ta sosyal medyada yaptığı paylaşımda Trump'ın resmi mektup göndererek Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ı Barış Kurulu'na kurucu üye olarak davet ettiğini de bildirmişti.

Trump, Witkoff, Kushner Blair ve Rowan'ın yanı sıra Dünya Bankası Başkanı Ajay Banga ve ABD Başkanı'nın ulusal güvenlik danışman yardımcısı Robert Gabriel'ın yer aldığı Barış Kurulu ise Gazze Yönetimi Ulusal Komitesi'nin faaliyetlerini denetleyecek.

Diğer yandan Tel Aviv yönetimi, Türkiye ve Katar'ın bu oluşumlardan çıkarılmasını, bu ülkelerin Gazze'de güvenliği sağlamak üzere konuşlandırılacak Uluslararası İstikrar Gücü'ne (ISF) katılmasına yönelik planların da iptal edilmesini istiyor.

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, dünkü açıklamasında "Gazze Şeridi'nde Türk ya da Katarlı askerlere yer yok” demişti.

New Arab'ın aktardığına göre Netanyahu yönetimi, Gazze Yönetimi Ulusal Komitesi üyelerinin Gazze'ye girişini, bu gelişmelere karşı bir hamle olarak kullanıyor.

Yahudi yerleşimcilerin saldırıları artıyor

Öte yandan İsrail Savunma Kuvvetleri (IDF) ve İsrail iç güvenlik teşkilatı Şin Bet'in verilerine göre Yahudi yerleşimcilerin Batı Şeria'daki saldırıları 2025'te, bir önceki yıla göre yüzde 25 arttı.

Times of Israel'in derlediği verilere göre radikal sağcı Yahudi yerleşimciler geçen yıl 867 ırkçı suç işledi. Bu rakamın 2024'te 682 olduğu belirtiliyor. Hamas'ın 7 Ekim'de düzenlediği Aksa Tufanı operasyonuyla Gazze savaşını başlattığı 2023 yılındaysa 1045 saldırı kaydedilmişti.

2025'teki saldırılarda toplamda 300 ırkçı Yahudi yerleşimcinin yer aldığı aktarılıyor. Bu kişilerin çoğu Batı Şeria'daki 42 yasadışı yerleşim bölgesinde yaşıyor.

İşgal altındaki Batı Şeria ve Doğu Kudüs'te konuşlandırılan askeri birimlerden sorumlu İsrail Merkez Komutanlığı'ndaki (Pikud Merkaz) yetkililerin, şiddet olaylarının azaltılamamasından rahatsızlık duyduğu savunuluyor.  

ndependent Türkçe, Haaretz, Times of Israel, New Arab


Suriye ordusu, SDG'nin çekilmesinin ardından el-Hol kampını güvence altına alacak

Suriye ordusu, SDG'nin çekilmesinin ardından el-Hol kampını güvence altına alacak
TT

Suriye ordusu, SDG'nin çekilmesinin ardından el-Hol kampını güvence altına alacak

Suriye ordusu, SDG'nin çekilmesinin ardından el-Hol kampını güvence altına alacak

Suriye ordusu bugün, Suriye Demokratik Güçleri'nin (SDG) kampı korumaktan çekilmesinin ardından, iç güvenlik güçleriyle birlikte el-Hol kampına girerek kampın güvenliğini sağlayacağını duyurdu. SDG daha sonra kamptan "zorla" çekildiğini açıkladı.

Kürdistan İşçi Partisi (PKK) Suriye Kürtlerini terk etmeyeceğine dair söz verirken, Kürt özerk yönetiminden bir yetkili bugün Suriye hükümeti ile Suriye Demokratik Güçleri (SDG) arasındaki müzakerelerin "tamamen çöktüğünü" doğruladı.

Bu arada, Suriye Savunma Bakanlığı Rakka'daki El-Aktan cezaevi civarında çatışmalar olduğuna dair haberleri yalanladı.


Sisi ve Trump, Davos Forumu'nun oturum aralarında bölgesel gelişmeleri görüşecekler

ABD Başkanı Donald Trump ve Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah el-Sisi (Arşiv- Reuters)
ABD Başkanı Donald Trump ve Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah el-Sisi (Arşiv- Reuters)
TT

Sisi ve Trump, Davos Forumu'nun oturum aralarında bölgesel gelişmeleri görüşecekler

ABD Başkanı Donald Trump ve Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah el-Sisi (Arşiv- Reuters)
ABD Başkanı Donald Trump ve Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah el-Sisi (Arşiv- Reuters)

Mısır Cumhurbaşkanı Abdülfettah el-Sisi, "Diyalog Ruhu" temasıyla 19-23 Ocak tarihleri ​​arasında düzenlenecek Dünya Ekonomik Forumu'na katılmak üzere bugün İsviçre'nin Davos kentine hareket ediyor.

Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü Muhammed el-Şennavi bugün yaptığı basın açıklamasında, forumun gündeminde devlet başkanları, uluslararası ve bölgesel örgüt başkanları ve büyük özel sektör kuruluşlarının temsilcilerinin katılımıyla gerçekleşecek bir dizi etkinlik bulunduğunu belirtti.

El-Şennavi, forum oturumlarında uluslararası iş birliğinin güçlendirilmesi, küresel refah yollarının desteklenmesi, büyümenin itici gücü olarak teknoloji ve inovasyona olan bağımlılığın artırılması ve insan sermayesine yatırım yapılması gibi konuların ele alınacağını ifade etti.

Sözcü, Mısır Cumhurbaşkanı'nın forumun oturum aralarında Amerikalı mevkidaşı Donald Trump ile bir araya gelerek, ortak ilgi alanlarına giren son bölgesel ve uluslararası gelişmeleri görüşeceğini belirtti. Liderler, her iki ülkenin çıkarlarına hizmet edecek ve bölgesel ve uluslararası istikrarı teşvik edecek şekilde Mısır ile Amerika Birleşik Devletleri arasında iş birliği ve koordinasyonu artırmanın yollarını ele alacaklar.