Lübnan Cumhuriyet Savcısı Uveydat, liman davasında hem müşteki hem sanık

Lübnan Cumhuriyet Savcısı Gassan Uveydat (AFP)
Lübnan Cumhuriyet Savcısı Gassan Uveydat (AFP)
TT

Lübnan Cumhuriyet Savcısı Uveydat, liman davasında hem müşteki hem sanık

Lübnan Cumhuriyet Savcısı Gassan Uveydat (AFP)
Lübnan Cumhuriyet Savcısı Gassan Uveydat (AFP)

Lübnan Cumhuriyet Savcısı Gassan Uveydat’ın adı, Beyrut’taki liman patlamasıyla ilgili soruşturmaların ardından gündemde yer alıyor. Uveydat, dosyaya bakan adli savcı konumundan 2020 yılı sonunda çekilmişti. Zira eski adli müfettiş Yargıç Fadi Savvan’ın dava açtığı eski Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanı Gazi Zuaytir (Meclis Başkanı Nebih Berri'ye bağlı) ile arasında bir bağlantı bulunuyor.
Beyrut Limanı patlamasını soruşturan Yargıç Tarık Bitar, bazı siyasi partilere bağlı şahsiyetlere ek olarak Uveydat’ın ihmalkarlıkta bulunduğunu iddia etmişti. Uveydat ise bu suçlamaları, yetkisini kötüye kullandığı iddialarını ve seyahat engelini reddediyor. Bu yönde en ön plana çıkan karar, Uveydat’ın patlama kapsamında tutuklu yargılanan herkesin serbest bırakılması kararıydı.
Uveydat’ın kararları doğrudan Hizbullah’ın desteğini alıyor. Temsilci İbrahim el-Musevi, bunun yargıçların ve yargının bazı üyeleri tarafından yıkılan güvenin yeniden tesisi için atılmış doğru bir adım olduğunu söylüyor. Şarku’l Avsat’ın Legal Agenda sitesinden aktardığı habere göre, Uveydat, Ağustos ayında evinin önünde düzenlenen bir gösteri sırasında kurbanların ailelerine seslenerek “Davanın dışındayım. Her şeye karar verebileceğim teorisi doğru değil” ifadelerini kullanmıştı. Savcılık Ofisi tarafından patlamanın birinci yıl dönümünde yapılan açıklamaya göre, Uveydat daha önce nitratların patlatılmadan önce limanda depolanması durumunu değerlendirmiş, yardımcısı Gassan Huri onların korunması kararı almıştı.
Beyrut Limanı’ndaki patlama bugün mezhepsel bir siyasi meseleye dönüşmüş durumda. Babası Munif Uveydat’ın eski bir savcı olduğu bilinen Uveydat’ın Sünni olduğu biliniyor. Ancak yargıç Bitar gibi yetkililerin iddia Şii ikili Hizbullah ve Emel hareketleri tarafından destekleniyor.
Uveydat, Lübnan’daki en önemli konumlardan biri sayılan, adli polisin başında bulunan, karar verme yetkisini elinde tutan Cumhuriyet Savcılığı görevini 2019’dan bu yana yürütüyor.
Son aşamada, kendisi ile eski Cumhurbaşkanı Mişel Avn’a bağlı Yargıç Gada Avn ve Özgür Yurtsever Hareketi lideri Cibran Basil arasında adli çatışmalar yaşanmıştı. Avn, Uveydat’a ve aldığı kararlara karşı çıktığını defalarca kez söylemişti.
Uveydat, adli müfettiş olarak atanması ardından ordu ile radikal İslamcılar arasındaki Nehr'ül Barid olayları dosyasının soruşturmasını üstlenmişti. Ayrıca askeri soruşturma hakimi olarak görev yapan Uveydat, iflas ve dolandırıcılık mahkemelerinin, Adalet Bakanlığı Makineleştirme Ulusal Komitesi’nin de üyesidir.
1956 doğumlu Uveydat, Saint Joseph Üniversitesi’nde Uluslararası Özel Hukuk Bölümü'nden mezun. Yargı Araştırmaları Enstitüsü'nden yargı hukuku alanında diploması ve Paris Adli Bilimler Enstitüsü’nden belgesi ve işletme derecesi bulunuyor. Aynı zamanda Harp Okulu'nda ceza muhakemesi hukuku dersinde öğretim görevlisi olarak çalışıyor.



Irak, Suriye'den getirilen DEAŞ mahkumlarını yargılayacak

Irak sınır muhafızları, dün Irak'ın kuzeyindeki Sincar'da Suriye sınırında devriye geziyor (AP)
Irak sınır muhafızları, dün Irak'ın kuzeyindeki Sincar'da Suriye sınırında devriye geziyor (AP)
TT

Irak, Suriye'den getirilen DEAŞ mahkumlarını yargılayacak

Irak sınır muhafızları, dün Irak'ın kuzeyindeki Sincar'da Suriye sınırında devriye geziyor (AP)
Irak sınır muhafızları, dün Irak'ın kuzeyindeki Sincar'da Suriye sınırında devriye geziyor (AP)

Irak yargısı, uluslararası koalisyonla koordineli olarak yürütülen bir operasyonla Suriye'nin kuzeydoğusundan transfer edilen DEAŞ üyelerinin ilk grubuna yönelik soruşturmaya başladı.

Yüksek Yargı Konseyi dün yaptığı açıklamada, tutukluların Adalet Bakanlığına bağlı cezaevlerine yerleştirildiğini ve mağdurların haklarının güvence altına alınması amacıyla anayasa ve ilgili yasalara uygun olarak yargı süreçlerine tabi tutulduklarını vurguladı.

Resmi kaynaklar, ilk grubun yaklaşık 150 Iraklı ve yabancı uyruklu kişiden oluştuğunu, sonraki grupların ise güvenlik değerlendirmelerine göre belirleneceğini ifade etti.

Kaynaklar Şarku’l Avsat’a, tüm sanıkların "sadece Irak yargısının yetkisine tabi olacağını, ailelerinin savaşçılardan ayrı tutulmasına ve şehirlerden uzakta, tam adli gözetim altında, özel kamplar ve merkezlerde barındırılmalarına karar verildiğini, böylece onaylanmış insani ve güvenlik standartlarına uyularak hesap vermekten kaçmalarının önleneceğini" belirtti.


Lübnan yargısı, Hizbullah'ın Avn'a karşı yürüttüğü kampanyayla yüzleşiyor

Lübnan'ın güneyindeki Kanarit kasabasına çarşamba günü İsrail'in düzenlediği hava saldırısında yıkılan bir binanın önündeki çocuk (EPA)
Lübnan'ın güneyindeki Kanarit kasabasına çarşamba günü İsrail'in düzenlediği hava saldırısında yıkılan bir binanın önündeki çocuk (EPA)
TT

Lübnan yargısı, Hizbullah'ın Avn'a karşı yürüttüğü kampanyayla yüzleşiyor

Lübnan'ın güneyindeki Kanarit kasabasına çarşamba günü İsrail'in düzenlediği hava saldırısında yıkılan bir binanın önündeki çocuk (EPA)
Lübnan'ın güneyindeki Kanarit kasabasına çarşamba günü İsrail'in düzenlediği hava saldırısında yıkılan bir binanın önündeki çocuk (EPA)

Lübnan yargısı dün, Hizbullah destekçilerinin Cumhurbaşkanı Joseph Avn'a karşı yürüttüğü kampanyaya karşılık olarak, çarşamba günü İsrail'in güneydeki kasabaları bombalamasının ardından, Avn'a hakaret ve iftira atmakla suçlanan aktivistlere celp gönderdi.

Avn'ın silahlanmayı sınırlama konusundaki tutumu ve devlet otoritesini tüm topraklarına yayma kararlılığı zemininde, çarşamba günkü bombalamanın ardından Avn'a karşı yürütülen kampanya artarken, parti, Meclis Başkanı Nebih Berri'nin "İsrail saldırganlığına" "ulusal birlik" ile karşı koyma çağrısıyla çelişen bu kampanyalara karşı herhangi bir açıklama yapmadı.

Ayrıca Maliye Bakanı Yasin Cabir, Lübnan'ın geçen aralık ayında harap olmuş güney bölgesini ekonomik bölgeye dönüştürme yönündeki Amerikan teklifini reddettiğini ve bu teklifin "daha doğmadan öldüğünü" söyledi.


Mazlum Abdi: Suriye'deki ateşkesi korumak için yoğun çaba sarf ediyoruz

ABD'nin Suriye Büyükelçisi Tom Barrack ve Suriye Demokratik Güçleri (SDG) lideri Mazlum Abdi (Mazlum Abdi'nin X hesabı)
ABD'nin Suriye Büyükelçisi Tom Barrack ve Suriye Demokratik Güçleri (SDG) lideri Mazlum Abdi (Mazlum Abdi'nin X hesabı)
TT

Mazlum Abdi: Suriye'deki ateşkesi korumak için yoğun çaba sarf ediyoruz

ABD'nin Suriye Büyükelçisi Tom Barrack ve Suriye Demokratik Güçleri (SDG) lideri Mazlum Abdi (Mazlum Abdi'nin X hesabı)
ABD'nin Suriye Büyükelçisi Tom Barrack ve Suriye Demokratik Güçleri (SDG) lideri Mazlum Abdi (Mazlum Abdi'nin X hesabı)

Suriye Demokratik Güçleri (SDG) lideri Mazlum Abdi dün yaptığı açıklamada, "gerçek bir entegrasyonu sağlamak ve mevcut ateşkesi korumak için tüm mevcut araçlarla ve ciddiyetle çalışacağını" söyledi.

Abdi, X platformunda yaptığı açıklamada, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron'dan bir telefon aldığını ve Macron'un "bizim ve Suriye'de ateşkesin sağlanması ile diyalog ve müzakerelere geri dönülmesi için çalışan tarafların çabalarına destek verdiğini, bunun amacının tüm bölgenin çıkarlarına hizmet eden kalıcı bir çözüm bulmak olduğunu" ifade ettiğini belirtti.

Abdi, "X" platformundaki bir başka paylaşımında, Irak Kürdistan'ında ABD'nin Suriye Büyükelçisi Tom Barrack ve ABD Merkez Komutanlığı Komutanı Amiral Brad Cooper ile görüştüğünü ifade etti.

“ABD’nin ve Başkan Trump’ın ateşkes sürecine yönelik politikasının yanı sıra Büyükelçi Barrack’ın Suriye hükümeti ile aramızdaki diyaloğu ve müzakereleri yeniden başlatma çabaları da ciddi, önemli ve memnuniyet vericidir” ifadelerini kullandı.

Suriye Savunma Bakanlığı salı günü, devlet tarafından açıklanan mutabakatlar doğrultusunda ve “yapılan ulusal çabaların başarısına duyulan endişe nedeniyle” SDG ile dört günlük bir ateşkes ilan etti.

Suriye Devlet Başkanı Ahmed el-Şara, pazar günü SDG ile ateşkesi ve hükümet ile SDG arasında tam entegrasyonu öngören yeni bir anlaşma imzaladı.

Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre anlaşma, "gerekli güvenlik incelemelerinin ardından, SDG'nin tüm askeri ve güvenlik unsurlarının Suriye Savunma ve İçişleri Bakanlıklarının yapısına bireysel olarak entegre edilmesini, askeri rütbelerin verilmesini, mali hakların ve gerektiği gibi lojistik desteğin sağlanmasını ve Kürt bölgelerinin özerkliğinin korunmasını" öngörüyor.