ABD, Afganistan'da 7 milyar dolar değerinde askeri ekipman bıraktı

ABD'nin Kabil'de bıraktığı askeri teçhizat, 7 milyar dolarlık savaş uçakları, helikopterler, füzeler ve gelişmiş silahlardan oluşuyor

Afganistan'daki ABD askeri aracı (AA)
Afganistan'daki ABD askeri aracı (AA)
TT

ABD, Afganistan'da 7 milyar dolar değerinde askeri ekipman bıraktı

Afganistan'daki ABD askeri aracı (AA)
Afganistan'daki ABD askeri aracı (AA)

Sohrab Omar
ABD'nin  Ağustos 2021'de Afganistan'dan çekilirken milyarlarca dolar değerinde askeri teçhizat bıraktı.
Pentagon'un yayımladığı raporun ardından, ABD'nin bıraktığı askeri ekipmanların ayrıntıları ortaya çıktı. 
ABD'nin Kabil'de bıraktığı askeri teçhizat, 7 milyar dolarlık savaş uçakları, helikopterler, füzeler ve gelişmiş silahlardan oluşuyor.
Pentagon'un raporuna göre,  78 savaş uçağı, 22 bin Humvee zırhlı aracı ve binlerce gelişmiş silahlar Taliban'ın eline geçti. 
Geride bırakılan askeri teçhizat, savaş uçakları, helikopterler, füzeler, zırhlı tanklar ve gelişmiş silahlardan ibaret.

Taliban ABD silahları ile gösteriş yaptı
ABD destekli eski Afgan hükümetinin devrilmesiyle bütün Amerikan askeri ekipmanı ele geçiren Taliban militanları, 15 Ağustos 2022 tarihini ABD'ye karşı zafer günü ilan ederek Amerikan silahlarıyla kutlama gerçekleştirdi.
CNN televizyonun Pentagon'un raporuna dayandığı habere göre ABD ordusu, geçen yıl Taliban örgütünün başkent Kabil'e hızla ilerlediği süreçte Afganistan'dan apar topar ayrılırken geride 78 savaş uçağı, 22 bin Humvee zırhlı aracı ve binlerce havadan karaya ateşlenen gelişmiş silah bıraktı.
ABD ve müttefiklerinin geri çekildiği süreçte 15 Ağustos'ta iktidarı ele geçiren Taliban, ABD'nin bıraktığı çok sayıda silah ve mühimmata el koymuştu. Askeri teçhizatın arasında bomba, füze ve iletişim araçları da bulunuyor.

Zırhlı tanklar, İran ve Pakistan ülkelerinde görüntülendi
Geçen aylar, sosyal medyada ABD zırhlı araçlar ve tankların Pakistan ve İran topraklarına intikal halindeki görüntüleri yayımlanmıştı.
Yayımlanan görüntüler ise ABD'ye ait askeri ekipmanların Taliban tarafından komşu ülkelere satıldığı ihtimalini güçlendirip, büyük tepkiye neden olmuştu.
ABD Savunma Bakanlığı'nın yayımladığı rapora göre, ABD yönetimi tarafından Afgan ulusal güvenlik güçlerine 2005 ile 2021 yılları arasında 18,6 milyar dolar değerinde askeri ekipman sağlanmıştı. 
ABD'nin Afganistan'da çok sayıda gelişmiş silah bırakması Washington'da da tartışma yaratmış, eski Başkan Donald Trump yönetimi beceriksizlikle suçlamıştı.
Geçen günlerde, ABD yetkililer bu askeri teçhizatları geri almak ya da imha etmek için Afganistan'a dönmeyi planlamadıklarını açıklamıştı.
ABD Savunma Bakanlığı Sözcüsü, çekilmeden önce geride bırakılan askeri teçhizatın tümünü imha ettiklerini söylese de Hamid Karzai Havalimanı'nda bir çok sağlam helikopter ve savaş uçakları bulunuyor.
 
Independent Türkçe



Washington, 32 Afrika ülkesinden gelen malları gümrük vergilerinden muaf tutan ticaret anlaşmasını yeniledi

Trump, 2 Nisan 2025'te Beyaz Saray Gül Bahçesi'nde yeni gümrük tarifeleri listesini açıkladı (AP)
Trump, 2 Nisan 2025'te Beyaz Saray Gül Bahçesi'nde yeni gümrük tarifeleri listesini açıkladı (AP)
TT

Washington, 32 Afrika ülkesinden gelen malları gümrük vergilerinden muaf tutan ticaret anlaşmasını yeniledi

Trump, 2 Nisan 2025'te Beyaz Saray Gül Bahçesi'nde yeni gümrük tarifeleri listesini açıkladı (AP)
Trump, 2 Nisan 2025'te Beyaz Saray Gül Bahçesi'nde yeni gümrük tarifeleri listesini açıkladı (AP)

Amerika Birleşik Devletleri dün, Afrika Büyüme ve Fırsat Yasası'nın (AGOA) yıl sonuna kadar uzatıldığını duyurdu. Bu program, çeşitli Afrika ülkelerinden ABD'ye yapılan ihracatı gümrük vergilerinden muaf tutuyor.

ABD Ticaret Temsilcisi Jamieson Greer yaptığı açıklamada, Başkan Donald Trump'ın, Afrika ülkeleriyle olan ticaret tercih programının 31 Aralık 2026'ya kadar yürürlükte kalmasını sağlayan ve programın sona ermesi planlanan 30 Eylül 2025 tarihine kadar geriye dönük olarak geçerli olacak yasayı imzaladığını belirtti.

Greer ayrıca, "21. yüzyılda AGOA, ticaret ortaklarımızdan daha fazlasını talep etmeli ve Amerikan işletmeleri, çiftçileri ve hayvancılıkla uğraşanları için daha fazla pazar açmalıdır" ifadesini kullandı.

Trump, "en sevdiği kelime" olarak adlandırdığı gümrük vergilerini, uluslararası ilişkileri yeniden şekillendirmek için bir teşvik ve caydırıcı araç olarak kullandı.

Greer açıklamasında, "önümüzdeki yıl boyunca programı mevcut ABD politikasına uygun hale getirmek için Kongre ile birlikte çalışacağına" söz verdi.

Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre Afrika Büyüme ve Fırsat Yasası (AGOA), 25 yıldır, Washington ve Afrika arasındaki ticaret ilişkilerinin temel taşı olmuş ve seçilmiş Afrika ülkelerinin her yıl milyarlarca dolarlık malı ABD'ye gümrüksüz olarak ihraç etmelerini sağlamıştır.

Ancak 32 Afrika ülkesini kapsayan program geçen yıl eylül ayında sona erdi ve bu durum Afrika ülkelerinde binlerce işi etkileyerek, ihracatçıları yüksek gümrük vergilerine katlanmaya zorladı.

ABD Uluslararası Ticaret Komisyonu'na göre 2024 yılında anlaşma kapsamındaki ihracat toplamı 8,23 milyar doları buldu; bunun yarısı Güney Afrika'dan, çoğunlukla otomobil, değerli metaller ve tarım ürünlerinden, beşte biri ise Nijerya'dan, çoğunlukla petrolden oluşuyordu.

AGOA yasasının askıya alınmasından en çok etkilenen ülkeler küçük ülkeler oldu. Lesotho'daki tekstil sektörü ağır kayıplar yaşadı ve işçiler, yeni ABD gümrük vergileri nedeniyle üretimdeki azalmayı protesto etmek için ekim ayı sonlarında başkent Maseru'da gösteriler düzenledi.

Trump'ın "kimsenin adını bile duymadığı bir yer" olarak tanımladığı Lesotho, 2024 yılında bu anlaşma kapsamında 150 milyon dolarlık mal ihraç etti.


Elon Musk: X ile ilgili Fransız soruşturması siyasi bir saldırıdır

Elon Musk (Reuters)
Elon Musk (Reuters)
TT

Elon Musk: X ile ilgili Fransız soruşturması siyasi bir saldırıdır

Elon Musk (Reuters)
Elon Musk (Reuters)

Elon Musk dün, Fransız yetkililerinin şirketi X'e yönelik soruşturmasının "siyasi bir saldırı" olduğunu iddia ederek, "Fransız yetkililerinin siyasi amaçlı bir ceza soruşturması kapsamında Paris'teki genel merkezimize düzenlediği baskından dolayı hayal kırıklığına uğradık" ifadelerini kullandı.

Paris savcılığı, Fransız polisinin nisan ayında X'in ofislerine baskın düzenlediğini ve Musk'ı platforma yönelik daha geniş bir soruşturmanın parçası olarak sorguya çağırdığını duyurdu.

Baskın ve Musk'ın mahkemeye çağrılması, platform veya yöneticileri tarafından algoritmaların kötüye kullanılması ve kullanıcı verilerinin aldatıcı bir şekilde toplanması şüphesiyle ilgili bir yıllık bir soruşturmayla bağlantılı. Bu durum, Avrupa ve Amerika Birleşik Devletleri arasında büyük teknoloji şirketleri ve ifade özgürlüğü konusunda yaşanan gerilimleri daha da artırabilir.


Bu yıl Lübnan'ın güneyinde İsrail'in gerilimi artırması nedeniyle 27 kişi öldü

Lübnan'ın güneyindeki Ain Qana köyüne dün İsrail'in hava saldırısıyla hedef alınan bir binadan yoğun duman yükseliyor (AFP)
Lübnan'ın güneyindeki Ain Qana köyüne dün İsrail'in hava saldırısıyla hedef alınan bir binadan yoğun duman yükseliyor (AFP)
TT

Bu yıl Lübnan'ın güneyinde İsrail'in gerilimi artırması nedeniyle 27 kişi öldü

Lübnan'ın güneyindeki Ain Qana köyüne dün İsrail'in hava saldırısıyla hedef alınan bir binadan yoğun duman yükseliyor (AFP)
Lübnan'ın güneyindeki Ain Qana köyüne dün İsrail'in hava saldırısıyla hedef alınan bir binadan yoğun duman yükseliyor (AFP)

İsrail'in Güney Lübnan'daki gerilimi artırması, yıl başından bu yana çift yönlü bir seyir izledi; suikastlar ve uyarıların ardından hava saldırıları düzenlendi, neredeyse her gün gerçekleşen bu saldırılar sonucunda 27 kişi öldürüldü. Ayrıca, geçen yıla göre daha yoğun hava saldırıları ve tahliye uyarılarının ardından yerleşim komplekslerinin yıkımı da yaşandı; 2026 yılının başından bu yana 5 dalga tahliye uyarısı verildi.

Bir kişinin öldüğü ve sekiz kişinin yaralandığı iki saldırının ardından, İsrail ordusu dün Kfar Tebnit ve Ain Qana sakinlerine uyarıda bulundu ve iki yerleşim yerini hedef alan hava saldırılarıyla buraları imha etti. Ordu, saldırıların gerekçesi olarak Hizbullah'ın silah depolarını hedef aldığını ve yeniden yapılanma girişimlerini engellemeyi amaçladığını belirtti.