Libya Devlet Yüksek Konseyi, başlıca kurumların idaresini karara bağladı

Libya Temsilciler Meclisi’nden bir heyet, Yüksek Konsey üyeleriyle siyasi gelişmeleri görüştü. (Yüksek Konsey)
Libya Temsilciler Meclisi’nden bir heyet, Yüksek Konsey üyeleriyle siyasi gelişmeleri görüştü. (Yüksek Konsey)
TT

Libya Devlet Yüksek Konseyi, başlıca kurumların idaresini karara bağladı

Libya Temsilciler Meclisi’nden bir heyet, Yüksek Konsey üyeleriyle siyasi gelişmeleri görüştü. (Yüksek Konsey)
Libya Temsilciler Meclisi’nden bir heyet, Yüksek Konsey üyeleriyle siyasi gelişmeleri görüştü. (Yüksek Konsey)

Libya Devlet Yüksek Konseyi, ülke içerisinde beş egemenlik pozisyonu üstlenecek adayların dosyalarını tasnif etmekle görevli komitesinin çalışmalarının sona erdiğini duyurdu.
Konseyin basın dairesinin geçen perşembe akşamı sosyal paylaşım sitesi Facebook üzerinden yayımladığı aday listelerine göre Seçim Komisyonu Başkanlığı’na başvuranların sayısı 19’a, Sayıştay Başkanlığı’na başvuranların sayısı da 26’ya ulaştı. Ayrıca Libya Merkez Bankası Başkan Yardımcılığı için 20, İdari Kontrol Kurumu Müsteşarlığı için 83, Ulusal Yolsuzlukla Mücadele Kurumu Müsteşarlığı için 17 aday başvurdu.
Üst Kurul, adaylık şartlarını taşıyan adayların 5 ila 10 dakika arasında, kurumun hedef pozisyona yönelik gelişimine ve çalışma programına yönelik kişisel tanıtım, mesleki özgeçmiş ve vizyonunu içeren bir video sunmaları çağrısında bulunuldu.
Temsilciler Meclisi’nin ilk başkan yardımcısı Fevzi en-Nuveyri’nin de aralarında bulunduğu Temsilciler Meclisi üyeleri, Trablus’ta Yüksek Konsey’i ziyaret ederken, Yüksek Şura Birinci Başkan Yardımcısı Naci Muhtar ile bir araya geldi. Görüşmede siyasi durumdaki gelişmeler, siyasi krizin üstesinden gelinmesi ve seçimlerin bir an önce yapılması konuları ele alındı. Yüksek Konsey’in açıklamasına göre toplantıda, istikrarın sağlanması, eş zamanlı parlamento ve cumhurbaşkanlığı seçimlerinin düzenlenmesi, Birleşmiş Milletler’in (BM) iç durumu bulandıran ve mevcut sorunu daha da kötüleştiren uluslararası müdahaleye son verilmesi başta olmak üzere bazı noktalar üzerinden uzlaşı sağlandı.
ABD Dışişleri Bakanlığı Bölge Sözcüsü Samuel Warburg, tüm tarafları anayasal bir çerçeve ve belirli bir seçim takvimi ile ilgili olarak anayasal bir anlaşmaya varmak için iyi niyetle çalışmaya teşvik etmek amacıyla BM’nin Libya Özel Temsilcisi Abdullah Bathiliy’nin arabuluculuk çabalarına ABD desteğini vurguladı. Yerel medya organlarına konuşan Warburg şu ifadeleri kullandı:
“Libyalı tüm siyasi liderlerin seçimler için uygulanabilir bir tarih belirlemek amacıyla birlikte çalışması önemlidir. ABD’nin hedefi, Libyalı liderlerin mümkün olan en kısa sürede seçim yapmayı kabul ettiğini görmek ve Libya halkının Libya için daha güvenli ve müreffeh bir gelecek inşa edebilecek seçilmiş, birleşik bir hükümet taleplerini karşılamaktır. Libya halkının demokratik yapılar kurma girişimlerinde tutarlı bir şekilde yanında olduk.”
Abdulhamid Dibeybe liderliğindeki geçici Birlik Hükümeti Dışişleri Bakanı Necla Menguş geçen perşembe akşamı Çek Büyükelçi Jan Vycital ile bir araya geldi. Aktarılana göre Vycital, ülkesinin güvenlik ve istikrarı güçlendirmede Birlik Hükümeti’ne destek verdiğini açıkladı. Yetkili ayrıca seçimlerin bir an önce yapılması için anayasal temelde bir anlaşmaya varmanın önemli olduğunu vurguladı.
Birlik Hükümeti, Maliye Bakanı Halid el-Mebruk’un Moritanya Devlet Başkanı Muhammed Veled Gazvani ile Dakar 2 Zirvesi sırasında ‘Afrika’da Gıda Güvenliği ve Egemenliği’ sloganı altında, Libya’nın Moritanya’ya olan borçlarının tasfiyesini ve Arap Mağrip Birliği ülkelerinde gıda güvenliğini sağlama yollarını ele aldı. Mebruk, Afrika Bankası’nda Libya Valisi sıfatıyla Senegal Cumhurbaşkanı Macky Sall ile Senegal’deki Libya yatırımlarını harekete geçirmenin, gayrimenkul, tarım, balıkçılık ve gıda sektörlerine yeni yatırımlar çekilmesinin yanı sıra ikili ilişkileri desteklemenin yollarını görüştü.
Diğer yandan ülkenin doğusunda konuşlu Ulusal Ordu Başkomutanı Mareşal Halife Hafter’e bağlı yerel medya, Mısır makamları tarafından on yıldır tutuklu bulunan altı Libyalı balıkçıyı serbest bırakma çabalarının başarıya ulaştığını duyurdu.
Hafter’in doğrudan müdahalesi ve Mısırlı yetkililerle koordinasyonun ardından altı balıkçının memleketlerine döndüğü belirtildi.



Refah Sınır Kapısı’nın açılışı beklenirken, işleyişiyle ilgili belirsizlikler devam ediyor

Refah Sınır Kapısı’nın Mısır tarafında bekleyen yakıt tankerleri ve insani yardım malzemesi yüklü tırlar (AFP)
Refah Sınır Kapısı’nın Mısır tarafında bekleyen yakıt tankerleri ve insani yardım malzemesi yüklü tırlar (AFP)
TT

Refah Sınır Kapısı’nın açılışı beklenirken, işleyişiyle ilgili belirsizlikler devam ediyor

Refah Sınır Kapısı’nın Mısır tarafında bekleyen yakıt tankerleri ve insani yardım malzemesi yüklü tırlar (AFP)
Refah Sınır Kapısı’nın Mısır tarafında bekleyen yakıt tankerleri ve insani yardım malzemesi yüklü tırlar (AFP)

Mısır ile Gazze Şeridi arasındaki Refah Sınır Kapısı’nın açılmasının önündeki engel, İsrail’in son cesedin kalıntılarını bulmasının ardından aşıldı. Ancak kapının çalışma mekanizmasına ilişkin Mısır ile İsrail arasında istişareler sürüyor. Kapının yarın (cuma) ya da en geç pazar günü yeniden faaliyete geçmesi bekleniyor.

Mısırlı ve Filistinli iki bilgi sahibi kaynak, dün Şarku’l Avsat’a yaptıkları açıklamada, sınır kapısının yakın zamanda açılmasına yönelik dikkat çekici bir beklenti olduğunu, nihai çalışma usullerinin ise önümüzdeki saatlerde Mısır-İsrail arasındaki mutabakatlarla belirleneceğini ifade etti.

Mısırlı kaynak, sınır kapısının işleyiş mekanizmasına dair Mısır, ABD ve İsrail arasında istişareler yürütüldüğünü belirterek, İsrail’in özellikle Gazze Şeridi’ne giriş mekanizması konusunda engeller koymasının beklendiğini, zira Tel Aviv’in yalnızca tehcir seçeneğini istediğini, buna karşılık Mısır’ın yaralıları ve ailelerini acil ve geçici olarak kabul etmeye hazır olduğunu söyledi.

Aynı kaynak, İsrail’in güvenlik gerekçeleriyle sınır kapısında karmaşık ve sıkı prosedürler uygulamasının da beklendiğini, kapının yalnızca bireylerin geçişine tahsis edileceğini kaydetti. Kahire’nin tutumunun ise sahadaki fiili duruma ve İsrail tarafından engellerle karşılaşılıp karşılaşılmayacağına göre şekilleneceğini belirtti.

Filistinli kaynak da sınır kapısının açılma tarihinin artık yakın olduğunu ifade ederek, bu konuda bir görüş ayrılığı bulunmadığını, özellikle Mısır ile İsrail arasında süren düzenleme ve mutabakatların beklendiğini söyledi. Kaynak, çalışma mekanizmasının ise henüz netlik kazanmadığını, ancak kapının 2005 Anlaşması uyarınca Avrupa denetiminde ve Filistin Yönetimi’nin katılımıyla işletileceğinin bilindiğini kaydetti.

Kaynak, belirsizliğin nedenini, geçmişte sınır kapısından Hamas’a bağlı İçişleri biriminin sorumlu olmasına bağlayarak, İsrail’in şu aşamada isim listelerini önceden teslim alıp incelemede ısrar ettiğini, Gazze Şeridi’nden çıkışlarda görece esneklik, bölgeye girişlerde ise sıkı denetimler uygulanmasını istediğini aktardı. Kahire’nin Washington ve Tel Aviv ile mutabakata varması halinde dahi, asıl belirleyici unsurun sahadaki uygulama olacağını vurgulayan kaynak, İsrail’in olası sıkılaştırmaları ve engellerine yönelik endişelere dikkat çekti.

Öte yandan, Refah Sınır Kapısı’nın açılma tarihi ve çalışma usulleri İsrail medyasında da kesinlik kazanmış görünmüyor. İsrail’in Haaretz gazetesi, güvenlik kaynaklarına dayandırdığı haberinde, İsrail ordusunun Refah Sınır Kapısı’nın yeniden açılması için hazırlıklarını tamamladığını bildirdi. Gazete, Avrupalı bir diplomata atıfla, Refah’tan geçişine izin verilecek Filistinlilerin sayısının hâlâ İsrail ile Mısır arasında müzakere edildiğini aktardı. İsrail merkezli Walla haber sitesi ise sınır kapısının pazar günü açılmasının mümkün olabileceğini yazdı.

defrgty6
Han Yunus'ta İsrail ordusu tarafından yıkılan binaların enkazı arasında top oynayan Filistinli bir kız çocuğu (AFP)

İsrail Ordu Radyosu, Refah Sınır Kapısı’nda uygulanması planlanan yeni çalışma mekanizmasına ilişkin olarak, Gazze Şeridi’ne giriş ve çıkışların öncelikle Mısır’ın onayını gerektireceğini, ardından isim listelerinin İsrail’e iletilerek onay alınacağını bildirdi.

Haberde, sınır kapısı içinde bir İsrailli güvenlik görevlisinin, Gazze Şeridi’nden Mısır topraklarına geçiş yapanları gözetlemekle görevli olacağı, bölgeden çıkan kişilerin doğrudan fiziki aramaya tabi tutulmayacağı ancak güvenlik denetimi altında geçiş yapacakları ifade edildi.

Geçiş mekanizmasına ilişkin rakamlar ise çelişkili. Şarku’l Avsat’ın İsrail medyasından aktardığına göre, Gazze Şeridi’ne günlük yaklaşık 150 kişinin girişine izin verilmesi, daha fazla sayıda kişinin ise bölgeden çıkış yapabilmesi öngörülüyor. Diğer sızıntılarda ise İsrail’in, sınır kapısının açılmasının ilk aşamasında Gazze Şeridi’ne döneceklerin sayısını günlük 50 kişiyle sınırlamayı planladığı belirtiliyor. Bu konunun, bugün İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun üst düzey güvenlik yetkilileriyle yapacağı ve Gazze’deki yeni düzenlemelerin ele alınacağı güvenlik toplantısında netleşmesi bekleniyor.

Netanyahu’nun ofisi, geçtiğimiz pazar günü yaptığı açıklamada, Gazze Şeridi’nde kalan son İsrailli rehinenin cesedinin yerinin tespit edilmesine yönelik operasyonun tamamlanmasının ardından, Refah Sınır Kapısı’nın yalnızca bireylerin geçişi için yeniden açılacağını duyurmuştu. İsrail ordusu, açıklamadan saatler sonra söz konusu cesede ulaşıldığını bildirmişti.

Netanyahu dün, pazartesi günü cesedi İsrail’e getirilen Ran Gvili’nin cenaze törenine katılanlara hitaben yaptığı konuşmada, “Görevlerimizi tamamlamaya kararlıyız: Hamas’ı silahsızlandırmak ve Gazze Şeridi’ni silahsız bir bölge haline getirmek. Bunu başaracağız. Düşmanlarımız bilsin ki İsrail’e el kaldıran herkes çok ağır bir bedel ödeyecektir” dedi.

Filistinli siyaset analisti Dr. Eymen er-Rakab ise Netanyahu’nun meydan okuyan söylemlerinin ötesinde, Mayıs 2024’ten bu yana kontrolü altında tuttuğu Refah Sınır Kapısı’nı açmaktan başka bir seçeneği bulunmadığını savundu. Rakab, Şarku’l Avsat’a yaptığı değerlendirmede, Hamas’ın silahsızlandırılmasına ilişkin son açıklamaların ve benzeri çıkışların, sınır kapısının açılmasının uygulanmasını bekleyen tabloyu karmaşıklaştırmaya yönelik olduğunu belirtti. Rakab, söz konusu açılışın, 10 Ekim’de yürürlüğe giren ateşkes anlaşmasının ilk aşamasında hayata geçirilmesi gerektiğini vurguladı.


Şara ve Putin ikili ilişkileri güçlendirecek

Moskova'da dün Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile Suriye Devlet Başkanı Ahmed el-Şara arasında gerçekleşen görüşmeden (EPA)
Moskova'da dün Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile Suriye Devlet Başkanı Ahmed el-Şara arasında gerçekleşen görüşmeden (EPA)
TT

Şara ve Putin ikili ilişkileri güçlendirecek

Moskova'da dün Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile Suriye Devlet Başkanı Ahmed el-Şara arasında gerçekleşen görüşmeden (EPA)
Moskova'da dün Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile Suriye Devlet Başkanı Ahmed el-Şara arasında gerçekleşen görüşmeden (EPA)

Suriye Devlet Başkanı Ahmed el-Şara ile Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin arasında dün Moskova'da gerçekleşen, üç ay içinde ikinci kez yapılan görüşme, iki ülke arasındaki ilişkileri yeniden kurma arzusunu yansıtıyor.

Putin, iki ülke arasındaki ilişkilerin "Başkan Şara'nın kişisel çabaları sayesinde somut ilerleme kaydettiğini" söyledi. Putin Şara'ya hitaben, "Yeniden yapılanma ve rehabilitasyon konusunda yapılacak çok iş olduğunu biliyorum... ve inşaat sektörü de dahil olmak üzere ekonomik kurumlarımız bu ortak çabaya tamamen hazır" dedi.

El-Şara ise Suriye'nin "geçtiğimiz yıl birçok aşama ve engeli aştığını, bunların en sonuncusunun da Suriye topraklarının birleştirilmesi sorunu olduğunu" söyledi. "Şam, bölgedeki yıkım halinden istikrar ve barışa geçişe bel bağlıyor" ifadesini kullandı.

İki cumhurbaşkanı yeniden yapılanma ve Suriye'nin kuzeydoğusundaki durumu görüşürken, görüşmenin açık bölümünde potansiyel olarak tartışmalı olabilecek noktalara değinmekten kaçındılar. Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre bu noktalar arasında Suriye'deki Rus askeri üslerinin akıbeti veya Suriye kıyılarındaki durum yer alıyor; zira Rus topraklarında bulunan eski rejimin bazı kalıntılarının bölgedeki durumu alevlendirmeye çalıştığı yönünde suçlamalar da mevcut.


Batı Şeria'da "savaş suçu"

Batı Şeria'da "savaş suçu"
TT

Batı Şeria'da "savaş suçu"

Batı Şeria'da "savaş suçu"

İsrail dün Batı Şeria'daki saldırılarını artırarak, iki yıl boyunca kuzeye yoğunlaştırdığı saldırılarını Batı Şeria'nın orta ve güney kesimlerine de genişletti.

BM İnsan Hakları Ofisi dün, yerleşimcilerin, İsrail güvenlik güçlerinin desteği ve katılımıyla Filistinlilerin geniş bölgelerden zorla göç ettirilmesine yol açtığını ve bunun "savaş suçu teşkil ettiğini" belirterek uyarıda bulundu.

Birleşmiş Milletler İşgal Altındaki Filistin Toprakları İnsan Hakları Yüksek Komiserliği Ofisi Direktörü Ajith Sunghay, “İşgal altındaki Batı Şeria'da Filistinlilerin zorla yerinden edilmesi bir savaş suçudur ve insanlığa karşı suç teşkil edebilir” dedi.

Bu arada, Hamas kaynakları Şarku’l Avsat'a, ABD de dahil olmak üzere arabulucular aracılığıyla Refah sınır kapısının bu hafta içinde açılacağına dair güvenceler aldıklarını ve bugünün (Perşembe) en muhtemel tarih olduğunu vurguladı.

Ancak İsrail'deki haberler açılış tarihi konusunda çelişkili; İsrail Yayın Kurumu bugün açılacağını doğrularken, Walla web sitesi açılışın önümüzdeki pazar günü gerçekleşeceğini belirtti.