Rusya'nın Eritre'nin Massava lojistik limanını kullanma girişiminin etkisi nedir?

Gözlemciler bu adımı, Moskova'nın Kızıldeniz'deki etkisini artırmak için potansiyel bir fırsat olarak görüyor.

Eritre Cumhurbaşkanı’nın Rusya Dışişleri Bakanı Lavrov ile bir araya geldi. (Eritre Enformasyon Bakanlığı)
Eritre Cumhurbaşkanı’nın Rusya Dışişleri Bakanı Lavrov ile bir araya geldi. (Eritre Enformasyon Bakanlığı)
TT

Rusya'nın Eritre'nin Massava lojistik limanını kullanma girişiminin etkisi nedir?

Eritre Cumhurbaşkanı’nın Rusya Dışişleri Bakanı Lavrov ile bir araya geldi. (Eritre Enformasyon Bakanlığı)
Eritre Cumhurbaşkanı’nın Rusya Dışişleri Bakanı Lavrov ile bir araya geldi. (Eritre Enformasyon Bakanlığı)

Rusya, Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov'un Afrika’ya son altı ay içinde gerçekleştirdiği ikinci ziyaretle Kıta’daki varlığını güçlendirme çabalarını sürdürüyor. Lavrov, geçtiğimiz perşembe günü Eritre’ye yaptığı ziyarette, iki ülkenin Massava Limanı’nın lojistik kapasitesini kullanma ve şehrin havaalanından faydalanma başlıklarını incelemeyi planladıklarını söyledi.
Şarku’l Avsat’ın Eritre Dışişleri Bakanlığı'nın resmi internet sitesinden elde ettiği bilgilere göre yapılan açıklamada, Rusya'ya söz konusu limanı kullanmaya ilişkin imtiyazlar tanındığına dair net bir ifade yer almadı. Gözlemciler, Moskova'nın Doğu Afrika bölgesinde ve Kızıldeniz girişinde daha geniş bir nüfuz için bir başlangıç ​​noktası olarak ‘önümüzdeki dönemde kendisi için (stratejik dayanak noktası) olabilecek Eritre'de daha büyük bir rol bulmaya çalışacağını’ ileri sürdüler.
Lavrov, Eritreli mevkidaşı Osman Salih ile görüşmesinin ardından düzenlediği basın toplantısında şu açıklamada bulundu:
“Ayrıntılı olarak incelenecek, gelecek vaat eden planlar arasında ulaşım alanındaki kapasitesi ile ilgi uyandıran bu şehrin havalimanının yanı sıra Massava Limanı’nın lojistik yeteneklerini kullanma olasılığı var. Eritre tarafı bu konuyla ilgileniyor ve biz de yardıma hazırız.”
Lavrov dün Eritre Devlet Başkanı Isaias Afwerki ile bazına kapalı gerçekleşen toplantıda bir araya geldi. Eritre Enformasyon Bakanı Yemane Ghebremeskel resmi Twitter hesabından yaptığı açıklamada, görüşmenin Ukrayna'daki savaşın dinamikleri ve enerji, madencilik, bilgi teknolojisi, eğitim ve sağlık sektörlerinde ikili ilişkilerin güçlendirilmesi üzerine yapıldığını ifade etti.

Lavrov’un Eritre’yi ziyaret etti. (Rusya Dışişleri Bakanlığının resmi Twitter hesabı)
Rusya ile Eritre arasındaki diplomatik ilişkiler, Etiyopya'dan bağımsızlığını kazanmasının ardından, 1993 yılında başladı. Ancak Lavrov, Afrika Boynuzu ülkesini ziyaret eden ilk Rusya Dışişleri Bakanı oldu.
Afrika meselelerinde uzman olan araştırmacı İbrahim İdris, Şarku'l Avsat’a yaptığı açıklamada Lavrov’un Afrika temaslarının, Çin Dışişleri Bakanı'nın Kıta’ya olan uluslararası ilginin boyutunu ortaya koyan ziyaretinin ardından, ABD Hazine Bakanı'nın gezisiyle aynı zamana denk geldiğine dikkat çekti. Bunu, Afrika’nın tanık olduğu diplomatik hareketliliğin devamı olarak nitelendirdi.
Rusya Dışişleri Bakanı'nın ziyaret programında yer alan ülkelerin gelişigüzel bir şekilde seçilmediğine dikkat çeken İdris değerlendirmesini şöyle sürdürdü:
“Lavrov’un ziyaretleri Eritre ile birlikte tümü ‘Rusya'nın Birleşmiş Milletler (BM) ve genel olarak uluslararası toplumdaki konumunu destekleyen’ ülkeler olan Angola ve Güney Afrika'yı kapsıyor. Eritre, 24 Şubat'ta Rusya'nın Ukrayna'yı işgalini kınayan BM kararına karşı oy kullanan birkaç Afrika ülkesinden biriydi. Doğu Afrika'da stratejik bir konuma sahip ve iki dünya savaşından beri uluslararası güçlerin ilgisini çekiyor. Eritre ile Rusya arasında enerji, dijital teknoloji, madencilik, tarım, sağlık ve eğitim alanlarında imzalanan iş birliği anlaşmaları, geniş iş birliği perspektifleri olduğunu gösteriyor.”
Eritre'nin limanlarının kullanımı konusunda Rusya'ya ayrıcalık sağladığına dair söylenenlerin doğruluğundan şüphe duyan İdris, Eritre'nin Tigray bölgesindeki savaşın sona ermesinden sonra Etiyopya ile ilişkilerini güçlendirme, mevcut iki deniz limanını geliştirme ve uluslararası seyrüsefer trafiğini destekleyecek, bölgedeki stratejik konumunu pekiştirecek ve ulusal bağımsızlığını koruyacak şekilde üçüncü bir liman kurma arayışında olduğuna işaret etti.
Rusya bu yıl ikinci Rusya-Afrika Zirvesi’ne ev sahipliği yapmaya hazırlanıyor. Rusya'da konferanslar düzenlemekten sorumlu Roscongress Vakfı tarafından yapılan açıklamaya göre zirvenin önümüzdeki 26-29 Temmuz tarihlerinde gerçekleşmesi bekleniyor.
Rusya, 2019'da Soçi'de, o sırada Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ve Mısırlı mevkidaşı Abdulfettah Sisi’nin başkanlık ettiği Rusya-Afrika Zirvesi’nin ilkine ev sahipliği yapmıştı.
Rusya Dışişleri Bakanı'nın iddialarına göre ABD'nin ‘askeri darbelere’ tanık olan bazı ülkeleri geçtiğimiz aralık ayında gerçekleştirilen ABD-Afrika Zirvesi’ne davet etmekten kaçınma kararının aksine Moskova, tüm Afrika ülkelerini zirveye katılmaya çağırdı.

Afrika'da yayılan Rus ve Çin silah satışlarının haritası. (RAND Araştırma Merkezi)
Washington geçtiğimiz ağustos ayında ‘Rus ve Çin varlığına karşı koyma ve terörizme karşı askeri olmayan yöntemler geliştirme’ amacıyla Sahra Altı politikasında kapsamlı bir yeniden formülasyon gerçekleştirildiğini açıklamıştı.
Gözlemcilerin tahminleri, ‘genel olarak Afrika'da ve özel olarak Sahel ve Sahra-Altı ile Batı Afrika'da Rus etkisinin arttığına’ işaret ediyor. Araştırma merkezlerinden alınan istatistikler, ‘son yirmi yılda Rusya'nın Afrika'da önemli bir rol oynadığını’ gösteriyor. Nitekim nükleer enerji ve silah ihracatı alanında anlaşmalar imzalayan Rusya, şu an Afrika Kıtası’nın en büyük silah ihracatçısı haline geldi.
RAND Araştırma Merkezi’nin (ABD'de 1948'de kurulan bağımsız, kâr amacı gütmeyen bir araştırma kuruluşu) yakın tarihli bir raporuna göre Afrika'nın askeri teçhizat ithalatının yaklaşık yarısı (yüzde 49) Rusya'dan geliyor. Bunlar arasında büyük silahlar (savaş tankları, savaş gemileri, savaş uçakları ve savaş helikopterleri) ve küçük silahlar (tabancalar ve yeni Kalaşnikof AK-200 gibi saldırı tüfekleri) bulunuyor.
Çin ve Rusya'nın Afrika'ya yaptığı silah satışlarının izlendiği ve geçtiğimiz aralık ayında yayınlanan raporda, Rusya'dan Afrika'daki en büyük silah alıcıları listelendi. Listedeki ülkeler Cezayir, Angola, Burkina Faso, Botsvana, Mısır, Etiyopya, Gana, Libya, Fas, Mozambik, Namibya, Ruanda, Sudan, Güney Afrika, Uganda ve Zimbabve olarak sıralandı.
Rapor, askeri silahların ve özel askeri ve sözleşmeli güvenlik personellerinin özellikle Rus Wagner şirketinden, Rusya'nın Afrika'daki etkisini vurgulamak için önemli araçların ihraç edildiğine dikkat çekti. RAND araştırmacıları, 2018 ile 2021 yılları arasında Çin ve Rusya'dan silah ve özel askerlik ve güvenlik şirketi hizmetleri hizmetleri alan Afrika ülkelerini analiz etti. Bu, her iki ülkenin de ‘Kıta genelinde büyük ölçekte savunma ve güvenlik nüfuzu ihraç ettiğini’ gösterdi.
Aynı bağlamda Stockholm Uluslararası Barış Araştırmaları Enstitüsü'nün 2020 yılı yıllık raporu da Rusya'nın Afrika'ya yaptığı askeri ihracatının, 2016-2020 döneminde Rusya'nın toplam silah ihracatının yüzde 18'ini oluşturduğunu gösterdi.

Rus silahlarının geçen yıl boyunca Afrika'daki satış dağılımını gösteren harita. (RAND Araştırma Merkezi)
Enstitünün 2022 raporu, Rusya'nın uluslararası silah ihracatının geçen yıl yüzde 26 oranında azalmasına rağmen bu düşüşün Afrika'yı kapsamadığını, daha çok Rusya'nın Hindistan ve Vietnam'a yaptığı silah ihracatındaki düşüşten kaynaklandığını belirtti.

Ticari tarafı
Rus resmi verilerine göre Rusya’nın Afrika ile arasındaki ticaret hacmi 2022'de yüzde 34'ün üzerinde arttı.
Afrika meseleleri araştırmacısı Dr. Rami Zühdi, Şarku'l Avsat’a şu açıklamada bulundu:
“Rusya, özellikle Batı ile çatışmanın genişlemesiyle uluslararası düzeyde daha fazla etki ve varlık alanı sağlamaya çalışıyor ve bu Ukrayna'daki savaşla sınırlı değil. Rusya'nın Eritre'deki Massava Limanı’nın potansiyelinden yararlanma çabaları, ‘stratejik öneme sahip birçok alanda varlığını genişletmeye yönelik açık bir Rus yaklaşımının devamını temsil ediyor. Rusya'nın bu çabası tamamlandığında, Rusların Doğu Afrika bölgesindeki, Kızıldeniz girişindeki ve Babu'l Mendeb Boğazı'ndaki varlıklarını güçlendirmelerine olanak tanıyacak. Küresel ticaret hareketi için çok önemli bir alan ve dünyadaki hayati ekonomik arterlere yakın. Körfez bölgesi ve Süveyş Kanalı gibi bölgede çok sayıda askeri üs bulunmasının yanı sıra başta ABD ve Türkiye üsleri olmak üzere Cibuti'de Batı ülkelerine ait üsler de bulunuyor. Rusya, Çin ve Güney Afrika ile iş birliği içinde askeri tatbikatlar yürüteceğini duyurdu. Ayrıca bu genişlemenin ABD’nin korkularını artırmasına rağmen Batı Afrika bölgesi ile Sahel ve Sahra Altı ülkelerinde de somut bir etkiye sahip oldu. Ancak Moskova'nın stratejisini sürdürmeye kararlı olduğu açık. Afrika'da her geçen gün yeni bir zemin kazanıyor ve geleneksel Batılı güçlerin bölgedeki azalan etkisinden yararlanıyor.”



Ekvador, Hizbullah ile bağlantısı olduğundan şüphelenilen bir Suriyeliyi gözaltına aldı

Ekvador İçişleri Bakanı John Reimberg (EPA)
Ekvador İçişleri Bakanı John Reimberg (EPA)
TT

Ekvador, Hizbullah ile bağlantısı olduğundan şüphelenilen bir Suriyeliyi gözaltına aldı

Ekvador İçişleri Bakanı John Reimberg (EPA)
Ekvador İçişleri Bakanı John Reimberg (EPA)

Ekvador yetkilileri dün, ABD'nin İran destekli Hizbullah ile bağlantısı nedeniyle terörist tehdit olarak tanımladığı Suriyeli bir adamın gözaltına alındığını duyurdu.

Gözaltı, ABD Başkanı Donald Trump'ın müttefiki olan Cumhurbaşkanı Daniel Noboa hükümetinin, Washington'dan aldığı destekle uyuşturucu kaçakçılığı çetelerine karşı yürüttüğü kampanya sırasında gerçekleşti.

Ekvador İçişleri Bakanı John Riemberg, şahsın göçmenlik yetkilileri ve Ulusal Polis İstihbarat Servisi'nin ortak operasyonuyla yakalandığını söyledi. "Sınır dışı etme işlemleri başlatıldı," diyen Riemberg, sadece "M.H." baş harfleriyle tanımlanan kişinin Ekvador'a yasal belgeler olmadan girdiğini belirtti.

Rimberg, yetkililerin bu kişiden haberdar olduğunu, çünkü daha önce 2005 yılında ülkede uyuşturucu kaçakçılığı şebekesini yönettiği ve milyonlarca doları Hizbullah'a aktardığı şüphesiyle yakalandığını açıkladı. 2012 yılında geçici olarak serbest bırakılmıştı.

Hizbullah, ABD ve İsrail'in İran'a yönelik saldırılarının ardından başlayan Ortadoğu savaşının devamı olarak İsrail ile çatışma halinde.

Noboa, geçen yıl Hizbullah ve Filistinli grup Hamas'ı terör örgütü olarak ilan eden bir kararname yayınladı.

Başkan, bu iki grubun Ekvador'da faaliyet gösteren uyuşturucu kaçakçılığı çetelerine danışmanlık yaptığını söylüyor.


Amerika Birleşik Devletleri, güvenlik garantilerini Ukrayna'nın Donbas bölgesini Rusya'ya devretmesine bağlıyor

Ukraynalı askerler, 15 Ocak 2026'da Ukrayna'nın Donbas bölgesindeki Donetsk kenti yakınlarındaki cephe hattında Rus güçlerine Grad roketleri fırlatmaya hazırlanıyor (Reuters)
Ukraynalı askerler, 15 Ocak 2026'da Ukrayna'nın Donbas bölgesindeki Donetsk kenti yakınlarındaki cephe hattında Rus güçlerine Grad roketleri fırlatmaya hazırlanıyor (Reuters)
TT

Amerika Birleşik Devletleri, güvenlik garantilerini Ukrayna'nın Donbas bölgesini Rusya'ya devretmesine bağlıyor

Ukraynalı askerler, 15 Ocak 2026'da Ukrayna'nın Donbas bölgesindeki Donetsk kenti yakınlarındaki cephe hattında Rus güçlerine Grad roketleri fırlatmaya hazırlanıyor (Reuters)
Ukraynalı askerler, 15 Ocak 2026'da Ukrayna'nın Donbas bölgesindeki Donetsk kenti yakınlarındaki cephe hattında Rus güçlerine Grad roketleri fırlatmaya hazırlanıyor (Reuters)

Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodimir Zelenskiy, dün Reuters'e verdiği bir röportajda, Amerika Birleşik Devletleri'nin barış anlaşması için güvenlik garantileri teklifini, Kiev'in ülkenin doğusundaki Donbas bölgesinin tamamını Rusya'ya teslim etmesi şartına bağladığını söyledi.

ABD'nin şu anda İran'la olan çatışmasına odaklandığını ve ABD Başkanı Donald Trump'ın, 2002'de Rusya'nın işgaliyle başlayan dört yıllık savaşı hızla sona erdirmek amacıyla Ukrayna'ya baskı uyguladığını da ifade etti.

Ukraynalı bir asker, Ukrayna'nın Zaporijya bölgesindeki cephe hattında Rus güçlerine obüsle ateş ediyor- 18 Mart 2026 (AP)Ukraynalı bir asker, Ukrayna'nın Zaporijya bölgesindeki cephe hattında Rus güçlerine obüsle ateş ediyor- 18 Mart 2026 (AP)

Şarku'l Avsat'ın Reuters'ten aktardığına göre Zelenskiy, "Ortadoğu kesinlikle Başkan Trump'ı etkiliyor ve bence bu, atacağı sonraki adımları da etkileyecek. Ne yazık ki, bence Başkan Trump hâlâ Ukrayna tarafına daha fazla baskı uygulama stratejisini seçiyor" ifadelerini kullandı.

Sözlerine şöyle devam etti: "Ukrayna Donbas'tan çekilmeye hazır olur olmaz Amerikalılar bu garantileri üst düzeyde sonuçlandırmaya hazırlar." Zelenskiy, bu tür bir çekilmenin Ukrayna'nın ve dolayısıyla Avrupa'nın güvenliğini tehlikeye atacağı, çünkü bölgedeki güçlü savunma pozisyonlarını Rusya'ya bırakacağı uyarısında bulundu.


Birleşmiş Milletler, Afrika'daki köle ticaretini "insanlığa karşı işlenmiş en ciddi suç" olarak sınıflandırdı

Birleşmiş Milletler Genel Kurulu'nun 79. oturumunda Birleşmiş Milletler logosu sergileniyor (AP)
Birleşmiş Milletler Genel Kurulu'nun 79. oturumunda Birleşmiş Milletler logosu sergileniyor (AP)
TT

Birleşmiş Milletler, Afrika'daki köle ticaretini "insanlığa karşı işlenmiş en ciddi suç" olarak sınıflandırdı

Birleşmiş Milletler Genel Kurulu'nun 79. oturumunda Birleşmiş Milletler logosu sergileniyor (AP)
Birleşmiş Milletler Genel Kurulu'nun 79. oturumunda Birleşmiş Milletler logosu sergileniyor (AP)

Birleşmiş Milletler Genel Kurulu dün, Afrika'daki köle ticaretinin tarih boyunca "insanlığa karşı işlenmiş en ciddi suç" olduğunu ilan ederek, özür ve hesap verebilirliğin yolunu açmayı uman Gana tarafından sunulan bir kararı kabul etti.

Karar, 123 lehte, 3 aleyhte (Amerika Birleşik Devletleri, İsrail ve Arjantin) ve 52 çekimser oyla (İngiltere ve Avrupa Birliği dahil) alkışlar eşliğinde kabul edildi.

Metin, “köleleştirilmiş Afrikalıların ticareti ve Afrikalıların ırksal köleleştirilmesi”nin insanlığa karşı işlenen en ciddi suçlar arasında olduğunu belirterek, “insanlığa karşı bu insanlık dışı ve uzun süredir devam eden istismarı” kınamaktadır.

Metin, olayın ölçeğini, süresini ve barbarca, sistematik doğasını, ayrıca “ırksal ayrımcılık ve yeni-sömürgeciliğin” egemen olduğu bir dünyada hâlâ açıkça görülebilen sonuçlarını vurgulamaktadır.

Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Antonio Guterres, “köleliğin destekçileri ve yararlanıcıları, önyargıları sözde bilimsel sonuçlara dönüştüren bir ırk doktrini geliştirdiler” diyerek, “yaraların” hala “derin” olduğunu ve “beyaz üstünlüğünün yalanlarını kınamanın” ve “gerçek, adalet ve tazminat için çalışmanın” gerekli olduğunu vurguladı.

Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre kararda, devletlerin zararı onarmayı amaçlayan bir sürece girmeleri, mağdur ailelerinden resmen özür dilemeleri ve tazminat ödemeleri, ayrımcılıkla mücadele politikaları benimsemeleri ve yağmalanan kültürel ve dini eserleri iade etmeleri çağrısında bulunuluyor.

Amerika Birleşik Devletleri metni "son derece sorunlu" olarak değerlendirdi. ABD Büyükelçisi Dan Negria, "Amerika Birleşik Devletleri, o dönemde uluslararası hukuka göre yasa dışı olmayan zararlar için tazminat alma hakkını meşru olarak tanımamaktadır" ifadelerini kullandı.

Bu görüş, oylamada çekimser kalan Avrupa Birliği ülkeleri ve İngiltere tarafından da paylaşılmaktadır.