Kudüs'teki saldırıyı düzenleyen Filistinlinin dedesinin Yahudilerce öldürüldüğü ortaya çıktı

Haaretz Gazetesi, saldırının faili Hayri Alkam'ın dedesinin çeyrek asır önce bir Yahudi yerleşimci tarafından bıçaklanarak öldürüldüğünü yazdı

İsrail askerleri (AA)
İsrail askerleri (AA)
TT

Kudüs'teki saldırıyı düzenleyen Filistinlinin dedesinin Yahudilerce öldürüldüğü ortaya çıktı

İsrail askerleri (AA)
İsrail askerleri (AA)

İşgal altındaki Doğu Kudüs'te 7 kişinin hayatını kaybettiği saldırının faili Filistinli Hayri Alkam'ın (21) dedesinin 25 yıl önce bir Yahudi yerleşimci tarafından bıçaklanarak öldürüldüğü öğrenildi.
Haaretz Gazetesi, Doğu Kudüs’te bulunan "Neve Yakov" isimli yasa dışı Yahudi yerleşim biriminde 27 Ocak gecesi düzenlenen ve 7 kişinin öldüğü, 3 kişinin de yaralandığı saldırının failiyle ilgili bilgiler paylaştı.
Alkam'ın amcası Şerhabil Alkam'ın aktardığı bilgilere dayandırılan haberde, Doğu Kudüs'teki Tur Mahallesi sakinlerinden olan Alkam'ın dedesinin, 1998'de bir Yahudi tarafından bıçaklanarak öldürüldüğü kaydedildi.
Amca Alkam, yeğeninin, uzaktan akrabası olduğu 17 yaşındaki Muhammed Ali'nin, İsrail güçlerinin 25 Ocak'ta Şuafat Mülteci Kampı'na düzenlediği baskında öldürülmesinin intikamını almak için bu saldırıyı düzenlediğini vurguladı.
Alkam'ın, dedesinin bir Yahudi tarafından öldürülmesinden yaklaşık 4 yıl sonra dünyaya geldiğini ve kendisine dedesinin isminin verildiğini kaydeden amca, yeğeninin saygın bir aileye mensup, siyasete karışmayan ve kimseyle sorunu olmayan iyi bir insan olduğunu aktardı.
Haberde ayrıca, Alkam'ın dedesinin öldürülmesinden 12 yıl sonra 2010'da İsrail İç Güvenlik Teşkilatı Şin-Bet'in (Şabak), terörist Kach hareketi aktivisti Haim Pearlman'ı suçu işlediği şüphesiyle tutukladığı belirtildi.
Mevcut Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir'e yakınlığıyla bilinen Pearlman'ın, bir süre devam eden tutukluluk halinin ardından aleyhinde herhangi bir suçlamada bulunulmaksızın serbest bırakıldığı bilgisi paylaşıldı.
İşgal altındaki Doğu Kudüs’te bulunan bir Yahudi yerleşim birimindeki sinagogun yakınlarına cuma gecesi düzenlenen silahlı saldırıda 7 kişi yaşamını yitirmiş, 3 kişi de yaralanmıştı.



Batı Şeria’da İran roket saldırısı: 3 Filistinli kadın öldü

Fotoğraf: Reuters
Fotoğraf: Reuters
TT

Batı Şeria’da İran roket saldırısı: 3 Filistinli kadın öldü

Fotoğraf: Reuters
Fotoğraf: Reuters

Filistin Kızılayı, Çarşamba akşamı Batı Şeria’yı hedef alan İran roket saldırısında üç kadının hayatını kaybettiğini açıkladı. Bu saldırı, bölgede gerçekleşen ilk ölümcül İran saldırısı ve ABD-İsrail-İran savaşının başlamasından bu yana Filistinlilerin hayatını kaybettiği ilk olay oldu.

Filistin resmi haber ajansı Wafa’nın bildirdiğine göre, roketler Hebron’un güneybatısındaki Beit Awa kasabasındaki bir berberi salonunu vurdu. Saldırıda bir Filistinli ağır yaralandı.

İsrail ordusu, saldırının küme mühimmat türü bir başlık kullanılarak gerçekleştirildiğini ve başlığın küçük bombalara ayrılarak farklı noktalara saçıldığını düşündüklerini açıkladı.

Şubat ayı sonunda İsrail ve ABD’nin İran’a yönelik saldırılarından bu yana, İsrail’de en az 14 kişinin hayatını kaybettiği bildirildi.


Bağdat’taki ABD Büyükelçiliği’ne İHA saldırısı düzenlendi

Bağdat’taki ABD Büyükelçiliği çevresinde insansız hava araçları ve füzelerle yapılan saldırının ardından yükselen alev ve duman (Reuters)
Bağdat’taki ABD Büyükelçiliği çevresinde insansız hava araçları ve füzelerle yapılan saldırının ardından yükselen alev ve duman (Reuters)
TT

Bağdat’taki ABD Büyükelçiliği’ne İHA saldırısı düzenlendi

Bağdat’taki ABD Büyükelçiliği çevresinde insansız hava araçları ve füzelerle yapılan saldırının ardından yükselen alev ve duman (Reuters)
Bağdat’taki ABD Büyükelçiliği çevresinde insansız hava araçları ve füzelerle yapılan saldırının ardından yükselen alev ve duman (Reuters)

Güvenlik kaynakları, bu sabah erken saatlerde ABD Büyükelçiliği’nin Bağdat’taki binasının insansız hava araçlarıyla (İHA) hedef alındığını ve bölgede patlama seslerinin duyulduğunu açıkladı. Saldırının, önceki gün gerçekleşen bir dizi saldırının ardından geldiği belirtildi.

Güvenlik yetkilileri, dün de füze ve İHA saldırılarının büyükelçiliğe yöneldiğini, bunun sonucunda alarm sistemlerinin devreye girdiğini ve diplomatik kompleks yakınlarında patlama seslerinin duyulduğunu bildirmişti.

er
Bağdat’taki Yeşil Bölge’de bulunan ABD Büyükelçiliği’nin genel görünümü (EPA)

Kaynaklar, en az üç patlayıcı yüklü İHA’nın Bağdat Uluslararası Havalimanı yakınındaki Amerikan diplomatik tesislerini hedef aldığını, bunun üzerine C-RAM hava savunma sistemlerinin devreye girdiğini aktardı.

Tahran destekli silahlı grupların, 28 Şubat’ta başlayan ABD-İsrail savaşı kapsamında İran’a karşı yürütülen operasyonlara yanıt olarak Irak’taki Amerikan çıkarlarına saldırılar düzenlediği bildirildi.

Şu ana kadar olayda yaralanma veya maddi hasar ile ilgili resmi bir rapor yayınlanmadı.


Lübnan-İsrail müzakereleri girişiminin tüm hikayesi

Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn, Fransız Büyükelçi Hervé Magro'yu Baabda Sarayı'nda ağırladı (Lübnan Cumhurbaşkanlığı)
Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn, Fransız Büyükelçi Hervé Magro'yu Baabda Sarayı'nda ağırladı (Lübnan Cumhurbaşkanlığı)
TT

Lübnan-İsrail müzakereleri girişiminin tüm hikayesi

Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn, Fransız Büyükelçi Hervé Magro'yu Baabda Sarayı'nda ağırladı (Lübnan Cumhurbaşkanlığı)
Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn, Fransız Büyükelçi Hervé Magro'yu Baabda Sarayı'nda ağırladı (Lübnan Cumhurbaşkanlığı)

Lübnanlı üst düzey bir resmi kaynak, Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun 10 gün önce bir ateşkes önerisinde bulunduğunu ve bu önerinin Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron tarafından Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn'a iletildiğini açıkladı. Ancak Hizbullah'ın iletişim kanallarını kapatması ve ardından ‘El-Asf el-Me'kul’ (Yutan Fırtına) adını verdiği askeri operasyonunu başlatması, bu girişimi boşa çıkardı. İsrail, buna karşılık saldırılarını daha da sertleştirdi.

Ateşkes sağlama yönündeki siyasi çabaların başarısızlıkla sonuçlanmasının ardından, Lübnan hükümetinin Ramazan Bayramı'nda bir ‘insani ateşkes’ talebinde bulunmaktan başka bir seçeneği kalmadı. İsrail, ateş altında müzakereleri dayatmak için ‘karadan baskıyı’ derinleştirmeye çalışırken, Cumhurbaşkanı Avn, ‘Lübnan ulusal yelpazesini’ temsil eden 4 kişilik müzakere heyetini oluşturmaya çalışıyor. Ancak buna paralel olarak Tel Aviv, Macron ve Birleşmiş Milletler (BM) Lübnan Özel Koordinatörü Jeanine Hennis-Plasschaert aracılığıyla Lübnan'a mesajlar göndermeye devam ediyor. Bu mesajlarda temel bir soru olan ‘Eğer çatışmayı durdurursak, Hizbullah roket atışlarını durduracak mı?’ sorusu yer alıyor.

İsrail gazetesi Yediot Aharonot, Netanyahu tarafından Lübnan ile müzakereleri yürütmek üzere görevlendirilen Ron Dermer'in “Lübnan ile bir anlaşma mümkün, çünkü meseleler o kadar da karmaşık değil” dediğini aktardı. İsrail'in ‘Lübnan'da herhangi bir toprak talebinde bulunmak istemediğini’ vurgulayan Dermer, “Lübnan'ı işgal etmek veya saldırmak istemiyoruz, ancak Hizbullah'ın kuzey sınırımızda doğrudan faaliyet göstermesine izin vermeyeceğiz” diye ekledi.