ABD'de siyahi Nichols'ı ölümüne döven polislerin bağlı olduğu birim kapatıldı

Washington Square Park'ta Memphis polis saldırısına karşı gösteri (DPA)
Washington Square Park'ta Memphis polis saldırısına karşı gösteri (DPA)
TT

ABD'de siyahi Nichols'ı ölümüne döven polislerin bağlı olduğu birim kapatıldı

Washington Square Park'ta Memphis polis saldırısına karşı gösteri (DPA)
Washington Square Park'ta Memphis polis saldırısına karşı gösteri (DPA)

ABD'nin Tennessee eyaletinde 7 Ocak'ta polislerce dövülen ve kaldırıldığı hastanede 3 gün sonra hayatını kaybeden siyahi Tyre Nichols'ı darbeden polislerin bağlı olduğu birim lağvedildi.
Memphis Emniyet Müdürü Cerelyn "CJ" Davis, yaptığı açıklamada, 29 yaşındaki Nichols'ın aracını durdurduktan sonra genci indirip feci şekilde döven polislerin Memphis Polis Teşkilatının Akrep biriminde görevli olduklarını ifade etti.
Davis, Akrep biriminin kalıcı olarak kaldırıldığını ve bunun herkesin çıkarına olacağını söyledi.
Nichols'ın ailesinin avukatları Ben Crump ve Antonio Romanucci, kararın uygun ve adil olduğunu belirtti.
Akrep biriminde çalışan 30 polis, suç oranlarının yüksek olduğu yerlerde asayişin sağlanması için görevlendiriliyordu.
Bu arada, ülkede Nichols'ın polis şiddeti sonucunda hayatını kaybetmesi nedeniyle düzenlenen protestolar devam ediyor.
Kuzey Carolina eyaletinin Charlotte kentinde en az 100 kişi Nichols'ın ölümünü protesto etti.

- Olay
Memphis'te FedEx sürücüsü olarak çalışan 29 yaşındaki Tyre Nichols, 7 Ocak'ta polis tarafından "dikkatsiz araç kullandığı" gerekçesiyle durdurulmuştu. Gözaltına alınmasına karşı koyan genç, polis tarafından feci şekilde dövülmüşü.
Hastaneye kaldırılan siyahi genç, aşırı kanama nedeniyle 3 gün sonra hayatını kaybetmişti.
Olayın görüntü kayıtlarına göre, polisin araçtan indirip feci şekilde darbettiği Nichols, "Hiçbir şey yapmadım. Tamam yerdeyim. Şimdi gerçekten çok yaptınız. Sadece evime gitmeye çalışıyorum. Durun, hiçbir şey yapmadım." demişti.
Polisler, siyahi gence elektroşok tabancası kullanmış ve biber gazı sıkmıştı.
Polislerden üçü Nichols'ı tutarken diğerinin de kafasını tekmelemesi şiddetin boyutunu gözler önüne sermişti.
Genç, evi yakınlarda sayılabilecek annesine sesini duyurmaya çalışarak "Anne, anne." diye bağırırken polislerin de yerde yatar veya oturur vaziyetteyken Nichols'a şiddet uygulamaya devam ettiği hatta yüzünü tekmelediği görülmüştü.
Polislerin dakikalarca dövdükten sonra bıraktığı gence yaklaşık 30 dakika boyunca tıbbi müdahalede bulunulmamış hatta şiddetin sona ermesinden sonraki 10 dakikada olay yerine gelen ve tıbbi ekipmanları olan itfaiye ekipleri de Nichols'a hiçbir tıbbi müdahalede bulunmamıştı.
Söz konusu 30 dakikada, polislerin Nichols'ın çevresinde olup günlük konuşmalarına devam etmesi dikkati çekmişti.
Memphis Polis Teşkilatı tarafından açılan iç soruşturma sonucu tamamı siyahi olan polisler Tadarrius Bean, Demetrius Haley, Emmitt Martin III, Desmond Mills Jr. ve Justin Smith görevden alınmıştı.
Görüntülerin yayımlanmasının ardından dün Boston, Chicago, Detroit, New York ve Portland kentlerinde protesto gösterileri düzenlenmişti.
Nichols'ın arabasını arayan polisler, araçta uyuşturucu veya yasa dışı herhangi bir madde bulamamıştı.
Tennessee'de ikinci derecede cinayet işleyenlere 15 yıldan 60 yıla kadar hapis cezası verilebiliyor.



Trump: İran'a karşı sınırlı bir saldırı düzenlemeyi değerlendiriyorum

Başkan Donald Trump, Beyaz Saray Devlet Yemek Salonu'nda Valiler Birliği ile yaptığı kahvaltıda konuşuyor (AP)
Başkan Donald Trump, Beyaz Saray Devlet Yemek Salonu'nda Valiler Birliği ile yaptığı kahvaltıda konuşuyor (AP)
TT

Trump: İran'a karşı sınırlı bir saldırı düzenlemeyi değerlendiriyorum

Başkan Donald Trump, Beyaz Saray Devlet Yemek Salonu'nda Valiler Birliği ile yaptığı kahvaltıda konuşuyor (AP)
Başkan Donald Trump, Beyaz Saray Devlet Yemek Salonu'nda Valiler Birliği ile yaptığı kahvaltıda konuşuyor (AP)

ABD Başkanı Donald Trump bugün İran'a karşı sınırlı bir askeri saldırı düzenlemeyi düşündüğünü söyledi, ancak daha fazla ayrıntı vermedi.

ABD ordusu, İran'a karşı birkaç hafta sürebilecek ve güvenlik tesislerinin yanı sıra nükleer altyapıyı da bombalamayı içerebilecek bir operasyona hazırlanıyor.

İran'ı nükleer programı konusunda anlaşmaya varmaya zorlamak için sınırlı bir saldırıyı düşünüp düşünmediği sorulduğunda, Beyaz Saray'da gazetecilere, "Sanırım bunu düşündüğümü söyleyebilirim" dedi.

Trump dün, İran'ın bir anlaşmaya varması için 10 ila 15 günlük bir sürenin "yeterli" olacağına inandığını söyledi. Ancak görüşmeler yıllardır tıkanmış durumda ve İran, füze programını kısıtlama ve silahlı gruplarla bağlarını koparma yönündeki daha geniş ABD ve İsrail taleplerini görüşmeyi reddediyor.

Şarku'l Avsat'ın Reuters'ten aktardığına göre iki ABD yetkilisi, İran'la ilgili ABD askeri planlamasının ileri bir aşamaya ulaştığını ve seçenekler arasında bireyleri hedef alan bir saldırı, hatta Trump'ın emriyle Tahran'da rejim değişikliğinin de yer aldığını söyledi. Bu askeri seçenekler, diplomatik çabaların başarısız olması durumunda ABD'nin İran'la ciddi bir çatışmaya hazırlandığının son göstergesi.

Son haftalarda yapılan dolaylı görüşmelerde çok az ilerleme kaydedildi ve taraflardan biri veya her ikisi bunu savaşa hazırlıkta geciktirme taktiği olarak kullanıyor olabilir.

İran, geçen yıl İsrail ve ABD'nin nükleer ve askeri tesislerini hedef alan 12 günlük saldırılarının yanı sıra ocak ayındaki kitlesel protestoların şiddetle bastırılmasının ardından, hiç olmadığı kadar savunmasız bir konumda bulunuyor.

 İran'ın BM Güvenlik Konseyi'ne dün yazdığı mektupta, BM Büyükelçisi Emir Said İrevani, ülkesinin "gerilim veya savaş aramadığını ve savaş başlatmayacağını", ancak herhangi bir ABD saldırganlığına "kararlı ve orantılı bir şekilde" karşılık vereceğini belirtti.

Şöyle devam etti: “Bu koşullar altında, bölgedeki tüm düşman üsleri, tesisleri ve varlıkları, İran'ın savunma yanıtı çerçevesinde meşru hedefler olarak kabul edilecektir.”

Bu haftanın başlarında İran, dünyanın ticareti yapılan petrolünün yaklaşık beşte birinin geçtiği Körfez'in dar su yolu olan Hürmüz Boğazı'nda gerçek mühimmatlı tatbikatlar gerçekleştirdi. Ülke içinde de gerilim artıyor; yas tutanlar, 40 gün önce güvenlik güçleri tarafından öldürülen protestocuları anmak için törenler düzenliyor ve bazı gösterilerde yetkililerin tehditlerine rağmen hükümet karşıtı sloganlar atılıyor.


İsrail'in Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında gerçekleştirdiği bombalama operasyonu

İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
TT

İsrail'in Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında gerçekleştirdiği bombalama operasyonu

İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)

İsrail güçleri bu sabah erken saatlerde Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında bir bombalama operasyonu gerçekleştirdi.

Lübnan'ın resmi Ulusal Haber Ajansı'na göre, büyük patlama saat 02:20'de meydana geldi.

İsrail ile Lübnan Hizbullahı arasında, bir yıldan fazla süren ve partinin askeri ve liderlik altyapısına darbeler aldığı çatışmanın ardından, 27 Kasım'dan beri yürürlükte olan bir anlaşma bulunuyor.

Anlaşma, Lübnan ordusunun ve Lübnan'daki Birleşmiş Milletler Geçici Gücü'nün (UNIFIL) konuşlandırılmasının güçlendirilmesi karşılığında, Hizbullah savaşçılarının Litani Nehri'nin güneyindeki bölgeden (sınırdan yaklaşık 30 km uzaklıkta) çekilmesini ve askeri altyapısının tasfiye edilmesini öngörüyordu.

Anlaşma ayrıca İsrail'in savaş sırasında girdiği tüm bölgelerden çekilmesini de öngörüyordu. Bununla birlikte, İsrail sınırın her iki tarafını da izleyebilmek için beş yüksek noktada askeri varlığını sürdürdü. Ayrıca, askeri hedefler veya Hizbullah unsurları olduğunu iddia ettiği yerlere neredeyse her gün saldırılar düzenliyor ve güçleri buldozerle yıkım ve tahribat operasyonlarına devam ediyor.


ABD Adalet Bakanlığı genel merkezine Trump'ın posteri asıldı

İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
TT

ABD Adalet Bakanlığı genel merkezine Trump'ın posteri asıldı

İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)

ABD Başkanı Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan bir pankart, ABD Adalet Bakanlığı binasına asıldı. Bu adım, Trump’ın Washington’daki bir kuruma kimliğini yansıtma yönündeki son girişimi olarak değerlendiriliyor.

Mavi renkli pankart, dün (perşembe) binanın bir köşesindeki iki sütun arasına yerleştirildi. Pankartta “Amerika’yı Yeniden Güvenli Hale Getirelim” sloganı yer aldı.

Trump, geçen yıl Beyaz Saray’a dönüşünden bu yana federal kurumlar üzerindeki varlığını ve nüfuzunu pekiştirmek için güçlü adımlar atıyor.

Trump, kültürel ve siyasi kurumları yeniden şekillendirirken kendisine yakın isimleri görevlendiriyor, önde gelen kurumların adlarını değiştiriyor ve geçmiş soruşturmalarla bağlantılı yetkilileri geri plana itiyor. Eleştirmenler ise bu adımların, siyasi iktidar ile normal şartlarda bağımsız olması gereken kamu görevleri arasındaki sınırları ortadan kaldırdığını savunuyor.

Geçen yıl Trump’ın fotoğrafını taşıyan pankartlar, ABD Çalışma Bakanlığı, ABD Tarım Bakanlığı ve Amerikan Barış Enstitüsü binalarına da asılmıştı.

Trump tarafından atanan bir yönetim kurulu, Aralık ayında John F. Kennedy Sahne Sanatları Merkezi’ne Trump adının eklenmesi yönünde oy kullandı. Ayrıca Washington’daki Amerikan Barış Enstitüsü binasına da Trump’ın adı verildi.

Son pankarta ilişkin soruları Beyaz Saray, Adalet Bakanlığı’na yönlendirdi. Bakanlık ise şu ana kadar yorum talebine yanıt vermedi.