Sisi, Ermenistan'ı ziyaret eden ilk Mısır Cumhurbaşkanı oldu

Mısır ve Ermenistan heyetleri arasında genişletilmiş müzakere oturumu (Mısır Cumhurbaşkanlığı)
Mısır ve Ermenistan heyetleri arasında genişletilmiş müzakere oturumu (Mısır Cumhurbaşkanlığı)
TT

Sisi, Ermenistan'ı ziyaret eden ilk Mısır Cumhurbaşkanı oldu

Mısır ve Ermenistan heyetleri arasında genişletilmiş müzakere oturumu (Mısır Cumhurbaşkanlığı)
Mısır ve Ermenistan heyetleri arasında genişletilmiş müzakere oturumu (Mısır Cumhurbaşkanlığı)

Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi’nin Ermenistan'a yaptığı ilk ziyarette Kahire ve Erivan, başta ekonomi olmak üzere çeşitli alanlarda işbirliğini geliştirme konusunda anlaştı. Mısır ve Ermenistan, Rusya-Ukrayna krizindeki gelişmeler ve bu krizin dünya üzerindeki ekonomik yansımaları ile ilgili olarak ortak endişeler konusunda koordinasyon ve istişareyi yoğunlaştırma ihtiyacı konusunda fikir birliğine sahip olduklarını açıkladı.
Mısır Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü Bessam Radi'ye göre, Sisi dün Ermenistan’ın başkenti Erivan'da Ermeni mevkidaşı Vahagn Haçaturyan ile basına kapalı görüşmeler yaptı ve ardından genişletilmiş bir müzakere oturumu gerçekleştirdi.
Erivan'da bulunmaktan duyduğu ‘mutluluğu’ dile getiren Sisi, iki ülke arasındaki diplomatik ilişkilerin başlamasından bu yana ülkeyi ziyaret eden ilk Mısır Cumhurbaşkanı olduğunu ifade etti. Sisi, Ermeni mevkidaşı ile düzenlediği ortak basın toplantısında, Erivan'a yaptığı ziyaretin ülkesinin Ermenistan'a duyduğu ilgiye dayalı olarak ilişkilerini çeşitli alanlarda geliştirme arzusunu yansıttığını söyledi.
Mısır Cumhurbaşkanı, ülkesinin tarihsel olarak çeşitli siyasi, ekonomik, kültürel ve sanatsal alanlarda ve Mısır toplumunun yaşamını zenginleştirmede katkılarını takdir eden on binlerce Ermeni'ye ev sahipliği yaptığını bildirdi.
Ermenistan Cumhurbaşkanı, Mısırlı mevkidaşının tarihi ziyaretini memnuniyetle karşıladı ve ‘ülkesinin Mısır ile iki ülkeyi birleştiren genişletilmiş bağlardan gurur duyduğunu’ ifade etti. Haçaturyan, Mısır'ın özellikle altyapı ve ulaşım projelerinde başarılı bir deneyime sahip olduğuna değinerek, Ermenistan’ın Mısır ile teknik uzmanlık alışverişi yapma arzusunu dile getirdi.
Sisi, Haçaturyan ile görüşmesinde, Mısır’ın Ulusal Yeşil Hidrojen Strateji projesinin başlatılmasıyla enerji alanındaki başarılarına değinerek, Arap ve Afrika ülkeleriyle yapılan serbest ticaret anlaşmalarının enerji projelerini gelecek vaat eden bir yatırım noktası haline getirdiğini kaydetti.
Mısır Cumhurbaşkanı, tarafların ‘iki ülke arasındaki ticaret hacmini, gelecek vaat eden yetenekleri ve seçkin siyasi ilişkileri artırmak için ortak çalışmanın önemi’ konusunda anlaştığını söyledi. İki ülke arasındaki mevcut ekonomik mekanizmaların, başta Ekonomik, Bilimsel ve Teknik İşbirliği Ortak Komitesi ve İşadamları Forumu olmak üzere, harekete geçirilmesi ve canlandırılması gerektiğine dikkati çeken Sisi, ülkesinin Ermenistan'daki altyapı projelerinin uygulanmasına katılmaya hazır olduğunu ifade etti.
Görüşmede, Ortadoğu ve Kafkasya’nın yanı sıra ortak ilgi alanına giren uluslararası ve bölgesel meseleler masaya yatırıldı. Sisi, koronavirüs salgını ve Rusya-Ukrayna krizinin yansımaları ışığında ortaya çıkan ekonomik krizle insanların iki kat acı çektiği bu aşamada, kalıcı, kapsamlı ve adil bir barışa ulaşmak, barış yolunu tamamlamak ve halklar için daha iyi bir gerçeklik ve insana yakışır bir yaşam sağlamak adına diyalog, müzakere ve yorulmak bilmeyen çalışmanın öneminin vurgulandığını söyledi.
Sisi ve Haçaturyan, ilgili devlet kurumları arasında bilimsel, teknolojik, spor ve kültürel alanlarda işbirliği için bir dizi ortak anlaşma ve mutabakat zaptı imzaladı. Ayrıca yatırım alanında kurumsal işbirliği içinde anlaşma sağlandı.
Bu bağlamda Radi’ye göre Sisi, dün Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan ile uluslararası ve bölgesel krizlerin yanı sıra bu durumun Avrupa kıtasının güvenliği üzerindeki yansımalarını inceleyen görüşme gerçekleştirdi.
Mısır Cumhurbaşkanlığı sözcüsü, özellikle Rusya-Ukrayna krizindeki gelişmeler ve bunun dünya üzerindeki ekonomik yansımaları açısından Doğu Avrupa ve Güney Kafkasya bölgesiyle ilgili olarak koordinasyon ve istişareyi yoğunlaştırma ihtiyacı konusunda iki tarafın anlaştığını bildirdi.
Radi, tarafların yasadışı göçle kapsamlı bir perspektifle mücadele etmek adına ortak işbirliğini güçlendirme ve bunu teşvik eden ana nedenleri ortadan kaldırmak için çalışma ve uluslararası toplumun terörizme karşı birleşme ihtiyacı üzerinde fikir birliğine vardığını söyledi.



Trump, Sisi'ye gönderdiği mesajda: Mısır ve Etiyopya arasındaki arabuluculuk görüşmelerine yeniden başlamaya hazırız dedi

ABD Başkanı Donald Trump (AFP)
ABD Başkanı Donald Trump (AFP)
TT

Trump, Sisi'ye gönderdiği mesajda: Mısır ve Etiyopya arasındaki arabuluculuk görüşmelerine yeniden başlamaya hazırız dedi

ABD Başkanı Donald Trump (AFP)
ABD Başkanı Donald Trump (AFP)

ABD Başkanı Donald Trump, dün Mısırlı mevkidaşı Abdülfettah el-Sisi'ye gönderdiği mektupta, ABD'nin Nil Nehri sularının paylaşımı sorununu çözmek için Mısır ve Etiyopya arasında arabuluculuğa yeniden başlamaya hazır olduğunu belirtti.

Truth Social'da yayınlanan bir mektupta şunları yazdı: "Nil sularının paylaşımı sorununu sorumlu ve kesin bir şekilde çözmek için Mısır ve Etiyopya arasında Amerikan arabuluculuğuna yeniden başlamaya hazırım." Şöyle devam etti: "Mısır, Sudan ve Etiyopya'nın su ihtiyaçlarının karşılanmasını sağlayacak bir çözüme ulaşmanıza yardımcı olmak istiyorum."

Nil Havzası ülkelerinin tamamı için kalıcı bir anlaşmaya müzakereler ve ABD'nin taraflar arasındaki koordinasyonu yoluyla ulaşılabileceğine inanıyor, "Büyük Etiyopya Rönesans Barajı etrafındaki gerilimlerin çözülmesi en önemli önceliklerim arasında yer alıyor" diye vurguladı.

Başarılı bir yaklaşım sayesinde, Mısır ve Sudan'daki kuraklık dönemlerinde su tahliyesinin garanti altına alınabileceğini belirtti. Etiyopya ayrıca önemli miktarda elektrik üretebilir ve bunun bir kısmını Mısır veya Sudan'a sağlayabilir veya satabilir.

Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre “Hiçbir ülke Nil sularını tek taraflı olarak kontrol etmemelidir” ifadesini kullandı.

Sisi'yi ve 7 Ekim 2023'ten bu yana Mısır ve bölgedeki güvenlik ve insani sorunların yönetimindeki rolünü övdü.


"Gazze Yönetim Komitesi"... "temkinli" bir başlangıç

Bir Filistinli, dün Gazze Şeridi'nin merkezindeki Deyr el-Belah'ta bir eve düzenlenen İsrail saldırısının yol açtığı yıkımı gösteriyor (AP)
Bir Filistinli, dün Gazze Şeridi'nin merkezindeki Deyr el-Belah'ta bir eve düzenlenen İsrail saldırısının yol açtığı yıkımı gösteriyor (AP)
TT

"Gazze Yönetim Komitesi"... "temkinli" bir başlangıç

Bir Filistinli, dün Gazze Şeridi'nin merkezindeki Deyr el-Belah'ta bir eve düzenlenen İsrail saldırısının yol açtığı yıkımı gösteriyor (AP)
Bir Filistinli, dün Gazze Şeridi'nin merkezindeki Deyr el-Belah'ta bir eve düzenlenen İsrail saldırısının yol açtığı yıkımı gösteriyor (AP)

Kahire dün, Filistinlilerin mutabakatı ve Amerika'nın desteği ile İsrail'in önceki çekincelerine rağmen resmi bir itiraz olmaksızın, ancak sahada engeller çıkarılma niyetinin açıkça ortada olduğu bir ortamda, Gazze Şeridi'nin idaresinden sorumlu “Teknokrat Komite”nin ilk toplantısına tanık oldu.

Filistin Ulusal Gazze Şeridi Yönetim Komitesi Başkanı Ali Şaas ilk basın toplantısında, komitenin mali destek aldığını ve iki yıllık görev süresi için bir bütçe belirlendiğini söyledi. Şaas, Gazze'nin yeniden inşası ve yardım için Dünya Bankası'nda bir fon kurulmasını istedi.

Şaas, yardım planının 2025 yılının Mart ayında Arap Birliği tarafından onaylanan Mısır planına dayandığını açıkladı. (Bu planın uygulanması beş yıl sürecek ve maliyeti yaklaşık 53 milyar dolar olacak.) Avrupa tarafından memnuniyetle karşılanan planla ilgili olarak Şaas, “Gazze Şeridi Yönetim Komitesi'nin attığı ilk adım, Şerid'e 200n bin prefabrik konut birimi sağlamak” olduğunu vurguladı.

Hamas, Şeridi teknokrat yönetime devretmeye hazır olduğunu açıkladı. Hamas açıklamasında, Gazze'de devam eden “katliamların” Tel Aviv'in “ateşkes anlaşmasını sabote etme ve Şerid'deki durumu istikrara kavuşturma çabalarını bozma politikasını” sürdürdüğünü doğruladığını belirtti.


Suriye Arap Ordusu, SGD mensuplarına "örgütten ayrılın" çağrısı yaptı; SDG'den yanıt geldi: Siyasi ve askeri iflas

Fotoğraf: Independent Türkçe
Fotoğraf: Independent Türkçe
TT

Suriye Arap Ordusu, SGD mensuplarına "örgütten ayrılın" çağrısı yaptı; SDG'den yanıt geldi: Siyasi ve askeri iflas

Fotoğraf: Independent Türkçe
Fotoğraf: Independent Türkçe

Suriye Arap Ordusu’nun SDG mensuplarına yönelik “örgütten ayrılın” çağrısına, Suriye Demokratik Güçleri’nden sert bir açıklama geldi. SDG, çağrıyı “siyasi ve askeri iflasın göstergesi” olarak nitelendirerek, birlik ve vatanseverlik vurgusu yaptı.

Suriye Arap Ordusu Harekat Komutanlığı, resmi haber ajansı SANA aracılığıyla Suriye Demokratik Güçleri (SDG) bünyesindeki mensuplara yönelik bir çağrı yayımladı. Açıklamada, SDG saflarında yer alan Suriyelilere, etnik ya da mezhepsel ayrım gözetilmeksizin örgütten ayrılmaları ve en yakın Suriye Arap Ordusu noktasına yönelmeleri istendi.

Komutanlık, SDG’den ayrılanların “ülkeleri tarafından her zaman ve her yerde kabul edileceğini” vurgulayarak, sorunun halkla değil, PKK ile bağlantılı milis yapılar ve “devrik rejimin kalıntıları” ile sınırlı olduğunu savundu. Açıklamada bu unsurların sivilleri hedef aldığı ve Suriye toplumunu parçalamayı amaçladığı öne sürüldü.

Suriye Arap Ordusu Harekat Komutanlığı açıklamasında şu ifadeler yer aldı:

“Kürt ya da Arap ayrımı gözetmeksizin, SDG bünyesinde yer alan tüm Suriyelilere sesleniyoruz: Gecikmeden bu örgütten ayrılın ve devletinize, halkınıza geri dönün. SDG’den ayrılan herkes, ülkesi tarafından her zaman ve her yerde kabul edilecektir. Sorunumuz halkımızla değil; PKK terör örgütüne bağlı milislerle ve Suriye toplumunu yok etmeyi hedefleyen unsurlarladır.”

SDG'den sert yanıt

Bu çağrıya, aynı gün içinde Suriye Demokratik Güçleri Medya Merkezi’nden yazılı bir açıklamayla yanıt geldi. SDG açıklamasında, Şam’daki Savunma Bakanlığı kaynaklı çağrıların sahadaki gerçeklerle bağdaşmadığı savunularak, bu tür açıklamaların bölgedeki topluluklar arasında ayrılık yaratma girişimi olduğu ifade edildi.

Açıklamada şu ifadelere yer verildi:

Suriye Demokratik Güçleri’nin vatanseverliği, tüm ayrılık çağrılarından daha güçlüdür. Şam’daki ‘Savunma Bakanlığı’ tarafından savaşçılarımızı hedef almaya çalışan bu çağrılar, siyasi ve askeri iflas durumunu yansıtan, bölgedeki topluluklar arasında ayrılık tohumları ekme girişiminin başarısız bir örneğidir.

SDG, yapısının çok kimlikli olduğunu vurgulayarak Kürt, Arap, Süryani ve diğer halklardan oluşan savaşçıların terörizme karşı ortak bir mücadele yürüttüğünü belirtti. Açıklamada, bu birlikteliğin yıllara dayanan fedakarlıklarla güçlendiği ifade edildi:

Kürt, Arap, Süryani ve diğer savaşçılarıyla Suriye Demokratik Güçleri, terörizme karşı mücadelede ve sivillerin korunmasında kan bağıyla birleşmiş, birleşik bir ulusal güçtür. Bu savaşçılar ve aileleri bu toprakların evlatlarıdır; bağlılıklarında vatanseverdirler, seçimlerinde nettirler ve yıllarca süren fedakarlıklarıyla birliklerinin her türlü kışkırtmadan daha güçlü olduğunu kanıtlamışlardır.

SDG açıklamasında, safları bölmeye yönelik girişimlerin sonuç vermeyeceği belirtilerek, bu tür çağrıların tam tersine daha güçlü bir kenetlenmeye yol açacağı savunuldu:

Safları bölme ve ayrılık tohumları ekme girişimleri, sahadaki gerçekleri değiştirmeyecektir. Suriye Demokratik Güçleri, Kuzey ve Doğu Suriye halkıyla birlikte terörizme ve onu yeni biçimlerde yeniden canlandırmaya çalışanlara karşı birlik içinde kalacaktır.

Independent Türkçe, SANA, Telegram