Malley, İran’ın nükleer silah üretmeye çok yakın olduğu konusunda uyardı

 ABD'nin İran Özel Temsilcisi Robert Malley. (AP)
ABD'nin İran Özel Temsilcisi Robert Malley. (AP)
TT

Malley, İran’ın nükleer silah üretmeye çok yakın olduğu konusunda uyardı

 ABD'nin İran Özel Temsilcisi Robert Malley. (AP)
ABD'nin İran Özel Temsilcisi Robert Malley. (AP)

ABD'nin İran Özel Temsilcisi Robert Malley, Tahran'ın nükleer silah üretmeye yetecek miktarda zenginleştirilmiş uranyum elde etmeye ‘çok ama çok yakın’ olduğunu söyledi. Ancak Malley, Başkan Joe Biden yönetiminin nükleer anlaşmaya geri dönmek için gösterdiği diplomatik çabaların sonuçsuz kaldığı yönündeki haberleri ise reddetti.
Askeri seçeneğin ‘çok zor ve çok tehlikeli’ olmasına rağmen son çare olarak masada olduğu konusunda uyaran ABD’li yetkili dün BBC Hard Talk programında verdiği röportajda şunları söyledi:
“Baskılar ve yaptırımlar, yüzleşme ve uluslararası toplumu harekete geçirme hamleleri yapılmış olsa bile diplomasi asla sona ermez. ABD'li yetkililer, görüşmeler sırasında birkaç kez ‘İran'ın saldırgan davranışını durdurmak veya nükleer programını durdurmak için daha fazla adım atmaktan çekinmeyeceklerini’ açıkladı. Mesele şu ya da bu değil; diplomasi ya da başka bir yol.” 
ABD'li yetkili, İran'ın şu an ABD ulusal güvenliği için Biden'ın yaklaşık iki yıl önce başkanlığı devraldığından daha büyük bir tehdit oluşturup oluşturmadığı ile ilgili yorum yapmaktan kaçınrken, söz konusu dönemde ‘önceki yönetimin yürürlükteki anlaşmadan çekilme yönündeki pervasızca kararı nedeniyle çok tehlikeli bir durumun miras alındığına’ inanıyor.
Malley açıklamalarının devamında şu ifadeleri kulandı:
“İran programı şüphesiz ilerliyor. ABD, Avrupalı müttefikleri ve diğerleri, eski Başkan Donald Trump döneminde ‘bugün olduğundan ve her zamankinden daha fazla’ birleşti. Bizi İran'a karşı daha güçlü bir konuma getiren şey budur. Ancak evet; işler daha da kötüye gitti çünkü İran nükleer programını çok tehlikeli şekilde geliştirdi.”
Malley'e, Başkan Biden'ın ‘Kapsamlı Ortak Eylem Planı’ için ‘öldü’ şeklindeki önceki açıklamasını onaylayıp onaylamadığı soruldu. Malley, "Ölüm fermanını yazmak için göreve gelmedim" diye cevap vererek şunları söyledi:
“İran bu krizi sona erdirmek ve anlaşmaya geri dönmek için birçok fırsatı reddetti. Reddedenler ve sırtlarını dönenler kendileri. İranlılar nükleer silah üretmeye yetecek miktarda zenginleştirilmiş uranyum elde etmeye çok ama çok yakınlar. Ancak bir bomba elde etmeye ne kadar yakınlar? Bu başka bir sorudur. Çünkü silahlanma programına ve (nükleer) silah elde etme çabalarına devam etmediler. Eğer yaparlarsa, veriler değişebilir. Bu çaba daha fazla zaman gerektiriyor. Yönetim diplomasi arayışında. Başkan Biden, bu seçenek başarısız olursa son çare olarak askeri de dahil diğer tüm seçeneklerin masada olduğunu söyledi. Bu ilk tercihimiz değil, çünkü çok zor ve çok tehlikeli.”
İsrail ve ABD'nin çıkarları hakkında da değerlendirmelerde bulunan Malley, “İran'ın nükleer silaha sahip olmaması hedefiyle üzerinde anlaştığımız zamanlarda bile taktikler üzerinde her zaman uzlaşı sağlayamadık” dedi.
Mevcut ABD-İsrail askeri tatbikatlarının İran'a karşı bir saldırıya hazırlanmayı amaçladığı iddialarını yalanlayan Malley bunların, Ukrayna'da ve Avrupa'da ne olursa olsun İsrail'i desteklemek, ABD ile İsrail'in ortak çıkarlarını savunmak ve birlikte çalışmak için tasarlandığını söyledi. ABD'nin İran'daki temel özgürlüklere verdiği desteği, Ukrayna'ya karşı savaşta Rusya'ya sağladığı yardımı ve İran'ın ABD vatandaşlarına yönelik tehditlerine dikkat çeken Malley, “İşimiz İran halkının yanında yer almak. Washington, İran'da rejim değişikliği için çalışmıyor” vurgusunda bulundu.



Kürt Yönetimi: Şara’nın kararnamesi ilk adımdır, ancak demokratik bir anayasa taslağı hazırlanmalıdır

SDG ile Suriye hükümeti arasındaki gerilimin artmasından korkan siviller, Deyr Hafir'den batıya doğru akın ederken silahlı bir asker (Reuters)
SDG ile Suriye hükümeti arasındaki gerilimin artmasından korkan siviller, Deyr Hafir'den batıya doğru akın ederken silahlı bir asker (Reuters)
TT

Kürt Yönetimi: Şara’nın kararnamesi ilk adımdır, ancak demokratik bir anayasa taslağı hazırlanmalıdır

SDG ile Suriye hükümeti arasındaki gerilimin artmasından korkan siviller, Deyr Hafir'den batıya doğru akın ederken silahlı bir asker (Reuters)
SDG ile Suriye hükümeti arasındaki gerilimin artmasından korkan siviller, Deyr Hafir'den batıya doğru akın ederken silahlı bir asker (Reuters)

Kuzey ve Doğu Suriye Kürt yönetimi bugün yaptığı açıklamada, Cumhurbaşkanı Ahmed el-Şara'nın dün yayınladığı kararnamenin "ilk adım olabileceğini, ancak Suriye halkının özlem ve umutlarını karşılamadığını" belirterek, "ülkenin tüm kesimlerinin haklarını koruyan demokratik bir anayasanın yapılmasının" önemini vurguladı.

Suriye'de yaşayan tüm Kürt kökenli vatandaşlara Suriye vatandaşlığı verilmesini öngören Suriye Cumhurbaşkanı'nın dün yayınladığı kararnameye yanıt olarak Kürt yönetimi açıklamasında, "hakların geçici kararnamelerle değil, kalıcı anayasalarla korunduğunu ve güvence altına alındığını" belirtti.

Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şara (Reuters – Arşiv)Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şara (Reuters – Arşiv)

Kuzey ve Doğu Suriye'deki Kürt yönetimi, tüm bileşenlerin haklarını koruyan, muhafaza eden ve sürdüren demokratik, çoğulcu bir anayasa taslağı hazırlanması çağrısında bulundu. Niyet ne olursa olsun herhangi bir kararnamenin, kapsamlı bir anayasal çerçevenin parçası olmadığı sürece hakların gerçek bir güvencesini oluşturamayacağını vurguladı.

Açıklamada, Suriye'nin kuzey ve doğusundaki Kürt yönetiminin, Suriye'deki haklar ve özgürlükler sorununun temel çözümünün kapsamlı bir ulusal diyalog ve demokratik bir anayasada yattığına inandığı ifade edildi.


Suriye ordusu Deyr Hafir'i kontrol altına aldı ve Rakka’ya girdi

Suriye ordusu Deyr Hafir'i kontrol altına aldı ve Rakka’ya girdi
TT

Suriye ordusu Deyr Hafir'i kontrol altına aldı ve Rakka’ya girdi

Suriye ordusu Deyr Hafir'i kontrol altına aldı ve Rakka’ya girdi

 

Suriye ordusu bugün, "Suriye Demokratik Güçleri"nin (SDG) çekilmesinin ardından Halep'in doğusundaki Deyr Hafir şehrinin kontrolünü ele geçirdiğini duyurdu ve SDG'yi anlaşmayı ihlal etmekle ve Meskene şehri yakınlarında bir Suriye ordusu devriyesine saldırmakla suçladı. Saldırıda iki asker öldü, birçok asker yaralandı.

Suriye televizyonu daha sonra ordunun Rakka vilayetine girdiğini ve Dibsi Afnan kasabasının kontrolünü ele geçirdiğini bildirdi.

SDG yaptığı açıklamada, Suriye ordusunun "savaşçılarımızın geri çekilmesi tamamlanmadan önce Deyr Hafir ve Meskene şehirlerine girdiğini ve çok tehlikeli bir durum yarattığını" belirtti.

Bu gelişmeler, ABD'nin Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack ve SDG lideri Mazlum Abdi'nin bir görüşme için Erbil'e geldiği yönündeki haberlerin ardından yaşandı.


Trump, Sisi'ye gönderdiği mesajda: Mısır ve Etiyopya arasındaki arabuluculuk görüşmelerine yeniden başlamaya hazırız dedi

ABD Başkanı Donald Trump (AFP)
ABD Başkanı Donald Trump (AFP)
TT

Trump, Sisi'ye gönderdiği mesajda: Mısır ve Etiyopya arasındaki arabuluculuk görüşmelerine yeniden başlamaya hazırız dedi

ABD Başkanı Donald Trump (AFP)
ABD Başkanı Donald Trump (AFP)

ABD Başkanı Donald Trump, dün Mısırlı mevkidaşı Abdülfettah el-Sisi'ye gönderdiği mektupta, ABD'nin Nil Nehri sularının paylaşımı sorununu çözmek için Mısır ve Etiyopya arasında arabuluculuğa yeniden başlamaya hazır olduğunu belirtti.

Truth Social'da yayınlanan bir mektupta şunları yazdı: "Nil sularının paylaşımı sorununu sorumlu ve kesin bir şekilde çözmek için Mısır ve Etiyopya arasında Amerikan arabuluculuğuna yeniden başlamaya hazırım." Şöyle devam etti: "Mısır, Sudan ve Etiyopya'nın su ihtiyaçlarının karşılanmasını sağlayacak bir çözüme ulaşmanıza yardımcı olmak istiyorum."

Nil Havzası ülkelerinin tamamı için kalıcı bir anlaşmaya müzakereler ve ABD'nin taraflar arasındaki koordinasyonu yoluyla ulaşılabileceğine inanıyor, "Büyük Etiyopya Rönesans Barajı etrafındaki gerilimlerin çözülmesi en önemli önceliklerim arasında yer alıyor" diye vurguladı.

Başarılı bir yaklaşım sayesinde, Mısır ve Sudan'daki kuraklık dönemlerinde su tahliyesinin garanti altına alınabileceğini belirtti. Etiyopya ayrıca önemli miktarda elektrik üretebilir ve bunun bir kısmını Mısır veya Sudan'a sağlayabilir veya satabilir.

Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre “Hiçbir ülke Nil sularını tek taraflı olarak kontrol etmemelidir” ifadesini kullandı.

Sisi'yi ve 7 Ekim 2023'ten bu yana Mısır ve bölgedeki güvenlik ve insani sorunların yönetimindeki rolünü övdü.