İran protestolarında çıplak şekilde polise direnip vurulan boksör Morovati: Vücudumdan 200 saçma çıkardılar

"Beni çok yakın mesafeden pompalı tüfekle vurdular"

İranlı yetkililer, CNN'in Morovati'nin anlattıklarıyla ilgili yorum talebine yanıt vermedi (Twitter /@botinkurdistany)
İranlı yetkililer, CNN'in Morovati'nin anlattıklarıyla ilgili yorum talebine yanıt vermedi (Twitter /@botinkurdistany)
TT

İran protestolarında çıplak şekilde polise direnip vurulan boksör Morovati: Vücudumdan 200 saçma çıkardılar

İranlı yetkililer, CNN'in Morovati'nin anlattıklarıyla ilgili yorum talebine yanıt vermedi (Twitter /@botinkurdistany)
İranlı yetkililer, CNN'in Morovati'nin anlattıklarıyla ilgili yorum talebine yanıt vermedi (Twitter /@botinkurdistany)

İran'daki Mahsa Emini protestolarında çıplak şekilde güvenlik güçlerine karşı çıkarken vurulmasıyla gündem olan boksör Ashkan Morovati, yaşadıklarını anlattı.
ABD'nin önde gelen medya kuruluşlarından CNN'e konuşan Morovati, güvenlik güçlerine yaklaşarak protestoculara karşı daha sakin davranmalarını istediğini söyledi.
26 yaşındaki İranlı boksör, göstericilere sert şekilde müdahale eden görevlilere "Buradakilere acımasızca davranıyorsunuz, yaptığınız insanlık dışı" dediğini belirtti.
Morovati, bu sırada güvenlik güçlerinin hiçbir uyarı yapmadan kendisine biber gazı ve copla saldırmaya başladığını savundu.
İran'ın Kürdistan Eyaleti'nin yönetim merkezi Senendec'de ekimde yaşanan olayda, boksörün elinde bıçakla güvenlik görevlilerine meydan okuduğu görüntüler viral olmuştu.
Kürt boksörse bıçağını kendini savunmak amacıyla çıkardığını söyledi.
Morovati, "Beni önce çok yakın mesafeden pompalı tüfekle vurdular, sonra da bacaklarıma iki el ateş ettiler" dedi.
Olayın ardından hastaneye kaldırılan boksör, acil yardım servisindeki müdahaleyle kurtuldu.
Morovati, bir bacağındaki ana damarın yırtıldığını ve pompalı tüfek mermisindeki saçmaların akciğerini deldiğini söyledi. Boksör, doktorların ameliyatta vücudunun farklı yerlerinden yaklaşık 200 tane saçma çıkardığını ifade etti.
Yaklaşık bir ay tedavi gören boksör, 23 Ekim'de güvenlik güçleri tarafından hastaneden çıkarılıp tutuklandı.
Morovati'yi ameliyat ettiğini söyleyen ve kendisini Navabi diye tanıtan doktor, 10 sivil polisle 20'ye yakın silahlı askerin hastaneyi basıp boksörü götürdüğünü belirtti.
Yaraları tam iyileşmediği için hapishanede çok acı çektiğini anlatan boksör, ailesinin ve hastanedeki doktorların talepleri üzerine askeri hastaneye nakledildiğini belirtti.
Morovati, bu sırada hakkında idam istemiyle dava açıldığını söyledi. Boksör, askeri hastaneden taburcu edildikten sonra ülkeden kaçtığını belirterek, "Dağları ve çölleri geçerek ülkeden çıktım. Ağır kanamam vardı ve cidden çok kötü durumdaydım" dedi.
CNN, boksörün arkadaşlarının yardımıyla ülkeden kaçtığını bildirirken, sporcunun konumunu paylaşmadı.
Yaraları nedeniyle artık boksu sürdüremeyeceğini söyleyen Morovati, İran halkının cesurca mücadele ettiğini belirterek, "Halkım ve ülkem için canımı bin kez feda ederim" dedi.

Mahsa Emini protestoları
İran'ın başkenti Tahran'da 13 Eylül'de "ahlak polisi" olarak bilinen İrşad devriyeleri tarafından gözaltına alındıktan sonra rahatsızlanarak hastaneye kaldırılan 22 yaşındaki Emini'nin 16 Eylül'de yaşamını yitirmesi, ülkede yönetime karşı büyük protestolara yol açmıştı.
Polis, Emini'nin sorgu sırasında sağlık sorunları nedeniyle fenalaştığını iddia etmiş, muhaliflerse genç kadının işkence görerek öldüğünü savunmuştu.
ABD merkezli İran İnsan Hakları Aktivistleri Ajansı'na göre 30 Ocak itibarıyla gösterilerde yaşamını yitiren eylemci sayısı 527 olurken, 19 bin 602 kişi de gözaltına alındı. 4 kişiyse protestolardaki rolü nedeniyle idam edildi.
Independent Türkçe, CNN, HRANA
 



Uluslararası toplum Lübnan'ın silahların devlet kontrolünde olması için başlattığı girişimi destekliyor

Bağlılık yemini eden Hizbullah üyeleri. (AP /Huseyin Malla)
Bağlılık yemini eden Hizbullah üyeleri. (AP /Huseyin Malla)
TT

Uluslararası toplum Lübnan'ın silahların devlet kontrolünde olması için başlattığı girişimi destekliyor

Bağlılık yemini eden Hizbullah üyeleri. (AP /Huseyin Malla)
Bağlılık yemini eden Hizbullah üyeleri. (AP /Huseyin Malla)

Fransa'nın başkenti Paris'te 5 Mart'ta Lübnan ordusunu desteklemek için bir konferansın düzenleneceğinin duyurulması, meşru kurumların silahların devletle sınırlandırılması kararını uygulamaya koyma yönündeki uluslararası iradeyi yansıtıyordu.

Dün yapılan duyuru, Suudi Arabistan, ABD, Fransa, Mısır ve Katar temsilcilerinden oluşan beşli grubun desteğiyle uluslararası bir ivme kazandı. Bu adım, ordunun görevlerini, özellikle de Hizbullah'ın silahsızlandırılmasını tamamlamasını sağlamak için atılan bir adım olarak görüldü.

Konferans öncesinde, ihtiyaç ve gereklilikleri belirlemek üzere Lübnan ordusu komuta kademesi ile bağışçı ülkeler arasında toplantılar düzenlenmesi planlanıyor.

Buna karşın Hizbullah iç savaşla tehdit etti. Hizbullah Siyasi Konseyi Başkan Yardımcısı Mahmud Kamati yaptığı açıklamada, yetkililerin Litani Nehri’nin kuzeyi hakkındaki açıklamalarının ‘hükümetin kaos ve istikrarsızlığa, kimsenin memnun olmayacağı bir iç duruma ve belki de iç savaşa doğru gittiği anlamına geldiğini’ söyledi.


Şara: SDG, Halep'te bize saldırdı ve kurtuluş mücadelesini engellemeye çalıştı

Suriye Devlet Başkanı Ahmed eş Şara (Arşiv- Reuters)
Suriye Devlet Başkanı Ahmed eş Şara (Arşiv- Reuters)
TT

Şara: SDG, Halep'te bize saldırdı ve kurtuluş mücadelesini engellemeye çalıştı

Suriye Devlet Başkanı Ahmed eş Şara (Arşiv- Reuters)
Suriye Devlet Başkanı Ahmed eş Şara (Arşiv- Reuters)

Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şara dün yaptığı açıklamada, “SDG (Suriye Demokratik Güçleri) Halep'te bize saldırdı ve kurtuluş savaşını engellemeye çalıştı, ardından şehrin stratejik bölgelerine yayıldı” dedi.

Eş-Şara, haber kanallarında yayınlanan bir televizyon röportajında, "Kürt unsuru Suriye'deki durumla bütünleşmiş durumda ve Kürtlerin orduda, güvenlikte ve parlamentoda yer almasını istiyoruz, ancak PKK (Kürdistan İşçi Partisi) onları kalkınma fırsatlarından mahrum bırakmak istiyor" ifadelerini kullandı.

Suriye Devlet Başkanı, “SDG örgütünün sorunu, birden fazla lideri olması ve askeri kararlarının PKK örgütüyle bağlantılı olmasıdır” diyerek, “(SDG) Halep'te sivil ve ekonomik hayatı engelledi ve Nisan anlaşmasının şartlarına uymadı” şeklinde konuştu.


Washington, Gazze'de ikinci aşama operasyonunu başlattı

Gazze Şeridi'nin güneyindeki Han Yunus'ta yerinden edilmiş Filistinlilerin çadırları, dün yağmur sularıyla çevrili halde (Reuters)
Gazze Şeridi'nin güneyindeki Han Yunus'ta yerinden edilmiş Filistinlilerin çadırları, dün yağmur sularıyla çevrili halde (Reuters)
TT

Washington, Gazze'de ikinci aşama operasyonunu başlattı

Gazze Şeridi'nin güneyindeki Han Yunus'ta yerinden edilmiş Filistinlilerin çadırları, dün yağmur sularıyla çevrili halde (Reuters)
Gazze Şeridi'nin güneyindeki Han Yunus'ta yerinden edilmiş Filistinlilerin çadırları, dün yağmur sularıyla çevrili halde (Reuters)

Amerika Birleşik Devletleri, “Donald Trump'ın Gazze'deki çatışmayı sona erdirmek için hazırladığı planın ikinci aşamasını başlatmak” için yeşil ışık yaktı.

ABD'nin özel temsilcisi Steve Whitkoff dün Trump adına yeni aşamaya geçişi duyurarak, bunun “ateşkes aşamasından silahsızlanmaya, teknokrat yönetim ve yeniden inşa sürecine geçiş” olduğunu açıkladı. Witkoff, “Gazze'de, Gazze Şeridi Yönetimi Ulusal Komitesi tarafından temsil edilen geçici bir teknokrat Filistin yönetimi kurulmakta” olduğunu belirtti. Bu yönetimin “silahsızlanma ve yeniden yapılanma sürecini, özellikle de tüm yetkisiz kişilerin silahsızlandırılmasını başlatacağını” ifade etti.

Dün, Mısır, Katar ve Türkiye'deki arabulucular, Gazze Şeridi'ni yönetmek üzere Ali Şaas başkanlığında bir Filistin teknokrat komitenin kurulduğunu duyurdu. Bu komite, iç ve uluslararası destek görüyor; Filistin başkanlığı ve gruplar komitenin kurulmasını memnuniyetle karşıladı ve ayrı ayrı açıklamalarda komiteye desteklerini ifade etti.