Irak Başbakanı Sudani döviz kurunun düşürülmesi için tüm yolları deneyeceklerini açıkladıhttps://turkish.aawsat.com/home/article/4131956/irak-ba%C5%9Fbakan%C4%B1-sudani-d%C3%B6viz-kurunun-d%C3%BC%C5%9F%C3%BCr%C3%BClmesi-i%C3%A7in-t%C3%BCm-yollar%C4%B1
Irak Başbakanı Sudani döviz kurunun düşürülmesi için tüm yolları deneyeceklerini açıkladı
Fotoğraf: AA
Irak Başbakanı Muhammed Şiya es-Sudani, döviz kurunda yaşanan artışın durdurulması için her yolu deneyeceklerini belirterek, halka dolar değil Irak dinarı bulundurma çağrısı yaptı.
Sudani, resmi televizyon kanalında ülke gündemine ilişkin açıklamalarda bulundu.
Döviz kurundaki artış ve hayat pahalılığına değinen Irak Başbakanı, "Yaşanan devalüasyon hükümet, parlamento veya Merkez Bankası kararıyla değildi. Döviz kurunun artışı, Merkez Bankası ile ABD Federal Bankası arasında 'dünya bankacılık sistemine entegre edilmemiz için' iki yıl önce yapılan anlaşma sonucudur. Döviz kurunun düzeltilip eski haline dönmesi için tüm yolları deneyeceğiz. Döviz kurunu eski haline döndüreceğiz." dedi.
Ülke dışına döviz kaçırıldığını savunan Sudani, bunun da döviz kurundaki dalgalanmada payı olduğunu dile getirdi.
Sudani, "Her şeye rağmen mali durumumuz gayet iyi. Nakit tutarlarımız var. Bütçemizi de yakında onaylayacağız. Ticaret Bakanlığına pazarda ihtiyaç duyulan her şeyi ithal etme talimatı da verdim. Vatandaşlarımız elinde döviz değil dinar bulundurmalı." ifadelerini kullandı.
Iraklı heyet, ABD yolcusu
Irak Başbakanı, bir soru üzerine, kendisinin Washington ziyareti için henüz bir takvim belirlenmediğini, ancak 7 Şubat'ta Dışişleri Bakanı Fuad Hüseyin başkanlığında, Merkez Bankası Başkanı ve bakanlık vekillerinden oluşan üst düzey bir heyetin ABD'ye gideceğini söyledi.
Irak Merkez Bankası 1 ABD dolarını 1470 dinar olarak belirlese de özellikle son bir aydır döviz kurundaki artış dikkati çekiyor. Serbest piyasada şu sıralar 1 ABD doları 1670 dinardan alıcı buluyor. Kurdaki yükseliş gıda ve diğer temel ihtiyaç maddelerinin fiyatında artışa neden oluyor.
Tunus, olağanüstü hal uygulamasını 2026 yılının sonuna kadar uzattıhttps://turkish.aawsat.com/arap-d%C3%BCnyasi/5235609-tunus-ola%C4%9Fan%C3%BCst%C3%BC-hal-uygulamas%C4%B1n%C4%B1-2026-y%C4%B1l%C4%B1n%C4%B1n-sonuna-kadar-uzatt%C4%B1
Tunus, olağanüstü hal uygulamasını 2026 yılının sonuna kadar uzattı
Tunus polisi (AFP)
Tunus Cumhurbaşkanlığı ülkedeki olağanüstü halin 31 Aralık 2026'ya kadar uzatılmasına ilişkin bir kararname yayınladı.
Alman Basın Ajansı'na (DPA) göre, bugün yürürlüğe girecek olan uzatma, Resmi Gazete'de yayımlandı.
Ülkede olağanüstü hal, 24 Kasım 2015'te başkentin merkezinde Cumhurbaşkanlığı Muhafız Alayı’na düzenlenen ve 12 güvenlik görevlisinin ölümüne neden olan saldırının "DEAŞ" örgütü tarafından üstlenilmesinden bu yana on yıldan fazla bir süredir devam ediyor.
Şara, cumhurbaşkanlığı görevini üstlenmesinin yıldönümünde şunları söyledi: Geleceği adalet ve kalkınma ile birlikte inşa edeceğiz ve Suriye'yi hak ettiği yere geri döndüreceğizhttps://turkish.aawsat.com/arap-d%C3%BCnyasi/5235435-%C5%9Fara-cumhurba%C5%9Fkanl%C4%B1%C4%9F%C4%B1-g%C3%B6revini-%C3%BCstlenmesinin-y%C4%B1ld%C3%B6n%C3%BCm%C3%BCnde-%C5%9Funlar%C4%B1-s%C3%B6yledi
Şara, cumhurbaşkanlığı görevini üstlenmesinin yıldönümünde şunları söyledi: Geleceği adalet ve kalkınma ile birlikte inşa edeceğiz ve Suriye'yi hak ettiği yere geri döndüreceğiz
Suriye Devlet Başkanı Ahmed el Şara (Reuters)
Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed el-Şara, göreve başlamasının yıldönümünde Suriye haber ajansı SANA'ya göre bugün yaptığı açıklamada, Suriyelilerin "Suriye'yi hak ettiği yere geri getirecek kapsamlı bir kalkınmayla geleceği birlikte inşa edeceklerini" söyledi.
“X” platformunda yaptığı bir paylaşımda el-Şara şunları söyledi: “Suriye Arap Cumhuriyeti başkanlığı görevini üstlenmemin üzerinden bir yıl geçti. Bu süre zarfında, Suriye halkının her alanda gösterdiği fedakarlıkları ve sabrı hatırlıyorum ve Allah'tan bu emanete layık olmamı diliyorum.”
Şöyle devam etti: “Geleceği birlikte, sarsılmaz bir adalet, kalıcı istikrar ve kapsamlı bir kalkınma ile inşa edeceğiz; bu da Suriye'yi hak ettiği yere geri getirecek ve halkının özlemlerini karşılayacaktır.”
Şarku’l Avsat’ın SANA’dan aktardığına göre, 29 Ocak 2025'te Şam'daki Cumhurbaşkanlığı Sarayı'nda, "askeri operasyon komutanlığı ve Suriye devrimci güçlerinin geniş katılımıyla" Suriye devriminin zaferini ilan eden bir konferans düzenlendi.
SANA’nın haberine göre"konferans, Ahmed el-Şara'nın Cumhurbaşkanı olarak atanmasını, tüm askeri grupların ve devrimci siyasi ve sivil organların feshedilmesini ve devlet kurumlarına entegre edilmesini ilan ederek önemli bir dönüm noktası oldu."
Konferansta ayrıca 2012 anayasasının iptali, tüm istisnai yasaların askıya alınması, Beşşar Esed rejiminin ordusunun dağıtılması ve "Suriye ordusunun ulusal temeller üzerine yeniden inşası" ilan edildi.
Alınan kararlar arasında, Esed rejiminin güvenlik aygıtının dağıtılması ve yeni bir güvenlik kurumunun kurulmasının yanı sıra, Halk Meclisi, Arap Sosyalist Baas Partisi, Ulusal İlerici Cephe partileri ve bunlara bağlı örgüt, kurum ve komitelerin feshedilmesi ve herhangi bir isim altında yeniden kurulmalarının yasaklanması da yer alıyordu.
SDG, Şam ile kapsamlı bir anlaşmaya vardığını duyurdu: İşte anlaşmanın maddelerihttps://turkish.aawsat.com/arap-d%C3%BCnyasi/5235369-sdg-%C5%9Fam-ile-kapsaml%C4%B1-bir-anla%C5%9Fmaya-vard%C4%B1%C4%9F%C4%B1n%C4%B1-duyurdu-i%CC%87%C5%9Fte-anla%C5%9Fman%C4%B1n
SDG, Şam ile kapsamlı bir anlaşmaya vardığını duyurdu: İşte anlaşmanın maddeleri
Haseke’de Suriye Demokratik Güçleri (SDG) mensupları (AFP)
Suriye Demokratik Güçleri (SDG) ile Şam yönetimi, bugün (Cuma) ateşkes ve taraflar arasında askeri, güvenlik ve idari kurumların kademeli entegrasyonunu öngören kapsamlı bir anlaşmaya varıldığını açıkladı. Anlaşma kapsamında Kürt halkının medeni ile eğitim hakların düzenlenecek.
Anlaşma kapsamında, temas hatlarındaki askeri birliklerin çekilmesi ve İçişleri Bakanlığı’na bağlı güvenlik güçlerinin Haseke ve Kamışlı merkezlerine konuşlandırılması öngörülüyor. Ayrıca, ağırlıklı olarak Kürtlerin liderliğindeki SDG bünyesinden tugaylar içeren bir askeri tümen kurulması kararlaştırıldı.
SDG, anlaşmanın maddelerini önce bir açıklamayla duyururken, Şam yönetimi daha sonra resmi medya aracılığıyla anlaşmayı teyit etti. Yeni düzenleme, SDG’den üç tugayı kapsayan bir askeri tümenin oluşturulmasını ve Kobani (Ayn el-Arab) güçlerinden bir tugayın Halep’e bağlı bir tümen içine alınmasını içeriyor.
Haseke’de Suriye Demokratik Güçleri (SDG) unsurları (AFP)
Anlaşma metninde, “özerk yönetim” kurumlarının Suriye devlet kurumlarına entegre edilmesi ve sivil personelin statülerinin korunması da yer aldı.
Anlaşma metninde Metinde, yerinden edilenlerin bölgelerine geri dönüşlerinin garanti altına alınacağı da belirtiliyor.
Anlaşma hangi maddeleri içeriyor?
SDG’nin resmi internet sitesinde yapılan açıklamanın tamamı şöyle:
“Suriye Demokratik Güçleri ile Suriye Hükümeti Arasındaki Anlaşma Metni;
Suriye Demokratik Güçleri ile Suriye hükümeti arasında, kapsamlı bir anlaşma uyarınca ateşkese varılmış; iki taraf arasındaki askeri ve idari güçlerin kademeli bir entegrasyon süreci üzerinde de mutabakata varılmıştır.
Anlaşma; askeri güçlerin temas hatlarından çekilmesini, İçişleri Bakanlığı'na bağlı güvenlik güçlerinin Haseke ve Kamışlo şehir merkezlerine girmesini ve bölgedeki güvenlik güçlerinin entegrasyon sürecinin başlatılmasını, Suriye Demokratik Güçleri'nden üç tugayı içeren bir askeri tümen oluşturulmasını ve buna ek olarak Halep vilayetine bağlı bir tümen bünyesinde Kobani güçleri için bir tugay kurulmasını kapsamaktadır.
Anlaşma ayrıca, sivil memurların kadrolarının korunmasıyla birlikte Özerk Yönetim kurumlarının Suriye devlet kurumlarına entegre edilmesini de içermektedir.
Ayrıca Kürt halkının medeni ve eğitim haklarının düzenlenmesi ve yerinden edilenlerin bölgelerine geri dönüşlerinin garanti altına alınması konusunda da anlaşmaya varılmıştır.
Anlaşma, ilgili taraflar arasındaki işbirliğini güçlendirerek ve ülkeyi yeniden inşa etme çabalarını birleştirerek, Suriye topraklarını birleştirmeyi ve bölgede tam entegrasyon sürecini gerçekleştirmeyi amaçlamaktadır.”
Öte yandan, 24 Ocak’ta Şam ile SDG, aralarındaki ateşkesi 15 gün uzattıklarını ve görüşmelerin sürdüğünü açıklamıştı.
Kürtlerin öncülüğünde, Arap savaşçıları da bünyesinde barındıran SDG, Suriye iç savaşında kilit bir rol oynadı. ABD desteğiyle DEAŞ’a karşı mücadele eden SDG, örgütü Suriye’de büyük ölçüde yenilgiye uğrattı. Bu süreçte, kuzey ve doğu Suriye’de petrol sahalarını da içeren geniş alanların kontrolünü ele geçirerek özerk bir yönetim kurdu. Ayrıca binlerce radikal unsuru gözaltında tuttu; Uluslararası Af Örgütü, Ağustos 2023’te bu sayıyı yaklaşık 10 bin olarak tahmin etmişti.
Ancak Beşşar Esed’in devrilmesinin ardından, Ahmed eş-Şara liderliğindeki yeni Suriye yönetimi, ülkenin devlet güçleri altında birleştirilmesi hedefiyle SDG ile güçlerin ve kurumların entegrasyonu konusunda müzakerelere başladı. Görüşmeler zaman zaman tıkanırken, bir askeri çatışmanın ardından taraflar yeni bir anlaşmaya ulaştı.
Suriye hükümeti ile Suriye Demokratik Güçleri (SDG) arasında kapsamlı bir anlaşmaya varıldı. Anlaşma kapsamında SDG'den askeri tümen kurulacak, askeri ve idari güçlerin kademeli entegrasyonu sağlanacak ve Kürt halkının medeni ile eğitim hakların düzenlenecek.
Anlaşma metnine göre, “askeri güçler temas hatlarından çekilecek ve Suriye İçişleri Bakanlığı'na bağlı güvenlik güçleri Haseke ile Kamışlo şehir merkezlerine girecek”. Ayrıca SDG'ye bağlı üç tugaydan oluşan bir askeri tümen kurulacak ve Kobani güçleri için de Halep vilayetine bağlı bir tümen bünyesinde ayrı bir tugay oluşturulacak.
لم تشترك بعد
انشئ حساباً خاصاً بك لتحصل على أخبار مخصصة لك ولتتمتع بخاصية حفظ المقالات وتتلقى نشراتنا البريدية المتنوعة