Britanyalı bilim insanı, Koca Ayak efsanesine basit bir açıklama getirdi

Efsanevi yaratık, Yeti diye de biliniyor.

Daha önce Yeti'nin aslında iri bir maymun olabileceği düşünülmüştü (Pixabay)
Daha önce Yeti'nin aslında iri bir maymun olabileceği düşünülmüştü (Pixabay)
TT

Britanyalı bilim insanı, Koca Ayak efsanesine basit bir açıklama getirdi

Daha önce Yeti'nin aslında iri bir maymun olabileceği düşünülmüştü (Pixabay)
Daha önce Yeti'nin aslında iri bir maymun olabileceği düşünülmüştü (Pixabay)

Britanyalı bir bilim insanı, Koca Ayak efsanesinin arkasında Amerikan kaya ayısının olabileceğini ifade etti.
Nottingham Üniversitesi'nden veri bilimci Floe Foxon, Kuzey Amerikalıların Koca Ayak'ı gördüğünü iddia ettiği, kayda geçen gözlemleri inceledi.
Daha sonra bunları bölgedeki kara ayı popülasyonundaki iniş ve çıkışlarla karşılaştırdı.
Bunun sonucunda efsanevi yaratığı gördüğünü söyleyenlerin aslında iki ayağı üzerinde yürüyen ayılar olduğu sonucuna vardı.
Yeti diye de bilinen Koca Ayak, kiminin Himalayalar'da yaşadığına inandığı, primat-benzeri büyük bir efsanevi yaratık.
Efsane dünya genelinde yayıldıkça Kuzey Amerikalılar da Koca Ayak'ı gördüğünü söylemeye başladı.
Ancak Foxon'un hakem onayından geçmeyi bekleyen makalesine göre, bu kişilerin aslında Latince adı Ursus americanus olan kara ayıları görmüş olma ihtimali çok yüksek.
İnsan nüfusunun ve kara ayı popülasyonunun yoğunlaştığı bölgelerde Koca Ayak ihbarlarının arttığı belirlendi. Bu durumun özellikle Kuzeybatı Pasifik için geçerli olduğu ifade edildi.
Foxon'un hesaplamalarına göre, belirli bir eyaletteki her 900 kara ayı başına bir Koca Ayak ihbarı düşüyor.
Foxon'a göre dünyanın başka yerlerinde de insanların yerel ayı türlerini Koca Ayak sanmaları ihtimal dahilinde.
Örneğin, Asya dağlarında, Yeti'nin aslında Asya kara ayısı, Himalaya boz ayısı veya Tibet boz ayısı olması mümkün.
Geçmişte de Yeti'ye ait olduğu zannedilerek toplanan diş ve kıl gibi kalıntıların başka hayvanlara ait olduğu ortaya çıkmıştı. Bunlar da genellikle ayılar olmuştu.
Foxon, konuyla ilgili şu açıklamada bulundu:
"Sonuç olarak, Koca Ayak gördüyseniz etrafta birçok ayı olabilir."
Independent Türkçe, IFL Science, Science Alert



30 kadını köleleştiren Kudüslü hahamın cezası belli oldu

"Tarikat lideri" diye nitelenen hahamın okulu daha önceden de tartışma yaratmıştı (Unsplash)
"Tarikat lideri" diye nitelenen hahamın okulu daha önceden de tartışma yaratmıştı (Unsplash)
TT

30 kadını köleleştiren Kudüslü hahamın cezası belli oldu

"Tarikat lideri" diye nitelenen hahamın okulu daha önceden de tartışma yaratmıştı (Unsplash)
"Tarikat lideri" diye nitelenen hahamın okulu daha önceden de tartışma yaratmıştı (Unsplash)

İsrail'de 30 kadını köleleştirdiği gerekçesiyle yargılanan haham Aharon Ramati'nin cezası belli oldu.

Kudüs Bölge Mahkemesi'nin çarşamba günü açıkladığı kararda, Ramati'ye 9 ay kamu hizmeti cezası verildiği duyuruldu. Ayrıca haham, kurbanlara toplamda 43 bin dolar tazminat ödeyecek. 

Duruşmada, Ramati'nin suçunu itiraf edip anlaşmaya vardığı bildirildi. Ayrıca 11 kişinin yaşadığı ağır travmaların ardından hahama karşı duruşmada tanıklık yapmayı reddettiği aktarıldı.

Ramati, Kudüs'ün şehir merkezinde yer alan ve sadece kadınların katıldığı Baer Miriam adlı din okulunun yöneticiliğini yapıyordu. Haham, hakkında çıkan iddiaların ardından Şubat 2020'de tutuklanmıştı. 

İsrail polisi, "tarikat lideri" diye nitelediği Ramati'nin bu okulda kadınlarla kız çocuklarını köle gibi alıkoyduğunu bildirmişti. Olay, bu okuldan kaçan iki kadının haham hakkında suç duyurusunda bulunmasının ardından gündeme gelmişti. Ramati ise o dönem hakkındaki iddiaları yalanlamıştı. 

İsrail medyasında aktarılanlara göre Ramati, genç kadınlara ve kızlara, aylığı 220 dolara yatacak yer kiralıyordu. Haham'ın "korku evi" diye nitelenen bu okula giden kişilere fiziksel ve psikolojik şiddet uyguladığı, onları ailelerinden ve çocuklarından ayırarak yalnızlaştırdığı aktarıldı. 

Ayrıca kadınların hijyensiz ortamlarda zorla tutulduğu ve düzgün beslenmelerinin engellendiği ifade edildi.

Ramati'nin işkence ve istismar ağını ilk olarak 2008'de başlattığı bildirildi. Haham, 2015'te de tutuklanmış fakat mahkemeye çıkarıldığında, okuldaki kişilerin kendisi lehine savunma yapmasıyla serbest bırakılmıştı.

Independent Türkçe


Protestoların ardından Hindistan'da "fil geçirmez" duvarlar inşa ediliyor

(Reuters)
(Reuters)
TT

Protestoların ardından Hindistan'da "fil geçirmez" duvarlar inşa ediliyor

(Reuters)
(Reuters)

Hindistan'ın federal hükümeti, Kerala'da fil geçirmez bariyerler inşa etmeyi planladığını açıkladı. Bu karar güneydeki eyalette yaşayanların protestolarına yol açan bu kalın derili canlıların saldırılarına cevaben alındı.

Federal Çevre Bakanı Bhupender Yadav bölgeye yaptığı ziyarette, meseleyi ihmal ettiği için eyalet hükümetini eleştirse de fil geçirmez duvarlar inşa etmeyi planladıklarını açıkladı.

Kerala'daki Wayanad'ın sakinleri daha fazla fil saldırısını önlemek için güneş enerjisiyle çalışan çitler, fil geçirmez hendekler, erken uyarı sistemleri, vahşi fillere radyo vericili tasma takılması ve yaban hayatı koridorlarının oluşturulmasını da talep ediyor.

Önceki haftalarda bir adam radyo vericili tasma takılı vahşi bir fil tarafından ezilerek ölmüştü. Bu, ilçede üç hafta içinde yaşanan bu türden ikinci ölümdü. İlk olaydan 6 gün sonra, eyaletin bir ekoturizm projesinde çalışan 50 yaşındaki bir işçi Pulpally kasabasında görev başındayken başka bir vahşi fil tarafından öldürülmüştü.

Bölge sakinleri o zamandan beri bu hayvanların saldırılarına karşı gösteriler düzenleyerek eyalet hükümetini kendilerini koruyamamakla suçluyor.

Kongre partisinden muhalefet lideri ve Wayanad seçim bölgesinin parlamento temsilcisi Rahul Gandhi de hayvan saldırılarının kurbanlarının ailelerini ziyaret etmek üzere pazar günü eyalete gitmişti.

Eyalet hükümeti de tüm taraflarla bir toplantı düzenleyerek bu saldırılardan etkilenenlerin tıbbi tedavilerini karşılama sözü vermişti.

The Indian Express'e göre Kerala genelinde özellikle filler, kaplanlar, bizonlar ve yaban domuzları olmak üzere yaban hayvanlarının insanlara yönelik saldırılarında kayda değer bir artış var.

Yayın kuruluşu Wayanad, Kannur, Palakkad ve Idukki ilçelerinin bilhassa etkilendiğini belirtiyor.

2022-23 döneminde eyalet hükümeti istatistiklerinde, yaban hayvanlarının saldırdığı 8 bin 873 vaka belgelendi.

Bunların 4 bin 193'ünden filler, 1524'ünden yaban domuzları, 193'ünden kaplanlar, 244'ünden leoparlar ve 32'sinden bizonlar sorumluydu.

Kaydedilen 98 ölümden 27'si fil saldırılarıyla ilişkilendirildi.

Bu temaslar sadece insan güvenliğini tehdit etmekle kalmıyor, aynı zamanda Kerala'nın tarım sektöründe de ağır bir etki yaratıyor. 2017'yle 2023 arasında yaban hayatı, mahsullerin yok edildiği 20 bin 957 vakaya ve başta sığırlar olmak üzere evcilleştirilmiş 1559 hayvanın ölümüne neden oldu.

Kerala'daki Wayanad son 10 yılda fil saldırıları nedeniyle 41, kaplan saldırıları nedeniyle de 7 kişinin hayatını kaybetmesine sahne oldu.

Kerala, insan-yaban hayatı çatışmasını hafifletmeye çalışıyor. Kerala 2022-23 döneminde 158,4 km uzunluğundaki fil geçirmez hendeklerin bakımını yaptı, 42,6 km uzunluğunda güneş enerjili çit ve 237 metre uzunluğunda çevre duvarı inşa etti. Öte yandan yerel medya, bu çabaların krizle tam anlamıyla mücadele etmede yetersiz kaldığını belirtiyor.

Hayvanların insan yerleşim yerlerine girmesini önlemek için Kerala ekolojik restorasyon projeleri ve çiftçilerden arazi satın alarak buraları ormanlık alana dönüştürmeye yönelik bir program başlattı.

Independent Türkçe


Zendaya, sevgilisinin "doğal yeteneğine" övgüler yağdırdı

(Reuters)
(Reuters)
TT

Zendaya, sevgilisinin "doğal yeteneğine" övgüler yağdırdı

(Reuters)
(Reuters)

Zendaya, Tom Holland'da sevdiği bir başka özelliği daha belirtti: "Doğal yeteneği".

Dune'un yıldızı 21 Şubat'ta BuzzFeed'de yayımlanan bir videoda erkek arkadaşına hayranlığını dile getirdi. Yayın organının yavru köpeklerle birlikte yaptığı röportaj bölümünde Zendaya, Holland'ın takdir ettiği ve sevdiği özel niteliği hakkında konuştu.

Dune: Çöl Gezegeni Bölüm İki (Dune: Part Two) oyuncuları arasında en çok kimin "rizz"e sahip olduğunu düşündüğü sorulduğunda şöyle cevap verdi:

Ben. Alo?

27 yaşındaki aktris ne söyleyeceğini bilmediğini itiraf etmeden önce güldü.

"Rizz karizmanın kısaltması, değil mi? Herkesin kendine göre bir karizması var" diye devam eden Zendaya, rol arkadaşlarından birine atıfta bulunmak yerine Örümcek Adam'ın (Spider-Man) başrolünü örnek olarak kullandı.

Disney Channel'ın eski yıldızı,  "Dune kadrosunda olmayan ama bence güzel bir karizmaya sahip, şahsen tanıdığım ve bana hitap eden biri var; Tom Holland" dedi.

Ben daha utangaç ve sessiz biriyim, bu yüzden beni kabuğumdan çıkarmak biraz daha fazla zaman alıyor.

Aktris, "Ama o başkalarıyla konuşmak ve onlarla tanışmakta harika. Onu talk show'larda ve benzer yerlerde görüyorsunuz. Bu konuda doğal olarak çok iyi" diye devam etti.

Oysa benim bunun için kesinlikle çaba sarf etmem gerekti. Tom bu konuda doğuştan iyi.

Dune'daki rol arkadaşlarını onurlandırmak amaçlanan an, Zendaya'nın erkek arkadaşına yaptığı tatlı bir övgüye dönüştü ve hayranları buna bayıldı.

Instagram kullanıcıları, çifte ve birbirleri hakkındaki konuşma tarzlarına duydukları hayranlığı ifade eden yorumlar yazdı.

İkiliye aşık bir hayran, "Birbirleri hakkında konuşmalarına bayılıyorum. Çok tatlı!" derken, bir başka hayranı da şunları ekledi:

Zendaya, Tom'u röportajlarda kendiliğinden gündeme getiriyor haha. İkisinin de birbirine ne kadar aşık olduğunu görmek çok komik haha. 

Üçüncü bir hayran da "Ayy çok sevimliler, aşklarına bayılıyorum." dedi.

Ayrıca bir Instagram kullanıcısı şöyle bir espri yaptı:

'Erkeğim, erkeğim, erkeğim' moduna geçişine bakın.

İki yıldız ilk kez 2017'de Örümcek Adam: Eve Dönüş'ün (Spider-Man: Homecoming) setinde tanışmıştı. Ekrandaki kimyaları belirgin olsa da 2021'e kadar gerçek hayattaki ilişkilerini doğrulamadılar.

Yaklaşık bir ay önce, Zendaya'nın Instagram'da herkesi takipten çıkmasının ardından hayranlar ikilinin yollarını ayırdığından endişelenmişti. Ancak, Zendaya'nın yeni filminin prömiyerinden sonra 15 Şubat'ta Londra'da birlikte yakalandıklarında söylentiler sona ermişti.

Eskiden Twitter diye bilinen X'te dolaşan fotoğraflarda Holland, prömiyer sonrasında düzenlenen parti çıkışında Euphoria'nın aktrisinin elini tutarken görülüyordu.

Independent Türkçe


Hilary Swank annesiyle arabada yaşayarak büyümüş

(Lionsgate)
(Lionsgate)
TT

Hilary Swank annesiyle arabada yaşayarak büyümüş

(Lionsgate)
(Lionsgate)

Hilary Swank, ünlü olmadan önce annesiyle birlikte arabalarında yaşadıklarını açıkladı.

The Wall Street Journal'a verdiği röportajda Oscar ödüllü 49 yaşındaki oyuncu, Los Angeles'ta hevesli bir genç oyuncu olarak geçirdiği ilk günlerde annesi Judy'nin, babası Stephen'dan kısa bir süre önce ayrılmasının ardından annesiyle birlikte arabalarında yaşadıklarını paylaştı.

Oyuncu, "Los Angeles'ta ilk olarak annemle birlikte sakin mahallelerde onun Oldsmobile Cutlass Supreme'inde yaşıyorduk" diye anlattı.

Arabada uyumadığımız zamanlarda, ailesi başka bir yere taşınmış ve mevcut evlerini satmaya çalışan yaşıtım yeni bir arkadaşımın evinde kalıyorduk. Şişme yatakta uyurduk.

Swank, çocukluğundan beri ABD'nin Washington eyaletindeki Bellingham'da bulunan bir karavan parkında yaşamış ve finansal güvensizlikle mücadele etmiş. Yayın kuruluşuna verdiği röportajda, her zaman olaylara olumlu tarafından bakmaya çalıştığını, yiyecek ve barınağa erişimi olduğu için minnettar olduğunu söylese de daha varlıklı akranları tarafından sosyal açıdan dışlanmanın kendisini yalnızlaştırdığını belirtti.

Aktris, "Arkadaşlarımın ebeveynleri beni akşam yemeklerine ve oyun buluşmalarına dahil etmeyene kadar karavan parkında yaşamanın beni dışlanmış biri haline getirdiğini fark etmemiştim" diye açıkladı.

Farklı algılandığımı bilsem de sınıf ayrımcılığını hemen anlamamıştım. Sonra anladım. Ayrıca yaşadığımız yerin, olduğum kişiden daha büyük bir sorun olduğunu da anladım.

Milyonluk Bebek'in (Million Dollar Baby) oyuncusu, sonunda yerel tiyatro topluluğunda bir aidiyet duygusu bulduğunu, burada oyunculuk yeteneklerini geliştirdiğini ve nihayetinde oyunculuğu gerçek bir meslek olarak sürdürmeye karar verdiğini söyledi. Arabalarında uyudukları dönemden sonra annesi sonunda sekreterlik işi bulmuş ve Burbank'ta bir oda kiralayabilmişler. 

Leonardo DiCaprio'yu keşfettiği iddia edilen menajer Bonnie Liedtke'yle anlaştıktan sonra cast direktörleriyle görüştü ve Harry ve Henderson Ailesi (Harry and the Hendersons), Evening Shade, Büyümenin Bedeli (Growing Pains) gibi TV dizilerinde rol alarak çıkış yaptı ve 1992 yapımı Buffy the Vampire Slayer'la sinemaya adım attı.

Swank, "Hayallerimi yaşadığım için heyecanlıydım" dedi ve hedeflerini takip etmesi için onu teşvik eden annesine minnettarlığını ifade etti.

Annem, sahnede olmanın heyecanını ve oyunculuğun beni hayata döndürdüğünü anladı.

1999'da Erkekler Ağlamaz (Boy's Dont Cry) ve 2004'te Milyonluk Bebek'teki rolleriyle iki kez Oscar kazanan Swank, mütevazı başlangıçlarını daha basit zamanlara duyduğu "nostalji"yle hatırladığını söylüyor. Swank, "Los Angeles'tan arada sırada ayrıldığımız için mutlu olsam da toplantılar için oraya gittiğimde Pasadena'da annemle birlikte park edip uyuduğumuz caddeden arabayla geçiyorum. Zorluklara rağmen hiçbir şeyimizin olmadığı o günler için nostalji duyuyorum" dedi.

Swank şu sıralar 23 Şubat 2024'te ABD sinemalarında gösterime girecek filmi Ordinary Angels'ın tanıtımını yapıyor. Film, dul bir adamın hasta kızının hayatını kurtarmak için yerel topluluğunu harekete geçiren bir kadının hikayesini anlatıyor.

Independent Türkçe


Evsiz adam "bir şeyi ispatlamak için" özel uçağı çalıp gezintiye çıktı

Kaliforniya'da küçük bir özel uçak çalıp gezintiye çıktıktan sonra uçağı çarpan evsiz adam, güvenlikle ilgili bir şeyi ispatlamaya çalışıyordu (San Mateo Polis Teşkilatı)
Kaliforniya'da küçük bir özel uçak çalıp gezintiye çıktıktan sonra uçağı çarpan evsiz adam, güvenlikle ilgili bir şeyi ispatlamaya çalışıyordu (San Mateo Polis Teşkilatı)
TT

Evsiz adam "bir şeyi ispatlamak için" özel uçağı çalıp gezintiye çıktı

Kaliforniya'da küçük bir özel uçak çalıp gezintiye çıktıktan sonra uçağı çarpan evsiz adam, güvenlikle ilgili bir şeyi ispatlamaya çalışıyordu (San Mateo Polis Teşkilatı)
Kaliforniya'da küçük bir özel uçak çalıp gezintiye çıktıktan sonra uçağı çarpan evsiz adam, güvenlikle ilgili bir şeyi ispatlamaya çalışıyordu (San Mateo Polis Teşkilatı)

Yetkililer, ABD'nin Kaliforniya eyaletinde küçük bir özel uçak çalıp gezintiye çıktıktan sonra uçağı düşüren evsiz adamın, güvenlikle ilgili bir şeyi ispatlamaya çalıştığını söyledi.

50 yaşındaki Luis Gustavo Aires, Palo Alto Havalimanı'ndan bir uçak çalıp 40 km uçurduğu iddiasıyla 8 Şubat günü saat 17.00 sularında gözaltına alındı.

Aires, kısa süre sonra Half Moon Bay'deki bir plaja acil iniş yapmak zorunda kaldı ve uçak, burnu yere değecek şekilde havaya kalktı.

San Mateo County Bölge Savcılığı'na göre Aires, gözaltına alınmasının ardından dedektiflere, ciddi bir hasar görmeyen 150 bin dolarlık sabit kanatlı uçağı "havalimanlarının yeterli güvenlikten yoksun olduğunu hükümete göstermek" için çaldığını söyledi.

KRON4'un haberine göre 50 yaşındaki zanlının, havalimanının çevre çitlerindeki kesilerek açılmış gibi görünen bir boşluktan geçtikten sonra uçağa anahtarsız erişebildiği iddia edildi.

Aires uçağı Palo Alto'daki bir havalimanından çaldı ve kısa süre sonra Half Moon Bay'deki bir plaja çakıldı (ABC)​​​​​​
Aires uçağı Palo Alto'daki bir havalimanından çaldı ve kısa süre sonra Half Moon Bay'deki bir plaja çakıldı (ABC)​​​​​​

Zanlı, salı günü öğleden sonra San Mateo County'de mahkemeye çıkarıldı. Aires'in dedektiflere uçmayı ülkesi Brezilya'da öğrendiğini söylediği bildirildi.

KRON4'a göre ayrıca hakime gerçek adının "Sunrock" olduğunu söyledi.

Yetkililer, 50 yaşındaki adamın gözaltına alındığında üzerinde üç farklı kişiye ait kimlik bulunduğunu belirtti.

Kimlik hırsızlığı ve uçak çalmakla suçlanan Aires suçsuz olduğunu savundu.

Aires ilk mahkemeye çıktığında Yargıç Rebecca Woodson'a kendisini temsil etmek istediğini söyledi ancak yargıç bu talebi reddetti.

Kefalet 10 bin dolar olarak belirlendi. Ön duruşma şubat sonunda yapılacak.

Olay, geçen ay bir uçağın Half Moon Bay'e düştüğü ölümcül kazadan sadece haftalar sonra meydana geldi.

O sırada uçakta 4 kişinin bulunduğuna inanılıyordu ve uçak 15 Ocak'ta Moss Beach Distillery restoranın doğusunda su üzerinde düzensiz uçarken görülmüştü.

Uçak daha sonra okyanusa çakılmıştı. Şu ana kadar kaza mahallinin yakınlarında üç cesede ulaşıldı.

Independent Türkçe


Dünyanın en büyük yılan türü keşfedildi

Kuzey yeşil anakonda (Jesus Rivas)
Kuzey yeşil anakonda (Jesus Rivas)
TT

Dünyanın en büyük yılan türü keşfedildi

Kuzey yeşil anakonda (Jesus Rivas)
Kuzey yeşil anakonda (Jesus Rivas)

Bilim insanları Amazon'da daha önce belgelenmemiş bir dev anakonda türü keşfetti. 7,5 metreye kadar büyüyebildiğini ve 500 kilograma yakın ağırlığa sahip olduğunu söyledikleri bu tür, dünyada bilinen en büyük ve en ağır yılan.

Şimdiye kadar 4 anakonda türü biliniyordu ve bunların en büyüğü olan yeşil anakonda Güney Amerika'nın Amazon, Orinoco ve Esequibo nehirlerinin havzaları gibi tropikal bölgelerinde ve bazı küçük su havzalarında yaşıyor.

Güney Amerika'nın nehirlerinde ve sulak alanlarında bulunan bu anakondalar, yıldırım gibi hızları ve avlarının etrafını sarıp onları boğarak öldürme ve bütün olarak yutma kabiliyetleriyle tanınırlar.

Yeni yayımlanan ve onlarca yıl süren bir çalışma, yeşil anakondanın genetik açıdan iki farklı tür olduğunu ortaya koydu.

Yerli Waorani halkıyla birlikte çalışan araştırmacılar, Ekvador Amazonları'ndaki Baihuaeri Waorani Toprakları'nın Bameno bölgesinde yeni adlandırılan kuzey yeşil anakondanın (Eunectes akayima) birkaç örneğini yakaladı ve inceledi.

Bir Eunectes akayima üreme sarmalı (Jesus Rivas)​​​​​​
Bir Eunectes akayima üreme sarmalı (Jesus Rivas)​​​​​​

Bu tür, National Geographic'in Disney+ dizisi Pole to Pole with Will Smith'in çekimleri sırasında bulundu.

Bilim insanları Amazon nehir sisteminde kanolarla ilerlerken yeni türe ait birkaç anakondayı "sığlıklarda pusuya yatmış, avını beklerken" belgeledi.

Queensland Üniversitesi'nden çalışmanın ortak yazarı Bryan Fry yaptığı açıklamada, "Bu muhteşem hayvanların boyutları inanılmazdı. Karşılaştığımız bir dişi anakonda 6,3 metre uzunluğundaydı" dedi. 

Waorani halkından bölgede 7,5 metreden uzun ve yaklaşık 500 kilogram ağırlığında başka anakondalar olduğuna dair anekdot raporları var.

Diversity akademik dergisinde açıklanan yeni tür, daha önce bilinen güney yeşil anakondadan yaklaşık 10 milyon yıl önce ayrılmış ve genetik olarak ondan yüzde 5,5 oranında farklılaşmış.

Bunu bir perspektife oturtmak gerekirse, insanlar şempanzelerden sadece yüzde 2 oranında farklı.

Araştırmacılara göre bu bulgu, süper avcı olan ve ekosistemlerindeki dengeyi korumak için hayati önem taşıyan anakondaların korunması için son derece önemli.

Bir kuzey yeşil anakonda (Bryan Fry)
Bir kuzey yeşil anakonda (Bryan Fry)

Bilim insanları, sağlıklı bir anakonda popülasyonunun, ekosistemlerinin bol gıda kaynakları ve temiz suyla canlı olduğu anlamına geldiğini, yılan sayısının azalmasınınsa çevre sıkıntısına işaret edebileceğini söylüyor.

Araştırmacılar The Conversation'da "Bu nedenle hangi anakonda türlerinin var olduğunu bilmek ve sayılarını izlemek çok önemli" diye yazıyor.

Anakondalar ve yaşam alanları, sanayileşmiş tarımın neden olduğu arazi parçalanması, orman yangınları, kuraklık, iklim değişikliği ve petrol çıkarma faaliyetlerinden kaynaklanan sızıntılarla bağlantılı ağır metal kirliliği nedeniyle giderek artan bir tehdit altında.

Dr. Fry, "Petrol sızıntılarından kaynaklanan petrokimyasalların bu nadir yılanların doğurganlığını ve üreme biyolojisini nasıl etkilediğinin araştırılması özellikle aciliyet arz ediyor" dedi.

Independent Türkçe


360 derece dönen ev satılığa çıkarıldı: "Zamanının ötesinde"

Mühendis Dunick, evi tasarlayıp bir süre kendisi kullandıktan sonra sezonluk kiralıyordu (Diamond Group Realty)
Mühendis Dunick, evi tasarlayıp bir süre kendisi kullandıktan sonra sezonluk kiralıyordu (Diamond Group Realty)
TT

360 derece dönen ev satılığa çıkarıldı: "Zamanının ötesinde"

Mühendis Dunick, evi tasarlayıp bir süre kendisi kullandıktan sonra sezonluk kiralıyordu (Diamond Group Realty)
Mühendis Dunick, evi tasarlayıp bir süre kendisi kullandıktan sonra sezonluk kiralıyordu (Diamond Group Realty)

Yeni Zelanda'da 360 derece dönme özelliğine sahip bir ev satılığa çıkarıldı. 

Mühendis Don Dunick'in tasarladığı "Fener" adlı ev, Kuzey Adası'ndaki Auckland şehrine bağlı sahil kasabası Maraetai'de yer alıyor. 

35 yıl önce inşa edilen evin 360 derecelik dönüşünü tamamlaması 33 dakika sürüyor. 

Dönen ev fikrinin diğer mühendis arkadaşlarıyla yaptığı sohbetlerde ortaya çıktığını söyleyen Duncik, "Manzarayı ve güneş ışığının geliş açısını istediğiniz gibi değiştirebilme avantajına sahipsiniz. Gece bir fırtına geliyorsa ve yatak odanızın pencerelerinde uğultu istemiyorsanız, evinizi döndürebilirsiniz" dedi. 

Dunick, 360 derece dönebilen bir evde elektrik, su ve tesisat borularının da bu harekete uygun şekilde tasarlanması gerektiğine işaret ederek, arkadaşlarıyla giriştiği projenin tamamlanmasının 5 yıl sürdüğünü belirtti. 

Mühendis, kurduğu bu sistemle inşa edilecek evlerin aşağı ve yukarı hareket etmesinin de sağlanabileceğini söyledi. Böylelikle evler su baskınına karşı da korunabilir. 

Ünlü müzayede evi Sotheby's'in gayrimenkul firması Sotheby’s International Realty tarafından geçen hafta satışa çıkarılan "Fener" en az 1 milyon Yeni Zelanda Doları (yaklaşık 19 milyon TL) değerinde. 

Carolyn Hanson, mülkün ihale yoluyla satılacağını belirtirken, ilan açıldığından bu yana evin ziyaretçilerle dolup taştığını söyledi. Hanson, Maraetai sakinlerinin yanı sıra yabancı ülkelerden de eve talep olduğunu aktardı. 

80 yaşındaki Dunick ise "Böyle bir evi tasarlamış olmaktan çok mutluyum. Müthiş bir başarı ve zamanının ötesinde bir yer" dedi.

Independent Türkçe


Emekli Çekler hobi olarak Wikipedia yazarlığına soyundu

Kadnerova, hakkında yazdığı yerleri mutlaka gidip gördüğünü söylüyor (AFP)
Kadnerova, hakkında yazdığı yerleri mutlaka gidip gördüğünü söylüyor (AFP)
TT

Emekli Çekler hobi olarak Wikipedia yazarlığına soyundu

Kadnerova, hakkında yazdığı yerleri mutlaka gidip gördüğünü söylüyor (AFP)
Kadnerova, hakkında yazdığı yerleri mutlaka gidip gördüğünü söylüyor (AFP)

Çekya'da bazı emekliler boş zamanlarında hobi olarak Wikipedia maddelerini geliştirmeye başladı.

Wikimedia Vakfı'nın Çekya birimi yöneticisi Klara Joklova, ülkedeki ortalama Wikipedia yazarlarının 15-35 yaş arası erkekler olduğunu söylese de bu profilin tam tersi isimler de siteye katkı sunuyor.

Bunlardan biri de emekli kütüphaneci Jirina Kadnerova.

Güneşli bir pazar günü Prag'ın kuzeyindeki Sobehrdy köyüne giden Kadnerova, burada bulunan bir Protestan kilisesiyle ilgili Wikipedia'ya aktarmak için bilgi topladı.

AFP'ye konuşan Kadnerova, ülkede 2013'te başlatılan "Büyükler Wikipedia'ya yazıyor" isimli programdan ders aldığından bu yana açık kaynak ansiklopedisine katkıda bulunduğunu söyledi.

80 yaşındaki Kadnerova, "Tabii ki, uzun yıllar boyunca Wikipedia kullandım. Çünkü kütüphaneciler onunla çalışır. Ancak katkı sunacağımı hiç düşünmemiştim" diye konuştu.

7 yıl önce fikri ilk olarak torununun ortaya attığını söyleyen emekli kadın, "Kolayca formüle edebileceğim iyi bir deneyimim olduğunu söyledi. Daha da önemlisi veri tabanları ve kataloglarda yolumu bulmayı biliyordum" dedi.

Kadnerova o günden sonra sitede birçoğu tarihi alanlara yoğunlaşan 100'den fazla makale yayımlamış ve 1500'den fazla maddeye de katkıda bulunmuştu.

Prag'daki Wikipedia kursuna öncülük eden üniversite öğrencisi Jan Mysak, emeklilerin verimli bir grup olduğuna dikkat çekerken, "Her şeyden önce zamanları var. Bunun yanında yaşam tecrübesine de sahipler ve neyle ilgili yazmak istediklerini biliyorlar" diye konuştu.

Şu ana kadar yaklaşık 700 emeklinin Wikipedia yazarı olmak için verilen kursları geçtiği belirtildi.

Wikipedia'nın Çekçe sürümünden yarım milyondan fazla madde bulunuyor ve bu maddelere 600 düzenli ve binlerce düzensiz yazar tarafından katkıda bulunuluyor.

300'den fazla dilde 62 milyon başlık barındıran siteyi her ay 1 milyardan fazla kullanıcı ziyaret ediyor.

Independent Türkçe


Köpekbalığı dalgıçlara saldırırken canından oldu

(@Wild_XW)
(@Wild_XW)
TT

Köpekbalığı dalgıçlara saldırırken canından oldu

(@Wild_XW)
(@Wild_XW)

Meksika açıklarında bir köpekbalığının, kafesteki dalgıçlara saldırırken öldüğü görüntüler viral oldu. 

Pasifik Okyanusu'nda yer alan Guadalupe Adası'nda yaşanan olayın Twitter'da 18 Şubat'ta paylaşılan görüntüleri, 20 milyon kez izlendi. 

Videoda, büyük beyaz köpekbalığının kafesteki iki dalgıca aniden saldırdığı görülüyor. 

Ancak bu sırada köpekbalığının kafası parmaklıkların arasına sıkışıyor. Dev balık, kafesten kurtulmak için çırpınırken boynunu kırarak yaşamını yitiriyor. 

Daha sonra köpekbalığının cansız bedeninin kafesten uzaklaşarak battığı görülüyor.

Balığın saldırdığı kafesin çaprazındaki başka bir kafeste yer alan dalgıçlar tarafından kaydedilen görüntüler, ilk olarak 2019'da yayımlanmıştı. Dalış, Meksika'da köpekbalıklarını yakından görmek isteyenleri kafesle suya indiren Nautilus Dive Adventures firması tarafından gerçekleştirilmişti.

Twitter'da yeniden gündem olan videoya sosyal medya kullanıcılarından da tepki geldi. 

Bir kişi, "Köpekbalığı, onu en başta yemleyen insanlar yüzünden öldü" diye yazarken, bir başka Twitter kullanıcısıysa "İnsanlar ait olmadıkları yerlere müdahale ettiği için köpekbalığı hayatını kaybetti" ifadelerini kullandı. 

Çin Komünist Partisi'ne bağlı Çin Merkez Televizyonu'nun YouTube kanalından yayımladığı videoda paylaşılan açıklamada, köpekbalığının yaklaşık 25 dakika boyunca çırpınarak kafesten kurtulmaya çalıştığı belirtildi. 

Dünya Doğa ve Doğal Kaynakları Koruma Birliği'nin (IUCN) verilerine göre büyük beyaz köpekbalıklarının nesli tükenme tehlikesi altında. 

Independent Türkçe


İngiltere'de bazı katedraller "sessiz diskoya" dönüştü

Canterbury Katedrali geçen hafta yapılan etkinliğin fotoğraflarını paylaştı (Canterbury)
Canterbury Katedrali geçen hafta yapılan etkinliğin fotoğraflarını paylaştı (Canterbury)
TT

İngiltere'de bazı katedraller "sessiz diskoya" dönüştü

Canterbury Katedrali geçen hafta yapılan etkinliğin fotoğraflarını paylaştı (Canterbury)
Canterbury Katedrali geçen hafta yapılan etkinliğin fotoğraflarını paylaştı (Canterbury)

İngiltere'de bazı katedraller, haftasonları "sessiz diskolara" ev sahipliği yapmaya başladı.

Guardian'da yer alan haberde, cumartesi akşam Winchester Katedrali'nde yapılan etkinliğe yaklaşık 400 kişinin 25 sterlin (yaklaşık 975 lira) karşılığında bilet aldığı ifade edildi.

Katedralde verilen konsere katılanlar, çalınan müziği kulaklıklar yardımıyla dinlerken, etkinlikte içki servisi de yapıldı.

Etkinliğe katılan yerel gazeteci Matt Rooks-Taylor, yaptığı paylaşımda, "Geçen yıl bana, seneye bir katedralde elimde birayla Adele'den Rolling in the Deep korosunu dinleyeceğimi söyleseniz, deli olduğunuzu düşünürdüm. Baktığım her yerde mutlu yüzler görüyorum" ifadelerini kullandı.

Ancak İngiltere'deki katedrallerin sessiz diskolara ev sahipliği yapmasından herkes memnun değil.

Gelecek aylarda bu tip etkinliklere ev sahipliği yapacak mabet sayısı 14'e ulaşırken, "tarihi ve kutsal mekanlara saygısızlık edilen etkinliklere karşı" düzenlenen imza kampanyasına 2 bin 400'den fazla kişi katıldı.

Geçen haftalarda Canterbury'deki katedralde düzenlenen etkinlik sırasında ibadethanenin dışında toplanan bir grup gece ayini düzenlemişti.

Tartışmaların altında yatan temel gerekçeyse katedrallerin işletme ve bakım maliyetlerini karşılama çabaları.

İngiltere'deki 42 Anglikan katedralinden 39'u koruma altına alınmış bina kapsamında. Durham, Canterbury ve Westminster'daki katedrallerse dünya miras listesinde yer alıyor.

Bu katedrallerden hiçbiri hükümetten mali destek almıyor ve İngiltere Kilisesi masrafların sadece bir kısmını karşılıyor. Dolayısıyla mabetlerin bakım ve işletme maliyetleri bağışlardan ve etkinliklerden karşılanıyor.

Örneğin Canterbury'deki katedralin bakım maliyeti günlük 20 bin, yıllık 7,3 milyon sterlin. Haftasonu sessiz disko etkinliğine ev sahipliği yapan Winchester'ın bakım maliyetiyse günlük 14 bin, yıllık 5,1 milyon sterlin seviyesinde.

Sessiz disko etkinliğiyle ilgili konuşan katedralin operasyon direktörü Matt O'Grady, "Cumartesi günü insanlar gelerek, normalde sessiz ve karanlık olacak bir mekanın tadını çıkardılar. Bu şekilde gelir elde ederek katedrali açık tutabiliyoruz. Ticari faaliyetlerimiz olmadan kutsal bir mekan sunamıyoruz" diye konuştu.

Independent Türkçe