Mısır’da elektronik oyunlar hakkındaki uyarıları, bu oyunların tehlikelerini tekrar gündeme getirdi

Mısır Eğitim Bakanlığı, okul etkinliklerine önem verilmesi çağrısında bulundu

Bir grup Mısırlı okul müdürü, Mısır Milli Eğitim Bakanı ile "video konferans" görüşmesi sırasında... (Mısır Milli Eğitim Bakanlığı'nın resmi sayfasından)
Bir grup Mısırlı okul müdürü, Mısır Milli Eğitim Bakanı ile "video konferans" görüşmesi sırasında... (Mısır Milli Eğitim Bakanlığı'nın resmi sayfasından)
TT

Mısır’da elektronik oyunlar hakkındaki uyarıları, bu oyunların tehlikelerini tekrar gündeme getirdi

Bir grup Mısırlı okul müdürü, Mısır Milli Eğitim Bakanı ile "video konferans" görüşmesi sırasında... (Mısır Milli Eğitim Bakanlığı'nın resmi sayfasından)
Bir grup Mısırlı okul müdürü, Mısır Milli Eğitim Bakanı ile "video konferans" görüşmesi sırasında... (Mısır Milli Eğitim Bakanlığı'nın resmi sayfasından)

Mısır’da hükümetin elektronik oyunlar hakkındaki uyarıları, bu oyunların tehlikelerini tekrar gündeme getirirken Mısır Eğitim Bakanlığı ‘çeşitli okul etkinlikleri’ düzenleyerek bu oyunların yayılmasıyla mücadele etmek için harekete geçmeye başladı. Aynı zamanda okul müdürlerini teknolojik araçların yansımaları, yenilikleri ve bunların öğrenciler üzerindeki etkileriyle başa çıkma konusunda eğitmek için bir program da başlatıldı.
Kahire'deki Eğitim Öğretim Müdürlüğü de ‘öğrenciler için elektronik oyunların tehlikesi’ konusunda uyarıda bulundu. Müdür Eyman Musa dün (Çarşamba) yaptığı basın açıklamasında, “Okul etkinliklerinin öğrencilerin zamanını doğru bir şekilde kullanmalarına özen gösterilerek ve bu konuda seminerler ile bilinçlendirme programları düzenlenerek bu oyunların öğrenciler üzerindeki tehlikesine karşı bir plan yapıldı” dedi. Musa, ‘ebeveynlere, çocuklarını bu oyunların tehlikelerinden korumak için gözetim altında tutma’ çağrısında bulundu.
Yeni hükümet uyarıları, Eğitim Bakanlığı tarafından, ‘Elektronik Oyunlar ve Beşinci Nesil Savaşların Tehlikeleriyle Yüzleşmek İçin Öğrencilerin Milli Aidiyet Değerleri Farkındalığının Geliştirilmesinde Okulun Rolünün Etkinleştirilmesi’ başlığı altında bir eğitim programının başlatılmasıyla birlikte yapıldı. Söz konusu program dün (Çarşamba) başladı ve 9 Şubat’a kadar devam edecek. Program, Mısır'daki valilik düzeyinde, her seviyedeki okul müdürlerini elektronik oyunların tehlikeleriyle yüzleşmeleri için eğitmeyi hedefliyor.
Mısır Eğitim Bakanı Dr. Rıza Hicazi, "Bakanlık, öğrencilerin güvenliğine ve elektronik oyunların ve beşinci nesil savaşların tehlikelerine ilişkin farkındalığın artırılmasına önem veriyor" açıklamasında bulundu. Hicazi, konuyla ilgili olarak, "Bakanlık, öğrencilerin milli aidiyet değerleri konusunda farkındalık geliştirmelerinde, bu risklerle yüzleşmelerinde ve okul müdürlerinin becerilerini geliştirmelerinde okulun rolünü harekete geçirmek için bir eğitim çantası hazırladı" dedi.
Hicazi, açıklamasında, “Bakanlık, okul tiyatrosunun yeniden canlandırılması, öğrenciler için yıl ortası tatillerinde turistik yerlere geziler, ulusal projeler ve ayrıca Kahire Uluslararası Kitap Fuarı'na ziyaretler düzenlemek de dahil olmak üzere çeşitli okul faaliyetlerini etkinleştirerek bu tehlikelerle yüzleşilmesinde önemli bir rol oynuyor” ifadelerini kullandı.
Geçtiğimiz yıllarda TikTok uygulaması aracılığıyla Mısır'da birçok elektronik oyun yayıldı ve bazı oyunlar nedeniyle çok sayıda çocuk hayatını kaybetti. Bu durum, birçok ailenin endişelerini artırdı ve uzmanlar ile eğitimciler arasında bu oyunlara karşı koymanın yolları hakkında tartışmaların başlamasına neden oldu. Oyunların çoğu, ‘nefesini tutma’ ya da ‘arkadaşını havaya fırlat’ oyunu ya da boğulmaya da yol açan ‘atkı meydan okuması’ oyunu gibi farklı meydan okuma türlerine dayanmakta.
Öte yandan Mısır'daki Ulusal Sınavlar Merkezi Eğitim Değerlendirme Bölümü Başkanı Eğitim Psikolojisi Profesörü Dr. Maysa Fazıl Ebu Müslim, konuyla ilgili olarak şunları söyledi:
“Okul aktivitelerini etkinleştirmek, öğrencilerin kendilerini gerçek hayata olumlu bir şekilde dahil etmelerini sağlayacak. Öğrenciler, gerçekte onları meşgul edecek hiçbir şeyleri olmadığı için sanal dünyaya ve elektronik oyunlara başvuruyorlar.”
Ebu Müslim, Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, “Farkındalık kampanyaları ve sanatsal etkinlikler, öğrencileri gerçekte yaptıkları yararlı şeylere bağlayarak elektronik oyunların tehlikeleriyle yüzleşmek için iyi bir adım ve yalnızca etkinliklerin varlığı, onları sanal dünyaya dalmaktan uzak tutar" dedi.



Yemen’deki ed-Daba Petrol Limanı’nda devletin otoritesi dışında gözaltı ve işkence yapılan gizli hapishaneler

BAE, ed-Daba Petrol Limanı ve er-Reyyan Uluslararası Havaalanı dahil olmak üzere birçok yasadışı hapishane kurdu (Şarku’l Avsat)
BAE, ed-Daba Petrol Limanı ve er-Reyyan Uluslararası Havaalanı dahil olmak üzere birçok yasadışı hapishane kurdu (Şarku’l Avsat)
TT

Yemen’deki ed-Daba Petrol Limanı’nda devletin otoritesi dışında gözaltı ve işkence yapılan gizli hapishaneler

BAE, ed-Daba Petrol Limanı ve er-Reyyan Uluslararası Havaalanı dahil olmak üzere birçok yasadışı hapishane kurdu (Şarku’l Avsat)
BAE, ed-Daba Petrol Limanı ve er-Reyyan Uluslararası Havaalanı dahil olmak üzere birçok yasadışı hapishane kurdu (Şarku’l Avsat)

Mahkumlar, gizli hapishanenin demir konteynerlerinin duvarlarına, korku ve uzun bekleyişlerin tırnaklarıyla anlatılmamış hikayelerini “Bana merhamet edin... Bu zulüm yeter!”, “Kurtar beni Allah’ım!”, “Annem”, “Allah şahit ben mazlumum” ifadeleriyle kazımışlardı.

Bu sözler duvar süslemesi değil, yıllardır Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) güçleri tarafından yönetilen yasadışı ed-Daba Hapishanesi’ndeki mahkumlar tarafından bırakılan, umut ile umutsuzluk arasında asılı kalan ve uzun süreler parmaklıklar arkasında kalan acıların gizli yüzünü ortaya çıkaran insan tanıklıklarıydı.

rfbvrt
İryani, devletin herhangi bir dış veya yerel tarafa gözaltı merkezleri kurma yetkisi vermediğini vurguladı (Şarku’l Avsat)

Şarku’l Avsat, basın mensupları ve insan hakları aktivistlerinden oluşan bir heyetle birlikte Mukelle şehrindeki ed-Daba Petrol Limanı’nda bulunan hapishaneyi ziyaret etti. BAE'nin yıllarca Yemenli yetkililerle herhangi bir koordinasyonsuz olarak birkaç yasadışı hapishane kurduğunu ilk elden gözlemledi. Bu durum, yargı dışı gözaltı ağının boyutunu ve gizli kalmış ihlalleri ortaya çıkardı.

Yemen Enformasyon, Kültür ve Turizm Bakanı Muammer el-İryani’ye göre bu hapishaneler, devlete ait herhangi bir yasal veya güvenlik sistemine bağlı değil. İryani, bu hapishanelerin ‘devletin, yasanın ve Yemen anayasasının yetkisi dışında kalan gözaltı merkezleri’ olduğunu açıkladı.

cdfrgt
Yemen Enformasyon, Kültür ve Turizm Bakanı Muammer el-İryani Mukelle'deki ed-Daba Petrol Limanı’ndaki tesiste (Şarku’l Avsat)

Ed-Daba’da bu gizli hapishanelerde tutulan 12 kişinin önünde konuşan İryani, bu yerin yasal veya idari denetim olmaksızın meşru devlet kurumları dışında gerçekleştirilen uygulamaları somutlaştırdığını belirtti.

Devletin, yabancı veya yerel hiçbir tarafa, yasaların çerçevesi dışında gözaltı veya işkence merkezleri kurma yetkisi vermediğini vurgulayan Bakan İryani, bu uygulamaları ‘tutuklama, soruşturma ve gözaltı yetkilerini yasal ve güvenlik devlet kurumlarıyla sınırlayan Yemen anayasasının açık bir ihlali’ olarak nitelendirdi. İryani, bunların aynı zamanda uluslararası hukuk ve insani hukukun da ihlali olduğunun altını çizdi.

Şarku’l Avsat, tesisin içindeki şok edici manzaraları belgelerken bazı hapishanelerin çeşitli boyutlarda kapalı çelik konteynerlerden oluştuğunu, bazı hücrelerin boyutlarının 1 metreye 50 santimetreden fazla olmadığını ortaya koydu. Bu konteynerlerin duvarları, tutukluların günlük yaşamlarını ve parmaklıklar ardındaki acılarını özetleyen yazılarla doluydu.

xcdvfg
Buralarda tutulanların duvarlara yazdıkları yazılarda, bu hapishanelerin yasadışı olduğu yönündeki duygularını yansıtan ‘mazlum’ (eziyet gören kimse) kelimesi öne çıkıyor (Şarku’l Avsat)

Bazı tutuklular, sanki günleri tek tek sayar gibi, gözaltında geçirdikleri günlerin sayısını düzenli tablolar halinde kaydetmeye özen gösteriyorlardı. Bazıları da buradan bir an önce kurtulmaları için Allah’tan yardım istedikleri duaları duvarlara yazıyorlardı. Bir köşede ise bir tutuklu acısını ve özlemini özetlemek için tek bir kelime yazmıştı; “Annem”.

Hücrelerin duvarlarında da kan izleri ve kırbaç izleri vardı, bu da tutukluların o dar odalarda maruz kaldıklarını yansıtıyordu.

Korku ve umut arasında, içlerinden biri titrek bir el yazısıyla “Bir ay on gün... Sonrası ferahlık” bir diğeri ise duvara “Allah şahit ben mazlumum”, bir başkası ise “Bana merhamet edin... Bu zulüm yeter!” diye haykırışlarını kazımışlardı.

xcdfg
Tutuklulardan biri, hapishanedeyken ailesine duyduğu özlemi “Annem” kelimesini yazarak ifade etti (Şarku’l Avsat)

Devletin bugün yaptıklarının ‘siyasi hesaplaşmak değil, hukukun üstünlüğünü yeniden tesis etmek olduğunu’ vurgulayan Bakan İryani, “Bu yerleri yerel ve uluslararası medyaya açmak, şeffaflığın bir parçası ve devletin gerçeklerden korkmadığı, aksine onu belgelemeye ve yasal olarak ele almaya çalıştığına dair açık bir mesajdır” ifadelerini kullandı.

İryani, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Siyasi koruma talep etmiyoruz, aksine hukukun üstünlüğüne destek istiyoruz. Siyasi bir vizyon sunmuyoruz, aksine yerleri, gerçekleri ve yasal sorumlulukları sunuyoruz.”

Öte yandan Şarku’l Avsat’a konuşan Yemenli bir askeri kaynak, dağın tepesinde bulunan ve eskiden Hava Savunma Kampı olarak bilinen ed-Daba kampının, Ebu Ali el-Hadrami liderliğindeki Güvenlik Destek Güçleri’ne devredildiğini açıkladı.

Kimliğinin açıklanmaması şartıyla konuşan kaynak, kanıt olmadan birini suçlamanın onu bu gizli hapishanelerden birine göndermek için yeterli olduğunu açıkladı. Bu gözaltı merkezlerinden çıkanların normal hallerine dönemediklerini, eskiden olduklarından tamamen farklı insanlar olduklarını belirten kaynak, “En tehlikeli olansa, çeşitli suçlara karıştığı kanıtlanmış bazı mahkumların serbest bırakılmasıydı. Çünkü bazılarının BAE tarafından serbest bırakıldıktan sonra çift taraflı ajan olduklarını görünce şaşırdık” diye ekledi. Kaynak, bu kişilerin aralarında El Kaide örgütünün üyelerinin de olduğunu belirtti.


Avn, Lübnan'ı "intihar girişimlerine" sürüklemeyeceğine dair söz verdi

Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn, Baabda'daki Cumhurbaşkanlığı Sarayı'nda diplomatik temsilcilere hitap ediyor. (Lübnan Cumhurbaşkanlığı)
Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn, Baabda'daki Cumhurbaşkanlığı Sarayı'nda diplomatik temsilcilere hitap ediyor. (Lübnan Cumhurbaşkanlığı)
TT

Avn, Lübnan'ı "intihar girişimlerine" sürüklemeyeceğine dair söz verdi

Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn, Baabda'daki Cumhurbaşkanlığı Sarayı'nda diplomatik temsilcilere hitap ediyor. (Lübnan Cumhurbaşkanlığı)
Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn, Baabda'daki Cumhurbaşkanlığı Sarayı'nda diplomatik temsilcilere hitap ediyor. (Lübnan Cumhurbaşkanlığı)

Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn dün, "geçmişte ağır bedeller ödediğimiz intiharvari maceralara Lübnan'ı sürüklememeye" olan bağlılığını yineleyerek, ülkenin İsrail sınırındaki güney Litani bölgesinde "geniş alanları yasadışı silahlardan temizleme" işlemini tamamladığını belirtti.

Avn, diplomatik temsilcilere ve uluslararası misyon başkanlarına, Lübnan silahlı kuvvetlerinin "her türlü yasadışı silahtan, türü veya bağlantısı ne olursa olsun, geniş alanları temizleme konusunda muazzam görevler üstlendiğini ve tüm provokasyonlara, devam eden saldırılara, şüphelere, ihanet suçlamalarına, hakaretlere ve iftiralara rağmen bunu başardıklarını" söyledi.

"Güney Lübnan'ın, tüm uluslararası sınırlarımız gibi, yalnızca silahlı kuvvetlerimizin kontrolü altında olması ve diğerlerinin, istisnasız hepsinin, kendi ülkelerinin çıkarları için görüşmeler, müzakereler ve pazarlıklar yaparken, topraklarımızda başkalarının çatışmalarına dahil olma veya bu çatışmalara kayma olasılığının kesin olarak sonlandırılması gerektiğinin" altını çizdi.


Suriye’de SDG ile varılan mutabakat sonrası açıklanan 4 günlük ateşkes yürürlüğe girdi

Dün Rakka'da, Suriye ordusuna göre SDG saldırısında hasar görmüş köprüden geçmeye çalışan vatandaşlar (Reuters)
Dün Rakka'da, Suriye ordusuna göre SDG saldırısında hasar görmüş köprüden geçmeye çalışan vatandaşlar (Reuters)
TT

Suriye’de SDG ile varılan mutabakat sonrası açıklanan 4 günlük ateşkes yürürlüğe girdi

Dün Rakka'da, Suriye ordusuna göre SDG saldırısında hasar görmüş köprüden geçmeye çalışan vatandaşlar (Reuters)
Dün Rakka'da, Suriye ordusuna göre SDG saldırısında hasar görmüş köprüden geçmeye çalışan vatandaşlar (Reuters)

Suriye hükümeti, hükümet güçlerinin bölgedeki ilerlemesinin ardından, ülkenin kuzeydoğusundaki kalesi olan Haseke vilayetinde Suriye Demokratik Güçleri (SDG) ile yeni bir anlaşmaya varıldığını ve 4 günlük bir ateşkes ilan edildiğini duyurdu.

Suriye Cumhurbaşkanlığı, yaptığı basın açıklamasında "Haseke Valiliği'nin geleceğiyle ilgili bir dizi konuda ortak bir anlayışa varıldığını" belirtti. Açıklamada, "bölgelerin pratik entegrasyonu için ayrıntılı bir plan geliştirmek amacıyla Suriye Demokratik Güçleri'ne (SDG) dört günlük istişare süresi tanınması" konusunda anlaşmaya varıldığı ifade edildi. Bunun ardından Savunma Bakanlığı, dün akşam saat 20:00'den itibaren geçerli olmak üzere dört günlük ateşkes ilan etti.

ABD'nin Suriye Büyükelçisi Tom Barrack, yeni anlaşmaya ilişkin yaptığı açıklamada, "(Suriye Demokratik Güçleri'nin) (DEAŞ'la) mücadelede önemli bir güç olarak rolünün sona erdiğini" belirterek, hükümet güçlerinin artık aşırılık yanlılarının ve aile üyelerinin tutulduğu hapishanelerin ve kampların güvenliğini devralmaya yetkili olduğunu kaydetti.

Barrack, mevcut durumun Kürtlere "tam vatandaşlık hakları, kültürel kimliğin korunması ve siyasi katılım da dahil olmak üzere, birleşik bir Suriye devletine tam entegrasyon yolunu sunduğunu ve bu hakların Beşşar Esed yönetiminde uzun süredir Kürtlerden esirgenmiş olduğunu" ifade etti.