Lübnan Genelkurmay Başkanı Avn’a Cumhurbaşkanlığı yolu açılıyor

Lübnan Meclis’indeki Şii blok: “Anayasal mekanizmalara saygı duyulmalı”

Lübnan Genelkurmay Başkanı Joseph Avn, 1 Şubat’ta Daire Başkanı Tümgeneral Malik Şamas’ın emekli olması münasebetiyle onuruna düzenlenen törende üst düzey subaylara liderlik yaptı (Lübnan Silahlı Kuvvetleri)
Lübnan Genelkurmay Başkanı Joseph Avn, 1 Şubat’ta Daire Başkanı Tümgeneral Malik Şamas’ın emekli olması münasebetiyle onuruna düzenlenen törende üst düzey subaylara liderlik yaptı (Lübnan Silahlı Kuvvetleri)
TT

Lübnan Genelkurmay Başkanı Avn’a Cumhurbaşkanlığı yolu açılıyor

Lübnan Genelkurmay Başkanı Joseph Avn, 1 Şubat’ta Daire Başkanı Tümgeneral Malik Şamas’ın emekli olması münasebetiyle onuruna düzenlenen törende üst düzey subaylara liderlik yaptı (Lübnan Silahlı Kuvvetleri)
Lübnan Genelkurmay Başkanı Joseph Avn, 1 Şubat’ta Daire Başkanı Tümgeneral Malik Şamas’ın emekli olması münasebetiyle onuruna düzenlenen törende üst düzey subaylara liderlik yaptı (Lübnan Silahlı Kuvvetleri)

Özellikle de Genelkurmay Başkanı Joseph Avn’ın adının hem içeride hem de dışarıda cumhurbaşkanlığı adayları listesinin başında yer aldığına dair bilgilerden sonra Lübnan’da cumhurbaşkanlığı seçimlerindeki çıkmazdan kurtulmak için birden fazla parti arasında yürütülen ikili temas ve diyalogların nereye varacağı merakla bekleniyor.
(Dürzi) İlerici Sosyalist Parti’nin (İSP) Temsilciler Meclisi’ndeki bloklar ve partilerle yaptığı toplantı ve diyaloglarda yanında taşıdığı listede General Avn’ın adı yer alırken, (Maruni Hristiyan) Lübnan Kuvvetleri Partisi (LKP) Genel Başkanı Samir Caca da daha önce uzlaşma sağlaması halinde Genelkurmay Başkanı’nın adaylığını destekleyebileceğini açıklamıştı. Ardından ise 1 Şubat’ta Caca, Genelkurmay Başkanı’nı seçmek sorunu çözerse o zaman LKP’nin buna itiraz etmeyeceğini belirtti. Öte yandan Genelkurmay Başkanı Joseph Avn’ın geçen pazar günü kendisine yönelik  eleştirilerinin ardından (Maruni Hristiyan) Özgür Yurtsever Hareket (ÖYH) lideri Cibran Basil, Avn’ın seçimine karşı olumsuz bir tavır sergiliyor.
Diğer taraftan gözler, Genelkurmay Başkanı’nın adaylığına ilişkin olarak Şii İkili’nin (Hizbullah ve Emel Hareketi) tavrına çevrildi. Zira Şii İkili, seçim şansı olmadığı için adaylığını resmi olarak açıklamadan (Maruni Hristiyan) Marada Hareketi lideri Süleyman Franciyye’nin adaylığını hala destekliyor. Diğer Cumhurbaşkanı adayı Milletvekili Mişel Muavvad’ın destekçileri de doğrudan veya dolaylı olarak, ‘kendisine ulaşma olasılığı konusunda çıkmaza girdiklerini ve ikinci adımın başka bir aday aramak olacağı konusunda hemfikir olduklarını açıkladı. Şii İkili, Meclis’teki bloklar arasında bir veya daha fazla isim üzerinde diyalog ve anlaşmanın önemli olması dışında henüz net bir tavır açıklamadı.
Meclis Başkanı Nebih Berri başkanlığındaki Kalkınma ve Kurtuluş Bloğu’nda yer alan parlamenter kaynaklar, bazı isimlerden, özellikle de Berri’nin Avn’ın adaylığı konusundaki tutumundan bahsetmeyi reddederken, Berri’nin ‘ihtiyaçlarını gizlice gidermeye çalış’ sözüne göre çalıştığını ve diyalog ve uzlaşıya açık olduğunu belirtti. Ancak kaynaklar, Genelkurmay Başkanı Joseph Avn’ın Cumhurbaşkanı seçilmesinden 6 ay önce görevinden istifa etmesi gerektiği ve bunu henüz yapmadığı için anayasanın Genelkurmay Başkanı’nın adaylığına izin verecek şekilde değiştirilmesiyle ilgili bir soruna dikkati çekti. Şarku’l Avsat’a ‘anayasal mekanizmalara saygı duyulması gerektiğini’ söyleyen kaynaklar, ordu komutanını görevlendirmek için anayasayı değiştirmekten çekinmeyen güçlere de eleştiride bulundu. Kaynaklar, “Kendilerine egemen diyen güçlerin artık Temsilciler Meclisi’nde anayasayı değiştirmek gibi bir sorunları yok. Cumhurbaşkanlığı boşluğunun başlangıcından bu yana parlamentonun yalnızca seçimle gelen bir organ olduğu ve yasama yapamayacağı sloganını yükseltiyorlar” dedi.
Hizbullah hattında ise Hizbullah’a yakın siyasi bir analist olan Kasım Gasir, “Hizbullah, hala Franciyye’nin adaylığını benimsiyor. Ancak diyaloğa açık ve dün (1 Şubat) Naim Kasım (Hizbullah Genel Sekreteri Yardımcısı) tarafından dile getirilen tüm olasılıklara hazır” dedi. Genelkurmay Başkanı’nın kabulüyle ilgili bir soruya yanıt olarak Gasir, “Hizbullah Siyasi Konsey Başkanı İbrahim Emir es-Seyyid tarafından kimsenin veto hakkı olmadığının belirtildiği gibi Hizbullah’ın bu seçenekle ilgili bir sorunu yok” dedi.
1 Şubat’ta Kasım, Beyrut’ta gençlerin cumhurbaşkanlığı hakkında konuşmaya ayrılan özel bir toplantısında yaptığı açıklamada, “Adı verilenin çoğunluğu alacağı konusunda diyalog içinde konuşup anlaşabiliriz. Diğer bloklar, bu başkana kendi inançlarıyla tutarlı belirli koşullar sunabilir ve bir çözüme ulaşabiliriz. Bu bloklar yan yana oturabilir ve her uygulamanın diğerinden farklı özelliklere sahip olduğu çerçevesinde bu konuyu sonlandırabiliriz. İsimleri bir sepete koyuyoruz. Yani 4 ismimiz, 7 ismimiz veya 10 ismimiz var, onları bu sepete koyuyoruz. Google’da arama ile başlayıp ve böylece sayıyı örneğin bir veya iki ada indirgeyebiliriz” ifadelerini kullandı. “Bazıları ‘Siz diyaloğu koşullandırıyorsunuz ve bir diyalog mekanizması dayatıyorsunuz’ demesin diye, diyaloğa girmek istediğimiz mekanizma üzerinde uzlaşmak için oturuyoruz” diyen Naim Kasım, “Bazılarının diyalog istemiyoruz demesi ve veto etmesi, dolayısıyla oy vermeyi veya diğerleri arasında uzlaşma sağlanmasını engellemesi, sorunu çok daha karmaşık hale getiriyor. Ayrıca bu diyaloğun herkesi kapsaması gerektiğini düşünüyoruz. Aynı şekilde bazıları, bir sonuca varmak için muhalefeti birbirleriyle diyaloga çağırdı. Bir anlaşmaya hazırız, çünkü hedef bir hesaplaşma değil, ulusal bir anlaşmadır” açıklamasında bulundu.
 



İsrail, şubat ayı sonunda Sınır Tanımayan Doktorlar örgütünün Gazze'deki faaliyetlerini yasakladı

Gazze Şeridi'nin merkezindeki Zuveyda kentinde, yanık tedavisi için gerekli tıbbi ekipman, ilaç ve temel malzemelerin ciddi bir şekilde yetersiz olduğu ortamda, Filistinli bir kadın Sınır Tanımayan Doktorlar hastanesinde yanıkları olan genç bir kadına yardım ediyor (Reuters)
Gazze Şeridi'nin merkezindeki Zuveyda kentinde, yanık tedavisi için gerekli tıbbi ekipman, ilaç ve temel malzemelerin ciddi bir şekilde yetersiz olduğu ortamda, Filistinli bir kadın Sınır Tanımayan Doktorlar hastanesinde yanıkları olan genç bir kadına yardım ediyor (Reuters)
TT

İsrail, şubat ayı sonunda Sınır Tanımayan Doktorlar örgütünün Gazze'deki faaliyetlerini yasakladı

Gazze Şeridi'nin merkezindeki Zuveyda kentinde, yanık tedavisi için gerekli tıbbi ekipman, ilaç ve temel malzemelerin ciddi bir şekilde yetersiz olduğu ortamda, Filistinli bir kadın Sınır Tanımayan Doktorlar hastanesinde yanıkları olan genç bir kadına yardım ediyor (Reuters)
Gazze Şeridi'nin merkezindeki Zuveyda kentinde, yanık tedavisi için gerekli tıbbi ekipman, ilaç ve temel malzemelerin ciddi bir şekilde yetersiz olduğu ortamda, Filistinli bir kadın Sınır Tanımayan Doktorlar hastanesinde yanıkları olan genç bir kadına yardım ediyor (Reuters)

İsrail, bugün yaptığı açıklamada, Sınır Tanımayan Doktorlar örgütünün Filistinli çalışanlarının listesini sunamaması üzerine Gazze'deki insani yardım faaliyetlerini durduracağını duyurdu.

Yurtdışı İşleri ve Antisemitizmle Mücadele Bakanlığı, "Gazze Şeridi'ndeki Sınır Tanımayan Doktorlar'ın faaliyetlerine son verme yönünde adımlar atıldığını" açıkladı.

Bakanlık, kararın "Sınır Tanımayan Doktorlar'ın, bölgede faaliyet gösteren tüm insani yardım kuruluşları için geçerli şart olan yerel personel listelerini sunamaması" üzerine alındığını belirterek, örgütün faaliyetlerini durduracağını ve 28 Şubat'a kadar Gazze'den ayrılacağını kaydetti.

Sınır Tanımayan Doktorlar (MSF), salı günü, İsrail'in Gazze Şeridi ve Batı Şeridi'ne erişimini sürdürmesi için talep ettiği personel listelerini vermeyeceğini açıkladı ve ekibinin güvenliği konusunda garanti alamadığını ifade etti.

Gazze'deki hastaneleri destekleyen MSF, İsrail'in bu ay Filistin topraklarındaki faaliyetlerini durdurması emrini verdiği 37 uluslararası kuruluştan biri. Bu kuruluşlar, personel bilgilerini sunma zorunluluğu da dahil olmak üzere yeni düzenlemelere uymadıkları takdirde faaliyetlerini durduracaklar.

Yardım kuruluşları, personel hakkında kişisel bilgilerin paylaşılmasının güvenliklerini tehlikeye atabileceğini belirterek, Gazze'deki iki yıllık savaş sırasında öldürülen veya yaralanan yüzlerce yardım çalışanını örnek gösteriyor.

Şarku'l Avsat'ın Reuters'ten aktardığına göre kayıt sürecini yöneten İsrail Diaspora İşleri Bakanlığı, yaptığı açıklamalarda, Hamas'ı Sınır Tanımayan Doktorlar'a baskı yapmakla suçladı. Bakanlık herhangi bir kanıt sunmadı, ancak Gazze Sağlık Bakanlığı'nın 29 Ocak'ta ortak sağlık kuruluşlarına bağlı sağlık çalışanlarının verilerini paylaşmayı reddettiğini, bunun nedeninin ise güvenlik endişeleri olduğunu belirtti. Bakanlık, Sınır Tanımayan Doktorlar'ın kendileriyle iletişime geçmediğini belirtti.

İsrail daha önce, veri kaydının Filistinli silahlı gruplara yardım ulaşmasını engellemek amacıyla yapıldığını belirtmişti. Yardım kuruluşları, önemli miktarda yardımın başka yerlere yönlendirildiğini reddediyor. Sınır Tanımayan Doktorlar (MSF) geçen hafta, bu bilgiyi ifşa etmeyi kabul eden Filistinli ve uluslararası personelin kısmi bir listesini paylaşmaya hazır olduğunu, ancak listenin yalnızca idari amaçlarla kullanılması ve ekibini tehlikeye atılmaması şartıyla bunu yapacağını söyledi. MSF, insani tıbbi malzemelerin yönetimini kontrol altında tutmak istediğini belirtti. Örgüt yaptığı açıklamada, "Tekrarlanan çabalara rağmen, son birkaç gündür İsrail yetkilileriyle gerekli somut garantiler konusunda bir anlaşmaya varamadığımız ortaya çıktı" ifadelerini kullandı. MSF, Gazze ve Batı Şeria'daki faaliyetlerine getirilen yasağın, Gazze'de devam eden insani kriz göz önüne alındığında, insani hizmetler üzerinde yıkıcı bir etkiye sahip olabileceğini belirtti.


Dörtlü Mekanizma’nın Sudan savaşını sona erdirme planında çıkmaz yaşanıyor

Sudan Egemenlik Konseyi Başkanı ve Ordu Komutanı Orgeneral Abdulfettah el-Burhan ile Hızlı Destek Kuvvetleri (HDK) Komutanı Korgeneral Muhammed Hamdan Daklu (Hamideti) (Arşiv – AFP)
Sudan Egemenlik Konseyi Başkanı ve Ordu Komutanı Orgeneral Abdulfettah el-Burhan ile Hızlı Destek Kuvvetleri (HDK) Komutanı Korgeneral Muhammed Hamdan Daklu (Hamideti) (Arşiv – AFP)
TT

Dörtlü Mekanizma’nın Sudan savaşını sona erdirme planında çıkmaz yaşanıyor

Sudan Egemenlik Konseyi Başkanı ve Ordu Komutanı Orgeneral Abdulfettah el-Burhan ile Hızlı Destek Kuvvetleri (HDK) Komutanı Korgeneral Muhammed Hamdan Daklu (Hamideti) (Arşiv – AFP)
Sudan Egemenlik Konseyi Başkanı ve Ordu Komutanı Orgeneral Abdulfettah el-Burhan ile Hızlı Destek Kuvvetleri (HDK) Komutanı Korgeneral Muhammed Hamdan Daklu (Hamideti) (Arşiv – AFP)

Sudan’daki savaşı durdurmaya yönelik çabalar, son aylarda Dörtlü Mekanizma’nın yol haritasının kayda değer bir sonuç üretememesi nedeniyle çıkmaza girmiş durumda.

Ufkun tıkandığı bu süreçte, çok sayıda kaynak, bu yönde kapalı kapılar ardında ve son derece gizli yürütülen bazı görüşmelerin yapılmış olabileceğini, bu nedenle herhangi bir bilginin sızmasının önüne geçildiğini belirtiyor.

Aynı kaynaklar, Sudan Egemenlik Konseyi Başkanı ve Ordu Komutanı Orgeneral Abdulfettah el-Burhan’ın, Dörtlü Mekanizma’yı devre dışı bırakmaya yönelik bir girişim içinde olduğunu ve doğrudan ABD Başkanı Donald Trump’ın öncülük edeceği yeni bir müzakere hattı oluşturmayı hedeflediğini ifade ediyor. Burhan’ın, bu yaklaşımı çeşitli açıklamalarında birden fazla kez dile getirdiği kaydediliyor.

Şarku’l Avsat’a konuşan siyasi kaynaklar ise Dörtlü Mekanizma’nın özellikle en kritik başlık olan ateşkesin sağlanması konusunda sunduğu yol haritasında somut bir ilerleme kaydedememesine rağmen, arabulucuların girişimin başarısız olduğunu ilan etmediğini ya da görüşmeleri sonlandırdıklarına dair bir açıklama yapmadığını aktardı.

Dörtlü Mekanizma’nın yol haritası

 Sudan'daki çatışmanın iki tarafının temsilcileri, Mayıs 2023'te Cidde Bildirgesi’nin imzalanması sırasında (Reuters)Sudan'daki çatışmanın iki tarafının temsilcileri, Mayıs 2023'te Cidde Bildirgesi’nin imzalanması sırasında (Reuters)

ABD, Suudi Arabistan, Mısır ve Birleşik Arap Emirlikleri’nden (BAE) oluşan Dörtlü Mekanizma’nın yol haritası, geçtiğimiz yıl eylül ayında, insani yardımların Sudan’ın tüm bölgelerine ulaştırılmasını kolaylaştırmak amacıyla üç ay süreli insani ateşkes öngörmüş, bunun ardından kapsamlı bir ateşkes ilan edilmesini ve dokuz ay içinde Sudanlıların güvenini kazanacak meşru sivil hükümetin kurulmasına yol açacak siyasi sürecin başlatılmasını önermişti. Ancak girişim, Sudan ordusunun reddi ve ülkesindeki çatışma karşısında tarafsız olmadığı yönündeki şüpheleri nedeniyle engelle karşılaştı.

Kaynaklar, Dörtlü Mekanizma yol haritasının Sudan’daki savaşı durdurmaya yönelik şu anda masadaki tek girişim olduğunu ve yaklaşık üç yıldır süren, Birleşmiş Milletler’e (BM) göre dünyadaki en büyük insani felakete yol açan yıkıcı çatışmayı sona erdirmek amacıyla tarafların bölgesel düzeyde uzlaşması sonucunda ortaya çıktığını belirtiyor.

Aynı kaynaklar, son gelişmelerin Dörtlü Mekanizma dışında yeni bir müzakere sürecinin varlığına işaret etmediğini, yaşananların ise ordunun bu girişimi en kısa sürede kabul etmesini sağlamaya yönelik çabalardan ibaret olduğunu ifade ediyor. Bu kapsamda, Sudan hükümetiyle iyi ilişkilere sahip bazı ülkelerin, yönetimi girişime olumlu yaklaşmaya teşvik etmek için diplomatik temaslarını yoğunlaştırdığı belirtiliyor.

Tek platform

Siyasi analist el-Cemil el-Fadıl, Şarku’l Avsat’a yaptığı değerlendirmede, Dörtlü Mekanizma girişiminin Sudan’da uzayan savaş krizinin çözümü için bölge ülkeleri arasında üzerinde uzlaşı sağlanmış tek platform olmayı sürdürdüğünü söyledi. El-Fadıl, söz konusu girişimin, ABD Başkanı Donald Trump ile Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah Sisi arasında, ocak ayı ortasında Davos Forumu kapsamında yapılan görüşmede de güçlü biçimde gündeme geldiğini belirtti.

El-Fadıl, iki lider arasındaki görüşmelerin esas olarak Dörtlü Mekanizma çerçevesinde Sudan’daki savaşı sona erdirmeye yönelik ortak çabalara odaklandığını, önceliğin insani ateşkesin kalıcı hale getirilmesi olduğunu ifade etti. Bununla birlikte girişimin sahada somut kazanımlar elde etmesi gerektiğini vurgulayan el-Fadıl, mevcut tabloya bakıldığında sürecin çıkmaza girdiğinin söylenemeyeceğini dile getirdi.

Washington’daki insani yardım konferansı

 Sudan’da dünyadaki en büyük iç göç yaşandı. (Reuters)Sudan’da dünyadaki en büyük iç göç yaşandı. (Reuters)

El-Fadıl, ABD yönetimine yakın çevrelerden sızan bilgilerle bağlantı kurarak, Washington’un 3 Şubat’ta Sudan’a destek amacıyla uluslararası bir insani yardım konferansı düzenlemeye hazırlandığını ve önümüzdeki kısa dönemde kayda değer bir ilerleme yaşanmasının beklendiğini söyledi. Bu adımın, Dörtlü Mekanizma tarafından ortaya konan çözüm yol haritasının parçası olduğunu da ifade etti.

El-Fadıl, ABD yönetiminin, Sudan ordusu ile Hızlı Destek Kuvvetleri’nden (HDK) ateşkes ve çatışmaların durdurulması yönünde taahhüt almadan böyle bir insani konferansı düzenlemeye gitmesinin mümkün olmadığını vurguladı.

Mevcut veriler ışığında, Washington’da yapılması planlanan insani konferansla eş zamanlı olarak yol haritasının uygulanmasına yönelik taraflar arasında örtülü bir mutabakat bulunabileceğini dışlamayan el-Fadıl, sürecin başarısının tüm tarafların gerçek ve somut tavizler vermesine bağlı olduğunu dile getirdi.


İsrail, Gazze Şeridi sakinleri için Refah sınır kapısının sınırlı olarak açıldığını duyurdu

Bugün Mısır tarafından Refah sınır kapısından bir vinç geçiyor (AP).
Bugün Mısır tarafından Refah sınır kapısından bir vinç geçiyor (AP).
TT

İsrail, Gazze Şeridi sakinleri için Refah sınır kapısının sınırlı olarak açıldığını duyurdu

Bugün Mısır tarafından Refah sınır kapısından bir vinç geçiyor (AP).
Bugün Mısır tarafından Refah sınır kapısından bir vinç geçiyor (AP).

İsrail, bugün yaptığı açıklamada Gazze Şeridi sakinlerinin geçişine izin vermek üzere Refah Sınır Kapısı’nın sınırlı olarak açıldığını duyurdu.

Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığına göre İsrail Savunma Bakanlığı’na bağlı Filistin sivil işlerinin koordinasyonundan sorumlu Hükümet Faaliyetlerini Koordinasyon Birimi (COGAT), “Ateşkes anlaşması ve siyasi liderliğin talimatları doğrultusunda, bugün Refah Sınır Kapısı yalnızca sivillerin geçişine açılmıştır” açıklamasında bulundu.

Filistin medya kuruluşları, daha önce Filistinli personeli taşıyan otobüslerin Refah Sınır Kapısı’nın Mısır tarafına ulaştığını, buradan Filistin tarafına geçerek kapıda göreve başlamalarının planlandığını bildirmişti.

Sınır kapısından geçişlerin, sıkı denetim altında ve yalnızca bireylerle sınırlı olacağı belirtiliyor. Bu adım, ateşkesin yürürlüğe girmesinden aylar sonra atılırken, insani yardım kuruluşları uzun süredir abluka altında ve büyük ölçüde tahrip olmuş Gazze’ye yardımların ulaştırılabilmesi için kapının engelsiz şekilde açılması çağrısında bulunuyor.

Ambulanslar, Gazze Şeridi'ne doğru yola çıkmak üzere Refah sınır kapısının Mısır girişinde sıraya girdi (AP)Ambulanslar, Gazze Şeridi'ne doğru yola çıkmak üzere Refah sınır kapısının Mısır girişinde sıraya girdi (AP)

Gazze’de Rafah Sınır Kapısı Yeniden Açıldı, İsrail Saldırılarında 32 Kişi Hayatını Kaybetti

Gazze’de 10 Ekim’den bu yana yürürlükte olan ateşkesin ihlalleri devam ederken, İsrail’in dün gerçekleştirdiği hava saldırılarında 32 kişi yaşamını yitirdi; Gazze Sivil Savunma yetkililerinin bildirdiğine göre ölenler arasında kadınlar ve çocuklar da bulunuyor.

Mısır sınırındaki Refah Kapısı, İsrail topraklarından geçmeden Gazze’ye kara yoluyla açılan tek geçit olarak biliniyor. Ancak kapı, Mayıs 2024’te İsrail güçlerinin kontrolü ele geçirmesinden bu yana kapalıydı. 2025 başında ise kısa bir süreliğine kısmi olarak yeniden açılmıştı.

Ayrı bir gelişmede, Filistin medyasına göre bugün sabah saatlerinde Gazze Vadisi’nin kuzeyinde İsrail dronunu saldırısında bir Filistinli hayatını kaybetti, bazı kişiler de yaralandı. Filistin Haber Ajansı’nın (WAFA) haberine göre böylece dün sabah saatlerinden itibaren Gazze hastanelerine ulaşan ölü sayısı 32’ye yükseldi; ölümlerin 7’si güneyde, 25’i kuzeyde kaydedildi.

Refah Kapısı, Gazze’nin güney sınırında, ateşkesin ardından İsrail’in çekilmediği alanlar içinde yer alıyor; bu da bölgenin yarısından fazlasını kapsıyor. Anlaşmanın ikinci aşamasında kapının yeniden açılması öngörülüyor. BM ve yardım kuruluşları, insani krizin derinleştiği Gazze’de 2 milyondan fazla kişiye yardım ulaştırılabilmesi için geçişin sorunsuz açılmasını talep ediyor.

Sınırlı olmasına rağmen bu adımın, Gazze’nin günlük işlerini yönetmek üzere kurulan 15 Filistinli teknokrattan oluşan Ulusal Yönetim Komitesi’nin çalışmalarını kolaylaştırması bekleniyor. Komite, ABD Başkanı Donald Trump’ın başkanlığını yürüttüğü “Barış Konseyi” denetiminde faaliyet gösterecek.