Afrika'da 30 milyon kişiye can suyu olan Çad Gölü giderek kuruyor

Fotoğraf: AA
Fotoğraf: AA
TT

Afrika'da 30 milyon kişiye can suyu olan Çad Gölü giderek kuruyor

Fotoğraf: AA
Fotoğraf: AA

Afrika'nın en önemli su kaynaklarından kabul edilen Çad Gölü, iklim değişikliğinin etkileriyle her geçen gün küçülürken, göl etrafında yaşayan 30 milyon kişi gerçek bir insani felakete giderek yaklaşıyor.
Her yıl 2 Şubat'ta kutlanan Dünya Sulak Alanlar Günü, Afrika'da giderek kuruyan Çad Gölü havzasındaki durumu bir kez daha gündeme getirdi.
Nijerya'nın kuzeydoğusu, Kamerun'un uzak kuzeyi, Nijer ve Çad'ın belli kısımlarını kapsayan Çad Gölü havzası, Afrika kıtasının yüzde 8'ini kaplıyor ve 30 milyon nüfusu barındırıyor.
Dünyanın en büyük 6. gölü kabul edilen ve Afrika'nın en önemli temiz su kaynaklarından Çad Gölü çevresinde yaşayanlar hem küresel ısınmanın kurbanı olurken hem de göl etrafındaki terör örgütlerinin tehdidi altında yaşıyorlar.
Bu durum bölgedeki var olan insani krizi daha da derinleştiriyor.
BM Gıda ve Tarım Örgütü tarafından "dünyanın en önemli tarım mirası alanlarından" biri olarak değerlendirilen Çad Gölü havzasında 5,3 milyon kişinin çatışmalar nedeniyle yer değiştirmek zorunda kaldığı biliniyor.
Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksel Komiserliği, Çad Gölü havzasındaki 10 milyon kişinin insani yardıma muhtaç olduğu uyarısında bulunuyor.

En büyük tehdit iklim değişikliği
Çad Gölü'nün 1963'te 26 bin kilometrekare olan yüz ölçümü 2001 itibarıyla 1500 kilometrekarenin altına geriledi. Buna karşın bölge nüfusu her geçen gün artıyor.
ABD Havacılık ve Uzay Ajansının (NASA) 2017'de paylaştığı bilimsel çalışma da Çad Gölü'nün 1973'teki haline nazaran 10 kat küçülmüş olduğunu ortaya koyuyor.
Yükselen sıcaklıkların göl sularını buharlaştırması, geçiminin yüzde 80'ini tarım, hayvancılık ve balıkçılıkla sağlayan havza halkı için ciddi bir ekonomik kayba ve bazen etnik çatışmalara sebebiyet veriyor.
Sıcaklığın dünya ortalamasından 1,5 kat daha hızlı artması mevsimsel yağışların miktarını azaltıyor. Havza halkı yağış döneminin ne zaman başlayıp biteceğini kestiremiyor.
Halkın iklim değişikliğine adaptasyonu da terör örgütleri nedeniyle oldukça kısıtlanıyor.
Daha önce beklenen yağış düşmediğinde hayvanlarını otlatmak için havzanın başka bir bölgesine göç eden halkın, terör örgütleri ve onlara karşı yürütülen operasyonlar nedeniyle bu imkanı da ortadan kalktı.
Balık üretimi yüzde 60 düşerken, azalan su kaynakları nedeniyle mera alanları yok oldu ve biyoçeşitlilik büyük ölçüde azalmaya başladı.

Terör sorunu
Çad Gölü havzasındaki küresel ısınma gıda güvensizliğini artırarak bölgenin istikrarsızlaşmasına neden oluyor.
Küresel Terör İndeksi 2020 verilerine göre, Çad Gölü havzasındaki 4 ülke dünyadaki en az barışçıl 10 ülke arasında yer alıyor. Havza halkı 10 yılı aşkın süredir silahlı gruplarla güvenlik güçlerinin çatışması arasında sıkışmış durumda.
Bölgedeki en büyük terör örgütü Boko Haram'ın 2009-2016 yıllarındaki saldırılarında en az 10 bin kişi yaşamını yitirdi.
Boko Haram, ana geçiş güzergahlarını kontrol ettiği bölgeye zaman zaman insani yardım gelmesini de engelliyor.

Endemik çeşitlilik
UNESCO verilerine göre, irili ufaklı yüzlerce adacıktan oluşan Çad Gölü havzası endemik çeşitlilik açısından da oldukça zengin. Yaklaşık 140 balık türünün yaşadığı havza 150 bin ton balık üretim potansiyeline sahip.
Çad Gölü havzası, Asya ve Avrupa'dan gelen göçmen kuşların da önemli duraklarından birini oluşturuyor. Her yıl en az 70 kuş türünün göl ve çevresinde bir süre kaldığı tahmin ediliyor.
Havzanın, içerdiği yüksek protein oranıyla gıda takviyesi olarak kullanılan mavi-yeşil bir alg türü olan spirulina açısından da oldukça zengin olduğu biliniyor.



Rusya: Amerika, İran'a yönelik "ültimatom" dilinden vazgeçmeli

Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov (sağda), 17 Aralık 2025'te Moskova'da düzenlenen basın toplantısının ardından İranlı mevkidaşı Abbas Arakçi ile tokalaşıyor (AP)
Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov (sağda), 17 Aralık 2025'te Moskova'da düzenlenen basın toplantısının ardından İranlı mevkidaşı Abbas Arakçi ile tokalaşıyor (AP)
TT

Rusya: Amerika, İran'a yönelik "ültimatom" dilinden vazgeçmeli

Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov (sağda), 17 Aralık 2025'te Moskova'da düzenlenen basın toplantısının ardından İranlı mevkidaşı Abbas Arakçi ile tokalaşıyor (AP)
Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov (sağda), 17 Aralık 2025'te Moskova'da düzenlenen basın toplantısının ardından İranlı mevkidaşı Abbas Arakçi ile tokalaşıyor (AP)

Rusya, dün İran ile gerilimi azaltma çabalarının meyve vereceği umudunu dile getirerek, ABD'nin "ültimatom dilini terk edip müzakere yoluna dönerek" buna katkıda bulunabileceğini söyledi.

Şarku'l Avsat'ın Reuters'ten aktardığına göre bu açıklama, Rusya Dışişleri Bakanlığı tarafından Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov ile İranlı mevkidaşı Abbas Arakçi arasında gerçekleşen görüşmenin ardından yayınlandı.

Açıklamada, her iki tarafın da “krizin çözümü için siyasi ve diplomatik çabaları ilerletme fırsatlarını baltalayacak herhangi bir eylemden, BM Güvenlik Konseyi de dahil olmak üzere, kaçınma çabalarına çağrıda bulunduğu” belirtildi.

Açıklamada ayrıca, Rusya'nın “uzun vadede ve sürdürülebilir olarak Ortadoğu'da normalleşmeyi sağlamak için gerilimleri azaltma çabalarını desteklediği, bunun da ABD'nin ültimatom dilini terk edip müzakere masasına dönmesiyle kolaylaştırılacağı” ifade edildi.


Hayfa'daki bir konut binasına İran füzesini isabet etmesi sonucu yaralanmalar olduğu bildirildi

İran füzesiyle vurulan Hayfa'daki binanın bir bölümünün çökmesi sonrası kurtarma ve ambulans ekipleri (İsrail Ambulans Servisi)
İran füzesiyle vurulan Hayfa'daki binanın bir bölümünün çökmesi sonrası kurtarma ve ambulans ekipleri (İsrail Ambulans Servisi)
TT

Hayfa'daki bir konut binasına İran füzesini isabet etmesi sonucu yaralanmalar olduğu bildirildi

İran füzesiyle vurulan Hayfa'daki binanın bir bölümünün çökmesi sonrası kurtarma ve ambulans ekipleri (İsrail Ambulans Servisi)
İran füzesiyle vurulan Hayfa'daki binanın bir bölümünün çökmesi sonrası kurtarma ve ambulans ekipleri (İsrail Ambulans Servisi)

İsrail ordusu ve İsrail Ambulans Servisi dün yaptığı açıklamada, İran'dan gelen bir füzenin İsrail'in kuzeyindeki Hayfa kentinde bir konut binasına isabet ettiğini ve birkaç kişinin yaralandığını bildirdi.

İsrail ordusu AFP'ye yaptığı açıklamada, binanın doğrudan füze saldırısıyla vurulduğunu ve füzenin İran yapımı olduğunu vurguladı. İsrail Kanal 14, çöken binadan dokuz kişinin tahliye edildiğini, bunlardan birinin ağır yaralı olduğunu bildirdi.

Ayrı bir açıklamada ise İsrail ambulans servisi MDA, yedi katlı binanın doğrudan isabet alması sonucu dört kişinin yaralandığını belirtti.

İsrail Ambulans Servisi'nin bildirdiğine göre, Hayfa'da bir konut binasına İran füzesi isabet etti.İsrail Ambulans Servisi'nin bildirdiğine göre, Hayfa'da bir konut binasına İran füzesi isabet etti.

Ambulans servisi, ekiplerinin şarapnel parçalarıyla yaralanan ve durumu kritik olarak nitelendirilen 82 yaşındaki bir adama müdahale ettiğini ve hastaneye kaldırıldığını belirtti. Ambulans servisine göre diğer üç kişi hafif yaralandı: 77 ve 38 yaşlarında iki kadın ve başından yaralanan 10 yaşında bir çocuk.

Sağlık görevlileri, “Sakinler bize alt katlarda enkaz altında kalan yaralılar olduğunu söylediler. Büyük beton parçalarını çıplak ellerimizle kaldırmayı başardık ve 82 yaşında bir adamı kurtardık.” dedi.

 Maas Salamah'a “yedi katlı bir binanın doğrudan vurulduğunu ve büyük hasara yol açtığını” doğruladı. Daha sonra itfaiye, yaptığı açıklamada “kayıp üç kişi için arama çalışmalarının devam ettiğini” bildirdi.


İran savaşı, Trump ve Starmer'ın arasını açtı

Fotoğraf: Reuters
Fotoğraf: Reuters
TT

İran savaşı, Trump ve Starmer'ın arasını açtı

Fotoğraf: Reuters
Fotoğraf: Reuters

ABD Başkanı Donald Trump'ın bir dizi sert açıklaması sonrasında Sör Keir Starmer, Trump'la ilişkisinin onarılamaz şekilde zarar görebileceği konusunda uyarıldı.

Eski ulusal güvenlik danışmanı ve Britanya'nın eski ABD büyükelçisi Kim Darroch, Birleşik Krallık (BK) Başbakanı'nın "Trump'ın İran'a yönelik 'tercih ettiği savaş'ına doğrudan katılmaya direnmekte haklı olduğunu" söyledi.

Darroch, Guardian'a, "Ancak bu, Trump'la kişisel ilişkisine şüphesiz önemli ölçüde zarar verdi" diye konuştu ve "zarar görmüş bir Trump'ın" daha fazla gümrük vergisiyle "saldırabileceğini" ekledi.

Bu yorum, Trump'ın Beyaz Saray'da yaptığı bir konuşmada Ortadoğu çatışmasına verdiği yanıt nedeniyle Sör Keir'ı taklit etmesinin ardından geldi. Trump, Sör Keir'ın Ortadoğu'ya "iki eski, harap uçak gemisi" gönderme meselesini ekibine danışmak zorunda olduğunu söylediğini aktarmıştı.

Çarşamba günü öğle yemeğinde konuşan Trump, "En iyi dostumuz olması gereken BK'ye sordum" dedi.

Aslında Kral iki hafta içinde buraya geliyor, Kral Charles iyi biri. Bizim en yakınımız olmaları gerekirdi ama öyle davranmadılar. Dedim ki, 'İki tane eski, harap olmuş uçak geminiz var, bunları oraya gönderebilir misiniz?'"

Sör Keir'i taklit ederek zayıf bir sesle konuşan Trump şunları ekledi:

Ah, ekibime sormam gerekecek. Dedim ki, 'Başbakansınız, sormak zorunda değilsiniz'. Hayır, hayır, hayır, ekibime sormam gerekiyor. Ekibim toplanmalı, gelecek hafta toplanıyoruz. Ama savaş zaten başladı. Gelecek hafta savaş bitmiş olacak… Üç gün içinde.

Özel bir öğle yemeğinde yapılan ancak Beyaz Saray tarafından sosyal medya kanalında yayımlanan açıklamalar, daha sonra silindi.

Görsel kaldırıldı.
Başbakan, "Britanya halkının en iyi çıkarları doğrultusunda hareket etmeyi sürdüreceğini" söyledi (AP)

Downing Sokağı kaynakları, Trump'ın BK'den gemi talebinde hiçbir zaman bulunmadığını ve Britanya'nın da bunları göndermeyi teklif etmediğini söyledi.

Trump'ın eleştirileri karşısında BK Dışişleri Bakanı Yvette Cooper, "Bizim işimiz BK'nin ulusal çıkarları doğrultusunda kararlar almak" dedi.

Cooper perşembe günü televizyon kanallarına şunları söyledi:

Başından beri ABD'den farklı bir görüş benimsedik ve Ortadoğu'da saldırgan eylemlere kapılmadık çünkü gerilimin tırmanma riskleri, ekonomi üzerindeki de dahil etkiler ve ayrıca sağlam bir plana duyulan ihtiyaç konusunda somut endişeler olduğunu düşündük.

Cooper, Washington'ın hâlâ müttefik olup olmadığı sorusundan kaçınarak şunları söyledi:

Çatışmanın mümkün olan en kısa sürede çözülmesini, sonuçlanmasını istiyoruz çünkü açıkçası bu, BK'deki yaşam maliyeti için en iyisi.

Bu hafta Başbakan, İran'la savaşa girmeme kararlarının arkasında duracağını yineleyerek şunları söyledi:

Benim ve diğerlerinin üzerindeki baskı ne olursa olsun, gürültü ne olursa olsun, aldığım tüm kararlarda Britanya'nın ulusal çıkarları doğrultusunda hareket edeceğim. Dolayısıyla bunun bizim savaşımız olmadığını ve içine sürüklenmeyeceğimizi net bir şekilde belirttim.

Independent Türkçe