İsrail’de aşırı sağ dönemi: Filistinlilerin diplomaları iptal edilecek

İsrail hükümeti, Filistin üniversitelerinden verilen diplomaların tanınırlığını iptal etmeyi düşünüyor

En-Necah Üniversitesi Sanal Gerçeklik Merkezi’nde eğitim alan akademisyenler
En-Necah Üniversitesi Sanal Gerçeklik Merkezi’nde eğitim alan akademisyenler
TT

İsrail’de aşırı sağ dönemi: Filistinlilerin diplomaları iptal edilecek

En-Necah Üniversitesi Sanal Gerçeklik Merkezi’nde eğitim alan akademisyenler
En-Necah Üniversitesi Sanal Gerçeklik Merkezi’nde eğitim alan akademisyenler

İsrail hükümetinin ‘aşırı sağcı’ bakanları, Filistin yüksek öğretim kurumları tarafından verilen akademik diplomaların tanınırlığını resmi olarak iptal etmek için gelecek İsrail Güvenlik ve Siyasi İşler Bakanlar Konseyi (Kabine) oturumunda bir teklif sunacağını duyurdu.
İsrail İç Güvenlik Teşkilatı Şin-Bet’in eski başkanı ve Likud Partisi’nden şu anki İsrail Tarım ve Kırsal Kalkınma Bakanı Avi Dichter de dahil olmak üzere aşırı sağcı bakanlar, teklifin İsrail vatandaşı Filistinli gençlerin (1948 Filistinlileri) ile Batı Şeria’daki Filistinliler arasındaki ilişkiyi zayıflatmaya katkıda bulunmak için sunulacağını belirtti.
Bakanlar ‘Filistin üniversitelerindeki eğitimin, terörü ve İsrail karşıtı fikir ve mesajları teşvik ettiğini’ iddia etti.  Parlamento Eğitim Komisyonu eski başkanı, Knesset üyesi Sharren Haskel, İsrail’deki Arap öğretmenlerin yüzde 20’sinden fazlasının, ‘İsrail’i düşman olarak gösteren içeriğe maruz kaldıktan sonra’ Filistin üniversitelerinden diploma aldıklarını ileri sürdü.
Filistin Yönetimi bölgelerinde 18’i üniversite olmak üzere 51 yüksek öğretim kurumu olduğu biliniyor. İsrail bu üniversitelerin büyük çoğunluğunu tanıyor, bu nedenle 48 Filistinlilerinden yaklaşık 12 bin üniversite öğrencisi bu eğitim kurumlarında eğitim görüyor. Bu üniversitelerden bazıları İsrailli akademisyenler ve araştırmacılar tarafından da büyük saygı görüyor. İsrail Yüksek Öğrenim Konseyi’nin bir üyesi, ‘Filistin üniversitelerindeki eğitim seviyesinin oldukça yüksek’ olduğunu belirtti.
Buna örnek olarak, Nablus’taki en-Necah Ulusal Üniversitesi, el-Kudüs Üniversitesi ve Cenin’deki Amerikan Üniversitesi’nin tıp fakültelerinden mezun olanlar kişiler, İsrail Sağlık Bakanlığı tarafından yapılan ve çok zor bir sınav olarak kabul edilen tıp sınavında adaylar arasında en yüksek puanları aldı. Son üç yılda, Nablus Üniversitesi mezunlarının tamamı ve diğer Filistin üniversitelerinden başvuranların çoğu bu sınavı geçti. Başarısız olanların çoğu diğer üniversitelerin mezunlarıydı ve aralarında Doğu Avrupa’daki üniversitelerin mezunları da vardı.
Şarku’l Avsat’ın İsrail’deki Arap Toplumunda Eğitim İşlerini İzleme Komitesi’nden aktardığına göre Komite, Filistin üniversitelerinden mezun olanlara yönelik atılabilecek adımlar konusunda uyarıda bulundu. Komite, Arap öğrencilerin İsrail üniversitelerinde güvende olmadıkları ve birçok engelle karşılaştıkları için Filistin üniversitelerinin yanı sıra Ürdün üniversitelerine gittiklerini ve İsrail’deki harçlardan daha yüksek meblağlar ödediklerini belirtti.



Filistin Sağlık Bakanlığı: İsrailli bir yerleşimci Batı Şeria’da ABD vatandaşı Filistinli genci öldürdü

İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
TT

Filistin Sağlık Bakanlığı: İsrailli bir yerleşimci Batı Şeria’da ABD vatandaşı Filistinli genci öldürdü

İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)

Filistin Sağlık Bakanlığı, 19 yaşındaki ABD vatandaşı Filistinli Nasrallah Muhammed Cemal Ebu Siyam’ın, çarşamba gecesi Batı Şeria’da bir İsrailli yerleşimcinin açtığı ateş sonucu ağır yaralandıktan sonra hayatını kaybettiğini açıkladı.

Bakanlık, Ebu Siyam’ın çarşamba günü işgal altındaki Batı Şeria’da, Ramallah yakınlarında bulunan Mihmas köyünde vurulduğunu bildirdi.

Reuters’a konuşan ABD Büyükelçiliği’nden bir yetkili ise şiddeti kınayarak, “ABD Dışişleri Bakanlığı için yurt dışındaki Amerikan vatandaşlarının güvenliği ve emniyetinden daha yüksek bir öncelik yoktur” ifadesini kullandı.

rgtbrgt
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları, cenaze töreninde gözyaşlarına boğuldu. (AFP)

İsrail güvenlik güçlerinin olası misillemesinden çekindiği için isminin açıklanmasını istemeyen Ebu Siyam’ın bir yakını, yerleşimcilerin köye koyun çalmak amacıyla baskın düzenlediğini öne sürdü.

Aralarında Ebu Siyam’ın da bulunduğu köylülerin hırsızlığı engellemeye çalıştığını, bunun üzerine yerleşimcilerin ateş açtığını ve Ebu Siyam ile birlikte bazı kişilerin yaralandığını söyledi.

Filistin resmi haber ajansı WAFA ise saldırılarda 5 kişinin yaralandığını, bunlardan 3’ünün -Ebu Siyam dahil- kurşunla yaralandığını bildirdi. Ajans, diğer yaralılara ilişkin ayrıntı paylaşmadı. Reuters’ın olayla ilgili yorum talebine İsrail ordusu tarafından henüz yanıt verilmedi.

dcfgt
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları, cenaze töreninin ardından yas tutuyor. (Reuters)

Gazze Şeridi’nde Ekim 2023’te başlayan savaşın ardından Batı Şeria’da İsrailli yerleşimcilerin Filistinlilere yönelik şiddet eylemleri belirgin biçimde arttı. Birleşmiş Milletler (BM) verilerine göre, 2026 yılında yerleşimci saldırıları nedeniyle yaklaşık 700 kişi yerinden edildi.

Uluslararası kuruluş, 2026’da Batı Şeria’da 9 Filistinlinin öldürüldüğünü, 2025 yılında ise bu sayının 240’ı aştığını bildirdi. Verilere göre 2025 yılında Batı Şeria’da iki İsrailli öldü.

İsrail, yerleşimci şiddetiyle ilgili nadiren iddianame düzenliyor. İsrailli izleme kuruluşu Yesh Din, 2025 yılı sonunda yaptığı açıklamada, 7 Ekim 2023’ten bu yana belgeledikleri yüzlerce yerleşimci şiddeti vakasının yalnızca yüzde 2’sinde dava açıldığını duyurdu.

Son iki yılda Batı Şeria’da, aralarında aktivist Ayşenur Ezgi Eygi’nin de bulunduğu bazı ABD vatandaşları, İsrail güçleri ya da yerleşimciler tarafından öldürüldü.


Tunuslu bir milletvekili, Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırıldı

Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
TT

Tunuslu bir milletvekili, Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırıldı

Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)

Yerel medyaya göre Tunus'ta bir mahkeme dün Milletvekili Ahmed Seydani'yi, ülkenin son sel felaketinin ardından sosyal medyada Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırdı.

Seydani, bu ayın başlarında, Tunus'un çeşitli bölgelerinde altyapıya zarar veren sellere neden olan olağanüstü yağışların ardından Saïd'in iki bakanla yaptığı görüşmeyle ilgili Facebook'ta yaptığı, "Cumhurbaşkanı, yetki alanını resmi olarak yollara ve su borularına genişletmeye karar verdi. Görünüşe göre yeni unvanı Sanitasyon ve Yağmur Suyu Drenajı Başkomutanı olacak” yorumu nedeniyle tutuklandı.

Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığına göre Seydani'nin avukatı Husameddin Bin Atya ajansa yaptığı açıklamada, müvekkilinin Telekomünikasyon Kanunu'nun 86. maddesi uyarınca yargılandığını ve bu maddenin “Kamu iletişim ağları aracılığıyla kasıtlı olarak başkalarına zarar veren veya huzurunu bozan herkesi” bir ila iki yıl hapis ve 100 ila 1.000 dinar (yaklaşık 300 avro) para cezası öngördüğünü söyledi.

Tunus'ta geçen ay 70 yıldan fazla süredir görülen en şiddetli yağışların ardından en az beş kişi hayatını kaybetti, birçok kişi ise hala kayıp durumunda.


BM, Hızlı Destek Kuvvetlerini el Faşir'de soykırım yapmakla suçladı

Darfur bölgesinin en büyük şehri el Faşir'deki bir pazar yeri çatışmalarda alevler içinde kaldı (Arşiv- AFP)
Darfur bölgesinin en büyük şehri el Faşir'deki bir pazar yeri çatışmalarda alevler içinde kaldı (Arşiv- AFP)
TT

BM, Hızlı Destek Kuvvetlerini el Faşir'de soykırım yapmakla suçladı

Darfur bölgesinin en büyük şehri el Faşir'deki bir pazar yeri çatışmalarda alevler içinde kaldı (Arşiv- AFP)
Darfur bölgesinin en büyük şehri el Faşir'deki bir pazar yeri çatışmalarda alevler içinde kaldı (Arşiv- AFP)

Sudan'daki bağımsız uluslararası araştırma misyonu dün, geçen ekim ayında "Hızlı Destek Kuvvetleri"nin (HDK) eline geçmesinden bu yana birçok vahşete tanık olan Sudan'ın el Faşir kentinde "soykırım eylemlerinin" meydana gelmesini kınadı.

Birleşmiş Milletler misyonu, Sudan'ın batı Darfur bölgesindeki bu şehirde HDK'nin sistematik eylemlerinden çıkarılabilecek tek makul sonucun soykırım niyeti olduğu sonucuna varan bir rapor yayınladı.

Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre ABD Hazine Bakanlığı, el Faşir'deki suistimalleri nedeniyle üç HDK komutanına yaptırım uyguladı. Bakanlık, bu kişilerin HDK'nin şehri ele geçirmesinden önce 18 ay süren el Faşir kuşatmasında yer aldığını belirtti.