BAE: Astronot Sultan en Neyadi’nin uzay yolculuğu 26 Şubat’ta başlayacakhttps://turkish.aawsat.com/home/article/4136366/bae-astronot-sultan-en-neyadi%E2%80%99nin-uzay-yolculu%C4%9Fu-26-%C5%9Fubat%E2%80%99ta-ba%C5%9Flayacak
BAE: Astronot Sultan en Neyadi’nin uzay yolculuğu 26 Şubat’ta başlayacak
Neyadi, genel ve özel görev eğitimini tamamladı (Şarku’l Avsat)
Birleşik Arap Emirlikleri’nde (BAE) astronot Sultan en-Neyadi, 26 Şubat’ta Uluslararası Uzay İstasyonu’ndan (ISS) başlayacak olan uzun bir göreve çıkacak. BAE’den uzaya giden ilk astronot Hazza el Mansuri ise yedek ekip arasında yer alacak
Muhammed Bin Raşid Uzay Merkezi (MBRSC) Yönetim Kurulu Başkanı Hamad el Mansuri, BAE’de son on yıl içerisinde uzay çalışmalarının önemli ölçüde ilerleme kaydettiğine değinerek, hali hazırda Arap astronotların görevine başlayacağını dile getirdi. Ayrıca, BAE’nin Ay ve Mars’taki ilerlemelerine işaret etti.
Uzay programlarını genişleterek bu sektörde ilerlemeye devam ettiklerine dikkati çeken Mansuri, “BAE Astronot Programı aracılığıyla sürdürülebilir bir geleceği mümkün kılmayı başardık ve insansız gezegen görevleri aracılığıyla gelecekte uzaya insanlar göndermek için çalışabiliriz” ifadelerin kullandı.
BAE, Uluslararası İstasyona üye olmayan bir ülke olarak, astronotları uzay görevleri için eğitmenin yanı sıra istasyona uzun vadeli bir görev için kabul edilen 11. ülke olacak.
MBRSC Müdürü Salim el Merri ise programın başlamasından 5 yıl sonra misyonun önemini vurgulayarak, “BAE'li ilk astronot Hazza el Mansuri'yi Uluslararası Uzay İstasyonu'na göndermeyi başardık. Şimdi Sultan el Neyadi'yi yeni bir başarı ile 6 ay sürecek bir göreve göndermeye hazırlanıyoruz. Neyadi’nin misyonu, BAE için insanlı misyonlar vizyonumuzun bir sonraki adımı. İkinci olarak, Nura el Matruşi ve Muhammed el Molla’nın gelecekteki misyonlara liderlik etmesini hedefliyoruz” dedi.
Neyadi görev süresi boyunca, deney ve bilimsel araştırmaların yanı sıra istasyondaki kurulu güneş panellerinin onarımı yapacak. Ayrıca önümüzdeki altı ay boyunca çeşitli kurumlar, üniversiteler ve okullarla doğrudan temas için 13 görüşme yapacak.
Açıklanan bilgilere göre, Neyadi, istasyondaki 4 bin saat boyunca uyku ve radyasyon çalışmasına ek olarak kardiyovasküler sistem, sırt ağrısı, tekniklerin test edilmesi, epigenetik, bağışıklık sistemi, sıvı bilimleri, bitkiler ve materyallerle alakalı 19’u aşkın araştırma deneyi yapacak.
MBRSC, Muhammed bin Raşid Tıp ve Sağlık Bilimleri Üniversitesi’nden iki araştırmacı seçti. İlki, uzaydaki mikro yerçekimi ortamının kalp ve vücut duruşu arasındaki etkileşim üzerindeki etkisini değerlendirmeye odaklanırken, ikincisi, simüle edilmiş bir mikro yerçekimi ortamında Dünya üzerindeki ağız ve diş hücrelerini inceleyecek.
Neyadi, kendisinin ve meslektaşı Hazza el Mansuri’nin son iki yılda NASA ile bin 700 saatten fazla bir saat diliminde özel görev eğitimini tamamladığını ifade ederek, bu görevin BAE’nin uluslararası uzay topluluğuna katkıda bulunması ve evren çalışmalarının geliştirilmesi için fırsat olduğunu bildirdi.
Suudi Arabistan: İzin belgesi olmadan Mekke'ye giriş yasaklandıhttps://turkish.aawsat.com/k%C3%B6rfez/5261674-suudi-arabistan-i%CC%87zin-belgesi-olmadan-mekkeye-giri%C5%9F-yasakland%C4%B1
Suudi Arabistan: İzin belgesi olmadan Mekke'ye giriş yasaklandı
Kutsal Şehre giden güvenlik kontrol noktalarında kuralları ihlal edenler ve araçlar geri gönderiliyor (SPA)
Suudi Arabistan Kamu Güvenliği, bugün Hac ibadetini düzenleyen yönetmelik ve prosedürleri uygulamaya koyarak, "ikamet" kimlik kartına ve ilgili makamlardan alınmış "Hac" veya "çalışma" iznine sahip olanlar dışında, yerleşiklerin kutsal şehre girişini yasakladı.
Dün yayınlanan açıklamada, Kamu Güvenliği Müdürlüğü, bu yılki Hac ibadetini düzenleyen yönetmelik ve prosedürlerin, yetkili makamdan kutsal mekanlara çalışma izni olmayan veya başkent tarafından verilen ikamet kimliği bulunmayan kişiler için de uygulanacağını vurguladı.
Açıklamada, sezon boyunca yerleşik işçiler için Kutsal Şehre giriş izinlerinin, Hac izinlerinin verilmesi için kullanılan birleşik dijital platform olan "Tasreeh Platformu" ile teknik entegrasyon sağlanarak, "Absher Bireyler" platformu ve "Mukim Portalı" aracılığıyla elektronik olarak yapıldığı belirtildi.
Suudi Arabistan İçişleri Bakanlığı dün, hacıların güvenliğini sağlamak ve hac ibadetini güven, kolaylık ve huzur içinde yerine getirmek amacıyla çeşitli düzenlemeler ve prosedürler açıkladı.
Hac mevsimi çalışanlarının Mekke şehrine girişine izin veriliyor (SPA)
Bakanlık, Suudi Arabistan Umre vizesiyle gelenlerin ülkeden ayrılabilmesi için son tarihi 18 Nisan olarak belirlerken, Krallık vatandaşları, Körfez ülkeleri vatandaşları, ülke içinde ikamet edenler ve diğer vize sahipleri için "Nusk" platformu üzerinden Umre izinlerinin verilmesini 31 Mayıs'a kadar askıya aldı.
İçişleri Bakanlığı, 18 Nisan'dan itibaren Hac vizesi sahipleri hariç, herhangi bir vize türüne sahip olanların Mekke şehrine girişine veya burada kalmasına izin verilmeyeceğini belirtti.
Bakanlık, hac mevsimini düzenleyen yönetmeliklere uyulması ve hacıların güvenliğinin sağlanması için ilgili makamlarla iş birliği yapılması çağrısında bulunarak, bu yönetmelikleri ihlal edenlerin yasal yaptırımlarla karşı karşıya kalacağını vurguladı.
2025 yılında Suudi enerji şirketleri: Piyasadaki dalgalanmalara meydan okuyan milyarlarca dolarlık kârhttps://turkish.aawsat.com/k%C3%B6rfez/5261451-2025-y%C4%B1l%C4%B1nda-suudi-enerji-%C5%9Firketleri-piyasadaki-dalgalanmalara-meydan-okuyan
2025 yılında Suudi enerji şirketleri: Piyasadaki dalgalanmalara meydan okuyan milyarlarca dolarlık kâr
10. Küresel Rekabet Forumu sırasında dev petrol şirketi Saudi Aramco’nun logosu önünde sohbet eden Suudi ve yabancı yatırımcılar (AFP)
Suudi Arabistan enerji sektörünün, 2025 yılı boyunca finansal kazanımlarını koruma ve küresel piyasalardaki dalgalanmaları aşma konusunda güçlü bir performans sergilediği; 92,5 milyar doları (347,2 milyar riyal) aşan net kâr elde ettiği bildirildi. Küresel arz-talep dengesi ve tedarik zincirlerindeki aksamalardan kaynaklanan baskılara rağmen, borsada işlem gören şirketlerin finansal sonuçları sektörde stratejik bir dönüşüme işaret etti. Buna göre, petrol fiyatlarındaki hareketlilik artık tek belirleyici unsur olmaktan çıkarken, operasyonel verimlilik ve riskten korunma yöntemleri, 430 milyar doları aşan nakit akışlarının sürekliliğini sağlayan temel unsurlar haline geldi.
Kârlar, olağanüstü geçen 2024 yılına kıyasla yaklaşık yüzde 11,5 oranında gerileyerek 104,62 milyar dolardan 92,5 milyar dolara düşse de, Bahri ve ADES gibi lojistik ve sondaj hizmetleri şirketlerinde olumlu bir performans farklılaşması görüldü. Bu durum, sektörde operasyonel olgunluğun arttığı ve gelir kaynaklarının çeşitlenmeye başladığı yeni bir döneme işaret ediyor.
Suudi Arabistan Borsası’nın (Tadawul) logosu önünden geçen bir adam (Reuters)
Söz konusu düşüşün, Suudi Arabistan Borsası’nın (Tadawul) en büyük ağırlığa sahip şirketi olan Saudi Aramco’nun kârlarındaki gerilemeden kaynaklandığı ifade edildi. Ayrıca sektördeki diğer şirketler de gelirlerdeki azalma, satışların düşmesi ve yatırım portföylerinden elde edilen temettü gelirlerindeki gerileme gibi çeşitli zorluklardan etkilendi.
Şirket kârlarında farklılık
Enerji sektörü şirketlerinin finansal sonuçlarının performans açısından farklılık gösterdiği, buna göre iki şirketin kârlarını artırdığı, bir şirketin kârında düşüş yaşandığı, bir şirketin zararını azalttığı, bir başka şirketin zarar etmeye devam ettiği ve bir şirketin ise 2024’te kâr açıklamasına rağmen bu yıl zarara geçtiği bildirildi.
Detaylara göre Saudi Aramco 2025 yılında sektörde en yüksek kârı elde eden şirket oldu. Şirketin kârı 92,75 milyar dolar (348,04 milyar riyal) olarak gerçekleşirken, bu rakam bir önceki yıla göre yüzde 11,64’lük bir düşüşe işaret etti. Şirket, bu gerilemenin gelir ve satışlardan elde edilen gelirin azalmasından kaynaklandığını, buna karşın operasyonel maliyetlerdeki düşüş ile gelir vergisi ve zekât giderlerindeki azalışın bu etkiyi kısmen dengelediğini açıkladı.
Sektörde ikinci sırada ise Bahri yer aldı. Şirket, 2025 yılında 647,58 milyon dolar (2,43 milyar riyal) kâr elde ederek geçen yıla göre yüzde 0,12’lik bir artış kaydetti. Şirket, 2024 yılında 578,29 milyon dolar (2,17 milyar riyal) kâr açıklamıştı. Kâr artışı, özellikle petrol taşımacılığı segmentindeki brüt kârın yükselmesi, operasyonel performanstaki iyileşme ve küresel nakliye fiyatlarındaki artışa bağlandı.
Suudi Arabistan Ulusal Deniz Taşımacılığı Şirketi’ne (Bahri) ait bir gemi (Suudi Arabistan Ulusal Deniz Taşımacılığı Şirketi)
Üçüncü sırada ise ADES yer aldı. Şirket, 218,13 milyon dolar (818,5 milyon riyal) kâr elde ederek bir önceki yıla göre yüzde 2’lik bir artış kaydetti. Şirket, net kârındaki artışın; gelirlerle karşılaştırıldığında amortisman ve faiz giderlerindeki yükselişi yansıttığını bildirdi. Ayrıca üçüncü çeyrekte, kâr-zarar tablosu üzerinden gerçeğe uygun değerle ölçülen özkaynak araçlarından elde edilen kârlar kaleminde kaydedilen kazançların da etkili olduğu ifade edildi. Bununla birlikte, söz konusu olumlu etkinin büyük ölçüde satın alma işlemine ilişkin maliyetler nedeniyle ortadan kalktığı belirtildi.
Sektör gelirleri
2025 yılında enerji sektörü gelirlerinin yaklaşık yüzde 4,74 oranında gerileyerek 430,12 milyar dolara (1,61 trilyon riyal) düştüğü bildirildi. Sektör, 2024 yılında 450,4 milyar dolar (1,69 trilyon riyal) gelir elde etmişti. Böylece gelirlerde 21,44 milyar dolarlık (80,45 milyar riyal) bir azalma yaşandı.
Bu sonuçlara ilişkin değerlendirmede bulunan piyasa analisti ve Suudi Arabistan Ekonomi Derneği üyesi Dr. Süleyman Al Hamid el-Halidi, enerji sektörünün Suudi ekonomisi açısından stratejik ve hayati bir öneme sahip olduğunu belirterek, elde edilen sonuçların sektör şirketlerinde yüksek kârlılığın sürdüğünü, buna rağmen sınırlı bir gerileme yaşandığını ortaya koyduğunu söyledi.
El-Halidi, bu düşüşü 2024’teki olağanüstü yüksek seviyelerin ardından ‘doğal’ bir düzeltme olarak nitelendirdi. Petrol fiyatlarının geçen yıla kıyasla dengelenmesinin yanı sıra, arz-talep dengesini korumaya yönelik OPEC+ üretim kısıtlamalarının etkisine dikkat çekti. Gelirlerdeki azalmanın hem fiyat hem de üretim miktarındaki düşüşten kaynaklandığını, ancak seviyelerin hâlâ güçlü kaldığını ifade etti. Ayrıca bazı şirketlerde, özellikle genişleme projeleri ve yenilenebilir enerji yatırımları nedeniyle operasyonel ve yatırım maliyetlerinin arttığını belirtti. Buna karşılık Bahri ve ADES gibi şirketlerin, deniz taşımacılığı ve sondaj hizmetlerine olan talep artışı sayesinde olumlu performans sergilediğini ve bunun sektörde gelir kaynaklarının çeşitlendiğini gösterdiğini söyledi.
ADES logosunu taşıyan bir vinç (ADES)
El-Halidi, kısa vadede sektörün istikrarlı ancak sınırlı bir büyüme eğilimiyle yoluna devam edeceğini öngördü. Bu görünümün, küresel petrol arzının yönetilmesinin fiyatları dengede tutması, Aramco’nun gaz, temiz enerji ve petrokimya alanlarına yönelerek ham petrole bağımlılığı azaltması ve sondaj ile taşımacılık gibi hizmet şirketlerinin bölgesel projelerle güçlenmesi gibi faktörlerle destekleneceğini ifade etti.
Orta ve uzun vadede ise sektörün hidrojen, yenilenebilir enerji ve düşük karbonlu çözümler gibi alanlara yönelerek stratejik bir dönüşüm yaşayacağı tahmin edildi Ayrıca Suudi Arabistan’ın Vizyon 2030 kapsamında altyapı ve yatırım desteklerinin sektörü güçlendireceği belirtildi. El-Halidi’ye göre enerji sektörü halen güçlü ve kârlı bir yapıya sahip; mevcut gerileme ise tarihi zirvelerin ardından sağlıklı bir düzeltme niteliği taşıyor. Gelecekteki büyümenin ana sürücüsü ise çeşitlenme ve sürdürülebilirlik olacak.
İşletme faktörleri
G World CEO’su Muhammed Hamdi Ömer, Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, bu verilerin ekonomik okumasının Suudi enerji sektörünün gücünü kaybetmediğini, ancak artık yalnızca yüksek kâr elde etmeye dayalı basit bir aşamadan daha karmaşık bir sürece geçtiğini gösterdiğini söyledi. Ömer, “347 milyar riyali aşan devasa kârlılık seviyelerine hâlâ ulaşılıyor, ancak asıl tablo, büyümenin artık yalnızca fiyat hareketlerine dayalı olmadığıdır. Artık operasyonel koşullara, küresel talebe, rafineri marjlarına ve sektör içindeki şirket performans farklılıklarına daha duyarlı bir yapı söz konusu” ifadelerini kullandı.
Kâr düşüşünün temel nedeninin, sektör içinde ‘olağanüstü ağırlığa’ sahip olan Saudi Aramco’dan kaynaklandığını belirten Ömer, şirketin sektörde yalnızca bir oyuncu değil, finansal görünümü belirleyen ana motor olduğunu vurguladı. Aramco’nun gelir veya kârındaki herhangi bir gerilemenin doğrudan sektör endeksine yansıdığını ifade etti. Ayrıca sektörün tek bir bütün olarak hareket etmediğini, Bahri ve ADES gibi bazı şirketlerin operasyonel güç veya iş modeli avantajları sayesinde olumlu performans sergilerken, diğer bazı şirketlerin ise piyasa ve operasyon kaynaklı baskılarla karşılaştığını söyledi. Buna göre temel meselenin artık sektörün geneli değil, sektördeki konumlanma kalitesi olduğunu dile getirdi.
Ömer, sektör gelirlerindeki gerilemenin küresel enerji piyasasının daha dalgalı bir döneme girdiğine işaret ettiğini belirterek, yüksek petrol fiyatlarının artık tek başına dengeli sonuçlar için yeterli olmadığını ifade etti. Günümüzde operasyonel yönetim, riskten korunma kabiliyeti, gelir çeşitliliği ve tedarik zinciri verimliliğinin fiyat kadar önemli hale geldiğini söyledi. Bu nedenle sonuçların sadece yıllık kâr düşüşü olarak okunmasının eksik olacağını, aslında sektörün ‘kolay kazanç döneminden daha rekabetçi ve karmaşık bir operasyonel döneme geçişini’ yansıttığını belirtti.
Geleceğe ilişkin değerlendirmesinde ise enerji sektörünün Suudi ekonomisi ve finans piyasası için temel bir dayanak olmaya devam edeceğini ifade eden Ömer, asıl farkın küresel dalgalanmalara uyum sağlayabilen şirketler ile fiyat döngüsüne bağımlı kalanlar arasında ortaya çıkacağını söyledi. Ona göre geleceği belirleyecek unsur büyüklük değil, esneklik, finansal disiplin ve dalgalanmayı fırsata çevirebilme kapasitesi olacak.
Ömer, sektör görünümünün genel olarak ‘pozitif’ olduğunu, ancak şirket bazında daha seçici bir tablo oluşacağını belirterek, kazançların eşit dağılmayacağını; daha verimli, daha entegre ve risk yönetiminde daha güçlü şirketlerin öne çıkacağını ifade etti.
Suudi Arabistan: Manifa sahası ve Doğu-Batı boru hattındaki üretim, saldırılardan sonra toparlanıyorhttps://turkish.aawsat.com/k%C3%B6rfez/5261414-suudi-arabistan-manifa-sahas%C4%B1-ve-do%C4%9Fu-bat%C4%B1-boru-hatt%C4%B1ndaki-%C3%BCretim-sald%C4%B1r%C4%B1lardan
Suudi Arabistan Enerji Bakanlığı, hızlı toparlanmanın Saudi Aramco ile Krallık’ın enerji sisteminin yüksek operasyonel esnekliğini ve kriz yönetimindeki etkinliğini yansıttığını vurguladı. (Saudi Aramco)
Suudi Arabistan: Manifa sahası ve Doğu-Batı boru hattındaki üretim, saldırılardan sonra toparlanıyor
Suudi Arabistan Enerji Bakanlığı, hızlı toparlanmanın Saudi Aramco ile Krallık’ın enerji sisteminin yüksek operasyonel esnekliğini ve kriz yönetimindeki etkinliğini yansıttığını vurguladı. (Saudi Aramco)
Suudi Arabistan bugün yaptığı açıklamada, Doğu ile Batı arasındaki petrol boru hattı üzerinden yapılan petrol pompalama kapasitesinin normale döndüğünü ve günlük yaklaşık 7 milyon varil seviyesine ulaşıldığını duyurdu. Ayrıca, Manifa sahasının da operasyonel kapasitesine yeniden kavuştuğu belirtildi. Açıklama, enerji sistemine ait bazı tesislerin hedef alınması sonucu oluşan etkilerle ilgili hasar değerlendirmesinin sunulmasından birkaç gün sonra geldi.
Bölgesel gerilimlerin arttığı bir dönemde, yerel ve küresel piyasalara yönelik enerji arzının güvenilirliği ve sürekliliği giderek daha büyük önem kazanıyor. Suudi Arabistan Enerji Bakanlığı tarafından yayımlanan açıklamaya göre hızlı toparlanma süreci, Saudi Aramco ve ülkenin enerji sisteminin yüksek operasyonel esnekliğe, kriz yönetiminde etkinliğe ve acil durumlara uyum kapasitesine sahip olduğunu ortaya koyuyor.
Yaklaşık bin 200 kilometre uzunluğundaki Doğu-Batı petrol boru hattı, doğudaki Abkayk’tan batıdaki Yanbu’ya uzanıyor ve Hürmüz Boğazı’nın kapanması durumunda Suudi Arabistan’ın ham petrol ihracatı için tek çıkış noktası olarak kabul ediliyor.
Bakanlık açıklamasında, 9 Nisan 2026 tarihli önceki duyuruya atıf yapılarak, enerji sistemindeki bazı tesislerin hedef alınması nedeniyle Doğu-Batı boru hattında günlük yaklaşık 700 bin varil pompalama kapasitesinin kaybedildiği, Hureys sahasında üretimin günde yaklaşık 300 bin varil, Manifa sahasında ise yine yaklaşık 300 bin varil azaldığı hatırlatıldı. Açıklamada, yürütülen operasyonel ve teknik çalışmalar sonucunda Doğu-Batı boru hattındaki tam pompalama kapasitesinin yeniden sağlandığı ve Manifa sahasında etkilenen 300 bin varillik üretimin kısa sürede geri kazanıldığı bildirildi.
Hureys sahasına ilişkin olarak ise tam üretim kapasitesinin geri kazanılması için çalışmaların sürdüğü, sürecin tamamlanmasının ardından kamuoyuna ayrıca bilgi verileceği ifade edildi.
لم تشترك بعد
انشئ حساباً خاصاً بك لتحصل على أخبار مخصصة لك ولتتمتع بخاصية حفظ المقالات وتتلقى نشراتنا البريدية المتنوعة