Lübnan'da kar yağışı Suriyeli mültecileri 'açlık ve donma' tehlikesiyle karşı karşıya bıraktı

Arşiv-AA
Arşiv-AA
TT

Lübnan'da kar yağışı Suriyeli mültecileri 'açlık ve donma' tehlikesiyle karşı karşıya bıraktı

Arşiv-AA
Arşiv-AA

Lübnan'da günlerdir devam eden kar yağışı, BM Mülteciler Yüksek Komiserliğinin (UNHCR) verdiği desteği azaltmasıyla birleşince, ülkenin kuzeyindeki Arsal'da çadırlarda yaşayan Suriyeli mülteciler "açlık ve donma tehlikesiyle" karşı karşıya kaldı.
Ülkeyi etkisi altına alan kar yağışı yaklaşık 80 bin Suriyeli mültecinin yaşadığı Arsal'daki kamplarda yaşamı zorlaştırıyor.
UNHCR'nin, finansman yetersizliği nedeniyle bu yıl 35 bin Suriyeli aileyi yardım yaptığı kişiler listesinden çıkarma kararından Arsal'daki mülteci kampları da etkilendi.
AA muhabirinin Arsal'daki çadırlarda mikrofon uzattığı Suriyeli mülteciler, "aç olduklarını ve soğuktan donduklarını" dile getirdi.

"Yiyecek ve yakacak yok"
Suriyeli Ebu Halid (55) UNHCR'nin kendisine verdiği yardım karnesini kameraların önünde yırtarak yardım listesinden çıkarılmasına tepki gösterdi.
UNHCR'nin, kendisini mültecilikten doğan haklardan mahrum bıraktığını söyleyen Ebu Halid, geçen yıl ramazan ayından bu yana sadece birkaç hayır kurumunun dışında kimsenin kampa uğramadığını ifade etti.
"Yiyecek, yakacak, kışlık elbise ihtiyacı var. Çadırlar da yenilenmediği için çok kötü durumda." diyen Ebu Halid, hayırseverlere yardım çağrısında bulundu.
Ebu Muhammed (45) ise çadırların yarısının deniz seviyesinden yüksekteki çorak arazilerde kurulu olması ve kar yağışı nedeniyle içinde bulundukları durumun "trajik" olduğunu belirtti.
Yağışın 5 gündür devam ettiğini ve karın çadırları sular altında bıraktığını kaydeden Ebu Muhammed, mültecilerin yakacakları olmadığı için elbiselerini yakmak zorunda kaldığını aktardı.

Mültecilerin donma tehlikesi
Dört çocuk annesi Fatma (53) ise "Soğuktan donacağız. Yağan kar, çadırların üstünde birikti ve çadırları taşıyan tahtaların eski olması sebebiyle yıkılmasından endişe ediyoruz." diyerek yaşadığı zorluğu aktardı.
Fatma, çocuklarından birinin ameliyat olması gerektiğini ve bu nedenle diğer çocuklarını kendisine yardım etmeleri için okuldan aldığını kaydetti.
Suriyeli anne, uzun süredir hiçbir hayır kurumunun kendilerine yakacak yardımında bulunmadığını dile getirdi.

Fırtına hazırlıksız yakaladı
Kamp sakinlerinden Cemal de yaşanan ekonomik kriz sebebiyle kar ve soğuğa hazırlıksız yakalandıklarını belirtti.
Lübnan'da doların yaşadığı yükselişle birlikte mazot fiyatlarının çok arttığını söyleyen Cemal, BM yardım listesinden de çıkarılmalarıyla durumun daha da kötüleştiğini vurguladı.
Suriyeli mülteci Cemal, "Bu çadırlarda yazın sıcaktan kışın da soğuktan ölüyoruz." ifadelerini kullandı.
Hayır kurumlarının yılda sadece bir sefer geldiğini söyleyen Aişe (47) ise "Kışın başında gelip 20 litre mazot veriyorlar sonra gidiyorlar." diye konuştu.
"Küçük oğlum hasta. Diğer kardeşleriyle birlikte soğuktan ölecekler. Ne mazot ne de odunumuz var." diyen Aişe, hayır kurumlarına yardım çağrısında bulundu.
Arsal'daki kamp yetkililerinden Hasan Hadid de mültecilerin kendi imkanlarıyla çadırların üzerine yığılan karı temizlemeye çalıştığına ancak bunun çadırların çökmesine ve büyük zarara yol açabileceğine işaret etti.
Kamplardaki mültecilerin durumunu "çok kötü" olarak nitelendiren Hadid, soğuk hava ve kar yağışının yanı sıra artan mazot fiyatları nedeniyle insanların soğuktan öleceğini söyledi.
Lübnan'da resmi verilere göre yaklaşık 1,5 milyon Suriyeli mülteci yaşıyor.



Eski Libya lideri Kaddafi’nin oğlu Seyfülislam evinde uğradığı saldırıda öldürüldü

Seyfülislam Kaddafi (Arşiv fotoğrafı - Reuters)
Seyfülislam Kaddafi (Arşiv fotoğrafı - Reuters)
TT

Eski Libya lideri Kaddafi’nin oğlu Seyfülislam evinde uğradığı saldırıda öldürüldü

Seyfülislam Kaddafi (Arşiv fotoğrafı - Reuters)
Seyfülislam Kaddafi (Arşiv fotoğrafı - Reuters)

Kaddafi ailesine yakın bir kaynak, bugün(Salı) yaptığı açıklamada, Seyfülislam Kaddafi’nin ülkenin batısında, Zintan kenti yakınlarında 4 kişi tarafından öldürüldüğünü doğruladı.

Kaynak ayrıca, “Suçlular, Seyfülislam  evinin bahçesinde yaralandıktan sonra hızla kaçtı” ifadelerini kullanarak, öldürülmesinin gün ortasında başlayan çatışmaların ardından gerçekleştiğini belirtti.

Seyfülislam Kaddafi’nin siyasi danışmanı Abdullah Osman, Facebook sayfasında kısa bir paylaşım yaparak Kaddafi’nin öldüğünü doğruladı, ancak olayın detaylarını veya faili açıklamadı.

Öte yandan Seyfülislam Kaddafi’nin siyasi ekibi, merhum Libyalı liderin oğlunu resmi olarak anarak, “Seyfülislam cenazesinin çıkarılması için düzenlemeler yapılıyor” ifadelerini kullandı.

Dibeybe güçlerinden yalanlama

Ulusal Birlik Hükûmeti’ne bağlı 444. Tugay, Seyfülislam  Kaddafi suikastıyla hiçbir ilgisi olmadığını açıkladı ve Zintan’da meydana gelen çatışmalarla bağlantısı bulunmadığını belirtti.

Tugay açıklamasında, “Zintan şehir merkezinde veya çevresinde hiçbir askeri güç veya saha varlığı bulunmamaktadır” ifadelerini kullandı.

Açıklamada ayrıca, “Tugay, Zintan’daki olaylarla ilgilenmemektedir ve çatışmalarla doğrudan ya da dolaylı hiçbir bağlantısı yoktur” denildi.

Libya’daki bazı kaynaklar, Seyfülislam  Kaddafi’nin, Zintan’a bağlı El-Hamada bölgesinde iki silahlı grup arasındaki çatışmalar sırasında, bir grubun kendisini evinde yakalama girişimi neticesinde öldürüldüğünü duyurdu.

Seyfülislam Kaddafi kimdir?

Seyfülislam , Eski Libya lideri Muammer Kaddafi’nin oğludur. 5 Haziran 1972’de doğan Seyfülislam , 2011 öncesi Libya’da önemli rol oynadı. Resmî bir hükümet pozisyonu olmasa da sistem içinde etkili bir lider olarak dış ilişkiler ve iç meselelerde müzakereler yürüttü.

2015 yılında kendisine verilen idam cezası iptal edildi ve Libya Yüksek Mahkemesi, Seyfülislam’ın yeniden yargılanmasına karar verdi. Daha önce, 17 Şubat 2011 olaylarında isyana teşvik, soykırım, yetkiyi kötüye kullanma, göstericilerin öldürülmesi için emirler verme, kamu malına zarar verme ve protestoları bastırmak için paralı askerler getirme suçlamalarıyla yokluğunda idam cezasına çarptırılmıştı.

Seyfülislam  Kaddafi, 2011’den beri kendisini tutan bir milis grubu tarafından Zintan’da hapsedilmişti ve Haziran 2017’de serbest bırakılmıştı.


Şara: Suriye devleti Kürtlerin haklarını güvence altına alma konusunda kararlı

Bugün Şam’daki Halk Sarayı’nda gerçekleşen görüşmede, Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara, Kürt Ulusal Konseyi heyetini kabul etti. (SANA)
Bugün Şam’daki Halk Sarayı’nda gerçekleşen görüşmede, Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara, Kürt Ulusal Konseyi heyetini kabul etti. (SANA)
TT

Şara: Suriye devleti Kürtlerin haklarını güvence altına alma konusunda kararlı

Bugün Şam’daki Halk Sarayı’nda gerçekleşen görüşmede, Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara, Kürt Ulusal Konseyi heyetini kabul etti. (SANA)
Bugün Şam’daki Halk Sarayı’nda gerçekleşen görüşmede, Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara, Kürt Ulusal Konseyi heyetini kabul etti. (SANA)

Suriye Cumhurbaşkanlığı’ndan yapılan açıklamada Cumhurbaşkanı Ahmed Şara’nın bugün (Salı) Kürt Ulusal Konseyi heyeti ile bir araya geldiğini ve devletin, Suriye Anayasası çerçevesinde Kürt vatandaşların haklarını güvence altına alma taahhüdünü yinelediğini açıkladı.

Cumhurbaşkanlığı açıklamasında, Kürt heyetin 13 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesini memnuniyetle karşıladığı ve bunun hakların güçlendirilmesi ile kültürel ve sosyal özgünlüklerin korunması açısından önemli bir adım olarak değerlendirildiği belirtildi. Bu kararname, Suriye’de ikamet eden tüm Kürt kökenli vatandaşlara vatandaşlık verilmesini öngörüyor.


Refah Sınır Kapısı’nın yeniden açıldığı ilk günde Gazze’den 12 kişi Mısır’a geçti

Gazze Şeridi ile Refah Sınır Kapısı’nın Mısır tarafında, tıbbi tedavi görmek üzere Mısır’a geçen Filistinlileri taşıyan ambulanslar, dün sınır hattında ilerledi. (AFP)
Gazze Şeridi ile Refah Sınır Kapısı’nın Mısır tarafında, tıbbi tedavi görmek üzere Mısır’a geçen Filistinlileri taşıyan ambulanslar, dün sınır hattında ilerledi. (AFP)
TT

Refah Sınır Kapısı’nın yeniden açıldığı ilk günde Gazze’den 12 kişi Mısır’a geçti

Gazze Şeridi ile Refah Sınır Kapısı’nın Mısır tarafında, tıbbi tedavi görmek üzere Mısır’a geçen Filistinlileri taşıyan ambulanslar, dün sınır hattında ilerledi. (AFP)
Gazze Şeridi ile Refah Sınır Kapısı’nın Mısır tarafında, tıbbi tedavi görmek üzere Mısır’a geçen Filistinlileri taşıyan ambulanslar, dün sınır hattında ilerledi. (AFP)

Gazze Şeridi’nden 12 kişi, yaklaşık iki yıllık kapanmanın ardından Refah Sınır Kapısı’nın yeniden faaliyete geçmesinin ilk gününde, Mısır’a giriş yaptı. Sınırdaki kaynaklar, bugün (Salı) Fransız Haber Ajansı AFP’ye yaptığı açıklamada, geçiş yapanların yaralılar ve refakatçilerden oluştuğunu bildirdi.

Beş yaralı ve yedi refakatçinin sınır kapısından Mısır’a geçtiğini belirten kaynaklar Gazze’den Mısır’a kabul edilecek hasta sayısının günlük en fazla 50 kişi olarak belirlendiğini, her hastaya iki refakatçi eşlik edebileceğini aktardı.

Mısır medyası, pazartesi günü Gazze Şeridi’nden gelen Filistinli yaralıların Refah Sınır Kapısı’nın Mısır tarafında kabul edilmeye başlandığını duyurmuştu. El-Kahire el-İhbariye televizyon kanalı, Sağlık Bakanlığı’na dayandırdığı haberinde, Kahire yönetiminin Gazze’den gelecek hastalar için 150 hastane, 300 ambulans, 12 bin doktor ve 30 hızlı müdahale ekibi hazırladığını bildirdi.

Gazze’deki en büyük sağlık kuruluşu olan Şifa Tıp Kompleksi’nin Müdürü Muhammed Ebu Selmiye ise yaklaşık 20 bin hastanın, bunların 4 bin 500’ünün çocuk olduğunu ve acil tıbbi bakıma ihtiyaç duyduğunu söyledi.

Refah Sınır Kapısı üzerinden Gazze’ye geri dönenlerin sayısına ilişkin ise henüz resmî bir açıklama yapılmadı.

“Bir umut penceresi”

Mısır ile Gazze Şeridi arasındaki sınırda yer alan Refah Sınır Kapısı, nüfusu iki milyonu aşan Gazze halkı için neredeyse dünyaya açılan tek çıkış noktası olma özelliğini taşıyor. Kapı, savaşın başlamasından bu yana uzun süre kapalı kalmıştı.

Kapının yeniden açılması, ABD’nin arabuluculuğunda sağlanan ve Ekim ayında yürürlüğe giren ateşkes anlaşmasının ilk aşamasında öngörülen temel adımlardan biri olarak değerlendiriliyor.