Cumhurbaşkanı Erdoğan: 14 Mayıs Kemal'in bay bay Kemal olacağı gündür

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Menderes'in hatırasını kirletecek yüzsüzlükle onun 'Yeter söz milletindir' sloganına çökmeye çalışanlar var. 14 Mayıs Kemal'in bay bay Kemal olacağı gündür." dedi

AA
AA
TT

Cumhurbaşkanı Erdoğan: 14 Mayıs Kemal'in bay bay Kemal olacağı gündür

AA
AA

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Menderes'in aziz hatırasını kirletecek bir yüzsüzlükle onun 'Yeter söz milletindir' sloganına çökmeye çalışanlar var. Kim bu? Bay bay Kemal. İşte 14 Mayıs Kemal'in bay bay Kemal olacağı gündür." dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Atatürk Kent Meydanı'nda düzenlenen toplu açılış töreninde konuştu.
Konuşmasına alandakileri selamlayarak başlayan Erdoğan, yaklaşık bir yıllık aranın ardından bir kez daha Aydın'da ve Aydınlılarla birlikte olmaktan memnuniyet duyduğunu söyledi.
Merhum Başbakan Adnan Menderes'in "Demokrasi bayrağını kaldırdığı" Aydın'ın gönüllerde ayrı bir yeri olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, Menderes'in kendisini yargılayanlara hitaben yazdığı mektubu okudu.
Menderes ile 592 kişinin aylarca ülkenin demokrasi ve adalet tarihine "yüz karası" olarak geçecek bir nobranlıkla yargılandığı Yassıada'yı Demokrasi ve Özgürlükler Adası haline getirdiklerine işaret eden Erdoğan, şöyle devam etti:
"İşte AK Parti bu. Bizim CHP'den, yandaşlarından farkımız bu. Yargılamanın yapıldığı salonu da müze haline dönüştürdük. Bu salonda yargılananlardan biri de öğrenciliğinde Milli Türk Talebe Birliği Başkanlığı, Demokrat Parti hükümetlerinde Milli Eğitim ve Bayındırlık Bakanlığı, başbakan yardımcılığı, meclis başkan vekilliği görevlerini yapan Milli Eğitim Bakanlığı döneminde din derslerini müfredata alan, imam hatip okullarının ve İstanbul Yüksek İslam Enstitüsü'nün açılmasına öncülük eden, hayatını ülkesine ve milletine hizmete adayan hemşehrim Ahmet Tevfik İleri'ydi."
İleri'nin Yassıada Mahkemesi tarafından önce idama mahkum edildiğini, ardından da ömür boyu hapis cezası alarak cezasını çektiği Kayseri Cezaevi'nde hastalanarak vefat ettiğini anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, İleri'nin vefatından önce ailesine yazdığı mektubun bir bölümünü okudu.
Konuşması sırasında Demokrasi ve Özgürlükler Adası'na canlı bağlantı yapan Erdoğan, merhum Ahmet Tevfik İleri'nin torunu, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Ömer İleri ile görüştü.
1960 darbesi sonrasında yapılan yargılamalara değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti:
"Allah, ülkemize bir daha böyle felaketler, böyle facialar, böyle acılar yaşatmasın. Darbeciler, ülke yönetimini ele geçirince başa getirdikleri Cemal Gürsel'in ilk işi, CHP'nin ebedi şefi İnönü'yü telefonla aramak oldu. Gürsel telefonda İnönü'ye, 'Emirleriniz bizim için daima peygamber buyruğudur paşam.' diyor. İşte CHP bu, bunları iyi tanıyın. İnönü de Gürsel'e 'Büyük iş başardınız.' diyerek mukabelede bulunuyor. Tek parti faşistleri ve darbeciler Menderes'i devirmenin ve ardından idam etmenin sevincini böyle yaşarken hesap etmedikleri bir şey vardı. Milletimiz, Menderes'i de mücadelesini de daima kalbinin en mutena köşesinde yaşatmış, fırsatını bulduğu her anda onun mirasını yeniden ayağa kaldırmıştır. Nitekim rahmetli Özal'ın gayretleriyle Menderes'in ve aynı şekilde idam edilen bakanları Zorlu ve Polatkan'ın naaşları 1990'da İstanbul'daki anıt mezara nakledilmiştir."
Cumhurbaşkanı Erdoğan, alandakilere, "Aydın, 14 Mayıs'ta CHP'ye en ideal dersi vermeye hazır mı? Ana kademe, kadın kolları, gençler hazır mıyız?" diye seslendi. Alandakiler hep bir ağızdan "evet" karşılığını verdi.
Erdoğan, konuşması sırasında Adnan Menderes Anıt Mezarı'nda bulunan AK Parti İstanbul İl Başkanı Osman Nuri Kabaktepe, Esenler Belediye Başkanı ve İstanbul Büyükşehir Belediyesi AK Parti Grup Başkan Vekili Mehmet Tevfik Göksu ile beraberindekilerle de canlı bağlantı kurdu.
Bağlantıda, İstanbul Müftüsü Safi Arpaguş, anıt mezarda dua okudu.
Erdoğan da merhum Adnan Menderes ve arkadaşları için alandakilerle Fatiha okudu.
Türkiye'nin, Cumhuriyetin kurulması ve demokrasiye geçiş ve kalkınma hamlelerini gerçekleştirmesinin kolay olmadığını belirten Erdoğan, "Her adımını büyük mücadeleler ve büyük fedakarlıklarla yürüttüğümüz bu sürecin şahikası AK Parti'nin 20 yılda kazandırdığı eser ve hizmetler dönemidir." dedi.
Türkiye Yüzyılı'nı Cumhuriyetin ilk asrında yaşadıkları tüm tecrübeler ve elde edilen kazanımların üzerine inşa etmek için "14 Mayıs'ta bir kez daha hep beraber sizlerle sandığa gidip, sandıkları patlatmaya var mıyız?" diye soran Erdoğan, vatandaşlara desteklerinin çok önemli olduğunu söyledi.
Alandakilere "Durmak yok, yola devam" diye seslenen Erdoğan, "Milli mücadelenin resmen ilanının adı olarak gördüğümüz 23 Nisan 1920'den Demokrat Parti'nin iktidara geldiği 14 Mayıs 1950'ye, oradan Türkiye Yüzyılı destanının sembolü olacağına inandığımız 14 Mayıs 2023'e varan bu uzun ve meşakkatli süreçte ödediğimiz her bedelin karşılığını alacağımız bir döneme giriyoruz. İşte bu dönem doğru yol." diye konuştu.
"Bu doğru yola var mıyız?" diye soran Erdoğan, şöyle devam etti:
"Aziz vatan topraklarındaki bin yıllık varlığımızın geleceğini şekillendirecek kritik bir tercihin eşiğindeyiz. Ülkeyi tekrar vaktini ve enerjisini heba edecek, kaos günlerine geri döndürmeye, belirsizlik iklimine sürüklemeye heveslenenlerin karşısına biz, Türkiye Yüzyılı vizyonumuzla çıkıyoruz. Sizler de görüyorsunuz. Bırakın dirisine ölüsüne bile tahammül edemedikleri Menderes'in aziz hatırasını kirletecek bir yüzsüzlükle onun 'Yeter söz milletindir' sloganına çökmeye çalışanlar var. Kim bu? Bay bay Kemal. İşte 14 Mayıs Kemal'in bay bay Kemal olacağı gündür. Menderes'in idama giderken milletimize emanet ettiği o tespitindeki gibi yine efendilerinin emriyle kurdukları bir masadan yeniden tarihe yüz karası olarak geçecek işler yapmanın peşindeler. Program diye millete sundukları metinlerin çoğu ya bizim tarafımızdan son 10 yılda yapılmış ya da zaten yapılmakta olan işler. Kalan başlıklar da bu ülkenin ve milletin tüm kazanımlarını yok ederek, efendilerinden 'aferin' almak için güvensizliğin, istikrarsızlığın, kavganın, çekişmenin sembolü eski Türkiye'yi yeniden hortlatma vaadinden ibarettir."
Partili kadınların sloganları üzerine Erdoğan, "İnanıyorum, AK kadınlar yorulmaz, liderini yalnız bırakmaz." karşılığını verdi.
Erdoğan, "Bunlar hazırladıkları program için 'Avrupa bize aferin diyecek' diye övünenler, iplerinin emperyalist sömürgecilerin elinde olduğunu da ikrar ediyorlar." diye konuştu.

"Türkiye'nin ayağına tekrar prangalar vurmayı başaramayacaksınız"
Gazi Mustafa Kemal'in Milli Mücadele'yi müstevlilere karşı vererek, şanlı Cumhuriyeti kurduğuna dikkati çeken Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü:
"Biz de hayatımızın her döneminde, bilhassa da son 20 yıldır her alanda emperyalist sömürgecilere karşı mücadele vererek, ülkemizi bugünkü seviyesine getirdik. Cumhuriyetimizin ilk asrı boyunca yaşadığımız her felaketin gerisine baktığımızda aynı kirli elleri, aynı kirli senaryoları, aynı zavallı kuklaları görüyoruz. Bugün de bizim ve ülkemiz aleyhinde yürütülen kampanyaların çoğu yalan ve iftira üzerine kurulu saldırıların sebebi, işte bu oyunları bozmuş, özgür ve müreffeh Türkiye'nin yolunu açtığımız içindir. İşte buradan Aydın'dan bir kez daha meydan okuyorum, Türkiye'nin ayağına tekrar prangalar vurmayı başaramayacaksınız. Milletimizin kazanımlarını elinden almayı başaramayacaksınız. 2023 hedeflerine engel olamadığınız gibi Türkiye Yüzyılı'nın inşasının önüne geçmeyi de başaramayacaksınız."
Erdoğan, alandakilere seslenerek, "Aydın, bu vesayet heveslisi muhterislere, 14 Mayıs'ta bir kez daha 'yeter' diyor muyuz? Aydın, ülkemize diz çöktürmek için yanıp tutuşan küresel vesayetçilere ve maşalarına 14 Mayıs'ta bir kez daha 'yeter söz milletindir' diyor muyuz? Aydın, 14 Mayıs'ta 'yeter söz de karar da gelecek de milletindir' diyerek, Türkiye Yüzyılı'nı birlikte inşa ediyor muyuz? Aydın, güvenli huzurlu, müreffeh Türkiye'nin yolunu 14 Mayıs'ta sandıkta bir kez daha açıyor muyuz? Aydın, Cumhuriyetimizin yeni asrını bir olarak, iri olarak, diri olarak, kardeş olarak, hep birlikte Türkiye olarak kucaklıyor muyuz? Aydın, bir türlü yerli ve milli olamayan Zat'a 14 Mayıs'ta 'Bay bay Kemal' diyor muyuz? Aydın'dan yükselen bu sesi duyup da yüreği titremeyen var mıdır? Rabbim hepinizden razı olsun." diye konuştu.

"Rahmetliden sonra 'Yeter söz milletindir' sloganı bize aittir"
Erdoğan, tek siyasetlerinin "eser ve hizmet siyaseti" olduğunun altını çizerek, şunları kaydetti:
"Bu, bay Kemal hangi yüzle kalkıp da utanmadan, Menderes'e ait olan 'Yeter söz milletindir' ifadesine çöküyor? Ya ne yüzsüzsün ya. Bunu bir de kalkıp partisinin binasına asıyor. Bay Kemal, rahmetliden sonra 'Yeter söz milletindir' sloganı bize aittir. Sen hangi yüzle? Bunlarda yüz yok ki kalkıp da 'yeter söz milletindir' sloganını sahipleniyorsun. Şimdi işte diyorum ki 14 Mayıs'ta bunlara öyle çakalım ki bir daha bellerini doğrultamasınlar. Ana kademesi tamam, kadın kollarımız tamam. İşte ülkemize kazandırdığımız eserlerin, milletimize getirdiğimiz hizmetlerin en yakın şahidi sizlersiniz."



Squid Game'in yaratıcısından Netflix'e yeni dizi

2021'de başlayan Squid Game, nakit sıkıntısı çeken bir grup insanın dudak uçuklatan bir para ödülü ve hayatta kalmak için verdikleri mücadeleyi anlatıyordu (Netflix)
2021'de başlayan Squid Game, nakit sıkıntısı çeken bir grup insanın dudak uçuklatan bir para ödülü ve hayatta kalmak için verdikleri mücadeleyi anlatıyordu (Netflix)
TT

Squid Game'in yaratıcısından Netflix'e yeni dizi

2021'de başlayan Squid Game, nakit sıkıntısı çeken bir grup insanın dudak uçuklatan bir para ödülü ve hayatta kalmak için verdikleri mücadeleyi anlatıyordu (Netflix)
2021'de başlayan Squid Game, nakit sıkıntısı çeken bir grup insanın dudak uçuklatan bir para ödülü ve hayatta kalmak için verdikleri mücadeleyi anlatıyordu (Netflix)

Squid Game'in yaratıcısı Hwang Dong-hyuk, fenomen dizinin final yapmasının ardından yeni projesini duyurdu.

Netflix, yapımcılığını Hwang'ın üstlendiği kumarhane temalı suç draması The Dealer'a yeşil ışık yaktı ve ana kadroyu duyurdu.

Dizinin odağında, yetenekli krupiye Geonhwa var. Evlilik hazırlıkları yapan Geonhwa'nın hayatı, bir konut dolandırıcılığı planının kurbanı olmasıyla altüst oluyor. Geonhwa, geride bıraktığını sandığı dünyaya geri çekilerek kumarın tehlikeli yeraltına sürükleniyor; kontrolü yeniden ele almak için uzun süredir sakladığı yeteneklerini kullanmak zorunda kalıyor. 

Senaryo Ohnooy ve Lee Tae-young imzası taşıyor.

Alchemy of Souls'la (Hwan Hon) tanınan Jung So-min, oyun masalarında kendisine olağanüstü bir avantaj sağlayan yeteneklerini yıllardır bastıran krupiye Geonhwa'yı canlandırıyor.

Ryoo Seung-bum ise geçimini riskli bahislerle sağlamaya çalışan ve Geonhwa'nın tehlikeli planına sürüklenen maddi sıkıntıdaki kumarbaz Hwang Chisu rolünde.

Lee Soo-hyuk, içgüdüleri ve esrarengiz tavrıyla öngörülemez bir figüre dönüşen güçlü rakip krupiye Jo Jun'u oynuyor.

Telefon'la (Kol) tanınan Ryu Kyung-soo, Geonhwa'nın nişanlısı Choi Wooseung rolünde izleyici karşısına çıkacak. Karakter, "sakin" görünen hayatının yanında dedektif kimliğiyle de dikkat çekiyor.

Dizi, görüntü yönetmeni Choi Young-hwan'ın yönetmenlikteki ilk işi olacak.

Squid Game'in arkasındaki Firstman Studio, The Dealer'ın da yapımını üstleniyor.    

Independent Türkçe, Variety, Hollywood Reporter


Gazze savaşı: BAE, İsrail’e tam destek taahhüdü vermiş

BAE ve İsrail, ilişkileri normalleştirdikten sonra 2022'de serbest ticaret anlaşması imzalamıştı (Reuters)
BAE ve İsrail, ilişkileri normalleştirdikten sonra 2022'de serbest ticaret anlaşması imzalamıştı (Reuters)
TT

Gazze savaşı: BAE, İsrail’e tam destek taahhüdü vermiş

BAE ve İsrail, ilişkileri normalleştirdikten sonra 2022'de serbest ticaret anlaşması imzalamıştı (Reuters)
BAE ve İsrail, ilişkileri normalleştirdikten sonra 2022'de serbest ticaret anlaşması imzalamıştı (Reuters)

Birleşik Arap Emirlikleri'nin (BAE) Gazze savaşında İsrail'i Hamas'a karşı destekleme taahhüdü verdiği bir belge sızdırıldı.

Emirates Leaks'in incelediği Ekim 2023 tarihli belgede, "kardeş devlet İsrail'e karşı düzenlenen terör saldırılarına karşı" işbirliği vurgulanıyor.

BAE Kızılayı Başkanı ve Ez-Zafra Bölgesi Temsilcisi Hamdan bin Zayed Al Nahyan'ın, BAE ordusunun Ortak Operasyonlar Komutanlığı'na hitaben yazdığı belgede, Yemen'in batı kıyısındaki Muha, Eritre'deki Massava ve Assab, Somali'deki Berbera ve Bassa'da yer alan askeri üsler aracılığıyla İsrail'e askeri ve lojistik destek sağlanacağı belirtiliyor.

Kızıldeniz kıyısındaki bu üsler aracılığıyla "İsrail Devleti'ni desteklemek için gerekli olan her şeyin" yapılacağı ifade ediliyor.

BAE'nin "Filistin'deki teröristlere karşı savaşında İsrail'i güçlendirmesi" ve bu desteğin "teröristler yenilgiye uğratılana kadar" devam etmesi gerektiği yazılıyor.

"Yemen üzerinden İsrail'e destek"

Belgeye göre Yemen'de BAE destekli Ulusal Direniş Güçleri (NRF) üzerinden de İsrail'e destek verileceği belirtiliyor. NRF, Husiler'in 2017'de öldürdüğü eski Yemen Cumhurbaşkanı Ali Abdullah Salih'in yeğeni Tarık Muhammed Abdullah Salih tarafından idare ediliyor.

Yemen'deki BAE kuvvetlerinin birinci komutanının yardımcısı Tuğgeneral Said el-Merzuki, Muha'daki üste NRF lideri Salih'le 19 Ekim 2023'te bir araya gelmiş.

Görüşmede NRF'yle İsrail arasında iletişim kanalı açılmasının kararlaştırıldığı, "tüm hafif ve orta makineli silahların" İsrail'e transferi için hazırlık yapılmasının istendiği belirtiliyor.

Ayrıca üsten 27 tankın yanı sıra füze mühimmatının Tel Aviv'e nakledileceği yazılıyor.

"Hamas-Katar ilişkileriyle ilgili inceleme"

Belgeye göre BAE, Hamas'ın 7 Ekim 2023'te düzenlediği Aksa Tufanı saldırısıyla patlak veren Gazze savaşında, Katar'ın Hamas'a sağladığı destekle ilgili detaylı inceleme başlatmış.

Katar'ın örgüte mali ve lojistik desteğinin "ciddi boyutta" olduğu yazılıyor. Buna ek olarak Kuveyt'in de BAE'nin Kızıldeniz'in güneyindeki manevralarını engellemeye yetecek kadar Hamas'a destek sağladığı ileri sürülüyor.

BAE ve İsrail, ABD Başkanı Donald Trump'ın arabuluculuğuyla 2020'de imzalanan İbrahim Anlaşmaları kapsamında ilişkilerini normalleştirmişti. Anlaşmanın ardından BAE, Tel Aviv'de elçilik açmış, ülkede diplomatik temsilcilik oluşturan ilk Körfez ülkesi olmuştu.

Trump'ın ilk döneminde gerçekleştirilen bu anlaşmalara BAE'nin yanı sıra Bahreyn, Fas ve Sudan da katıldı. Kazakistan da anlaşmalara katılacağını geçen yıl kasımda duyurmuştu.

BAE yönetimi, belgeye ilişkin iddialar hakkında henüz açıklama yapmadı. 

Independent Türkçe, Emirati Leaks, The Cradle, Jerusalem Post, Siasat


Türkiye, İran'daki gerilimi azaltmak ve dış müdahale tehdidini önlemek için çabalarını yoğunlaştırdı

İran'daki protestolardan (AP)
İran'daki protestolardan (AP)
TT

Türkiye, İran'daki gerilimi azaltmak ve dış müdahale tehdidini önlemek için çabalarını yoğunlaştırdı

İran'daki protestolardan (AP)
İran'daki protestolardan (AP)

Türkiye, İran'daki durumdan endişe duyduğunu ifade etti ve yabancı müdahale korkusu nedeniyle bölgedeki gerilimi azaltmak için diyalogun gerekliliğini vurguladı.

Doğu komşusundaki gelişmeleri yakından takip eden Türkiye, gerilimi azaltmak ve İran'daki protestoları daha fazla can kaybı yaşanmadan ve bölgesel istikrarı tehdit etmeden barışçıl bir şekilde çözmek için yoğun çabalar başlattı.

Yoğun iletişim

Türkiye Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, 24 saat içinde İranlı mevkidaşı Abbas Arakçi'yi iki kez telefonla aradı. Bu görüşmelerin arasında, Ankara'daki Dışişleri Bakanlığı merkezinde ABD'nin Ankara Büyükelçisi ve Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack ile bir görüşme gerçekleştirdi.

 Fidan, bu akşam Dışişleri Bakanlığı merkezinde ABD Büyükelçisi Tom Barrack ile yaptığı görüşmede (Türk Dışişleri Bakanlığı)Fidan, Dışişleri Bakanlığı merkezinde ABD Büyükelçisi Tom Barrack ile yaptığı görüşmede (Türk Dışişleri Bakanlığı)

Dışişleri Bakanlığı kaynakları, Fidan'ın bugün Arakçi ile yaptığı telefon görüşmesinde, İran'daki son gelişmeleri ele aldığını ve görüşmenin ardından Barrack ile İran'daki gergin durum ve bölgesel meseleleri ele alan görüşmeler yaptığını bildirdi.

Kaynaklar, Fidan'ın Arakçi'yi ikinci kez aradığını ve görüşmede mevcut bölgesel gerginliklerin çözümü için müzakerelerin gerekliliğini vurguladığını belirtti.

Türkiye'nin gelişmeleri yakından takip ettiğini ve Başkan Donald Trump'ın "yardım geliyor" açıklamasının ardından olası bir ABD askeri müdahalesi konusunda diplomatik kanallar aracılığıyla ABD ile temas halinde olduğunu ifade etti.

İsrail'in manipülasyonu

Cuma günü yaptığı açıklamalarda Fidan, İran'ın bölgedeki ülkelerle “gerçek bir uzlaşma ve iş birliği” içinde olması gerektiğini vurguladı ve bölgede yaşanan protestoların çok güçlü bir mesaj verdiğini belirtti.

Arakçi, Fidan'ın 30 Kasım'da Tahran ziyaretinde kendisini karşılarken (Türkiye Dışişleri Bakanlığı)

Arakçi, Fidan'ın 30 Kasım'da Tahran ziyaretinde kendisini karşılarken (Türkiye Dışişleri Bakanlığı)

30 Kasım'da iki ülke arasındaki ilişkiler ve bölgedeki gelişmeleri görüşmek üzere Tahran'ı ziyaret eden Fidan, “Gerçek nedenlerden ve yapısal sorunlardan kaynaklanan bu protestolar, İran'ın dış düşmanları tarafından manipüle ediliyor. Bizim yapmaya çalıştığımız şey, bölgenin istikrarı buna bağlı olduğu için her iki tarafa, öncelikle Amerikalılara fayda sağlayacak bir anlaşmayı desteklemek.”

Tahran'daki protestolar sırasında öldürülen bir güvenlik görevlisinin cenaze törenine binlerce kişi katıldı (AFP)Tahran'daki protestolar sırasında öldürülen bir güvenlik görevlisinin cenaze törenine binlerce kişi katıldı (AFP)

Fidan, İsrail'in Mossad'ının protestoları manipüle etme girişimlerini gizlemediğini ve sosyal medya hesapları üzerinden İran halkını açıkça isyana çağırdığını belirterek, geçmişte de benzer çağrılar yapıldığını, ancak o dönemde İran halkının farklılıklarını bir kenara bırakarak düşmanın saldırısı karşısında birleştiğini kaydetti.

Protestoların bu seferki niteliğinin farklı olduğunu, savaşın yokluğunda ve tepkilere yol açan diğer gerçek sorunların varlığında gerçekleştiğini açıklayan yetkili şunları ifade etti: "İsrail'in bu durumu istismar etmeye çalıştığını görüyoruz ve bu elbette rejime çok güçlü bir mesaj gönderiyor ve eminim ki rejim bunu dikkate alacaktır."

Fidan, İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan'ın da bu konuda açıklamalarda bulunduğunu belirterek, “Ancak İran halkı sorunun ne olduğunu, kime yaradığını ve nasıl tepki vereceğini çok iyi bildiği için İsrail'in umduğu sonucun gerçekleşmeyeceğine kesin olarak inanıyorum” ifadelerini kullandı.

Yabancı müdahaleye karşı uyarı

Türkiye, İran'a yönelik herhangi bir dış müdahalenin ülkede ve bölgedeki krizleri daha da kötüleştireceği uyarısında bulunarak, mevcut sorunların çözümü için ABD ile İran arasında müzakereler yapılması çağrısında bulundu.

Adalet ve Kalkınma Partisi sözcüsü Ömer Çelik (X hesabından)Adalet ve Kalkınma Partisi sözcüsü Ömer Çelik (X hesabından)

Adalet ve Kalkınma Partisi'nin genel başkan yardımcısı ve parti sözcüsü Ömer Çelik, Kuzey Atlantik Antlaşması Örgütü (NATO) üyesi olan Türkiye'nin, “İran toplumu ve hükümeti içindeki bazı sorunlara” rağmen, İran'da kaos görmek istemediğini söyledi.

 Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında, pazartesi gecesi yapılan partinin Merkez Yürütme Kurulu toplantısının ardından düzenlenen basın toplantısında Çelik, “İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan'ın da söylediği gibi, bu sorunlar İran toplumu içindeki iç etkileşimler ve İran ulusal iradesi yoluyla çözülmelidir” dedi.

Çelik, “Yabancı müdahalenin daha kötü sonuçlara yol açacağına ve özellikle İsrail'in kışkırttığı müdahalenin daha büyük krizlere yol açacağına inanıyoruz” diye devam etti.

 Bahçeli, Milliyetçi Hareket Partisi'nin meclis grubu önünde konuşurken (Parti hesabı VX)Bahçeli, Milliyetçi Hareket Partisi'nin meclis grubu önünde konuşurken (Parti hesabı VX)

Milliyetçi Hareket Partisi lideri ve Cumhur İttifakı'nda Adalet ve Kalkınma Partisi'nin ortağı olan Devlet Bahçeli, İran'ın siyasi ve bölgesel güvenliği ve istikrarının "Türkiye için ölüm kalım meselesi" olduğuna inanıyor.

Bahçeli dün partisinin parlamento grup toplantısında yaptığı konuşmada, ABD ve İsrail'in İran'a karşı “saldırgan tutumunu” “konvansiyonel savaşa bir adım daha yaklaşmak” olarak nitelendirerek, İran'daki protestolar ile 2013 yılında İstanbul'da başlayan ve daha sonra Türkiye geneline yayılan, Erdoğan hükümeti devirmeyi amaçlayan “Gezi Parkı” olayları arasındaki benzerliklerin dikkatle değerlendirilmesi çağrısında bulundu. İran'daki “Azerbaycanlı Türklere” bu olaylardan uzak durmaları ve İran'a yabancı müdahaleye yol açabilecek meselelere karışmamaları yönünde dolaylı bir mesaj gönderdi.

Bahçeli, uluslararası hukuku hiçe sayan mevcut politikalarıyla Amerika Birleşik Devletleri'ni "hasta bir adama" benzeterek şunları söyledi: "19. yüzyılda Osmanlı İmparatorluğu 'hasta adam' olarak tanımlanmıştı ve günümüz dünyasında gerçek hasta adam Amerika Birleşik Devletleri'dir. İnsanlığını büyük ölçüde yitirmiş, içten içe yozlaşmış toplumuyla, kristal bir vazo gibi 50 parçaya ayrılacağı günler çok uzak değil."