Netanyahu’yu tehdit eden emekli asker gözaltına alındı

İsrail Hava Kuvvetleri’nden emekli savaş pilotu Raz, Netanyahu'yu ölümle tehdit ettiği için gözaltına alındı

Netanyahu dünkü kabine toplantısında Ulaştırma Bakanı Miri Regev ile görüşürken (AP)
Netanyahu dünkü kabine toplantısında Ulaştırma Bakanı Miri Regev ile görüşürken (AP)
TT

Netanyahu’yu tehdit eden emekli asker gözaltına alındı

Netanyahu dünkü kabine toplantısında Ulaştırma Bakanı Miri Regev ile görüşürken (AP)
Netanyahu dünkü kabine toplantısında Ulaştırma Bakanı Miri Regev ile görüşürken (AP)

İsrail polisi, İsrail Hava Kuvvetlerinden emekli Savaş Pilotu Zeev Raz ve bazı muhalif liderleri, Başbakan Binyamin Netanyahu'yu ölümle tehdit etme suçlamasıyla gözaltına alıp sorguladıktan sonra serbest bıraktı. Raz, İsrail polisinin tek taraflı gündeme hizmet ettiği ve cinayete azmettiren aşırı sağcılar hakkında soruşturma başlatmadığı gerekçesiyle sözleri için özür dilemeyi reddettiğini açıkladı. Emekli savaş pilotu, Başbakan Netanyahu’nun lideri olduğu Likud Partisi’nin önde gelen isimlerinin, Netanyahu'yu eleştiren Başsavcı Gali Behrav-Miara'yı öldürmekle tehdit ettiğini ve yargının yetkilerini kısıtlayan yeni değişiklik teklifine öncülük etmeye devam etmesi halinde görevde kalamayacağının duyurulacağını söyledi.
Raz, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Daha önce de muhalefet liderlerini tehdit eden Rami Ben Yehuda’nın Filistinli teröristlere karşı orduda kullandığımız ifadeleri kullanarak yeni tehditlerle yeniden ortaya çıktı ve Behrav-Miara'nın etkisiz hale getirilmesini talep etti. Nazi soykırımından sağ kurtulan yaşlı bir kadını tehdit ettiler ve tutuklanmadılar.”
Emekli Savaş Pilotu Raz, cumartesi günü Facebook hesabından yaptığı bir paylaşımda, Netanyahu'yu ‘İsrail demokrasisini yok etmeye çalışmakla’ suçladı. Raz, paylaşımında, “Eğer ki bir başbakan diktatörlük yetkileri üstlenirse, bu başbakanın, bakanlarının ve takipçilerinin ölmesi gerekir. Başkalarına zarar vermek isteyenler hakkında Yahudiliğin öğretilerine göre hüküm vermeliyiz. Eğer bir kişi, ülkemin kontrolünü eline geçirir ve demokratik olmayan yollarla yönetirse onun öldürülmesi gerekir” ifadelerine yer verdi.
Başbakan Netanyahu ise muhalefet liderlerini ‘kendisine yönelik tehditlerden sorumlu olmakla ve sorumsuzca provokasyonu desteklemekle’ suçlayarak yanıt verdi. Netanyahu, dünkü kabine toplantısının açılışında yaptığı konuşmada, “Halkı sakinleştirmek için çalışmalarını ve bana, bakanlara ve Knesset (İsrail parlamentosu) üyelerine yönelik provokasyonları durdurmalarını bekliyorum. İsrail'de hükümete karşı gösterilerin önde gelen isimlerinden birinin başbakanı ölümle tehdit ettiğini açıkça gördük. Bu, muhalefet liderlerinin desteklediği sorumsuzca provokasyonun bir sonucudur” ifadelerini kullandı.
Muhalefet liderlerini kınamaya çağıran Netanyahu, “Demokrasi için gerçek bir tehdidin ne olduğunu tartışabileceğimizi biliyoruz, ancak açıkça öldürme çağrıları yapmak ve siyasi cinayet tartışmaya açık değil. Bu, demokrasi için gerçek bir tehlikedir. Herkesin buna karşı olması gerekir” şeklinde konuştu.
Öte yandan İsrail Başsavcılığı, kendilerini ‘ifade özgürlüğünün’ üstünde görenler hakkında soruşturma başlatmaktan ve iddianame hazırlamaktan çekinmeyeceğini açıkladı. Başsavcılık, polisin, Raz’ı soruşturma için çağırdığını, basın ve sosyal ağlar üzerinden tanınmış bir kişiye karşı provokasyon yaptığından şüphelenilen herkes hakkında soruşturma başlatılacağını duyurdu.
Bu arada İç istihbarat teşkilatı Şin Bet (Şabak) Direktörü Ronen Bar, Polis Şefi Yaakov Shabtai’ye, sosyal medya sitelerinde başbakan ve diğer yetkililere karşı fiziksel saldırı çağrıları içeren gönderilerin arttığını bildirdi.

Muhalefet liderleri Netanyahu'nun suçlamalarını reddetti
Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgilere göre muhalefetteki Ulusal Birlik Partisi lideri ve eski Savunma Bakanı Benny Gantz şunları söyledi:
“Netanyahu’nun ve Adalet Bakanı Yariv Levin’in öncülük ettiği yargıyı zayıflatma planı, diktatörlüğün başı ve bildiğimiz şekliyle İsrail demokrasisinin sonunun başlangıcıdır.  Tüm bunlar Netanyahu'nun başbakanlığı sırasında oluyor. Tarih onu yargılayacak. Buna karşın kitlelerin Netanyahu’ya karşı düzenledikleri protestolar, hukuk çerçevesinde gerçekleşiyor. Ülkede şiddeti yaymakla tehdit eden İsrail Devleti'ndeki tüm dengeleri silen bu iktidar koalisyonundan başkası değildir. Yargıyı kontrol etmeleri, zulmün başlangıcı değilse nedir? Bu demokrasi değil. Savaşa seçimler karar verir ama bu kötülüğün başlangıcıdır. Dengeleri sağlamalıyız ve Netanyahu, başbakan olarak bu dengelerden sorumlu olmalı.”
Hükümetin eylemlerinin orduyu kızdırdığını imâ eden Gantz, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Yargının ve Yargıtay'ın hükümetin yasadışı talimatlar verdiğini açıkladığı içinde bulunduğumuz anayasal kriz beni dehşete düşürüyor. Genelkurmay başkanı çok büyük bir ikilemle karşı karşıya kaldığında umarım ordu emirleri yerine getirme konusunda büyük bir ret durumu yaşamaz. Böyle olması halinde bunun sorumlusu Netanyahu'dur. Böyle bir durum devlet sistemini parçalarına ayırır ve her bir parçayı uygun olmayan yerlere sürükleyebilir. Bizi bunun gibi anayasal krizlerin içine soktuklarında işin sonu nereye varır bilemiyorum.”



Trump, UFO'lar ve uzaylı varlıklarla ilgili belgelerin yayınlanması emrini verecek

ABD Başkanı Donald Trump, Air Force One uçağında gazetecilere açıklama yapıyor (AP)
ABD Başkanı Donald Trump, Air Force One uçağında gazetecilere açıklama yapıyor (AP)
TT

Trump, UFO'lar ve uzaylı varlıklarla ilgili belgelerin yayınlanması emrini verecek

ABD Başkanı Donald Trump, Air Force One uçağında gazetecilere açıklama yapıyor (AP)
ABD Başkanı Donald Trump, Air Force One uçağında gazetecilere açıklama yapıyor (AP)

ABD Başkanı Donald Trump, federal kurumların UFO'lar ve uzaylı varlıklarla ilgili hükümet dosyalarını "tanımlamaya ve yayınlamaya" başlaması emrini vereceğini söyledi; bu, Amerikalıların on yıllardır talep ettiği bir adımdı.

Trump, Truth Social platformunda şunları yazdı: "Bu konunun yarattığı büyük ilgi göz önüne alındığında, Savunma Bakanı'ndan ve diğer ilgili bakanlık ve kurumlardan, uzaylı yaşamı, tanımlanamayan hava olayları ve uçan dairelerle ilgili hükümet dosyalarını belirleme ve yayınlama sürecini başlatmalarını isteyeceğim."

ABD Başkanı dün yaptığı açıklamada, selefi Barack Obama'nın bir podcast'te uzaylı varlıkların olduğundan rastgele bahsetmesiyle "gizli bilgileri" ifşa ettiğini iddia etmişti. Trump, Gürcistan gezisi sırasında Air Force One uçağında gazetecilere, "Konuşmayı sınırların dışına taşıdı... Bunu yapmamalıydı. Korkunç bir hata yaptı" dedi.

Cumartesi günü yayınlanan Brian Tyler Cohen ile yaptığı bir röportajda Obama'ya uzaylıların gerçek olup olmadığı soruldu. Obama şu yanıtı verdi: "Onlar gerçek ama ben onları görmedim ve 51. bölgede tutulmuyorlar. Büyük bir komplo olmadığı ve bunu Amerika Birleşik Devletleri Başkanı'ndan gizlemedikleri sürece yeraltında bir tesis yok."

51.bölge, Nevada'da bulunan gizli bir Hava Kuvvetleri tesisidir ve bazıları burada uzaylı varlıkların kalıntıları ve düşmüş bir uzay gemisinin bulunduğunu tahmin etmektedir. Şerku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre 2013 yılında yayınlanan CIA arşivleri, buranın son derece gizli casus uçakları için bir test alanı olduğunu gösterdi.

Obama, pazar günü yaptığı bir paylaşımda, evrenin enginliği göz önüne alındığında uzaylı yaşamının olasılığının yüksek olduğunu belirterek, açıklamalarını netleştirdi. Ancak, aradaki muazzam mesafeler nedeniyle uzaylıların Dünya'yı ziyaret etme olasılığının düşük olduğunu ifade etti.

Perşembe günü, uzaylı yaşamına dair herhangi bir kanıt görüp görmediği sorulduğunda Trump, "Gerçek olup olmadıklarını bilmiyorum" diye yanıt vermişti.


İran’ndan Guterres'e: Askeri saldırıya maruz kalırsak kararlı bir şekilde karşılık vereceğiz

İran güçleri Hürmüz Boğazı yakınlarında tatbikatta, (Reuters)
İran güçleri Hürmüz Boğazı yakınlarında tatbikatta, (Reuters)
TT

İran’ndan Guterres'e: Askeri saldırıya maruz kalırsak kararlı bir şekilde karşılık vereceğiz

İran güçleri Hürmüz Boğazı yakınlarında tatbikatta, (Reuters)
İran güçleri Hürmüz Boğazı yakınlarında tatbikatta, (Reuters)

İran, BM Genel Sekreteri Antonio Guterres'e yazdığı bir mektupta, askeri saldırıya maruz kalması halinde bölgedeki "düşman gücün" üslerini, tesislerini ve varlıklarını meşru hedefler olarak değerlendireceğini bildirdi.

İran'ın Birleşmiş Milletler Daimi Temsilciliği, dün gönderdiği mektubunda, ABD Başkanı Donald Trump'ın İran hakkındaki açıklamalarının "askeri saldırı olasılığını çok gerçekçi bir şekilde gündeme getirdiğini" belirterek, İran'ın savaş istemediğini vurguladı. Mektupta, askeri saldırı durumunda İran'ın "kararlı bir şekilde" karşılık vereceği teyit edildi.


Danimarka, usulsüz kayıt nedeniyle İran bayraklı bir gemiyi alıkoydu

Danimarka polis memurları (AFP- Arşiv)
Danimarka polis memurları (AFP- Arşiv)
TT

Danimarka, usulsüz kayıt nedeniyle İran bayraklı bir gemiyi alıkoydu

Danimarka polis memurları (AFP- Arşiv)
Danimarka polis memurları (AFP- Arşiv)

Danimarka denizcilik yetkilileri dün, ülkenin sularında demirlemiş olan İran bayraklı bir konteyner gemisinin, usulüne uygun olarak kayıtlı olmadığı gerekçesiyle alıkonulduğunu açıkladı.

Londra Borsası Grubu'ndan alınan verilere göre konteyner gemisinin adı "Nora" idi ve Komor Adaları bayrağı taşıyordu; ancak Danimarka yetkilileri Reuters'e e-posta yoluyla Komor Adaları'nın Kopenhag'a gemiyi kayıtlarında bulamadığını bildirdiğini söyledi.

Yetkililer, "Gemi, bayrak devleti Danimarka denizcilik yetkililerine tam olarak kayıtlı ve yetkilendirilmiş olduğuna dair kanıt sunana kadar alıkonulacaktır" diyerek, gemiyi serbest bırakmadan önce inceleyeceklerini belirterek, "Denetim, hava koşulları güvenli bir şekilde izin verdiğinde gerçekleştirilecek" ifadelerini kullandı.

Londra Borsası Grubu'ndan alınan verilere göre, "Noura" gemisi şu anda İran bayrağı altında seyrediyor.

Şarku'l Avsat'ın Reuters'ten aktardığına göre haberi ilk duyuran Danimarka televizyon kanalı TV2, geminin çarşamba günü bayrağını Komor Adaları'ndan İran'a değiştirdiğini belirtti. Reuters, değişikliğin ne zaman gerçekleştiğini bağımsız olarak doğrulayamadı.

Londra Borsası Grubu'ndan alınan veriler, "Nora" gemisinin, ABD Hazine Bakanlığı'nın yaptırım listesinde yer alan ve daha önce "Cyrus" adıyla anılan bir konteyner gemisiyle aynı Uluslararası Denizcilik Örgütü (IMO) numarasına sahip olduğunu gösteriyor.

IMO numaraları, isim veya bayrak değişikliklerinden bağımsız olarak değişmeden kalan kalıcı gemi tanımlayıcılarıdır.

Cyrus, ABD Yabancı Varlık Kontrol Ofisi'nin İran yaptırım programı kapsamında belirlenmiş olup, Londra Borsası Grubu'ndan elde edilen veriler, şirketin Argon Shipping ve Rail Shipping ile bağlantılı olduğunu göstermektedir.

Reuters, Argon Shipping ve Rail Shipping şirketlerine yorum almak için ulaşamadı.

TV2, geminin son 25 gündür limanda demirli ve kullanılmadan beklediğini bildirdi.