Ukraynalı bir köy öğretmeni yıkılan evini okula dönüştürüyor

Alexander Pogorelov’un öğretmenlik yaptığı Chandrigolovi’daki okul Rus saldırılarında harabeye döndü. (AFP)
Alexander Pogorelov’un öğretmenlik yaptığı Chandrigolovi’daki okul Rus saldırılarında harabeye döndü. (AFP)
TT

Ukraynalı bir köy öğretmeni yıkılan evini okula dönüştürüyor

Alexander Pogorelov’un öğretmenlik yaptığı Chandrigolovi’daki okul Rus saldırılarında harabeye döndü. (AFP)
Alexander Pogorelov’un öğretmenlik yaptığı Chandrigolovi’daki okul Rus saldırılarında harabeye döndü. (AFP)

Alexander Pogorelov’un Ukrayna’nın doğusundaki köyünde, Chandrigolovi’da 20 yılı aşkın bir süredir öğretmenlik yaptığı okul binası artık enkaz halinde.
Okul, Rus ve Ukrayna birlikleri arasındaki çatışmalar sırasında, nisan ayında yıkıldı. 45 yaşındaki öğretmen bombardımandan arta kalan malzemelerle evini sınıfa dönüştürdü. Çocuklara ders vermek için köyüne geri döndü. Büyüdüğü köydeki onlarca bina gibi yıkılan okulun önünde açıklamalarda bulunan Alexander Pogorelov, “Bir öğretmen her şeyin yıkıldığını görünce ne hissedebilir?” diye sordu.
Bu, Birleşmiş Milletler Çocuklara Yardım Fonu’nun (UNICEF) şubat ayında başlayan Rus işgalinden bu yana hasar gördüğünü veya tahrip edildiğini biildirdiği yüzlerce okuldan sadece biri. Rusya, Ukrayna güçlerini birliklerini barındırmak ve mühimmat depolamak için okulları ve diğer sivil tesisleri kullanmakla suçluyor ve okullara veya konutlara saldırmadığını savunuyor. Ukrayna ise Chandrigolovi’de düzenlenen  saldırılara atıfta bulunarak söz konusu Rus iddialarını reddediyor.
Savaş öncesi yaklaşık bin kişilik nüfusu olan Chandrigolovi köyü şu an tamamen boş durumda. Elektrik ve internetten mahrum. Alexander Pogorelov “Dersleri yüz yüze ders vermek daha iyi” açıklamasında bulunurken çocuklara evinde ders vermeye devam ediyor.

Kitaplar ve mikroskop
Her gün birkaç öğrenci Alexander Pogorelov ve eşi Larissa’nın evinin salonunda toplanıyor. Kediler sobanın yanında ısınıyor. Yıkılan okul binasından kurtarılan alfabe salonun duvarında asılı duruyor.
Evin bir köşesinde öğrencilerin biyoloji dersinde kullandıkları mikroskop ve okulun yakınındaki bir mahzenden alınan kitaplar raflara dizilmiş duruyor.
Alexander, 4-16 yaş arası 11 öğrenciye Ukrayna dili ve edebiyatı, biyoloji, coğrafya ve matematik dersleri veriyor. Rus dili ve edebiyatı, ağırlıklı olarak Rusça konuşulan bu bölgedeki okul müfredatının bir parçasıydı. Ancak artık müfredattan çıkarıldı. Alexander Pogorelov bunun nedenine ilişkin “Bilmiyorum. Şu an sadece Ukrayna dili ve edebiyatı öğretiyorum” dedi. Kendisine göre halk Rusların geri çekilmesini destekledi. Ancak köy halen Donetsk bölgesindeki diğer birçok kasaba gibi Ukrayna ve Rus yanlıları arasında bölünmüş durumda.

Gelecek için umut
Savaştan önce sayısı 120 olan okulun öğrencilerin çoğu artık Avrupa, Ukrayna veya Rusya’nın diğer bölgelerinde mülteci haline geldi. Chandrigolovi, Eylül 2022’de Ukrayna kuvvetleri tarafından geri alındı ancak savaşın izleri halen devam ediyor.
Alexander Pogorelov okula üç kilometre yürüyor, mayına basma korkusuyla sadece asfalt yolları kullanmaya dikkat ediyordu. Arkadaşı Dmytro’nun yakındaki bir köyde gezdiği sırada askerlerin bıraktığı bir tuzağı basarak öldüğünü belirten Pogorelov okulun yeniden inşası için fon alan köye az da olsa normal görünümün geri döneceği umudu taşıyor.
Alexander Pogorelov bölgede şu an öğrencilerin eğitimine yardım eden tek öğretmen. Öğrencilerden biri polis olmak istediğini söylerken 13 yaşındaki Daria da bir bankada çalışma hayalini dile getiriyor. Ancak çocukların gelecekleri için endişeli olan öğretmen “Endişelenmeseydim bunu yapamazdım” diyor.



Trump: İran'a karşı sınırlı bir saldırı düzenlemeyi değerlendiriyorum

Başkan Donald Trump, Beyaz Saray Devlet Yemek Salonu'nda Valiler Birliği ile yaptığı kahvaltıda konuşuyor (AP)
Başkan Donald Trump, Beyaz Saray Devlet Yemek Salonu'nda Valiler Birliği ile yaptığı kahvaltıda konuşuyor (AP)
TT

Trump: İran'a karşı sınırlı bir saldırı düzenlemeyi değerlendiriyorum

Başkan Donald Trump, Beyaz Saray Devlet Yemek Salonu'nda Valiler Birliği ile yaptığı kahvaltıda konuşuyor (AP)
Başkan Donald Trump, Beyaz Saray Devlet Yemek Salonu'nda Valiler Birliği ile yaptığı kahvaltıda konuşuyor (AP)

ABD Başkanı Donald Trump bugün İran'a karşı sınırlı bir askeri saldırı düzenlemeyi düşündüğünü söyledi, ancak daha fazla ayrıntı vermedi.

ABD ordusu, İran'a karşı birkaç hafta sürebilecek ve güvenlik tesislerinin yanı sıra nükleer altyapıyı da bombalamayı içerebilecek bir operasyona hazırlanıyor.

İran'ı nükleer programı konusunda anlaşmaya varmaya zorlamak için sınırlı bir saldırıyı düşünüp düşünmediği sorulduğunda, Beyaz Saray'da gazetecilere, "Sanırım bunu düşündüğümü söyleyebilirim" dedi.

Trump dün, İran'ın bir anlaşmaya varması için 10 ila 15 günlük bir sürenin "yeterli" olacağına inandığını söyledi. Ancak görüşmeler yıllardır tıkanmış durumda ve İran, füze programını kısıtlama ve silahlı gruplarla bağlarını koparma yönündeki daha geniş ABD ve İsrail taleplerini görüşmeyi reddediyor.

Şarku'l Avsat'ın Reuters'ten aktardığına göre iki ABD yetkilisi, İran'la ilgili ABD askeri planlamasının ileri bir aşamaya ulaştığını ve seçenekler arasında bireyleri hedef alan bir saldırı, hatta Trump'ın emriyle Tahran'da rejim değişikliğinin de yer aldığını söyledi. Bu askeri seçenekler, diplomatik çabaların başarısız olması durumunda ABD'nin İran'la ciddi bir çatışmaya hazırlandığının son göstergesi.

Son haftalarda yapılan dolaylı görüşmelerde çok az ilerleme kaydedildi ve taraflardan biri veya her ikisi bunu savaşa hazırlıkta geciktirme taktiği olarak kullanıyor olabilir.

İran, geçen yıl İsrail ve ABD'nin nükleer ve askeri tesislerini hedef alan 12 günlük saldırılarının yanı sıra ocak ayındaki kitlesel protestoların şiddetle bastırılmasının ardından, hiç olmadığı kadar savunmasız bir konumda bulunuyor.

 İran'ın BM Güvenlik Konseyi'ne dün yazdığı mektupta, BM Büyükelçisi Emir Said İrevani, ülkesinin "gerilim veya savaş aramadığını ve savaş başlatmayacağını", ancak herhangi bir ABD saldırganlığına "kararlı ve orantılı bir şekilde" karşılık vereceğini belirtti.

Şöyle devam etti: “Bu koşullar altında, bölgedeki tüm düşman üsleri, tesisleri ve varlıkları, İran'ın savunma yanıtı çerçevesinde meşru hedefler olarak kabul edilecektir.”

Bu haftanın başlarında İran, dünyanın ticareti yapılan petrolünün yaklaşık beşte birinin geçtiği Körfez'in dar su yolu olan Hürmüz Boğazı'nda gerçek mühimmatlı tatbikatlar gerçekleştirdi. Ülke içinde de gerilim artıyor; yas tutanlar, 40 gün önce güvenlik güçleri tarafından öldürülen protestocuları anmak için törenler düzenliyor ve bazı gösterilerde yetkililerin tehditlerine rağmen hükümet karşıtı sloganlar atılıyor.


İsrail'in Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında gerçekleştirdiği bombalama operasyonu

İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
TT

İsrail'in Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında gerçekleştirdiği bombalama operasyonu

İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)

İsrail güçleri bu sabah erken saatlerde Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında bir bombalama operasyonu gerçekleştirdi.

Lübnan'ın resmi Ulusal Haber Ajansı'na göre, büyük patlama saat 02:20'de meydana geldi.

İsrail ile Lübnan Hizbullahı arasında, bir yıldan fazla süren ve partinin askeri ve liderlik altyapısına darbeler aldığı çatışmanın ardından, 27 Kasım'dan beri yürürlükte olan bir anlaşma bulunuyor.

Anlaşma, Lübnan ordusunun ve Lübnan'daki Birleşmiş Milletler Geçici Gücü'nün (UNIFIL) konuşlandırılmasının güçlendirilmesi karşılığında, Hizbullah savaşçılarının Litani Nehri'nin güneyindeki bölgeden (sınırdan yaklaşık 30 km uzaklıkta) çekilmesini ve askeri altyapısının tasfiye edilmesini öngörüyordu.

Anlaşma ayrıca İsrail'in savaş sırasında girdiği tüm bölgelerden çekilmesini de öngörüyordu. Bununla birlikte, İsrail sınırın her iki tarafını da izleyebilmek için beş yüksek noktada askeri varlığını sürdürdü. Ayrıca, askeri hedefler veya Hizbullah unsurları olduğunu iddia ettiği yerlere neredeyse her gün saldırılar düzenliyor ve güçleri buldozerle yıkım ve tahribat operasyonlarına devam ediyor.


ABD Adalet Bakanlığı genel merkezine Trump'ın posteri asıldı

İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
TT

ABD Adalet Bakanlığı genel merkezine Trump'ın posteri asıldı

İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)

ABD Başkanı Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan bir pankart, ABD Adalet Bakanlığı binasına asıldı. Bu adım, Trump’ın Washington’daki bir kuruma kimliğini yansıtma yönündeki son girişimi olarak değerlendiriliyor.

Mavi renkli pankart, dün (perşembe) binanın bir köşesindeki iki sütun arasına yerleştirildi. Pankartta “Amerika’yı Yeniden Güvenli Hale Getirelim” sloganı yer aldı.

Trump, geçen yıl Beyaz Saray’a dönüşünden bu yana federal kurumlar üzerindeki varlığını ve nüfuzunu pekiştirmek için güçlü adımlar atıyor.

Trump, kültürel ve siyasi kurumları yeniden şekillendirirken kendisine yakın isimleri görevlendiriyor, önde gelen kurumların adlarını değiştiriyor ve geçmiş soruşturmalarla bağlantılı yetkilileri geri plana itiyor. Eleştirmenler ise bu adımların, siyasi iktidar ile normal şartlarda bağımsız olması gereken kamu görevleri arasındaki sınırları ortadan kaldırdığını savunuyor.

Geçen yıl Trump’ın fotoğrafını taşıyan pankartlar, ABD Çalışma Bakanlığı, ABD Tarım Bakanlığı ve Amerikan Barış Enstitüsü binalarına da asılmıştı.

Trump tarafından atanan bir yönetim kurulu, Aralık ayında John F. Kennedy Sahne Sanatları Merkezi’ne Trump adının eklenmesi yönünde oy kullandı. Ayrıca Washington’daki Amerikan Barış Enstitüsü binasına da Trump’ın adı verildi.

Son pankarta ilişkin soruları Beyaz Saray, Adalet Bakanlığı’na yönlendirdi. Bakanlık ise şu ana kadar yorum talebine yanıt vermedi.