Mısır neden yağ endüstrisini yerelleştirmeye yöneldi?

Mısır, hükümetin ürün tedariki ve yüksek fiyatlarla mücadele planı kapsamında yağ endüstrisini yerelleştirmeye yöneldi

Mısır Başbakanı, yerel yağ üretiminin artırılmasının görüşüldüğü kabine toplantısına başkanlık yaptı (Mısır Bakanlar Kurulu’nun Facebook sayfası)
Mısır Başbakanı, yerel yağ üretiminin artırılmasının görüşüldüğü kabine toplantısına başkanlık yaptı (Mısır Bakanlar Kurulu’nun Facebook sayfası)
TT

Mısır neden yağ endüstrisini yerelleştirmeye yöneldi?

Mısır Başbakanı, yerel yağ üretiminin artırılmasının görüşüldüğü kabine toplantısına başkanlık yaptı (Mısır Bakanlar Kurulu’nun Facebook sayfası)
Mısır Başbakanı, yerel yağ üretiminin artırılmasının görüşüldüğü kabine toplantısına başkanlık yaptı (Mısır Bakanlar Kurulu’nun Facebook sayfası)

Mısır hükümeti, ürün tedariki ve yüksek fiyatlarla ve yüksek enflasyon oranlarıyla mücadele planı kapsamında, yağ endüstrisinin yerelleştirmesi ve mısır ve Ayçiçek yağı ekimiyle yerel yağ üretimini artırma projesini duyurdu. Dün yerel yağ üretiminin artırılması konulu Bakanlar Kurulu toplantısına başkanlık yapan Mısır Başbakanı Mustafa Medbuli, “Toplantı, devletin vatandaşlara, başta tarım ürünleri ve yağ dahil temel gıdalar olmak üzere devletin vatandaşlara ürün sağlama çalışmaları kapsamında gerçekleşiyor” dedi. Devletin şu an tohum sağlayarak ve sözleşmeli çiftçiliği teşvik ederek mısır ve ayçiçeği ekimini yaygınlaştırmaya çalıştığına dikkati çeken Medbuli, bu yıl yaklaşık 150 bin dönümlük bir alana soya fasulyesi ekileceğini, bu alanın önümüzdeki yıl 500 bin dönüme çıkarılacağını ve yine bu yıl 90 bin dönümlük bir alana ayçiçeği ekileceğini ve bu alanın da önümüzdeki yıl 250 bin dönüme çıkarılmasının planlandığı nı açıkladı.
Devletin Mısır'daki yağ sanayisini yerelleştirmek ve aynı zamanda yağ üretilen bitkilerin ekimini artırmayı hedeflediğini belirten Başbakan, proje çerçevesinde bir yandan vatandaşlara ürün sunarken diğer yandan yağ sanayisini yerelleştirmenin de hedeflendiğini söyledi.
Mısır, ülkede kullanılan yağların yüzde 90'ından fazlasını ithal ediyor. Mısır Gıda Sanayi Odası'na göre yağ fiyatların dolar kurundaki yükselişten etkilendi ve bu yüzden fiyatlarda artış oldu.
Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi, geçtiğimiz haziran ayında yaptığı bir açıklamada, ülkesinde tüketilen yağların yüzde 90'ının yurt dışından gelmesinin tedarik zincirlerindeki aksaklıklar, nakliye maliyetlerindeki artış, mevcut şartlar ve belirsizlikler nedeniyle artık sorun olmaya başladığını söylemişti.
Öte yandan Mısır Tedarik ve İç Ticaret Bakanı Ali Musaylihi, Bakanlar Kurulu toplantısında, çeşitli yağlardan ne kadar ithal edildiğine dair bir rapor sundu. Ayrıca Mısır'da pres yağların üretimi için var olan imkanlara değinen Bakan Musaylihi, stratejik mahsulleri yetiştirmeye yönelik sözleşmelerle çiftçilerin teşvik edilmesiyle ilgili olarak Tarım Bakanlığı ile sürekli koordinasyon halinde olduklarını belirtti. Musaylihi, emtia fiyatlarının şu an çiftçilere yönelik teşvikin, emtia borsasıyla ilişkili olduğunu da kaydetti.
Mısır Tarım ve Arazi Islahı Bakanı es-Seyyid el-Kasir, şu an çeşitli yağların elde edileceği pamuk, soya fasulyesi ve ayçiçeği gibi bitkilerin yetiştirilmesiyle ilgilendiklerini açıkladı. Bakan Kasir, bu yıl 325 bin dekarlık bir alanda pamuk ekimi yapılacağını da sözlerine ekledi.
Tedarik ve İç Ticaret Bakanlığı Tedarik Emtia Genel Dairesi, birkaç gün önce tüketici kompleksleri satış noktalarının raflarında yerini almak üzere yemeklik yağ stoklarının artırılması çerçevesinde35 bin ton ham dökme yağ, 29 bin ton ithal ham dökme yağ ve 6 bin ton ham dökme soya yağı alımı için sözleşme imzaladığını açıkladı.
Kamu Seferberlik ve İstatistik Merkezi Ajansı’nın verilerine göre Mısır'ın 2020'de yaklaşık 851 milyon 150 bin dolar olan rafine yağ ithalatının hacmi 2021 yılı sonunda 1 milyar 363 milyon 436 bin dolar oldu.
Uluslararası Ekonomik Danışma ve Fizibilite Çalışmaları Merkezi Direktörü Dr. Huda el-Mallah, Mısır'ın yağ endüstrisini yerelleştirmeye yönelmesiyle ilgili olarak Şarku’l Avsat’a yaptığı değerlendirmede şunları söyledi:
“Küresel ekonomik krizin yoğunlaşmasıyla birlikte dolar kurundaki artışın yağ ithalatını etkilemesi, Mısır'ın yağ ihtiyacını ithal ettiği ülkelerde krizlerin çıkması ve Mısır’da yağ üretimi için gerekli altyapının olması Mısır’ı yağ endüstrisini yerelleştirme çalışmalarına başlamaya itti. Bu alana yatırım yapılması gerekiyordu. Bu yıl 150 bin dekarlık bir alanda soya fasulyesi ve 90 bin dekarlık bir alanda ayçiçeği ekileceği ve yağ üretileceği duyuruldu. Bu da oldukça iyi bir başlangıç. Bu alanlar, stratejik önem sahip olduklarından diğer tarım ürünlerinin ekildiği tarlalardan farklı. Bu alanlar Mısır'ın genişlemesini ve Mısır'ın ihraç edilecek yeterli ve fazla üretime sahip olmasını sağlıyor. Böyle uzun vadede dolar ülkeden çıkmak yerine ülkeye girecektir. Aynı durum, pamuk için de geçerli. Bu yıl 325 bin feddanlık (bir feddan 183 bin metre kareye eşit) bir alana pamuk ekildi. Özellikle pamuğun yüksek yağ oranına sahip olmasından ötürü üretiminin daha da atmasını umuyoruz. Bu yüzden ihracatından da daha fayda elde edilecek.”
Çiftçilere teşvikler sağlanarak soya fasulyesi ekiminin yaygınlaşmasını ve artırılmasını takdir eden Dr. Mallah, böyle yem üretimine önemli bir fayda sağlanacağını ve kümes hayvanı endüstrisini canlandırılacağını söyledi. Stratejik tarımı genişletmek için Mısır'da da fırsatın olgunlaşmış durumda olduğunun altını çizen Dr. Mallah, bu tarım ürünleri içinde yağ elde edilen aromatik bitkilerin de bulunduğunu, özellikle Sina Yarımadası’nın büyük bir ekonomik getirisi olan bu üretime hazır olduğunu ve ihracat için kullanılabileceğini söyledi.



Gazze 2005’ten bu yana ilk kez sandık başına gidiyor

Salı günü Gazze'nin merkezindeki Deyr el-Belah’ta iki Filistinli kadın yerel seçimlerdeki oy kullanma talimatlarını okurken (AFP)
Salı günü Gazze'nin merkezindeki Deyr el-Belah’ta iki Filistinli kadın yerel seçimlerdeki oy kullanma talimatlarını okurken (AFP)
TT

Gazze 2005’ten bu yana ilk kez sandık başına gidiyor

Salı günü Gazze'nin merkezindeki Deyr el-Belah’ta iki Filistinli kadın yerel seçimlerdeki oy kullanma talimatlarını okurken (AFP)
Salı günü Gazze'nin merkezindeki Deyr el-Belah’ta iki Filistinli kadın yerel seçimlerdeki oy kullanma talimatlarını okurken (AFP)

Filistin Merkezi Seçim Komisyonu, 2005 yılından bu yana Gazze Şeridi'nde düzenlenecek ilk yerel seçimler için yoğun hazırlıklar yürütüyor. Önümüzdeki cumartesi günü Batı Şeria ile eş zamanlı olarak başlayacak seçimler için Filistin Yönetimi, İsrail savaşının ardından Gazze'nin en az hasar gören bölgesi olarak belirlenen Gazze'nin orta kesimlerindeki Deyr el-Belah şehrini seçimlerin yapılacağı tek bölge olarak seçti.

Gazze'de yerel seçimler son olarak 2005 yılında düzenlenmişti. O seçimlerde Hamas oyların çoğunluğunu kazanmıştı. O tarihten 2023 yılına kadar Hamas, yerel komite ve belediyelerin üyelerini bizzat atayıp onaylıyordu.

Seçimlerde şehrin aşiret ve koalisyonlarını temsil eden 4 liste yarışıyor. Hamas bu seçimlerde ne bir aday gösterdi ne de yarışanlardan herhangi birini desteklediğini açıkladı.

Gazze Yüksek Seçim Komisyonu'nun bölge direktörü Cemil el-Halidi, Şarku’l Avsat'a yaptığı açıklamada, seçim sürecinin tamamının Filistin sivil polisi tarafından -ki bu fiilen Hamas hükümetine bağlı polis gücü oluyor- güvence altına alındığını söyledi.

Merkezi Seçim Komisyonu, nüfus kayıtlarına göre Deyr el-Belah'ta oy kullanma hakkına sahip olanların sayısının yaklaşık 70 bin 449’a ulaştığını ve bu seçmenlerin 12 sandık merkezinde oylarını kullanacaklarını açıkladı.


Kota mücadelesi Irak hükümetinin müzakerelerini aksatıyor

Irak Temsilciler Meclisi’nin cumhurbaşkanı seçimi oturumundan (AFP)
Irak Temsilciler Meclisi’nin cumhurbaşkanı seçimi oturumundan (AFP)
TT

Kota mücadelesi Irak hükümetinin müzakerelerini aksatıyor

Irak Temsilciler Meclisi’nin cumhurbaşkanı seçimi oturumundan (AFP)
Irak Temsilciler Meclisi’nin cumhurbaşkanı seçimi oturumundan (AFP)

Irak’taki Şii Koordinasyon Çerçevesi içinde, yeni başbakanın belirlenmesi sürecinde siyasi tıkanıklık yaşanıyor. Tıkanıklığın, koalisyon içindeki iki temel anlaşmazlık ekseninden kaynaklandığı belirtiliyor: ‘başbakan adayının seçilme yöntemi ve bakanlıkların taraflar arasında dağılımı’.

Kaynaklara göre, son günlerde birkaç kez ertelenen koalisyon liderleri toplantısında iki farklı yaklaşımı birleştirecek ‘orta yol’ arayışı öne çıkıyor. İlk yaklaşım, koalisyonu oluşturan blokların ‘seçim ağırlığına’ göre hareket edilmesini öngörürken, ikinci yaklaşım tüm tarafların kabul edebileceği bir adayın ‘siyasi uzlaşı’ ile belirlenmesini savunuyor.

Öte yandan, Koordinasyon Çerçevesi önceki iki toplantıda aday ismi üzerinde uzlaşma sağlayamadı. İki ana aday arasında oyların eşit dağılması, koalisyon içindeki bölünmeyi derinleştirirken, nihai karar kritik öneme sahip yeni bir toplantıya bırakıldı. Anlaşmazlıkların sürmesi halinde ise sürecin yeniden ertelenebileceği değerlendiriliyor.

Süre dolmadan

Bu bağlamda Iraklı bir siyasi kaynak, anayasal sürenin dolmasına kısa süre kala başbakanlık dosyasının önümüzdeki saatlerde sonuçlandırılabileceğini belirtti.

Kaynak yaptığı açıklamada, “Dosyanın bir şekilde sonuçlanmasını bekliyorum. Çünkü önümüzdeki cumartesi günü süre kesin olarak sona eriyor. Ayrıca gecikmenin devam etmesi, kendi tabanlarını bile olumsuz etkilemeye başladı” ifadelerini kullandı.

Kaynak, “Eğer ittifak içinde seçim ağırlığı kriteri benimsenirse, Başbakan Muhammed Şiya es-Sudani’nin adayı İhsan el-Avadi daha avantajlı konumda olacak. Ancak karar Koordinasyon Çerçevesi liderleriyle sınırlı kalırsa, rekabet 12 oy üzerinden sürecek. Bu durumda denge Basim el-Bedri lehine kayabilir” değerlendirmesinde bulundu.

Öte yandan, anlaşmazlığın yalnızca başbakanın belirlenme yöntemiyle sınırlı kalmadığı, aynı zamanda bakanlıkların ve kilit görevlerin dağılımına ilişkin iç dengeleri de kapsadığı belirtiliyor. Bu durumun, bazı tarafların herhangi bir adaya verecekleri desteği, gelecekteki hükümette alacakları payla ilişkilendirmesine yol açtığı ve müzakere sürecini daha da karmaşık hale getirdiği ifade ediliyor.

Bu çerçevede, Koordinasyon Çerçevesi içinde öne çıkan iki aday arasında yakın düzeyde destek oluştuğu, bunun da oy dengelerinde fiili bir eşitliğe yol açtığı aktarılıyor. Uzlaşı sağlanamaması ya da çoğunlukla karar alınamaması halinde ise ‘uzlaşı adayı’ seçeneğinin yeniden gündeme gelebileceği belirtiliyor.

En büyük blok denklemi

Son seçimlerin ardından kurulan Koordinasyon Çerçevesi, eski başbakanlar Nuri el-Maliki ve Haydar el-İbadi liderliğindeki koalisyonların yanı sıra, mevcut Başbakan Muhammed Şiya es-Sudani’nin başını çektiği ve geçici hükümeti yöneten ittifakı da kapsıyor. Cumhurbaşkanının yeni bir başbakan görevlendirmesi için belirlenen anayasal sürenin dolmasına yaklaşılırken, siyasi baskıların arttığı ifade ediliyor.

Yeni Cumhurbaşkanı Nizar Amidi’nin seçilmesi, hükümet kurma sürecinin önünü açarken, 26 Nisan’da sona erecek anayasal süre, siyasi aktörleri tıkanıklığın yeniden yaşanmaması için kritik bir sınavla karşı karşıya bırakıyor.

SDVD
Irak Başbakanı Muhammed Şiya es-Sudani, Bağdat’ta düzenlenen bir toplantıda Nuri el-Maliki ile Kays el-Hazali’nin arasında oturuyor. (Arşiv – AFP)

Bu arada gözlemciler, Koordinasyon Çerçevesi içindeki anlaşmazlıkların daha derin bir ayrışmayı yansıttığını belirtiyor. Bir kesim, başbakanın belirlenmesinde parlamentodaki ‘en büyük blok’ ilkesinin esas alınmasını savunurken, diğer kesim tüm tarafları kapsayan bir siyasi uzlaşıyla tek aday üzerinde anlaşılmasını ve bakanlık dengelerinin yeniden düzenlenmesini destekliyor.

Sürecin karmaşıklığını koruduğu ortamda, geç de olsa bir anlaşmaya varılması, sürecin ertelenmesi ya da ‘uzlaşı adayı’ seçeneğine yönelinmesi gibi tüm senaryolar masada. Mevcut tablo, Şii siyasi blok içindeki uzlaşıların kırılganlığını ve seçim hesapları ile hükümet kurma gereklilikleri arasındaki açığın büyüdüğünü ortaya koyuyor.


Batı Şeria'da genç bir Filistinli yerleşimciler tarafından öldürüldü

Filistinli genç Aws Hamdi al-Naasan'ın akrabaları, Batı Şeria'daki Ramallah'ın doğusunda düzenlenen cenaze töreninde (EPA)
Filistinli genç Aws Hamdi al-Naasan'ın akrabaları, Batı Şeria'daki Ramallah'ın doğusunda düzenlenen cenaze töreninde (EPA)
TT

Batı Şeria'da genç bir Filistinli yerleşimciler tarafından öldürüldü

Filistinli genç Aws Hamdi al-Naasan'ın akrabaları, Batı Şeria'daki Ramallah'ın doğusunda düzenlenen cenaze töreninde (EPA)
Filistinli genç Aws Hamdi al-Naasan'ın akrabaları, Batı Şeria'daki Ramallah'ın doğusunda düzenlenen cenaze töreninde (EPA)

Filistin Sağlık Bakanlığı, dün Batı Şeria’da İsrailli yerleşimcilerin açtığı ateş sonucu bir gencin hayatını kaybettiğini açıkladı. Bu, son iki gün içinde kaydedilen üçüncü can kaybı oldu.

Bakanlık, 25 yaşındaki Avde Atıf Avavde’nin, Batı Şeria’nın orta kesiminde Ramallah’ın doğusunda yer alan Deyr Dibvan beldesinde yerleşimcilerin açtığı ateş sonucu öldürüldüğünü bildirdi.

Filistin Kızılayı daha önce yaptığı açıklamada, Deyr Dibvan’da yerleşimcilerin düzenlediği saldırı sırasında sırtından gerçek mermiyle vurulan bir kişinin hastaneye kaldırıldığını duyurmuştu.

İsrail ordusu ise AFP’nin sorusu üzerine yaptığı açıklamada, olayla ilgili haberleri incelediğini belirtti.

Filistin Yönetimi’ne bağlı hükümetin medya ofisi, X platformu üzerinden yaptığı paylaşımda İsrail güçlerinin Deyr Dibvan’dan bazı kişileri gözaltına aldığını bildirdi ve onlarca erkeğin yol boyunca tek sıra halinde yürütüldüğünü gösteren görüntüler yayımladı.

Filistin Yönetimi ayrıca, salı günü Batı Şeria’nın orta kesimindeki El-Mugayyir beldesinde İsrailli yerleşimcilerin açtığı ateş sonucu 14 yaşındaki Aws Hamdi en-Nassan ile 32 yaşındaki Cihad Marzuk Ebu Naim’in hayatını kaybettiğini açıkladı.

Söz konusu ölümler, 28 Şubat’ta başlayan Ortadoğu savaşı sonrasında Batı Şeria genelinde artan yerleşimci şiddetinin son örnekleri olarak değerlendiriliyor.

İsrail ordusu, el-Mugayyir’de yaşanan olayla ilgili olarak salı günü soruşturma başlatıldığını duyurdu. Açıklamada, İsrailli sivilleri taşıyan bir araca taş atıldığı ihbarı üzerine bölgeye intikal edildiği, araçta bulunan bir yedek askerin inerek “şüphelilere” ateş açtığı belirtildi. Ayrıca güvenlik güçlerinin “çatışmaları dağıtmak için müdahalede bulunduğu” ifade edildi.

Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığı Filistin Sağlık Bakanlığı verilerinden elde edilen verilere göre, Gazze savaşının başlamasından bu yana Batı Şeria’da İsrail güçleri veya yerleşimciler tarafından en az bin 65 Filistinli öldürüldü.

Resmî İsrail verilerine göre ise aynı dönemde Filistinlilerin gerçekleştirdiği saldırılarda ya da İsrail askeri operasyonları sırasında en az 46 İsrailli (asker ve sivil) hayatını kaybetti.