Libya'daki Temsilciler Meclisi seçimlerin yapılması için Anayasa Beyannamesi'ni tek taraflı değiştirdi

Şukri'nin Kahire'deki BM elçisi ile görüşmesinin bir bölümü (Mısır Dışişleri Bakanlığı)
Şukri'nin Kahire'deki BM elçisi ile görüşmesinin bir bölümü (Mısır Dışişleri Bakanlığı)
TT

Libya'daki Temsilciler Meclisi seçimlerin yapılması için Anayasa Beyannamesi'ni tek taraflı değiştirdi

Şukri'nin Kahire'deki BM elçisi ile görüşmesinin bir bölümü (Mısır Dışişleri Bakanlığı)
Şukri'nin Kahire'deki BM elçisi ile görüşmesinin bir bölümü (Mısır Dışişleri Bakanlığı)

Libya'nın doğusundaki Temsilciler Meclisi (TM), "ülkenin geçici anayasası hükmündeki" Anayasa Beyannamesi üzerinde yapılan değişikliği tek taraflı onayladı.
TM, Bingazi kentinde gerçekleştirilen oturumun ardından yazılı açıklama yayımladı.
Açıklamada, Anayasa'da yapılan 13'üncü değişikliğin, oturuma katılan milletvekilleri tarafından oybirliğiyle kabul edildiği aktarıldı.
Açıklamada ayrıca Devlet Yüksek Konseyi ile temasa geçilerek değişiklik teklifinin bir nüshasının da Konseye teslim edildiği kaydedildi.

Anayasa'da yapılan 13'üncü değişiklik
TM üyesi Abdulmunim el-Urfi, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Anayasa'da yapılan 13'üncü değişikliğin, cumhurbaşkanı ve başbakanın yetkileri, yasama organının bileşenleri ve işlevlerinin tanımlanmasıyla ilgili olduğunu söyledi.
Urfi, Anayasa'da yapılan değişikliğin, cumhurbaşkanının barış ve savaş hali ilan etme yetkisini ve Ulusal Meclisin yerinin başkent Trablus, bir sonraki Temsilciler Meclisinin merkezinin ise Bingazi kentinde olmasını öngördüğünü ifade etti.
Değişikliğin ayrıca, senato üye sayısının doğuda Berka, batıda Trablus ve güneyde Fizan olmak üzere Libya'nın üç bölgesi arasında eşit olarak belirlenmek üzere 900 kişiden oluşmasını içerdiğini dile getiren Urfi, Temsilciler Meclisinin nüfus yoğunluğuna ve coğrafi dağılıma göre seçilen 200 üyeden oluşacağını aktardı.
TM Başkanı Akile Salih, dün ülkenin geçici anayasası hükmündeki "Anayasa Beyannamesi" üzerinde değişiklik yapılarak seçime gidilmesi teklifinde bulunmuştu.
Libya'da Muammer Kaddafi rejiminin (1969-2011) devrilmesinin ardından ilan edilen "Anayasa Beyannamesi" ülkede geçici anayasa hükmünde.
TM ile Libya Devlet Yüksek Konseyinin, ülkeyi seçimlere götürecek anayasal metinle ilgili yürüttüğü görüşmelerden ise "askerler ile çifte vatandaşlığı olanların adaylığı" meselesinde yaşanan anlaşmazlık nedeniyle şu ana kadar bir sonuç alınamadı.

Libya'daki seçim çıkmazı
Birleşmiş Milletler öncülüğündeki Libya Siyasi Diyalog Forumu'nun Kasım 2020'deki toplantılarında, ülkede devlet başkanlığı ve parlamento seçimlerinin 24 Aralık 2021'de yapılmasına karar verilmiş ancak seçimler planlanan tarihte yapılamamıştı.
Tobruk'taki Temsilciler Meclisi, mevcut Ulusal Birlik Hükümeti'nin görev süresi 24 Aralık 2021'de dolduğu gerekçesiyle 10 Şubat 2022'de ülkenin batısındaki milletvekillerinin çoğunun katılmadığı oturumda Fethi Başağa'yı başbakan seçmiş, 1 Mart'ta da Başağa hükümetine güvenoyu vermişti.
Libya Ulusal Birlik Hükümeti Başbakanı Abdulhamid Dibeybe ise Temsilciler Meclisini Cenevre Anlaşması'nda belirlenen yol haritasından ayrılmakla suçlayarak görevinin başında olduğunu, görevi ancak seçilmiş bir hükümete teslim edeceğini söylemişti.
Libya Devlet Yüksek Konseyi çifte vatandaşlığı olanlar ile askerlerin, Devlet Başkanlığı seçimlerine adaylığının engellenmesini isterken, TM buna izin verilmesinde ısrar ediyor.



Barak: ABD, Suriye’deki tüm taraflarla yakın temas hâlinde

ABD’nin Ankara Büyükelçisi ve Suriye Özel Temsilcisi Thomas Barak, 22 Temmuz’da Beyrut’ta Reuters’a verdiği röportajdan bir kare (Reuters)
ABD’nin Ankara Büyükelçisi ve Suriye Özel Temsilcisi Thomas Barak, 22 Temmuz’da Beyrut’ta Reuters’a verdiği röportajdan bir kare (Reuters)
TT

Barak: ABD, Suriye’deki tüm taraflarla yakın temas hâlinde

ABD’nin Ankara Büyükelçisi ve Suriye Özel Temsilcisi Thomas Barak, 22 Temmuz’da Beyrut’ta Reuters’a verdiği röportajdan bir kare (Reuters)
ABD’nin Ankara Büyükelçisi ve Suriye Özel Temsilcisi Thomas Barak, 22 Temmuz’da Beyrut’ta Reuters’a verdiği röportajdan bir kare (Reuters)

ABD’nin Suriye Özel Temsilcisi Tom Barak, cuma günü yaptığı açıklamada, Şam yönetimine bağlı güçler ile Kürtlerin öncülüğündeki Suriye Demokratik Güçleri (SDG) arasında yaşanan son çatışmaların ardından, Washington’un ülkedeki tüm taraflarla yakın temasını sürdürdüğünü bildirdi.

Barak, sosyal medya platformu X’te yaptığı paylaşımda, ABD’nin Suriye’de tansiyonu düşürmek, gerilimin tırmanmasını önlemek ve Suriye hükümeti ile SDG arasında yeniden müzakere sürecine dönülmesini sağlamak için 24 saat esasına göre çalıştığını ifade etti.

Kuzeydoğu Suriye’nin geniş kesimlerini kontrol eden SDG, 10 Mart’ta Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara ile bir anlaşma imzalamış ve buna göre sivil ve askerî tüm kurumlarını yıl sonuna kadar devlet kurumlarıyla birleştirmeyi kabul etmişti. Ancak tarafların, anlaşmanın uygulanması konusunda şu ana kadar kayda değer bir ilerleme sağlayamadığı belirtiliyor.


Lübnan: Yerel-Avrupa ağı, Mossad'ın eski bir subayı kaçırmasını kolaylaştırdı

Lübnan Genel Güvenlik Teşkilatı'ndan emekli subay Ahmed Şükr, Lübnan'ın doğusundan kaçırılmıştı (Aile Arşivi- Şarku’l Avsat)
Lübnan Genel Güvenlik Teşkilatı'ndan emekli subay Ahmed Şükr, Lübnan'ın doğusundan kaçırılmıştı (Aile Arşivi- Şarku’l Avsat)
TT

Lübnan: Yerel-Avrupa ağı, Mossad'ın eski bir subayı kaçırmasını kolaylaştırdı

Lübnan Genel Güvenlik Teşkilatı'ndan emekli subay Ahmed Şükr, Lübnan'ın doğusundan kaçırılmıştı (Aile Arşivi- Şarku’l Avsat)
Lübnan Genel Güvenlik Teşkilatı'ndan emekli subay Ahmed Şükr, Lübnan'ın doğusundan kaçırılmıştı (Aile Arşivi- Şarku’l Avsat)

Lübnan yargısı, Lübnanlılar, Suriye kökenli bir İsveçli ve Lübnan kökenli Fransız vatandaşlarından oluşan yerel-Avrupa bir ağın, İsrail istihbarat teşkilatı (Mossad) tarafından yürütülen karmaşık bir operasyonu kolaylaştırdığı sonucuna vardı. Bu operasyonda, Lübnan Genel Güvenlik Teşkilatı'ndan emekli bir subay geçen yılın sonlarında doğu Lübnan'dan kaçırılarak İsrail'e teslim edilmişti.

Askeri mahkemeye hükümet temsilcisi olarak atanan Yargıç Claude Ganem, davada bir tutukluyu ve halen firari olan üç kişiyi suçladı. Onları “Mossad ile iletişim kurmak ve para karşılığında Lübnan'da Mossad adına çalışmak, 17 Aralık 2025'te Ahmed Şükr'ün kaçırılmasını gerçekleştirmekle" suçladı.

Şarku’l Avsat’a konuşan bir adli kaynak, "Özellikle Şükr'ün Lübnan dışına nasıl transfer edildiği de dahil olmak üzere, kaçırma operasyonunun tam olarak hangi güzergahı izlediğini belirlemek için soruşturmalar hâlâ devam ediyor" dedi.

Ön soruşturmalar, tuzağa düşürme ve kaçırma olayının nasıl gerçekleştiğine dair kesin kanıtlar ortaya çıkardı.


Şaas, Gazze'nin yeniden inşası konusunda iyimser ancak İsrail engeller çıkarıyor

Dün çekilen bir fotoğrafta, Gazze şehrindeki yıkımın ortasında yerinden edilmiş insanlar için kurulan geçici çadırlar görülüyor (AP)
Dün çekilen bir fotoğrafta, Gazze şehrindeki yıkımın ortasında yerinden edilmiş insanlar için kurulan geçici çadırlar görülüyor (AP)
TT

Şaas, Gazze'nin yeniden inşası konusunda iyimser ancak İsrail engeller çıkarıyor

Dün çekilen bir fotoğrafta, Gazze şehrindeki yıkımın ortasında yerinden edilmiş insanlar için kurulan geçici çadırlar görülüyor (AP)
Dün çekilen bir fotoğrafta, Gazze şehrindeki yıkımın ortasında yerinden edilmiş insanlar için kurulan geçici çadırlar görülüyor (AP)

Gazze Şeridi yönetim komitesi başkanı Ali Şaas, yaklaşık iki yıl süren yıkıcı İsrail savaşının ardından Şeridin yeniden inşasının yedi yıl içinde tamamlanacağına dair dikkat çekici bir iyimserlik dile getirdi.

Filistin radyosuna dün verdiği röportajda, ABD destekli bir anlaşma kapsamında Gazze Şeridi'ni yönetmekle görevlendirilen Şaas, savaş enkazını Akdeniz'e taşımayı da içeren iddialı bir planın ana hatlarını açıkladı.

Şaas, Hamas'ın yıllarca süren iktidarının ardından Filistin bölgesini yönetmekle görevli 15 kişilik Filistinli uzman grubunun başına geçecek.Şarku’l Avsat’ın Filistin radyosundan aktardığına göre Şaas, “Buldozerleri getirip enkazı denize dökersek ve denizde yeni adalar yaratırsak... üç yıl içinde Gazze için yeni toprak kazanmış ve enkazı temizlemiş olacağız” dedi. “Gazze yedi yıl öncesinden daha iyi bir hale gelecek” ifadesini kullandı.

Buna karşılık İsrail, barış planının ikinci aşamasının duyurusunu “sembolik” olarak değerlendirerek sektörün geleceğini engellemeye çalıştı.

Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas ise Gazze Yönetim Komitesi'nin kurulmasına destek verdiğini belirterek, “Filistin Yönetimi kurumları arasında bağlantı kurulmasının ve ikilik ve bölünmeyi sürdüren idari, hukuki ve güvenlik sistemleri kurulmamasının önemini yeniden teyit ediyoruz” ifadelerini kullandı.