Uydu görüntüleri yıkımın boyutunu gözler önüne serdi

Ayrıntılı uydu görüntüleri Türkiye'nin ilçelerinin deprem öncesi ve sonrasındaki durumunu ve yardım çalışmalarını kuşbakışı gözler önüne seriyor

Gaziantep'in İslahiye ilçesindeki binaların deprem öncesi ve sonrasındaki durumunun yakından çekimi (Uydu görüntüsü ©2023 Maxar Technologies)
Gaziantep'in İslahiye ilçesindeki binaların deprem öncesi ve sonrasındaki durumunun yakından çekimi (Uydu görüntüsü ©2023 Maxar Technologies)
TT

Uydu görüntüleri yıkımın boyutunu gözler önüne serdi

Gaziantep'in İslahiye ilçesindeki binaların deprem öncesi ve sonrasındaki durumunun yakından çekimi (Uydu görüntüsü ©2023 Maxar Technologies)
Gaziantep'in İslahiye ilçesindeki binaların deprem öncesi ve sonrasındaki durumunun yakından çekimi (Uydu görüntüsü ©2023 Maxar Technologies)

Türkiye'nin üç ilçesinin uydu görüntüleri, ülkeyi onlarca yıldır vuran en şiddetli depremlerin yol açtığı yıkımın boyutlarını gözler önüne seriyor.
Bölge, 6 Şubat'ta yerel saatle sabah 04.17 ve öğleden sonra 13.24'te Richter ölçeğine göre 7.8 ve 7.5 büyüklüğünde iki büyük depremle sarsıldı.
Acil durum çalışanları Türkiye ve Suriye'nin depremden etkilenen bölgelerinde hayatta kalanları bulmak için zamana karşı yarışırken kapsamlı kurtarma operasyonları devam ediyor.
Ölü sayısı halihazırda 7 bin 300'ü aşmış durumda ancak uzmanlar nihai sayının 20 bine kadar çıkabileceğinden endişe duyuyor.
Dünya Sağlık Örgütü'nün (WHO) tahminlerine göre iki ülkede 1,4 milyonu çocuk olmak üzere 23 milyon kişi doğrudan etkilenmiş olabilir. UNICEF binlerce çocuğun ölmesinden endişe ediyor.
Cenevre'de konuşan WHO Genel Direktörü Tedros Adhanom Ghebreyesus, "Bu artık zamana karşı bir yarış. Geçen her dakika, her saat, depremzedeleri canlı bulma şansımız azalıyor" dedi.
Bunlar, aynı büyüklükteki bir depremin yaklaşık 30 bin kişinin ölümüne yol açtığı 1939'dan bu yana Türkiye'yi vuran en şiddetli depremler.
Yeni uydu görüntüleri yıkımın boyutlarını gösteriyor.
İslahiye deprem öncesi kuşbakışı görünümü
Depremden önce İslahiye ilçesinin kuşbakışı görünümü (Uydu görüntüsü ©2023 Maxar Technologies)
 İslahiye deprem sonrası kuşbakışı görünümü
Depremden sonra İslahiye ilçesinin kuşbakışı görünümü, 7 Şubat 2023 (Uydu görüntüsü ©2023 Maxar Technologies)

Görüntüler, Türkiye'nin üç ilçesi İslahiye, Nurdağı ve Düziçi'nin depremden sonraki ayrıntılı kuşbakışı görünümlerini yansıtıyor.
İslahiye deprem öncesi ilçe merkezindeki binalar
Depremden önce İslahiye ilçe merkezindeki binalar (Uydu görüntüsü ©2023 Maxar Technologies)
İslahiye deprem sonrası ilçe merkezi
Depremden sonra İslahiye ilçe merkezindeki yıkılan binalar ve kurtarma çalışmaları (Uydu görüntüsü ©2023 Maxar Technologies)

İlk iki ilçenin deprem öncesi görüntüleri, bölgelerin depremden önceki ve sonraki hallerinin yan yana karşılaştırılmasına olanak tanıyarak yıkımın boyutunu vurguluyor. Yollar boyunca kümelenmiş sahra çadırları ve enkazdan arındırılmış birkaç alan görülebiliyor.
İslahiye'de deprem öncesi binaların yakın çekimi
Depremden önce İslahiye ilçesindeki binaların yakından görünümü (Uydu görüntüsü ©2023 Maxar Technologies)​​​​​​
 İslahiye'de deprem sonrası binaların yakın çekimi
Depremden sonra İslahiye ilçesindeki binaların yakından görünümü (Uydu görüntüsü ©2023 Maxar Technologies)

Bir başka görüntüdeyse İslahiye'deki yerel hastanenin dışında kurulmuş acil durum çadırları görülüyor. Öte yandan sahadaki raporlara göre yaralılar yardımdan daha hızlı geldiği için hastaneler dolup taşıyor.
İslahiye hastanesi acil durum çadırları
İslahiye hastanesinde deprem sonrası acil durum çadırları kuruldu (Uydu görüntüsü ©2023 Maxar Technologies)

Nurdağı'nda, yerleşim alanı gibi duran bir alanın etkilendiği görülüyor. Evler ve apartman blokları ya çöktü ya da ağır hasar aldı.
Nurdağı deprem öncesi
Depremden önce Nurdağı ilçesi (Uydu görüntüsü ©2023 Maxar Technologies)
 Nurdağı deprem sonrası
Depremden sonra Nurdağı ilçesi, 7 Şubat 2023 (Uydu görüntüsü ©2023 Maxar Technologies)

Binaların enkazı Nurdağı ilçe merkezine dağılmış durumda.
Nurdağı ilçe merkezi deprem öncesi
Depremden önce Nurdağı ilçe merkezi (Uydu görüntüsü ©2023 Maxar Technologies)
 Nurdağı ilçe merkezi deprem sonrası
Depremden sonra Nurdağı ilçe merkezi, 7 Şubat 2023 (Uydu görüntüsü ©2023 Maxar Technologies)

Görüntüleri, merkezi ABD'nin Colorado eyaletinde bulunan uzay teknolojisi şirketi Maxar Technologies'e ait uydular çekti. Bulutlar ve kötü hava koşulları bölgeyi etkilemeye devam ederken, Maxar yerde olup bitenlere ışık tutan bu görüntüleri yakalamayı başardı.
Nurdağı deprem öncesi binalar
Depremden önce Nurdağı ilçesindeki binalar (Uydu görüntüsü ©2023 Maxar Technologies)
 Nurdağı deprem sonrası hasar alan binalar
Nurdağı ilçesindeki sahra çadırları ve hasarlı binalar, 7 Şubat 2023. (Uydu görüntüsü ©2023 Maxar Technologies)

Bölgeyi izlemeye devam eden Maxar, ek görüntü ve bilgiye ulaşır ulaşmaz yeni güncellemeler sunacak.
Nurdağı deprem öncesi yerleşim bölgesi
Depremden önce Nurdağı'nda bir yerleşim alanı (Uydu görüntüsü ©2023 Maxar Technologies)
 Nurdağı deprem sonrası yerleşim bölgesi
Nurdağı ilçesinde yıkılmış yerleşim amaçlı kullanılan binalar (Uydu görüntüsü ©2023 Maxar Technologies)



Ankara Zirvesi, Avrupa’daki ABD varlığı konusunu yeniden gündeme getiriyor

ABD Başkanı Donald Trump, Ankara’da düzenlenecek NATO zirvesi öncesinde Beyaz Saray’da NATO Genel Sekreteri Mark Rutte ile bir araya geldi, 24 Haziran 2026. (AFP)
ABD Başkanı Donald Trump, Ankara’da düzenlenecek NATO zirvesi öncesinde Beyaz Saray’da NATO Genel Sekreteri Mark Rutte ile bir araya geldi, 24 Haziran 2026. (AFP)
TT

Ankara Zirvesi, Avrupa’daki ABD varlığı konusunu yeniden gündeme getiriyor

ABD Başkanı Donald Trump, Ankara’da düzenlenecek NATO zirvesi öncesinde Beyaz Saray’da NATO Genel Sekreteri Mark Rutte ile bir araya geldi, 24 Haziran 2026. (AFP)
ABD Başkanı Donald Trump, Ankara’da düzenlenecek NATO zirvesi öncesinde Beyaz Saray’da NATO Genel Sekreteri Mark Rutte ile bir araya geldi, 24 Haziran 2026. (AFP)

NATO’nun 7-8 Temmuz’da Ankara’da düzenlenecek zirvesi, ABD’nin Avrupa’daki askeri varlığını azaltabileceğine yönelik endişelerin gölgesinde gerçekleştirilecek. Yaklaşık 77 yıldır ABD ve NATO’nun güvenlik şemsiyesi altında bulunan Avrupa’da, Washington’ın izleyeceği yeni politika yakından takip ediliyor.

ABD Başkanı Donald Trump’ın Beyaz Saray’a dönüşünün ardından Avrupa’daki kaygılar daha da arttı. Trump, son dönemde ‘kâğıttan kaplan’ olarak nitelendirdiği NATO’dan çekilme tehdidini birden fazla kez dile getirdi. Trump’ın, İran’ın şubat ayı sonunda ABD-İsrail’in başlattığı savaşın ardından Hürmüz Boğazı’nı fiilen kapatması üzerine, seyrüsefer özgürlüğünün korunması için Avrupalı müttefiklerinden destek talep etmesine rağmen olumlu yanıt alamaması da Washington ile Avrupa başkentleri arasındaki gerilimi artırdı. Avrupalı liderler ise bu tutumlarını iki gerekçeyle savundu. İlk olarak, Trump’ın Avrupa’nın çıkarlarını doğrudan etkileyen bir savaşı başlatmadan önce müttefiklerine danışmadığını belirttiler. İkinci olarak ise NATO’nun görev alanının Körfez bölgesini kapsamadığını, ayrıca ittifakın beşinci maddesinin ancak üyelerden birine saldırı düzenlenmesi halinde işletilebileceğini, oysa bu savaşta ilk askeri adımı atan tarafın ABD olduğunu vurguladılar.

ABD kuvvetlerinin yeniden konuşlandırılması

ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth, 18 Haziran’da Berlin’de düzenlenen NATO savunma bakanları toplantısı sırasında, ABD’nin Avrupa’daki askeri varlığının kapsamlı şekilde gözden geçirileceğini açıkladı. Hegseth, söz konusu değerlendirmenin altı ay süreceğini belirtti. Açıklama, Washington’ın NATO’dan çekilmeyi ya da Avrupa’daki tüm askerlerini geri çekmeyi planladığına işaret etmese de Avrupa’da yeni bir endişe dalgasına yol açtı. Zira böyle bir adımın ittifakın fiilen sona ermesi anlamına geleceği değerlendiriliyor. ABD yönetiminin hedefinin, Avrupalı müttefiklerin güvenliği için üstlendiği yükü hafifletmek ve kuvvet konuşlanmasını yeniden düzenleyerek Avrupa ülkelerinin kendi savunmalarında daha fazla sorumluluk üstlenmesini sağlamak olduğu belirtiliyor.

dfvbf
ABD Başkanı Donald Trump, Fransa’nın doğusundaki Evian’da düzenlenen G7 Zirvesi’nde Starmer ve Macron ile birlikte (AFP)

Hegseth’in planına ilk tepkilerden biri, Fransa Silahlı Kuvvetler Bakan Vekili Alice Rufo’dan geldi. Rufo, NATO Genel Sekreteri Mark Rutte’nin Washington’da Trump ile görüşmek üzere yola çıkmasından önce kendisiyle yaptığı görüşmenin ardından Politico Europe’a verdiği röportajda, “ABD’nin askeri varlığının azaltılmasının, Avrupalılar için yeni sorunlar yaratmayacak şekilde planlı, koordineli ve etkili biçimde gerçekleştirilmesini istiyoruz” dedi. Uzun yıllar Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un danışmanlığını yapan ve kendisine yakın isimlerden biri olarak bilinen Rufo, “Atlantik ötesi ilişkilerde yaşanan büyük dalgalanmalar dikkate alındığında ne abartıya ne de inkâra kapılmalıyız” ifadesini kullandı.

Rufo’ya göre Avrupa’nın karşı karşıya olduğu en büyük sınama, büyük ölçüde ABD tarafından sağlanan stratejik destek unsurlarının yerini doldurmak olacak. Bunlar arasında hava ve deniz taşımacılığı, havada yakıt ikmali, istihbarat kapasitesi ve uzay tabanlı imkânlar bulunuyor. Avrupa içindeki görüş ayrılıklarına da dikkat çeken Rufo, Avrupalı ülkeleri birbirlerini suçlamaktan kaçınmaya çağırarak, “Önemli olan sadece rakamlar değil, gerçek askeri sonuçlardır” değerlendirmesinde bulundu.

Kayıp şeffaflık

ABD’den daha fazla ‘şeffaflık’ talep eden tek ülke Fransa değil. Almanya da Savunma Bakanlığı aracılığıyla, Washington’ın Avrupa’daki askeri varlığını azaltma planına ilişkin ayrıntılı bir ‘yol haritası’ sunmasında ısrar ediyor. Berlin, bu sayede ABD ile Avrupa arasında güvenlik sorumluluklarının devrinin planlı şekilde yürütülmesini amaçlıyor.

Bu süreçten en fazla etkilenecek ülkelerin başında Almanya geliyor. Washington, Avrupa’daki en büyük Amerikan askeri varlığına ev sahipliği yapan Almanya’dan 5 bin askerini çekmeyi planladığını açıkladı. Almanya’da yaklaşık 35 bin ABD askeri bulunurken, Ortadoğu ve Afrika operasyonları açısından Amerikan ordusunun en önemli üslerinden biri olan Ramstein Hava Üssü de burada yer alıyor. Almanya’daki ikinci önemli ABD üssü olan Wiesbaden Hava Üssü ise ABD Avrupa ve Afrika Komutanlığı’na ev sahipliği yapmasının yanı sıra, Ukrayna’ya yönelik askeri yardımların koordinasyonunda kilit rol üstleniyor.

dfrtb
2025 yılında Lahey’de düzenlenen NATO zirvesi sırasında NATO liderlerinin toplu fotoğrafı (DPA)

ABD yönetiminin kapsamlı değerlendirme sürecini tamamlaması beklenirken, basına yansıyan bilgilere göre Washington’ın Avrupa’daki stratejik bombardıman uçaklarının sayısını yarıya, savaş uçaklarının sayısını ise üçte bire indirmeyi planladığı belirtiliyor. Ayrıca Reaper tipi insansız keşif hava araçlarının sayısının azaltılması, NATO Kuvvet Modeli kapsamında İttifak için tahsis edilen denizaltı ve savaş gemilerinin kademeli olarak düşürülmesi de planlar arasında yer alıyor. NATO ülkeleri, bu sistem çerçevesinde olası bir savaş durumunda tahsis edecekleri asker ve askeri teçhizatı düzenli olarak belirliyor.

Rutte son günlerde, Washington’ın attığı adımların ‘sürpriz olmadığını’ söyleyerek Avrupalı müttefikleri rahatlatmaya çalıştı. Ancak yaşanan gelişmeler bunun aksini gösteriyor ve ABD yönetiminin karar alma sürecindeki tutarsızlıklara işaret ediyor. Nitekim Almanya’dan asker çekme kararı, Almanya Başbakanı Friedrich Merz’in Trump’ın İran savaşını yönetme biçimine yönelik eleştirilerinin ardından geldi. Benzer şekilde, ABD’nin Polonya’da konuşlandırmayı planladığı birlikleri aniden iptal etmesi, ardından bu karardan geri adım atması da müttefikler arasında şaşkınlık yarattı. Romanya’dan bin ABD askerinin çekilmesi de aynı kapsamda değerlendiriliyor.

Tüm bu gelişmeler, Avrupalı müttefikler arasında ABD’nin gerçek niyetine ilişkin belirsizliği artırırken, Washington’ın uzun vadeli stratejisine yönelik soru işaretlerini de beraberinde getirdi.

Yüklerin devri

Bugüne kadar Avrupa savunma kaynaklarına göre Paris’te net olan husus, ABD’nin ‘yüklerin devri’ olarak adlandırılan süreci hızlandırmak istediğidir. Bu konu, Ankara’da düzenlenecek zirvenin ana gündem maddelerinden biri olacak.

Bu kavram, Avrupa kıtasının savunmasında daha büyük yükün Avrupalı ülkelere bırakılmasını ifade ediyor. Washington ise bu süreçte odağını, başta Çin ile sistemsel rekabet olmak üzere diğer stratejik önceliklere yöneltmek istiyor. Öte yandan Avrupalı ülkeleri en çok endişelendiren konu, Rusya’nın gelecekte atabileceği olası adımlar. Fransa ve Almanya başta olmak üzere birçok Avrupa ülkesindeki üst düzey askeri yetkililer, Rusya’nın Ukrayna’nın ardından, on yılın sonuna doğru Avrupa’da yeni bir askeri maceraya girişebileceği uyarısında bulunmayı sürdürüyor.

xsvfvb
ABD Başkanı Donald Trump, Haziran 2025’te Lahey’de düzenlenen NATO Zirvesi’nin oturum aralarında Ukrayna Devlet Başkanı Vladimir Zelenskiy ile yaptığı görüşme sırasında (DPA)

Genel anlayışa göre Washington, Avrupalıların ‘konvansiyonel savaş’ olarak adlandırılan alanda kendi savunmalarını üstlenmesini, buna karşılık ABD’nin ‘nükleer caydırıcılığı’ elinde tutmasını istiyor. ABD’nin Almanya, İtalya, Belçika ve Hollanda’da nükleer silahları bulunuyor. Buna karşılık Fransa ve Birleşik Krallık ise kendi bağımsız nükleer caydırıcılık kapasitesine sahip.

Trump’ın, ilk başkanlık döneminden bu yana Avrupalı müttefiklerine savunma harcamalarını artırmaları yönünde baskı yaptığı biliniyor. Bu baskılar sonuç verdi; NATO müttefikleri savunma harcamalarını 2035 yılına kadar gayrisafi yurt içi hasılanın yüzde 5’ine çıkarma konusunda uzlaştı.

Halihazırda Avrupa ülkelerinin savunma harcamaları yüzde 2 ile 3 arasında değişirken, Polonya gibi bazı ülkeler yüzde 4’ün üzerine çıktı. Rutte, bu verileri Trump’ı ittifak içinde tutmak için kullanıyor. Bununla eş zamanlı olarak Avrupalılar, savunma sanayilerini geliştirmeye ve yeni iş birliklerini hızlandırmaya çalışıyor. Bu çabalar, Fransa’nın Avrupa Birliği (AB) dönem başkanlığı sırasında Mart 2022’de Versay’da kabul edilen savunma planı çerçevesinde yürütülüyor.

Ukrayna savaşının başlaması ve Avrupa’da yarattığı güvenlik endişelerinin ardından, Avrupa liderleri savunma harcamalarını artırma, savunma sanayi ve teknoloji altyapısını güçlendirme, enerji kaynaklarını çeşitlendirme ve ‘stratejik özerklik’ hedefini geliştirme kararı aldı.

Buna karşın bazı değerlendirmelere göre, NATO’nun Avrupa kanadı hem Avrupalılara hem de ABD’ye hizmet ediyor. ABD, 30 Avrupa ülkesinden oluşan bu yapı sayesinde ‘sabit bir uçak gemisi’ avantajı elde ediyor. Bu nedenle Washington’ın ne Avrupa’dan ne de NATO’dan tamamen çekileceği görüşü de savunuluyor.


Mısır ve Türkiye askeri iş birliğini derinleştiriyor

Mısır Genelkurmay Başkanı ve Türk mevkidaşı Kahire'de bir araya geldi (Mısır askeri sözcüsü)
Mısır Genelkurmay Başkanı ve Türk mevkidaşı Kahire'de bir araya geldi (Mısır askeri sözcüsü)
TT

Mısır ve Türkiye askeri iş birliğini derinleştiriyor

Mısır Genelkurmay Başkanı ve Türk mevkidaşı Kahire'de bir araya geldi (Mısır askeri sözcüsü)
Mısır Genelkurmay Başkanı ve Türk mevkidaşı Kahire'de bir araya geldi (Mısır askeri sözcüsü)

Mısır Genelkurmay Başkanı Korgeneral Ahmed Halife, Kahire'de ağırladığı Türk mevkidaşı Orgeneral Selçuk Bayraktaroğlu ile bir araya gelerek, iki ülkenin ortak çıkarları doğrultusunda askeri iş birliği alanlarını güçlendirmenin ve çabaları koordine etmenin önemine dikkat çekti.

Mısır Askeri Sözcülüğü tarafından dün yapılan açıklamaya göre, Türk Silahlı Kuvvetleri Genelkurmay Başkanı'nın birkaç gün sürecek resmi ziyaret kapsamında Kahire'de bulunduğu ve görüşmelerde ortak ilgi alanına giren konular ile askeri iş birliğini artırmanın yollarının ele alındığı belirtildi.

İki ülkenin Genelkurmay Başkanları, Mısır-Türkiye Askeri İşbirliği Komitesi’nin beşinci toplantısının kapanış oturumuna başkanlık etti. Görüşmelerin ardından, iki ülke silahlı kuvvetleri arasında askeri iş birliğini güçlendirmeyi ve tecrübe paylaşımını öngören faaliyetlerin uygulanmasını içeren tutanaklar imzalandı.

Mısır Genelkurmay Başkanı Korgeneral Ahmed Halife, Mısır ve Türk silahlı kuvvetleri arasındaki stratejik ortaklığın derinliğine dikkat çekerek, bu iş birliğinin iki dost ülkenin ortak çıkarlarına hizmet ettiğini belirtti.

sfght5j
Anadolu Kartalı 2026 tatbikatı, (Mısır askeri sözcüsü)

Türkiye Genelkurmay Başkanı Orgeneral Selçuk Bayraktaroğlu ise iki ülke arasındaki köklü bağlara duyduğu takdiri dile getirerek, önümüzdeki dönemde Mısır ve Türkiye silahlı kuvvetleri arasındaki verimli askeri ilişkileri daha da geliştirme konusundaki kararlılıklarını vurguladı.

Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre bu ziyaret, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın şubat ayında Kahire’ye gerçekleştirdiği ziyarette imzalanan "Askeri Çerçeve Anlaşması"nın ardından iki ordu arasında artan hareketliliğin devamı olarak öne çıkıyor.

Türkiye Savunma Bakanlığı, geçtiğimiz perşembe günü Mısır ve Azerbaycan’ın katılımıyla "Anadolu Kartalı 2026" isimli üçlü bir hava tatbikatının başladığını duyurdu. 3 Temmuz’a kadar sürecek olan tatbikatın, operasyonel kabiliyetleri geliştirmeyi ve yeni teknik-taktik hava operasyon prosedürlerini uygulamayı hedeflediği belirtildi. Tatbikata Mısır 5 adet F-16 savaş uçağı ile katılıyor.

Söz konusu üçlü tatbikat, 11-21 Haziran tarihleri arasında Mısır hava üslerinde gerçekleştirilen ve farklı tipte çok görevli savaş uçaklarının katıldığı Mısır-Türkiye ikili hava tatbikatının hemen ardından düzenleniyor. Mısır Askeri Sözcülüğü, bu eğitimlerin katılımcı kuvvetlerin becerilerini geliştirmeyi ve her türlü koşulda ortak hava görevlerini yüksek verimlilikle yerine getirme hazırlığını artırmayı amaçladığını ifade etti.


ABD, Türkiye'ye uçak motoru satışında ilerleme kaydetti

Washington'daki Boeing fabrikasında bulunan bir uçak motoru (Reuters)
Washington'daki Boeing fabrikasında bulunan bir uçak motoru (Reuters)
TT

ABD, Türkiye'ye uçak motoru satışında ilerleme kaydetti

Washington'daki Boeing fabrikasında bulunan bir uçak motoru (Reuters)
Washington'daki Boeing fabrikasında bulunan bir uçak motoru (Reuters)

Donald Trump yönetiminin, Türkiye’ye yüzlerce milyon dolar değerinde onlarca uçak motoru satışı için ilerleme planladığı bildirildi. Gelişme, ABD Kongresi’ndeki itirazlara rağmen gündeme gelirken, kararın önümüzdeki NATO zirvesi öncesinde Türkiye ile ilişkilerde önemli bir adım olabileceği değerlendiriliyor.

Kaynaklara göre motorlar, ABD merkezli General Electric tarafından üretilecek ve Türkiye’nin yerli savaş uçağı TAI Kaan programında kullanılacak. Söz konusu anlaşmanın değerinin 700 milyon doları aşabileceği belirtiliyor.

Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre Türkiye, 2016’da başlattığı KAAN projesiyle savunma alanında dışa bağımlılığı azaltmayı hedefliyor.

ABD ile Türkiye arasındaki ilişkiler, Trump döneminde genel olarak olumlu bir seyir izlese de Ankara’nın 2019’da S-400 hava savunma sistemi satın alması sonrası Lockheed Martin F-35 programından çıkarılmasıyla gerilim yaşamıştı.

Trump’ın, Türkiye’ye yönelik yeni adımlar atabileceğine dair açıklamaları da dikkat çekerken, Beyaz Saray’ın bazı çevreleri F-35 programına dönüş ihtimalini hâlâ değerlendirdiği ifade ediliyor.

ABD Kongresi’nde ise sürece yönelik itirazlar devam ediyor. Özellikle Demokrat Partili vekil Gregory Meeks, Türkiye’nin S-400 sahipliği nedeniyle anlaşmaya karşı çıkan isimler arasında yer alıyor.

Meeks, yönetimin yeterli bilgilendirme yapmadığını savunurken, bazı uzmanlar motor satışının F-35 programına dönüşten daha kolay bir adım olduğunu, ancak asıl kritik meselenin Ankara’nın S-400 politikası olduğunu vurguluyor.

ABD’li yetkililer, resmi sürecin sürdüğünü ve nihai kararın Kongre bilgilendirmesi sonrası şekilleneceğini ifade ediyor.