Dünyaca ünlü isimler, Türkiye'ye yardım çağrısı yaparak destek veriyor

Gigi ve Bella Hadid, komedyen Ramy Youssef, Güney Koreli müzisyen Siwon Choi, ABD'li oyuncu Elijah Wood ve çok sayıda ünlü, Türkiye'ye destek mesajları yolladı

Los Angeles doğumlu Gigi Hadid, Filistinli bir babayla Hollanda asıllı bir annenin kızı (Reuters)
Los Angeles doğumlu Gigi Hadid, Filistinli bir babayla Hollanda asıllı bir annenin kızı (Reuters)
TT

Dünyaca ünlü isimler, Türkiye'ye yardım çağrısı yaparak destek veriyor

Los Angeles doğumlu Gigi Hadid, Filistinli bir babayla Hollanda asıllı bir annenin kızı (Reuters)
Los Angeles doğumlu Gigi Hadid, Filistinli bir babayla Hollanda asıllı bir annenin kızı (Reuters)

Kültür sanat hayatının dünyaca ünlü isimleri, Kahramanmaraş merkezli depremin ardından sosyal medyada Türkiye'ye taziye mesajları yayınlıyor.
ABD'li ünlü model Gigi Hadid, Instagram'daki yaklaşık 77 milyon takipçisiyle UNICEF'in depremden etkilenen çocuklara yönelik yardım kampanyasını paylaşarak, "Türkiye ve Suriye'de depremlerden etkilenen herkes için üzgünüm." ifadelerini kullandı.
UNICEF'in bundan önceki afet yardım faaliyetlerindeki başarısına değinen Hadid, takipçilerini yardım kampanyasına destek vermeye çağırdı.
Kardeşi Bella Hadid de Türkiye ve Suriye'de etkili olan depreme ilişkin çeşitli bilgilere yer vererek, "Bütün vücudumda dondurucu bir his var. Etkilenen herkes için çok üzgünüm ve dua ediyorum. Haberler korkunç ve gerçekten kemiklerimi sarsıyor. Yardım etmek için yollar arıyorum." değerlendirmesinde bulundu.

"Ailesini kaybeden, bu korku altında yaşayan çocuklar için üzülüyorum"
ABD'li komedyen Ramy Youssef, Türkiye ve Suriye'deki deprem mağdurlarına yardım kampanyası linkini Instagram hesabında paylaştı.
Güney Koreli müzisyen Siwon Choi de Twitter hesabında, "Türkiye'nin güneyi ve Suriye'nin kuzeybatısında meydana gelen yıkıcı depremlerde sevdiklerini kaybedenlere en derin taziyelerimi iletiyorum. Özellikle ailesini kaybeden ve bu korku altında yaşayan çocuklar için üzülüyorum." yorumunu yaptı.
"Yüzüklerin Efendisi" filmindeki performansıyla tanınan ABD'li oyuncu Elijah Wood, Twitter paylaşımında depremlerin harap edici olduğuna vurgu yaparak, "Kalbim, Türk ve Suriye halklarından yana." dedi.
Güney Kore asıllı ABD'li rapçi Jay Park, sosyal medya hesaplarında Türkiye'ye destek mesajı verirken, "Herkesin iyi olması için dua ediyorum." açıklamasını yaptı.

Jimmy Fallon'dan yardım çağrısı
ABD'li komedyen ve sunucu Jimmy Fallon, dün sunduğu "The Tonight Show" programının başında UNICEF'in Türkiye ve Suriye'deki yardım kampanyasına dikkati çekti.
Fallon, "UNICEF şu an Suriye ve Türkiye'deki dostlarımıza yardım etmek üzere sahada. Temiz su, gıda ve çok daha fazla ihtiyaç malzemesini temin ediyorlar." dedi.
İzleyenleri "unicefusa.org/tonightshow" adresi üzerinden bağış yapmaya çağıran Fallon, "En ufak yardım bile işe yarar." sözlerini paylaştı.

Grammy ödüllü Sanchez'den destek mesajı
İngiliz solist Bailey May, Twitter hesabında, kalbinin Türkiye ve Suriye ile birlikte olduğunu ifade etti.
2014'te vizyona giren Birdman filminin müziklerini besteleyen Grammy ödüllü Meksikalı davulcu Antonio Sanchez, Twitter'da, "Türkiye'deki deprem oldukça feci. Türk kardeşlerimin acısını paylaşıyorum." ifadelerine yer verdi.
İtalyan oyuncu Michele Morone, "#helpturkey" etiketiyle yardım çağrısı yaparak, deprem bağışı kabul eden kurumların sayfalarını Instagram hesabına taşıdı.
Endonezyalı rock grubu Voice of Baceprot'un solisti Marsya Kurnia da AA muhabirine yaptığı açıklamada, "Türkiye'de olan afetten ötürü çok üzgün ve endişeliyiz. Türk halkının dirayetini kaybetmemesi ve güvende olmasını temenni ediyoruz." dedi.
 



Jennifer Lawrence, "tuhaf" set anısını anlattı: Kaplanlar gibi saldırdık

Sık sık kendi kuşağının en başarılı oyuncusu diye anılan Jennifer Lawrence, 4 kez Oscar adaylığı elde etmiş, 2013'te Umut Işığım'la En İyi Kadın Oyuncu ödülünü kazanmıştı (MUBI)
Sık sık kendi kuşağının en başarılı oyuncusu diye anılan Jennifer Lawrence, 4 kez Oscar adaylığı elde etmiş, 2013'te Umut Işığım'la En İyi Kadın Oyuncu ödülünü kazanmıştı (MUBI)
TT

Jennifer Lawrence, "tuhaf" set anısını anlattı: Kaplanlar gibi saldırdık

Sık sık kendi kuşağının en başarılı oyuncusu diye anılan Jennifer Lawrence, 4 kez Oscar adaylığı elde etmiş, 2013'te Umut Işığım'la En İyi Kadın Oyuncu ödülünü kazanmıştı (MUBI)
Sık sık kendi kuşağının en başarılı oyuncusu diye anılan Jennifer Lawrence, 4 kez Oscar adaylığı elde etmiş, 2013'te Umut Işığım'la En İyi Kadın Oyuncu ödülünü kazanmıştı (MUBI)

Jennifer Lawrence, yeni filmi Geber Aşkım'da (Die My Love) rol arkadaşı Robert Pattinson'la birlikte çekimlerin ilk gününün, "tuhaf" sayılabilecek bir deneyime dönüştüğünü anlattı.

Lawrence, Hollywood Reporter'ın yuvarlak masa buluşmasında, "Setteki ilk günümüz, birbirimize kaplanlar gibi saldırdığımız çıplak bir sahne çektik" dedi. 

Söyleşiye ayrıca Jessie Buckley, Laura Dern, Cynthia Erivo, Renate Reinsve ve Amanda Seyfried katıldı.

Lawrence, filmin yönetmeni Lynne Ramsay'nin, çekimlerden önce kendisini ve Batman yıldızı Pattinson'ı hazırlık amacıyla yorumlayıcı dans derslerine gönderdiğini söyledi.

Umut Işığım (Silver Linings Playbook) yıldızı, çekimlere bu şekilde başlamanın ise beklenmedik biçimde rahatlatıcı olduğunu belirtti. Lawrence, "İlk gün olması güzeldi çünkü böylece aklımızın bir köşesinde asılı kalmadı" diye konuştu.

Seyfried, bu planın "dahice" olduğunu söyleyerek, "Birini çıplak gördüğünüzde, merak edip durmazsınız" yorumunu yaptı. Lawrence da buna katılarak, "O zaman ben de bunu düşünmek zorunda kalmıyorum" dedi.

Lawrence, yorumlayıcı dans dersinde çıplak olmadıklarını da ayrıca vurguladı.

Geber Aşkım'da Lawrence, doğum sonrası depresyonla boğuşan Grace'i oynuyor. Karakter ve sevgilisi Jackson, izole bir bölgedeki eski bir kır evine taşınıyor. Ancak Jackson'ın sık sık evden uzakta olması, bir zamanlar yazar olmak isteyen genç kadını yıkıcı davranışlara sürüklüyor. Gerçeklikle hayal arasındaki sınırlar bulanıklaştıkça Grace, yavaş yavaş deliliğe kayıyor.

Filmde ayrıca Sissy Spacek, LaKeith Stanfield ve Nick Nolte de rol alıyor.

Independent Türkçe, Hollywood Reporter, Entertainment Weekly


Sinemalarda Stranger Things rüzgarı: Hayranlar salonlara akın etti

Ekran hayatına 2016'da başlayan 12 Emmy ödüllü Stranger Things, 1980'lerde geçiyor ve hayali bir Amerikan kasabasında yaşanan paranormal olayları konu alıyor (Netflix)
Ekran hayatına 2016'da başlayan 12 Emmy ödüllü Stranger Things, 1980'lerde geçiyor ve hayali bir Amerikan kasabasında yaşanan paranormal olayları konu alıyor (Netflix)
TT

Sinemalarda Stranger Things rüzgarı: Hayranlar salonlara akın etti

Ekran hayatına 2016'da başlayan 12 Emmy ödüllü Stranger Things, 1980'lerde geçiyor ve hayali bir Amerikan kasabasında yaşanan paranormal olayları konu alıyor (Netflix)
Ekran hayatına 2016'da başlayan 12 Emmy ödüllü Stranger Things, 1980'lerde geçiyor ve hayali bir Amerikan kasabasında yaşanan paranormal olayları konu alıyor (Netflix)

Yılbaşı gecesi, izleyiciler Baş Aşağı Dünya'ya veda etmek için sinema salonlarına akın etti.

Variety'nin aktardığına göre, Netflix'in fenomen dizisi Stranger Things'in final bölümünün gösterimleri sinema salonlarına 25 milyon ila 28 milyon dolar arasında hasılat getirdi. Ancak biletler farklı fiyatlarla satıldığı için kesin bir rakam vermek güç. 

Örneğin AMC ve Cinemark, 20 dolarlık yiyecek - içecek harcaması karşılığında bedava bilet sunarken Regal Cinemas ve diğer bazı zincirler 11 dolarlık bir izleme ücreti belirledi; bu da Millie Bobby Brown'ın canlandırdığı Eleven'a gönderme olarak yorumlandı.

Öte yandan bu hafta başında dizinin yaratıcıları Duffer kardeşler, sosyal medyada 1,1 milyon bilet satıldığını duyurmuştu. 

Sonuçlar, sinema işletmecileri açısından olumlu bir tablo çiziyor. Zira 2025 salonlar açısından hayal kırıklığı yaratan bir yıldı. ABD iç pazarında bilet satışları yaklaşık 8,9 milyar dolarda kaldı. Bu, vasat geçen 2024'e kıyasla yalnızca yüzde 1,5'lik bir artış anlamına geliyor ve pandemi öncesinde sektörün ulaştığı 11 milyar doların oldukça gerisinde. 

Stranger Things, The Goonies ve E.T. (E.T. the Extra-Terrestrial) gibi 1980'lerin fantastik maceralarına selam duran yapısıyla Netflix tarihinin en popüler dizilerinden biri haline geldi. Dizi, 5 sezonluk serüvenini yılbaşı gecesi yayına giren, iki saatlik dev bir final bölümüyle noktaladı.

AMC'nin CEO'su Adam Aron, cuma günü yaptığı açıklamada Netflix içeriklerini "büyük perdede" daha fazla göstermenin yollarını arayacaklarının sinyalini verdi. Aron, şöyle dedi:

AMC olarak, daha fazla Netflix içeriğini sinema seyircisiyle buluşturma ihtimalinden heyecan duyuyoruz. Ayrıca şunu da eklemeliyim ki, iki yakın dönemli projemizde iki şirket arasındaki çalışma ilişkisi kolay, yaratıcı ve sorunsuz ilerledi. Bu nedenle, iki şirketimizin AMC'nin dev ekranlarında hangi Netflix yapımlarının gösterilebileceğine dair görüşmelere çoktan başlamış olması kimseyi şaşırtmamalı.

Independent Türkçe, Variety, Deadline


Netflix'te zirveye çıkan belgesel izleyicileri sarstı

Çocuk istismarı suçundan hüküm giyen Jodi Hildebrandt, cezasını Salt Lake City'deki Utah Eyalet Islah Kurumu'nda çekiyor (Netflix)
Çocuk istismarı suçundan hüküm giyen Jodi Hildebrandt, cezasını Salt Lake City'deki Utah Eyalet Islah Kurumu'nda çekiyor (Netflix)
TT

Netflix'te zirveye çıkan belgesel izleyicileri sarstı

Çocuk istismarı suçundan hüküm giyen Jodi Hildebrandt, cezasını Salt Lake City'deki Utah Eyalet Islah Kurumu'nda çekiyor (Netflix)
Çocuk istismarı suçundan hüküm giyen Jodi Hildebrandt, cezasını Salt Lake City'deki Utah Eyalet Islah Kurumu'nda çekiyor (Netflix)

İzleyicileri tedirgin eden gerçek suç belgeseli, Netflix'in en çok izlenen filmler listesinin zirvesine yerleşti.

Platformda 30 Aralık'ta yayına giren belgesel, Jodi Hildebrandt: Sosyal Medyanın En Karanlık Hikayesi (Evil Influencer: The Jodi Hildebrandt Story) adını taşıyor.

Yönetmenliğini Skye Borgman'ın üstlendiği belgesel, aile danışmanı Jodi Hildebrandt ve içerik üreticisi Ruby Franke'nin yollarının kesişmesiyle başlayan ve karanlık bir tabloya dönüşen süreci anlatıyor. 

Netflix, 18 yaş altına uygun olmadığını belirttiği belgeselin konusunu şöyle özetliyor:

Utahlı terapist Jodi Hildebrandt'ın, ebeveynlik temalı YouTube kanalı olan Ruby Franke'yle birlikte çocuk istismarından tutuklanması çarpık bir manipülasyon öyküsünü ortaya serer.

İzleyicileri sarsan belgesel, sosyal medyada paylaşılan yorumlarla gündem oldu.

Bir Netflix abonesi filmi "son derece rahatsız edici" diye nitelerken, bir başka izleyici belgeselin ilk dakikalarından itibaren defalarca yüksek sesle "Aman Tanrım" dediğini yazdı. 

Başka bir izleyici de belgeseli izledikten sonra "duygusal olarak hırpalanmış" hissettiğini, hikayenin haberlerde duyduklarından bile daha karanlık bir boyuta ulaştığını belirtti.

Tartışma Reddit'e de taşındı. Bir kullanıcı, belgeselin kendisini "titretip" çok üzdüğünü yazdı. Bir başkası ise "gerçekten hasta insanlar" ifadesini kullanarak ayrıntıları izlemeye dayanamadığını ve sonuna doğru ileri sardığını söyledi.

Kısacası, yayın devinin bu yeni belgeseli şimdiden çok sayıda aboneyi hem kendine çekmiş hem de rahatsız etmiş durumda. Hafta sonu "hafif bir şeyler" izlemek isteyenler için, Jodi Hildebrandt: Sosyal Medyanın En Karanlık Hikayesi iyi bir seçenek olmayabilir.

Independent Türkçe, Express, Mirror