Ermeni Cemaati, depremzedeler için 2,5 milyon lira bağışladı

Ermeni Cemaati, Kahramanmaraş merkezli 7,7 ve 7,6 büyüklüğündeki depremlerden etkilenen bölgelere yardım amacıyla Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığına (AFAD) 2,5 milyon lira bağışta bulundu. ​​​​​​​

AA
AA
TT

Ermeni Cemaati, depremzedeler için 2,5 milyon lira bağışladı

AA
AA

Yapılan bağışla ilgili AA'ya bilgi veren Ermeni Vakıflar Birliği Başkanı ve Surp Pırgiç Hastanesi Yönetim Kurulu Başkanı Bedros Şirinoğlu, Surp Pırgiç Hastanesi hesabından 2,5 milyon liralık bağışın AFAD'ın hesabına yatırıldığını söyledi.
Şirinoğlu, yaşanan depremin büyük bir afet olduğunu vurgulayarak, şunları kaydetti:
"Şiddeti, etkisi ve yol açtığı tahribat göz önüne alınırsa tarihte eşine az rastlanır bir deprem felaketi bu. Kelimelerin yetersiz kaldığı derin bir acıyla sarsıldık. Göçük altında yaşam mücadelesi veren, enkaz başında yakınlarından iyi bir haber bekleyen tüm kardeşlerimiz için dua ediyorum. Yaralılara şifa, hayatını kaybedenlere rahmet, geride kalanlara sabır diliyorum. Ülke olarak çok zor günler yaşıyoruz. Ancak biz büyük bir devlet, büyük bir milletiz. Bu felaketi metanetle, teenniyle, birlik ve beraberlik içerisinde aşacağız. Yaralarımızı birlikte saracağız. Sayın Cumhurbaşkanımızın koordinasyonunda devletimizin yürüttüğü arama-kurtarma faaliyetlerini destekleyecek, depremden zarar gören kardeşlerimizle dayanışma içerisinde olacağız. Ülkemize geçmiş olsun. Başımız sağ olsun. Çok üzgünüm."



Gazze Şeridi, teknokrat komitenin gelişini bekliyor

Filistinli bir kadın, dün Gazze ateşkes anlaşması kapsamında İsrail tarafından iade edilen cesetlerin adli tıp uzmanları tarafından incelendiği el-Şifa Hastanesi önünde ağlıyor (AFP)
Filistinli bir kadın, dün Gazze ateşkes anlaşması kapsamında İsrail tarafından iade edilen cesetlerin adli tıp uzmanları tarafından incelendiği el-Şifa Hastanesi önünde ağlıyor (AFP)
TT

Gazze Şeridi, teknokrat komitenin gelişini bekliyor

Filistinli bir kadın, dün Gazze ateşkes anlaşması kapsamında İsrail tarafından iade edilen cesetlerin adli tıp uzmanları tarafından incelendiği el-Şifa Hastanesi önünde ağlıyor (AFP)
Filistinli bir kadın, dün Gazze ateşkes anlaşması kapsamında İsrail tarafından iade edilen cesetlerin adli tıp uzmanları tarafından incelendiği el-Şifa Hastanesi önünde ağlıyor (AFP)

İsrail'in Gazze Şeridi ile Mısır arasındaki Refah kara sınır kapısının yarın kısmen açılacağını ve yolcuların günlük olarak sınırlı sayıda giriş çıkış yapmasına izin verileceğini açıklamasının ardından, Gazzeliler bölgeyi yönetecek "teknokrat komitesinin" gelişini bekliyor.

“Teknokrat Komitesi” başkanı Ali Şaas, X sayfasında yaptığı açıklamada, “Refah sınır kapısının işletilmesiyle ilgili taraflar arasında gerekli düzenlemeler tamamlandıktan sonra… 2 Şubat 2026 Pazartesi gününden itibaren Refah sınır kapısının her iki yönde de açılacağını resmen duyuruyoruz. 1 Şubat Pazar günü ise sınır kapısındaki çalışma mekanizmalarının deneme günü olacaktır” ifadelerini kullandı.

Şarku’l Avsat’a konuşan kaynaklar, "teknokrat komitesi" üyelerinin, Tel Aviv'in izin vermesi halinde, yarın veya önümüzdeki pazartesi günü Gazze Şeridi'ne gelmelerinin beklendiğini, ancak İsrail'in bu konuda şimdiye kadar oyalama taktiği uyguladığını ifade ettiler.

 


İran müzakere ve savaş arasında gidip geliyor

Dün Arap Denizi'nde ABD uçak gemisi "Abraham Lincoln"den bir savaş uçağı havalandı (CENTCOM)
Dün Arap Denizi'nde ABD uçak gemisi "Abraham Lincoln"den bir savaş uçağı havalandı (CENTCOM)
TT

İran müzakere ve savaş arasında gidip geliyor

Dün Arap Denizi'nde ABD uçak gemisi "Abraham Lincoln"den bir savaş uçağı havalandı (CENTCOM)
Dün Arap Denizi'nde ABD uçak gemisi "Abraham Lincoln"den bir savaş uçağı havalandı (CENTCOM)

İran müzakere ve savaş arasında gidip gelirken, ABD Başkanı Donald Trump askeri çatışmadan kaçınmak için belirlediği şartlarda ısrarını sürdürüyor. Tahran, Washington ile herhangi bir diyaloğun, Washington'un tehditlerini geri çekmesine bağlı olduğunu ifade etti.

Trump dün, Venezuela'ya gönderilenden daha büyük bir ABD filosunun İran'a doğru ilerlediğini ve güç kullanımına gerek kalmayacağını umduğunu söyledi. İran'ın bir anlaşmaya varmak istediğini belirterek, "Ne olacağını göreceğiz" dedi. Tahran'a bir süre tanıdığını da doğruladı. Washington, diplomasi olasılığını belirtirken, USS Abraham Lincoln uçak gemisinin önderliğinde, Tomahawk füzeleriyle donatılmış üç destroyer eşliğinde bir deniz saldırı grubu konuşlandırarak, hava savunmasını güçlendirdi ve bölgedeki limanlara da savaş gemilerini getirerek askeri yığılmasını yoğunlaştırdı.

Atakçi ile İstanbul'da yaptığı görüşme sonrasında basın toplantısında konuşan Türkiye Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Ankara'nın İran'a yönelik her türlü askeri müdahaleyi reddettiğini, çözümün içsel ve halkın iradesiyle olması gerektiğini belirterek, ABD-İran diyaloğunun yeniden başlatılması çağrısında bulundu.

İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi ise basın toplantısında, ülkesinin adil ve eşitlikçi müzakerelere hazır olduğunu, ancak tehdit altında veya ön koşullu diyaloğu kabul etmediğini belirterek, ülkesinin hem müzakereye hem de savaşa hazır olduğunu vurguladı ve savunma kapasitesinde herhangi bir tavizi reddetti.


Panama Kanalı krizinde karar: Çin’e diplomatik darbe vuruldu

Çin devletine ait şirketler de Panama Kanalı'ndaki ihalelere girmişti (Reuters)
Çin devletine ait şirketler de Panama Kanalı'ndaki ihalelere girmişti (Reuters)
TT

Panama Kanalı krizinde karar: Çin’e diplomatik darbe vuruldu

Çin devletine ait şirketler de Panama Kanalı'ndaki ihalelere girmişti (Reuters)
Çin devletine ait şirketler de Panama Kanalı'ndaki ihalelere girmişti (Reuters)

ABD ve Çin arasındaki Panama Kanalı tartışması, Hong Kong merkezli CK Hutchison şirketiyle ilgili verilen kararın ardından tekrar alevleniyor. 

Panama Yüksek Mahkemesi'nin sitesinde dün gece açıklanan kararda, CK Hutchison'ın liman sözleşmesinin "Anayasa'ya aykırı olduğu" hükme bağlandı.  

Çinli iş insanı Li Ka-shing'in sahibi olduğu şirket, kanalın her iki yakasında da tesise sahip. Balboa ve Cristobal adlı limanları işleten firma, ABD Başkanı Donald Trump'ın Çin'in Panama Kanalı'nın kontrolünü ele geçirdiğini iddia etmesiyle başlayan diplomatik krizin ortasında kalmıştı. 

Buna çözüm olarak firma Panama Kanalı'nın iki yakasındaki stratejik limanlara ait hisselerini, Amerikan varlık yönetim şirketi BlackRock liderliğindeki konsorsiyuma 22,8 milyar dolar karşılığında satmayı 4 Mart'ta kabul etmişti.

Ancak Pekin, sert tepki gösterdiği satış işlemleri hakkında inceleme başlatmıştı. Ayrıca CK Hutchison Holdings'in limanlarla ilgili Panama yönetimine 300 milyon dolara yakın borcu olduğu da bildirilmişti.

New York Times (NYT) ve Wall Street Journal (WSJ), henüz tamamlanmayan anlaşmanın mahkeme kararından nasıl etkileneceğinin belirsiz olduğunu yazıyor. 

WSJ'nin analizinde, firmanın limanlardaki faaliyetlerini durdurmak zorunda kalabileceğine dikkat çekiliyor. Şirketin, Yüksek Mahkeme kararına itiraz hakkı yok ancak kararla ilgili çeşitli açıklamalar isteyerek lisans iptal sürecini uzatabilir. 

Panama yönetiminin, lisans iptalinin ardından yeni ihale süreci başlatılana kadar limanları yönetmesi için bir şirketi görevlendirebileceği belirtiliyor.

Panama Yüksek Mahkemesi'nin kararında "siyasi baskının önemli rol oynadığı" savunuluyor. Kararın "Başkan Trump için Batı Yarımküre'deki güvenlik hedeflerinde bir zafer kazandırdığı, Çin'in ise bölgedeki etkisini zayıflattığı" ifade ediliyor. 

ABD'nin 3 Ocak'ta Venezuela'ya düzenlediği baskında lider Nicolas Maduro ve eşi Cilia Flores'i kaçırmasıyla Çin'in halihazırda Latin Amerika'daki önemli bir müttefikini yitirdiği hatırlatılıyor.

Independent Türkçe, Wall Street Journal, New York Times