Suudi Arabistan depremzedeler için hava köprüsü ve halk bağışları için Sahem uygulamasını devreye soktu

KSRelief Genel Müdürü Dr. Abdullah Rabia (SPA)
KSRelief Genel Müdürü Dr. Abdullah Rabia (SPA)
TT

Suudi Arabistan depremzedeler için hava köprüsü ve halk bağışları için Sahem uygulamasını devreye soktu

KSRelief Genel Müdürü Dr. Abdullah Rabia (SPA)
KSRelief Genel Müdürü Dr. Abdullah Rabia (SPA)

Kral Selman Yardım ve İnsani Çalışmalar Merkezi (KSRelief), Suudi Arabistan Kralı Selman bin Abdulaziz ve Veliaht Prens Muhammed bin Selman’ın talimatları doğrultusunda, iki gün öce Suriye ve Türkiye'yi vuran ve binlerce kişiyi öldüren yıkıcı depremden etkilenenlere yardım etmek için bir hava köprüsü ve yardım kampanyası başlattı.
Kraliyet Divanı Danışması ve KSRelief Genel Müdürü Dr. Abdullah Rabia, kurtarma ve hızlı müdahale ekiplerinin depremden etkilenen bölgelere ulaşması için önümüzdeki saatlerde barınak, sağlık, gıda ve lojistik yardım ulaştırılması adına hava köprüsünün açılacağına değindi.
Rabia, Suudi Arabistan tarafından sağlanan yardımın herhangi bir dini, siyasi, askeri veya etnik gündemle bağlantılı olmadığını ifade ederek, KSRelief’in kurulduğu günden bu yana, herhangi bir gündeme bağlamadan Suriye halkının acılarını hafifletmek için çalıştığını söyledi.
Dün başkent Riyad'da Suriye ve Türkiye'deki depremlerden etkilenenlere yardım amaçlı halk kampanyasının başlatılması sırasında düzenlenen basın toplantısında açıklamalarda bulunan Rabia, “Yaralıları hiçbir siyasi aidiyet gözetmeksizin önemsiyoruz. Birleşmiş Milletler kuruluşları ve yerel kuruluşlarla mevcut çalışmalarımızla Suriye'nin tüm bölgelerindeki kardeşlerimize ve çocuklarımıza ulaşacağız” şeklinde konuştu.
Suudi Arabistan’ın dünyada ilk kez tüm halkına Türkiye ve Suriye için bağış çağrısında bulunan ülke olduğunu ifade eden Dr. Rabia, bağışların Sahem uygulaması veya kampanya için belirlenen banka hesabı aracılığıyla ya da merkezin internet sitesinde yer alan çeşitli bağış kanalları aracılığıyla toplanacağını ifade etti.
Rabia açıklamasına şu ifadelerle devam etti;
“Yardım kampanyası, depremden etkilenenlere barınak, sağlık, gıda ve lojistik yardım sağlamak için önümüzdeki saatlerde bir hava köprüsünün başlatılması da dahil olmak üzere çeşitli programların uygulanmasını içeriyor. Buna ek olarak, kurtarma ekipleri, hızlı müdahale ekipleri ve acil sağlık ekipleri, zamanlarını, emeklerini ve deneyimlerini kardeş halkların başına gelen büyük yarayı hafifletmek için gönüllü ekiplerle ortaklaşa deprem bölgelerine gidecek.”
Kraliyet Divanı Danışmanı, Kıdemli Alimler Konseyi üyesi Şeyh Dr. Saad bin Naser eş-Şatri ise, hayırseverliğin fazileti hakkında konuşarak, “Bu mübarek ülkenin dünyanın dört bir yanındaki muhtaç ve mağdur insanlara yardım sağlamak için harekete geçmesi Cenab-ı Hakk’ın lütfudur” dedi.
Dr. Şatri, herkesi Sahem platformu aracılığıyla bağış yapmaya çağırarak, “Merkez, daha önceki yardım kampanyalarında büyük işler yapan, bağışlardan herhangi bir idari ücret kesintisi yapmayan ve eksiksiz olarak ihtiyaç sahiplerine ulaştıran güvenilir bir kuruluştur” ifadelerini kullandı.



Suudi Arabistan, yapay zekâ modellerinde dünya çapında üçüncü sırada yer alıyor

Suudi Arabistan, yapay zekâ alanında dünya çapında en iyi on ülke arasında yer alarak uluslararası alanda adından söz ettirdi. (SPA)
Suudi Arabistan, yapay zekâ alanında dünya çapında en iyi on ülke arasında yer alarak uluslararası alanda adından söz ettirdi. (SPA)
TT

Suudi Arabistan, yapay zekâ modellerinde dünya çapında üçüncü sırada yer alıyor

Suudi Arabistan, yapay zekâ alanında dünya çapında en iyi on ülke arasında yer alarak uluslararası alanda adından söz ettirdi. (SPA)
Suudi Arabistan, yapay zekâ alanında dünya çapında en iyi on ülke arasında yer alarak uluslararası alanda adından söz ettirdi. (SPA)

Suudi Arabistan, yapay zekâ alanında yeni bir başarıya imza atarak, Stanford Üniversitesi İnsan Merkezli Yapay Zekâ Enstitüsü’nün (HAI) 2025 Yapay Zekâ Endeksi’ne göre, büyük dil modellerinde ABD ve Çin’in ardından üçüncü; yapay zekâ alanındaki istihdam oranında da Hindistan ve Brezilya’nın ardından üçüncü sırada yer aldı.

Stanford Üniversitesi’nin küresel yapay zekâ göstergesinde Suudi Arabistan’ın çeşitli kategorilerde kaydettiği belirgin ilerleme, ülkeyi yapay zekâ alanında dünyanın ilk on ülkesi arasına taşıdı. Bu sonuçlar, Vizyon 2030 doğrultusunda veriye dayalı ekonomi ve yapay zekâ teknolojilerinde ülkeyi lider ülkeler arasına yükseltmeyi hedefleyen Suudi Arabistan Veri ve Yapay Zekâ Kurumu’nun (SDAIA) yürüttüğü çalışmaların etkisini ortaya koyuyor.

Yapay zekâ modellerinde ve yapay zekâ istihdamının büyüme oranında dünya üçüncülüğü, ülkenin yüksek yenilik kapasitesine ve ileri model geliştirme yeteneğine işaret ediyor. Bu modeller arasında, Arapça üretilen içeriklerde dünyanın en güçlü üretken yapay zekâ modellerinden biri olarak gösterilen ‘ALLAM’ modeli de bulunuyor. Ülke ayrıca, yapay zekâ teknolojileriyle ilişkili yeni istihdam fırsatlarını genişletmeye devam ediyor.

Aynı endekste Suudi Arabistan, yapay zekâ yeteneklerini çekmede dünya yedincisi olurken, gelişmiş teknoloji ekosistemi ve küresel uzmanlar için cazip düzenleyici ortamıyla da öne çıktı. Ülke, yapay zekâ konusunda kamuoyu farkındalığı ve bilimsel atıf sayıları kategorilerinde de dünya sekizincisi oldu.

Bu başarılar; yapay zekâ araştırmalarına yapılan yatırımların, bilgi toplumunun güçlendirilmesine yönelik projelerin ve geniş katılımlı eğitim programlarının etkisini yansıtıyor. Bu programlar arasında, yapay zekâ alanında bir milyon kişiyi yetkinleştirmeyi hedefleyen ‘SAMAI’ girişimi de yer alıyor ve toplumun farklı kesimlerinden yoğun ilgi görüyor.

Bu sıralamalar, Suudi Arabistan’ın veri ve yapay zekâ alanlarında uluslararası alanda örnek gösterilen bir model haline geldiğini ortaya koyuyor. Aynı zamanda ülkenin insan kaynağını geliştirme ve teknolojik farkındalığı artırma çabalarının, Vizyon 2030’un hedefleriyle uyumlu şekilde, kapsamlı bir dijital dönüşüme ve ulusal ekonominin güçlenmesine katkı sunduğunu gösteriyor.


Katar, İsrail'e Gazze anlaşmasının ikinci aşamasına geçişi engellememesi çağrısında bulundu

Katar, İsrail'e Gazze anlaşmasının ikinci aşamasına geçişi engellememesi çağrısında bulundu
TT

Katar, İsrail'e Gazze anlaşmasının ikinci aşamasına geçişi engellememesi çağrısında bulundu

Katar, İsrail'e Gazze anlaşmasının ikinci aşamasına geçişi engellememesi çağrısında bulundu

Katar Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü, İsrail’in Gazze’de iki rehinenin cesedinin hâlâ bulunamadığını gerekçe göstererek ateşkes planının ikinci aşamasına geçişi geciktirmemesi gerektiğini söyledi.

Bakanlık Sözcüsü Macid el-Ensari bugün yaptığı basın açıklamasında, “İsrail’in bu iki cesedi gerekçe göstererek anlaşmanın uygulanmasını aksatmasına izin verilmemesi gerektiğini düşünüyoruz” dedi. Sözcü, aynı zamanda Filistin tarafının, İsrail’in bahane üretmesini önlemek adına cesetlerin bulunması için çalıştığını ifade etti.

ABD arabuluculuğunda varılan ve 10 Ekim’de yürürlüğe giren ateşkes anlaşmasına göre Hamas, elinde tuttuğu 48 rehinenin tamamını -aralarında 20 canlı rehinenin de bulunduğu- teslim etmeyi taahhüt etmişti. Hamas şimdiye kadar 46 rehineyi teslim etti; son iki rehinenin cesedi ise hâlâ Gazze’de bulunuyor.

Ensari, Katar ve bölgedeki ortaklarının mevcut çabasının planın ilk aşamasından ikinci aşamasına geçişi sağlamak olduğunu belirterek, bu adımın Gazze’deki savaş halini tamamen sona erdirecek kalıcı bir barışa kapı açacağı değerlendirmesinde bulundu.

Ensari, “Ateşkesin ikinci aşamasına geçişte büyük zorluklar bulunuyor, ancak şu anda öncelik, anlaşmayı yeterince uzun süre koruyarak tüm bölgesel aktörlerin, uluslararası toplum ve ABD ile birlikte siyasi bir çözüm üzerinde çalışmasını sağlamak” dedi.

Ensari, Doha ile Tel Aviv arasında olası bir normalleşmenin yalnızca Filistin meselesinde kapsamlı bir çözüm sağlanması durumunda gündeme gelebileceğini vurguladı.

Diğer yandan İsrail’deki Rehine ve Kayıp Aileleri Forumu, dün Tel Aviv’de son iki rehinenin cesetlerinin Gazze’den geri getirilmesini talep eden bir gösteri düzenledi.

İsrail, iki ceset tamamen teslim edilmeden ikinci aşamaya geçmeye yanaşmıyor. Filistinli kaynaklar ise Şarku’l Avsat’a yaptıkları açıklamada, söz konusu cesetleri bulmanın zorluk taşıdığını belirtti. Bu zorluk, İsrail’in rehine sorumlularını hedef alması ve ilgili bölgelerde geniş çaplı bombardıman ve yıkım operasyonları yürütmesinden kaynaklanıyor.

Ateşkes planının ikinci aşamasında öngörülen maddeler arasında, Gazze yönetiminin geçici bir otoriteye devredilmesi, uluslararası bir istikrar gücünün konuşlandırılması, İsrail ordusunun sarı hattan tamamen çekilmesi ve Hamas’ın silahsızlandırılması yer alıyor.


BAE, İsrail'in Suriye'de gerilimim tırmandıran saldırılarını kınadı

İsraillilerin Beyt Cin'den çekilmeleri sırasında imha ettikleri bir Humvee (AFP)
İsraillilerin Beyt Cin'den çekilmeleri sırasında imha ettikleri bir Humvee (AFP)
TT

BAE, İsrail'in Suriye'de gerilimim tırmandıran saldırılarını kınadı

İsraillilerin Beyt Cin'den çekilmeleri sırasında imha ettikleri bir Humvee (AFP)
İsraillilerin Beyt Cin'den çekilmeleri sırasında imha ettikleri bir Humvee (AFP)

Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) Dışişleri Bakanlığı, dün İsrail'in Şam kırsalındaki Beyt Cin kasabasına düzenlediği saldırıyı ve sivil kayıplara yol açan bombardımanı kınadı.

BAE Haber Ajansı WAM, Dışişleri Bakanlığı'nın BAE'nin Suriye egemenliğinin ihlalini ve güvenlik ve istikrarına yönelik tehdidi tamamen reddettiğini belirten bir açıklamasını yayımladı.

BAE, uluslararası toplumu, İsrail'in Suriye'ye yönelik tekrarlanan saldırılarını durdurmak, İsrail'in gerilimi artırmasına son vermek ve bölgede gerilimi artıracak her türlü eylemden kaçınmak için derhal harekete geçmeye çağırdı.

Suriye Arap Haber Ajansı SANA, Şam kırsalı sağlık müdürü Tevfik Hasaba'nın dün yaptığı açıklamaya göre, İsrail'in Şam kırsalındaki Beyt Cin kasabasına düzenlediği top atışında 13 kişi öldü, aralarında kadın ve çocukların da bulunduğu çok sayıda kişi yaralandı.