Irak yargısı, sosyal medyadaki ‘ahlak dışı içerik’ paylaşanlar hakkında hüküm verdi

Irak yargısı, sosyal medyadaki ‘ahlak dışı içerik’ paylaşanlar hakkında hüküm verdi
TT

Irak yargısı, sosyal medyadaki ‘ahlak dışı içerik’ paylaşanlar hakkında hüküm verdi

Irak yargısı, sosyal medyadaki ‘ahlak dışı içerik’ paylaşanlar hakkında hüküm verdi

Irak’ta müstehcen ve ahlak dışı içeriğe sahip videolar yayınlamaları gerekçesiyle YouTube ve Tik Tok kullanıcısı olan iki kişiye hapis cezası verildi.
Yargı Kurulu dün (Çarşamba), kamu ahlakına aykırı içerik yayınlayan kişilere karşı sert önlemler alınması için talimat verdi. Açıklamada “Sosyal medya üzerinde yapılan denetimde, söz konusu platformların halkın ahlakını zedeleyen, ahlak dışı içerik paylaşımlar için kullanılmasının yanı sıra yasalara aykırı bir şekilde farklı isimler kullanarak devlet kurumlarını kasten taciz etmek üzere kullanıldığı gözlemlendi. Bu nedenle, bu suçları işleyenlere karşı, kamusal caydırıcılık sağlayacak şekilde katı yasal önlemler alınması gereklidir” ifadelerine yer verildi.
Yargı açıklamasında, Tik Tok’ta yer alan bir model ve içerik sahibi hakkında hapis cezası verildiğini açıkladı. Açıklamada şu ifadeler de yer aldı:
“Karh Soruşturma Mahkemesi iki hüküm verdi. İlk hüküm Hasan Secma hakkında iki yıl hapis, ikincisi ise Tik Tok’ta aktif olan Umm Fahd olarak bilinen ve 23 binden fazla takipçisi olan Gufran Mehdi Savadi hakkında 6 ay hapis cezası olarak verildi. Zira müstehcen ve ahlakdışı ifadeler içeren çok sayıda video yayınlayıp sosyal medyada kamuoyuna sergilediler.”
Yapılan açıklamada “Hükümlüler aleyhine verilen iki karar, üzerinde değişiklik yapılan 1969 tarihli ve 111 sayılı Ceza Kanunu’nun 403. maddesi hükümlerine dayanıyor” ifadeleri de yer aldı.
Sosyal medyada ‘Seyid Ali’ lakaplı blog yazarı Ali Muhammed Curmat ve ‘Hamudi Heybe’ ismi ile bilinen Ahmed Ali Şelaş’a da birer yıl hapis cezası verildi.
Söz konusu kanun maddesi, içeriği genel ahlaka ayrı olan bir kitabı, baskıyı, yazıları, çizimleri, resimleri, filmleri ve benzeri eserleri kullanmak veya dağıtmak amacıyla üreten, ithal eden, ihraç eden, bulunduran veya paylaşan bir kişilere, iki yıla kadar hapis ve 200 dinardan az olmamak üzere para cezası verilmesini öngörüyor.
İçişleri Bakanlığı Ocak ayında, hala son derece muhafazakar olan Irak toplumunda sosyal medyada yer alan ve ‘halkın ahlakını zedeleyen, ahlak ve geleneklere aykırı’ olan içerikleri takip etmekle görevli bir komite kurulduğunu duyurdu. Sosyal medya kullanıcıların bu tür gönderileri şikayet etmesi için bir platform oluşturulduğu da bildirildi.
İçişleri Bakanlığı Basın ve Halkla İlişkiler Dairesi Başkanı Tümgeneral Saad Maan salı günü Irak’ın er-Reşid kanalına yaptığı açıklamada, şimdiye kadar 8 kişinin ‘müstehcen’ içerik yayınladığı için tutuklandığını belirtti.
Maan “Konunun kesinlikle ifade özgürlüğü ile ilgisi yoktur” derken “Bu insanlar Irak’ı, Iraklı kadınları veya Irak toplumunu temsil etmiyor” ifadelerini de sözlerine ekledi.
Maan, tüm ahlak dışı içerik sahiplerine bir mesaj’ göndererek, “İyi niyet gösterin ve silmeye başlayın. Bu iyi niyet dikkate alınacak. Tüm kötü içerikleri silin” çağrısında bulundu.
İçişleri Bakanlığı’nın kurduğu platform aracılığıyla “Birkaç gün içinde 50 binden fazla içeriğe ulaştık” diye açıkladı.
İnsan hakları kuruluşları ve medya kuruluşları, cezaların doğal yayın ve ifade özgürlüğünü etkileyecek kadar genişleyeceğinden ve sonuç olarak yönetim ve taraflarına pek sıcak bakmayan kişileri etkileyeceğinden endişe ediyor.
İnsan hakları aktivisti ve TV sunucusu Hüsam el-Hac dün Twitter’da yaptığı bir paylaşımda “Ahlak dışı içerikle mücadele kampanyası özgürlükleri, fikirleri ve ideolojileri kısıtlamaya kadar uzanacak, belirli bir fikir ve düşünce modeli empoze edilecek ve diğer her şey ahlak dışı içerik olarak ele alınacaktır. Yönetime karşı görüş bildirmekten mümkün olduğunca uzaklaştırmak için insanları susturmaya doğru istikrarlı bir şekilde ilerliyoruz” ” ifadelerine yer verdi.



Suriye: Ateşkes, SDG entegrasyonunun önünü açıyor

Yol kenarında sıralanarak, Rakka’daki Tabka ilçesine giren Suriye güvenlik güçlerine el sallayan Suriyeliler (EPA)
Yol kenarında sıralanarak, Rakka’daki Tabka ilçesine giren Suriye güvenlik güçlerine el sallayan Suriyeliler (EPA)
TT

Suriye: Ateşkes, SDG entegrasyonunun önünü açıyor

Yol kenarında sıralanarak, Rakka’daki Tabka ilçesine giren Suriye güvenlik güçlerine el sallayan Suriyeliler (EPA)
Yol kenarında sıralanarak, Rakka’daki Tabka ilçesine giren Suriye güvenlik güçlerine el sallayan Suriyeliler (EPA)

Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şara dün akşam düzenlediği basın toplantısında, Suriye Demokratik Güçleri (SDG) ile Suriye hükümeti arasında entegrasyon ve ateşkes konusunda bir anlaşma imzalandığını duyurdu. Şara, SDG ile ilgili tüm sorunların çözüleceğini vurguladı.

Suriye Cumhurbaşkanlığı tarafından yayınlanan belge, Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şara ve SDG lideri Mazlum Abdi'nin imzalarını taşıyordu. Suriye’nin resmi haber ajansları, Şara'nın “SDG ile ilgili çözülmemiş tüm sorunlar çözülecek” dediğini aktardı.

Suriye Cumhurbaşkanlığı tarafından yayınlanan belge, ateşkes anlaşmasının tüm SDG savaşçılarının Fırat Nehri'nin doğusuna çekilmesiyle birlikte uygulanacağını gösterdi.

Şarku’l Avsat’ın belgeden aktardığına göre ‘Suriye hükümet güçleri ile SDG arasındaki tüm cephelerde ve temas noktalarında kapsamlı ve acil bir ateşkesin sağlanması ve bunun yanında yeniden konuşlandırma için bir ön adım olarak tüm SDG askeri birliklerinin Fırat Nehri'nin doğusuna çekilmesi’ öngörülüyor.

Öte yandan ABD'nin Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack, anlaşma ve ateşkesin ‘eski düşmanların bölünme yerine ortaklığı tercih etmesiyle birlikte önemli bir dönüm noktası’ olduğu değerlendirmesinde bulundu. Barrack, ‘Birleşik Suriye için yeniden diyalog ve iş birliğinin önünü açtığını’ söylediği bu anlaşmayı imzalamak için her iki tarafın da ‘yapıcı’ çabalarda bulunmasını övdü.


SDG lideri Abdi: Bize “dayatılan” savaşı sona erdirmek için Şam ile anlaşmayı kabul ettik

Şam'da SDG'yi Suriye ordusuna entegre etme anlaşmasının imzalanması sırasında Cumhurbaşkanı Şara ve SDG lideri Abdi, 10 Mart 2025 (EPA)
Şam'da SDG'yi Suriye ordusuna entegre etme anlaşmasının imzalanması sırasında Cumhurbaşkanı Şara ve SDG lideri Abdi, 10 Mart 2025 (EPA)
TT

SDG lideri Abdi: Bize “dayatılan” savaşı sona erdirmek için Şam ile anlaşmayı kabul ettik

Şam'da SDG'yi Suriye ordusuna entegre etme anlaşmasının imzalanması sırasında Cumhurbaşkanı Şara ve SDG lideri Abdi, 10 Mart 2025 (EPA)
Şam'da SDG'yi Suriye ordusuna entegre etme anlaşmasının imzalanması sırasında Cumhurbaşkanı Şara ve SDG lideri Abdi, 10 Mart 2025 (EPA)

Suriye Demokratik Güçleri (SDG) lideri Mazlum Abdi dün yaptığı açıklamada, Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şara'nın duyurduğu ve Suriye'nin kuzeyinde kontrol ettikleri bölgelerde hükümet güçlerinin ilerlemesinin ardından Kürtlere ‘dayatıldığını’ söylediği savaşı sona erdirmek için anlaşmayı kabul ettiğini söyledi. Öte yandan Suriye İçişleri Bakanlığı, Haseke ilinde ‘katliamlar’ yapıldığına dair haberleri takip ettiğini açıkladı.

Abdi, Kürtçe yayın yapan Ronahi televizyonunda yayınlanan açıklamada, kendilerine bu savaşı dayatmak için açık bir kararlılık olduğunu söyledi. Bu savaşın iç savaşa dönüşmesini önlemek için Deyrizor ve Rakka bölgelerinden Haseke’ye çekilmeyi kabul ettiklerini belirtti. Bugün Şam’da Şara ile görüşmesi beklenen SDG lideri, döndükten sonra Kürtlere anlaşmanın şartlarını açıklayacağına söz verdi.

Bir diğer gelişmede Suriye İçişleri Bakanlığı, Haseke’de ‘katliam’ olarak nitelendirilen olaylarla ilgili haberleri takip ettiğini ve bunların doğruluğunu teyit etmeye çalıştığını açıkladı.

Görsel kaldırıldı.Suriye'nin kuzeydoğusundaki Haseke’deki SDG üyeleri (Reuters - Arşiv)

Bakanlıktan yapılan açıklamada, “İçişleri Bakanlığı, Haseke’deki katliam haberlerini büyük endişe ve ciddiyetle takip ediyor ve ilgili kurumlarının alınan bilgileri doğrulamak için gerekli soruşturmaları derhal başlattığını teyit ediyor” denildi.

Ancak Kuzey ve Doğu Suriye Özerk Yönetimi'nin Dış İlişkiler Dairesi Eşbaşkanı Ilham Ahmed bu iddiaları yalanlayarak, “Haseke'deki katliam haberlerinin tamamı tamamen uydurma olup, ateşkesi bozmak, aşiretler arasındaki gerginlikleri körüklemek ve Haseke ve Kobani'ye saldırıları yeniden başlatmak isteyen taraflarla bağlantılı kaynaklar tarafından yayılıyor” dedi.

Şarku'l Avsat'ın Rudaw'dan aktardığına göre Ahmed Kürt haber sitesine yaptığı açıklamada, “Şam ile ateşkes anlaşmasına ve tam entegrasyona bağlıyız” ifadelerini kullandı.


Volker Türk: Sudan halkı cehennemde yaşıyor

Volker Türk, 18 Ocak 2026'da Port Sudan Havalimanı'nda düzenlenen basın toplantısının ardından bir muhabirle konuşuyor (AP)
Volker Türk, 18 Ocak 2026'da Port Sudan Havalimanı'nda düzenlenen basın toplantısının ardından bir muhabirle konuşuyor (AP)
TT

Volker Türk: Sudan halkı cehennemde yaşıyor

Volker Türk, 18 Ocak 2026'da Port Sudan Havalimanı'nda düzenlenen basın toplantısının ardından bir muhabirle konuşuyor (AP)
Volker Türk, 18 Ocak 2026'da Port Sudan Havalimanı'nda düzenlenen basın toplantısının ardından bir muhabirle konuşuyor (AP)

Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Yüksek Komiseri Volker Türk dün, Sudan'daki çatışmada her iki tarafın da toplumu giderek daha fazla militarize ettiğine dair uyarıda bulunarak, Kordofan şehirlerinde el Faşir senaryosunun tekrarlanmasından endişe duyduğunu ve Sudan halkının "dehşet ve cehennem" içinde yaşadığını belirtti.

Türk, savaşın başlamasından bu yana ilk kez Sudan'ın çeşitli şehirlerini ziyaret ettikten sonra hükümetin geçici karargahı olan Port Sudan'da düzenlediği basın toplantısında, "Özellikle insansız hava araçları (İHA) olmak üzere gelişmiş askeri teçhizatın yaygınlaşması, hem Hızlı Destek Kuvvetlerinin (HDK) hem de ordunun askeri yeteneklerini artırdı; bu da çatışmaları uzatarak siviller için krizi derinleştirdi" ifadelerini kullandı.

BM yetkilisi, savaş suçlarının faillerinin hangi örgüte bağlı olduklarına bakılmaksızın adalete teslim edilmesinin sağlanması çağrısında bulundu. Türk, Sudan'daki ofisinin hesap verebilirliğin yolunu açmak için bu ihlalleri ve suistimalleri belgelemek ve raporlamak üzere çalıştığını ifade etti.