Putin "durdurulamaz" Şeytan 2 füzesini Ukrayna'yı istilasının yıldönümünde fırlatabilir

Rusya Devlet Başkanı'nın, Ukrayna savaşının yıldönümünde 208 tonluk hipersonik Şeytan 2 kıyamet füzesini göndereceğine yönelik korkular artıyor

Füzenin ateşlenmesi Rusya-Ukrayna savaşının yıldönümüne denk gelebilir (AP)
Füzenin ateşlenmesi Rusya-Ukrayna savaşının yıldönümüne denk gelebilir (AP)
TT

Putin "durdurulamaz" Şeytan 2 füzesini Ukrayna'yı istilasının yıldönümünde fırlatabilir

Füzenin ateşlenmesi Rusya-Ukrayna savaşının yıldönümüne denk gelebilir (AP)
Füzenin ateşlenmesi Rusya-Ukrayna savaşının yıldönümüne denk gelebilir (AP)

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in "durdurulamaz" nükleer Şeytan 2 (Satan 2) füzesinihangi tarihlerde fırlatmasının beklendiği açıklandı.
Batı'yı şoke edecek füzeyi hazırlayan zalim liderin birkaç gün içinde 208 ton ağırlığındaki hipersonik kıyamet füzesi Şeytan 2'nin deneme atışını yapmayı planladığı belirtiliyor.
Nükleer başlık taşıyabilen patlayıcının ateşlenmesi, Rusya'nın 24 Şubat 2022'de başlayan Ukrayna istilasının yıldönümüne denk gelebilir.
Askeri kaynakların, "durdurulamaz" Şeytan 2 füzesinin 15 ile 25 Şubat arasında fırlatılacağıyla ilgili uyarıldıklarını söylediği aktarılıyor.
Ruslar arasında Sarmat diye de bilinen bu füzenin deneme fırlatması için Rusya'nın Uzak Doğusu'nda bir yarımada olan Kamçatka'nın uzak bölgelerindeki yetkililerden kendilerini hazırlamaları istendi.
The İndependent'ın haberine göre, Denemede Kura test sahası hedef alınırken, üç bölgedeki yerel sakinlerin hareketlerine kısıtlamalar getirilecek.
Bu test sahası, Rusya'nın Uzak Doğusu'ndaki Kamçatka Krayı'nın kuzeyinde yer alan, Rus kıtalararası balistik füze fırlatma alanı.
"Büyük canavar" silahının geliştirilmesinde meydana gelen sebebi açıklanmayan gecikmelere rağmen askeri kaynaklar, beklenen fırlatmanın sadece Şeytan 2'nin ne kadar "durdurulamaz" olduğunu görmek için yapılan bir test olabileceğini de söylüyor.
Şeytan 2 füzesinin yaklaşık 35 metre olduğu ve aynı anda 15 nükleer başlık taşıyabildiği tahmin ediliyor. Füzenin menzili, yaklaşık 2 bin 575 kilometre mesafeden bile Birleşik Krallık'ı (BK) 6 dakika içinde yok edebilecek kapasitede.
MilitaryRussia.ru adlı Telegram kanalında Putin'in, Topol füzesinin geliştirilmiş hali olan Bulava ya da Yars'ın test atışlarını gerçekleştirebileceği de öne sürüldü.
Rus despotu daha önce kıtalararası balistik füzeyi, Kuzey ya da Güney Kutupları üzerinden uçabileceğini ve dünyadaki herhangi bir hedefi vurabileceğini söyleyerek övmüştü.
Mart 2018'de yaptığı ulusa sesleniş konuşmasında Putin füze hakkında "Hiçbir savunma sistemi buna karşı koyamayacak" demişti.
Deneme haberleri, Ukraynalı bir yetkilinin Rusya'nın sadece 10 gün içinde yeni bir Ukrayna saldırısı için 1800 tank, 700 hava aracı ve 500 bin asker topladığını bildirmesinin ardından geldi.
Foreign Policy ayrıca Putin'in "yeni bir saldırı dalgası" için 2 bin 700 topçu silahı ve 810 roketatar topladığını da aktardı.
Bir yetkili, "Bu, ilk dalgada gerçekleşenden çok daha büyük" diye ekledi.
Bu gelişme, Volodimir Zelenski'nin bu hafta BK'yi ziyaret ederek ülkesindeki Rus ordusuna karşı mücadele edebilmek için daha fazla jet talebinde bulunmasının ardından geldi.
Putin'in yeni ve muazzam boyutta bir saldırıya hazırlandığına inanılıyor.
Yeni saldırının, Rus birliklerinin ilk kez Ukrayna üzerinden Kiev'e doğru ilerlediği geçen yıldan "çok daha büyük" olmasından korkuluyor.



İranlı yetkili: Mart ayı başında yapılacak yeni nükleer görüşmeler geçici bir anlaşmaya yol açabilir

İran’ın Buşehr nükleer reaktörü (Reuters)
İran’ın Buşehr nükleer reaktörü (Reuters)
TT

İranlı yetkili: Mart ayı başında yapılacak yeni nükleer görüşmeler geçici bir anlaşmaya yol açabilir

İran’ın Buşehr nükleer reaktörü (Reuters)
İran’ın Buşehr nükleer reaktörü (Reuters)

İranlı üst düzey bir yetkili bugün Reuters’a yaptığı açıklamada, Tahran ile Washington arasında ülkesine yönelik yaptırımların kaldırılmasının kapsamı ve mekanizması konusunda görüş ayrılıkları bulunduğunu belirtti.

Yetkili, nükleer programla ilgili yeni görüşmelerin mart ayı başında yapılmasının planlandığını söyledi.

Yetkili, İran’ın yüksek zenginleştirilmiş uranyum stokunun bir kısmını ihraç etme, saflığını düşürme ve uranyum zenginleştirme konusunda bölgesel bir birlik oluşturma seçeneğini ciddi şekilde değerlendirebileceğini ifade etti. Karşılığında ise İran’a barışçıl amaçlarla uranyum zenginleştirme hakkının tanınması gerektiğini vurguladı.

“Görüşmeler sürecek ve geçici bir anlaşmaya varma imkânı mevcut” diyen yetkili, sürecin devam edeceğini kaydetti.

İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, geçen hafta ABD ile yapılan nükleer görüşmelerin ardından birkaç gün içinde karşı öneri taslağı hazırlanmasını beklediğini açıklamıştı. Öte yandan Başkan Donald Trump, İran’a sınırlı askeri saldırılar düzenlemeyi değerlendirdiğini belirtmişti.

Yetkili, İran’ın petrol ve maden kaynaklarının kontrolünü Washington’a teslim etmeyeceğini, ancak Amerikan şirketlerinin İran’daki petrol ve gaz sahalarında her zaman faaliyet gösterebileceğini de ifade etti.


Witkoff: Trump’ın İran için belirlediği kırmızı çizgiler arasında ‘sıfır zenginleştirme’ de var

ABD’nin Ortadoğu Özel Temsilcisi Steve Witkoff (Reuters)
ABD’nin Ortadoğu Özel Temsilcisi Steve Witkoff (Reuters)
TT

Witkoff: Trump’ın İran için belirlediği kırmızı çizgiler arasında ‘sıfır zenginleştirme’ de var

ABD’nin Ortadoğu Özel Temsilcisi Steve Witkoff (Reuters)
ABD’nin Ortadoğu Özel Temsilcisi Steve Witkoff (Reuters)

ABD’nin Ortadoğu Özel Temsilcisi Steve Witkoff, Başkan Donald Trump’ın İran’ın nükleer programına ilişkin bir anlaşmayı neden hâlâ kabul etmediğini sorguladığını söyledi. Witkoff, Washington’ın baskı uygulamasına rağmen Tahran’ın anlaşmaya yanaşmamasının Beyaz Saray’da şaşkınlık yarattığını ifade etti.

Fox News’e verdiği röportajda Witkoff, Trump’ın İran’ın tutumuna hayret ettiğini belirterek, “Neden teslim olmadıklarını merak ediyor... ‘Teslim olmak’ ifadesini kullanmak istemiyorum ama neden teslim olmadılar?” dedi.

Witkoff, Trump’ın ayrıca İran’ın ‘bu denli yoğun baskı ve bölgede sahip olduğumuz deniz gücünün büyüklüğü karşısında’ ABD ile temasa geçmemesini sorguladığını aktardı. Trump’ın, Tahran’ın nükleer silah edinme niyetinde olmadığını ilan etmesini ve hangi adımları atmaya hazır olduğunu netleştirmesini beklediğini dile getirdi.

ABD’li yetkili, Trump tarafından belirlenen kırmızı çizgilerin İran’ın uranyum zenginleştirmede ‘sıfır zenginleştirme’ seviyesini korumasını şart koştuğunu söyledi. Witkoff, İran’ın uranyumu sivil amaçlar için gerekli seviyenin ötesinde zenginleştirdiğini de ifade etti.

Witkoff, aynı röportajda, devrik İran Şahı’nın oğlu Rıza Pehlevi ile görüştüğünü de doğruladı.

Witkoff, “Başkanın talimatıyla onunla görüştüm” ifadesini kullanırken, görüşmenin içeriğine ilişkin ayrıntı vermedi.

Geçen hafta Pehlevi, Başkan Donald Trump’a İran’a yönelik askeri müdahale çağrısını yinelemiş ve ülkede bir ‘geçiş sürecine’ liderlik etmeye hazır olduğunu açıklamıştı.

Witkoff’un açıklamaları, Trump’ın İran’a yönelik askeri saldırı tehdidinde bulunduğu ve bölgedeki askeri konuşlanmayı artırdığı bir dönemde geldi. Trump, aynı zamanda Tahran ile nükleer program konusunda bir anlaşmaya varma isteğini de dile getirdi.

İran’ın nükleer programı, Tahran ile Batılı ülkeler arasında yıllardır süren anlaşmazlığın merkezinde yer alıyor. Batılı ülkeler, İran’ın nükleer silah edinme ihtimalinden endişe duyuyor.


İran, AB üyesi ülkelerin silahlı kuvvetlerini “terör örgütü” olarak sınıflandırdı

İran'ın güneyinde yapılan tatbikat sırasında DMO üyeleri (Wana - Reuters)
İran'ın güneyinde yapılan tatbikat sırasında DMO üyeleri (Wana - Reuters)
TT

İran, AB üyesi ülkelerin silahlı kuvvetlerini “terör örgütü” olarak sınıflandırdı

İran'ın güneyinde yapılan tatbikat sırasında DMO üyeleri (Wana - Reuters)
İran'ın güneyinde yapılan tatbikat sırasında DMO üyeleri (Wana - Reuters)

İran, Avrupa Birliği (AB) üyesi tüm ülkelerin deniz ve hava kuvvetlerini terör örgütü olarak tanımladı.

İran Dışişleri Bakanlığı tarafından dün yapılan açıklamada, Tahran'ın İran Devrim Muhafızları Ordusu’nu (DMO) terör örgütü olarak sınıflandıran AB'nin ‘yasadışı ve haksız’ olarak nitelendirdiği karara yanıt olarak harekete geçeceği belirtildi.

AB'nin 19 Şubat'ta aldığı karara yanıt olarak yayınlanan açıklamada, “Avrupa hükümetleri, İran silahlı kuvvetlerinin resmi bir kolu olan Devrim Muhafızlarını terör örgütü olarak tanımladığından, İran da karşılıklılık ilkesine dayalı önlemler alacaktır” denildi.

Alman Haber Ajansı DPA’nın aktardığına göre Tahran’ın kararı 2019 yılında çıkarılan ‘ABD’nin DMO’yu Terör Örgütü Olarak Tanımlamasına Karşı Misilleme Tedbirleri Yasası'nın 7’nci maddesine dayanıyor. İran Dışişleri Bakanlığı, “ABD’nin bu konudaki kararını herhangi bir şekilde destekleyen veya buna uyan tüm ülkeler, İran tarafından benzer tedbirlere tabi tutulacaktır” açıklamasında bulundu.

Açıklama şöyle devam etti:

“Bu yasa ve 4’üncü madde dahil olmak üzere hükümleri uyarınca İran, AB üyesi tüm ülkelerin deniz ve hava kuvvetlerini bu yasanın hükümlerine tabi kabul etmekte ve bunları terörist örgütler olarak sınıflandırıp ilan etmektedir.”

Bakanlık, bu önlemin İran'ın iç hukuku çerçevesinde, Avrupa hükümetlerinin uluslararası hukuk ilkelerini açıkça ihlal etmesine yanıt olarak alındığını vurgulayarak açıklamasını sonlandırdı.