Ermenistanlı vekilden 'Türkiye'ye yardım gönderilmesin' iddialarına cevap: Yüreğim yanıyor, bu kadar vicdansızlık olmaz

Türkiye'nin doğu komşusu Ermenistan da yardım gönder ülkeler arasında yer aldı. Ancak Ermenistan Parlamentosu'nda bazı milletvekillerin Türkiye'ye yardım gönderilmesini istemedikleri iddia edildi. Kürt vekil Hasanov iddialara yanıt verdi

Kinyaze HEmid Hasanov / Fotoğraf: Twitter
Kinyaze HEmid Hasanov / Fotoğraf: Twitter
TT

Ermenistanlı vekilden 'Türkiye'ye yardım gönderilmesin' iddialarına cevap: Yüreğim yanıyor, bu kadar vicdansızlık olmaz

Kinyaze HEmid Hasanov / Fotoğraf: Twitter
Kinyaze HEmid Hasanov / Fotoğraf: Twitter

Art arda yaşanan iki büyük depremde büyük hasar gören 10 kentteki arama-kurtarma faaliyetleri devam ediyor. 
Deprem bölgesine sadece yurtiçinden değil, yurtdışından da pek çok ülkeden profesyonel ekip geldi. 
Yıkımın yaşandığı bölgelerde enkaz başlarında yakınlarından gelecek güzel bir haber bekleyen vatandaşların feryatları yürek dağlıyor. 
Ümitlerin canlı tutulması için zamanla yarışırken güzel dayanışma örnekleri sergilenirken başta sosyal medya olmak üzere kimi basın yayın organlarında ise nefret söylemlerine yer veriliyor. 
Türkiye'de bazı sosyal medya hesapları ve basın kuruluşları, isim vererek Ermenistan Parlamentosu'ndan bazı vekillerin "Neden Türkiye'ye yardım gönderiliyor, gönderilmesin" şeklinde birtakım açıklamalarda bulunduğunu iddia etti.

"İddialar yalan ve iftiradır"
Türkiye'ye insani yardım gönderilmesine karşı çıktıkları iddia edilen isimlerden biri de Ermenistan Kürtleri Birliği Başkanı ve Milletvekili Kinyaze Hemid Hasanov.
Independent Türkçe'ye konuya ilişkin açıklamada bulunan Hasanov, iddiaların yalan ve iftira olduğunu söyledi.
Gerçeği yansıtmayan iddiaların Ermenistan Parlamentosu'nda gündeme gelmediğini kaydeden Hasanov, "Parlamento Türkiye ile dayanışma içerisinde olduğunu ifade etti. Ayrıca Başbakan Nikol Paşinyan Sayın Erdoğan'ı arayarak başsağlığı ve taziyede bulundu" dedi.

"Yalancıları kınıyorum"
Türkiye'de yaşanan depreme destek olmak için Ermenistan'ın ilaç, insani yaşam ve arama-kurtarma ekibi gönderdiğini hatırlatan Hasanov, "Ermeni halkı da daha önce depremleri yaşamış, kurban vermiştir. Ermeni ve Kürtler başta olmak Ermenistan'daki halk çok üzgün, destek olmak için adeta seferber olmuştur" diye konuştu.
Bir Kürt parlamenter olarak iddiaları duyduğunda çok rahatsız olduğunu ifade eden Hasanov, "Depremde zarar gören Kürt, Türk ve Arapların hepsi bizim insanımız. Şimdiye kadar 20 bine yakın insan şehit olmuş, 70 binden fazla da yaralanmış, yine binlercesinin evi yıkılmış. Yaralılara şifa, yaşamını yitirenlere rahmet diliyor ve anılarının önünde eğiliyorum. ‘Yardım gönderilmesine karşı çıktı' diyen yalancıları da kınıyorum" ifadelerini kullandı.

"Yüreğim yanıyor, bu kadar vicdansızlık olmaz"
Yalan ve iftira haberlerin provokasyon amaçlı yapıldığını kaydeden Hasanov, şunları kaydetti: 
"Bu iddialar ne parlamentoda konuşuldu ne de ben böyle bir şey söyledim. Ben Ermenistan Kürtleri Birliği Başkanıyım. Deprem bölgesinde yaşamını yitirenlerin büyük kısmı Kürtlerden oluşuyor. Nasıl ‘yardım göndermeyin' diyeyim, bu kadar vicdansızlık da olmaz. Böyle bir felaketin yaşanması nedeniyle yüreğim yanıyor. Demek ki böylesi yalanlara tevessül edecek kadar alçaldılar."

"Yıllardır iki ülkenin dostluğu için mücadele veriyorum"
Yıllardır Türkiye ve Ermenistan arasında diplomatik ilişkilerin tesis edilmesi ve barışın sağlanması için mücadele verdiğini aktaran Hasanov, "Sizin aracılığınızla buradan seslenmek istiyorum, asılsız iddialara kulak asmayacağız. Her zaman olduğu gibi diplomatik ilişkilerin başlaması, sınır kapılarının açılması ve nihayetinde barışın sağlanması için elimizden gelen gayreti göstereceğiz. Yıllardır iki ülkenin dostluğu için mücadele veriyorum. Son olarak bu iddiayı ortaya atanlara yazıklar olsun diyorum. Bu onların seviyesini gösterir ve iki ülke ilişkilerinin düzelmemesini isteyenlerin provokasyonudur" şeklinde konuşarak sözlerini tamamladı. 

6 Şubat Kahramanmaraş depremleri
Merkez üssü Kahramanmaraş'ın Pazarcık ve Elbistan ilçelerinde art arda 7.7 ve 7.6 büyüklüğünde iki deprem meydana geldi.
10 kentte büyük yıkıma neden olan depremlerde Türkiye genelinde şimdiye kadar 12 bin 141 bina ve 66 bin 58 bağımsız bölüm yıkıldı, hasar gördü.
Can kaybı 20 bin 665'e, yaralı sayısı ise 80 bin 88 kişiye yükseldi. 
Deprem bölgesinde sağlık, arama-kurtarma ve yardım faaliyetlerinde bulunanlar başta olmak üzere 160 binden fazla personel yapıyor.
Ayrıca İsrail, Azerbaycan, Yunanistan, Irak Kürdistan Bölgesi ve Ermenistan'ın da içinde birçok ülke insani yaşam malzemesi, sağlıkçı ve arama kurtarma ekipleri gönderdi.
Bir diğer deyişle hem Türkiye'deki vatandaşlar hem de dünyanın birçok ülkesi yardım için seferber oldu.
Tüm ekipler, enkaz yığınları altında daha fazla insan çıkarmak için olağanüstü gayret gösteriyor.

Independent Türkçe



Yakalanmaktan kaçınmak için... Kim Jong Un, Ukrayna'daki savaşçılarının intihara başvurduğunu açıkladı

Kuzey Kore lideri Kim Jong Un (Reuters)
Kuzey Kore lideri Kim Jong Un (Reuters)
TT

Yakalanmaktan kaçınmak için... Kim Jong Un, Ukrayna'daki savaşçılarının intihara başvurduğunu açıkladı

Kuzey Kore lideri Kim Jong Un (Reuters)
Kuzey Kore lideri Kim Jong Un (Reuters)

Kuzey Kore lideri Kim Jong-un, ülkesine bağlı askerlerin esir düşmemek için savaş alanında intihar saldırılarına başvurduğunu açıkladı.

Pyongyang çıkışlı habere göre Kim’in açıklamaları, Kuzey Kore’nin Rusya-Ukrayna savaşındaki doğrudan rolüne ilişkin tartışmaların arttığı bir dönemde geldi.

Independent gazetesine göre, Kim Jong Un ilk kez Kuzey Kore askerlerinin Rus güçleriyle birlikte Ukrayna'ya karşı savaşırken esir düşmekten kaçınmak için kendilerini savaş alanında havaya uçurma politikasını izlediklerini doğruladı.

Kuzey Kore resmi ajansı KCNA’ya göre Kim, çatışmalarda hayatını kaybeden askerler için düzenlenen anıt müzenin açılışında yaptığı konuşmada, bu askerlerin “olağanüstü kahramanlık” sergilediğini belirterek, “tereddüt etmeden kendilerini feda ettiklerini” söyledi.

Kuzey Kore, Rusya-Ukrayna savaşında cephe hattına doğrudan asker gönderen üçüncü taraf olarak öne çıkarken, bu durum Vladimir Putin liderliğindeki Rusya ile Pyongyang yönetimi arasındaki ilişkilerin daha da güçlenmesine katkı sağladı.

Güney Kore istihbaratına göre yaklaşık 15 bin Kuzey Kore askeri Rusya topraklarında konuşlandırıldı ve özellikle Kursk bölgesindeki operasyonlara katıldı. Kesin rakamlar bilinmemekle birlikte yaklaşık 2 bin askerin hayatını kaybettiği tahmin ediliyor.

KCNA, dünkü haberinde, söz konusu askerler için başkent Pyongyang’da bir anıt açıldığını ve törene Kim Jong-un ile birlikte Rusya Savunma Bakanı Andrey Belousov’un da katıldığını bildirdi.

Kuzey Kore lideri Kim Jong Un (ortada), Pyongyang'daki "Savaş Başarıları Müzesi" anıtının açılış törenine katılıyor (AFP)Kuzey Kore lideri Kim Jong Un (ortada), Pyongyang'daki "Savaş Başarıları Müzesi" anıtının açılış törenine katılıyor (AFP)

Öte yandan The Independent, Ocak 2025’te yayımladığı bir haberde Kuzey Kore askerlerinin esir düşmemek için kendilerini feda etmeye hazır olduklarını belirtti. Ekim 2024’ten bu yana Rusya’da bulunduklarına dair haberler çıkmasına rağmen yalnızca iki Kuzey Kore askerinin sağ olarak ele geçirildiği belirtiliyor.

Gazeteye konuşan Ukraynalı bir askeri kaynak, bu askerlerden birinin Kursk bölgesinde yaralandıktan sonra esir düşmemek için bileklerini ısırmaya çalıştığını ifade etti.

Kim Jong-un, daha önce de savaş alanında yaşanan intihar vakalarına değinerek, bu eylemlerin ülkenin onurunu korumak amacıyla gerçekleştirildiğini savundu. Ayrıca söz konusu askerlerin “kendilerini patlatarak yaptıkları fedakârlık” karşılığında herhangi bir ödül ya da tazminat beklemediklerini söyledi.

Kim, askeri harekâtı “kanla yazılmış yeni bir Rusya dostluğu tarihi” ve “silahlı Ukraynalı işgalcileri ortadan kaldırmayı amaçlayan kutsal bir savaş” olarak nitelendirdi.

Siyasi ve askeri düzeyde ise Kim ile Rusya Savunma Bakanı Belousov’un, 2027-2031 dönemini kapsayacak yeni bir askeri iş birliği anlaşması imzalanmasını görüştüğü belirtildi.

Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre iki ülke, 2024 yılında karşılıklı savunma maddesi içeren kapsamlı bir stratejik ortaklık anlaşması imzalamıştı. Bu anlaşma, taraflardan birinin silahlı saldırıya uğraması halinde diğerinin derhal askeri destek sağlamasını öngörüyor.


Kuzey Kore, Japonya Başbakanı'nın Yasukuni tapınağında adak sunmasını eleştirdi

Yasukuni Tapınağı: Bazı komşu ülkeler için Japonya'nın baş ağrısı (Reuters)
Yasukuni Tapınağı: Bazı komşu ülkeler için Japonya'nın baş ağrısı (Reuters)
TT

Kuzey Kore, Japonya Başbakanı'nın Yasukuni tapınağında adak sunmasını eleştirdi

Yasukuni Tapınağı: Bazı komşu ülkeler için Japonya'nın baş ağrısı (Reuters)
Yasukuni Tapınağı: Bazı komşu ülkeler için Japonya'nın baş ağrısı (Reuters)

Kuzey Kore, Japonya Başbakanı Sanae Takaichi’yi, Tokyo’daki tartışmalı bir savaş anıtına adak sunması nedeniyle bugün eleştirerek, bunu “uluslararası hukuka meydan okuma” olarak nitelendirdi.

Takaichi, geçtiğimiz salı günü, aralarında İkinci Dünya Savaşı sonrası Müttefik güçler tarafından A sınıfı savaş suçlusu olarak mahkûm edilen 14 kişinin de bulunduğu Japon savaş ölülerinin anıldığı Yasukuni Tapınağı’na adak gönderdi. Diğer bazı önde gelen Japon siyasetçiler de tapınağı ziyaret etti.

Kuzey Kore’nin resmi gazetesi Rodong Sinmun’da yayımlanan bir makalede, bu adım “tarihin açık bir şekilde çarpıtılması ve uluslararası hukuk ile barışa meydan okuma” olarak değerlendirildi. Yazıda, söz konusu yerin “onarılamaz acılara yol açan saldırganları ve savaş suçlularını yüceltmek için kullanıldığı” ifade edildi.

Gazete ayrıca Tokyo yönetimini, bu tür ziyaretler aracılığıyla militarizmi teşvik etmeye çalışmakla suçlayarak, geçmişiyle yüzleşmeye çağırdı.

Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre Japon siyasetçilerin Yasukuni Tapınağı’na adak göndermesi veya burayı ziyaret etmesi, Güney Kore ve Çin gibi komşu ülkeler tarafından, Japonya’nın askeri geçmişini yüceltme girişimi olarak görülüyor ve sık sık eleştiriliyor.

Kore, 1910-1945 yılları arasında Japon sömürge yönetimi altında bulunurken, Çin de İkinci Dünya Savaşı sırasında Japon işgaline maruz kalmıştı.


Washington, Katar'daki Afganlara geri dönme veya Kongo'ya göç etme seçeneği sunuyor

ABD'nin çekilmesi sırasında Kabil havaalanında toplanan binlerce Afgan (Arşiv-Getty)
ABD'nin çekilmesi sırasında Kabil havaalanında toplanan binlerce Afgan (Arşiv-Getty)
TT

Washington, Katar'daki Afganlara geri dönme veya Kongo'ya göç etme seçeneği sunuyor

ABD'nin çekilmesi sırasında Kabil havaalanında toplanan binlerce Afgan (Arşiv-Getty)
ABD'nin çekilmesi sırasında Kabil havaalanında toplanan binlerce Afgan (Arşiv-Getty)

ABD, Katar’da mahsur kalan Afganlara “Kongo ya da Taliban yönetimindeki ülkeye dönüş” seçeneği sunmayı değerlendiriyor

ABD’nin, kendisiyle iş birliği yapmış ve Katar’da mahsur kalan Afganlara, Demokratik Kongo Cumhuriyeti’ne göç ya da Taliban yönetimindeki ülkelerine geri dönüş arasında seçim sunmayı planladığı öne sürüldü.

Eski ABD askeri ve Afgan müttefiklerine yardım etmeyi amaçlayan “Afghan Evac” adlı kuruluşun başkanı Shawn VanDiver, dün yaptığı açıklamada, Trump yönetiminin Afganlara Demokratik Kongo Cumhuriyeti’ne gitme veya ülkelerine dönme seçeneği sunmayı değerlendirdiği yönünde bilgilendirildiğini açıkladı.

ABD Başkanı Donald Trump yönetimi, daha önce Katar’daki eski bir ABD üssünde barınan bin 100’den fazla Afganın kaldığı kampın kapatılması için 31 Mart’a kadar süre tanımıştı. Bu kişiler, 2021’de ABD’nin Afganistan’dan çekilmesi ve Batı destekli hükümetin çöküşünün ardından Taliban tarafından zulme uğrama korkusuyla ABD’ye yerleşmek üzere yasal işlemlerini tamamlamak için bu üsse alınmıştı.

VanDiver, Afganların, halihazırda yıllardır süren çatışmalar nedeniyle mülteci krizi yaşayan Afrika ülkesine gitmeyi reddetmesini beklediğini belirtti. Yazılı açıklamasında, “Aralarında 400’den fazla çocuğun da bulunduğu ve ABD’nin koruması altındaki savaş müttefikleri, devlet yapısının ciddi şekilde zayıfladığı bir ülkeye gönderilmez” ifadelerini kullandı.

ABD yönetiminin bu durumu bildiğini savunan VanDiver, bunun Afganları ülkelerine geri dönmeye zorlamaya yönelik bir yöntem olduğunu ileri sürdü.

ABD Dışişleri Bakanlığı ise Demokratik Kongo Cumhuriyeti’nin olası bir yerleştirme noktası olarak değerlendirildiğini doğrulamazken, Katar’daki El-Udeyd Üssü’nden “gönüllü yeniden yerleştirme” seçeneklerinin incelendiğini açıkladı.

Bakanlık sözcüsü, “Kamp sakinlerinin başka bir ülkeye götürülmesi, bu kişilere Afganistan dışında yeni bir hayat kurma imkânı sunan olumlu bir çözümdür ve aynı zamanda Amerikan halkının güvenliğini korur” dedi.

Demokrat Senatör Tim Kaine ise öneriyi “çılgınca” diye nitelendirerek, “Bu Afganlara bize yardım ettikleri için güvenliklerini sağlayacağımızı söyledik” dedi. Kaine, ABD’nin verdiği sözleri tutması gerektiğini vurgulayarak, aksi halde gelecekte ulusal güvenlik için gerekli olabilecek uluslararası ortaklıkların zarar görebileceğini ifade etti.

Taliban’ın yeniden iktidara gelmesinin ardından, eski Başkan Joe Biden döneminde başlatılan program kapsamında 190 binden fazla Afgan ABD’ye yerleştirildi. Ancak Trump, söz konusu programı iptal etti ve başvuruların işleme alınmasını durdurdu. Bu kararın, geçen yıl Washington’da daha önce ABD istihbaratıyla çalışmış ve travma sonrası stres bozukluğu yaşayan bir Afganın iki Ulusal Muhafız askerine ateş açması ve birinin ölmesi sonrası alındığı belirtildi.