Ukrayna’nın Batı’dan savaş uçakları almasının önündeki zorluklar

Uzmanlar, Kiev'e Typhoon uçakları sağlamanın ‘oldukça pahalı bir sembolik jest’ olacağı görüşünde. (EPA)
Uzmanlar, Kiev'e Typhoon uçakları sağlamanın ‘oldukça pahalı bir sembolik jest’ olacağı görüşünde. (EPA)
TT

Ukrayna’nın Batı’dan savaş uçakları almasının önündeki zorluklar

Uzmanlar, Kiev'e Typhoon uçakları sağlamanın ‘oldukça pahalı bir sembolik jest’ olacağı görüşünde. (EPA)
Uzmanlar, Kiev'e Typhoon uçakları sağlamanın ‘oldukça pahalı bir sembolik jest’ olacağı görüşünde. (EPA)

Ukrayna Cumhurbaşkanı Vladimir Zelenskiy, çarşamba ve perşembe günleri gerçekleştirdiği Avrupa turu boyunca ülkesinin savaş uçaklarına ihtiyacı olduğunu vurguladı. Zelenskiy, bazı Batı ülkelerinin Rus güçleriyle mücadele için silahları Kiev’e teslim etmeye hazır olduğunu dile getirdi. Ancak bu duruma ilişkin henüz herhangi bir onay verilmedi. Ukrayna’ya ihtiyaç duyduğu tüm ağır saldırı silahlarını sağlama konusunda hevesli davranan İngiltere, Ukrayna’ya daha fazla Batı silahı sağlamanın gerilimi artırma risklerinin farkında olduğunu belirtirken Kiev’in eski model ‘Typhoon’ savaş uçağı teslim alma olasılığının ise düşük olduğunu vurguladı.
Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, Ukrayna’nın talep ettiği savaş uçaklarının ilerleyen haftalarda ‘hiçbir koşulda’ teslim edilmeyeceğini açıklarken daha kullanışlı silahları tercih ettiğini ve bunların teslimatının daha hızlı olduğunu bildirdi. Ukraynalı mevkidaşı Vladimir Zelenskiy’nin katılımıyla düzenlenen bir Avrupa zirvesinin ardından açıklamalarda bulunan Macron, Ukrayna’ya savaş uçağı teslim edilmesi meselesi hakkında “Hiçbir seçeneği uzak görmüyorum” diyerek ancak bunun bugünün ihtiyaçlarına uymadığını vurguladı. Macron’a göre geçen çarşamba günü Paris’te Zelenskiy ile yaptığı ‘çok derin görüşmede’ önceliğin‘Ukrayna’nın ilerleyen haftalarda direnişine yardımcı olmak için her şeyi yapmak’ olduğu anlaşıldı. Macron, sözlerinin devamında ise “Müttefiklerin, en kullanışlı ve teslimatı daha hızlı bir biçimde olacak olan teçhizatı tercih etmesi gerekiyor” diyerek, Fransa’nın sağladığı Caesar topları ve orta menzilli hava savunma sistemi MAMBA’nın bu kriterleri karşıladığına dikkat çekti. İngiltere ise ABD ve diğer NATO müttefiklerinin savaşa daha fazla dahil olma konusundaki endişelerine rağmen, Ukraynalı pilotları eğitmeye başlayacağını ve uçak göndermeyi uzun vadede düşüneceğini duyurdu.
İngiltere Başbakanı Rishi Sunak’ın sözcüsü, Kiev’in silahlanmayı genişletme politikası ve bazı Avrupa başkentlerinin Moskova’yı düşmanlaştırma korkuları hakkında bir soruya yanıt olarak gazetecilere yaptığı açıklamada “Gerilimin artma potansiyelinin farkındayız” dedi. AFP’nin aktardığına göre Sunak, “Ancak yaklaşımımızın, Ukrayna’nın bu savaşı bitirmesine yardım etmenin en iyi ve en hızlı yolu olduğuna eminiz. Bunun herkesin çıkarına açık olduğu açık” ifadelerini kullandı. İngiltere Savunma Bakanı Ben Wallace da Roma ziyareti sırasında Ukrayna’ya İngiliz yapımı ‘Challenger 2’ tankları göndermeye çalıştıklarını bildirdi. “İngiltere, Ukrayna’ya mutlaka savaş uçağı göndereceğini söylemedi” diyen Wallace, “Ukrayna'nın yeteneklerini geliştirmek için belki de çatışma sona erdikten sonra eğitime başlayacağımızı belirttik” şeklinde konuştu.
Sunak’ın sözcüsü, Londra’nın müttefikleriyle ‘kapasite sağlama’ konusunu görüşmeye devam edeceği bilgisini paylaştı. “Ortaya koyduğumuz her eylemde, gerilimin artma riskleri hesaba katılacak” diyerek Rusya’nın Ukrayna’ya yönelik sürekli saldırıları ve topraklarının geniş alanlarını işgali çerçevesinde ‘tansiyonu yükselttiğini’ vurguladı. Rishi Sunak’ın Zelenskiy’nin tarihi ziyareti sırasında Ukraynalı pilotların NATO kriterlerine uygun savaş uçaklarını kullanmak üzere eğitileceğini belirttiğini de doğruladı. Sözcü, eğitim hakkında ise “Bunu mümkün olan en kısa sürede sonlandırma istiyoruz” diyerek, Kiev’e herhangi bir uçak tedarik edilip edilmeyeceğine dair nihai bir kararın alınmadığını dile getirdi.

Ukrayna hangi savaş uçaklarını istiyor?
Ukrayna, müttefiklerini Zelenskiy’nin bu hafta İngiliz milletvekillerine hitaben yaptığı bir konuşmada, eskiyen Sovyet MiG’leri ve Suhoy filosunu değiştirmek için ‘özgürlük için kanatlar’ olarak nitelendirdiği modern savaş uçakları göndermelerini istedi.
İstek listesinde, yıkıcı gücü ve küresel mevcudiyeti nedeniyle ABD yapımı F-16’lar da var. Zelenskiy, aynı zamanda İsveç yapımı ‘Gripen’ savaş uçakları da istedi. Aynı şekilde müttefiklerin kendisine sağlayabileceği savaş uçaklarını araştırmaya devam ettiğini de belirtti. Ukrayna, Rus bölgelerine saldırmak ve önleyici uçuşlar yapmak için mevcut filosuna güveniyor. Ancak hava kuvvetleri, daha yeni savaş uçakları sağlamanın savaşın gidişatını değiştireceği kanaatinde.
Zelenskiy’nin danışmanı Mykhailo Podolyak, bu tür uçakların Rus saldırılarına ‘gökleri kapatacağını’ dile getirdi. Bir Ukrayna Hava Kuvvetleri sözcüsü de bunların, havadaki veya karadaki ‘neredeyse tüm hedeflerin yok edilmesine katkıda bulunacağını’ vurguladı.

Ukrayna uçakları kullanmaya ne zaman başlayabilir?
Zelenskiy’nin bu hafta Londra’da ‘Eurofighter Typhoon’ türü savaş uçakları talep etmesinin ardından İngiltere, Ukraynalı pilotların yeni avcı modellerini kullanmak için eğitim almalarının yıllar sürebileceğini bildirdi. Londra ilk adım olarak baharda pilot eğitimine başlamayı kabul etti. Deneyimli Ukraynalı pilotlar için eğitim kurslarını azaltmayı düşüneceğini kaydetti. İngiltere Savunma Bakanı Ben Wallace, BBC’ye yaptığı açıklamada “Uçakları sınıra çekmek basit bir mesele değil” dedi.
Wallace, “Bir bakım ekibi olmadan, bir Formula 1 aracı bile çalışamaz. Kesinlikle bu, birkaç turdan fazla sürmeyecek. Savaş uçakları gibi gelişmiş ve sofistike silahları fırlattığınızda, onlara bir bakım ekibi eşlik ediyor ve bu konuda da sorular sormamız gerekiyor” dedi. Ben Wallace, İngiltere’nin Eurofighter’i göndermek için diğer ülkelerin (Almanya, İtalya ve İspanya) onayına ihtiyacı olacağını söyledi.

Uygun modeller
Şarku’l Avsat’ın Reuters’dan aktardığına göre Royal United Services Institute’tan Justin Bronk, ‘Ukrayna’ya ‘Typhoon’ uçağı sağlamak, çok pahalı sembolik bir jest olur” dedi. Savaş uçakları, Rus hava savunmasından kaçınmak için alçaktan uçmak zorunda kalacak. Aynı şekilde Bronk, bir analizde Typhoon’un füzelerinin menzilini genişletmek için yüksek irtifalarda uçacak şekilde geliştirildiğini, bu yöntemin Rus uzun menzilli kuvvetlerinin büyük ölçüde etkisiz hale getirebileceği bir taktik olduğunu ifade etti. Typhoon ve F-16 uçaklarının da uygun pistlerden ve merkezi üslerden kalkması gerektiğini belirten Bronk, İsveç Gripen uçağının ise daha düşük irtifalarda uçabildiğini ve daha kısa pistlerden kalkabildiğini vurguladı.

Savaş uçakları
Ukrayna, bunun gerçekleşeceğinden emin ve müttefiklerin başlangıçta gelişmiş silahlar göndermek konusunda isteksiz olduğu ancak daha sonra geri adım atabileceğini ima etti. ABD ve Fransa, Almanya’nın kabul etmemesine rağmen, savaş uçağı göndermeyi göz ardı etmediklerini belirtiyor. İsveç Başbakanı Ulf Kristersson, savaş uçağı göndermeyi reddetmedi ancak beklentileri azalttı. Kristersson, konunun şu an Stockholm’ün gündeminde olmadığını söyledi.
Ukrayna’nın sadık bir destekçisi olan Polonya ise, böyle bir kararı tek başına vermeyeceğini ve NATO’nun toplu hareket etmesi gerektiğini bildirdi. Slovakya da Ukrayna’ya mevcut filosunu geliştirmek için 11 MiG savaş uçağı göndermeyi kabul etti. Batılı hükümetler, teçhizatlarının çoğunu hareket ettirirlerse savunmalarının zayıflayacağından korkuyorlar. Ayrıca Moskova’ya savaşı şiddetlendirmek üzere bir bahane vermemek için şu ana kadar Rus topraklarının derinliklerini vurabilecek herhangi bir silah göndermekten kaçındılar. Kremlin, savaş uçakları gönderirse Batılı ülkelerin durumunun Rusya ile doğrudan çatışma aşamasına geçeceğini vurguladı.



İranlı yetkili, ABD ile anlaşmazlık noktalarını açıkladı

Washington İran’dan yüksek oranda zenginleştirilmiş uranyum stokunu terk etmesini talep ediyor. (Reuters)
Washington İran’dan yüksek oranda zenginleştirilmiş uranyum stokunu terk etmesini talep ediyor. (Reuters)
TT

İranlı yetkili, ABD ile anlaşmazlık noktalarını açıkladı

Washington İran’dan yüksek oranda zenginleştirilmiş uranyum stokunu terk etmesini talep ediyor. (Reuters)
Washington İran’dan yüksek oranda zenginleştirilmiş uranyum stokunu terk etmesini talep ediyor. (Reuters)

 

Üst düzey bir İranlı yetkili dün Reuters’a yaptığı açıklamada, Tahran ile Washington arasında, ülkesinin nükleer programına kısıtlamalar getirilmesi karşılığında yaptırımların hafifletilmesi, askıya alınması ya da tamamen kaldırılmasının kapsamı ve yöntemi konusunda görüş ayrılıkları bulunduğunu söyledi. Yetkili, artan askeri çatışma endişeleri gölgesinde yeni görüşmelerin mart ayı başında yapılmasının planlandığını belirtti.

İran ile ABD, Tahran’ın nükleer programı konusunda onlarca yıldır süren anlaşmazlığı ele almak üzere bu ayın başında müzakerelere yeniden başlamıştı. Süreç, ABD’nin Ortadoğu’daki askeri kapasitesini artırmasıyla eş zamanlı yürürken, daha geniş çaplı bir savaş ihtimaline dair kaygıları da artırdı.

İran, ABD güçleri tarafından hedef alınması halinde Ortadoğu’daki Amerikan üslerini vurmakla tehdit ediyor.

Yetkili, “Son tur görüşmeler, yaptırımların hafifletilmesi, askıya alınması veya kaldırılmasının kapsamı ve yöntemi konusunda ABD’nin tutumunun İran’ın taleplerinden farklı olduğunu ortaya koydu. Tarafların yaptırımların kaldırılmasına ilişkin makul bir takvim üzerinde uzlaşması gerekiyor. Bu yol haritası makul ve ortak çıkarlara dayalı olmalı” ifadelerini kullandı.

İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi cuma günü yaptığı açıklamada, birkaç gün içinde alternatif bir taslak hazırlanmasının beklendiğini belirtmişti. ABD Başkanı Donald Trump ise İran’a yönelik sınırlı askeri saldırı seçeneğini değerlendirdiğini ifade etmişti.

Taviz vermeye hazır olma

Tahran, önceki müzakerelerde büyük bir anlaşmazlık noktası olan ‘zenginleştirmenin tamamen durdurulması’ yönündeki ABD talebini reddetmesine rağmen, nükleer programına ilişkin bazı tavizler vermeye hazır olduğunu bildirdi.

Washington, İran topraklarında uranyum zenginleştirilmesini nükleer silah edinmeye giden potansiyel bir yol olarak değerlendiriyor. Tahran ise bu suçlamayı reddederek uranyumu barışçıl amaçlarla zenginleştirme hakkının tanınmasını talep ediyor.

ABD ayrıca, İran’dan yüksek oranda zenginleştirilmiş uranyum stokundan vazgeçmesini istiyor. Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA) geçen yıl, İran’ın yüzde 60 saflık düzeyine kadar zenginleştirilmiş 440 kilogramın üzerinde uranyum stokuna sahip olduğu tahmininde bulunmuştu. Bu oran, silah yapımında kullanılan yüzde 90 seviyesine oldukça yakın kabul ediliyor.

Şarku’l Avsat’ın Reuters’ten aktardığı habere göre İranlı yetkili, Tahran’ın yüksek oranda zenginleştirilmiş uranyum stokunun bir bölümünü ihraç etmeyi, en yüksek zenginleştirme seviyesini düşürmeyi ve bölgesel bir uranyum zenginleştirme konsorsiyumu oluşturmayı içeren bir seçeneği ciddi biçimde değerlendirebileceğini söyledi. Ancak bunun karşılığında İran’a ‘barışçıl amaçlarla nükleer zenginleştirme’ hakkının tanınması gerektiğini vurguladı. Yetkili, “Müzakereler sürecek ve geçici bir anlaşmaya varılması mümkün” şeklinde konuştu.

Her iki taraf için de faydaları

İranlı yetkili, diplomatik bir çözümün hem Tahran hem de Washington için ekonomik faydalar sağlayacağını belirtti. Üst düzey İranlı yetkili, müzakere edilen ‘ekonomik paketin’ ABD’ye İran’ın petrol sektöründe ciddi yatırım fırsatları ve somut ekonomik çıkarlar sunmayı içerdiğini söyledi. Ancak Tahran’ın petrol ve maden kaynakları üzerindeki kontrolünden vazgeçmeyeceğini vurguladı.

Yetkili, “Nihayetinde ABD, İran için en fazla ekonomik bir ortak olabilir. Amerikan şirketleri her zaman İran’daki petrol ve gaz sahalarında yüklenici olarak yer alabilir” ifadelerini kullandı.


ABD ordusu liderliğindeki bir görev gücü, El Mencho'nun yakalanmasında Meksika'ya yardım etti.

El Mencho'nun öldürülmesinin ardından silahlı kişilerin arabaları ateşe verip otoyolları kapatmasıyla şiddet olaylarının yaşandığı bir yolu izleyen Meksikalı bir güvenlik görevlisi (AFP)
El Mencho'nun öldürülmesinin ardından silahlı kişilerin arabaları ateşe verip otoyolları kapatmasıyla şiddet olaylarının yaşandığı bir yolu izleyen Meksikalı bir güvenlik görevlisi (AFP)
TT

ABD ordusu liderliğindeki bir görev gücü, El Mencho'nun yakalanmasında Meksika'ya yardım etti.

El Mencho'nun öldürülmesinin ardından silahlı kişilerin arabaları ateşe verip otoyolları kapatmasıyla şiddet olaylarının yaşandığı bir yolu izleyen Meksikalı bir güvenlik görevlisi (AFP)
El Mencho'nun öldürülmesinin ardından silahlı kişilerin arabaları ateşe verip otoyolları kapatmasıyla şiddet olaylarının yaşandığı bir yolu izleyen Meksikalı bir güvenlik görevlisi (AFP)

ABD Savunma Bakanlığı’ndan (Pentagon) bir yetkili, Reuters'a yaptığı açıklamada, uyuşturucu çeteleri hakkında istihbarat toplama konusunda uzmanlaşmış, ABD ordusu liderliğindeki yeni bir görev gücünün, dün Meksika’daki Jalisco Yeni Nesil Karteli'nin (CJNG) lideri ‘El Mencho’ lakaplı Nemesio Oseguera Cervantes’i öldüren Meksika ordusunun baskınında rol oynadığını söyledi.

ABD’li yetkililer, uyuşturucu çeteleriyle mücadele için Washington’daki çeşitli resmi kurumların da dahil olduğu kurumlar arası görev gücünün, ABD-Meksika sınırının her iki tarafındaki uyuşturucu çetesi üyelerini tespit etmek amacıyla geçtiğimiz yılın sonlarında gizlice kurulduğunu açıkladı.

Kimliğinin gizli tutulmasını isteyen ABD’li yetkili, ABD ordusu liderliğindeki görev gücünün Meksika makamlarına sağladığı bilgiler hakkında daha fazla detay vermekten kaçındı. Yetkili, baskının Meksika ordusu tarafından gerçekleştirilen bir operasyon olduğunu vurguladı.

Meksika Savunma Bakanlığı, batıdaki Jalisco eyaletinde çıkan çatışmada Oseguera'nın ağır yaralandığını ve Mexico City'ye hava ambulansıyla nakledilirken hayatını kaybettiğini açıkladı. Bakanlık, ABD’li yetkililerin ‘ek bilgi’ sağladığını belirtti. Operasyon, silahlı kişilerin altı eyaletten fazlasında arabaları ateşe verip otoyolları kapattığı bir şiddet olayları dalgasına yol açtı.


Meksika'nın en büyük uyuşturucu kartellerinden birinin lideri El Mencho öldürüldü

Meksika'nın en büyük uyuşturucu kartellerinden birinin lideri El Mencho öldürüldü
TT

Meksika'nın en büyük uyuşturucu kartellerinden birinin lideri El Mencho öldürüldü

Meksika'nın en büyük uyuşturucu kartellerinden birinin lideri El Mencho öldürüldü

Meksika hükümeti dün ülkenin en çok aranan uyuşturucu baronunun öldürüldüğünü duyururken bunu suç örgütlerine karşı yeni kampanyasında büyük bir zafer olarak nitelendirdi.

Meksika'nın en güçlü kartellerinden biri olan Jalisco Yeni Nesil Karteli’nin (CJNG) en uzun süredir liderliğini yapan ‘El Mencho’ lakaplı Nemesio Oseguera Cervantes, ülkenin en azılı suçlularından biri olarak kabul ediliyordu. Son on yılda hızla büyüyen bir suç şebekesini yöneterek uyuşturucu üretimi ve satışı yaparken, yerel işletmeleri de gasp ediyordu. The New York Times'ın (NYT) haberine göre güvenlik güçlerine karşı cesur saldırılar düzenleyerek ve ülke çapında toplulukları terörize ederek de ün kazandı.

Kimliğinin gizli tutulması kaydıyla operasyonun ayrıntılarını açıklayan Meksika hükümetinden bir yetkiliye göre güvenlik güçleri El Mencho'yu, kartelin kurulduğu ve merkezinin bulunduğu ülkenin batısındaki Jalisco eyaletinin kıyı şeridinde bulunan, yaklaşık 20 bin nüfuslu Tapalapa kasabasında öldürdü. Meksika yetkilileri operasyonla ilgili daha fazla ayrıntı açıklamadı, ancak Pazar günü daha fazla bilgi vereceklerini taahhüt etti.

Oseguera'nın öldürülmesi Meksika genelinde şiddet olayları dalgasına yol açtı. Jalisco dahil en az beş eyaletteki sakinler ve yerel yetkililer, uyuşturucu çeteleri arasında yaygın bir uygulama olan yolları kapatmak için araçların ateşe verildiği olayları bildirdi. Jalisco eyaleti, bazı bölgelerde toplu taşımayı askıya aldığını duyurdu ve otellere konuklarından dışarı çıkmamalarını istemeyi tavsiye etti. Şiddet olaylarının bir kısmı eyaletin yönetim şehri ve bu yılki Dünya Kupası'nın ev sahibi şehirlerinden biri olan Guadalajara'da meydana geldi.

ABD Dışişleri Bakan Yardımcısı Christopher Landau, El Mencho'nun öldürülmesini ‘Meksika, ABD, Latin Amerika ve dünya için önemli bir gelişme’ olarak nitelendirdi.

Oseguera'nın liderliğindeki CJNG, Meksika'nın en öMexico City: Şarku’l Avsatnde gelen uyuşturucu kaçakçılığı örgütlerinden biri haline geldi ve birçok eyalette rakip gruplarla savaştı. Kartel, kokain ve metamfetamin gibi sentetik uyuşturucuları ve son yıllarda fentanili ABD'ye kaçak olarak sokmaya devam etti.

El Mencho'nun öldürülmesi, suç örgütü için büyük bir darbe olup, gruplar kontrol için rekabet ederken yeni iç çatışmalara ve şiddetin yeniden alevlenmesine yol açabilir.

Ayrıca, Meksika hükümetinin Washington ile ilişkilerinin iyileşmesine de katkıda bulunabilir. Zira ABD Başkanı Donald Trump daha önce Meksika'ya kartellere karşı daha sert önlemler alması için baskı uygulamış ve sonuçlardan memnun kalmazsa askeri saldırı tehdidinde bulunmuştu.

Meksika Cumhurbaşkanı Claudia Sheinbaum, bu tehditleri defalarca kez ve kesin bir şekilde reddederken herhangi bir ABD saldırısının Meksika'nın egemenliğini ihlal edeceğini belirtmişti.

Diğer taraftan hükümeti istihbarat alanı da dahil olmak üzere ABD’li güvenlik kurumlarıyla iş birliğini genişletti.