Siyasetçi Memduh Hamza "atılım" umuduyla Mısır'a döndü

Mısırlı siyasetçi Memduh Hamza (Twitter)
Mısırlı siyasetçi Memduh Hamza (Twitter)
TT

Siyasetçi Memduh Hamza "atılım" umuduyla Mısır'a döndü

Mısırlı siyasetçi Memduh Hamza (Twitter)
Mısırlı siyasetçi Memduh Hamza (Twitter)

Mısır Cumhuriyet Savcılığı, geçtiğimiz Ocak ayında iş insanı ve mühendis Memduh Hamza’nın daha önce mahkum olduğu davada verilen ceza hükmünün iptali ve başka bir ceza dairesinde yeniden yargılanması için sunduğu dilekçenin kabulünün ardından adının ‘terör listelerinden’ çıkarılmasına karar verdi. Bu karar üzerine Mısırlı siyasetçi ülkesine döndü.
Politikacılar ve aktivistler, Mısırlı siyasetçi Memduh Hamza'nın 3 yıldan fazla bir süre sonra ülkeye dönüşünü memnuniyetle karşıladılar.
25 Ocak 2011 Devrimi’nden bu yana Mısır siyasi çevrelerinde tanınan bir isim olan Hamza, Kahire’ye döndüğünü açıkladı. Sosyal medyadaki hesaplarında yayınladığı bir video aracılığıyla, siyasi bir "atılım" ümidini dile getirdi. Havaalanına vardığında tümgeneral rütbesine sahip bir güvenlik görevlisinin kendisini karşıladığını söyleyen Hamza, görevlinin kendisine şunları söylediğini aktardı: “Mısır samimi evlatlarını bağrına basıyor ve ülkelerine dönmeleri ve kendilerinden istifade için evlatlarına kollarını açıyor" dedi.
Hamza, yalnızca kendisi değil “Mısır'ın tüm samimi evlatlarıyla” ilgili bir "atılım" umudunu dile getirdi.
Hamza, 2020 yılında mahkeme kararıyla "şiddete tahrik ve yalan haber yaymak" suçlamasıyla 6 ay hapis cezasına çarptırılmıştı.
Hamza'nın Mısır'a dönüşü, yargı kararları veya bekleyen soruşturmalar kapsamında tutuklanan aktivistlerin ve insan hakları aktivistlerinin sürekli olarak serbest bırakılmasıyla aynı zamana denk geliyor. Özellikle “Cumhurbaşkanlığı Af Komisyonu”nun yeniden şekillenip faaliyete geçmesi ve siyasi güçler arasında tartışma oturumları başlatmak amacıyla Ulusal Diyalog Mütevelli Heyeti'nin kurulmasından sonra insan hakları aktivistleri sık sık serbest bırakılıyor.
Yalan haber yaymak suçlamasıyla bir yıl tutuklu kaldıktan sonra iki yıl önce serbest bırakılan siyaset bilimi profesörü Hasan Nafia şunları söyledi: “Dr. Memduh Hamza'nın yurda dönmesi çok memnuniyet verici. Umuyoruz ki bu önemli adım tüm samimi evlatların sürgünden dönüşü ile tamamlanır. Vatan kitabında gerçekten yeni bir sayfa açmanın zamanı geldi.”
Mısırlı aktivistler ve insan hakları aktivistleri, tutukluluğunun üzerinden 5 yıl geçmesine paralel olarak Merkezi Denetim Teşkilatı Eski Başkanı Hişam Cenine'nin serbest bırakılması çağrısında bulundu. Cenine 2018 yılında askeri mahkeme tarafından “silahlı kuvvetler hakkında saldırgan ve asılsız haberler yayınlamak” suçundan 5 yıl hapis cezasına çarptırılmıştı.
Cenine'nin başka davalarla ilgili olarak aranıp aranmadığı netlik kazanmazken, avukatı bu konuda yorum yapmak için yapılan çok sayıda çağrıya yanıt vermedi.
Mısırlı insan hakları aktivisti ve Ulusal Diyalog Mütevelli Heyeti üyesi Necad el-Burai, "Avukat Hişam Cenine hapishaneden evine salınmalı ve dinlenmeye gitmeli" dedi.
Burai Twitter hesabından yaptığı açıklamada, “Cenine doğru veya yanlış yaptı; ama doğrusunda veya yanlışında, Allah'ın rızasını kazanmayı ve vatanına hizmet etmeyi arzuladı. Vatandaşlarına hizmet etti” dedi.
Burai başka bir bağlam yaptığı açıklamada Ulusal Diyalog Mütevelli Heyeti’nin, tüzüğünü ve iç sistemini onaylayarak çalışmalarını tamamladığını söyledi.
Burai: “Diyalog tarafları hazır olduğunda diyalog başlayacak. Şu an diyaloğun bazı tarafları diyalog sürecine hazır değiller ve başlatmaya da hazır değiller. Hazır olduklarında diyalog başlayacak.” dedi.



ABD arabuluculuğuyla İsveç'te esir takası görüşmeleri yapılıyor

Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)
Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)
TT

ABD arabuluculuğuyla İsveç'te esir takası görüşmeleri yapılıyor

Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)
Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)

Suriye kaynakları Şarku’l Avsat'a, ABD arabuluculuğuyla Suriye'nin güneyindeki Süveyda vilayetinde bir esir takası konusunda görüşmelerin devam ettiğini doğruladı.

İl yönetiminin medya ilişkileri direktörü Kuteyba Azzam, Suriye hükümeti ile Şeyh el-Akl ve Hikmet el-Hicri'ye bağlı "Ulusal Muhafız Kuvvetleri" arasında, esir takası anlaşmasına varılması amacıyla görüşmelerin yapıldığını belirtti.

Medyada yer alan haberlere göre ABD elçisi Tom Barrack'ın ofisi, 2025 yazındaki olaylardan bu yana Şam kırsalında gözaltında tutulan Süveyda'dan 61 sivilin serbest bırakılması karşılığında, Savunma ve İçişleri Bakanlıklarından "Ulusal Muhafızlar" tarafından Süveyda'da tutulan 30 mahkumun teslim edilmesini içeren anlaşmanın sonuçlandırılması için her iki taraftan da onay aldı.

Süveyda Valisi Mustafa Bakur, geçen ay Suriye hükümetinin bu sivilleri aşiret güçlerinden teslim aldığını ve takas ayarlamak üzere gözaltına aldığını duyurdu.

Geçtiğimiz temmuz ayındaki olaylardan dolayı gözaltına alınanların serbest bırakılması, geçen eylül ayında Şam'dan Amerikan ve Ürdün'ün desteğiyle açıklanan "yol haritasının" maddelerinden biridir.


Filistin Sağlık Bakanlığı: İsrailli bir yerleşimci Batı Şeria’da ABD vatandaşı Filistinli genci öldürdü

İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
TT

Filistin Sağlık Bakanlığı: İsrailli bir yerleşimci Batı Şeria’da ABD vatandaşı Filistinli genci öldürdü

İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)

Filistin Sağlık Bakanlığı, 19 yaşındaki ABD vatandaşı Filistinli Nasrallah Muhammed Cemal Ebu Siyam’ın, çarşamba gecesi Batı Şeria’da bir İsrailli yerleşimcinin açtığı ateş sonucu ağır yaralandıktan sonra hayatını kaybettiğini açıkladı.

Bakanlık, Ebu Siyam’ın çarşamba günü işgal altındaki Batı Şeria’da, Ramallah yakınlarında bulunan Mihmas köyünde vurulduğunu bildirdi.

Reuters’a konuşan ABD Büyükelçiliği’nden bir yetkili ise şiddeti kınayarak, “ABD Dışişleri Bakanlığı için yurt dışındaki Amerikan vatandaşlarının güvenliği ve emniyetinden daha yüksek bir öncelik yoktur” ifadesini kullandı.

rgtbrgt
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları, cenaze töreninde gözyaşlarına boğuldu. (AFP)

İsrail güvenlik güçlerinin olası misillemesinden çekindiği için isminin açıklanmasını istemeyen Ebu Siyam’ın bir yakını, yerleşimcilerin köye koyun çalmak amacıyla baskın düzenlediğini öne sürdü.

Aralarında Ebu Siyam’ın da bulunduğu köylülerin hırsızlığı engellemeye çalıştığını, bunun üzerine yerleşimcilerin ateş açtığını ve Ebu Siyam ile birlikte bazı kişilerin yaralandığını söyledi.

Filistin resmi haber ajansı WAFA ise saldırılarda 5 kişinin yaralandığını, bunlardan 3’ünün -Ebu Siyam dahil- kurşunla yaralandığını bildirdi. Ajans, diğer yaralılara ilişkin ayrıntı paylaşmadı. Reuters’ın olayla ilgili yorum talebine İsrail ordusu tarafından henüz yanıt verilmedi.

dcfgt
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları, cenaze töreninin ardından yas tutuyor. (Reuters)

Gazze Şeridi’nde Ekim 2023’te başlayan savaşın ardından Batı Şeria’da İsrailli yerleşimcilerin Filistinlilere yönelik şiddet eylemleri belirgin biçimde arttı. Birleşmiş Milletler (BM) verilerine göre, 2026 yılında yerleşimci saldırıları nedeniyle yaklaşık 700 kişi yerinden edildi.

Uluslararası kuruluş, 2026’da Batı Şeria’da 9 Filistinlinin öldürüldüğünü, 2025 yılında ise bu sayının 240’ı aştığını bildirdi. Verilere göre 2025 yılında Batı Şeria’da iki İsrailli öldü.

İsrail, yerleşimci şiddetiyle ilgili nadiren iddianame düzenliyor. İsrailli izleme kuruluşu Yesh Din, 2025 yılı sonunda yaptığı açıklamada, 7 Ekim 2023’ten bu yana belgeledikleri yüzlerce yerleşimci şiddeti vakasının yalnızca yüzde 2’sinde dava açıldığını duyurdu.

Son iki yılda Batı Şeria’da, aralarında aktivist Ayşenur Ezgi Eygi’nin de bulunduğu bazı ABD vatandaşları, İsrail güçleri ya da yerleşimciler tarafından öldürüldü.


Tunuslu bir milletvekili, Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırıldı

Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
TT

Tunuslu bir milletvekili, Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırıldı

Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)

Yerel medyaya göre Tunus'ta bir mahkeme dün Milletvekili Ahmed Seydani'yi, ülkenin son sel felaketinin ardından sosyal medyada Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırdı.

Seydani, bu ayın başlarında, Tunus'un çeşitli bölgelerinde altyapıya zarar veren sellere neden olan olağanüstü yağışların ardından Saïd'in iki bakanla yaptığı görüşmeyle ilgili Facebook'ta yaptığı, "Cumhurbaşkanı, yetki alanını resmi olarak yollara ve su borularına genişletmeye karar verdi. Görünüşe göre yeni unvanı Sanitasyon ve Yağmur Suyu Drenajı Başkomutanı olacak” yorumu nedeniyle tutuklandı.

Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığına göre Seydani'nin avukatı Husameddin Bin Atya ajansa yaptığı açıklamada, müvekkilinin Telekomünikasyon Kanunu'nun 86. maddesi uyarınca yargılandığını ve bu maddenin “Kamu iletişim ağları aracılığıyla kasıtlı olarak başkalarına zarar veren veya huzurunu bozan herkesi” bir ila iki yıl hapis ve 100 ila 1.000 dinar (yaklaşık 300 avro) para cezası öngördüğünü söyledi.

Tunus'ta geçen ay 70 yıldan fazla süredir görülen en şiddetli yağışların ardından en az beş kişi hayatını kaybetti, birçok kişi ise hala kayıp durumunda.