Irak Merkez Bankası döviz kurlarını istikrara kavuşturma konusunda kararlı

Irak’tan yurtdışına yapılan döviz transferlerinin yüzde 20'si ‘sahte’

Salı gün, Bağdat'taki bir döviz bürosunda çekilen bir çalışanın iki adet 100 dolarlık banknot tuttuğu bir kare (AFP)
Salı gün, Bağdat'taki bir döviz bürosunda çekilen bir çalışanın iki adet 100 dolarlık banknot tuttuğu bir kare (AFP)
TT

Irak Merkez Bankası döviz kurlarını istikrara kavuşturma konusunda kararlı

Salı gün, Bağdat'taki bir döviz bürosunda çekilen bir çalışanın iki adet 100 dolarlık banknot tuttuğu bir kare (AFP)
Salı gün, Bağdat'taki bir döviz bürosunda çekilen bir çalışanın iki adet 100 dolarlık banknot tuttuğu bir kare (AFP)

Irak’ta döviz kurlarındaki çalkantılı durum ve buna bağlı olarak temel emtia ve gıda ürünlerinin fiyatlarındaki artış, hem yetkilileri hem de vatandaşları özellikle Merkez Bankası ve hükümetin bir doların bin 460 dinardan bin 300 dinar seviyesine çekme kararına piyasaların tepki göstermemesiyle endişelendirmeye devam ediyor. Resmi kura paralel olarak bir doların bin 520 dinar seviyesinde işlem görmesi piyasaların karara olan tepkisizliğini ortaya koydu.
Iraklı yetkililer, döviz kurlarını eski haline getirmek amacıyla çok sayıda açıklama yaptılar. Bunlardan biri Irak Merkez Bankası Başkanı Ali Muhsin Allak’ın dün yaptığı açıklamaydı. Allak açıklamasında, Merkez Bankası’nın dolar kurunu istikrara kavuşturma konusunda kararlı olduğunu teyit etti.
Merkez Bankası Başkanı Allak, Irak resmi haber ajansına yaptığı açıklamada, “Yeni elektronik platform, gerek banka gerek başka bir kurum olsun, transfer işlemlerini gerçekleştiren taraflara herhangi bir cezai işlem uygulanmaması amacıyla bankacılık sektörü, Merkez Bankası ve bankaların yurtdışı transferler için bir koruma kalkanı oluşturmaktadır ve tüm taraflara hizmet etmektedir” ifadelerini kullandı.
Allak, resmi kura göre halen yüksek olan dolar kuruyla ilgili olarak Merkez Bankası’nın görevinin kur farkını kapatmak olduğunu söyledi. Adımlarının ciddi ve güçlü olduğunu ve hedefe ulaşmak için tüm taraflardan büyük destek aldıklarını açıklayan Allak, Uluslararası Para Fonu (IMF) ile yaptıkları görüşmelerin çok verimli geçtiğini ve bu hedefe doğrudan ve dolaylı olarak hizmet eden programlar üzerinde mutabakata vardıklarını da sözlerine ekledi.
Öte yandan Başbakan Muhammed Şiya es-Sudani’nin Finans ve Ekonomi Danışmanı Mazhar Muhammed Salih, ABD Hazine Bakanlığı tarafından merkez bankası satışlarıyla ilgili hayata geçirilen e-platformun, döviz satışı sırasında bir güvenlik kalkanı oluşturduğunu söyledi. Salih, gazetecilere yaptığı açıklamada, Merkez Bankası'nın döviz satışındaki düşüşün, daha önce yapılan birikimlerden ve elektronik ortamda işlem yapılmasına karşı olunmasından kaynaklandığını söyledi.
Dövizli alış-veriş yoluyla komşu ülkelere kaçırılan döviz miktarına değinen Salih, yurt dışında sahte para transferlerinde sahtecilik oranının yüzde 20'ye ulaştığını vurgulayarak “Irak halkına faydası olmayan malzemeleri ithal ederek paraları saklayarak yurt dışına çıkarılıyor” dedi.
Salih, dolar krizinin ana sebebinin, önemli bir egemenlik sorunu olan sınırlar üzerindeki kontrol eksikliği olduğunu ve yurtdışı transferlerinin kontrol edilmesi gerektiğinin söyledi.
Diğer taraftan Irak Dışişleri Bakanı Fuad Hüseyin dün döviz kriziyle ilgili olarak Washington'ı ziyaret eden Irak heyetinin ABD'li yetkililerle dolar konusunda anlaşmaya vardığını açıkladı.
VOA’ya (Voice of America) konuşan Bakan Hüseyin, “ABD'li yetkililerle dolar, petrol, doğalgaz, elektrik ve diğer çeşitli konularda uzlaşıldı” ifadelerini kullandı. Irak'ın ihtiyacının büyük bir kısmını yurt dışından ithal ettiğine ve ihtiyaçlarını dolar ile satın aldığına dikkati çeken Hüseyin, Merkez Bankası’ndan ve Irak piyasalarından dolar çekmek için düzenli bir mekanizma olmadığından Irak’taki dolar rezervinin büyük bir kısmının ticaret için yurtdışına aktığını söyledi.
Irak'ın bankacılık sektörüyle ilgili çeşitli önlemler aldığını ve artık bir mekanizmaya sahip olduğunu belirten Hüseyin, döviz kuru sorununun kademeli olarak çözüleceğini belirterek “ABD’li yetkililer dolar kurundaki düşüşü izlemek için bir mekanizma devreye soktular. Bu da kuru etkiledi. Ancak bu durum adım adım dengelenecek” şeklinde konuştu.
Irak toplumunun hemen hemen her şeyi yurt dışından ithal ettiğinin altını çizen Bakan Hüseyin, kendilerinin sadece petrol sattığını ve ithalat için dolara ihtiyaç duyduklarını belirtti. Doların Irak'tan çıkış sebebinin bu olduğuna işaret eden Hüseyin, “Doların yurtdışına çıkışını düzenleyecek bir mekanizmamız yoktu. Para birimini düzenleyecek ve doların hareketini kontrol edecek bir mekanizmayı devreye soktuk” dedi.



Hamas’a silah bırakma teklifi iletildi: 90 günlük süreçte neler öngörülüyor?

Hamas, bağımsız Filistin devletinin kurulmasının önünü açmayacak tekliflere yanaşmayacaklarını bildirmişti (AP)
Hamas, bağımsız Filistin devletinin kurulmasının önünü açmayacak tekliflere yanaşmayacaklarını bildirmişti (AP)
TT

Hamas’a silah bırakma teklifi iletildi: 90 günlük süreçte neler öngörülüyor?

Hamas, bağımsız Filistin devletinin kurulmasının önünü açmayacak tekliflere yanaşmayacaklarını bildirmişti (AP)
Hamas, bağımsız Filistin devletinin kurulmasının önünü açmayacak tekliflere yanaşmayacaklarını bildirmişti (AP)

Hamas'a silahlarını kademeli olarak bırakması için teklif sunuldu.

Adlarının paylaşılmaması şartıyla Times of Israel'e konuşan Arap diplomatlara göre teklif, Hamas'ın 90 gün içinde füze ve roketatar gibi ağır silahlarıyla Gazze Şeridi'ndeki tünel ağının haritalarını teslim etmesini öngörüyor.

Kaynaklar, silahlarını teslim eden örgüt üyelerine iş ve maddi destek sağlanacağını da söylüyor.

Hamas önceden de ağır silahlarını bırakabileceğini ancak örgüt üyelerinin kendilerini savunabilmek için hafif silahlarını vermeyeceğini bildirmişti.

Teklife göre silahların, bölgede yeni kurulacak polis gücüne verilmesi öngörülüyor. ABD Başkanı Donald Trump'ın öncülüğünde oluşturulan Barış Kurulu'na bağlı Gazze İdaresi Ulusal Komitesi de süreci takip edecek.

Daha önce Hamas bünyesinde memur olarak görev yapmış Filistinlilerin yeni polis teşkilatına başvurmalarına da izin verilecek. Ancak bu kişilerin kabul edilmesi için İsrail'in güvenlik incelemesinden geçmesi şart koşulacak. Buna ek olarak İsrail'in 7 Ekim 2023'teki Aksa Tufanı'nda yer aldığını savunduğu örgüt üyelerine bu hakların tanınmayabileceği aktarılıyor.

Silahların yetkililere teslim edilmesinin Gazze'nin güneyinden başlaması öngörülüyor. Bölgede süreç tamamlandıktan sonra İsrail askerlerinin buradan çekilmesi, onların yerine Filistin polisi ve Uluslararası İstikrar Gücü'nün geçmesi planlanıyor.

Silahsızlanma süreci devam ederken, İsrail askerlerinin de Gazze'den kademeli olarak çekilmesi isteniyor. Ayrıca Tel Aviv yönetiminin bölgeye inşaat ve insani yardım malzemelerinin girişine izin vermesi talep ediliyor.

İsrail yönetimi, kademeli silah bırakma planına yanaşmayacağını birçok kez dile getirmişti. Bunun yerine Hamas'ın tek seferde tüm silahlarını teslim etmesini istemişti.

Ancak Arap diplomatların anlattığına göre arabulucu Türkiye, ABD, Katar ve Mısır, Binyamin Netanyahu yönetiminin talebini gerçekçi bulmadı.

İsrail yönetimi, bu hafta Kahire'de Hamas müzakerecilerine sunulan tekliften haberdar. Kaynaklara göre Netanyahu yönetimi, Hamas'ın teklifi reddedeceğini öngörerek plana itiraz etmemiş.

New York Times'ın analizindeyse Netanyahu yönetiminin, ABD'nin baskısıyla kademeli silahsızlanma planını kabul ettiği savunuluyor.

Habere göre Filistinli örgütün teklife haftaya yanıt vermesi bekleniyor. Gazzeli analist Ekrem Atallah, Hamas'ın iki devletli çözümü garanti etmeyen bu teklifi reddedeceğini savunuyor:  

Bu, bildiğimiz şekliyle Hamas'ın, yani İsrail'e silahla direnen bir örgütün dağılmasını gerektiriyor. Üstelik bu hamle, bir Filistin devleti kurulmasını bile sağlamayacak.

Analize göre kabul edilmesi halinde Barış Kurulu'nun teklifinin uygulanması 8 aya kadar sürebilir.

Independent Türkçe, Times of Israel, New York Times


Fransa’nın Lübnan'daki arabuluculuk çabalarında ortaya çıkan belgede hangi önemli maddeler yer alıyor?

İsrail topçuları, Lübnan topraklarının derinliklerine doğru ilerleme girişimleriyle eş zamanlı olarak Lübnan topraklarına ateş açtı (AFP)
İsrail topçuları, Lübnan topraklarının derinliklerine doğru ilerleme girişimleriyle eş zamanlı olarak Lübnan topraklarına ateş açtı (AFP)
TT

Fransa’nın Lübnan'daki arabuluculuk çabalarında ortaya çıkan belgede hangi önemli maddeler yer alıyor?

İsrail topçuları, Lübnan topraklarının derinliklerine doğru ilerleme girişimleriyle eş zamanlı olarak Lübnan topraklarına ateş açtı (AFP)
İsrail topçuları, Lübnan topraklarının derinliklerine doğru ilerleme girişimleriyle eş zamanlı olarak Lübnan topraklarına ateş açtı (AFP)

İsrail, Lübnan ile ateşkes sağlamaya yönelik arabuluculuk çabalarına karşı, dört eksende eş zamanlı kara saldırıları düzenleyerek saldırı alanını genişletiyor ve işgale karşı direnen savunma güçlerini dağıtmaya ve herhangi bir görüşme öncesinde Lübnan'a ateş gücüyle baskı uygulamaya çalışıyor.

İsrail'in Lübnan sınırına takviye birlikleri göndermesi üzerine, İsrail ordusu Hıyam ve Taybe eksenlerine yönelik saldırılarını yeniledi ve Bint Cibeyl şehri civarındaki Marun er-Ras ve Aytarun eksenindeki hareketlerine devam ederken, batı kesiminde Naqura kasabasına doğru yeni bir eksen açtı.

Bu saldırı, Lübnan'ın iç kesimlerindeki onlarca kasabayı hedef alan yoğun hava ve topçu bombardımanıyla birlikte gerçekleşti ve saldırılardan biri sivil savunma merkezini vurdu.

 Fransa Dışişleri Bakanı Jean-Noel Barrot’un Tel Aviv ziyareti, İsrail’in Fransız arabuluculuğuna karşı herhangi bir taviz vermesiyle sonuçlanmasa da Şarku’l Avsat, üç aşamadan bahseden ve Lübnan’ın İsrail’i tanıdığını açıkça belirtmeyen Fransız belgesinin içeriğini elde etti. İlk madde, “Lübnan Devleti'nin İsrail'in egemenliğini ve toprak bütünlüğünü saygı gösterme taahhüdünü” teyit ederken, ikinci madde ise “Lübnan'ın İsrail ile kapsamlı ve kalıcı bir saldırmazlık anlaşması imzalamaya hazır olduğunu” belirtmektedir. Ancak en önemli paragraf, “kapsamlı ve kalıcı bir saldırmazlık anlaşmasının imzalanmasını, böylece Lübnan ve İsrail’in aralarındaki savaş durumunun sona erdiğini ilan etmelerini ve birbirlerine karşı herhangi bir güç kullanmaktan kaçınmayı taahhüt etmelerini” öngörüyor.


İsrail'in güney Lübnan'a düzenlediği hava saldırısında bir kişi öldü, iki kişi yaralandı

İsrail'in Beyrut'un güney banliyölerine düzenlediği baskının ardından duman yükseliyor (DPA)
İsrail'in Beyrut'un güney banliyölerine düzenlediği baskının ardından duman yükseliyor (DPA)
TT

İsrail'in güney Lübnan'a düzenlediği hava saldırısında bir kişi öldü, iki kişi yaralandı

İsrail'in Beyrut'un güney banliyölerine düzenlediği baskının ardından duman yükseliyor (DPA)
İsrail'in Beyrut'un güney banliyölerine düzenlediği baskının ardından duman yükseliyor (DPA)

Lübnan resmi medyasına göre İsrail'in Lübnan'ın güneyindeki bir kasabada bir evi hedef alan hava saldırısında bir kişi öldü, iki kişi de yaralandı.

Ulusal Haber Ajansının haberine göre “İsrail savaş uçakları, Bint Cubey bölgesindeki Ganduziye kasabasında bir eve şafak vakti şiddetli bir saldırı düzenledi; bir kişi öldü, iki kişi yaralandı.Yaralılar enkaz altından çıkarıldı» dedi.

İsrail ordusu, Lübnan'ın başkenti Beyrut'un güney banliyölerindeki birkaç mahalle sakinlerine tahliye uyarısı verdikten sonra, bu sabah “Hizbullah”ın Beyrut'taki hedeflerine bir dizi hava saldırısı düzenlediğini duyurdu.

Ordu kısa açıklamasında, güçlerinin "şu anda Beyrut'ta Hizbullah terör örgütüne ait hedeflere saldırdığını" belirtti. İsrail askeri sözcüsü daha önce, Hizbullah'ın kalesi olan güney banliyölerinde yaşayanları hava saldırıları başlamadan önce evlerini boşaltmaları konusunda uyarmıştı.