Motosikletler, Darfur’da cinayet ve yağma aracı

Bölgeye Batı Afrika ülkelerinden gelen motosikletler, yerel köylere yönelik son saldırıya katılırken hükümetin motosikletleri yasaklama girişimleri başarısız oldu

Motosikletler Darfur’da terör ve yağma aracına dönüştü (Independent Arabia – Hasan Hamid)
Motosikletler Darfur’da terör ve yağma aracına dönüştü (Independent Arabia – Hasan Hamid)
TT

Motosikletler, Darfur’da cinayet ve yağma aracı

Motosikletler Darfur’da terör ve yağma aracına dönüştü (Independent Arabia – Hasan Hamid)
Motosikletler Darfur’da terör ve yağma aracına dönüştü (Independent Arabia – Hasan Hamid)

Cemal Abdülkadir el-Bedevi
Yaklaşık dokuz yıldır Sudan’da motosikletler, Darfur bölgesindeki savaş ve çatışmalara güvenlik ve istikrarı daha fazla sarsan ve hem halkı hem de iktidarı korkutmaya devam eden bir unsur olarak eklendi. Nitekim çevikliği, sürüş kolaylığı ve düşük yakıt tüketiminden ötürü motosikletler hızlı yağma ve cinayette daha etkin bir araç.

Yasaklama ve yakma
İnsanlar, Darfur’da hükümetin, bölgenin çoğu eyaletinde motosikletlerin yasaklanıp yakılması için karar almasına rağmen bu motosikletlerin faaliyete ve suç işlemeye devam etmesiyle tekrarlanan sahneleri unutmadı. Ta ki sesi ve yankıları, başkent Hartum’a ulaştı ve “uzun dokuzlu” denen çetelerin bizzat başkentin tüm mahalleleri ve yollarında vatandaşların güvenliğini tehlikeye sokacak şekilde yağma ve adam kaçırma vasıtası olarak ortaya çıkmasından sonra bu motosikletlerin “çiftli” kullanımı, yani birden fazla kişi binmiş halde kullanımın yasaklanmasına karar verildi.
Darfur’daki Daco kabilesinin hükümdarı Sultan Cafer İbrahim Adem, motosikletlerin bölgede şiddet ve cinayet aracı olarak yoğun bir şekilde belirmesi olgusunun 2014’ün sonu ve 2015’in başında ortaya çıktığını söylüyor. Ona göre “motor ve kalaşnikof tüfeğine sahip olmak, en önemli mal varlığı haline geldikten sonra geçim için önemli bir yağma aracına dönüştü. O kadar ki ‘Motor ve keleş, para olur beleş’ sözü yaygınlaştı, özellikle de askerlik görevinden kaçan ve yurtdışından döndükten sonra sahip oldukları hızlı ve ölümcül bir aletle yağma ve insanların parasını yemek dışında bir şeyi olmayanlar için.”
Adem’e göre, çoğu yasal olmayan ve yerel dilde “boko” olarak bilinen, Darfur’a Batı Afrika ülkeleri ile denetimsiz geçitlerden ulaşan motorların tehlikesi, bireysel suçların artıp çok geçmeden bir lidere sahip örgütlü çetelere dönüşmesinde kendisini gösteriyor. Bu iki suç tipi arasındaki ortak payda, cehalet ve başkalarına karşı aşırı kin ve onların istikrarına göz dikmedir. Motorların ortaya çıkışı, şiddet eylemlerini büyük ölçüde canlandırdı ve yağma, askerden kaçanlar ve kırsal yaşam tarzını küçümseyenler için en önemli geçim kaynaklarından biri haline geldi. Sürekli hareket halinde olmaları ve uzak bölgelerde bulunmaları sebebiyle yetkililerin onları kontrol etmesi zorlaştı ve bu çeteler, yağmacı ve hırsızken ister nazırlar ister belediye başkanları olsun, toplumsal liderlerinin talimatından uzakta, kabileleri arasında sözü dinlenir ve belirleyici atlılara dönüştüler.
Daco Kabilesi Nazırı ise bu motorların yerel köylere yönelik son saldırıda güçlü bir şekilde yer aldığını açıkladı. Eyalet yetkilileri, bu milislerin toplanması konusunda uyarılmalarına rağmen konuyu dikkate almamış, ancak ertesi gün ortak güçler bünyesinde 17 askeri aracı harekete geçirmiş. Bununla birlikte bu güç, saldıran güçlerin kendisinden daha güçlü olduğu gerekçesiyle saldırganları püskürtmekte başarısız olmuş ve böylece suçlular, planlarını gerçekleştirdikten sonra sağ salim sığınıklarına dönmüş.
Şarku’l Avsat’ın Independent Arabia’dan aktardığı habere göre Nazır, açıklamasını şu sözlerle sürdürdü: “Eski rejim hükümetinin, bazı kabilelere savaş için araçlar vermesinden sonra şimdi bu motorlar, kaya kıvrımlarını ve ağaçları aşma, tepelere tırmanma ve yakıp kaçmak için yıldırım hızında saldırma yetenekleri sayesinde silahlı saldırıların tamamlayıcısı haline geldi. Bu da tüm kabilelerin, hızları ve iki üç kişiyi aynı anda taşımaları nedeniyle öne çıkan atlar yerine motor sahibi olmaya çalışmasına sebep oldu.”

Mücadelenin başarısızlığı
Darfur hükümetleri, neredeyse tüm eyaletlerine uzanan bir güvenlik çöküşü dalgasının ardından motosiklet kullanımını yasaklamak için çeşitli girişimlerde bulundu ve hepsi de farklı zamanlarda kendi toprakları üzerinde motosiklet kullanımını yasaklayan kararlar çıkardı. Ancak tüm bu kararlar motor terörünü bitirmede başarısız oldu.
Güney Darfur Eyaleti Yasama Meclisi 2014’te toplum güvenliği kapsamında, dört çeker araçlar ve motosikletlerin kullanımını yasaklayan bir kanunu onayladı ve kanun, bu araçların sahiplerine durumlarını uygun hale koyup araçlarından kurtulmaları için bir süre tanıdı.
Silahlı grupların yağma ve cinayet operasyonlarındaki dikkat çekici artışın ardından Eyalet Hükümeti, Nyala şehrindeki silahlı kuvvetler ve polis idaresinden, vatandaşların sahip olduğu dört çeker araçlarla motosikletleri toplamasını ve bunların tazmin edilmesine ilişkin bir çare düşünmesini talep etti.  
2016 yılının başında Vali Muhammed Hasan Arabi başkanlığındaki Kuzey Darfur Hükümeti, Afrika Birliği ve BM Misyonu UNAMID’in bölgeden ayrılmasından sonra motosikletlerin kullanımını yasakladı. Aynı yıl Batı Darfur Hükümeti, güvenliği sağlamak için acil durum emirleri yayınlayarak eyalet içinde motosiklet kullanımını, ateşli silah bulundurmayı ve puşi (kedmol) takmayı yasakladı.
Eyaletin başkenti el-Cineyne’nin eteklerindeki bir kasabaya yönelik intikam saldırısında ölümlere yol açan şiddet olaylarının ve sonrasında da cinayet, yağma, hırsızlık ve uyuşturucu kaçakçılığı dahil 121 suçta silah kullanımının yanı sıra olaylarda motosiklet kullanıldığına dair ihbar sayısının 131’e ulaşmasının ardından Bölge Hükümeti, bu emirlere aykırı vakalara bakması için özel bir mahkeme kurdu. Mart 2021’de, şiddet olaylarında motosiklet kullanan grupların güvenlik ihlalleri üzerine aynı emirler yinelendi.

Aleni saldırılar
Darfur Barosu’ndan bir ekibin hazırladığı bir rapor, Orta Darfur eyaletinin Nertati bölgesindeki vatandaşları oturma eylemine iten sebepleri ortaya çıkardı. Rapora göre söz konusu sebepler şöyle özetlenebilir: Deve sahiplerinden oluşan saldırgan grupların, üniforma giymiş maskeli bazı silahlı milis unsurlarının, motosiklet ve alenen silah kullananların yanı sıra onlarca motosiklet kullanan diğer silahlı milislerin varlığı. Rapor, bu grupları Batı Darfur’un eski valisi ve hükmü kalkan rejimin lideri Cafer Abdülhakem’e bağlı olmakla suçluyor.
Rapor oturma eyleminde bulunanların; bölgedeki vatandaşlar için güvenlik ve korumanın sağlanması, milislerin silahsızlandırılması, resmi düzenli güçlerin dışında silah taşımanın yasaklanması, böyle suçların ortaya çıkmasını ve tekrarlanmasını önlemek için gerekli tedbirlerin alınması, suçluların kovuşturulması, yasanın uygulanarak failler hakkında suç duyurusunda bulunulması, tutuklanıp yargılanmak üzere adli makamlara teslim edilmesi ve caydırılması, motosikletler başta olmak üzere suç işleme vasıtalarına engel olunması yönündeki taleplerini özetliyor.
Zalingei Yolu, Al-Jeneina, başkentlerim ve eyaletlerim arasındaki bağlantı, Orta ve Güney Darfur (Hassan Hamed).
Orta ve Güney Darfur eyaletlerinin başkentlerini birbirine bağlayan Zalinci-Cüneyne yolu (Independent Arabia – Hasan Hamid)
Eski Kuzey Darfur Valisi Muhammed Hasan Arabi’ye göre ise motorları yasaklamaya ilişkin kararlar, olağan güvenlik önlemlerinin bir parçası olmakla birlikte Darfur’daki güvenlik düğümü için köklü değil, sadece geçici bir çözüm. Zira çöl, engebeli ve dağlık bir yapıya sahip bölge ve yolları, motosiklet kullanımına uygun ve sınırların açık olmasından ötürü Hükümet bunu kontrol edemez. Üstelik motosiklet kullanıcılarının büyük bir kısmının kolluk kuvvetleriyle sosyal bağları da mevcut.  
Arabi açıklamasında şu ifadelere de yer verdi: “Darfur bölgesindeki güvenlik durumu, Güney Sudan, Orta Afrika, Çad ve Libya’ya komşu olmasından ötürü oldukça karmaşık. Tüm bu ülkeler, güvenlik kaosu ve siyasi bir akışkanlıktan mustarip; vatandaşları iltica, göç ve yasaklı bazı uluslararası faaliyetlerin zorluğuyla boğuşuyor. Bu da bu bölge ile o ülkeler arasında uzanan sınırları, kontrol edilemez bir hale getiriyor. Özellikle de komşu ülkelerde siyaset ve güvenlik düzeyindeki akışkanlık hali, Afrikalı ve Arap şeklinde etnik olarak bölünmüş bölgeye kadar uzanıyorken.”

Milis motorlar
Darfur’daki Mülteciler ve Yerinden Edilmişler Temsilciliği Sözcüsü Adem Rical ise atların yerini alan yeni araçlar olarak motorların, devrik Devlet Başkanı Ömer el-Beşir hükümetinin bazı kabileleri seferber etmeye yönelik operasyonları başlatmasıyla ortaya çıktığını, son zamanlarda bir cinayet ve silahlı saldırı aleti olarak yaygın ve hızlı bir araç haline geldiğini ve düzensiz yağma operasyonları veya büyük örgütlü saldırıların yanı sıra son Belil olayları ve bölgenin başka noktalarında önemli bir rol oynadığını ifade etti.
Hükümetin motorlara el koyup yakmasına ilişkin kararlardan en çok şehir içindeki sıradan vatandaşlar zarar görürken motorlar aracılığıyla suç işleyip temel bir tehlike kaynağı oluşturan motorlu milisler, bu önlemlerin dışında kalıyor. Rical’e göre hala varlığını sürdürmesi ve bu yolla yakılmış toprak siyasetini sürdürmesi de bunun kanıtı.  
BM’ye göre, Sudan’ın batısındaki Darfur’da 2003’ten bu yana silahlı hareketler ile devrik Devlet Başkanı Ömer el-Beşir hükümeti arasındaki mücadele ve savaş yıllarının ardından, yaklaşık on beş yıldır süren silahlı çatışma 300 bin kişinin ölümüne ve yaklaşık 3 milyon 200 bin kişinin yerinden edilmesine neden oldu. Yerinden edilmişlerin çoğu, çatışma kurbanı olan kadın, çocuk ve yaşlı masum sivillerden oluşuyor ve bu kişiler, 155’i yerinden edilmişler ve 20’si mülteciler için olmak üzere 175 kampta yaşıyor.  



Washington, Abbas’ın Genel Kurul’a katılmasını ikinci kez engelledi

Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas, Eylül 2025’te BM Genel Kurulu’na video yoluyla hitap ediyor (EPA)
Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas, Eylül 2025’te BM Genel Kurulu’na video yoluyla hitap ediyor (EPA)
TT

Washington, Abbas’ın Genel Kurul’a katılmasını ikinci kez engelledi

Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas, Eylül 2025’te BM Genel Kurulu’na video yoluyla hitap ediyor (EPA)
Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas, Eylül 2025’te BM Genel Kurulu’na video yoluyla hitap ediyor (EPA)

ABD yönetimi, üst üste ikinci yıl Filistin Yönetimi ve Filistin Kurtuluş Örgütü (FKÖ) yetkililerine gelecek hafta New York’ta düzenlenecek Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurulu’na katılmaları için vize vermeyi reddetti. Bu karar, Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas’ın Genel Kurul’a bizzat katılmasını engelliyor.

ABD Dışişleri Bakanlığı çarşamba akşamı yaptığı açıklamada, “ABD, verdikleri taahhütlere rağmen gerekli reformları gerçekleştirmemeleri ve barış perspektiflerini zayıflatan faaliyetlerini sürdürmeleri nedeniyle, FKÖ üyeleri ve Filistin Yönetimi yetkililerine vize verilmesini engelleyen yaptırımları uzatacaktır” ifadelerini kullandı.

Filistin Yönetimi ise kararı reddederek, uygulamayı “haksız” olarak nitelendirdi.

Şarku'l Avsat'ın aldığı bilgiye göre Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas Genel Kurul’a video yoluyla hitap edecek.


Paris’te Lübnan’a destek için diplomatik ve askeri hareketlilik

Lübnan ve Fransa cumhurbaşkanları ile Ürdün Kralı, dün öğle saatleri öncesinde Lübnan konulu toplantının düzenlendiği Les Invalides Sarayı önünde (AP)
Lübnan ve Fransa cumhurbaşkanları ile Ürdün Kralı, dün öğle saatleri öncesinde Lübnan konulu toplantının düzenlendiği Les Invalides Sarayı önünde (AP)
TT

Paris’te Lübnan’a destek için diplomatik ve askeri hareketlilik

Lübnan ve Fransa cumhurbaşkanları ile Ürdün Kralı, dün öğle saatleri öncesinde Lübnan konulu toplantının düzenlendiği Les Invalides Sarayı önünde (AP)
Lübnan ve Fransa cumhurbaşkanları ile Ürdün Kralı, dün öğle saatleri öncesinde Lübnan konulu toplantının düzenlendiği Les Invalides Sarayı önünde (AP)

Paris’te Lübnan’a destek amacıyla diplomatik ve askeri hareketlilik yaşandı. 17 ülke ve kuruluşun liderleri, genelkurmay başkanları ve üst düzey askeri yetkililerinin katılımıyla Lübnan ordusu ve güvenlik güçlerine destek amacıyla uluslararası hazırlık toplantısı düzenlendi. Toplantı öncesinde Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn ile Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron bir araya geldi. Ardından Avn, Macron ve Ürdün Kralı II. Abdullah’ın katıldığı üçlü zirvede Lübnan ve bölgedeki gelişmeler ele alındı.

Macron, devletin egemenliğinin güçlendirilmesi amacıyla Lübnan ordusuna destek verdiğini vurgularken, Avn da askeri ve güvenlik kurumlarına yardım edilmesinin ve Fransa’nın Lübnan’la iş birliğini sürdürmesinin önemine dikkat çekti.

Öte yandan, Roma’da İsrail’le yapılacak sekizinci tur müzakerelere hazırlık sürerken Lübnan, “pilot bölge” olarak belirlenen alanın Ali et-Tahir tepelerini ve çevredeki yerleşimleri kapsayacak şekilde genişletilmesini değerlendiriyor. Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre bu kapsamda, ABD’nin desteğiyle uluslararası bir gözlem noktası kurulması ve aynı anda Lübnan ordusunun bölgede konuşlandırılması planlanıyor.

Bu düzenlemenin, ordunun bölgedeki kontrolünün ve bölgenin “Hizbullah” silahlarından arındırılmış olduğunun doğrulanmasına yönelik bir mekanizmanın parçası olması öngörülüyor. Lübnan ise ateşkesin kalıcı hale getirilmesi ve İsrail’in ihlallerine son verilmesi konusunda ısrarcı.


Şam’dan akaryakıt fiyatlarında geri adım: Sübvansiyonlu motorin 115 Suriye lirası

Şam'daki bir benzin istasyonu (Reuters)
Şam'daki bir benzin istasyonu (Reuters)
TT

Şam’dan akaryakıt fiyatlarında geri adım: Sübvansiyonlu motorin 115 Suriye lirası

Şam'daki bir benzin istasyonu (Reuters)
Şam'daki bir benzin istasyonu (Reuters)

Suriye Enerji Bakanı Muhammed el-Beşir, sübvansiyonlu motorinin litre fiyatının 115 Suriye lirası (0,94 dolar)  olarak belirleneceğini açıkladı. Beşir, bakanlığın vatandaşların üzerindeki ekonomik yükü hafifletirken akaryakıt arzının sürekliliğini güvence altına alacak alternatifler üzerinde çalıştığını söyledi.

Beşir, Suriye Petrol Şirketi Üst Yöneticisi Yusuf Kablaavi ile birlikte bugün (Perşembe) düzenlediği basın toplantısında, petrol sektöründeki son gelişmeler ve mevcut dönemde alınan tedbirler hakkında bilgi verdi. Beşir, vatandaşların geçim yükünü hafifletmek amacıyla farklı fiyat ve özelliklere sahip çeşitli motorin türlerinin piyasaya sunulacağını belirtti. Bakan ayrıca Suriye Petrol Şirketinin yönetim ve denetiminde, ham petrol işleme kapasitesi günlük 35 bin varile ulaşan bir dizi yerel elektrikli rafinerinin yeniden faaliyete geçirileceğini söyledi.

Petrol Ürünleri ve Maden Kaynakları Fiyatlarını Belirleme Daimi Komitesi, geçen pazar günü petrol ürünleri için yeni ve geçici bir fiyat listesi yayımlamıştı. Suriyeliler, bölgesel ve küresel gelişmelerden etkilenen karar kapsamında fiyatların yüzde 25 ila 40 arasında artırılmasına şaşırmıştı.

Karar, özellikle ekonomik, idari, güvenlik ve yaşam koşullarına ilişkin karmaşık sorunlarla karşı karşıya bulunan Suriye'nin doğu ve kuzey bölgelerinde geniş çaplı halk tepkisine yol açtı. Akaryakıt fiyatlarındaki artışın zaten ağır olan günlük yaşam maliyetlerine yansıması endişesi tepkileri daha da artırdı.

dfvbgh
Suriye'nin kuzeyindeki El Bab kentinde protestocular, artan yakıt fiyatlarını protesto etti. (AFP)

Şarku’l Avsat’ın SANA'dan aktardığı habere göre  basın toplantısında konuşan Beşir, çarşamba günü Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şara ile bir araya geldiğini ve vatandaşların üzerindeki yükü hafifletecek bir dizi uygulanabilir alternatifin ele alındığını söyledi. Beşir, kullanım alanına göre farklı özellik ve fiyatlara sahip çeşitli motorin türlerinin piyasaya sunulması yönündeki önerinin kabul edildiğini belirterek, böylece piyasadaki tek bir yüksek özellikli ve yüksek maliyetli ürüne olan bağımlılığın sona erdirileceğini ifade etti.

Enerji Bakanı, “Enerji fiyatlarındaki artışın vatandaşların yaşamına, tarım, üretim ve hizmet sektörlerine doğrudan yansıdığının farkındayız. Sorumluluğumuz yalnızca petrol ürünlerini temin etmekle sınırlı değil, aynı zamanda yükleri hafifletecek ve arzın sürekliliğini koruyacak çözümler aramayı da kapsıyor” dedi.

Beşir, bakanlığın başta ısınma, tarım ve destekten yararlanması gereken kesimler olmak üzere belirlenen alanlarda kullanılmak üzere sübvansiyonlu motorini litre başına 115 Suriye lirasından satışa sunacağını açıkladı. Bakan ayrıca ulaştırma ile üretim ve hizmet sektörlerindeki kullanımlar için uygun özelliklere sahip motorinin litre başına 150 liradan piyasaya sunulacağını bildirdi.

Beşir, bakanlığın günlük 35 bin varile kadar ham petrol işleme kapasitesine sahip bir grup elektrikli rafineriyi yeniden faaliyete geçirme kararı aldığını belirtti.

xcdfgh
Cumhurbaşkanı Ahmed Şara, Çarşamba akşamı Enerji Bakanı ile sektörün durumu ve yakıt dosyası hakkında görüştü (SANA)

Bakan, ham petrol ürünlerinin maliyetinin hazır petrol ürünlerine kıyasla daha düşük olduğunu ifade ederek elektrik üretiminde kullanılmak üzere aylık yaklaşık 140 milyon dolar tutarında gaz satın alındığını kaydetti.

Suriye'nin çeşitli ülkelerden günlük 5 milyon 300 bin metreküp gaz ithal ettiğini belirten Beşir, elektrik üretimi için gaz alımının aylık 140 milyon dolara mal olduğunu ve hazineye ilave yük getirilemeyeceğini söyledi.

Beşir, elektrik borçlarının birikmesi ve petrol ürünlerinden kaynaklanan zararların yatırım projeleri ile yatırım harcamalarını etkilediğini belirterek elektrik faturalarının ödenmemesi ve şebekeye yönelik usulsüz müdahalelerin Suriye Elektrik Şirketinin zararlarını artırdığını ifade etti.

Bakan, “Devlet, sosyalist ekonomi sisteminden serbest piyasa sistemine geçiş politikası benimsedi. Bunun beraberinde getirdiği zorlukların farkındayız” dedi.

Beşir, “Banyas Rafinerisinin yeniden faaliyete geçmesi ve yerli üretimin artırılması, petrol ürünleri fiyatlarına olumlu yansıyacak” ifadeleriyle açıklamalarını tamamladı.

Rafinerilerden çıkan ürünler belirli istasyonlarda satılacak

Suriye Petrol Şirketi Üst Yöneticisi Yusuf Kablaavi ise Enerji Bakanlığı ile uygulama mekanizmalarını görüştükten sonra söz konusu tedbirlerin hayata geçirilmesine yönelik uygulama planını hazırlamaya başladıklarını söyledi.

Kablaavi, geçen dönemde teknik ve uygulamaya ilişkin ayrıntıların incelendiğini, sürecin sorunsuz şekilde yürütülmesi ve hedeflenen sonuca ulaşılması için karşılaşılabilecek engellerin aşılması üzerinde çalışıldığını belirtti.

bghju
Enerji Bakanı Muhammed El-Beşir, Perşembe günü Suriye Petrol Şirketi CEO'su Yusuf Kablavi ile basın toplantısı düzenledi (Bakanlık hesabı)

Teknik ve idari hazırlıkların tamamlanma durumuna bağlı olarak uygulama adımlarının önümüzdeki günlerde başlamasını umduğunu ifade eden Kablaavi, uygulamanın ayrıntılarının aşamalı olarak açıklanacağını kaydetti.

Kablaavi, rafinerilerde işlenen petrol ürünlerinin illerde belirlenen akaryakıt istasyonları tarafından satılacağını doğruladı.

Yeni fiyat listesi 13 Eylül'de yayımlandı

Petrol Ürünleri ve Maden Kaynakları Fiyatlarını Belirleme Daimi Komitesi, 13 Eylül'de petrol ürünleri için yeni ve geçici bir fiyat listesi yayımlamıştı.

Enerji Bakanlığı daha sonra yaptığı açıklamada, Suriye'de petrol ürünleri fiyatlarının yükselmesinin, Banyas Rafinerisinin bakıma alınmasıyla eş zamanlı olarak bu ürünlerin küresel piyasalardan temin maliyetinde yaşanan olağanüstü artıştan kaynaklandığını bildirdi. Bakanlık, fiyat değişikliğinin geçici olduğunu ve arzın sürekliliğini sağlamakla birlikte ürünlerin iç piyasada bulunabilirliğini güvence altına almayı amaçladığını belirtti.

Bakanlık, Suriye piyasasının benzin, motorin ve fuel oilin küresel tedarik maliyetlerindeki artıştan etkilendiğini açıkladı. Banyas Rafinerisinin yaklaşık iki ay sürecek kapsamlı bakıma alınmasının ise hazır petrol ürünlerinin ithalatına olan ihtiyacı geçici olarak artırdığı kaydedildi.