Afrika Birliği Zirvesi’nde gündem güvenlik ve kalkınma sorunları

Gıda krizine dair uyarılar artarken serbest ticaretin önemi vurgulandı

Dün Addis Ababa'da düzenlenen Afrika Birliği Zirvesi’ne katılan liderler aile fotoğrafı için bir araya geldi (AP)
Dün Addis Ababa'da düzenlenen Afrika Birliği Zirvesi’ne katılan liderler aile fotoğrafı için bir araya geldi (AP)
TT

Afrika Birliği Zirvesi’nde gündem güvenlik ve kalkınma sorunları

Dün Addis Ababa'da düzenlenen Afrika Birliği Zirvesi’ne katılan liderler aile fotoğrafı için bir araya geldi (AP)
Dün Addis Ababa'da düzenlenen Afrika Birliği Zirvesi’ne katılan liderler aile fotoğrafı için bir araya geldi (AP)

Afrika Birliği (AfB) tarafından düzenlenen 36. Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi dün Etiyopya'nın başkenti Addis Ababa'da, başladı. Zirveye ‘güvenliğin azalması’ ve ‘açlığın yayılması’ korkularının sürdürülebilir kalkınma ve serbest ticaret bölgesi kurulması umutlarına karıştığı bir gündem hakim. ‘Afrika Kıtasal Serbest Ticaret Bölgesi (AfCFTA) anlaşmasının bir an önce uygulanması’ başlığı altında düzenlenen zirve iki gün sürecek.
Afrikalı liderler, kıtadaki bazı ülkelerde daha önce eşi ve benzeri görülmemiş bir kuraklığın ve çölleşmenin yaşandığı bir dönemde başta gıda krizi ve kıta ülkeleri için tahıl ithalatının ana kaynakları olan Rusya ve Ukrayna arasındaki savaşının ‘olumsuz’ yansımaları olmak üzere kıtaya hakim olan endişeleri dile getirdikleri konuşmalar yaptılar.
Liderler, zirvenin birinci gününde güvenlik, siyaset ve ekonomi alanlarına değindiler. AfB Komisyonu Başkanı Musa Faki, zirvenin açılış konuşmasında, AfCFTA anlaşmasının bir an önce uygulanması gerektiğini vurguladı. Faki, kıtadan ortakların ‘çeşitli projelerin finansmanı konusunda katı koşullar dayattığına’ dikkati çekti.
AfB dönem başkanlığını Komorlar Devlet Başkanı Gazali Osmani’ye devreden Senegal Cumhurbaşkanı Macky Sall, AfCFTA anlaşmasının bir an önce uygulanması ve bunun için tüm çabaların seferber edilmesini gerektirdiğini belirtti.
AfCFTA anlaşması çerçevesinde, tüm prosedürler kaldırılarak ve gayri safi yurtiçi hasılası (GSYİH) 3,4 trilyon dolar olan bir milyar 300 milyon insan için ortak bir ekonomik blok oluşturularak 2034 yılına kadar Afrika ülkeleri arasındaki ticaret hacminin yüzde 60 oranında artırılması hedefleniyor.
Etiyopya Başbakanı Abiy Ahmed, Afrika'ya Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nde (BMGK) bir sandalye verilmesinin yanı sıra Afrika ülkelerinin G7, G20 ve diğer uluslararası kuruluşlarda temsil edilmesi gerektiğini vurguladı.
Öte yandan Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Antonio Guterres, Afrika ülkelerinden bir temsilcinin BMGK’nın daimi üyesi olmasını desteklediğini ifade etti. Guterres, Afrika’nın borç yükünü hafifletmek için uluslararası finansmana ihtiyacı olduğunu söyledi. Rusya-Ukrayna savaşının Afrika halklarının hayatını doğrudan etkilediğine dikkati çeken BM Genel Sekreteri, kıtanın doğal kaynaklar açısından zengin olduğunu, ancak aynı durumun küresel destek açısından geçerli olmadığını söyledi.
Zirveye 51 Afrika ülkesinden liderler ve temsilciler katılırken Sudan, Burkina Faso, Ekvator Ginesi ve Mali ‘hükümetlerindeki anayasaya aykırı değişiklikler’ nedeniyle AfB üyeliklerini dondurdular.
Etiyopya resmi haber ajansına göre zirvenin gündem maddeleri arasında; iklim değişikliğiyle ve gıda güvenliği sorunlarıyla mücadele ve AfCFTA anlaşmasının bir an önce uygulanmasının yolları yer alırken Afrikalı liderlerin, AfCFTA anlaşmasının uygulanmasına ilişkin birtakım protokolleri onaylamaları bekleniyor. Ajansa göre AfB’nin 2063 Vizyonu’nun ilk on yıllık uygulama planı değerlendirilecek olan liderler, vizyonun ikinci on yıllık planını da oluşturulacaklar. Liderler zirvede ayrıca Mısır'ın 2019 yılında AfB başkanlığı sırasında başlattığı ‘Silahları Susturma Girişimi’nde kaydedilen ilerlemeyi ve dünyanın şu anda tanık olduğu ekonomik koşulların gölgesinde gıda güvenliğiyle ilgili sorunları ele alacaklar.
Çadlı Afrika uzmanı Dr. Muhammed Yusuf el-Hasan, mevcut AfB Zirvesi’nin gerek kıtanın bazı ülkelerinin içinde içinden geçtiği krizler, gerek Kovid-19 salgının etkileri, gerek Rusya-Ukrayna savaşının olumsuz yansımaları, gerekse kıtanın doğusunda ve batısında terör örgütlerinin eylemlerinin artması bakımından olsun özel bir önemi olduğunun altını çizdi. Çadlı uzman Şarku’l Avsat’a yaptığı değerlendirmede, “Kıtanın birçok ülkesinde gıda kıtlığı ve kötü hayat şartlarının neden olduğu krizler söz konusu. Bu durum büyük güçlerin kıta ülkelerini yanlarına çekmek için bu krizleri kullanma girişimleriyle birlikte AfB kurumları ve kıta ülkelerinin hükümetleri üzerinde derhal toplu çözümler bulmaları için artan bir baskı oluşturuyor” ifadelerini kullandı. Dr. Hasan, birçok büyük gücün, Afrika ülkelerinin içinde bulunduğu zorlu koşullardan yararlanmaya ve kıta ülkeleri üzerinde yeniden hegemonya kurmaya çalıştıklarına işaret etti.
Mısırlı Afrika uzmanı Rami Zuhdi ise kıtanın ekonomik ve siyasi düzeyde sıkıntı çektiği ‘kronik sorunlarla’ mücadele etmesi için Afrika ülkeleri arasında dayanışmanın önemli olduğunu vurguladı. Mısırlı uzman, “Afrika ülkelerindeki silahlı çatışmalar ve iç bölünmeler ekonomik krizlere, ekonomik krizler ise iç çatışmalara yol açtığı için iki dosya birbirinden ayrılamaz” dedi.
Şarku’l Avsat’a konuşan Zuhdi, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Örneğin Afrika kıtasında, barış ve güvenliğin sağlanması ve silahlı çatışmalarla mücadele edilmesi kalıcı stratejik hedefler olsa da bu çatışmaların azaltılması konusunda çok az ilerleme kaydedildiği görülüyor.”
BMGK’da Afrika’ya daimi üyelik verilmesi çabalarına değinen Mısırlı uzman, Afrika'nın BMGK’da iki daimi üyelik talep ettiğini belirtti. Yakın bir gelecekte Afrika’nın sahip olduğu geçici üye sandalyesinin 3'ten 5'e çıkarılamayacağını düşünen Zuhdi, “BM’nin ve BMGK’daki mekanizmaların reforme edilmesi talebi haklı bir talep olsa da uluslararası arenadaki bölünmeler çerçevesinde şu anda bunu gerçekleştirmek oldukça güç” yorumunda bulundu.



Avrupa'da sıcak hava dalgası devam ederken, yeni bir dalganın gelebileceği uyarısı yapılıyor

Macaristan'ın başkenti Budapeşte'deki Kahramanlar Meydanı'nda, sıcak hava dalgası sırasında polis su topuyla yoldan geçenlerin üzerine serinletici su püskürtülürken... 30 Haziran 2026 (AP)
Macaristan'ın başkenti Budapeşte'deki Kahramanlar Meydanı'nda, sıcak hava dalgası sırasında polis su topuyla yoldan geçenlerin üzerine serinletici su püskürtülürken... 30 Haziran 2026 (AP)
TT

Avrupa'da sıcak hava dalgası devam ederken, yeni bir dalganın gelebileceği uyarısı yapılıyor

Macaristan'ın başkenti Budapeşte'deki Kahramanlar Meydanı'nda, sıcak hava dalgası sırasında polis su topuyla yoldan geçenlerin üzerine serinletici su püskürtülürken... 30 Haziran 2026 (AP)
Macaristan'ın başkenti Budapeşte'deki Kahramanlar Meydanı'nda, sıcak hava dalgası sırasında polis su topuyla yoldan geçenlerin üzerine serinletici su püskürtülürken... 30 Haziran 2026 (AP)

Avrupa genelinde etkisini sürdüren sıcak hava dalgası, birçok ülkede rekor sıcaklıkların görülmesine neden olurken, uzmanlar önümüzdeki günlerde kıtanın bazı bölgelerini yeni bir sıcak hava dalgasının etkisi altına alabileceği uyarısında bulundu.

Mevcut sıcak hava dalgası bazı bölgelerde etkisini azaltmaya başlasa da Şarku’l Avsat’ın AFP'den aktardığı verilere göre özellikle Doğu ve Güney Avrupa'da 95 milyondan fazla kişi 35 derecenin üzerindeki sıcaklıklarla karşı karşıya bulunuyor.

Slovakya'da hava sıcaklığı 41,3 dereceye ulaşarak bütün zamanların en yüksek seviyesini gördü. Slovak Hidrometeoroloji Enstitüsü Sözcüsü Ivan Gartchar, rekorun ülkenin meteoroloji kurumu tarafından doğrulandığını açıkladı.

Eski Varşova'daki Kraliyet Kalesi önünde insanlar sıcak hava dalgası sırasında gölgede bekliyor. (Reuters)Varşova'daki Eski Kraliyet Kalesi önünde insanlar sıcak hava dalgası sırasında gölgede bekliyor. (Reuters)

Hırvatistan'da ise Split kentinde termometreler dün 39,5 dereceyi göstererek yeni bir rekora ulaştı. Hırvat Meteoroloji Kurumu'na göre bu değer, Temmuz 1950'de kaydedilen 38,6 derecelik önceki rekoru geride bıraktı.

Uzmanlar, Avrupa'da yaşanan mevcut sıcak hava dalgasının şimdiye kadarki en şiddetlisi ve iklim değişikliğinin bir sonucu olduğunu belirtiyor.

Sıcak hava Güney Avrupa'yı da etkisi altına alırken, İtalya'da yaklaşık 19 milyon, İspanya'nın güneybatısında ise 15 milyondan fazla kişi yüksek sıcaklıklarla mücadele ediyor.

Doğu ve Orta Avrupa'da, özellikle Macaristan'da nüfusun büyük bölümü 35 derecenin üzerindeki sıcaklıklara maruz kalıyor.

Her ne kadar bazı bölgelerde sıcak hava dalgasının etkisinin azaldığı görülse de uzmanlar, önümüzdeki günlerde yeni bir sıcak hava dalgasının etkili olabileceği konusunda uyarıyor.

Ukrayna'nın Odessa kentinde insanlar, Avrupa'yı etkisi altına alan sıcak hava dalgası sırasında Karadeniz'de serinliyor, (AFP)Ukrayna'nın Odessa kentinde insanlar, Avrupa'yı etkisi altına alan sıcak hava dalgası sırasında Karadeniz'de serinliyor, (AFP)

Fransa ve Portekiz için yeni uyarılar

Fransa Ulusal Meteoroloji Kurumu uzmanlarından Patrick Galois, AFP'ye yaptığı açıklamada, "Cuma gününden itibaren ve hafta sonu boyunca güçlü bir yüksek basınç sistemi bekliyoruz. Sıcaklıkların yeniden 35 derecenin üzerine çıkması muhtemel" dedi.

Fransa'da son günlerde etkisini gösteren olağanüstü sıcak hava dalgası hafiflemeye başlasa da ülkenin güneydoğusundaki dört bölgede turuncu alarm devam ediyor.

Son iki haftada sıcak hava dalgasından görece daha az etkilenen Portekiz'de ise bugünden (Çarşamba) itibaren özellikle kıyı kesimlerini etkileyecek yeni bir sıcak hava dalgası bekleniyor.

Meteoroloji uzmanı Jorge Ponte, ülkenin iç kesimlerindeki birçok bölgede turuncu alarm ilan edileceğini ve uyarının daha sonra ülkenin büyük bölümünü kapsayacağını söyledi.

Beklenen sıcaklıkların, 2003 yılında kaydedilen 47,3 derecelik ulusal rekorun altında kalacağı tahmin ediliyor.

Ponte, "Bizi endişelendiren yalnızca en yüksek sıcaklıklar değil, bu aşırı sıcakların günler boyunca kesintisiz devam edecek olması" ifadelerini kullandı.

Belgrad'da bir kişi, şiddetli sıcak hava dalgası sırasında gölgede dinleniyor. (AFP)Belgrad'da bir kişi, şiddetli sıcak hava dalgası sırasında gölgede dinleniyor. (AFP)

Akdeniz'de "tarihi" deniz sıcaklığı

İspanya Deniz Bilimleri Enstitüsü verilerine göre, Akdeniz'in kuzeybatısında deniz sıcaklıkları mevsim normallerinin ortalama 5,2 derece üzerine çıkarak tarihi seviyeye ulaştı.

Enstitü araştırmacılarından Justino Martinez, "Bu olgunun ortalama şiddetini hesapladığımızda 5,2 dereceye ulaşıyoruz. Önceki yıllarla karşılaştırıldığında bu, şimdiye kadar kaydedilen en yüksek değer" dedi.

Martinez, bu rekorun büyük ölçüde son dönemde Avrupa'yı etkileyen aşırı sıcak hava dalgasından kaynaklandığını belirtti.

Araştırmacı, İspanya'nın Balear Adaları'nın kuzeyi ile Korsika ve Sardinya'nın batısını kapsayan bölgede yaşanan deniz sıcaklığı artışının, bugüne kadar kaydedilen günlük ortalamaların en yükseği olduğunu ifade etti.

Romanya'nın başkenti Bükreş'te vatandaşlar, kent merkezine kurulan su püskürtme sisteminin altında serinlemeye çalışıyor. (EPA)Romanya'nın başkenti Bükreş'te vatandaşlar, kent merkezine kurulan su püskürtme sisteminin altında serinlemeye çalışıyor. (EPA)

Martinez, ölçümlerin yalnızca uydu verileriyle elde edilen deniz yüzeyi sıcaklıklarına dayandığını kaydetti.

Kuzeybatı Akdeniz'deki rekor seviyelerin, sıcak hava dalgasının merkezinin Doğu Avrupa'ya kaymasının ardından oluştuğunu belirten Martinez, okyanusların sanayi devriminden bu yana insan faaliyetlerinden kaynaklanan fazla ısının yaklaşık yüzde 90'ını emdiğine dikkat çekti.

Bilim insanlarına göre Avrupa, dünyada en hızlı ısınan kıta olma özelliğini sürdürüyor.

 Budapeşte'de polisi aracından sıcak hava dalgası sırasında yayaların üzerine serinletici su püskürtülüyor. (AP)Budapeşte'de polisi aracından sıcak hava dalgası sırasında yayaların üzerine serinletici su püskürtülüyor. (AP)

Atmosfer sıcaklığındaki artışın havanın daha fazla nem tutmasına neden olduğu, bunun da daha şiddetli fırtınalar ve daha yüksek sel riski yarattığı belirtiliyor. Uzmanlar, bu aşırı hava olaylarının insan kaynaklı iklim değişikliği nedeniyle daha da şiddetlendiğini vurguluyor.

Akdeniz'deki yüksek deniz suyu sıcaklıkları, Ekim 2024'te İspanya'nın son onlarca yıldaki en yıkıcı sel felaketlerinden birini tetikleyen fırtınayı da beslemişti. Felakette 230'dan fazla kişi hayatını kaybetmiş, ölümlerin büyük bölümü ülkenin doğusundaki Valensiya bölgesinde yaşanmıştı.


ABD-İsrail bombardımanları: İran’daki tarihi yapılar nasıl zarar gördü?

Tahran'daki Sadabad Kültürel-Tarihi Kompleksi'ndeki binalarda ciddi hasarlar oluştu (Reuters)
Tahran'daki Sadabad Kültürel-Tarihi Kompleksi'ndeki binalarda ciddi hasarlar oluştu (Reuters)
TT

ABD-İsrail bombardımanları: İran’daki tarihi yapılar nasıl zarar gördü?

Tahran'daki Sadabad Kültürel-Tarihi Kompleksi'ndeki binalarda ciddi hasarlar oluştu (Reuters)
Tahran'daki Sadabad Kültürel-Tarihi Kompleksi'ndeki binalarda ciddi hasarlar oluştu (Reuters)

İsrail ve ABD'nin İran'a yönelik hava saldırılarında ülkenin en önemli tarihi ve kültürel miras alanları da zarar gördü.

Reuters’ın ateşkes öncesinde İran’da yaptığı saha incelemelerine göre bombardımanlarda en az 11 tarihi yapıda hasar meydana geldi.

UNESCO korumasındaki birçok alan da patlamaların şok dalgalarından zarar gördü.

Ajansın muhabirleri, UNESCO Dünya Mirası listesinde yer alan İsfahan’daki Nakş-ı Cihan Meydanı ve Çehel Sütun Sarayı'nın yanı sıra Tahran'daki tarihi sarayları ziyaret ederek hasarı yerinde inceledi.

Uzmanlar ayrıca UNESCO listesindeki Trans-İran Demiryolu, İsfahan Ulu Camii ve yaklaşık 1800 yıllık Felakül Eflak Kalesi'nde de hasar oluştuğunu doğruladı.

İranlı yetkililerin ilk değerlendirmelerine göre İsfahan’da Sefeviler döneminden kalma Ali Kapu Sarayı'nda pencere ve kapılardaki camların yüzde 70'ten fazlası kırıldı, bazı bölümlerde sıvalar döküldü. Şah Camii'nde ise duvarlarda çatlaklar oluştu ve mavi çiniler parçalandı.

Tahran'daki UNESCO Dünya Mirası listesinde yer alan Gülistan Sarayı da ABD ve İsrail'in bölgedeki bombardımanında zarar gördü. Haberde, saraydaki aynaların ve pencerelerin kırıldığı aktarılıyor.

Adının paylaşılmaması şartıyla Reuters’a konuşan, yaklaşık 30 yıldır sarayda çalışan bir arkeolog, saldırı sonrası gördüğü manzara karşısında "şoke olduğunu, donup kaldığını" söylüyor. Görevli, görünmeyen yapısal hasarlardan endişe duyduklarını ve bazı tavanların çökme riski taşıdığını ifade ediyor.

200'den fazla akademisyen, arkeolog ve uzmanın nisanda imzaladığı bildirgede, ABD ve İsrail'in bombardımanlarının İran'daki kültürel bölgelere "geri dönülmez zararlar verdiği" ifade edilmişti.

UNESCO henüz sahada inceleme yapmasa da uydu görüntülerini analiz ederek savaşta en az 7 kültürel alanda hasar oluştuğunu açıkladı. Ayrıca kurum, savaş öncesinde veya sırasında kendisine danışılmadığını bildirdi. Diğer yandan koruma altındaki alanların koordinatlarının çatışmanın tüm taraflarıyla paylaşıldığı ifade edilerek uluslararası hukuka uyulması çağrısı yapıldı.

İsrail Savunma Kuvvetleri (IDF), İsfahan'da UNESCO korumasındaki Çehel Sütun Sarayı'nın hemen yanındaki valilik binasının hedef alındığını doğruladı. Ancak yalnızca askeri hedeflerin vurulduğunu, uluslararası hukukun çiğnenmediğini savundu. Beyaz Saray da operasyonun balistik füze kapasitesi ve askeri altyapıya yönelik olduğunu, sivillerin kasıtlı şekilde hedef alınmadığını öne sürdü.

Independent Türkçe, Reuters, The Art Newspaper


Çin'den nükleer füzyon adımı: Dünyanın en büyük süperiletken mıknatısı testi geçti

Bilim insanları mıknatısın özel çeliği, yalıtım malzemesi ve süperiletken tellerinn tamamen Çin'de üretildiğini söylüyor (Xinhua)
Bilim insanları mıknatısın özel çeliği, yalıtım malzemesi ve süperiletken tellerinn tamamen Çin'de üretildiğini söylüyor (Xinhua)
TT

Çin'den nükleer füzyon adımı: Dünyanın en büyük süperiletken mıknatısı testi geçti

Bilim insanları mıknatısın özel çeliği, yalıtım malzemesi ve süperiletken tellerinn tamamen Çin'de üretildiğini söylüyor (Xinhua)
Bilim insanları mıknatısın özel çeliği, yalıtım malzemesi ve süperiletken tellerinn tamamen Çin'de üretildiğini söylüyor (Xinhua)

Çin, nükleer füzyon reaktörü için dünyanın en büyük süperiletken mıknatısının testlerini başarıyla tamamladı.

Güneş'te yaşanan doğal süreci taklit eden nükleer füzyon, temiz ve sınırsız enerji vaadi nedeniyle pek çok ülkenin hayata geçirmeye çalıştığı bir teknoloji.

Alanın öncülerinden Çin'in Kapsamlı Füzyon Teknolojisi Araştırma Tesisi (CRAFT) projesi de simit şeklindeki reaktörüniçinde, 100 milyon derecenin üzerindeki sıcaklıklarda hapsedilmiş “minyatür bir Güneş” oluşturmayı amaçlıyor.

Bu tür reaktörlerde mıknatıslarla yaratılan manyetik alan, hapsolmuş plazma milyonlarca dereceye ulaştığında reaktör duvarlarının erimesini önlüyor.

Manyetik alan, yüklü parçacıkları önceden belirlenmiş rotalar boyunca yönlendirerek onları reaktörün duvarlarından uzak tutan bir yola benzetiliyor.

Çin Bilimler Akademisi'ne bağlı Plazma Fiziği Enstitüsü, CRAFT projesi için iki kritik süperiletken sistem geliştirdi: manyetik kafes görevi gören toroidal alanlı bir mıknatıs ve ateşleyici görevi gören merkezi bir solenoid. Toroidal alanlı mıknatıs, füzyon reaktörlerinde plazmayı sınırlamak için kullanılan halka şeklindeki yapıyı ifade ediyor. Merkezi solenoid ise plazmada elektrik akımı oluşturarak füzyon tepkimelerini başlatmak için gereken ilk ısınmayı sağlayan devasa bir elektromıknatıstır.

Çin'in resmi haber ajansı Xinhua'ya göre hem mıknatıs hem de ateşleyicinin bütün performans testleri başarıyla tamamlandı.

Bu gelişme, nükleer füzyon reaktörlerinin plazmayı uzun süre yüksek sıcaklıklarda muhafaza etme konusunda yaşadığı engeli aşmada kritik bir adıma işaret ediyor.

Araştırmacılar, 21 metre uzunluğunda, 12 metre genişliğinde, 3,3 metre yüksekliğinde ve 582 ton ağırlığındaki mıknatısın dünyanın en büyüğü olduğunu söylüyor.

Mıknatısın, Fransa'daki Uluslararası Termonükleer Deneysel Reaktör'deki (ITER) muadiline göre 1,3 kat daha büyük hacme ve üç kat daha fazla enerji depolama kapasitesine sahip olduğu bildiriliyor.

Xinhua, ateşleyici testlerinin de olumlu geçtiğini ve muadillerini geride bıraktığını aktarıyor.

Plazma Fiziği Enstitüsü Müdür Yardımcısı Qin Jinggang şu ifadeleri kullanıyor: 

Reaktördeki herhangi bir mıknatıstan daha karmaşık koşullar altında çalışan merkezi solenoid mıknatısın performansı, bir füzyon cihazının başarılı bir şekilde ateşlenip istikrarlı bir şekilde sürdürülebilmesini doğrudan belirliyor.

Xinhua'ya göre bütün kritik teknolojilerin ülke içinde geliştirilmesi, Çin'in yerli ürünlerle süperiletken bileşenler üretme yeteneğinin arttığı anlamına geliyor.

Bilim insanları, en nihayetinde reaktörün birlikte çalışan birden fazla toroidal alan bobini kullanacağını söylüyor. Enstitünün araştırmacılarından Wu Yu, "Bu bobinlerden 16 tanesi bir araya getirilerek tam manyetik alanı oluşturacak ve her biri 100 kiloamper taşıyarak merkezde 6,5 tesla üretecek" diyor.

Araştırmacılar mevcut mıknatısın 46,5 kiloamperlik akım için tasarlandığını ancak 60 kiloamperlik testlerden başarıyla geçtiğini belirtiyor.

Bu, Çin'in 2006'dan beri çalışan Deneysel Gelişmiş Süperiletken Tokamak (EAST) reaktörünün 6 katı kapasiteye denk geliyor.

Independent Türkçe, Interesting Engineering, SCMP, Xinhua