Elon Musk'ın gece 02.30'da gönderdiği iddia edilen mesaj, ortalığı karıştırdı

Teknoloji milyarderi, "İddiaların kaynağı 'canı sıkkın' bir çalışan" dedi

Musk, Kansas City Chiefs ve Philadelphia Eagles'ın 13 Şubat'ta karşı karşıya geldiği Super Bowl şampiyonluk maçında ünlü medya patronu Rupert Murdoch'la yan yana oturdu (FOX)
Musk, Kansas City Chiefs ve Philadelphia Eagles'ın 13 Şubat'ta karşı karşıya geldiği Super Bowl şampiyonluk maçında ünlü medya patronu Rupert Murdoch'la yan yana oturdu (FOX)
TT

Elon Musk'ın gece 02.30'da gönderdiği iddia edilen mesaj, ortalığı karıştırdı

Musk, Kansas City Chiefs ve Philadelphia Eagles'ın 13 Şubat'ta karşı karşıya geldiği Super Bowl şampiyonluk maçında ünlü medya patronu Rupert Murdoch'la yan yana oturdu (FOX)
Musk, Kansas City Chiefs ve Philadelphia Eagles'ın 13 Şubat'ta karşı karşıya geldiği Super Bowl şampiyonluk maçında ünlü medya patronu Rupert Murdoch'la yan yana oturdu (FOX)

ABD'li gazeteci Casey Newton'ın yeni haberi Elon Musk'ın başını ağırttı.
Newton'ın kendi sitesi Platformer'da meslektaşı Joë Schiffer'la birlikte yayımladığı haberde, 13 Şubat gecesi 02.30'da Twitter çalışanlarına acil durum mesajı gönderildiği ve çalışanların "bir sorunu düzeltmek için" işbaşı yaptığı öne sürüldü.
Gazeteciye göre, bahsi geçen sorun, Musk'ın Super Bowl'la ilgili tweetinin ABD Başkanı Joe Biden'ın benzer paylaşımından daha az beğeni almasıydı.
Biden'ın futbol takımı Philadelphia Eagles'ı desteklediğini söylediği tweet'i 29,5 milyon kişi tarafından görüntülendi. ABD başkanı, söz konusu paylaşımda şöyle yazmıştı:
"Başkanınız olarak favori takım seçmiyorum. Ama Jill Biden'ın kocası olarak, uçun Kartallar (Eagles) uçun."
Musk'ın "Haydi bastırın Kartallar" yazdığı tweeti ise sadece 9,1 milyon görüntüleme almış ve işinsanı daha sonra tweeti silmişti.
İddiaya göre bu olayın ardından işinsanının kuzeni James Musk, Slack uygulaması üzerinden Twitter mühendislerini mesaiye çağırdı. 
Musk'ın da daha sonra ekibine şahsen seslendiği iddia edildi. Buna göre, teknoloji milyarderi çalışanlarına ültimatom verdi. Mühendislere sorunu çözmezlerse kovulacakları söylendi.
Mühendislerin, Musk'ın tweet'lerinin neden yeterli kullanıcıya ulaşmadığına dair çeşitli hipotezleri değerlendirmek ve olası çözümleri test etmek için gece boyunca çalıştığı bildirildi.
Newton'a göre son haftalarda Musk, gönderilerinin aldığı etkileşim miktarına kafayı takmış durumda. Twitter'da yaklaşık 80 kişinin Musk'ın tweetlerinin etkileşimini kontrol etmekle görevlendirildiği öne sürülüyor.
"İddiaların kaynağı 'canı sıkkın' bir çalışan"
Twitter'ın yanı sıra Tesla ve SpaceX'in de CEO'su olan Musk ise Platformer'ın haberini yalanladı. Milyarder, siteye bu bilgileri veren kişinin "hoşnutsuz bir çalışan" olduğunu ve şirketin ona karşı yasal işlem başlatacağını söyledi.
Musk ayrıca, Twitter'dan yaptığı paylaşımda, "Birkaç büyük medya platformu, tweet'lerimin bu hafta başlarında normal seviyelerin üzerine çıktığını aktardı" ifadelerini kullandı:
"Son 6 aydaki tweet beğenilerim ve görüntülemelerime, özellikle de takipçi oranı açısından bakıldığında, bunun yanlış olduğu görülüyor. Kısa süreliğine yanıtların birincil tweet'lerle aynı önemde görülmesine neden olan bir hatamız vardı ama bu sorun da düzeltildi."
Bir mühendisi işten kovduğu iddia edilmişti
Önceki haftalarda Twitter CEO'su, hesabını bir günlüğüne dışarı kapalı hale getirmiş ve bunun görüntüleme sayısını artırıp artırmayacağını test etmişti.
Musk bunu, bazı kullanıcıların Twitter'daki son değişiklikler nedeniyle görüntüleme sayılarının azaldığını söylemesinin ardından yapmıştı.
Yine Platformer'da yayımlanan bir haberde Musk'ın bu konuyu ele almak için bir grup mühendisi Twitter genel merkezinde bir odaya topladığı öne sürülmüştü.
Musk'ın  "100 milyondan fazla takipçim var ve yalnızca 10 binlerce görüntüleme alıyorum" dediği bildirilmişti.
İddiaya göre bir mühendis, kullanıcının Musk'a ilgisinin azaldığını düşünüyordu ve o toplantıda bunu sesli dile getirmişti.
Bunun üzerine Musk'ın, mühendisi kovduğu aktarılmıştı.
Independent Türkçe, Platformer, Livemint, The Chainsaw



Trump: İran'a karşı sınırlı bir saldırı düzenlemeyi değerlendiriyorum

Başkan Donald Trump, Beyaz Saray Devlet Yemek Salonu'nda Valiler Birliği ile yaptığı kahvaltıda konuşuyor (AP)
Başkan Donald Trump, Beyaz Saray Devlet Yemek Salonu'nda Valiler Birliği ile yaptığı kahvaltıda konuşuyor (AP)
TT

Trump: İran'a karşı sınırlı bir saldırı düzenlemeyi değerlendiriyorum

Başkan Donald Trump, Beyaz Saray Devlet Yemek Salonu'nda Valiler Birliği ile yaptığı kahvaltıda konuşuyor (AP)
Başkan Donald Trump, Beyaz Saray Devlet Yemek Salonu'nda Valiler Birliği ile yaptığı kahvaltıda konuşuyor (AP)

ABD Başkanı Donald Trump bugün İran'a karşı sınırlı bir askeri saldırı düzenlemeyi düşündüğünü söyledi, ancak daha fazla ayrıntı vermedi.

ABD ordusu, İran'a karşı birkaç hafta sürebilecek ve güvenlik tesislerinin yanı sıra nükleer altyapıyı da bombalamayı içerebilecek bir operasyona hazırlanıyor.

İran'ı nükleer programı konusunda anlaşmaya varmaya zorlamak için sınırlı bir saldırıyı düşünüp düşünmediği sorulduğunda, Beyaz Saray'da gazetecilere, "Sanırım bunu düşündüğümü söyleyebilirim" dedi.

Trump dün, İran'ın bir anlaşmaya varması için 10 ila 15 günlük bir sürenin "yeterli" olacağına inandığını söyledi. Ancak görüşmeler yıllardır tıkanmış durumda ve İran, füze programını kısıtlama ve silahlı gruplarla bağlarını koparma yönündeki daha geniş ABD ve İsrail taleplerini görüşmeyi reddediyor.

Şarku'l Avsat'ın Reuters'ten aktardığına göre iki ABD yetkilisi, İran'la ilgili ABD askeri planlamasının ileri bir aşamaya ulaştığını ve seçenekler arasında bireyleri hedef alan bir saldırı, hatta Trump'ın emriyle Tahran'da rejim değişikliğinin de yer aldığını söyledi. Bu askeri seçenekler, diplomatik çabaların başarısız olması durumunda ABD'nin İran'la ciddi bir çatışmaya hazırlandığının son göstergesi.

Son haftalarda yapılan dolaylı görüşmelerde çok az ilerleme kaydedildi ve taraflardan biri veya her ikisi bunu savaşa hazırlıkta geciktirme taktiği olarak kullanıyor olabilir.

İran, geçen yıl İsrail ve ABD'nin nükleer ve askeri tesislerini hedef alan 12 günlük saldırılarının yanı sıra ocak ayındaki kitlesel protestoların şiddetle bastırılmasının ardından, hiç olmadığı kadar savunmasız bir konumda bulunuyor.

 İran'ın BM Güvenlik Konseyi'ne dün yazdığı mektupta, BM Büyükelçisi Emir Said İrevani, ülkesinin "gerilim veya savaş aramadığını ve savaş başlatmayacağını", ancak herhangi bir ABD saldırganlığına "kararlı ve orantılı bir şekilde" karşılık vereceğini belirtti.

Şöyle devam etti: “Bu koşullar altında, bölgedeki tüm düşman üsleri, tesisleri ve varlıkları, İran'ın savunma yanıtı çerçevesinde meşru hedefler olarak kabul edilecektir.”

Bu haftanın başlarında İran, dünyanın ticareti yapılan petrolünün yaklaşık beşte birinin geçtiği Körfez'in dar su yolu olan Hürmüz Boğazı'nda gerçek mühimmatlı tatbikatlar gerçekleştirdi. Ülke içinde de gerilim artıyor; yas tutanlar, 40 gün önce güvenlik güçleri tarafından öldürülen protestocuları anmak için törenler düzenliyor ve bazı gösterilerde yetkililerin tehditlerine rağmen hükümet karşıtı sloganlar atılıyor.


İsrail'in Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında gerçekleştirdiği bombalama operasyonu

İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
TT

İsrail'in Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında gerçekleştirdiği bombalama operasyonu

İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)

İsrail güçleri bu sabah erken saatlerde Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında bir bombalama operasyonu gerçekleştirdi.

Lübnan'ın resmi Ulusal Haber Ajansı'na göre, büyük patlama saat 02:20'de meydana geldi.

İsrail ile Lübnan Hizbullahı arasında, bir yıldan fazla süren ve partinin askeri ve liderlik altyapısına darbeler aldığı çatışmanın ardından, 27 Kasım'dan beri yürürlükte olan bir anlaşma bulunuyor.

Anlaşma, Lübnan ordusunun ve Lübnan'daki Birleşmiş Milletler Geçici Gücü'nün (UNIFIL) konuşlandırılmasının güçlendirilmesi karşılığında, Hizbullah savaşçılarının Litani Nehri'nin güneyindeki bölgeden (sınırdan yaklaşık 30 km uzaklıkta) çekilmesini ve askeri altyapısının tasfiye edilmesini öngörüyordu.

Anlaşma ayrıca İsrail'in savaş sırasında girdiği tüm bölgelerden çekilmesini de öngörüyordu. Bununla birlikte, İsrail sınırın her iki tarafını da izleyebilmek için beş yüksek noktada askeri varlığını sürdürdü. Ayrıca, askeri hedefler veya Hizbullah unsurları olduğunu iddia ettiği yerlere neredeyse her gün saldırılar düzenliyor ve güçleri buldozerle yıkım ve tahribat operasyonlarına devam ediyor.


ABD Adalet Bakanlığı genel merkezine Trump'ın posteri asıldı

İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
TT

ABD Adalet Bakanlığı genel merkezine Trump'ın posteri asıldı

İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)

ABD Başkanı Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan bir pankart, ABD Adalet Bakanlığı binasına asıldı. Bu adım, Trump’ın Washington’daki bir kuruma kimliğini yansıtma yönündeki son girişimi olarak değerlendiriliyor.

Mavi renkli pankart, dün (perşembe) binanın bir köşesindeki iki sütun arasına yerleştirildi. Pankartta “Amerika’yı Yeniden Güvenli Hale Getirelim” sloganı yer aldı.

Trump, geçen yıl Beyaz Saray’a dönüşünden bu yana federal kurumlar üzerindeki varlığını ve nüfuzunu pekiştirmek için güçlü adımlar atıyor.

Trump, kültürel ve siyasi kurumları yeniden şekillendirirken kendisine yakın isimleri görevlendiriyor, önde gelen kurumların adlarını değiştiriyor ve geçmiş soruşturmalarla bağlantılı yetkilileri geri plana itiyor. Eleştirmenler ise bu adımların, siyasi iktidar ile normal şartlarda bağımsız olması gereken kamu görevleri arasındaki sınırları ortadan kaldırdığını savunuyor.

Geçen yıl Trump’ın fotoğrafını taşıyan pankartlar, ABD Çalışma Bakanlığı, ABD Tarım Bakanlığı ve Amerikan Barış Enstitüsü binalarına da asılmıştı.

Trump tarafından atanan bir yönetim kurulu, Aralık ayında John F. Kennedy Sahne Sanatları Merkezi’ne Trump adının eklenmesi yönünde oy kullandı. Ayrıca Washington’daki Amerikan Barış Enstitüsü binasına da Trump’ın adı verildi.

Son pankarta ilişkin soruları Beyaz Saray, Adalet Bakanlığı’na yönlendirdi. Bakanlık ise şu ana kadar yorum talebine yanıt vermedi.