Hatay depremi yaşanan felaketin boyutlarını artırdı

Cuhurbaşkanı Erdoğan ile muhalefet arasındaki gerilim artmaya devam ediyor.

Hatay’da meydana gelen son deprem yaşanan yıkımın şiddetini artırdı. (AFP) Askerler (sol üst köşe) depremin ardından Hatay’da görevlendirildiler. (Reuters)
Hatay’da meydana gelen son deprem yaşanan yıkımın şiddetini artırdı. (AFP) Askerler (sol üst köşe) depremin ardından Hatay’da görevlendirildiler. (Reuters)
TT

Hatay depremi yaşanan felaketin boyutlarını artırdı

Hatay’da meydana gelen son deprem yaşanan yıkımın şiddetini artırdı. (AFP) Askerler (sol üst köşe) depremin ardından Hatay’da görevlendirildiler. (Reuters)
Hatay’da meydana gelen son deprem yaşanan yıkımın şiddetini artırdı. (AFP) Askerler (sol üst köşe) depremin ardından Hatay’da görevlendirildiler. (Reuters)

Merkez Kahramanmaraş’ın üssü Pazarcık ve Elbistan ilçeleri olan 7,7 ve 7,6 büyüklüğündeki depremlerin ardından merkezinde çok sayıda yıkımın yaşandığı Hatay, pazartesi günüde Defne ilçesinde saat 20.04’te 6,4 büyüklüğündeki deprem ve devamındaki Samandağ ilçesi merkezli 5,8 büyüklüğündeki artçıyla sarsıldı.
Kahramanmaraş merkezli depremlerin ardından Hatay’ın Defne ve Samandağ ilçelerinde yaşanan bu depremlerde de yaşamını yitirenler ve yaralananlar oldu.
Önceki depremlerde ağır hasar gören bazı binalar son depremlerde yıkıldı. Hatay merkezli depremler nedeniyle çadır kentlere sığınan insanlar arasında yeni bir panik ve korku havası meydana geldi.
Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD) salı günü yaptığı açıklamada, pazartesi gecesi Hatay’ın defne ilçesini 6,4 büyüklüğüyle vuran depremden sonra en şiddetlisi 5,8 derece olan 90 artçı sarsıntının kaydedildiğini duyurdu. Vatandaşların barınması için gece bölgeye 6 bin çadır gönderildiğine dikkat çeken AFAD, hava ve kara yoluyla çadır gönderilmeye devam ettiğini vurguladı.
Sağlık Bakanlığı’ndan yapılan açıklamada son depremde altı kişinin yaşamını yitirdiği, 18’i ağır 294 kişinin yaralandığı belirtildi.
Defne Belediye Başkanı İbrahim Güzel şu açıklamada bulundu:
“Çok kötü durumdayız... 6 Şubat’ta yaşanan Kahramanmaraş merkezli depremlerde birçok hemşehrimiz yaşamını yitirdi. Valilikle koordinasyon halindeyiz. Bilgileri alır almaz kaymakamlığa gönderiyoruz. Söyleyecek bir şeyimiz yok, durumumuz kötü.”
Samandağ Belediye Başkanı Refik Eryılmaz da ilçede birçok binanın yıkıldığını doğruladı. Halen ciddi bir çadır sıkıntısı yaşandığını belirten Eryılmaz acilen çadır ve yardım malzemesi gönderilmesi gerektiğinin altını çizdi. Ayrıca 15 bin çadıra ihtiyaç duyduklarını belirtti.
Türk makamları, 6 Şubat depremlerinde hasar alan binalara girilmemesi konusunda vatandaşlara yönelik uyarılarını yineledi.
Türkiye Jeofizikçiler Derneği üyesi Övgün Ahmet Ercan, Hatay’daki depremleri birbirinden bağımsız olarak nitelendirilmesine yönelik şaşkınlığını şu ifadelerle aktardı:
“Bir jeofizik mühendisi olarak, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay’ın bu iki depremin nasıl birbirinden bağımsız olduğuna karar verdiğini merak ettim. Bu bir sismik kayışın kırılmasına neden olan artçı depremdir.”
Deprem bilimci Naci Görür, 6 Şubat’ta depremin yaşandığı bölgedeki sismik fay üzerinde sık sık yeni depremlerin beklenebileceğini belirtti. Görür, “6 Şubat’ta depremin meydana geldiği bölgelerde sık sık deprem yaşanabileceği bir gerçektir. Gündemimiz deprem değil, güvenli yerleşim alanları ve depreme dayanıklı şehirlerin kurulması olmalı” ifadesini kullandı.
Kahramanmaraş merkezli depremlerden Türkiye’nin doğu ve güneydoğusunda yer alan Kahramanmaraş, Gaziantep, Şanlıurfa, Diyarbakır, Adana, Adıyaman, Osmaniye, Hatay, Kilis, Malatya ve Elazığ olmak ile Suriye’nin kuzeyindeki bölgeler etkilendi. Depremler yaklaşık 13 milyon insanı etkiledi.
AFAD dün, 6 Şubat depremlerine ilişkin yaptığı açıklamada, ölü sayısının 42 bin 310 kişiye yükseldiğini belirterek Kahramanmaraş merkezli iki depremden sonra 7 bin 184 artçı sarsıntının meydana geldiğini bildirdi.
AFAD yaptığı açıklamanın devamında, yardım ekiplerinin bakanlıklar, ilgili kurumlar, diğer ülkeler ve uluslararası kuruluşlar tarafından gönderilen 301 bin 289 çadırı ve 6 bin 375 konteyneri kurduğu bilgisini paylaştı. AFAD halen sahada toplam 14 bin 740 yerel ve uluslararası arama kurtarma personelinin çalıştığını, Kahramanmaraş, Hatay, Osmaniye ve Malatya’da afet psikososyal destek için dört mobil sosyal hizmet merkezinin görevlendirildiğini, deprem bölgesinde 698 bin 244 kişinin psikolojik destek aldığını belirtti.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, deprem nedeniyle 865 bin vatandaşın çadırlarda yaşadığını aktardı.
Erdoğan, üst üste iki gün boyunca Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli ile Osmaniye (Bahçeli’nin doğum yeri) ve Gaziantep’i ziyaret etti. Cumhurbaşkanı, Osmaniye’de yaptığı açıklamada deprem bölgesinde 1 milyon 123 bin binanın incelendiğini, 139 bin yıkılmış veya acil yıkılması gereken ağır hasarlı binaların da aralarında bulunduğu 458 bin konut olduğunu kaydetti.
Hükümetin bir yıl içinde şehir merkezleri gibi deprem bölgelerindeki köyleri de yeniden inşa edeceğini söyleyen Erdoğan, depremden etkilenen illerde 70 bin ev inşa edilerek sahiplerine teslim edileceğini kaydetti.
Gaziantep’in Nurdağı ilçesindeki konteyner kentte açıklamalarda bulunan Erdoğan, önümüzdeki aylarda deprem bölgesinde yapımına başlanacak evlerin tüm deprem bölgelerinde devam eden değerlendirme ve çalışmalar ışığında belirleneceğini söyledi. Erdoğan, “Gaziantep’i yeniden ayağa kaldıracağız. Tarihi kimliğini ve demografik yapısını koruyarak daha da güçlü hale getireceğiz” ifadesini kullandı.
Erdoğan, muhalefet lideri Kemal Kılıçdaroğlu ve altılı masadaki diğer  muhalefet partilerinin liderlerine cevap verdi. “Kızılay nerede?” diyen Kılıçdaroğlu'na çok ağır sözlerle tepki gösterdi. Cumhur ittifakı olarak Kızılay’ın burada olduğunu ve tüm hizmetleri verdiğini garanti ettiklerini belirten Erdoğan “Depremi bahane ederek Türkiye düşmanlığı yapanlara asla kulak asmayın” ifadesini kullandı. Kılıçdaroğlu’nu ve çevresindekileri namustan, ahlaktan ve edepten yoksun olarak nitelendirdi.
Kılıçdaroğlu Twitter hesabından şu mesajı paylaştı:
“Halka defter tutuyoruz, not ediyoruz diye tehdit savuran beceriksizler! Şov yapmayı bırakın. Geçen iki haftada depremzedelere çadır, konteyner ve mobil duş-tuvalet götüremediniz. İnsanlar soğuk yüzünden az hasarlı evlerine dönmek zorunda kaldılar. Yardımları halka ulaştırın!” 



Trump: İran'a karşı sınırlı bir saldırı düzenlemeyi değerlendiriyorum

Başkan Donald Trump, Beyaz Saray Devlet Yemek Salonu'nda Valiler Birliği ile yaptığı kahvaltıda konuşuyor (AP)
Başkan Donald Trump, Beyaz Saray Devlet Yemek Salonu'nda Valiler Birliği ile yaptığı kahvaltıda konuşuyor (AP)
TT

Trump: İran'a karşı sınırlı bir saldırı düzenlemeyi değerlendiriyorum

Başkan Donald Trump, Beyaz Saray Devlet Yemek Salonu'nda Valiler Birliği ile yaptığı kahvaltıda konuşuyor (AP)
Başkan Donald Trump, Beyaz Saray Devlet Yemek Salonu'nda Valiler Birliği ile yaptığı kahvaltıda konuşuyor (AP)

ABD Başkanı Donald Trump bugün İran'a karşı sınırlı bir askeri saldırı düzenlemeyi düşündüğünü söyledi, ancak daha fazla ayrıntı vermedi.

ABD ordusu, İran'a karşı birkaç hafta sürebilecek ve güvenlik tesislerinin yanı sıra nükleer altyapıyı da bombalamayı içerebilecek bir operasyona hazırlanıyor.

İran'ı nükleer programı konusunda anlaşmaya varmaya zorlamak için sınırlı bir saldırıyı düşünüp düşünmediği sorulduğunda, Beyaz Saray'da gazetecilere, "Sanırım bunu düşündüğümü söyleyebilirim" dedi.

Trump dün, İran'ın bir anlaşmaya varması için 10 ila 15 günlük bir sürenin "yeterli" olacağına inandığını söyledi. Ancak görüşmeler yıllardır tıkanmış durumda ve İran, füze programını kısıtlama ve silahlı gruplarla bağlarını koparma yönündeki daha geniş ABD ve İsrail taleplerini görüşmeyi reddediyor.

Şarku'l Avsat'ın Reuters'ten aktardığına göre iki ABD yetkilisi, İran'la ilgili ABD askeri planlamasının ileri bir aşamaya ulaştığını ve seçenekler arasında bireyleri hedef alan bir saldırı, hatta Trump'ın emriyle Tahran'da rejim değişikliğinin de yer aldığını söyledi. Bu askeri seçenekler, diplomatik çabaların başarısız olması durumunda ABD'nin İran'la ciddi bir çatışmaya hazırlandığının son göstergesi.

Son haftalarda yapılan dolaylı görüşmelerde çok az ilerleme kaydedildi ve taraflardan biri veya her ikisi bunu savaşa hazırlıkta geciktirme taktiği olarak kullanıyor olabilir.

İran, geçen yıl İsrail ve ABD'nin nükleer ve askeri tesislerini hedef alan 12 günlük saldırılarının yanı sıra ocak ayındaki kitlesel protestoların şiddetle bastırılmasının ardından, hiç olmadığı kadar savunmasız bir konumda bulunuyor.

 İran'ın BM Güvenlik Konseyi'ne dün yazdığı mektupta, BM Büyükelçisi Emir Said İrevani, ülkesinin "gerilim veya savaş aramadığını ve savaş başlatmayacağını", ancak herhangi bir ABD saldırganlığına "kararlı ve orantılı bir şekilde" karşılık vereceğini belirtti.

Şöyle devam etti: “Bu koşullar altında, bölgedeki tüm düşman üsleri, tesisleri ve varlıkları, İran'ın savunma yanıtı çerçevesinde meşru hedefler olarak kabul edilecektir.”

Bu haftanın başlarında İran, dünyanın ticareti yapılan petrolünün yaklaşık beşte birinin geçtiği Körfez'in dar su yolu olan Hürmüz Boğazı'nda gerçek mühimmatlı tatbikatlar gerçekleştirdi. Ülke içinde de gerilim artıyor; yas tutanlar, 40 gün önce güvenlik güçleri tarafından öldürülen protestocuları anmak için törenler düzenliyor ve bazı gösterilerde yetkililerin tehditlerine rağmen hükümet karşıtı sloganlar atılıyor.


İsrail'in Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında gerçekleştirdiği bombalama operasyonu

İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
TT

İsrail'in Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında gerçekleştirdiği bombalama operasyonu

İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)

İsrail güçleri bu sabah erken saatlerde Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında bir bombalama operasyonu gerçekleştirdi.

Lübnan'ın resmi Ulusal Haber Ajansı'na göre, büyük patlama saat 02:20'de meydana geldi.

İsrail ile Lübnan Hizbullahı arasında, bir yıldan fazla süren ve partinin askeri ve liderlik altyapısına darbeler aldığı çatışmanın ardından, 27 Kasım'dan beri yürürlükte olan bir anlaşma bulunuyor.

Anlaşma, Lübnan ordusunun ve Lübnan'daki Birleşmiş Milletler Geçici Gücü'nün (UNIFIL) konuşlandırılmasının güçlendirilmesi karşılığında, Hizbullah savaşçılarının Litani Nehri'nin güneyindeki bölgeden (sınırdan yaklaşık 30 km uzaklıkta) çekilmesini ve askeri altyapısının tasfiye edilmesini öngörüyordu.

Anlaşma ayrıca İsrail'in savaş sırasında girdiği tüm bölgelerden çekilmesini de öngörüyordu. Bununla birlikte, İsrail sınırın her iki tarafını da izleyebilmek için beş yüksek noktada askeri varlığını sürdürdü. Ayrıca, askeri hedefler veya Hizbullah unsurları olduğunu iddia ettiği yerlere neredeyse her gün saldırılar düzenliyor ve güçleri buldozerle yıkım ve tahribat operasyonlarına devam ediyor.


ABD Adalet Bakanlığı genel merkezine Trump'ın posteri asıldı

İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
TT

ABD Adalet Bakanlığı genel merkezine Trump'ın posteri asıldı

İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)

ABD Başkanı Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan bir pankart, ABD Adalet Bakanlığı binasına asıldı. Bu adım, Trump’ın Washington’daki bir kuruma kimliğini yansıtma yönündeki son girişimi olarak değerlendiriliyor.

Mavi renkli pankart, dün (perşembe) binanın bir köşesindeki iki sütun arasına yerleştirildi. Pankartta “Amerika’yı Yeniden Güvenli Hale Getirelim” sloganı yer aldı.

Trump, geçen yıl Beyaz Saray’a dönüşünden bu yana federal kurumlar üzerindeki varlığını ve nüfuzunu pekiştirmek için güçlü adımlar atıyor.

Trump, kültürel ve siyasi kurumları yeniden şekillendirirken kendisine yakın isimleri görevlendiriyor, önde gelen kurumların adlarını değiştiriyor ve geçmiş soruşturmalarla bağlantılı yetkilileri geri plana itiyor. Eleştirmenler ise bu adımların, siyasi iktidar ile normal şartlarda bağımsız olması gereken kamu görevleri arasındaki sınırları ortadan kaldırdığını savunuyor.

Geçen yıl Trump’ın fotoğrafını taşıyan pankartlar, ABD Çalışma Bakanlığı, ABD Tarım Bakanlığı ve Amerikan Barış Enstitüsü binalarına da asılmıştı.

Trump tarafından atanan bir yönetim kurulu, Aralık ayında John F. Kennedy Sahne Sanatları Merkezi’ne Trump adının eklenmesi yönünde oy kullandı. Ayrıca Washington’daki Amerikan Barış Enstitüsü binasına da Trump’ın adı verildi.

Son pankarta ilişkin soruları Beyaz Saray, Adalet Bakanlığı’na yönlendirdi. Bakanlık ise şu ana kadar yorum talebine yanıt vermedi.